hiç ama hiç karbonhidrat almadan yaşayabilirsiniz!

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve mantr tarafından 23 Kasım 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 5 üye.
  1. mantr
    Offline

    mantr Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    spor yapmaya başladım kilo aldım, göbeğimi bir türlü eritemiyorum gibi sorunların cevabını veriyorum arkadaşlar :)
    antrenman yaptıktan önce veya sonra glukojen depolarını doldurmak için patates, makarna vb yiyin önerileri genel anlamda yanlış.
    70 kg bir erkekte kasta 150gr, karaciğerde 80gr olmak üzere ortalama 230gr=230X4=920 kkal glukojen deposu mevcuttur.
    ayrıca kas glukojeninin harcanması demek kas yıkımı demek değildir!
    tüm glukojeninizi bitirmek yani 920 kkal harcayabilmek için ortalama 13km/h hızında bir saat koşmanız gerekir ki yer yani. bu sporu amatörce yapanlar için diorum 45 dakika body çalışmasıyla 920 kkal harcıyormusunuz (antrenman sonrasıda harcanmaya devam ettiğini varsaysak bile) mümkün değil.
    diyelim ki harcadınız;
    1. siz makarna, patates yemesenizde vücut eksik glukozunu laktat (egzersiz sırasında ortaya çıkar), gliserol (yağ dokusunun yıkılması sonucu), aminoasitler ve propiyonattan sağlayacaktır. bu kaynakları kullanmada öyle belli bir sıra yoktur ama eğer yağınız varsa kasınız şakır şakır veya en azından yağınız kadar kolay erimeyecektir. [konuyla alakasız ama uzun süren (3-5 gün) açlıklarda vücut ya başıma bişey geldi heralde diye kas proteinini özellikle korur.]
    2. antrenman sonrası yedikleriniz hiç ama hiç karbonhidrat içermese bile sadece protein ve yağ alsanız vücut bunlardan glukoz yapar eksik glukojeni de doldurur.
    3. illa karbonhidrat yiyeceksiniz mesela 100 gr makarnada 350 kkal var, oda kaç kaşık yaparki hapur hupur yerken ne kadar kalori aldığımızı siz düşünün. alt tarafı 100 gr makarnayı harcamak için 10 km/h hızla yarım saat kardio yapmak lazım. yani spor yaptım diye yemeğe abanırsak yediğimiz o karbonhidratlar hızlıca yağ olarak geri döner.
    yağ dokusunda yağın triaçilgliserol şeklinde depolanabilmesi için glukoz (karbonhidrat) gerekir. çünkü yağ dokusunda gliserol sentezlenemez, gliserol glukozdan sentezlenir. triaçilgliserol dediğimiz şeyde gliserole 3 tane yağ asidinin bağlanması. gliserol yoksa yağ depolanamaz demekle glukoz yoksa yağ deposu olamaz demek aynı şeydir (Atkins diyetinin mantığıda buna dayanır). ama azıcık bile karbonhidrat alsanız triaçilgliseroller yapılır ve bu mekanizma işlemez.
    son olarak aslında bilimsel olarak vücut dışardan su, mineral, vitamin, protein ve yağ almadan (diyette vücudun yapamadığı esansiyel aminoasitler ve yağ asitleri var) yapamaz ama hiç ama hiç yani sıfır karbonhidratsız yaşar. tabi mesela baklava yemeden yaşamağa yaşamak derseniz.
    bence karbonhidrat ucuz olduğu için insanoğlunun diyetine zamanla bu kadar girmiştir. şeker bile en başta işçiler için bulunmadı mı. bir kere zaten tüm rafine gıdalardan tamamen uzak durmak lazım.
    kahve ve aspirin için yazılanlar doğru. kafein yağ yakmayı hızlandırır, aspirinle mitokondrilerdeki elektron transport zincirindeki elektron transportu ve oksijen tüketimi sırasında çıkan enerji ısı halinde kaybolur, yani bir nevi daha çok yakarsınız. limon vs hikaye... ve efedrin olsa bile tüm ilaçlar iki tarafı keskin bıçak gibidir. meyve yemek olayı da abartılmış, meyvenin hiperlipidemi yapması için uzun dönem hergün kilo kilo yemek lazım gibi birşey. hiç bilmeyen okuyucu burdan günde bikaç elma vs ile yağlanacağım sanabilir.
    kısaca yağsız, kasların belli olduğu bir vücut istiyorsanız minumum karbonhidrat ve yağların yakılması için açlık hissi ve midenin yanması şarttır (daha çok amatörler için).
     
    deep_fly ve gaddarkemal bunu beğendi.
  2. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Kendi içerisinde tutarlı olan bu yazıda eksiklikler olduğunu düşünüyorum, dünyada bunca karbonhidratın bulunması sebepsiz olmasa gerek. Bence bu yazı insan vücudunun mükemmelliğini anlatıyor.

    Karbonhidratı azaltmakta korkanların bu korkularının yersiz olabileceğini düşündürtmesini saymazsak bence bu yazının aksine hazır karbonhidrat alımı zaman zaman daha avantajlı olabilir. Düşüncelerinizin oluşmasına sebep olan kaynak veya varsa araştırmalarınızı kurallar gereği belirtmeliydiniz.

    Böyle avangart tarzda bir çıkışa bu mesnetsiz yazı hiç yakışmamış. Yine de teşekkürler. Kaynakları bekliyorum.
     
    Son düzenleme: 23 Kasım 2008
    yabanci bunu beğendi.
  3. txen10
    Offline

    txen10 Yeni Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    158
    Beğenileri:
    38
    Ödül Puanları:
    0
    hem karbonhidrat hem protein almak varken nie 2 katı protein alayım vüdut onu tekkrar çevirip karbon hidratın yaptığı görevleri yapsın? hepsinin yeri ayrı sen buğday yerken sadece buğday yemiyosunki içindeki vitaminleride alıyorsun tulaf içinde geçerli.yani sadecee hanivardı bi aralar'' 2 çarpı 2 dört etmez matematikle kanıtladım'' demek gibi bişi olmuş.icat çıkarmaya gerek yok bence.
     
  4. MT
    Offline

    MT Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2007
    Mesajlar:
    519
    Beğenileri:
    1.048
    Ödül Puanları:
    0
    Yazının önemsenebilmesi için fazla protein tüketiminin yağ oluşumuna sebep olmayacağının kanıtlanması gerek.

    demiş ama proteinlerin glukoza dönüşebildiğini unutmuş. Kısaca yazı kendi içinde çelişiyor ve tek yağlanma sebebi olarak karbonhidratı göstermesi yanlış. Ayrıca karbonhidratsız bir beslenme de günlük ortalama 2400kcal lik enerjiyi ancak 600 küsür gr et yiyerek (100% saf protein içeren bir besin olmadığını farzedersek) karşılayabilir ki sadece et ile beslenmek ne kadar sağlıklı tartışılır. Diğer bir konu da karbonhidratsız bir beslenme düzeninde boşalan glikojen depoloarının doldurulması zorlaşır. Sonuçta proteinin önce parçalınıp glukoza oradanda glikojene dönüşmesi gerekir. Dolayısıyla spor aktivitesi içinde olan kişiler yaptıkları aktiviteden verim alamazlar ve muhtemelen metabolizma hızları taban yapar....
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  5. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    Yazdığınız yazının kaynağını veya dayanağını en kısa zamanda forumla paylaşmanızı rica ederim.
    Aksi durumda bu kadar yönlendirici, soru işaretleri ile dolu ve iddialı bu başlığı yönetim silmek durumunda kalacaktır.
     
    diez bunu beğendi.
  6. Angelossi
    Offline

    Angelossi Üye

    Katılım:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    181
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    0
    çok çarpıcı bir yazı..
    Proteinden çevirilen glukozun insulin hormonuna pek bir etkisi yok diye biliyorum. Optimum insulin salgısı bence temel olandır..
    Ki geçen yaz günde 20 gram karbonhidratlı bir diyet yapmış birisi olarak söylemeliyimki bir sporcu "asla" böyle yaşayamaz..
     
    Excursion, gaddarkemal ve MT bunu beğendi.
  7. mantr
    Offline

    mantr Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    aslinda bilinenden farkli birsey yazmadim. yazdiklarim biyokimyanin onlarca yildir soyledigi seylerdir. herhangi bir biyokimya kitabini okursanız veya uzmanina sorsaniz farkli seyler soylemeyecektir. ama dileyenler icin biyokimyanin baba kitabi Harper's Biochemistry.

    vurgulamak istedigim amatorce spor yapanlarin gercekte harcadiklarindan daha cok enerji harcadiklarini dusunmeleri ve yemege abanmalari sonucu yag yapmalari veya gobekten kurtulamamalari.

    gerektiginden fazla karbonhidrat alimi yag yapmanin tabiki tek sebebi degildir ama ozellikle bence bizim kulturumuzde en onemli sebebidir. karbonhidrat tatlidir, yemesi kolaydir, cok yeseniz bile yemege devam etmek istersiniz. protein ve ozellikle yag daha doyurucu ve tok tutucudur. birine patates veya makarna ye dediginizde gerektigi kadar yiyip kalkmasi cok zor. tabi yine harcadiginizdan cok protein alirsaniz ayni durum tabiki olur. ama hem alinmasi hem de yaga donusmesi daha zor. atkinsi arastirmak lazim.

    kaslari tamamen ortaya cikartacak kadar yagsiz olmak icin kalori olayina cok dikkat etmek lazim. bence bu cok zor ve disiplin gerektiren bir is.
    75 kg gunde 45 dakika ilk body programlarini uygulayan ve yaninda 7km/h 20 dakika kardio yapan bir ornek vermek istiyorum. orta hareketli birisinin gunluk normalde olan ihtiyaci 2400 kkal. body yapan birisi dogrusu ne kadar harciyor bilmiyorum ama internetten baktigimda body calismanin kalori harcamalari komik cikiyor. 7km/h 20 dakika kardioda 170kkal yaninda 45 dakika yapilan body calismasini 130kkal kabul ediyorum (1. 2. programi uygulayanlar icin diyorum, rakam yanlis olabilir, tam ne kadar harcanir bilmiyorum ama yapanda birisi olarak bu ilk programlar icin daha fazla harcandigini sanmiyorum). toplamda 400 kkal yapar. 2400 den bir saati cikardigimizda 2300+400=2700. yani hic spor yapmayan bir arkadas 2400kkal harcamadan toplamda gunde bir saatini bu ise ayiriyorsa 2700kkal harcamaya cikiyor. bunuda haftada 3 kere yaptigini dusunelim.
    75kg birisi vucudun baya yagsiz olmasiyla kaslarini guzel bir sekilde ortaya cikartmasi 70kg olmasiyla saglanacak diyelim. 5 kilo vermesi gereken bu arkadasin kilo basina 7500 kkal (1500u su kaybinin katkisiyla saymiyoruz) harcamasi gerektigini dusunursek toplamda 37500kkal yakmasi gerekir. haftada 3 kere 300kkal fazla harcayan bir kisinin 5 kilo vermesi icin ortalama 40 hafta gecmesi lazim (aslinda en sagliklisi da budur :)). vs vs vs

    spora yeni baslayan ve body icin 1. 2. programi uygulayan arkadaslar cok kalori harcadiklarini dusunup gunde 75gr protein eklemelerinin yaninda daha fazla karbonhidrat yiyorlar veya yemeselerde neden gobegimi eritemiyorum diyorlar. bunu aciklamaya calisiyorum. bu is o kadarda kolay degil.

    yag yakmak icin ac kalmaniz, eksik kalori harcamaniz sart. ve bu arkadaslara cok harcamislar gibi makarna patates yiyin demek dogru degil. ama yag yakmasina gerek olmayan ve yukardaki programi uygulayan zayif yapili birisi extradan 300kkali tamamlamak istiyorsa normalde yediginden sadece 100 gram fazla yer birsey olmaz. aslinda yinede yanlis cunku karbonhidrat glisemik indexi dusuk besinlerden saglanmalidir.

    bu hesaplar kisiye, yapilan antrenmanin zorlugu ve suresine gore cok degisken tabiki.

    ben yazimda bu onerinin "genel anlamda" yanlis oldugunu basta ve en sonundada "minumum karbonhidrat (daha cok amatorler icin)" diyerek belirttim.

    asil konu ile ilgili olarak;
    sadece protein alan vucudun bunu glukoza donusturup harcamasi vs oyle zaman alan isler degil, bunlar vucutta surekli olan isler ve olculemeyen zamanlar. proteinden donusturulen glukoz yine glukozdur, kimyasal formulleri ayni glukozdur insulin ona farkli bir muamelede bulunmaz.
    vücut dışardan su, mineral, vitamin, protein ve yağ almadan (diyette vücudun yapamadığı esansiyel aminoasitler ve yağ asitleri var) yapamaz ama hiç ama hiç yani sıfır karbonhidratsız yaşar. :)
    hic karbonhidrat almasaniz da YAŞARSINIZ.
    cok iyi antrenman yaparmisiniz tartisilabilir. burada genelde tavsiye edilen yemekten 2 saat sonra antrenman icin birsey degisecegini sanmiyorum. normal bir insanda 2. saat tokluk kan sekeri 140 altindadir. yemekte protein yesende karbonhidrat yesende vucut normal glukoz degerine rahatlikla ulasir, dolayisiyla birsey farketmez gibi gorunuyor.
    bu ve ozellikle onceki yazida kirmiziyla yazdigim cumleler kesinlikle dogrudur ve hala arkasindayim ve yaziyi yazmaktaki amacim da buydu. yeni baslayanlar icin abartilan karbonhidrat icin cok dikkatli olunmasi yonunden farkli bir bakis acisi getirmeye calistim.
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  8. yabanci
    Offline

    yabanci Yeni Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    219
    Beğenileri:
    69
    Ödül Puanları:
    0
    Bu konunun adminler tarafından incelenmesini istiyorum. Böyle iddialar insanları yalnış yola sevk ede bilir. Emeğin için teşekkür ederiz. Ama tüm söylenenleri alt üst ediyor. Aç kalarak kası doyurdun diyelim, peki şu beyini kim dolduracak? Yağ yakımında ben bir konu açmıştım yağ yakımında baş ağrıları. Meyerse benim de sorunum senin gibi düşünmemdi. Karbohidratı önemsememek bence en büyük hatalardan olur.
     
  9. MT
    Offline

    MT Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2007
    Mesajlar:
    519
    Beğenileri:
    1.048
    Ödül Puanları:
    0
    Sanırım

    "yag yakmak icin ac kalmaniz, fazla kalori harcamaniz sart."

    demek istedin...

    Kilo vermek için aç kalmak şart değildir. Çünkü aldığınız kaloriden fazla kalori harcamak aç kalmak demek değildir. Aç kalma duyusu sadece kalori hesabıyla açıklanamaz. Mide doluluk oranı vs... gibi bir çok etken işin içine girer.

    ". yemekte protein yesende karbonhidrat yesende vucut normal glukoz degerine rahatlikla ulasir, dolayisiyla birsey farketmez gibi gorunuyor."

    Bu teoride öyle gözükebilir ama yukarıda @Angelossi' nin de tecrübe ettiği gibi verim düşüşü gözlenecektir. Karbonhidratın insan oğlu için 1. derece enerji kaynağı olması ve aldığımız enerjinin %50-60' nın karbonhidratlardan karşılanmasının tavsiye edilmesi karbonhidratın verimli bir enerji kaynağı olmasıdır. Protein ile asla bu verimi yakalayamazsınız.

    Ayrıca 100% proteinden oluşan bir besin yok... İstenilse dahi sıfır
    karbonhidrat alınamaz. Sadece etle beslenirseniz ve amacınız kas kütlesi kazanmaksa günlük kilonuz başına 2gr protein almalısınız. Bu da 70kg olan biri için 140 gr protein eder ve ortalama 700gr et ile karşılanır. 2700 kcal lik enerjiyi yine etlerden almanız gerektiğini düşünürsek 700gr daha et almalısınız. Bu da günde 1400gr et eder. Bence hiç sağlıklı bir beslenme düzeni olmaz bu. Hem bu kadar etin içerisinde ister istemez yağ ve karbonhidratta almış olacaksınız kaçış yok bundan...

    Zayıflamanın ana kuralı sağlığa zarar vermeden (Bu da bugüne kadar ki bilimsel birikimler sonucu çıkmış beslenme tavsiyelerine uyarak olabilir ancak. %50-60 karbonhidrat alımı gibi...) aldığımız kaloriden fazla kalori harcayıp vücut metabolizma hızını kas kütlesindeki artış ile yükseltmektir. Bugüne kadar birçok diyetisyen özellike bayanların uyguladıkları şok diyetlerle kaslarını nasıl yıkıma uğrattığından bahsetmiştir. Yani kas yıkılmaz diye bişey yok.

    Kısaca karbonhidrat almadan belki yaşanabilir ama önce bu iddanın bilimsel deneylerler ile kanıtlaması gerekir. Hiç karbonhidrat içermeyen özel üretim besinler ile yapılan bir deney ancak bizi kesin sonuca götürür.

    Yazının sonunda da dediğin gibi karbonhidratsız beslenmeye çalışmak ve böyle yaşanabileceğini idda etmek daha çok amatörler içindir....
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  10. mantr
    Offline

    mantr Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    ben hala proteinle bu verimi niye yakalayamiyoruz anlayamiyorum.

    beyin aclikta karacigerin dier besinlerden yaptigi glukozu kullanir. uzamis (3-5gun) aclikta cogunlukla karacigerin yag asitlerinden yaptigi keton cisimlerini kullanir.
    kaldiki biz ac kalmiyoruz. alinan protein ve yagdan glukoz yapip kullanacaktir. beyin icin problem yok yani.

    insan icin en onemli enerji kaynagi yaglardir. cunku depo edilebilirler ve grami basina dierlerine gore daha fazla enerji verir.

    kas glukojeninin harcanmasi hipertrofiye kas hucrenizin boyutunda bir degisiklik yapmaz.
    acligin 4-6 saatinde karaciger laktat, gliserol, propionat ve tabiki aminoasitlerden glukoz yapar.

    eger harcadiginiz aldiginizdan coksa da bisey degismiyorki. yine ayni seylerden glukoz yapip kullanacak. yani isin icine kas yine girecek.

    birde burdaki kas yikimi cok abartiliyor. sanki hergun yuzlerce gram kaybediliyormus gibi. yag yikiminin yaninda birsey ifade edecegini sanmiyorum
     
    Son düzenleme: 24 Kasım 2008
  11. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Aslında konuyu başka yerlere çeken bizleriz gibi geldi bana. Bunda da sebep arkadaşın bu bilgileri buraya hangi amaçla verdiğini bize bildirememesi. Yani sonuçta bu sporla ilgili önerisi nedir ? Havada kalmış, sonuca bağlanmamış bir takım biyokimyasal bilgilerin sonuca bağlanmadığı takdirde bir kaç araştırmacı beyinden başka kimseye faydası olmayıp yanlış anlaşılabileceğine dikkat etmemiş diye düşünüyorum.

    Arkadaş teroik olarak kanıtlanmış bilimsel bir gerçekten bahsetmiş, karbonhidrat almadan da yaşayabilirsiniz. Ama başınız ağrıyabilir ama sıkıntı çekerbilirsiniz, sonuçta yaşarsınız.

    Bu sporda arkadaşın verdiği bilgileri değerlendirebilmek için donanımlı biri olmak gerekir. Yoksa bu yazıyı okuyupta VG ile uğraşan biri basit şekeri bitirir, karbonhidratı iyice azaltırsa biyokimya ne der bilmem ama iyice sürünür, yaşar ama orası ayrı :)

    Bir kere bu sporda kas koyarken ihtiyaç duyulan enerji, zamanlaması iyi yapılmak kaydıyla temel olarak kompleks ve basit karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Yine bu sporda kim ne derse desin yağ atarken de planlı bir şekilde karbonhidrat kullanmak bana göre bin kere daha iyidir. Kullanmasanızda yaşarsınız o ayrı. Ama yağ yakım döneminde antrenmanları adam gibi geçirmek için zamanında bünyeye karbonhidrat sokmak sokmamaktan efdaldir. Ha elbette açlık çekilecek, elbette miktarlar hesaplanacak, o ayrı bir konu zaten.

    Kaldı ki bir de şu var, günümüzde bir insanın karbonhidrat alamaması düşünülemez. Bilinen insanlık tarihinde de çok nadir olay harici böyle bir durum yoktur. Yani bir insan bugün sadece kendi isteğiyle karbonhidrattan ayrılabilir. Meyve yemeyerek, tahıl vb yemeyerek... Peki bu insan sağlıklı olur mu ? Olmaz.

    Elbette vücut karbonhidrat sentezleyebilir, ancak vücudun hazır almak yerine karbonhidrat sentezlemesi metabolizmanın fazladan ve gereksiz yere yüklenmesi demektir. Karbonhidratı adam gibi karbonhidrat kaynaklarından almak varken, yağ kontrolünü adam gibi yapmak varken yağlanmayacağım diye karbonhidratları vücuda ürettirmek uzun vadede bünyeyi çok hırpalar ve mhtemelen böyle bir bünye yaşamsal faaliyetlerine bu sebepten daha erken son verebilir. Yırtıcı hayvanların ömrünün kısa olması da sebepsiz olmasa gerek.

    Sağlıklı bir hayat ve sağlıklı bir spor karbonhidratsız düşünülemez, tabii ki amaca göre kontrol edilen karbonhidrat alımıyla. Mantr arkadaşa verdiği bilgiler için çok teşekkür ediyorum, sayesinde yeni şeyler öğrendim. İnşallah o da bizden kendi için yeni olan şeyler öğrenir. Biyokimyayı biliyor belki ama beslenme ve spor hakkında eksiği çok.
     
    MT bunu beğendi.
  12. txen10
    Offline

    txen10 Yeni Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    158
    Beğenileri:
    38
    Ödül Puanları:
    0
    ben katılmıyorum öyle olsa doğa bütün dişlerimizi köpek dişi olarak evrimleştirirdi,2-3 çeşit beslenmeye gerek kalmazdı. sonuçta kanunu biz koymuyoruz doğa koyuyor biz keşvediyoruz
     
  13. Angelossi
    Offline

    Angelossi Üye

    Katılım:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    181
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    0
    Bu arada 10-20 gram karbonhidratla beslendiğim sırada yapılan kan ölçümlerimde testosteron seviyem 15 - 40 arası olması gerekirken 7 çıkmıştı. Öyle bir zorlamışımki kendimi..
     
  14. castorpollux
    Offline

    castorpollux Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    467
    Beğenileri:
    403
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    İnsan vücudu çok karmaşıktır. Bazı ihtiyaçlarını bize sormaksızın gerçekleştirmek ister. Bunun aksini ispatlamak için değil bir metin dünya kadar araştırma ile cevap verilse gülülüp geçilir...

    Bir örnekle açıklayacak olursak, insanların yaş pastası ya da iştah açıcı bir kek gördüğünde ağzı sulanır. Bunun sebebi vücud karbonhidratı yakmak için ağzında hazırlıklara başlamasından dolayıdır. Bu tepki insanın karbonhidrata ihtiyacını ortaya koyan bir örnektir. Güdüler bizim mantığımızdan ya da bilim-irfanımızdan çok daha karmaşık, gelişmiş ve tecrübelidir.

    O yüzden güdülerinize güvenin, bu saçma sapan makaleye gülüp geçin...
     
    txen10 bunu beğendi.
  15. mantr
    Offline

    mantr Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    vücudun karbonhidratları yakmak için ağızda hazrlıklara başlaması ne demek? hiçbişey anlamadım.
    yukardaki birçok mantıklı itiraza rağmen sizin yorum güdüsel olmuş.
    sizin güdü dediğiniz otonom sinir sistemi (istemsiz hareketler)faaliyeti ağız sulanması sadece karbonhidratlara karşı mı?
    limonda ağzı sulandırır ama ömür boyu limon yemeseniz de olur.
    burada genelde yanlış anlaşılıp yöneltilen itirazlara diyecek lafım yok. ama yazdıklarım saçma sapan değil temel dayanak noktaları biyokimyanın yıllardır söylediği şeylerdir, biyokimya oturup karonhidrat yiyin yemeyin demez zaten. yemesenizde yaşarsınız lafıda genel bir çıkarımdır.
    ağızla ilgili mantıklı bir örnek ben size vereyim. sindirimi ağızda başlayan tek besin karbonhidratlardır. tükrükteki alfa-amilaz(pityalin)la. madem karbonhidrata ihtiyacımız yok alfa-amilaz ağzımızda ne geziyor deseniz daha mantıklı olacaktı.
    yazının amacı yeni başlayanlara, 45 dakikalık çalışmayla aslında hiç de öyle çok kalori harcamadıklarını hatırlatıp, burada bence abartılarak önerildiği gibi karbonhidrata abanmalarının yanlış olacağı, fazla karbonhiratın yağ olarak depolanacağını hatırlatmaktı.
    ayrıca hiç karbonhidrat almadan da yaşanabilir demek karbonhidrat alınmamasını gerektirmez.
     
  16. mantr
    Offline

    mantr Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    ağzınız karbonhidratı sindirmek için sulanır yakmak için değil.
     
    castorpollux bunu beğendi.
  17. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Karbohidratsız yaşanabilir tabiki, ama sadece yaşanabilir. Üstelik kesinlikle sinir ve stress yükselmesinede sebep oluyor.

    Karbohidratın en buyuk tercih sebebi sanıldığı gibi ucuz olması değil, seratonin(mutluluk hormonu) yapımını maksimum seviyeye çıkarması ve sporcular için ama ciddi anlamda sporcular için kesinlikle antreman sonralarında derhal alınması gerekiyor.

    Karbohidratların kullanımı 100-200 yıl evvel çıkmış değildir. Sadece rafine gıdalar hakkında söylediklerinizde yuzde yuz haklısınız.

    En basitinden şeker, ortalama 100 yıldır sofralarda ve rafine şeker zengin yiyeceği olarak bilinir ve şeker hastalığına ise zengin hastalığı lakabını uygun gormüşlerdir.

    Tabi burada tuaf olan bir durum şudur:

    Gelişen ve yeni dünya duzeni ile beraber artık pek hareketli bir yaşantı sürmeye gerek kalmıyor. Saatlerce tarlada çalışan işçiler yerine traktörler, tarlayı sürüyorlar. Artık Ceraskal, vinç ve benzeri makineler, ağırlıkların taşınmasında yüklenmesinde bedeni kuvvetin yerini aldı.

    Artık bir yerden bir yere yürüyerek ve enerji harcayarak gitmiyoruz. Değişen dunya duzeni ile beslenme sistemleri değişti ve bilgisizlik,sanrılar ve yanılgılar arttı.

    Bu arada unutulmaması gereken ise dengeli beslenme. Her seyden yemeğe çalışmaktır.

    Karbohidratsız spor yapmak ise başlı basına çok zorlayıcı ve spordan zevk almanızı engelleyici bir felakettir. Karbohidratların bir gramı bile vücudumuzda 3 gram kadar su tuttuğuda göz ardı edilemez.

    Ayrıca karbohidrat kullanılmayacaksa, enerji olarak yağ kullanılmalıdır. yağların parçalanması esnasında ise, keton ve benzeri cisimcikler açığa çıkar. Bu berbat bir miğde, berbat bir ağız kokusu yaratır.

    Defalarca anlatıldığı gibi, kompleks karbohidrat insanoğlunun enerjisini sağladığı süper benzinidir.

    Karbohidratın fazla alındığı durumlarda bile, yağlara dönüşebilmesi için yüzde 40 kadarı harcanıyor.

    Ayrıca karbohidratsız beslenmeye çalışıyorsanız kesinlikle Seratonini yükelticek anti depresanlara ihtyacnız olabilir.Hatta doktordan bu bilgi edinilebilir. Düşük seratonin seviyesi hayatı cekilmez bir hale getirecektir.

    Ayrıca karbohidratsız beslenme vebenzeri diyetler ileriki dönemlerde insanın bir obez olmasını bile sağlayabilir.

    Son olarak, Dengeli beslenmek= karbohidratı uygun enerji kaynaklarından uygun bicimlerde almamızı söyler.

    İnsulin isimli hormonun etkisini mimimum seviyede tutabilmenin tek çareside sanıldığı gibi, karbohidratsız beslenme değildir. Beslenmemizde, insulin hormonunu dengede tutabilecek bir biçimde ne olursa olsun her öğünde, salata ve benzeri maddeleri tüketmemiz de gerekir.

    Genellikle çabuk sonuc almak hoş geliyor insanlara, ama beden bu zayıflığı ve yorgunluğu bir biçimde giderir şu an ortaya çıkmaz ama zamanı geldiğinde anlaşılabilir.

    O yuzden sağlıkla şaka olmaz, mantık duygulardan önce gelmeli bu konuda.

    5-10 kg yağ için bir insan kendisine bilip bilmeden bunu yapamaz, yapmamalıdır.

    Doktorlar varken, kesinlikle onların söyledikleri dısında her sey kabul edilemezdir.

    Tıp bilimi ve insan sağlığına verilen önem ise evrenseldir.

    saygılar.
     
    Son düzenleme: 31 Ocak 2009
    mantr ve bonatschi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş