En az yağ içeren kırmızı et nedir?

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve jimraynor tarafından 16 Aralık 2009 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 12 üye.
  1. jimraynor
    Offline

    jimraynor Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.467
    Beğenileri:
    958
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Endüstri Mühendisi
    Yer:
    Antalya
    Sakatatlar ve et ürünlerini şöyle bir araştırdım. Bir yerde yağsız kırmızı et yiyin şeklinde bir öneri okudum ondan sonra araştırmayı arttırdım fakat yağsız kırmızı et bulamadım. En düşük yağa sahip kırmızı et karaciğer sanırım. Bulduğum değerler itusozluk.com'a ait protein tabloları.

    Ayrıca babam dananın bonfile yani sırt kısmının yağsız olduğunu söylüyor bu doğru mudur?

    sakatatlar

    beyin 125 10.4 08.6 0.8
    kuzu böbrek 105 16.8 03.3 0.9
    dalak (dana) 104 18.1 3.0 yok
    dil 130 18.5 05.3 0.9
    karaciğer 140 19.2 04.7 04.1
    yürek 124 15.0 05.7 01.8

    et ve et ürünleri

    sığır eti 225 19.4 15.8 yok
    dana eti 156 19.7 8.0 yok
    koyun eti 247 16.8 19.4 yok
    pastırma 250 29.5 13.9 yok
    salam 450 23.8 38.1 01.2
    sucuk 452 21.4 40.8 yok
     
  2. vanesy
    Offline

    vanesy Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    360
    Beğenileri:
    176
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    mimar
    kırmızı etin üzerinden görünen yağları bıçakla çıkartıcaksın yağsız kırmızı et olacak. kaburga da olur, bonfile de, incik de...hepsi olur. abartmaya gerek yok.
     
    pastnova bunu beğendi.
  3. jimraynor
    Offline

    jimraynor Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.467
    Beğenileri:
    958
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Endüstri Mühendisi
    Yer:
    Antalya
    danada ki her kısmın içinde ki yağ oranı değişir. Yağ sadece sizin gördüğünüz beyaz kısımlar değildir. O yüzden lütfen bilinçli ve saygılı cevap verelim. Düşünceminde abartılı olduğunu düşünüyorsanız cevap vermeyebilirsiniz.
     
    Son düzenleme: 27 Aralık 2009
  4. vanesy
    Offline

    vanesy Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    360
    Beğenileri:
    176
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    mimar
    bu arada kırmızı etleri kıyaslarken karşılaştırmalara sakatatları eklememek lazım. bir döküman kırmızı etten bahsediyorsa, aksini belirtmediği sürece herhangi bir iç organı kastetmediğinden emin olunabilir.
     
  5. jimraynor
    Offline

    jimraynor Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.467
    Beğenileri:
    958
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Endüstri Mühendisi
    Yer:
    Antalya
    Evet sakatatlar konu dışı bir örnek oldu. Orada belirttiğim kırmızı renkli et anlamındadır. Sonuç olarak en yağsız bölgeyi bulamadık sanırım. Aramızda bir kasap olsa iyi olurdu galiba. Umarım bir bilen çıkar da bizi bilgilendirir. Gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.
     
  6. sheridan
    Offline

    sheridan Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    381
    Beğenileri:
    107
    Ödül Puanları:
    53
    bonfile kırmızı etin en yağsız kısmıdır ortalama 5 ila 8 gram arası değisir 100 grmında ...
     
    jimraynor bunu beğendi.
  7. jimraynor
    Offline

    jimraynor Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.467
    Beğenileri:
    958
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Endüstri Mühendisi
    Yer:
    Antalya
    O yüzden pahalı desenize :)

    Peki yağsız dana kıymasında yağ ne kadar var biliyor musunuz yabancı şampiyonların hepsi yağsız dana kıyması yiyor.
     
  8. sheridan
    Offline

    sheridan Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    381
    Beğenileri:
    107
    Ödül Puanları:
    53
    valla kıyma veya bonfile tercih senin istersen bonfileden çektir kıymayı o zaman düşük olur yağ oranı ha bide yağı az olan kırmızı et istiyorsan deve kuşu etini tavsiye edebilirim tadı dana etiyle aynıdır amino asit profilide güzel yani ama en iyi amino asit profili danada yani ne kadar yağsızsa kırmızı et o kadar pahallıdır ben bonfilden çektirdiğim oluyor kıymayı bonfilenin kilosu ne kadarsa kıymada o kadar para :)

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 18:22 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 18:16 ----------

    at etide yağsızdır bu arada :)))))
     
  9. unlimit4d
    Offline

    unlimit4d Üye

    Katılım:
    2 Haziran 2010
    Mesajlar:
    55
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    Bomfile en yağsız kısımdır..Izgarada yapacagın bonfilenin tadına da doyum olmaz..
     
  10. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    ozellikle etin en yaglısını alıyorum birde kuyruk yagı kestirip yiyorum ama karbonhidrat tuketmiyorum ve zayıflıyorum
     
  11. MERAKLI
    Offline

    MERAKLI Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    485
    Beğenileri:
    152
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    ÖĞRENCİ
    Yer:
    KIRIKKALE
    Beslenmen sağlık açısından ilerleyen yıllarda problem yaşatabilir sana kuyruk yağı damar sertliğinden kalp damarlarının tıkanmasına kolestrol seviyenin artmasına kadar birçok hasara sebebiyet verebilir.

    Dana nın en yağsız yeri belirtildiği gibi bonfilesi dir. Et i yağsız alıyorsunuz ancak pişirirken etteki yağdan belki 2 katı fazla yağ ekleyip pişiriyorsunuz buda bir ayrıntı. Yağsız et tüketimi için haşlama ve buharda pişiren yeni teknoloji pişirme aletleri kullanarak daha hafif yiyecekler hazırlanabilir.
     
  12. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    o dedigin hastalıklara sebeb yag degil aldıgın seker ve karbonhidratlardır. vucudda insilün salgılamadıkca vucud yaglanma yapmaz insilunude aldıgın karbo ve seker salgılar eski kafa ile gidin yag yemeyin :)

    vucudda yag yapan hormon hangisi insilün insilinu ne arttırır karbonhidratlar

    aynı kaloriyi al karbonhidrat yerine yagdan daha cok kilo verirsin

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 11:01 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 10:57 ----------

    Yağların bilinçli bir şekilde tüketilmesi damarları, beyni, cildi korur ve yaşam süresini uzatır.
    Araştırmalara göre, yağların içeriğindeki temel yağ asitleri hastalıkları önleyici özelliklere sahip.

    Tekli doymamış yağlar, insülini etkilemez ve karbonhidratın hızla kan dolaşımına katılmasını engelleyerek insülin hormonu üretimini azaltır.

    Yağlar, mideden kolesistokinin hormonunun salgılanmasını sağlayarak beyne yeme faaliyetinin durdurulması emrini verir.

    Kilo verildikten sonra, diyetteki tekli doymamış yağ miktarı artırılabilir.
    Bu durumda ideal vücut kilosunu korumak için gereken ekstra kalori alınır, ancak insülin seviyesinde yükselme olmaz ve kilo alınmaz.
    Eğer, yağ alımını keserseniz, yağ yakımını da durdurur. Yağın insülin üzerinde doğrudan etkisi yoktur.
    Ancak tekli doymamış yağlar, karbonhidratların kan dolaşımına karışmasını yavaşlatarak insülin kontrolünü kolaylaştırır.

    Ayrıca Serkan Yimsel in yazısından kısa bir alıntı. www.prospor.net

    Ogrenilmesi gereken ilk ve en onemli gercek, besinlerin icinde bulunan yaglarin, vucudumuzda depo edilen yaglardan tamamen farkli oldugudur.
    Halbuki bir cok insan, besinler ile alinan yaglarin dogrudan vucut yagina donustugune inanir.
    Vucudumuzun depoladigi yaglar aslinda besin degeri dusuk ve gereginden fazla yenilen yiyeceklerin metabolizmamiz tarafindan enerjiye donusturulmemesi nedeniyle olusturdugu yaglardir. Besin degeri dusuk bu yiyeceklerin cogunlugunu basit sekerler ve rafine edilmis tahillar olusturmaktadir. Eger gunumuzde cok yayginlasan yaglanma ve asiri kilo alma problemlerinin nedeni besinlerle alinan yaglar ve kolesterol olsaydi, insan basina dusen yag ve kolesterol tuketiminin artmis olmasi gerekirdi. Halbuki yapilan arastirmalara gore ozellikle teknolojinin gelismis oldugu ulkelerde yagli yiyeceklerin (ozellikle hayvansal yaglar) tuketilme orani son 80-100 sene icinde %85 lerden %65 ler seviyesine gerilemis, diyet ile alinan kolesterolun orani ise sadece %1 oraninda artis gostermistir.

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 15:24 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 15:19 ----------

    et kuyruk yada tereyagı ile fazla pisirilmeden yenmelidir. ama karbonhidrat tuketimi sadece yesil sebzelerden yapılmalıdır. bu sekilde yapılan bir beslenmede damar sertligi kolestrol azalmasının yanında trigliserid degerlerinde azalacaktır.

    insilün vucuda en buyuk derttir sorunların ana kaynagıdır kolestrolunde kalp damar karaciger butun hastalıkların sebebi dısardan aldıgınız sonradan fabrikasyon olarak yapılan yada genetigi degismis gıdalardır seker v.s

    sorarım size benim dogal olarak tukettigim tereyagı kuyruk yagımı daha zararlı

    sizin rafine edilmis kimyasal yaglarınızmı yoksa seker mi ?

    dediginiz gibi olsa son senelerdeki kalp hastalıkları neden artıyor azalmıyor?
     
    ozpirik bunu beğendi.
  13. MERAKLI
    Offline

    MERAKLI Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    485
    Beğenileri:
    152
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    ÖĞRENCİ
    Yer:
    KIRIKKALE
    Tereyağı ve kuyruk yağı tamamen hayvansal yağlardır kolestrol ise sadece ve sadece hayvansal ürünlerde bulunur. Bu yağları fazla tüketmek ise kolestrol ve doymuş yağ oranının yükselmesine neden olur haliylede karaciğer yağlanması oluşur. Bu yağ miktarı öğütüldükten bir süre sonra kana karışır ve kalp aracılığıyla diğer organlara pompalanır ( LDL tarafından ) bu durumun aşırı olması da damarlarda kalıntı bırakır ve damar tıkanıklığına yol açar. Karaciğer de bu denli yağlanmaya devam edince yağ hücreleri birikir ve karaciğer büyür.
     
    ozpirik bunu beğendi.
  14. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir

    iste sizi kandıran doktorların sizi inandırdıkları yalanlar :) kolestrol mu kalp krizi ve kalp tıkanmasına yol acar :D





    Birinci suçlu başta margarin olmak üzere, doğal olmayan ve özellikle sıcak presle elde edilen ayçiçeği gibi bitkisel yağlardır. Bu yağlar yıllarca sıvı olduğu için sağlıklı olarak lanse edildi. Ancak özellikle elde edilme yollarından dolayı oksitlenirler ve zararlı hale gelirler. Margarinler ise çok daha vahim bir tablo oluşturur. Sıvı yağların hidrojenlenmesi ile üretilirler ve bu işlem sırasında yapısal değişime uğrarlar. İşte bu yağlar vücuda alındıklarında da bu bozuk yapılarını sürdürür ve damar duvarında hasara neden olurlar.

    Patates son derece sağlıklı ve besleyici bir gıda iken bu yağlarla muamele edildiğinde (fast food türü kızarmış patates) herkesin kabul ettiği bir canavara dönüşür. Oysa haşlanmış patates ve kızartmadan yapılmış patates yemekleri hem kalori yönünden düşük, hem de besleyicilik yönünden son derece zengin bir alternatif oluştururlar.

    İkinci ve asıl suçlu beyaz şeker, beyaz un ve gizli düşman fruktoz/glukoz şuruplarıdır. Mahşerin bu üçlüsü, başta damar duvarının içini döşeyen hücreler olmak üzere, karaciğer ve diğer hücrelere zarar verir. Hücrelerde en çok hasar gören kısımlardan bir tanesi hücre duvarıdır. Hücre duvarlarının yarıdan fazlası yağdan oluşmuştur ve bu yağların %15 kadarı da kolesteroldür. Kolesterol gerçekte bir yağ değildir ancak yağ gibi davrandığı için böyle tanımlanmaktadır. Hasarlanan duvarları tamir etmek için karaciğer daha çok kolesterol taşıyan LDL�i kana salar ve böylece kan LDL�i yükselir. Serinin ilk yazısında açıklandığı gibi, diyetle alınan kolesterolün kan kolesterolüne etkisi çok azdır.

    Ancak iki faktör kan kolesterolünü ciddi anlamda etkiler. Birincisi yüksek kalorili beslenme, ikincisi yüksek kalorili olmasa da yukarıda bahsi geçen iki besin maddesinden çok tüketme...

    Dolayısı ile kolesterolünü düşürmek isteyen sağlıklı bireylerin (tek başına kolesterol yüksekliği bir hastalık değildir) iki davranış geliştirmesi gerekir. Birincisi kalori kısıtlaması, ikincisi de sakıncalı yağları ve basit şekerleri azaltmak. Hemen tüm bireyler bu iki önlem sayesinde kan kolesterol düzeylerini %15-20 düşürebilirler
     
    ikaya2134 ve ozpirik bunu beğendi.
  15. sheridan
    Offline

    sheridan Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    381
    Beğenileri:
    107
    Ödül Puanları:
    53
    şeker yemek tabiki yağ yapar ama insülin yağ yapmaz arkadaşım insülin dalgalanması yağ yapar istersen yağ ye istersen karb farketmez ama karb düşük glisemik indekse sahipse yağ mağ yapmaz doğru miktar tüketilirse...

    http://tibbiye.blogcu.com/buyume-hormonu-ve-insulin/4248540

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 18:55 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 18:50 ----------

    yani insülinde kas büyümesi için gerekli bir hormon ...
     
    ozpirik bunu beğendi.
  16. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    seker ve karbo tuketimimi insilunu dalgalandırır

    yoksa yag ve protein tuketimimi insilunu sabit tutar

    insilun dalgalanması oldukca beyine acıkma sinyali gitmezmi ?


    gıdamızın cogunu yagdan aldıgımımız zaman insilun dalgalanması olmayacagı icin neden yaglanalım ?
     
  17. MERAKLI
    Offline

    MERAKLI Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    485
    Beğenileri:
    152
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    ÖĞRENCİ
    Yer:
    KIRIKKALE
    doğru söylüyorsun da günlük karbonhidrat ve alman gereken yağ oranı zaten belli sen karbonhidrat yerine yağ alırsan dediğim gibi sorunlarla karşılaşırsın hepsinden gerektiği kadar aldığında problem olmuyor. Doğanın bir kanunu var yağ karbonhidrat yerine geçmez karbonhidrat ta yağ yerine geçmez.

    Ayrıca yağlanmanın tek sebebi insülin dalgalanması değildir.
     
  18. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    insanoglunun dogumundan bu gune kadar son 100 senedeki sanayilesme ve tarım toplumuna gecisten beri

    insanoglu ne yemis bir dusunurmusun eger insanoglu saglıksız beslenseymis sen bugun olurmuymussun yada nufus bu kadar olurmuymus ?

    senin dedigin saglık sorunları ilac satmak icin cıkarılmıs birer hikayeden baska birsey degil kolestrol iyi birseydir

    kolestrol neden artar aycicek margarin gibi sıcak pres ve genetigi degismis gidalardan undan sekerden artar cunku vucudun bunlar icin hazırlanmadı bunları sen sonradan uydurdun fabrikalarında...


    kolestrol bu maddelerin damarlarına verdigi hasarı gidermek icin artar. sen dısardan yeterli kolestrolu almazsan bu sefer akcigerin kolestrol uretmeye baslar daha sonra sevgili doktorlarımız sizlere kolestrol ilacı verirlerki


    yuksek tansiyon hastalarına tansiyon ilacı verdikleri icin ama sorunu cozmek istemezler kolayı var ver adama ilacı tansiyonu dussun

    tansiyon neden yukselir beyne yeterli kan gitmedigi icin sen birde bunu dusuruyorsun ? hemde ilacla bir suru yan etkisi olan?

    ben modern tıpa inanmıyorum modern tıp dedigin sey margarin fabrikalarına un fabrikalarına seker fabrikalarına calısan tıptır onların verdigi hasarları tamir etmeye calısır.


    cıkıpta adam gibi 3 5 doktor gercegi anlatır onlarıda afaroz ederler.








    a. Kan kolesterol duzeyi ile kalp hastaliklari arasindaki iliskiyi inceleyen arastirmalarin en buyuklerinden birisi Framingham arastirmasidir. 1950’li yillarda gerceklesen ve 300 binden fazla orta yasli erkegin incelendigi bu arastirmada gorulmustur kan kolesterol degerleri genellikle dusuk olan 30’lu yaslarda iliski bulunurken, kolesterolun genellikle daha yuksek seyrettigi ve kalp krizi riskinin daha yuksek oldugu 50’li yaslarda hicbir iliski bulunamamistir.

    b. Dr. Harlan Krumbholz Yale Universitesi’nde 1000 kadar yasli insani inceleyen ve 4 sene suren arastirmasinda gozlemlemistir ki dusuk kolesterole sahip bireyler, yuksek kolesterole sahip bireylere gore 2 misli daha fazla kalp krizi gecirmektedir. Varilan sonuc sudur: Serum kolesterolundeki her bir miligramlik dusus, koroner hastalik riskini %11 arttirmaktadir.

    c. Kanadali Dr. Gilles Dagenais, 5000 orta yasliyi inceleyen ve 12 sene suren artastirmasinda kolesterol seviyesi ile kalp hastaliklari arasinda hicbir iliski bulamamistir.

    d. Ayni sekilde Isvecli Dr. Lars Carlson hastanesinde dusuk kolesterole sahip bireyler ile yuksek kolesterole sahip bireyler esit oranlarda kardiyovaskuler hastaliklara yakalanmislardir.

    e. Rusya’da Dr. Dimitri Shestov ve arkadaslari, dusuk kolesterolun kalp hastaligi riskini daha fazla arttirdigini gormuslerdir.

    f. Fransiz Dr. Bernard Forette Paris’teki arastirmasinda en yuksek kolesterole sahip kadinlarin, en uzun yasadigini bulmustur. Oyle ki dusuk kolesterole sahip kadinlardaki olum ve hastalik orani, yuksek kolesterole sahip kadinlara oranla 5 misli daha fazladir.

    Bir risk faktorunun ciddi olabilmesi icin, herseyden once aksini gosteren hicbir bilimsel arastirma olmamasi gerekir ki yukaridaki arastirmalar bu olasiligi ortadan kaldirmaktadir. Ustelik eger bir risk faktoru ciddi ise; ulke, irk, cinsiyet, yas vb. faktorler ne olursa olsun saglam sekilde ayakta durabilmelidir.
     
    ikaya2134 bunu beğendi.
  19. MERAKLI
    Offline

    MERAKLI Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    485
    Beğenileri:
    152
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    ÖĞRENCİ
    Yer:
    KIRIKKALE

    akciğer kolestrol mü üretir kime ne anlatıyorumki ben tamam sen doğrusun doğrusunu biliyorsun. İyi akşamlar...
     
  20. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    sadece kacıyorsun akciger ve karacigeri karıstırdıgım icin :) sanki yazımın basından beri karacigerin kolestrol urettiginden bahsetmiyoruz :)

    sen bildigin gibi yasamaya devam vucudun bir yere kadar toksinleri biriktirir ve seni ilac firmalarının kucagına oturtur....


    bunu yazarken kanter icinde spordan gelmistim aklım spordaydı

    kolestrolu karaciger uretir aycicek margarin un ve sekerin damarlara verdigi hasar karsılıgında damalardan kanın rahat gecmesi icin

    yukarda da ornekler var kabul edemedigin sanırım tartısmayı sevmiyorsun ama bunlar gercek bilgi :)


    a. Kan kolesterol duzeyi ile kalp hastaliklari arasindaki iliskiyi inceleyen arastirmalarin en buyuklerinden birisi Framingham arastirmasidir. 1950’li yillarda gerceklesen ve 300 binden fazla orta yasli erkegin incelendigi bu arastirmada gorulmustur kan kolesterol degerleri genellikle dusuk olan 30’lu yaslarda iliski bulunurken, kolesterolun genellikle daha yuksek seyrettigi ve kalp krizi riskinin daha yuksek oldugu 50’li yaslarda hicbir iliski bulunamamistir.

    b. Dr. Harlan Krumbholz Yale Universitesi’nde 1000 kadar yasli insani inceleyen ve 4 sene suren arastirmasinda gozlemlemistir ki dusuk kolesterole sahip bireyler, yuksek kolesterole sahip bireylere gore 2 misli daha fazla kalp krizi gecirmektedir. Varilan sonuc sudur: Serum kolesterolundeki her bir miligramlik dusus, koroner hastalik riskini %11 arttirmaktadir.

    c. Kanadali Dr. Gilles Dagenais, 5000 orta yasliyi inceleyen ve 12 sene suren artastirmasinda kolesterol seviyesi ile kalp hastaliklari arasinda hicbir iliski bulamamistir.

    d. Ayni sekilde Isvecli Dr. Lars Carlson hastanesinde dusuk kolesterole sahip bireyler ile yuksek kolesterole sahip bireyler esit oranlarda kardiyovaskuler hastaliklara yakalanmislardir.

    e. Rusya’da Dr. Dimitri Shestov ve arkadaslari, dusuk kolesterolun kalp hastaligi riskini daha fazla arttirdigini gormuslerdir.

    f. Fransiz Dr. Bernard Forette Paris’teki arastirmasinda en yuksek kolesterole sahip kadinlarin, en uzun yasadigini bulmustur. Oyle ki dusuk kolesterole sahip kadinlardaki olum ve hastalik orani, yuksek kolesterole sahip kadinlara oranla 5 misli daha fazladir.

    Bir risk faktorunun ciddi olabilmesi icin, herseyden once aksini gosteren hicbir bilimsel arastirma olmamasi gerekir ki yukaridaki arastirmalar bu olasiligi ortadan kaldirmaktadir. Ustelik eger bir risk faktoru ciddi ise; ulke, irk, cinsiyet, yas vb. faktorler ne olursa olsun saglam sekilde ayakta durabilmelidir.
     

Sayfayı Paylaş