Tek başına diyet yeterlimi? GERÇEK YAĞ YAKICILAR

Konusu 'Yağ Yakıcılar ve Yağ Yakımı' forumundadır ve wolveron2 tarafından 9 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. wolveron2
    Offline

    wolveron2 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2005
    Mesajlar:
    205
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar ithalat/kurumsal satış
    Yer:
    İSTANBUL/mecidiyeköy
    protein ve hayati maddelerin alımında yatmaktadır. Hormonlar; uzun aminoasit, yani protein zincirleridir ve bir grup hormon, yağ yıkımını veya depolanmasını idare eder. Bazı vitamin, mineral ve besin takviyeleri ise hayati maddeleri oluşturur ve hormon üretimleriyle, bunların işlevlerinde rol alırlar.

    'Büyüme hormonu', uykudayken zayıflamaya yardımcı olur: Vücudumuzun en etkili yağ yakıcısı, 'somatotropin' adı verilen büyüme hormonudur. Uykunun en derin evresinde salgılanmaya başlar ve sayesinde uykudayken zayıflarız. 1 veya 2 gram arjinin ve lizin adı verilen aminoasitler, bu hormonun sentezini uyarmak için yeterlidir. Büyüme hormonu; kasları geliştirir, kas düzeyinde yağ erimesini sağlar ve cildi pürüzsüzleştirir. C ve B6 vitaminleri de büyüme hormonu sentezi için gereklidir.

    İnsülin karşıtı glukagon yağ depolarını boşaltır: Halk arasında şeker hastalığından dolayı insülin hormonu oldukça iyi bilinirken, onun karşıt etkili rakibi glukagon pek fazla tanınmaz. İnsülin hormonunun aksine, glukagon, yağ moleküllerinin enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlar. 29 adet aminoasitten oluştuğu için proteinden fakir beslenme düzenlerinde yapımı azalacağından, yağ hücrelerinde depolar artacaktır. Protein alımının önemi burada bir kez daha karşımıza çıkmaktadır.

    İyot, yağ erimesini kolaylaştırır: Asyalı toplumların neden bizlere göre daha zayıf olduklarının cevabı; belki de bizim yediğimiz ekmek kadar deniz ürünü ve daha önemlisi deniz yosunu tüketmelerindedir. Yosunlardaki iyot miktarı, diğer besinlerdekinin neredeyse bin katıdır. İyot, metabolizmanın motoru tiroit bezinin yakıtıdır. Bu bez, vücudun ısısını ayarlar, kalori yakmadaki ritmini belirler. İyot eksikliği kilo aldırır, çünkü yeterli miktarda tiroksin hormonu üretilemez. Tiroksin, yağ yakımını uyaran hormondur. Yağ hücrelerinden depo yağların çözünmesini sağlayan mekanizmayı tetikler. Eğer tiroit bezi bu hormonu üretmekte yetersiz kalırsa, tüm metabolizmada bir yavaşlama görülür; deri, tırnaklar ve saçlar opak, kuru ve kırılgan olur, bağırsaklar tembelleşir, yağ yakımı azalır. Sonuçta kilo artışı olur. Tiroit bezinin tiroksin sentezleyebilmesi için peynir ve soyada zengin olarak bulunan tirozin adı verilen aminoaside de ihtiyacı vardır. Selenyum ve A vitamini de tiroit fonksiyonlarında önemli rol oynar.

    C vitamini yağ yıkım metabolizmasını hızlandırır: Pek çok hayvan ve bitki kendi C vitaminini sentezleyebilirken, insan bunu dışarıdan almak zorundadır. Kimi araştırmacılar hayvanların bu nedenle şişmanlamadıklarını öngörmektedir. Kilo fazlası olanların, çoğu zaman C vitamini eksikliği çektiği tespit edilmiştir. C vitamini miktarı ile adrenalin, noradrenalin ve kortizol gibi zayıflamada etkili böbreküstü bezi hormonlarının düzeyleri, anlamlı olarak ilişkili bulunmuştur. Günde 3 gram C vitamini almanın zayıflamaya kesin katkısı olduğu ifade edilmektedir. Bu şekilde böbreküstü bezi düzeyinde C vitamini rezervleri gerekli seviyeye ulaşır. Burası yukarıda saydığımız hormonların üretildiği yerdir. Eczanede satılan formu yerine, 4 adet limonun sıkılarak bir bardak suda seyreltilmek suretiyle içilmesinin daha faydalı olduğu, çünkü limonun içerdiği bioflavonoidlerin, C vitamininin yararını 20 kat artırdığı, uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

    L-Carnitin yağları uzaklaştırır: Carnitin; aminoasit metabolizmanın düzenlenmesinde etkilidir. Yağların taşınarak mitokondriler düzeyinde yakılmasına yardımcı olur. Özellikle kas fonksiyonları için önemi çoktur. Yeterince protein almayanlarda kolaylıkla karnitin eksikliği ortaya çıkar, çünkü insan vücudunda kısıtlı miktarda üretilir. Kümes hayvanlarının etinde ve süt ürünlerinde bulunur. C vitamini, B6 vitamini ve demir, bu aminoasidin emilimine yardımcı olur.

    L-methionine
    Metioninin yağların yakılmasına katılır: Obezlerde metionin düzeyleri olması gerekenin çok altındadır. Yorgunluk hali ve konsantrasyon bozukluğu gözlenir. Protein metabolizmasında kilit bir rol üstlenir. Yeterince alınmadığında bağışıklık sistemi zayıflar, kanser riski artar, yağlar birikmeye başlar. Yağların yakılmasına değişik düzeylerde katılır. Lipidlerin mitokondriye taşınarak yakılmasını sağlar, kas proteinlerinin yapısına girer. Ayrıca zayıflatan stres hormonları, metionin olmadan sentezlenemezler. Yumurtanın sarısında, dana karaciğerinde, kümes hayvanlarının etinde, süt ürünlerinde, mercimek ve soyada bulunur.

    Noradrenalin yağ yakar: Bizim pozitif stres hormonumuz noradrenalin, gerektiğinde böbreküstü bezinden salgılanarak enerji üretmek için yağların kullanımını sağlar. Bu şekilde yüksek miktarlarda yağ dolaşıma katılır ve gereken enerji sağlanmış olur.
     
    egoTR bunu beğendi.
  2. wolveron2
    Offline

    wolveron2 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2005
    Mesajlar:
    205
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar ithalat/kurumsal satış
    Yer:
    İSTANBUL/mecidiyeköy
    GLUKAGON

    “Glukagon” insülinin bir tür çalışma arkadaşı olarak değerlendirilebilir kendisi. İnsülin gibi glukagon da pankreas tarafından üretilip neşredilir ve bir noktaya kadar kandaki glükoz ve insülin seviyelerine bağlı olarak üretim seviyesi belirlenir.

    İnsülin’den farklı olarak üçüncü bir değişken olarak amino asitlerin de glukagon üretiminde önemli bir rolü bulunmaktadır.

    Amino asitler protein üreticisi yapılardır ve vücuda protein girdiği durumlarda kanda dolaşıma çıkarlar. Daha önce belirttiğimiz gibi glukagon seviyesi, kandaki glükoz ve insülin’e bağlıdır daha doğrusu glükoz ve insülin, glukagon üretimini önleyen yapılardır. Ancak amino asitlerin varlığı durumunda glukagon salgılanması başlar.

    PEKİ NE YAPAR BU GLUKAGON?

    Glukagon insülin’in tam tersi bir işleve sahiptir. İnsülin kan şekeri seviyesini düşürürken, glukagon bu seviyeyi yükseltmektedir. Ve tabii nasıl insülin vücudun yağ depolamasını tetikliyorsa, Glukagon, yağ asitlerinin parçalanmasını ve yağ oluşumunu önleyici bir etki meydana getirir.

    Nasıl şimdi olaylar kafanızda biraz daha netleşmeye başladı öyle değil mi?

    Glukagon yağın çözülmesini ve kullanımını sağlar. Bu tepkime, depolanmış vücut yağlarının yanısıra, karaciğerde oluşan yağlar ve yenilen karbonhidratlar üzerinde etki göstermektedir.

    Ve nasıl İnsülin seviyesi yenilen karbonhidratlara sıkıca bağlıysa, glukagon seviyesi de doğrudan yenilen protein seviyesine bağlı olmaktadır. Burada aklınızda tutmanız gereken bir başka olgu da proteinlerin “amino asitler”den meydana gelmiş olmasıdır.

    Sonuçta bu iki hormon karşıt iki görevi üstlenirken, birbirlerini dengeleyici birer unsur olarak metabolizma görev dağılımı içerisinde yerlerini almaktadır. Ancak eğer hem protein hem de karbonhidratlar eşit oranlarda tüketilirse, denge insülin yönüne dönmekte ve insülinin oluşturduğu etkiler baskın çıkmaktadır. Yani hormonal tepkimeleriniz "insülin tarafından kontrole eğilimli" bir yapıda oluşmaktadır.
     
    egoTR bunu beğendi.
  3. Andre
    Offline

    Andre Üye

    Katılım:
    4 Mart 2007
    Mesajlar:
    492
    Beğenileri:
    228
    Ödül Puanları:
    53
    Aynı şekilde testosteron hormonuda yağ yakar.
     
  4. wolveron2
    Offline

    wolveron2 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2005
    Mesajlar:
    205
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar ithalat/kurumsal satış
    Yer:
    İSTANBUL/mecidiyeköy
    Doğrudur andre hocam da keşke testosteron hormonunu doğal arttırım yoluna gidilse..Şimdi bu mesajın altına yok şu çeşit testo alsam yok kısa yok uzun ester falan..Gerçekten gençlerimiz bu konuda çok bilinçsiz bir yaşam için olduğunu düşünüyorum..Körü körüne hormon profilleri ile oynanması gerçekten üzücü..Tabi bu benim düşüncem..

    Aldığım doğal besinler sonucu yapabildiğim bir miktar kas kadar varım sadece..Ama bazıları için bu kasların misafir olduğunu düşünüyorum..
     
  5. Andre
    Offline

    Andre Üye

    Katılım:
    4 Mart 2007
    Mesajlar:
    492
    Beğenileri:
    228
    Ödül Puanları:
    53
    Vücudumuzdaki testosteron hormonunu çeşitli doğal maddeleri kullanarakda yükseltebiliriz.Bu maddeleri 2-3 ay boyunca kombine halinde kullanarak iyi sonuçlar alabilirsiniz.Ancak alınan sonuçlar kesinlikle dışarıdan alınan sentetik testosteronun verdiği sonuçlarla kıyaslanmamalıdır.

    2-3 Ay boyunca Her Gün;

    100mg Çinko(50mg Sabah-50mg Akşam)
    1500mg Tribulus Terrestris(Sabah-Antreman Öncesi-Yatmadan Önce)
    500mg Saw Palmetto(Sabah-Yatmadan Önce)
    250mg B6 Vitamini(Yatmadan Önce)
    3000mg C Vitamini(Sabah-Öğle-Yatmadan Önce)
    300mg Magnesium(Yatmadan Önce)

    Bunlara ilaveten creatine de eklenerek daha iyi sonuçlar alınabilir.Testosteron seviyemizin düşmemesi için stress,uyuşturucu,alkol ve sigaradan tamamen uzak durmalıyız.
     

Sayfayı Paylaş