Tuzu kesmek ne kadar doğru?

Konusu 'Yağ Yakıcılar ve Yağ Yakımı' forumundadır ve Bigdaddy tarafından 5 Nisan 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 9 üye.
  1. Bigdaddy
    Offline

    Bigdaddy Üye

    Katılım:
    2 Mart 2010
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    53
    Evet forumda görebildiğim kadarıyla bu konuya çok değinilmemiş, yağ yakmak için hep 3 beyazı, yani beyaz un, şeker, tuzu kesmek gerektiği belirtiliyor, şeker ve unun esmer alternatifleri var ama tuz tamamen kesilmeli deniyor. Kişisel deneyimlerime göre uzun süre boyunca tuzu diyetten azaltmanın zararları var. Geçen yaza kadar uyguladığım diyette tuzdan olabildiğince uzak durmuştum, sonra oturduğum/yattığım yerden kalktığımda şiddetli baş dönmesi, gözün kararması, dengeyi kaybetme gibi şeyler yaşamaya başladım. Açıkcası önce kalp hastalığından korkup kardiyoloğa gittim, kalbimle ilgili bir sorun çıkmadı, tanı olarak ortostatik hipotansiyon, yani ani tansiyon düşüşü koydu. Bunun nedeni olarak da fazla su ve mineral kaybını gösterdi. Halbuki ben diyetim boyunca bolca su içmiştim, bu nasıl olabilirdi? Tuz kullanıp kullanmadığımı sordu, ben de diyette olduğum için çok azalttığım söyledim, sorunun bundan kaynaklandığı anlaşıldı.
    Arkadaşlar içtiğimiz suyun vücut tarafından tutulabilmesi için tuza ihtiyacı var, izotonik sporcu içeceklerindeki mantık yani.. Özellikle çok terleyen arkadaşlar bolca mineral kaybına uğrar, tuzu keserseniz bu ciddi derecelere varır(benim durumumda olduğu gibi). Tabi bu demek değilki çok tuzlu yiyin yemeklerinizi, normal ölçülerde, spor yaptığınız müddetçe tuz tüketin, o da olmadı maden suyu tüketin. Bunlar benim tecrübelerime dayalı düşüncelerim, saygılar.
     
    mehme7 bunu beğendi.
  2. terkiflimak
    Offline

    terkiflimak Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2010
    Mesajlar:
    176
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    28
    tuz tüketilmeli ben girdiğim hiçbir diyette tuzu tamamen kesmedim zaten çok fazlada tuz tüketen birisi değilimdir. malum tuz iyot barındırır ve iyotta tiroid hormonu için gereklidir. bizim için tek dezavantajı belirttiğiniz gibi su tutmasıdır.
     
  3. estetik fenomen
    Offline

    estetik fenomen Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.122
    Beğenileri:
    614
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    istanbul
    Ne sofrada bulundururum ne de yediklerime tuz ekmekten yanayımdır. Ancak yemek pişerken hatır için yemeğe az bir şey atıp karıştırırım, hatta eskiler bereket olarak görüp yapar bu aş pişerken tuz katma işini. Ayrıca doktor tavsiyesi olmadıkça tuzsuz ekmek gibi icatlara da keza yönelinmemesi taraftarıyımdır. Optimum düzeyde tuz bir şekilde alınmalıdır ama fazlası böbrek ile kalbe ve azıysa beyne zarar olduğunu da söylemek gerekir.
     
  4. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    salata haricinde tuz kullanmam...öğlen yemeğini dışardan yediğim(iz) için genelde tuz ihtiyacı alınmış oluyor.

    hatta "potasyum klorid" kullanmaya özen gösteririm
    table salt substitute.
    kalp için de faydalı.
     
  5. dishiwelet
    Offline

    dishiwelet Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2009
    Mesajlar:
    887
    Beğenileri:
    515
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    fitness antrenörü
    Yer:
    antalya
    tuz ve yag hic kullanmam günlük tuz alımı 1 cay kasıgı yeterlidir denilir cok nadir alırım tuzu özellikle hicbir yedigime atmam sevmemde
     
  6. ercan gürgöze
    Offline

    ercan gürgöze Üye

    Katılım:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    2.033
    Beğenileri:
    1.331
    Ödül Puanları:
    123
    eğer "performans sporcusu " değilseniz ,yani ölümüne antrenman yaparak "ter" atmıyorsanız , ekstra tuz alımı son derece gereksiz...

    zaten, günlük doğal yiyeceklerde , vücut ihtiyacının 5-10 misli tuz ihtivası mevcuttur...

    ancak, ana kriter "ısı ,antrenman yoğunluğu,ter "dir...bu iyi hesaplanmalı...

    kışın, terlenmeden yapılan antrenmanlarda "tuza "kesinlikle gerek yok..
     
    canavar bunu beğendi.
  7. celalcaner
    Offline

    celalcaner Üye

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    430
    Beğenileri:
    86
    Ödül Puanları:
    0
    tuzu tamamen kesmek doğru değil tabiki. vucudun bu tarz elektroliklere ihtiyacı var.
     
  8. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    TUZ

    ihtiyaçtan önce farklı bir özlliği üzrinde durmak istiyorum.

    bilgiğiniz gibi 2 çeşit bakteriler vardır
    1 yararlı bakteriler ( microskop ile balıdığında yuvarlaktırlar )
    2 zararlı bakteriler ( microskop ile balıdığında solucan gibidirler )

    büyük hastalıkların çoğu bakteridir basil şeklince olup kuluçka süreleri farklıdır. insana çeşitli sekillerde vucuduna nufuz ederler ve sonucunda hastalık süreci başlamış olur. insan organizmasındaki yaşayış şekilleri itibariyle ölümcül olabilirler.

    yararlı yuvarlak olan faydalı micro organizmalar özellikle yoğurt ( doğal olmak şartı ile ) sirke ( doğal fermente edilmek şartı ile asit ve katkı ile yapılmış olan değil) peynir ( doğal yapılmak şartı ile ) bulunmaktadır. bunlar zararlıların yaşamasına engel olurlar küçüklüğümüzde zehirlenme belirtileri baş gösterdiğinde yoğurt yerdik bu kavramın nekdar doğru olduğunuz kanıtıdır.

    gelelim konumuzun özüne ve vucudun ihtiyacından çok tuzun varlığımız için önemi.

    bakteri çeşidi ısıya karşı tuza karşı e330 katkı maddeleri

    yararlı bakteri dirençli dirençli dirençsiz

    zararlı bakteri dirençsiz dirençsiz dirençsiz


    bunları göz ününde bulundurursanız öğünlerinizde tuz kullanmanız büyük bir hastalığıda önlemiş olursunuz. özellikle zararlı bakterilerin tuzun bulunduğu ortamda %80 yok olmaktadır. gözlemleyeceğiniz 2 insan düşünün 2 side aynı yiyecekleri hafif bakteri bulunan yiyecekleri yemektedir. fakat gözlem sonucunda tuz kullnanan birey hastalık belirtileri gözlemlenmemiştir. fakat tuz kullanmayan bireyde hastalık belirtileri oluşmuştur.

    örneğin dışarıda bekleyen bir tavuk eti 1.gün sonunda microskop altında bakarsanız zararlı bakterilerin içinde bir dünya kurduğunu göreceksiniz. fakat pişirir veya tuzlarsanız zehirlenmediğinizi göreceksiniz. zehirlenmelerin çoğu tuzsuz veya iyi pişirilmeden yenen yiyeceklerden kaynaklanmaktadır.

    zehirlenmiş insana yoğurt yedirmek ilk yardım olabilir ancak günümüzde yediğimiz yoğurtların içeriğinde e 330 veya e358 bulunmaktadır. bu katkı maddeleri özellikle okuduğum tarım ve köyişleri bakanlığınca yapılan denetleme raporlarında fırınlarda bile bulunmaktadır. bu maddeler yararlı ve zararlı bakterilerin üremesini engellemektedir. kısacası zararlılar ölürkende yararlılarda ölmektedirler.

    bir yoğurdun hakiki olduğunu anlamak için yoğurdu açıyorsunuz 2 gün dolapta bekletiyorsunu 2.gün sonunda yoğurt ekşiyorsa hakiki yoğurttur. ben bunu sadece isim vermek istemiyorum fakat anlayanlar için ----oğlu ( gayette ucuz) yoğurt hakiki yoğurttur.

    yine isim vermek istemediğim da...ne marka fransız ortaklığı yoğurt ise 10 gün dayandığını gözlemledim. aradaki fark hernekdar katkısı deselerde katkı maddesi olduğunun kanıtıdır.

    küçüklüğümde ...oğlu yoğurdun dandik olduğu için ekşidiğimi düşünürdüm fakat insan büyüdükçe ufkumuz açıldıkça bu markanın kadar insan sağlığını düşünen bir firma olduğunu içimden geçiririm.

    gelelim süt'e

    kendi peynirimi yapmış biri olarak ( inek sütünden ) arakdaş vasıtasıyla yaşlı bir amcadan inek sütü satın almıştım ve tüplerimde yararlı bakteri bulunduran bir insanım. bundan çok kaliteli bir peynir yaptım yaklaşık 4 litre sütten 300 gr arası peynir elde edebildim. geri peynir altı suyu oldu ve döküldü her nekadar protein olarak çok kaliteli olsada.

    bir gün bu amca hastalandı ve marketten 4 adet p...r marka süt aldım inanamayacaksınız bırakın pelteyi sıvı halde kaldı. kimyager arkadaşımı aradadım ve durumu izah ettim kendiside bir gıda firmasında bölüm sefi içeriğinde onların katkı maddesi olduğunu ve bu sebeble bunların raf ömrünün uzun olduğunu belirtti. çok şaşırdım.

    ve daha neler öğrendim benim döktüğüm peynir altı suyunu firma sahibi bunu pıhtı şekline sokamazmıyız peynire ilave edemezmiyiz diye soruyormuş. ve daha neler neler.

    yazım biraz fazla oldu hepinizden özür diliyorum gereksiz fazlaca yazdım. kusurumuz varsa lütfen affediniz. belki başlık altında konu açabilirm beslenmeye. hepinize teşekkür ederim.
     
    osman55, builtman, dishiwelet ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  9. BBAnkara
    Offline

    BBAnkara Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2011
    Mesajlar:
    72
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Memur
    Yer:
    Ankara
    atakan_irresistable Bence gayet güzel ve faydalı bir açıklama olmuş..Özür dileyecek bir durum yok ki ortada :D
     
    osman55 ve atakan_irresistable bunu beğendi.
  10. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    yoğurt konusundaki deneyimlerini aktarman süper olmuş.
    teşekkürler atakan
    takipçinim.
     
    atakan_irresistable bunu beğendi.
  11. estetik fenomen
    Offline

    estetik fenomen Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.122
    Beğenileri:
    614
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    istanbul
    Atakan, öncelikle söylemeliyim ki sansürleme biçimin çok akıllıca olmuş ve çok da hoşuma gitti :) Yazı güzel de yemek tarifleri bölümünde şu peynir ve yoğurt yapma konusunu biraz daha detaylı anlatırsan sevinirim. Bir sonraki aşama olarak sağlıklı bir şekilde yağsız peynir ve yoğurt elde edebilir miyiz noktasında ne dersin?
     
  12. umur35
    Offline

    umur35 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.124
    Beğenileri:
    1.023
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İzmir
    Atakan marka adı versen bır sorun olmaz dıye dusunuyorum, p...r'ı anladımda ....oglu yogurt'u anlamadım.. :)

    Soylersen deneyecegım o yogurdu?..

    Ve aynı sekılde sutler hakkında da tavsıyelerın var mı..
    Yaslı amcadan aldıgın sutu kaynattın mı mesela, bızım burada tarımsal arastırma dıye bır yer var orada dedıgın gıbı sut satılıyor sıselere konulup paketlenıp ama cıg sut..
    Bunu kaynatırsak zararlı organızmalar olur ama yararlı enzımlerde olur dıye bılıyorum, ne yapmalı?..

    Kusura bakmayın konu dısı oldu ama atakanın mesajına dayanarak sordum soruyu..
     
    Son düzenleme: 6 Nisan 2011
  13. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    ateşte pişen yoğurt mu yoksa göçebe olan yoğurt mu?
     
    Son düzenleme: 6 Nisan 2011
  14. umur35
    Offline

    umur35 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.124
    Beğenileri:
    1.023
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İzmir
    Harıkasın savas.. :)

    Bende netten arastırdım senın dedıklerıne vardım ama ek olarak bırde yörük'lerın oyle bır yogurdu varmıs.. Acaba hangısı.. :)
     
  15. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    e işte benim dediğim de "göçebe" olan o diğeriydi,
    ama ben ateşte pişen yoğurt olduğunu sanıyorum :)
    migrosta var bildiğim kadarıyla
     
  16. umur35
    Offline

    umur35 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.124
    Beğenileri:
    1.023
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İzmir
    Haaa tamam sımdı anladım, ne bıleyım ılk defa duyuyorum zaten ben ıkısıde var sandım.. :D
     
  17. Bigdaddy
    Offline

    Bigdaddy Üye

    Katılım:
    2 Mart 2010
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    53
    zaten konuyu açmamdaki sebep tuzu olabildiğince akıtın demek değil, fakat bünyesi terlemeye müsait kilo vermek için bir yandan diyet bir yandan kardiyo yapan kişilerin tuzu tamemen kesmemesi gerektiği, sofrada olmasa bile pişerken yemeklere konulmalı. konuyu da yoğurda nasıl getirdiniz hayret bişey :lol:
     
  18. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    pişen yemeğe konulması gereksiz olur kanısındayım zira bakteriler ısı ile yok olacaklardır.

    yoğurda nasıl geldik ayrıca özür diledim fakat tuzun bakteri ilişkisinden yararlı bakterilere geçiş yaptık.

    yoğurt isimlerini harika kodlamışsınız bayıldım, inanın

    konuları ayrı ayrı konuşursak daha güzel olacağı kanısındayım.

    tuzun önemini vurgulamak istedim kullanılacak yer var kullanılmayacak yer vardır. örneğin kaynamış bir yemeğe tuz koymak pek akıllıca olmaz savaş 74 salatalarda tuz kullandığını söylemiş bilerek yada bilmeyerek yaptığı çok doğru çünkü yeşillikler herhangi bir işlem görmeden salata haline gelmektedir. yeşilliklere tuz koyarsak (zaten yeşillikler tuz oranı düşüktür 0 yakındır hatta hayvanlar tuz ihtiyacını dışarıdan karşılamak zorundadır) bakterilerin %80 yok olur midemizde ayrıca yararlı bakteri ( hakiki sirke koyarsak) tamamiyle sağlıklı bir salata yemiş olursunuz özellikle restoranlarda kesinlikle tuz ve sirke kullanınız.

    yoğurt yapımına gelirce tamamiyle bakterilerin laktozu sindirmesi ile gerçekleşen bir durumdur. ben kendimi bildim bileli süt içemem içersen acayip sancı çekerim nedeni ise laktoz intoleransı. salebi bi su ile yapıp içebiliyorum sadece araplar amerikalılar ve g.africada bağırsaklardaki enzimleri sütü sahat sindirdiği için rahatlıkla içebiliyorlar. fakat ben içemiyorum.

    tekbir çözüm var sütteki laktozu yok etmek yada en aza indirgemek. bunuda en ucuz :D doğal fermente yöntemi ile yapabilirm.

    bakterileri üremesi için en ideal sıcaklık insan sıcaklığı 39-41 derecedir. mikropların vucudumuzu seçtiğine şaşmamalı. :D ( bende mikrop olsam vucudu secerim)

    saf doğal sütümüzü kendi sıcaklığınıza gelinceye kadar ısıyıyoruz ısıttıktan sonra kendi ürettiğiniz yada hazır aldığınız bakteriyi içerisine atıyorsunuz ve kendim satın aldığım hava geçirmeyen kabı kapatıyoruz ne kadar az hava alırsa orada bir bakteri dünyası kurulması muhtemeldir.

    gelelim bekleme koşuluna tavsiyem 1 gün 24 saat beklemesidir. beklemezse ne olur derseniz benim gibi laktoz intoleransı varsa rahatsız olursunuz. o sebeble 24 sat beklemelisiniz.

    sonuç;

    inanamayacaksız yoğurdunuzun görmelisiniz. inanın 1 cm kaymak tabakası görüyorsunuz ve altındaki yoğur hiç ayak basılmamış kar tabakası gibi. ve inananın kabın tamamı 3 saate bitmiş oluyor yediğiniz markalı yoğurtların tadını bile hatırlamak istemiyorsunuz. aranızda kendi yoğurdunu yapan arkadaş var ise görüşlerini almak isterim. aynı fikirleri paylaşıyormuyuz yoksa sucjectif bir durummudur?
     
    Son düzenleme: 6 Nisan 2011
  19. wingman
    Offline

    wingman Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2010
    Mesajlar:
    78
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    @atakan_irresistable
    peki laktoz intoleransına karşı sütü yoğurt değilde kefir yaparak mayalasak içsek sizce nasıl olur. kefir konusundaki görüşlerinizi paylaşırmısınız. Bi kaç güne kadar kefir mayası alıp evde kendi kefirimi mayalıp içmeyi düşünüyorum.. Sizin deneyimleriniz var mı bu konuda?
     
  20. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    tabiki faydalı olur dahada yararlı olabilir yeterki şeker içeren katkı maddeleri olmasın fermantasyon esnasında. laktozun taktaz enzimi ile parçalanması gerekmektedir. eğer daha fazla tüketecekseniz tabiki içmelisiniz. ben hiç göredim içmedim fakat yoğurt gibi fermente ediliyorsa tüketmelisiniz.

    öğrenmek amacıyla sayın wingman kefirin fermente süresi nedir? yapmak isterseniz nasıl yapıyorsunuz açabilirmisiniz?
     

Sayfayı Paylaş