Buğday Ruşeymi

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve Rpac tarafından 4 Kasım 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 4 üye.
  1. Rpac
    Offline

    Rpac Üye

    Katılım:
    3 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.403
    Beğenileri:
    1.543
    Ödül Puanları:
    123
    Buğday ruşeymi, tanenin filizlendiği bölgedir.Buğdayın işlenerek una dönüştürülmesi sürecinde özel ayrıştırma işlemleri sonucunda 1 tonundan sadece 1 kilogram elde edilir.Muhteviyatında yüksek miktarda A,E ve B1 vitamini, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve proteinler ile minerallerden çinko, manganez ve krom bulunmaktadır. Döllenmeden sonra oluşan tohumda bitki embriyosu ile beraber besin deposu bulunur. Embriyo, bitkinin küçük bir kopyasını içinde barındırır. Besin deposu ise, bitki kendi besinini üretebilecek hale gelene kadar embriyonun büyümesini sağlayacaktır.
    Döllenmeden sonra tohum oluşurken bitki türüne göre nişasta ve protein ile birlikte şeker ve yağ da tohumla birlikte besin olarak depolanır. Nişasta tohum için gerekli olan enerji kaynağını sağlar. Depolanmış proteinler de bitki açısından önemli olan diğer proteinleri inşa etmek için embriyonun ihtiyaç duyacağı aminoasitleri sağlayacaktır. Buğdaydaki toplam proteinin yaklaşık % 8’ini içeren ruşeymin protein miktarı % 30 civarındadır. ​

    Buğday ruşeymi tüm tanenin % 2-3’ünü oluşturur ve gıdalarda, kozmetikte aranan bir üründür. Gıda kullanımına uygun olan ruşeym oranı en fazla % 0,5’tir. Geleneksel bir değirmen sisteminde ruşeym, kepek azaltma pasajlarında elde edilir.
    İçinde vücut için gerekli besin öğelerinin bir çoğunu yüksek miktarda içeren buğday ruşeymi, değerli bir maddedir. Bu maddenin % 15 oranında ekmeğe ilave edilmesi ile besin değeri yüksek, oldukça lezzetli ve iç yapısı homojen bir ekmek elde edilmiştir. Bu ekmeğin yeni bir çeşit ekmek olarak piyasaya sunulması, yeterli ve dengeli beslenme konusunda tüketiciye bir katkı olmuştur.

    Adana'da yaklaşık 50 yıldır faaliyet gösteren Karşıyaka Un Fabrikası Dış Ticaret Müdürü Göktay Dönmez, dünyada ''wheat germ'' olarak bilenen ruşeymi ilk aşamada bir yıl sürecesince fabrika çalışanları ve ailelerinin tüketimine sunduklarını, sonrasında ise pazar olanakları yaratarak son iki yıldır da 250'şer gramlık paketlerde hazırlayarak piyasaya sürdüklerini belirtti. Dönmez, şöyle konuştu:
    ''Avrupa ülkeleri ve ABD'de tüketimi oldukça yaygın olan ruşeym, dayanıklılık süresi çok düşük olduğu için un üretimi sırasında kepekle birlikte ayrıştırılıyor. Biz bu maddeyi özel işlemden geçirdikten sonra çerez kurutma makinesinde belirli bir ısıdan geçirip raf ömrünü uzatıyoruz. Önce poşete, daha sonra özel olarak yaptırdığımız kutulara ambalajlayıp, marketlerde satışa sunuyoruz. Pazar olanaklarını genişletme çabasında olduğumuz bu süreçte ürün, 250'şer gramlık paketlerde ve 5 YTL'den satışa sunuluyor.
    Vitamin açısından yüksek özelliklere sahip olması dolayısıyla ürün sahipleri tarafından toplu alımlarla performanslarını artırmak amacıyla yarış atlarının tüketimine de sunuluyor.''
    Dönmez, doğal afrodizyak özelliği de bulunan ruşeymi, vitamin tableti olarak üretmeyi planladıklarını söyledi.


    ÇÖLYAK HASTALARINA ÖNERİLMİYOR

    Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. D**. Dr. Sertaç Özer de beslenme açısından yararlı olan ruşeymin, her yaşta tüketilebileceğini söyledi.
    Özellikle genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan bağışıklık sistemine bağlı bağırsak problemi olan ''çölyak hastaları'' ve lif kullanımında sakınca bulunanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğine dikkati çeken Özer, kepeğe ve buğday ununa oranla daha zengin olan bu ürünü, bazı firmaların tablet yapma girişiminde bulunduğunu kaydetti.

    KULLANIMI VE YARARLARI

    Ruşeym, soğuk süt veya yoğurt ile karıştırılabiliyor, taze ya da kuru meyveye ilave edilerek zenginleştirilebiliyor. Çorba, salata gibi yiyeceklerin üzerine serpilerek kullanılabiliyor.
    Yemek pişirirken baharat yerine vitamin olarak kullanabilecek bu ürün, anı zamanda dünya mutfağındaki çeşitli yemek tarifleri için tercih ediliyor.
    E vitamininin yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynadığı, bu açıdan zengin olan ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.
    Ruşeymin sinir sistemi hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği, cildi güzelleştirip kırışıklıkları önlediği ve kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanıldığını bilimsel çalışmalarla tespit edildiği kaydedildi.


    Ruşeymli ekmeğin içeriği

    Buğday unu, içme suyu, ruşeym, kepek, gluten, ekmek hamur mayası, Gıda sanayi tuzu, sirke, Ekmek katkı maddesi [Emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, enzim (fungal hemiselülaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)] ve koruyucu (kalsiyum propiyonat)


    100 gr. Ruşeymli Ekmeği'n Besin Değeri:
    Enerji 224 kcal
    Protein 9,5 gr.
    Toplam Yağ 1,85 gr.
    Diyet Lif 6,9 gr.
    Karbonhidrat 42 gr.


    Kaynaklar: www.ihe.com.tr/ekmek_ruseymli.asp

    www.stargazete.com/guncel/hayat-kaynagi-ruseym-satisa-cikti-144198.htm
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 4 Kasım 2008
    diez, gaddarkemal, kara maca ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. Malebolgia
    Offline

    Malebolgia Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul
    Dünyada en çok üretilen ve tüketilen tahıl buğday. Buğday vücudumuz için gerekli olan tüm besin maddelerini içeren besleyici gücü yüksek bir tahıl. İçinde B ve E vitaminleri, Ca, demir, fosfor, potasyum mineralleri var

    Dünyada en çok üretilen ve tüketilen tahıl buğday. Buğday vücudumuz için gerekli olan tüm besin maddelerini içeren besleyici gücü yüksek bir tahıl. İçinde B ve E vitaminleri, Ca, demir, fosfor, potasyum mineralleri var.

    Ekmek ağırlıklı olarak buğday unundan yapılıyor ve Türkiye'de halkın temel gıda maddesi. Kişi başına günlük ekmek tüketimi, 100-800 gr. arasında değişiyor (ortalama 300-400 gr), günlük enerjinin yaklaşık yüzde 40'ı ekmekten sağlanıyor. Bu değer düşük sosyo-ekonomik gruplarda yüzde 60-70'leri buluyor.

    Türkiye hızla kentleşiyor. Çalışan kadın ve yalnız yaşayan kişi sayısı artıyor. Bu yüzden hazır gıda tüketimi de artıyor, hızlı yiyecek ve yemek sektörü de yaygınlaşıyor. Fast food-ayaküstü beslenme toplumun önemli bir kesimi için tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bir yaşam biçimi haline çoktan geldi bile. Bu tip beslenme modelinde ise aslan payı yine ekmeğe-buğday ununa ait.

    Halkımızda ne yazık ki bir beyaz ekmek merakı var. Bu yüzden ekmekler genelde beyaz undan yapılıyor. Beyaz un ne-tam un ne? Aradaki fark pek iyi bilinmiyor.


    Buğday üç bölümden oluşur:

    1- Ruşeym -buğday tanesinin en tepesindeki cücük

    2- Kepek

    3- Ruşeymin altında bulunan, tohum çimlenirken ruşeyme hayat veren gövde kısmı.


    Buğday olduğu gibi öğütüldüğünde bunlar bütünüyle un oluyor. Tam buğdayın içinde;

    1- E vitamini
    2- Omega 3 ve 6 yağ asitleri
    3- Protein
    4- Karbonhidrat
    5- Zengin vitamin ve mineraller
    6- Lif var


    Gelin bunların ne işe yaradığına bakalım:

    E vitamini; En güçlü antioksidan-lardan. Hücre yapısının bozulmasını engelliyor, yani kansere karşı koruyor. Cildi korur, güzelleştirir. Kanın damar içinde pıhtılaşmasını önler, böylece damar sertliği ve tıkanmalarını engeller.

    Omega 3 yağ asitleri: Kolesterolü düşürmede etkili, metabolizmayı hızlandırır, hormonlarımızın yapımında kullanılır, kavrayış, algılama gücünü artırır.

    Omega 6 yağ asitleri: Cilt kuruluğunu giderir, kadınlarda adet dönemimin daha rahat geçmesini sağlar.

    Bu yağlara iyileştirici yağlar da diyoruz. Bunlar beyin-sinir sistemi, bağışıklık sistemi, kalp-damarlar ve cilt için hayati değer taşırlar.

    Protein: Kas-kemik, tırnak-saçlarımızın güçlü olması, hormonlarımızın yapımı, vücudu hastalıklara karşı korumak için mutlaka düzenli olarak almamız gereken bir besin maddesi.

    Karbonhidrat: Sağlıklı bir beslenme biçiminde yediklerimizin yüzde 50'sinin karbonhidrat ağırlıklı olması gerekiyor.

    Vitamin ve mineraller: Vücutta özel biyokimyasal reaksiyonlar için gerekli maddelerdir.

    Lif: Bitkilerin hücre duvarında bulunan bir tür kabonhidrat türü. Kan yağlarını düşürmede, kilo vermede, şeker hastalığından korunmada, sindirim sistemi kanserlerinden korunmada önemli.


    Besleyici kısmı ayrılıyor
    Halkın sevdiği beyaz ekmeği yapmak içinse un rafine ediliyor, unun beyaz olmasını önleyen buğday kepeği ve ruşeym ayrılıyor, buğdayın sadece dolgu kısmı olan gövdesi öğütülüyor. Yani beyaz un üretmek için buğday tanesinin içinden buğday özü ruşeym ile kepek ayrılıyor. Asıl besleyici kısım ise çıkarılan buğday özü ve kepekte bulunuyor.

    Halkımızın çok sevdiği kar beyazı sünger gibi yumuşak, yedikçe yedirten ekmek aslında kof; vitamin-mineral-besin açısından çok fakir bir ekmek.

    Kısacası buğday beyaz un elde etmek için rafine edilirken içindeki besin maddelerinin çoğunu kaybediyor.

    Sonuç: Beyaz undan yapılan sünger ekmek halkımızın açlık duygusunu bastırıyor, ama beslemiyor. Halkımız temel gıda maddesi olan ekmekten alması gereken enerjiyi, besinleri, vitamin ve mineralleri alamıyor. Halkı bu kadar yakından ilgilendiren bir konuda bilgi verilmediğinden halkımız neyin ne olduğunun farkına varamıyor. Bembeyaz, yumuşacık ekmek yiyerek hem sağlığını hem enerjisini kaybediyor.

    Bence besin değeri yüksek ekmeğin yararlarını anlatmak sadece bilim adamları, doktorlara değil, Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı'na ve ekmek üreticilerine de düşüyor. Ortaklaşa verilecek gazete ilanları-tv spotları-halka açık konferanslar-tanıtım programlarıyla bu bilincin yerleşmemesi için hiçbir neden yok. Ülkemizde sağlıklı beslenme bilinci yavaş yavaş oturmaya başlıyor. Önümüzdeki yıllarda sağlıklı yiyecek üreten firmalar en büyük kazancı sağlayan firmalar olacaktır.

    Bence üretip satarken sadece kazanç değil, yarar da sağlamak tüm mesleklerde ana hedeflerimizden biri olmalı.


    28.11.2005




    Kaynak: http://www10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=gulumse_yazar&sid=&yaid=23&hkat=23&hid=7453
     
    gaddarkemal, diez, fehmican ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  3. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Lezzet uğruna yapılan fedakarlık kalıcı bir hale geldiği için toplumumuzun önemli bir kısmı beyaz unla yapılan ekmekten başka ekmek bilmiyor adeta, biliyor ama kullanmıyor doğrusu.Çünkü beyaz ekmeğin eksikliklerini ve tam buğdaylı ekmeğin faydalarını bilmiyor.

    Dinimizce de 1400 yıl önce tüketilmesi teşvik edilen tam buğdaylı ekmek ne gariptir ki bugün başka dinlerin hüküm sürdüğü topraklarda revaçta.

    Halbuki iktisadi olarak tam buğday ununun maliyeti daha ucuzdur. Halkın alışkanlıklarını değiştirmenin tek yolu bu seçimi yine halkın kendisinin yapmasıyla olur. Halkın seçimlerini değiştirmesi için etkin bilinçlendirme şart.

    Ruşeym detayını hatırlatan arkadaşa teşekkürler. Herkesin tam buğdaylı ekmek tüketmesini dilerim.
     
  4. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.493
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    gerçekten çok önemli bir konu bu kadar besleyici bir tahılın bu kadar fos hale getirilmesi mevzusu..

    buğday proteini ve diğer besleyici özellikleri ile ilgili Flex'te debir makale vardı..bulabilirsem çevirip yayınlayacam inşallah..
     
    Rpac bunu beğendi.
  5. gakkos
    Offline

    gakkos Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2006
    Mesajlar:
    445
    Beğenileri:
    636
    Ödül Puanları:
    103
    Meslek:
    tekstil
    Yer:
    istanbul
    Bu üründe güzel.. fiyatı 6 TL

    [​IMG]
    Lif değeri yüksek lezzetli bir besindir.
    Sofranıza güzel bir tat ve ekstra besin katar.
    E Vitamini: Vücut dokusundaki yağları oksidasyondan korumada,
    B1 Vitamini: Karbonhidratlardan enerji sağlanmasında ve büyümede,
    B2 Vitamini: Bağışıklık ve sindirim sisteminin çalışmasında,
    Demir: Kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda,
    Niasin: Normal büyümede ve gelişmede, enerji metabolizması ve doku oluşumunda,

    Modern tıp tedavisine ek olarak kullanılabilecek bitkisel gıda takviyesidir.



    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 15:06 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 14:58 ----------

    [​IMG]
     
  6. ercan gürgöze
    Offline

    ercan gürgöze Üye

    Katılım:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    2.033
    Beğenileri:
    1.331
    Ödül Puanları:
    123
    buğday iyidir ,ancak bayağı alerjik sorunlar da yaratabilir..

    .gerçi, bizim gibi "tarım -buğday "yiyicileri için durum biraz farklı olabilir ,ancak "buğday ürünlerine "karşı dünyada birçok insanın "alerjik ve hastalık (otizm vb) riskini de yabana atmamak gereir...ve hele "anadolu buğdayının "yerine hiç de aynı özellikleri taşımayan yabancı buğday türleri ile bunun arasındaki çok önemli farklar sistemimizi abandone edebilir ve etmekte zaten...((

    ve hele "otizm" konusu artmakla birlikte hala "buğdy" ile olan ilişkileri konusunda çeşitli araştırmalar devam etmekte...

    belki biraz lüks sayılabilir,ancak çok titizlik söz ,seçicilik konusuysa "buğday -tam buğday" a karşı kişinin alerjik durumun ortaya konması önemli...bu yapılamyacaksa bile , "genoitip beslenme " kuralları bu riski aza indirmekte önemli...
     
    Danny Boy bunu beğendi.
  7. Chukymucky
    Offline

    Chukymucky Üye

    Katılım:
    11 Ocak 2016
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Doğalsan Buğday Ruşeymi'ni alıyorum. Paket - 300g/ 3.75tl

    (100gr)
    Enerji: 364 Kcal.
    Yağ: 7.5 g
    Karbonhidrat: 40.1 g
    Lif: 22 g
    Protein: 22.7 g
    E Vitamini: 12.1 mg

    Lifalif/Kuru Meyve/Süt karışımına katarak kullanıyorum, varlığı hissedilmiyor bile
     

Sayfayı Paylaş