egzersiz ortamı ve ısısı

Konusu 'Bayanlar Özel - Fitness ve Antrenman' forumundadır ve fırat 26 tarafından 7 Haziran 2006 başlatılmıştır.

  1. fırat 26
    Offline

    fırat 26 Üye

    Katılım:
    9 Şubat 2006
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    18
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    MASKOTLUK BİTTİ
    EGZERSİZ VE ORTAM ISISI

    Sıcak ortamda egzersiz: Vücudun sıcağa tahammülü ortamın nem derecesi ile ilişkilidir. Kuru ve akımlı bir havada 50-55 dereceye kadar vücut ısısı yükselmez, buharlaşma yoluyla iç ısı sabit tutulabilir.

    Ancak ortam % 100 nemlenir ise, çevre ısısı 35 derecenin üzerine çıkar çıkmaz vücut ısısı yükselmeye başlar. Eğer kişi egzersiz yapıyorsa bu kritik değer 30 derecenin altına inebilir.37 derece civarında olan vücut iç ısısı, egzersizde 40 dereceye çıkabilir, iç ısı 42-43 derece üzerine çıkarsa sıcak çarpması meydana gelir.

    Özet olarak aşırı sıcak ortamda görülen değişikliklere bakacak olursak;

    Egzersiz, kaslara doğru daha fazla oksijen, dolayısıyla daha fazla kan akımı ihtiyacını artırır, aynı anda iç ısı üretimi artar. Sıcak ortamdaki egzersiz esnasında kardiyak çıktının büyük bir bölümü çalışan kaslar ve deri tarafından paylaşılır. Çünkü kan hacmi sınırlıdır (5 litre). Egzersiz ortaya karışık problemler çıkarabilir; otomatik olarak kan akımının bu bölgelerden birine doğru fazla akışı diğerini sınırlar.Vücut ısısı artığı zaman, dolaşım sistemi kanı deri yüzeyine gönderir, bu aşırı ısı ancak kan akımı deri yüzeyine gönderilirse uzaklaştırılabilir. Lokal deri dolaşımının ana fonksiyonu ısıyı uzaklaştırmaktır.

    Bununla birlikte, çalışan kas ihtiyacı olan kanın deriye gönderilmesine izin vermez, kasın istekleri ısının deri yüzeyine iletimini engeller. Bu noktada, vücut egzersizin artan ihtiyaçlarını uzun süre karşılayamaz; ne deri ne de kaslar yeterli kan akımını alamazlar. Sonuç olarak performans engellenir, iç ısı artar, sıcak çarpması riski artar.

    - kanın bu iki bölgeye dağılımı, diğer bölgelere olan kan akımını sınırlar, kalbe dönen kan hacmi azalır, diyastol sonu hacim azalır, atım hacmi azalır, kardiyak çıktı üst düzeye ulaşamaz.

    - terlemeyle ilave sıvı kaybı toplam kan hacminde azalmaya yol açar,

    - egzersiz aşırı olarak, özellikle çok sıcak bir ortamda yapılırsa, sistemik kan basıncı düşmeye başlar ve uyumlu olarak beyin kan akımında azalma görülür, bu durum bilincin engellenmesine yol açar.

    - birey sorulara bilinçsiz cevaplar verebilir, teknik hatalar yapabilir ve kaza riski artar.

    - beyine ve beynin kontrol merkezlerine kan akımının azalması postural dengeyi ve koordinasyonu bozar, sendeleme ortaya çıkar ve sonunda kollaps oluşabilir.

    Sıcaklığın Yol Açtığı Düzensizlikler

    1.Sıcaklık krampı; sıcaklık düzensizliklerinin en az ciddi olanıdır. İskelet kası krampları ile belirgindir. Egzersiz esnasında yoğun olarak kullanılan kaslarda görülür. Bu karışıklık aşırı terlemeden kaynaklanan sıvı ve mineral kaybından kaynaklanır.

    Tedavi; birey serin bir ortama taşınır, sıvı ya da tuzlu içecekler verilir.

    2.Sıcaklık bitkinliği; tipik olarak aşırı yorgunluk belirtileri ile ortaya çıkar; soluk soluğa kalma, baş dönmesi, kusma, baygınlık, soğuk ve nemli ya da sıcak ve kuru deri, hipotansiyon ve zayıf, hızlı nabız; bu, dolaşım sisteminin vücut ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadığının belirtisidir.

    Sıcak ortamdaki egzersizde çalışan kasların ve derinin karşılıklı olarak total kan hacmini paylaşmak için yarıştıklarını hatırlayalım. Sıcaklık bitkinliği, bu isteklerin aynı anda karşılanamadığı zaman ortaya çıkar. Bu düzensizlik, tipik olarak kan hacmi azaldığında, aşırı terlemeyle sıvı ve mineral kaybının beraber olduğu zaman ortaya çıkar.

    Sıcak bitkinliğinde vücut ısı düzenleme mekanizması işlev görmektedir fakat yetersiz kan hacminden dolayı, sistem kanı deriye tam olarak dağıtamaz.

    Sıcaklık bitkinliği, sıcakta, hafif ve ılımlı egzersiz esnasında da oluşur. Genellikle yüksek rektal ısıyı beraberinde getirmez. Sıcak stresinden kollape bazı bireyler sıcaklık bitkinliği belirtileri gösterirler fakat iç ısı 39 derecenin altındadır. Düşük kondisyonlu ya da sıcağa uyum sağlamamış bireyler, sıcaklık bitkinliğine daha fazla maruz kalırlar.

    Tedavi; birey serin bir ortama taşınır, ayaklar kaldırılır (şoktan korunmak için). Şayet kişinin bilinci açık ise genellikle tuzlu su verilmesi önerilir. Bilinç kapalı ise medikal şartlar altında intravenöz tuzlu solüsyon verilir. Şayet tedavi edilmezse sıcaklık bitkinliği, sıcak çarpmasına doğru gelişim gösterir.

    3.Sıcak çarpması; yaşamı tehdit eden sıcaklığın yol açtığı düzensizliklerdendir ve acil medikal özen gerektirir.

    Vücudun sıcağa tahammülü ortamın nem derecesi ile yakından ilişkilidir. Kuru ve akımlı bir havada 50 –55 dereceye kadar vücut ısısı yükselmez, buharlaşma yoluyla ısı sabit tutulabilir

    Ancak aynı ortam %100 nemlenir ise, çevre ısısı 35 derece üzerine çıkar çıkmaz vücut ısısı yükselmeye başlar. Vücut su içindeyken de durum böyledir. Eğer kişi bir aktivite yapıyor ise bu kritik değer 30 derecenin altına inebilir.

    Vücut ısısı 42 –43 derecenin üzerine çıkınca sıcak çarpması meydana gelir. Bu durumda vücut ısı kontrol mekanizmasının rolü azalır veya ortadan kalkabilir. Müdahale edilmezse nöron hasarı ve diğer organ hasarları kaçınılmazdır

    Belirtileri:

    - iç ısının 40 derece üzerine çıkması

    - terlemenin durması

    - sıcak ve kuru deri

    - hızlı solunum ve nabız

    - genellikle hipertansiyon

    - şaşkınlık, kafa karışıklığı ve

    - bilinç kaybı

    Tedavi; şayet gereken bakım yapılmazsa olay komaya doğru gider ve çabucak ölüm gelir. vücut çabucak soğuk su banyosuna veya buza konur (bunun riski kontrol edilemeyen ani titreme ile ısı üretimi olmasıdır), su püskürtme ile soğutma daha etkilidir ya da vücut ıslak bir çarşafa sarılabilir.

    Bu düzensizlikler vücut ısı düzenleme mekanizmalarının kaybolmasından kaynaklanır. Egzersiz esnasında vücudun ısı üretimi, egzersiz şiddetine ve vücut ağırlığına bağlıdır. O halde ağır sporcular, hafif sporculara göre aynı mesafede daha fazla ısı üretme riskiyle koşarlar.

    Soğuk ortamda egzersiz: Vücut ısısı 28 derecenin altına indiği zaman, vücudun ısı kontrol merkezleri işlevini kaybeder. Merkezi sinir sistemi etkilenir. Önce üyelerde uyuşma, sonra uyku ve koma sonucu ölüm kaçınılmazdır.

    - egzersiz soğuk ortamda yapıldığı zaman, vücut deri yüzeyindeki kan akımını azaltır, bu vücut ısısını koruma girişimidir.

    - soğukta yapılan egzersizde kas ısısı, lokal doku viskozitesinin artışı ile, ılımlı çevreye göre düşüktür. Bu durumda performansta bozulma ve kas-iskelet sisteminde yaralanma riskinde artış olabilir.

    - deri düzeyinde vasokonstriksiyon üyelerde hissizlik ve ince hareketleri engelleyen hantallık oluşur
     
  2. StRoNgMaN
    Offline

    StRoNgMaN Yeni Üye

    Katılım:
    18 Eylül 2005
    Mesajlar:
    462
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    sporcu
    Yer:
    istanbul
    tesekkürler fırat 26 sağolasın ,uper
     

Sayfayı Paylaş