Etten korkma meyveden kork!

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve heldic tarafından 8 Aralık 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 30 üye.
  1. AngryHun
    Offline

    AngryHun Üye

    Katılım:
    2 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.166
    Beğenileri:
    1.132
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kimyager
    Yer:
    İstanbul
    ben bu bölümü izlemiştim hatta kelimesi kelimesine hatırlıyorum diyebilirim.Discovery Science'ta yayınlandı ve programın adı Human Body Ultimate Machine.gerçekten mükemmel bir programdır ve her bulduğum fırsatta izlerim.insanın gerçekten ne kadar mükemmel ve kusursuz bir işleyişi olduğunu gösterir bir kez daha..

    hatta ercan'ın yazısını okuduğumda aklıma ilk bu video geldi.yani vücut yağları değil proteinleri en sona saklar her zaman.çünkü proteinlerden sonra sinirler gelir,vücut hiçbir zaman sinirleri sindirmesine izin vermez ve vücut ex(ölüm) durumuna gelir.videoda olmayan ama kendi hatırladıklarımıda yazayım konu içinde olmasada bilgilendirmek namına..buradada olduğu gibi her zaman beyin kendini yaşatmak ister ve bunun için her yola başvurur.beyin en bencil organımızdır.hatta kalp kasını bile tüketebilir yaşamak adına.ölüm durumuna gelene kadar sinirler hariç herşeyi kendine enerji bulup yaşatmak için kullanır..

    genel olarak bu konu hakkında yorum yapmak gerekirse,siz kendinizi zor durumda gösterip kalori miktarınızı azaltsanız dahi hiçbir zaman vücudunuz videodaki adamın vücudunun işleyiş prosedüründe çalışmayacaktır.çünkü beyin olan bitenin sizden daha çok farkındadır.yani kendinizi kandırabilirsiniz ama beyninizi asla :)
     
    sultanmehmed ve Al Neri bunu beğendi.
  2. ZeusS_
    Offline

    ZeusS_ Yeni Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2011
    Mesajlar:
    1.122
    Beğenileri:
    1.892
    Ödül Puanları:
    0
    Bu nasıl bir cümledir yaaa...
    Bu cümlenin mantığına göre ketojenik beslenenler zayıflayamaz, az kalorili beslenenler uzun yaşayamaz...

    Vücut fizikle çalışır arkadaşlar metafizikle değil!!!

    Yorumlarınıza biraz bilimsel alt yapı göstermeye çalışın, yada ipucu filan gösterin lütfen...
     
  3. ercan gürgöze
    Offline

    ercan gürgöze Üye

    Katılım:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    2.027
    Beğenileri:
    1.332
    Ödül Puanları:
    123
    valla, şimdiki "lise kitapları ,bilgileri " herhalde bayağı sorunlu ?!...( hem de konusu ne olursa olsun ,istisnasız ...(

    konumuz eğer sporsa , ki burdakiler sporcu , ve ağırlıklı olarak vg-uygulayıcısı , ve neticede "kaynakların yüksek seviyede boşaltıldığı , yüksek enerji kaybı gerekktiren bir spor türü değil" ...bu nedenle ,karbonhidratı az almak tutmak çok fazla bir sorun teşkil etmez...kısıtlı karbonhidrat ile durum idare edilebilinir...neticede ortaya enerji açığı çıkmaz...

    ama, konu "performans sporu -yani yoğun enerji harcanan sporlarsa muhakkak her türlü karbonhidratı alınacak ve beslenmenin ağırlığını bu teşkil etmesi gerekir , hele hele proteinden konvertasyon yoluyla enerji elde edilimi düşünülmez bile..., diğer yanda eğer " kilo verme, yağ yakma mevzusu ise " az miktarda optimum seviyede "karbonhidrat "alınmalıdır...
     
    AngryHun ve serkan1984 bunu beğendi.
  4. AngryHun
    Offline

    AngryHun Üye

    Katılım:
    2 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.166
    Beğenileri:
    1.132
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kimyager
    Yer:
    İstanbul
    ZeusS,öncelikle ne demek istediğimi anlamamışsın ve kendi anladığın kadarıylada yorumlarını yazmışsın..o cümleyi tekrar okumanı öneririm..demek istediğim şey;vücut,normal zamanda veya keto beslenme zamanında veya ne yaparsan yap orexin hormonunu asla salgılamayacaktır.özel zaman ve özel durumlarda salgılanan özel hormonlar vardır.vücut böyle zamanlarda olağan dışı olarak çalışabilir.anlatmak istediğim buydu.mesela bir insanın maksimum kuvvette bile kas gücünün ancak 3 te 1 ini kullandığını biliyor muydunuz ?..ne yaparsan yap bunu yükseltemezsin.ancak hayatta kalma mücadelesi verirken beyin ölmemek için kasların tüm gücünü kullandırabilir..fakat hayatta kaldıktan sonra kas gücünü kullandığı yerdeki kasları,lifleri,bağları,eklem dokusu herşeyi yırtılır,zarar görür.yani eğer normal olarak kas gücümüzün tamamını kullanabilseydik sürekli bir yerlerimiz sakat olurdu.buda insanın ne kadar mükemmel yaratıldığının ufak bir göstergesi..

    son bir şey daha..konu başlığı "etten korkma meyveden kork" ama gelinen 14 sayfanın her sayfasında dahada konu dışına çıkıldı ve şu anda gelinen noktaya bakın :) off topicte sınır yok :)
     
    sultanmehmed bunu beğendi.
  5. ZeusS_
    Offline

    ZeusS_ Yeni Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2011
    Mesajlar:
    1.122
    Beğenileri:
    1.892
    Ödül Puanları:
    0
    Hııı... ben hormonlarla aldatamazsın şeklinde anlamıştım yanlış anlamışım :)
     
  6. donkisot
    Offline

    donkisot Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2011
    Mesajlar:
    130
    Beğenileri:
    82
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    Yeri degil ama ben zaten cok gicik oluyorum kendisine, California valiligi sirasinda Ermeni meselesi hakkinda söylediklerinden dolayi. Alman biralarinin reklamini yapmak istiyordur o, o yüzden bira iciyorum demistir. Saniyorum valiligi birakinca, karisi onu bosamisti.

     
    Azi ve AngryHun bunu beğendi.
  7. R10
    Offline

    R10 Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    924
    Beğenileri:
    1.301
    Ödül Puanları:
    0
    ben ketoculara şu yüzden kızıyorum, zaten var olan ve uygulanmakta olan bir şeyi abartarak anlatıyorlar. kilo vermek istiyorsanız ekmeği kısarsınız çikolata yemezsiniz meyveyi azaltırsınız pilavı azaltırsınız, kilo almak istiyorsanız da tam tersi. ee biz bunu zaten yapıyorduk, karatay söyleyince niye olay oluyor? benim kızdığım nokta meyveleri taşlama kısmı. sanki bütün hastalıkların kaynağı meyve imiş, meyve zararlıymış gibi bir hava yaratılıyor. ketocular karbonhidrat ağırlıklı beslenenleri resmen şekere tapmakla suçluyor, oysa ki biz de basit şeker alımını düzenlemeye özen gösteriyoruz vs vs.

    ayrıca keto diyet verimsizdir demiyorum ama ne kadar süre böyle beslenebileceksiniz? özellikle sporcuysanız kas almadan nasıl rahat edeceksiniz? keto diyet definasyon dönemi için uygundur lakin diğer durumlarda kesinlikle kullanışsızdır kanımca. bir de herkes diyetleri değerlendirirken günümüz şartlarını atlıyor. kaç kişi beslenmesine 0 karbonhidrat alacak kadar dikkat edebilir?

    bir de şu var, önceki bir başlıkta tekrar dile getirdim, şeker "bağımlılığı" deniyor ama insanın canı hiç mi tatlı çekmeyecek yani? robot gibi yaşamanın ne mantığı var sizce? balıktan sonra tahin helvası yemeyecek miyiz? baklava, irmik, güllaç, sütlaç, puding, aşure vb. milyonlarca tatlıdan kendinizi mahrum bırakabilecek misiniz?

    not: biraz da biz demagoji yapalım :D
     
    Al Neri ve AngryHun bunu beğendi.
  8. YesiLZeytin
    Offline

    YesiLZeytin Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    313
    Beğenileri:
    198
    Ödül Puanları:
    53
    @R10

    Zaten var olan şey dediğin her türlü yiyecekten kısmak ve yağı azaltmak, halbuki arkadaşların savunduğu görüş sadece karbonhidratların azaltılıp yağın ve özellikle doymuş yağın azaltılmaması. Birbirinden farklı şeyler bunlar. Karatay söyleyince niye olay oluyor, çünkü kendisi önemli bir kalp doktoru ve söylediği şeyler on yıllardır kabul edilen şeylerin taban tabana zıttı. Özellikle yağlar, karbonhidratlar ve kolesterol hakkında söyledikleri. Bu görüşü savunan Ahmet Aydın gibi başka doktorlar da var.
     
    magicbaris, SCHWARZXXL ve ccmssx bunu beğendi.
  9. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.331
    Beğenileri:
    1.287
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    @R10'un anlatmaya çalıştığı şey -benim de fikrim- şu: bir doktor çıkıyor, bu gıdalar şartlarda yenirse zararlıdır diyor, sonra mürit konumunda birçok insan burda o doktorun zararlı dediği herşeyi (şartları görmezden gelerek) düşman belliyor ve propagandaya başlıyor. Bakın canan karatay şunu diyor: Meyve triglesit hastaları için zararlıdır.
    Bu cümle doğru bir cümle, öyle değil mi. kimsenin itirazı yok, zira meyveler fruktoz içerir ve bu bazı hastalıklar için zararlıdır. Ama işin garip tarafı bu cümleyi duyan ketocular, cümleyi komple algılamak yerine meyve zararlıdır şeklinde propagandaya başlıyorlar, hemen internette buldukları meyvenin az vitamin içermesi, az lif içermesi tablolarını buraya yapıştırıyorlar. Evet doğrudur, bazı yeşilliklere göre bazı meyveler az vitamin içerebilir. fakat bu meyvenin vücudumuz tarafından zararlı olarak algılanmasını gerektirmez ki. meyve sadece triglesit hastaları için zararlıdır. ayrıca vitamin bakımından yüksek yeşilliklerin aslında ne kadar yenmesi gerektği de bir problemdir. mesela maydanoz, iyi vitamin içerir ama maydanozu 100gr yerseniz. 100 gr maydanoz da neredeyse bir 'buzdolabı poşetini' doldurur, o kadar maydanozu yiyebiliyorsanız, yiyin buyrun. bu biraz da çocukluğumda duyduğum 'namaz günahtır' cümlesine benziyor. halbuki 'namaz alkollü kılınırsa günahtır'.

    Canan Karatay olsun Ahmet Aydın olsun, çok güzel şeyler söylüyorlar. ve bence söyledikleri çok mantıklı ve hakkaten de çok yararlı bilgiler. Fakat günümüz şartlarında %100 uygulanması imkansıza yakın olan şeyler. Eğer onların dediklerinin tamamını eksiksiz noksansız yapacak olursak: köyde yaşamalıyız, en az 100 dönüm arazimiz ve en az 200 adet hayvanımız olmalı. Deli gibi büyük devasa ve çok verimli meralarımız olmalı. 24 saatlik günümüzün tamamını tarla işleri, hayvan bakıcılığı, et kesimi, yumurta toplayıcılığı, süt sağımı gibi işlere ayırmalıyız. Ayrıca dost meclislerine neredeyse hiç katılmamalıyız, sosyal hayatımız sıfıra yakın olmalı, zira çok çok büyük ihtimalle dostlarımız bizim seçtiğimiz hayat tarzında yaşamıyor olacaklar ve evlerinde poğaça-kanepe-tatlı-pasta-beyaz ekmek-makarna-pilav-pataes-aşure gibi bilumum karbonhidratlı ve şekerli yiyecekler olacak. muhtemelen çoğu gece evlerinde etsiz yemekler pişecek. gece dışarı bir restauranta çıkmak mümkün değil. kebap iskender haricinde ne künefe ne pide ne de başka bir karbonhidart içerikli şey yemek mümkün değil. patatesli basit bir sulu yemek bile olmuyor çünkü. kuru-pilav zaten yok. ayrıca birayı şarabı rakıyı, felekten bir geceyi daha saymadım bile. simit bile yasak. yemekleri kendinin çıkardığı bir işyerinde de çalışmak büyük eziyet haline gelecek, zira her gün karbonhidratsız yemek çıkmııcak.... iyi tarafı marketten sadece 2 gıda ile çıkabilceksin: et ve roka-marul gibi yeşillikler. tabii marketteki ete ve yeşilliklere sağlık olarak güvenmen gerekir ki, ketocuların güveneceğini sanmıyorum... bakın adamın kitabının adı bile şu: taş devri diyeti. yani taş devrinin doğal şartlarında ancak bu mümkün olabilir. bakın taş devri diyorum, yani yazının icat edildiği dönemden bile yüzbinlerce hatta milyonlarca yıl önce.

    yıllar önce katıldığım bir çevre seminerinde, bir uzman aynen şunu söylemişti: tüm şehirlerin tüm su şebekeleri baştan aşağıya değişmeli. zira evlerde kullanılan suyun büyük kısmı içilmiyor ama kullanılıyor. şebeke suyunu içme suyu olarak kullansanız dahi bu durum değişmiyor. zira suyun büyük kısmını banyo için çamaşır için tuvalet için lavaboda kullanıyorsunuz, bu suları neredeyse hiç içmiyorsunuz, ama o sular size büyük işlemlerden geçerek geliyor. bu pahalı suları aynen sifonla atıyorsunuz. halbu ki bu suları minimal işlemlerden geçirerek ikinci bir kullanım suyu şebekesi koyarak su maliyetinde büyük düşüşler elde edebiliriz. tonlarca ısıl-kimyasal işemlerden geçirilen ve hijyenik hale gelen suları sifonla kanalizasyona atmak büyük israftır, çevreye büyük zarardır...demişti ve mantık olarak dediklerinde de son derece haklıydı.... peki uygulanabilir mi? bakın tüm şehiri bıraktım, bir binanın bile ikinci bir su şebekesi hattını kurmak için bile büyük fedakarlıklar yapmak zorundasınız..

    aynı yukardaki uzmanın söylediği gibi, doktorlar da söyler, söylemeleri de gerekir, çünkü onların eğitimi bu. halkı uyarmak. yani sağlık için ne gerekiyorsa söylemeliler. zaten dikkat edin; statin ilacı haricinde hiçbir doktor canan karataya-ahmet aydın gibi düşünenlere tam anlamıyla itiraz etmiyor. onlar da karbonhidratın-şekerin zararlarını aynen sayıyorlar...

    sorun bunu bizim kendi mantık çerçevemizde değerlendirip, kendi bedenimizi iyice anlayıp günümüz yaşantımızda uygulamaya çalışmak...işin 'body building' kısmı ise apayrı bir vaka.
     
    R10 ve ZeusS_ bunu beğendi.
  10. pernalonga
    Offline

    pernalonga Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2011
    Mesajlar:
    56
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    0
    http://www. ******. com/2011/08/en-iyi-fitness-programi-en-ideal-fitness-formulu.html

    Frank Forencich'in muhteşem yazısı sağlıklı yaşam konusunda şunu okuduktan sonra düşünün meyve yemenin sağlığımıza etkisi diğer bu etkenlerin yanında ne kadar önemli :)
    Tabi özel sağlık problemleri olan arkadaşlar ya da yüksek risk grubunda bulunanların bazı besinlerden uzak durması özel diyetler uygulaması doğrudur.Ancak sağlık problemleri olmayan bireylere uygulanamayacak katı diyetler (karatay diyeti pratikte zordur sıkıntılıdır o diyeti tam uygulayacam diye yaşacağınız stres vücudunuza meyveden çok daha fazla zarar verecektir bence ) vermek çokta doğru değil.
     
    serkan1984 bunu beğendi.
  11. lordmarvel
    Offline

    lordmarvel Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    580
    Beğenileri:
    216
    Ödül Puanları:
    0
    devamı yokmu, yarım kaldı gibi :) sen upload etmişsin sanırım videoyu. teşekkürler zeus ;)
     
    magicbaris ve Azi bunu beğendi.
  12. YesiLZeytin
    Offline

    YesiLZeytin Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    313
    Beğenileri:
    198
    Ödül Puanları:
    53
    @SAVAŞ74

    Dediklerinin birçoğuna katılıyorum zaten, bu noktada bi sıkıntı yok. Ama bir şeyi atlıyorsun, tartışmanın konusu pratik hayatta uygulanabilir mi uygulanamaz mı değil, söylenenlerin doğru mu değil mi olduğudur. Asıl anlamaya çalıştığımız şey bu.

    Mesela doğmuş yağ ile yüksek oranda beslenmenin sağlığa bir zararı var mı ya da yok mu? Beslenmemizdeki yağ ve kolesterol miktarının vücudumuzda bulunan kolesterol miktarına etkisi var mı yok mu? Vücudumuzdaki kolesterolün yükselmesi damar tıkanıklığı ve kalp rahatsızlıklarına sebebiyet verir mi, yoksa yükselmesinde bir sakınca yok mu ve ilaçlarla miktarının düşürülmesi aslında zararlı mı? Bunlar ciddi sorular ve VG ile de direk ilişkili sorular.

    Benim burada yazdıklarım herhangi birini veya herhangi bir görüşü savunmak için değil olaya her açıdan eşit mesafede yaklaşmak içindir. Yoksa ben de hak veriyorum pratikte herkesin uygulamasının imkansız olduğuna.
     
    SAVAŞ74 bunu beğendi.
  13. ZeusS_
    Offline

    ZeusS_ Yeni Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2011
    Mesajlar:
    1.122
    Beğenileri:
    1.892
    Ödül Puanları:
    0
    @Lord marvel

    Evet belgesel arşivimden kendim kesip upload ettim ;)
    Belselin orjinali "Human Body Pushing the Limits" dir! İzlemenizi tavsiye ederim ;)
     
    Azi bunu beğendi.
  14. heldic
    Offline

    heldic forum Kurdu

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.606
    Beğenileri:
    1.118
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    izmir
    zeus dostum musait olunca video yu tamamen upload edersen seviniriz cok guzel bir video

    bende 6 gundur 2 ogun yapıyorum aksam 7 ve aksam 9 da geri kalan 22 saat oruc gibi gercekten cok faydasını gördüm



    kısa süreli aclık yapıyorum 6 gunde 2 kilodan biraz fazla verdim belde 3cm incelme yasadım ?

    Aclık sırasında salgılanan büyüme hormonu yagları enerjiye cevir yagsız kas kütlesini arttır karbonhidratlardan degil yagları enerji olarak kullan komudu vermiyor mu vucuda insulinin aksi seyrinde ?



    Bu düsünülemez zaten öyle birsey yapan yokki yedigimiz yaglar ve vucud yaglarını enerji olarak kullanmak cabamız düsük kan sekeri dolayısıyla yaglar enerji kaynagı olarak kullanılıp kas kütlemiz korunacak.



    SAVAŞ74

    haklısın dünya nimeti saydıgımız seylerden uzak duruyoruz fakat et rakı yapabiliyoruz :)


    cezam bitti bugun :) herkese selam
     
    Karakaş, demir00, ZeusS_ ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  15. Duke Nukem
    Offline

    Duke Nukem Üye

    Katılım:
    24 Haziran 2006
    Mesajlar:
    173
    Beğenileri:
    91
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Yüzme
    Zamanlama ve miktarı iyi ayarlanırsa meyve kesinlikle korkulacak bir besin değildir. En az et kadar doğal bir besindir, zira tarım yokken bile "berry" dediğimiz yemişler doğada bulunuyordu. Ölçüye dikkat edildiği takdirde çok yararını görebiliriz.
     
  16. ZeusS_
    Offline

    ZeusS_ Yeni Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2011
    Mesajlar:
    1.122
    Beğenileri:
    1.892
    Ödül Puanları:
    0
    Heldic geçmiş olsun kardeşim, hoşgeldin aramıza, sana burada ihtiyaç var ;)

    Madem istek var tabi ki tamamını yüklerim, bu belgesel arşivimden aklıma gelen sadece birisi daha bunun gibi bir ton belgesel mevcut elimde...
    Ketojenik beslenmeyi vücuda yararlarını, vucutta ki izlediği prosedürlerini zaten çoktandır biliyorum zaten sadece senin forumda ilk anlattığın dönemlerde sanki çok aşırı kıt bir spektruma sahip bir beslenmeymiş gibi insanlarda izlenim bıraktı halbuki kesinlikle bu böyle değil ;)

    Zaten insan biyolojisine aykırı bir şey yapmıyoruz bu beslenmeyle, elimizdeki motor belli benzinle mi yoksa gazla mı çalıştıracağımız bize kalmış bir şey ;)

    Ben zamanında birde bu beslenmenin insanoğlunun gerçek beslenmesiymiş gibi gösterilmesine de çok tepki gösterdim; gerçek şu ki ister yaratılış ile anlatın ister bilimsel yöntemlerle homohabilisten beri hem Kh hemde yağ ile beslenmeye uygun bir vücuda sahibiz!
    Yani vücut dediğimiz elimizdeki motor benzinli motor; bunu benzin yada gaz ile çalıştırmak bize kalmış birşey :)

    [YOUTUBE]https://www.youtube.com/watch?v=WvIlQmzEKDE&feature=plcp&context=C38b0a20UDOEgsToPDskIlYlPdapzk3M23NthCaqmW[/YOUTUBE]
     
    magicbaris ve Azi bunu beğendi.
  17. cenci
    Offline

    cenci Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2007
    Mesajlar:
    95
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    18
    Yer:
    ANKARA
    karatay diyeti kesinlikle farklı çünkü diyet değil.kadın kitabında anlatmış. diyet adı altındaki para tuzaklarını. ön yargılı olmamak lazım. kitabının isminin karatay diyeti olmasının sebebini de dürüstçe söyledi internetten aratıp bulabilirsiniz. kitaplarını tavsiye ederim. bilimsel olarak beslenmeyi anlatıyor. kitabını alan pekçok kişi diyet kitabı yerine bilimsel olarak beslenmeyi anlatan bir kitap görünce hayal kırıklığına uğramıştır.

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 01:16 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 01:14 ----------

    bir kilo kuruyemiş yiyebiliyorsanız tebrik ederim.
     
  18. serkan1984
    Offline

    serkan1984 Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2006
    Mesajlar:
    448
    Beğenileri:
    341
    Ödül Puanları:
    73
    çok farklı şeyler söyledigini sanmıyorum , okudum bi kaç yerde roportajlarını zaten , yıllardır bilinen uygulanan şeyleri söylüyor , zaten bütün bu diyetlerin beslenme programarının 3-4 ana kaynagı var hepsi ondan türüyorlar

    olay 1 kilo kuruyemiş yeyip yememe meselesi degil , orada demişki " kuruyemişler kilo aldırmaz " nasıl aldırmaz neye göre aldırmaz , kime göre aldırmaz ? böyle genel ifadelerin altını doldurmayınca sıkıntı çıkar , prof sıfatına sahip insanların açıklama yaparken daha dikkatli olması lazım
     
    AngryHun ve Cidade de Deus bunu beğendi.
  19. Cidade de Deus
    Offline

    Cidade de Deus Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.510
    Beğenileri:
    1.717
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    İstanbul
    banlar açıldı konu hortladı :D en iyisi uzak durmak:) söylediklerinize sonuna kadar katılıyorum.
     
    AngryHun ve serkan1984 bunu beğendi.
  20. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.331
    Beğenileri:
    1.287
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    tekrar baslamayın, olur mu...
    bırakın okuyanlar karar versin.
     
    AngryHun ve Azi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş