Beslenmeyle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve rikimmarru tarafından 14 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. rikimmarru
    Offline

    rikimmarru Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Cinsiyet:
    Bay
    Öncelikle herkese selamlar...
    Birkaç gündür çeşitli Google aramaları neticesinde bu forumun ilgili sayfalarına ulaşarak, birçok farklı başlığı okuma imkanı buldum. Okuduklarımdan sonra da üye olarak, şu mesajı yazmam gerektiğine kanaat getirdim. Zira gördüğüm, beslenmeyle ilgili çok ama çok yanlış bilgilere sahip olunduğu.

    Başlamadan evvel burada söyleyeceklerime itiraz edecekler olacaktır illa ki biliyorum. Bilmemkimin sitesinde öyle demiyor çünkü ve senelerdir kimse size bu beslenme olayını bahsettiğim gibi izah etmedi zira....

    Bölgesel yağlarını yakmaya çalışanlardan fazla kilolarından kurtulmak isteyenlere, ince olduğu için kilo almaya çalışanlardan antrenman öncesi ve sonrası nasıl beslenmesi gerektiğini merak edenlere kadar herkesin beslenmeyle yakından ilgili olduğunu gördüm. En azından bu foruma üye olan saygıdeğer arkadaşların... Lakin hala kalori hesapları yapıldığını görmekle birlikte, ısrarlı bir şekilde yağsız yemeye çalışıldığını görüyorum.

    Hem kilo almak, hem kilo vermek, hem antrenman yaparak dilediğiniz gibi bir bedene sahpi olmak için her şeyden önce vücudunuzun neyi yağ olarak depoladığını bilmeniz lazım. Koyunlar sadece ot ve tahıl yemesine karşın nasıl yağlanıyor? Tekirdağ yöresinin koyunları tüm bedeninde, diğer birçok ırk ise nasıl sadece kuyruğun kilolarca yağ depolayabiliyor? Koyunlar yağ mı yiyor? Patates kızarması, cips veya çok yağlı yemek yedikleri için mi bu kadar yağlanıyor? Veya danalar... Demek ki, buğday, arpa veya sadece ot yiyen "memeliler" (bizler de memeliyiz ^^) de yağlanabiliyor...

    İnsan bedeni, tıpkı diğer memeliler gibi sadece şeker ve şeker türevi diye kısaca geçeceğim besin bileşenlerini yağ olarak depolayabilir. Obeziteyle mücadelenin küresel bazda başkenti olan ABD'de yüksek kolesterolün bir hastalık olarak nitelendirilmekten "yavaş yavaş" çıktığı, kalori hesaplayan diyetlerin "birden olmasa da yavaş yavaş" tarihe karıştığı günümüzde bu forumun siz değerli üyeleri lütfen senelerdir yapılan temel yanlışlara düşmeyin. Zira hepinizin emin ki, benden çok daha iyi bildiği üzere bu işin %50'si disiplin bir şekilde çalışmaksa kalan %50 doğru düzgün beslenme ve dinleme...

    Jinekomasti, bel yağlanması veya genel olarak fazla kilo sorunu olan ancak yaptığı antrenmanlara ve özel beslenme programlarına karşın hedefine bir türlü ulaşamayanlar olduğunu hepimiz biliyoruz. He ben nereden biliyorum, kendimden .) Estetiğin son umut görülmesi bile son derece yanlış çünkü doğru beslenme ve egzersiz programlarıyla yakılamayacak yağ yok!

    Her gün 1 litre zeytinyağı içseniz ki, bunun gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir şey olduğunu bilerek ve sadece örnek teşkil etmesi için yazdığımı da belirterek söylüyorum; yine de kilo almazsınız. Neden? Çünkü bedeniniz yağı yağ olarak depolayamaz... Şekeri depolar. Kanser hastalarının canının şeker çektiğini biliyor veya en azından duymuşsunuzdur. Zira kanser hücrelerinin, bedenimizdeki diğer milyarlarca hücreden farklı olarak bir hücre çekirdeği bulunmaz. Şeker bu çekirdeksiz kanser hücrelerinin çok daha hızlı büyümesini ve yayılmasını sağlar ki, bu yüzden kanser teşhisi konan hastaların canı sürekli şekerli şeyler çekse de hekimler hastanın şekerli ürünlerden "mümkün mertebe ve kanserin derecesine, metastazın derecesine göre" uzak durmasını ister. Kanser hücreleri sonradan gelişen bir klinik tablodur ancak doğumdan itibaren insan bedeninde çekirdeksiz hücreler de bulunur ve bedene alınan şeker bu hücreler için gereklidir. Örneğin neredeyse tüm omurgalı canlıların alyuvarları çekirdeksiz hücrelerdir. Bu hücrelerin günlük şeker ihtiyacı ise bazılarının zannettiği gib 50-60 gram da değil, çok ama çok daha azdır.

    Bedeninize şeker almazsanız, yağ olarak depolanabilecek bir yapısal unsur olmadığı için protein ve "yağın" depolanması gibi bir durum söz konusu olmaz. Yağlı yediğiniz için değil, bedeninize şeker aldığınız için kilo alırsınız! Tabi burada şeker derken sadece çaya kahveye atılan, gazlı içeceklerin içinde "bolca" bulunan şekerden bahsetmemekteyim. Zira makarna, ekmek yani uzatmadan unlu mamuller de şeker görevi üstlenir. Bu gibi gıdalar zaten doğada bulunmayan, insanoğlu tarafından besinlerin "işlenmesi neticesinde" sonradan ortaya çıkan ürünler olduğu için "doğal olarak insan bedeni" tarafından besinden ziyade sadece "enerji" olarak kabul edilir. Ve unutmayın ki, insan bedeni fazla enerji bulduğu zaman hiç affetmez hemen depolar :)

    Çok daha uzun ve bilgim dahilinde, dilim döndüğünce mümkün olduğu kadar bilimsel birkaç detaydan bahsedecektim. Ancak ne var ki, yazarken bir umutsuzluğa kapıldım. Hemen altta onlarca yorum gelecekmiş de sanki herkes "yav olur mu öyle şey, saçlama milletten daha mı iyi bileceksin, ben senelerdir kalori hesabı yaparak besleniyorum gayet de fit bir bedenim var" gibisinden yorumlar yazacakmış "gibime" geliyor. İzah edemeyeceğim sanki düşük kalori aldığınız için değil, şeker türevi besinler almadığınız için senelerdir fit bir bedene sahip olduğunuzu...

    Tabi bu yazdıklarımdan; "Ben her gün 5 bin kalori de alsam kilo almam demek ki" gibi düz mantık bir sonuç çıkartılması da yanlış olur. Hiç şeker almadığınız sürece 5 bin kalori alsanız kilo alır mısınız, bu daha uzun bir izah gerektirir ve belki bir başka yazıda değinirim. Son olarak "lütfen" 30 sene evvelin bilgilerini referans alan kişilerin tavsiyelerinden ziyade bugünün araştırmaları neler diyor kısaca da olsa araştırma yapın. Hayatınızdan en fazla keyif aldığınız yiyecekleri çıkartarak, her günü kalori hesabı yaparak geçirmenize aslında gerek yok... He tabi ben ekmeksiz kahvaltı yapamam, bilmem ne tatlısını yemeden duramam, şimdi güzel soslu bir makarna olacaktı diyenlerdenseniz bilemem :)

    Ayrıca yağ yakmak isteyenlerin, bölgesel veya genel olsun fark etmeden öncelikle bedenine yağ yakması için fırsat tanıması gerekir. Bu da hormonlarla olur... Yemek yedikten sonra aldığınız besinlerin glisemik endeksine göre insulinin çok hızlı veya yavaş yavaş arttığını biliyorsunuz. Bedeniniz insilün salgılarken bir yandan da yağları yakamaz. Yağların yakılmasını sağlayan hormonal sistemin çalışması için ilk önce insülinin düşmesi gerekir. Bu da azar azar sık sık yediğiniz de, "yeme sıklığınıza, fizyolojik özelliklerinize, hastalıklarınıza ve genetik özelliklerinize bağlı olarak" bedeninize yağ yakma sistemini çalıştırma fırsatı vermiyorsunuz demek olabilir. Kan şekerinizi 2 saat içinde yavaş yavaş yükselten sağlıklı yiyecekler yerseniz, insulin hangi hızla yükseliyorsa o hızla azalacağı için kan şekerinizin yemek öncesi seviyeye dönmesi 4 saat sürecek demektir. 2 saatte yükselir, 2 saatte düşer hesap basit :) Ancak siz 4 saat olmadan birkaç küçük "düşük kalorili veya değil" atıştırmayla ara öğün yediğinizde, bedene besin girdiği için bu sistem yeniden harekete geçer. Akşam yemeği sonrası bedeninize, uyuyuncaya dek bu fırsatı sağlayabilir ve uyku boyunca da yağların yakılmasını sağlayan hormonal sistemin "daha az efektif şekilde bile olsa" devrede kalmaya devam etmesini sağlayabilirsiniz. Bu yüzden uyku saatiniz ile akşam yemeğiniz arasında "yaklaşık olarak" en az 4 saat olması gerektiği söylenir. Ancak bu durumdan gün içinde yani bedeniniz efektif bir şekilde çalışırken faydalanmak varken sadece bazal metabolizmanın devrede olduğu uyku sırasında istifade etmeye çalışmak arasında da fark vardır. Eminim ki, bu azar azar sık sık yeme olayının da çok doğru olduğunu söyleyenler olacaktır. Hatta bu şekilde çok fazla kilo verdiğini ve fit bir bedene sahip olduğunu dile getirenler de olabilir. Ancak onlar "belki de"; aslında şeker içermeyen besinler yediği, kan şekerlerinin düşmesine izin verdikleri ve kalıtsal olarak biraz da şanslı oldukları için bunu başarmış insanlar. Birçok farklı etken var tabi...

    Sıkılmadan buraya kadar okuyan herkese teşekkür eder, niyetimin kimseyi yermek veya bilgiçlik taslamak olmadığını tekrar belirterek hepinize iyi antrenmanlar dilerim. Yazmaya çalıştıklarımın ne kesin doğru olduğunu, ne herkesin yanlış olduğunu söylüyorum. Sadece bir düşünün ve biraz araştırın. Kendi menfaatinize olur...
     
    Son düzenleme: 14 Ağustos 2014
  2. mevsres
    Offline

    mevsres Üye

    Katılım:
    2 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    676
    Beğenileri:
    508
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Gürcistan
    Yazınız bir yere kadar güzeldi ama bir yerden sonra çok saçma.

    Vücudun yağ olarak depoladığı şeker değil alınan fazla kaloridir.

    Sizin 3000 kalori ihtiyacınız varsa ve 4000 kalori alırsanız vücut ne yaparsanız yapın yağ olarak depolar. İsterseniz sadece sebze yiyin, isterseniz sadece protein iyin ve en sağlıklı besinleri yiyin yine yağ olarak depolar.

    Veya 3000 kalori ihtiyacımız varsa ve 2500 kalori alıyorsunuz diyelim. Siz o 2500 kaloriyi ne yerseniz yiyin, isterseniz sadece şeker yiyin yine kilo verirsiniz.

     
    Son düzenleme: 14 Ağustos 2014
  3. eci
    Offline

    eci Üye

    Katılım:
    27 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    50
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    - Forumda zaten yağsız beslenin diye bir makale görmedim, zeytinyağı, kuruyemiş, avokado gibi besinlerin mutlaka listede olması gerektiğini herkes mutlaka okumuştur forumda.
    - Kalori hesabı yapmayın demişsiniz buna katılmıyorum. Neden yapmayalım, zararı mı var aksine daha bilinçli şekilde beslenmemize yardım ediyor.
    - Öğün sayılarını keyfimizden yükseltmiyoruz zaten. Bir insanın kilo alma döneminde yediklerini 3 öğüne sığdırabileceğini düşünmüyorum, kendi adıma konuşursam imkansız. Ama definasyon döneminde 3 öğün gayet ideal olarak yapılabiliyor.

    Genel olarak emek verip bir makale yazmışsınız elinize sağlık. Ben kendi görüşlerimi yukarıda sıraladım yazınızla ilgili.
     

Sayfayı Paylaş