Ronnie Coleman ' Dev Bilgiler + Röportaj.

Konusu 'Türkceye Çevirilen Yazilar' forumundadır ve jemholie tarafından 4 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 7 üye.
  1. jemholie
    Offline

    jemholie Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    247
    Beğenileri:
    328
    Ödül Puanları:
    73
    Hiç sevmediği vücut geliştirme sporuna zorlada olsa giren Coleman, 10 senelik profesyonel vücutgeliştirme yaşamında 26 müsabaka’da Dünya şampiyonu oldu. Bu devasa sporcunun kısaca geçmişi ve röportajını sizlere getiriyoruz. Adı: Ronnie Dean Coleman

    Doğum tarihi: 13 Mayıs 1964

    Doğum yeri: Monroe, Louisiana Amerika

    İkamet yeri: Arlington, Teksas Amerika

    Boyu: 1,80m

    Sezon dışı vücut ağırlığı: maksimum 150kg

    Müsabaka ağırlığı: maksimum 134kg

    İdman senesi: 32

    Medeni hali: Evli (Rouaida Achkar)

    Çocuklar: 4 çocuk. 24 ve 22 yaşlarda ve diğer ikisi ikiz.

    Mesleği: Polis

    Hobiler: Vücutgeliştirme, Motor sürmek, Arabalar, Din ve Video oyunları.

    Sevdiği yemek: Yumurta pastası

    Sevdiği film: Batman

    Sevdiği Tv dizisi: Smallville

    Sevdiği oyuncu: Denzel Washington

    Sevdiği müzikçi: Jay-Z

    İlk müsabakası: 1990 Mr. Texas (yaş 25)

    İlk Mr.Olimpia müsabakası: 1992-ilk 15’e giremedi(yaş 27)

    İlk Mr.Olimpia şampiyonluğu: 1998 Mr.Olimpia (yaş 34)

    Profesyonel Müsabaka sayısı: 67

    Profesyonel Müsabaka şampiyonluğu: 26

    Mr.Olimpia’ya katılma: 16

    Mr.Olimpia’da ilk altıya kalma: 12

    Mr.Olimpia şampiyonluğu: 8

    Diyette uyuduğu saat: 4-5

    Hacimde uyuduğu saat: 8

    Bir sene’de en çok kazandığı rakam: ortalama 300.000 Dolar(ortalama rakamdır)

    Bir senelik müsabaka hazırlıkları için giderleri: 100.000 Dolar(ortalama rakamdır)

    İdman anlayışı(hacim): Hergün çalışır. İdmanları ağır çıkarır. Zaman zaman 6 tekrara iner ve bazen 4-5 hafta 4 tekrarlı çalışır. Bunun haricinde sürekli 8 tekrarla kendisini hazırlar. Müsabakalar bittiğinde 2 ay idmanlara tamamen ara verir ve vücudunu dinlendirir.

    İdman anlayışı(diyette): Her gün çalışır. Kardiyo programını düzenli ayarlar. Tekrar sayıları 12’den aşağıya düşmez. Genelde 20 ve 25 tekrara kadar çıkar. Diyetini aşamalı olarak ayarlar ve idmanlarını da ona göre düzenler. Ortalama 4 ay gibi bir diyet safhası geçirir.

    Beslenme anlayışı(hacim): proteinleri daha çok tek başına tüketmek ve protein tozlarının vakitlerini iyi ayarlamak. Karbonhidratları artırmak ve yağ miktarını artırmadan sağlıklı yağları tercih etmek.

    Beslenme anlayışı(diyet): proteinler sabit kalıyor ve karbonhidratları düşürmek. Müsabakanın son dönemine kadar karbonhidratları kesmiyor. Tuzu ise son döneme kadar kullanıyor. Şeker hiç almıyor. Kesinlikle bir gün bile ufak porsiyonda olsa kaçamak yapmıyor. Vakti geldiğinde her şeyini bırakıp nerede olursa olsun öğününü tüketiyor. Zaman zaman farklı teknikler uyguluyor fakat bunu henüz Vg camiası pek bilmiyor.

    Bilinmeyen bazı huyları: a.) kimseyi eleştirmez b.) eleştirilere kızmaz c.) kimseye akıl vermez d.) doping ile ilgili sorulan sorulara genelde şöyle cevap verir: “Doping kullanarak benim gibi vücuda sahip olabileceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Böyle bir formül olsaydı herkes kısa zamanda benim gibi olurdu” , “Bu vücudumu dopinglerin getireceğini düşünecek kadar alçaldınız mı?” , “Dopingleri konuşacak kadar profesyonel değilim” veya “siz beni, tembel, aptal ve salak bir çocuk mu sandınız?”

    En iyi formunda onu ilk mağlup eden sporcu: Günther Schlierkamp(2002 Strength GNC)

    Vücudunun görüntüsü bir yana, idmanlardaki kuvvetininde doruk noktada olması gerçekten heyecan verici. Bench preste(göğüs itme) 300kg ağırlığı başarması, Bacak itme(pres) egzersizinde bir tonu aşkın ağırlığı taşıması ve kısa bar(dambıl) ile 100kg kadar bir ağırlıkla idman yapması onun ne kadar güçlü bir vücutgeliştirmeci olduğunu gösteriyor. Kendi evinin altına bir idman salonu kurarak orada çalışmaktadır. Şampiyonluklarını hep o odada hazırlanarak sağlamıştır. Çalıştığı salon’un duvarlarında grafiti görüntüler, klimasız atmosfer, kirli ve tozlu bir görüntü. Müzik açıldığında kulağınıza ulaşan ağrılar sizi rahatsız etsede Coleman’i rahatsız etmiyor. Onu görenler yemin ederek sözlerine başlıyor. Röportajı yapan Romano; “yemin ederim ki Ronnie Coleman isterse bir idmanda 10kg fazla ağırlık kaldırır ve sizi şoke uğratır”. İdman ustası Steve Holman: “Sakın ola ki Coleman ile kuvvet iddiasına girmeyin. Eğer sırf kuvvete çalışırsa dünyanın en iyi Bench pres(yatarak itme) yarışmacısını alt üst edebilir”. Yine eski profesyonel vücutgeliştirmeci ve psikolog olan Dave Draper, “Gelmiş geçmiş bütün vücutgeliştirmeciler arasında iki isimden vazgeçemem. Bunlardan birisi de Ronnie Coleman’dir. O hiç kuvvet artırıp tarihe geçmek istemedi ve uğraş da vermedi. Buna rağmen gelmiş geçmiş en kuvvetli vücutgeliştirmeci’dir”. Belki daha binlerce sporcu aynı sözleri söylemektedir. Ne diyelim, görünen köye kılavuz aranmazmış.




    Röportaja, idman salonu ile ilgili söze başlıyor:




    R.Coleman: “Brian Dobson’un Metroflex’de sahip olduğu gibi bende kendi alanımda bu aletlere sahip olmak istedim. Hatta Kısa barlar(dambıl)dahil”

    J.Romano: “Kulağa çok pahalı geliyor”

    ---Coleman gülüyor---

    R.Coleman: “kendi salonum, evimden daha pahalıya patladı!”

    J.Romano: “genelde nerede idman yaparsın? Evde mi yoksa Metroflex’de mi?

    R.Coleman: “Genelde evde çalışırım. Ben her zaman evde çalışıyorum. Yalnız çalıştığım için hafif ağırlıklar kullanıyorum”

    J.Romano: “Metroflex’de dinlediğin müziği mi dinliyorsun?

    ---Coleman gülüyor---

    R.Coleman: “Evet, ve ben hoparlörleri kendime doğru çeviririm. Komşularım benim yüzümden çok defa polis çağırdılar”

    J.Romano: “Bir polis’e nasıl polis çağrılır?”

    ---Coleman, kahkaha atıyor---

    R.Coleman: “sadece telefonu eline alman yeterli”

    J.Romano: “peki, polisler senin polis olduğunu anlamadı mı?”

    R.Coleman: “Her şey yolunda. Ben, evlerin bitişik durduğu bir yerde oturuyorum ve gerçekten yüksek sesli müzik dinliyorum. Eğer komşum polis çağırırsa, herkesin yaptığı gibi müziğin sesini kısıyorum. Polisin gelmesi saati bulduğı için genelde ben müzikle işimi bitirmiş oluyorum”

    J.Romano: “Ne zamanlar idman yapıyorsun?

    R.Coleman: “Saat 19.30 ile 22.30 arası gibi. Pilates ile başlıyorum. Bunun için bir bayan bana geliyor ve beraber yapıyoruz. İdman’a 20.30 gibi başlıyorum”

    J.Romano: “Sen, Pilates mi yapıyorsun?”

    R.Coleman: “Evet yapıyorum. Bunu yaparak bazı sırt problemlerin önüne geçiyorum”

    J.Romano: “ben geçen haftalarda seni Arlington’da gördüm ve hiç de Pilates sporcusu gibi durmuyordun. Sen hala dev gibi görünüyorsun. Buraya kadar gelmişken hemen konuya gireyim. Mr.Olimpia yarışmasına girmeyi düşünüyor musun?”

    ---Coleman, hemen cevap vermiyor. Biraz düşündükten sonra söze başlıyor---

    R.Coleman: “Ben hiçbir zaman bir daha hiç katılmayacağımı söyleyemem”

    J.Romano: “Gerçekten mi?”

    R.Coleman: “Evet. Benim ‘Mr.O’ müsabakasına tekrar katılma gibi bir durumum söz konusudur. Bunu yapmam için kafamın rahat(serbest) olması gerekir. Önüme ne geleceğini biliyorum. Uzunca iyi düşünmem gerekir. Bu yola girmek düşünmek gibi değil. Hedefe ulaşmak için çok çalışılması gerekilen bir yol. Eğer ben karar verip evet dersem o zaman her şeyimle yola koyulurum. Şimdilik sadece düşünüyorum”

    J.Romano: “Tam olarak neyi düşünüyorsun? Seni engelleyen şey nedir?”

    R.Coleman: “Forma ulaşmak. Ben yaşlandım. Eskisi gibi uyguladığım diyetle hedefe ulaşacağımı sanmıyorum. Fakat başka sistemlede sonuca ulaşacağımı bilmiyorum. Off adamım, yalnız böyle düşünmek korkutucu”

    J.Romano: “Senin Gril soslu diyetinle forma ulaşacağını bende sanmam. Listende daha neler var?”

    R.Coleman: “latismus kanatlarım ve trizeps arka kol kaslarım”

    J.Romano: “Burada bir sorun olduğunu mu söylüyorsun?”

    R.Coleman: “ Ben kör değilim. Herkesin gördüğü resimleri bende görüyorum. Bu bölgelerin sakatlanmaması için hiç önlem almadım. Bunu önceden düzeltmedim.Böyle bir sorun yaşayacağımı hiç hesaplayamadım”

    J.Romano: “Sakatlıkları önceden tespit edebiliyor musun?”

    R.Coleman: “Evet. 1996 senesinde hazırlanırken 270kg ağırlıkla 12-tekrarlı bir sette Çömelme(Squat) yaparken 8. tekrar’da silah sesi gibi bir ses duydum. Bu benim disklerimdi. Bu noktada hemen anladım. Kendimi bildiğim kadarıyla bu benim tek sakatlığımdı. Ben resimlere bakıyorum. Durumumu inkar etmiyorum. Bir şeylerin eksik olduğunu görüyorum. Bilmediğim tek şey, nasıl bozulduğudur”

    J.Romano: “ilk altıda yarışamadığın için kendini rahatsız hissediyormusun?”

    R.Coleman: “Hayır. 2004 senesinde 134kg vücut ağırlığı ile şampiyon oldum. Diğerleri benim kadar hacimli ve defineli olmadığını düşünüyorum. Eğer birisi 136kg ağırlıkla çıkıp, poposunda çizgili defineli bir şekilde podyuma çıkarsa ben o kişinin liginde olmadığımı söylerim. Şimdiye kadar bu gerçekleşmedi”

    J.Romano: “Son zamanlar’da kim iyi formunda görünüyor?”

    R.Coleman: “Dexter Jackson, olduğunu düşünüyorum. Kai Grene tam olarak yerine oturamadı. Her ne kadar küçük bir adam da olsa birçok kişiden çok daha iyidir Dexter. (Coleman burada yüksek sesle kahkaha atıyor)- Onu hep böyle kızdırıyorum”

    J.Romano: “Dexter, şampiyon olduğunda seni şaşırttı mı?”

    R.Coleman: “Ben onun herhangi bir müsabakayı kazanacağını hiç düşünemedim. Ben onu hep etkileyici-görkemli gördüm. Ama hiçbir zaman onun kazanacağını beklemedim”

    J.Romano: “Aynı şeyi senin içinde söyleyebiliriz. Ben Dexter Jackson’u Vücutgeliştirme alanında ilk gördüğümde 62kg geliyordu ama 107kg ağırlıkla ‘Mr.O’ yarışmasını kazandı. Böylece Dexter, kariyerinde 45kg kas inşa etmiştir. 1991 senesinde seni Polonya amatör de gördüm. Orada sen 87.5kg ile podyuma çıkmıştın”

    ---Coleman, hemen sözü keserek araya giriyor---

    R.Coleman: “Evet ama Polonyadaki durumu bilmiyorsun. Ben evden havalimanına çıktığımda 87.5kg gelmiyordum. 97.5kg vücut ağırlığım vardı. Polonya’ya Otobüsden indiğimde hiç yemeğim yoktu. Bize sadece pilav ve kesintiler verdiler. O yıllarda Polonya’nın ekonomisi çok kötüydü. Son zamanda tavuk ve yumurta pastası imdadıma yetişti. Ama yinede ağırlık kayıp ettim. Müsabakaya 88kg vücut ağırlığı ile kazanmıştım”

    J.Romano: “Sende Dexter gibi 13 senede 45 kilogram kas inşa etmişsin”

    R.Coleman: “Evet, doğru”

    J.Romano: “Aynı Dexter’e söylendiği gibi sanada o yıllarda kesinlikle Mr.Olimpia şampiyonu olamayacağın söylendi”

    R.Coleman: “Evet doğru. Hatta kendim de inanmıyordum”

    J.Romano: “1996 senesinde nasıldın?”

    R.Coleman: “96 yılında 6. oldum. Ama Nasser El-Sonbaty, doping’ten yakalanınca yedinci sıradan altıncı sıraya çıkarıldım”

    J.Romano: “Şampiyon olmadan önceki sene 1997’de neler oldu?”

    R.Coleman: “Arnold Classic’de karşılaştıma yaptığınızda 7. veya 8. gibi duruyordum ama beni 4. olarak çağırdılar. Bir hafta önce Ironman pro yarışmasında Flex Wheeler ve Lee Priest’in arkasından 3. olmuştum. Fakat Mr.Olimpia’da 9. sırada yerimi aldım. Doğrusu burada hevesim kaçmıştı. Böyle bir uğraşa ihtiyacım olmayacağını düşündüm. Benim Polislik gibi güzel bir mesleğim var. Neden böyle bir çaba ve uğraşın peşinden koşayım?”

    J.Romano: “İyi ki bırakmadınız. O sene ‘Mr.O’ şampiyonu olmuştunuz. Sizi tekrar müsabakaya döndüren ne oldu?”

    R.Coleman: “pes etmedim. Yaptığım icraatı seviyordum. Hala da vücutgeliştirmekten zevk alıyorum. Bununla biraz da para kazanıyordum. En önemlisi de, idmanlarda çok zevk almamdı. Uykudan kalkıp idmana gitmek benim günlük yaşadığım zevkte doruk noktası. İdmandan sonra işe yol alıp kafayı yemiş insanlara gününü göstermeye gidiyordum”

    J.Romano: “Ben seni polis üniformasıyla görev yaptığını düşünemiyorum”

    ---Coleman gülüyor---

    R.Coleman: “Polislikte de çok eğleniyorum.Bu meslekte önceden ne olacağını bilemezsin. Bende bana kim kurşun sıkacağını önceden bilemem” Bana kimse kurşun sıkmadı. Yalnız bir olayı anlatayım. Birgün müsabakaya hazırlanıyordum ve gece çalışıyordum. Öğün vaktim geldi ve bir mekanda yemek yerken adamın biri dükkana geldi ve yüksek sesle hesabını ödüyordu. Ben kalktım ve sessiz olması için ikazda bulundum. Adam direnince kolunu tuttum ve tutuklusun dedim. Adam biraz çılgın çıktı ve biraz boğuştuk. Adamın burnu kanayınca beni dava etti”

    J.Romano: “Nasıl Polis oldun? Bu senin hep hayalin miydi?”

    R.Coleman: “Aslında değil. Ben, Louisana bölgesindeki Gramling State Üniversitesi Muhasebe bölümünü bitirdim. Arkadaşımla birlikte taşındık. Diplomalı birisinin pizzacı’da çalışması düşünülmez ama ben çalıştım. İkinci bir işe ihtiyacım vardı ve sabah gazete dağıtımı işini aldım. Öylesine fakirdim ki, yemek alacak param yoktu. Bu yüzden her sabah müsli tüketiyordum. Diğer öğünüm ise çalıştığım pizzacıda pizza yemekti. Pizza’dan bıkınca, yan dükkanda hamburgerci ile pizzaları takas yapıyordum. Oradan da bıkınca KFC tavukçu dükkanına takas için gidiyordum”

    J.Romano: “İnanamıyorum. Böylesi kötü bir beslenme ve idmanı nasıl beceriyordun?”

    R.Coleman: “O zamanlarda haftada iki kere idman yapıyordum. Fazlasına zamanım yoktu. İki sene pizzacıdan sonra muhasebe mesleğinde iş buldum. Fakat beni gördüklerinde işe almadılar. Galiba zenci olduğum için. Gazete ilanlarına baktım ve Polis alacaklarından bahsettiler. Bende şansımı denedim ve başvuru yaptım”

    J.Romano: “Orada seni ilk gördüklerinde nasıl bir tepki gösterdiler?”

    R.Coleman: “Oh, onlar mutluydu! En zoru da büyüklerin beni kabul etmsi ve onaylamasıydı. O arada ümidimi kesmiştim ve geri pizza dükkanına döneceğimi sanıyordum. Bana 10 gün içerisinde haber vereceklerini söylediler ve gönderdiler. Hiç ümidim yok iken bana bildiri geldi ve alındığımı söylediler. Eğitim için akademiye başlamıştım. Polisliğe başladığımda Polisiyede idman salonu vardı. 50 metrekare civarında ve toplam 140kg ağırlık bulunuyordu. Bir ara arkadaşım bana Metroflex’den bahsetti ve orada Brian Dobson ile tanıştım. Bana müsabakaya girmem gerektiğini söyledi. Bende istemediğimi söyledim. Sonraki gün bana yine aynısını söyledi. Bende hergün dondurma, pizza ve hamburger yediğimi ve bırakamayacağımı söyledim. Bir müddet beni rahatsız etmedi. Daha sonra bana kampanya yaptı ve salonda bedava çalışacağımı söyledi. Bu ortalama 1989 senesinin sonuydu. Kabul ettim ve 3 ay sonra AAU Mr.Texas 1990 müsabakasına girdim ve Overall şampiyonu oldum(şampiyonlar şampiyonu). Bu zamana kadar hiçbir vücutgeliştirme dergisini elime almamıştım. Diet ve idman konuları gibi Brian’dan çok şey öğreniyordum. Müsabakaları boş çevirmiyordum. Bedava çalıştığım için, müsabaka’da başarı göstererek hakkını veriyordum. Severek idman yapıyordum”

    J.Romano: “Senin gibi şampiyon bir sporcunun zamanında böyle bir hedefi olmadığını duymak pekde inandırıcı gelmiyor”

    R.Coleman: “Gerçekten değil. O zamanlar ben Flex, Nasser, Shawn, Kevin gibi sporcuları gördüm. Onları gördükten sonra ilk beşte kalırsam kendimi şanslı hissedecektim. Ben sadece bedava idman için devam müsabakaya katılacaktım kararımı verdim”

    J.Romano: “Zamanında Tabak yıkarken, şimdi nasıl milyon servete ulaşan birisi oldun?”

    R.Coleman: “Dünya’nın en güzel duygusu! İlk 5’e girebilmek için çok savaştım. Mr.Olimpia’da şampiyon olana kadarda iyi para kazanamadım. Mr.Olimpia’dan birkaç ay sonra Flex Wheeler’de gördüğüm Mercedes 500 SL marka ilk arabamı satın aldım”

    J.Romano: “Evet doğru ama şimdi sürdüğün Bentley ondan daha iyi”

    R.Coleman: “Bentley, dünyanın en iyi sürülen arabası. Her zaman kendime böyle arabaların neden bu kadar pahalı olduğunu sordum. Şimdi anlıyorum ki, bu arabaların %100 donanımı lüks. Kendini arabanın içerisinde zengin hissediyorsun”

    J.Romano: “Lüksünde ötesinde. Araba 12 silindir, Twin turbo, 552 beygir gücü. Bu arabayla ne kadar hız yaptın?”

    R.Coleman: “Saatte 260 kilometre. Daha hızlı sürebilmek için uygun bir sokak bulamadım. Bentley şakaya gelmez”

    J.Romano: “Vücut geliştirme’de en iyi yılın hangisiydi?”

    R.Coleman: “Elbette 1998. O zamanlar bir şansım olacağını hiç düşünmemiştim. 1998 senesi’ne hiçbir zaman döneceğimi düşünmedim. 1999 senesi de iyiydi. 2005 senesi çok sıkı ve güçlüydüm. Ama 1998 senesi bambaşka. Ondan sonrada üst üste 7 kere şampiyon oldum. Ama biliyormusun, bunların hepsi çok hızlı geldi ve geçti. Bir müsabaka bittiğinde, diğeri için kolları sıvıyorsunuz. Tekrar kazanıyorsunuz ve nasıl kazandığımı düşünüyorum şaşırıyorum. Böyle devam ederken 8 tane sandow heykelini evime götürdüğümü görüyorum”


    Röportajı yapan John Romano, 2009 Eylül ayı.



    Kendim eklemek istediğim bir kaç şey var. Ronnie Coleman'ın bütün Dvd serisini izleyen biri olarak bu adam tekrar saymıyor ! Sadece basabiliceği max. kilolar altına giriyor ve kasları ne zaman kaldıramıcak seviyeye gelirse bırakıyor yani genel bir tekrarı yok. 3. set 5 çıkarıyorsa 4. set 2 cıkardığı oluyor . Hatta bazı ağırlık sonrası partnerine soruyor kaç tekrar cıktı diye.
     
    Cem34, katleden1995, hasansabbah ve diğer 21 kişi bunu beğendi.
  2. NESTOR
    Offline

    NESTOR Üye

    Katılım:
    17 Şubat 2012
    Mesajlar:
    288
    Beğenileri:
    178
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    dünya


    herkesin stratejisi farklıdır, body'i belirli kalıpların içerisine sokmamak lazım, şukadardan sonrası olmaz bukadardan az olmaz yada fazla olmaz diye, herkesin bünyesi farklı hareket çalışma şartlarına farklı tepkiler verir, herkes bi süre sonra kendi sistemini kurar ronnie'de öyle yapmış görüldüğü üzere, tabi yeme içme dinlenme ve uykuyuda ona göre güzel ayarlamak lazım...

    ama ronnie'nin çalışması böyle standart gitmiyor arada bir değiştiriyor yani sadece DVD dekileri baz almayın

    ayrıca paylaşım güzel olmuş 2012 yani bu sene içinde bi röportaj verse fena olmaz şuanki düşüncelerini merak ediyorum şahsen...
     
    Son düzenleme: 4 Mayıs 2012
  3. Rambo16
    Offline

    Rambo16 Üye

    Katılım:
    19 Haziran 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğenileri:
    1.146
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    La Paz
    Çok güzel bir röportaj zevkle okudum.. Aslında colemanın röportajları genelde birbirine benzer sürekli ilk mr olympia oluşundan yarışmaya eğlencesine girdiğinden hedefi olmadığından vs vs bahseder.. Ama bu röportaj daha detaylı olmuş paylaşım için tekrar teşekkürler..
     
  4. rockybalboa7
    Offline

    rockybalboa7 Üye

    Katılım:
    28 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.257
    Beğenileri:
    4.491
    Ödül Puanları:
    0
    pilates yaptığını bilmiyordum öğrenmiş oldum güzel bir röportaj olmuş
     
    Danny Boy bunu beğendi.
  5. AlyOsman
    Offline

    AlyOsman Üye

    Katılım:
    7 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Güzel bir röportaj olmuş :)
     
  6. NESTOR
    Offline

    NESTOR Üye

    Katılım:
    17 Şubat 2012
    Mesajlar:
    288
    Beğenileri:
    178
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    dünya
  7. jemholie
    Offline

    jemholie Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    247
    Beğenileri:
    328
    Ödül Puanları:
    73
    Okudum tam olarak tek tek çevirmem zamanımı alırım bu arada teşekkür ederim.

    WWE , TNA yarışmalarına girmek istediğinden bahsediyor , bu konudada boş olmadığını deneyimli olduğunu söylüyor.

    Kendi yeni supplement çıkartmak için uğrasıyormuş son zamanlar.

    Boynundaki sakatlıgı atlatmış 2 ay önce idmanlara dönmüş cok sıkı ve ağır calısıyormuş tekrardan. Dahada iyi olmak için bol bol dua ettiğini söylüyor.
     
    rockybalboa7 ve zrb20 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş