Bilinenin Aksine Maya

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve ozge_cakir00(instagram) tarafından 5 Temmuz 2014 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. ozge_cakir00(instagram)
    Offline

    ozge_cakir00(instagram) Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2014
    Mesajlar:
    76
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Social Worker, Psychologist
    Yer:
    Ankara
    Hani şu hamur işlerinde kullandığımız, minik minik, yuvarlak taneciklerden oluşan maya…
    İşte şimdi o mucize taneciklerin, mayanın faydalarından bahsedeceğim.
    Yapılan araştırmalar mayadaki genlerin insan genlerine çok benzediğini ortaya koyuyor. Şaşırtıcı zenginlikteki içeriğinden dolayı gelişmiş ülkelerde sadece katkı maddesi olarak değil, hem sofralarda hem tabletler şeklinde ilaç olarak kullanılıyor.

    Şimdi mayayı bu kadar değerli yapan içerik neymiş bir bakalım:

    Maya yüzde 50 oranında protein, B grubu vitaminler, demir, krom, potasyum, magnezyum, fosfor, çinko ve selenyum gibi mineraller içeriyor. Ayrıca proteinleri oluşturan temel yapı taşı olan aminoasit özleri bakımından da çok zengin.

    Hal böyle olunca anlıyoruz ki mayayı hemen herkesin tüketmesi gerekiyor. İsterseniz kim, neden kullanmalı bu mayayı biraz daha detaylı bakalım.

    Aslında herkes kullanmalı!




    Anne adayları, sporcular, çocuklar, gençler, yaşlılar, nekahat döneminde olanlar, ağır işlerde çalışanlar, yoğun stres altında olanlar… Herkes!


    Bir kere daha sağlıklı ve enerjik olmak istiyorsanız mayayı beslenmenize mutlaka dahil etmelisiniz.

    Maya en başta, zengin içeriğinden dolayı vücudun tüm ihtiyacını karşılayarak bağışıklığı güçlendiriyorve hastalıklara karşı görünmez bir duvar örüyor. Bunun yanında tüm bedeni olumsuz etkileyen strese karşı, içeriğindeki B vitaminleri sayesinde çok etkili bir silah görevi görüyor. Sinir hücrelerini güçlendiriyor ve ömürlerini uzatıyor. Sinir sisteminin düzenli ve sağlıklı işlemesini sağlıyor.

    Fiziksel ve ruhsal açıdan güçlendirip yorgunluğu ve asabiyeti önlüyor. Dolayısıyla konsantrasyonu da olumlu anlamda etkiliyor. Ayrıca stres altında artan mide asidini önleyerek sindirime de katkı sağlıyor.

    Maya aynı zamanda anne karnındaki ceninin gelişimine büyük katkı sağlayacak kadar da kıymetli. Hamilelik döneminde artan ihtiyaçları karşılamada yine imdada maya yetişiyor.

    Mayadaki zengin B9 vitamini (folik asit) hamilelerde çok sık rastlanan anemiyi engelliyor ve yeni hücrelerin (plasenta gibi) üretimini sağlıyor. Cenindeki sinirsel hücrelerin gelişiminde de rol oynuyor. Yetişkin bir insanın günlük folik asit gereksinimi 3 mg iken hamilelik döneminde bu miktar 7.5 miligrama çıkıyor. Bu nedenle anne adaylarının mayalı yiyecekleri, bu dönemde beslenme programlarına almaları büyük önem taşıyor.

    Önemli görevleri bulunan ve bu nedenle yoğun çalışan ve stres altında olan karaciğer için büyük bir destekçi. Çünkü karaciğeri toksinlerden arındırıyor. İçeriğindeki yağ dönüştürücü bir madde olan colina ile, vücuda giren yağları organizma tarafından en iyi şekilde kullanılacak hale getiriyor ve böylece karaciğerde birikmesini önlüyor.

    Karaciğer sorunlarının cilde olumsuz etkilerini düşünecek olursak dolaylı olarak karaciğer rahatsızlıklarından kaynaklanan cilt problemlerinin de önüne geçiyor.

    Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden alerjileri de engelliyor.

    Cildin mat ve pürüzlü görünmesine yol açan mide problemlerini gideriyor.

    Cildinizi nemlendirmek ve korumak için zengin içeriğe sahip mayadan yararlanabilirsiniz. İçerdiği yoğun protein ile maya, cildin oksijen almasını ve yeniden yapılanmasını sağlıyor. Yüksek miktardaki potasyum sayesinde ise dokularda biriken toksinlerin atılmasını sağlıyor. Cildi adeta yenileyerek taze ve pürüzsüz görünmesini sağlıyor.B2 ve B6 vitaminleri sayesinde cildin yağ dengesini ayarlayarak akne ve sivilceye karşı etkili oluyor.

    Yani maya cildi hem içeriden hem dışarıdan besliyor.

    Maya ellerinde dostu. Maya ile hazırlayacağınız dört dörtlük bir el kremi -el bakım maskesi de diyebiliriz-bu aylardan itibaren kurtarıcınız olacaktır. Çünkü bu maske eldeki çatlakları hızla onarıyor.

    Çatlaklar demişken, mayanın iyi bir mikrop öldürücü olduğu çok eski zamanlarda keşfedilmiş ve bu nedenle yara merhemi olarak uzun süre kullanılmış. Yani maya yaraları dezenfekte etmek ve çabuk kapanmasını sağlamak için de kullanılıyor.

    Saçlara gelince; özellikle stresten kaynaklanan saç dökülmesini önleyen maya aynı zamanda saçların sağlıklı uzamasını sağlıyor. İçeriğindeki B5 vitamini, saç sağlığı için çok önemli olan keratin oluşumunu uyarıyor. Kısaca, saçın her türlü ihtiyacını karşılıyor.

    Sporcular da kullanmalı. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi doğadaki en zengin amino asit özleri, protein, vitamin ve mineraller mayada mevcut. Özellikle B grubu vitaminler sporcular için son derece faydalı. Maya organizmanın kimyevi aktivitelerini uyararak en iyi biçimde çalışmasını sağlıyor. Yağ ve karbonhidrattan yoksun olduğu için hazmı kolaylaştırıyor. Dolayısıyla sporcuların beslenme programında maya bir şekilde yer almalı.

    Sodyum ve şeker açısından yoksun olan maya, özellikle diyabet ve 'ipoglisemi'den (kan şekeri oranının düşmesi) yakınanlar için de ideal. İçeriğindeki krom, kandaki yağ ve şeker düzeyini azaltan insülinin hareketini güçlendiriyor. Çinko minerali ise glisemi (kandaki yüksek şeker oranı) düzeyini düşürüyor.

    Diyet yapıyorsanız yine mayanın desteğine ihtiyacınız olacak. Çünkü sağlıklı bir diyet programında yer alan besinlerin vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor. Maya zengin içeriği ile bu ihtiyaçların büyük bölümünü karşılayacak nitelikte. Ayrıca bilinçsizce uygulanan zayıflama diyetleri sırasında bağırsaklardaki yararlı bakterilerin kaybedilmesi söz konusu olabiliyor. Maya böyle durumlarda yararlı bakterileri güçlendirdiğinden, dengeyi sağlamış oluyor.

    Sözün özü, maya hemen her konuda ihtiyacımıza cevap veriyor. Bu nedenle onu sadece bir katkı maddesi olarak görmek haksızlık olur.Sabah kahvaltılarında süte ya da meyve suyuna karıştırıp içebilir ( 1 su bardağına 1 tatlı kaşığı kuru maya) ; salata ve mezelere serperek kullanım alanını genişletebilirsiniz.

    Kaynakça: Bakın Su Mayanın Yaptıklarına! ~ Kozmik Bakım
     
    göbeklisporcu ve prediction bunu beğendi.
  2. SemihCebraiL
    Offline

    SemihCebraiL Üye

    Katılım:
    21 Haziran 2012
    Mesajlar:
    588
    Beğenileri:
    257
    Ödül Puanları:
    73
    pakmaya falan onlar mi o_O :D
     
  3. Lorethlorien
    Offline

    Lorethlorien Üye

    Katılım:
    6 Haziran 2014
    Mesajlar:
    534
    Beğenileri:
    403
    Ödül Puanları:
    63
    Cinsiyet:
    Bay
    harika gerçekten. her gün 30-40gr protein açığım oluyordu sayenizde olmayacak teşekkürler
     
    ozge_cakir00(instagram) bunu beğendi.
  4. ozge_cakir00(instagram)
    Offline

    ozge_cakir00(instagram) Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2014
    Mesajlar:
    76
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Social Worker, Psychologist
    Yer:
    Ankara
    Evde ekmek yapımı için yaptığım detaylı araştırmanın sonucu... Araştırmayı kuru maya için yapmıştım ;) Pakmaya Kuru Maya
    Besin Değeri
    *100 gr ürün için
    Kalori359
    Yağ kaynaklı kalori50
    Yağ6 g
    Doymuş yağ1 g
    Trans yağ0 g
    Karbonhidratlar33 g
    Lif14 g
    Şeker0 g
    Protein41 g
    Nem%8
     
  5. Mustimusti
    Offline

    Mustimusti Üye

    Katılım:
    18 Şubat 2014
    Mesajlar:
    421
    Beğenileri:
    402
    Ödül Puanları:
    63
    Cinsiyet:
    Bay
    Hemen her türlü ekmeğin üretiminde maya kullanılır. Ekmeği fırında pişirdiğimiz zaman, maya sporları havada sürekli hareket eder ve ekmeğin kabuğunda birikir. Bu sporlar ekmekle birlikte sindirim kanallarımıza gider ve burada harekete geçer.
    Amerika’da yapılan bazı araştırmalar, ekmek yapımında kullanılan mayanın bedenimizdeki kanserli hücreleri harekete geçirdiğini göstermektedir. Mayalı ekmek yediğimiz zaman, sindirim kanallarımızı, maya ile bağırsaklarımızdaki mikroflora arasında geçen bir “savaş alanına” çeviririz. Mayalı ekmeği çocukluğumuzdan itibaren yemeye başladığımız için, sağlıklı bir bağırsak florası ender rastlanan bir durumdur.
    Kabızlık, şişkinlik ve sindirim sistemi hastalıkları, çoğu zaman maya kullanılarak yapılan ekmek ve benzeri rafine un ürünlerinin çok fazla tüketilmesi üzerine ortaya çıkar.
    Mayasız ekmek
    (Maya kullanılmaksızın yalnızca buğday unu ve su kullanılarak yapılan ekmek)
    Mayalı ekmek ilk kez on beş bin yıl evvel Mısır’da yapılmıştır ve olumsuz etkileri uzun zamandan beri bilinmektedir. Aslında pek çok toplum da mayalı ekmekten kaçınmıştır. Hatta bu âdetlerini dinsel zorunluluklar halinde korumuşlardır. Örneğin İncil’de şöyle yazar: “Mayalı hiçbir şey yemeyesiniz; nereye yerleşirseniz yerleşiniz, yalnızca mayasız ekmek yiyesiniz.” Bu çok akıllıca ve işe yarayan bir öğüttür. Kabarmış ekmek ve benzeri mayalı, unlu mamulleri yemekten vazgeçmek, bazı insanlar için çok rahatsız edici bir düşünce olabilir ancak eğer sağlığınıza değer veriyorsanız, bu adımı atmanız gerekir.
    Rafine edilmemiş undan ve maya kullanılmaksızın yapılmış olan ekmek yemek sizin için çok daha yararlıdır.(alıntıdır)

    Yillardir bunlari duyup dikkate aldik.acikcasi ilginc geldi konu basligi.
     
  6. ozge_cakir00(instagram)
    Offline

    ozge_cakir00(instagram) Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2014
    Mesajlar:
    76
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Social Worker, Psychologist
    Yer:
    Ankara
    Durağan olmayan bilim dünyası her gün yeni ve farklı bilgilerle karşı karşıya... Doğru bildiğimiz bazı bilgiler gün geliyor bilim dünyası tarafından yalanlanıyor. Geçmişte kahvenin kanserojen madde içerdiğine ve selulit yaptığına dair bilgi varken şimdi tam tersi iddia ediliyor. Doğrusu ben de araştırana kadar mayayı bu şekilde biliyordum.
     
    göbeklisporcu bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş