"Sağlıklı diye yediğimiz tavuklar , tavuk değil"

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve bravehearts tarafından 4 Nisan 2012 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 8 üye.
  1. bravehearts
    Offline

    bravehearts Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2011
    Mesajlar:
    239
    Beğenileri:
    143
    Ödül Puanları:
    53
    İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar: "Biliyorum canınız sıkılacak, yüreğiniz kabaracak, üzüleceksiniz ama gerçekleri öğrenmeniz lazım. Daha yumurtadan çıkar çıkmaz civcive antibiyotik veriliyor. Kemikleri gelişmesin, sadece et yapsın diye... Tavuklar tarladaki patatesler gibi hiç kıpırdamadan yetiştiriliyor. Bıraksanız bile kıpırdayamıyorlar... Elinize aldığınızda kemikleri kırılıyor... Bu inanılmaz bir vicdansızlık... Sonra, görüyoruz her gün gencecik bir kadın meme kanserine yakalanıyor. Büyük olasılıkla daha sağlıklı diye sık sık tavuk yiyorlardır..."

    "TAVUKLAR O KADAR ETLİ Kİ KEMİKLERİ KIRILIYOR"

    - Hiç anlayamadım hocam...

    Aksi takdirde güneşe çıkartırsanız civciv sağlıklı gelişeceği için kemik de yapıyor. Ama kemik yapsın istenmiyor, sadece et yapsın isteniyor. O zaman oradan da tasarrufa gidiyorsunuz, hayvan sonunda patates tarlasında yatan patates gibi hiçbir şekilde kaçamayan, olduğu yerde büyüyen bir hayvan oluyor. Bunu kesimde çalışan bir arkadaşımız anlattı, “Zavallı hayvancağızı yerden alırken kemiklerinin elinizin altında kırıldığını hissediyorsunuz. Kaçamıyor zaten. Bıraksanız da hareket edemiyor” diyor. Çünkü hiçbir şekilde enerji harcamayacak ve et yapacak şekilde yetiştiriliyorlar. Düşünebiliyor musunuz 1.7 kilo yemle 1 kilo tavuk elde ediyorlar. Böyle bir dönüşüm var mı dünyada?

    "HAYVANLAR DEMİR EKSİKLİĞİ YÜZÜNDEN AHIRIN PASLANMIŞ METAL AKSAMLARINI YALIYOR"

    Hep rakamlara bakıyoruz değil mi?

    Bu Amerika’nın standart hatasıdır. Bizde de öyle olmaya başladı. Üretim artıyor deniyor. Peki karşılığında ne kadar ilaç parası ödüyorsunuz? Bu yüzden en çok kanser vakası Amerika’da görülüyor.

    "ARKADAŞIM KIZINA YUMURTA YEDİRMEYİ KESTİ, ÇOCUK SAĞLIĞINA KAVUŞTU"

    - Vallahi yüreğim daha fazla kaldırmayacak. Yazmak da lazım ama...

    İnsanların canlarının sıkılması gerekiyor, yürekleri kabaracaksa kabaracak biraz, ama gerçekleri öğrenmeleri lazım. Geçen haftalarda bir arkadaşım anlattı. Çok hazin bir örnek. 10 yaşındaki kızının bacaklarında tüylenme sorunu başlamış. Doktor doktor dolaştırıp bir sonuç alamayınca, “Ya biz bu çocuğa ne yediriyoruz ki böyle oluyor” demişler. Ve geldikleri nokta yumurta olmuş. “Her gün bir yumurta veriyorduk, kestik ve tüylenme geçti. Ondan sonra organik yumurtaya döndük, bir sorun kalmadı” diyor.

    Yumurtada ne var ki?

    Günde iki-üç defa yumurtlatabilmek için tavuğa mutlaka bir şey yapmak zorundasınız. Çünkü bu kadar yumurtlama hayvanın doğasının dışında bir şey.

    -O yüzden kız çocukları erken adet görmeye başladı, erkek çocukların göğüsleri büyüyor...

    Evet. Korkunç bir gidiş var. Bu memleketin beslenmesinin düzelmesi gerekiyor. Büyük hastaneler açarak kanser vakalarını önleyemeyiz. Erken tanı yöntemlerini geliştirerek önlenebilecek bir şey değil kanser. Beslenmemizin düzelmesi gerekiyor. Yediğimiz yumurtadan hormon alıyoruz, süt zaten süt değil, yoğurt desen öyle... Bir yandan tarım ilacını bol miktarda alıyoruz. Bu şekilde beslenen vücut bir kere böyle beslense bunu karşılar, iki kere beslense yine karşılar, ama tek seçenek bu olduğu zaman hastalık kaçınılmazdır. Kanserler patladı. Batman’dan çiftçi telefon ediyor, altıncı düşüğü yapmış eşi... Kars’tan genç bir köylü telefon ediyor, kanser... Marketten alıyormuş tavuğu, çünkü Kars’ta kuş gribi hikayesinden sonra 2.5 milyon köy tavuğu yakılınca ellerinde tavuk kalmadı...

    "GİDİŞ İYİ DEĞİL"


    Arkadaşlar artık lütfen biraz dikkat edelim ya okurken yediğim tavuklar ,yumurtalar aklıma geldi ben artık günlük tavuk yiyorum yakında yumurtayı da köy pazarından alacağım, sağlıklı yaşayacağız derken sağlığımızdan olacağız yoksa...

    röportajın devamı ve kaynak : http://gundem.milliyet.com.tr/-sagl...em/gundemdetay/04.04.2012/1523826/default.htm
     
    deathlifter bunu beğendi.
  2. ARSON
    Offline

    ARSON Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2005
    Mesajlar:
    461
    Beğenileri:
    1.607
    Ödül Puanları:
    103
    Meslek:
    V.G.F. 1.Kademe Antrenör
    Yer:
    MERSİN
    Günaydın günler aydın. Supplementlere çamur atıp "bien doğal besleniyom tavuk yumurta felan yiyom " diyenlere :)
    Ben iki üç sene önce bunu sözlükte yazmıştım; yediğimiz tavuklar yumurtadan çıktıktan sonra suni yemler ve hormonlarla 40 gün içerisinde kesime hazır hale getirilen tavuklar. öyle ki uyutulmuyorlar bile bazılarının göğüs etleri o kadar büyüyor ki kendilerini yerden kaldıramıyorlar. Benim çocukluğumda bu çiftlikler falan yoktu tavuk yiyecekseniz gider kasaba sipariş verirdiniz o da ertesi gün size tavuğu getirtirdi; ve o piliçler şimdiklerin neredeyse yarısı kadar olurdu.
     
    rockybalboa7, Steve, deathlifter ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  3. GencGrafiker
    Offline

    GencGrafiker Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.002
    Beğenileri:
    1.135
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    Kocaeli
    Valla ben hiç bir zaman yediğim tavuğu sağlıklı diye yemedim, zaten yazıdanda anlaşıldığı gibi her şey ortada. Ama gel gelelim ülkemiz imkanlarında pek seçeneğimiz yok. Adamlarda dana dan tutta bufaloydu geyikti her türlü etin endüstrisi var. Bizdekiler ise belli, o bile hakkıyla yapılmıyor.
     
  4. bravehearts
    Offline

    bravehearts Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2011
    Mesajlar:
    239
    Beğenileri:
    143
    Ödül Puanları:
    53
    Aslında seçenek çok yumurtayı köy pazarından , tavuğuda güvenilir bir tavukçudan alırsanız rahat yersiniz etlerinizi yumurtalarınızı
    şahsen ben tavuğu yukarıdada söylediğim gibi günlük alıyorum uluabat'tan alıyorum sitesi : http://www.uluabat.com/
     
  5. Suçicek
    Offline

    Suçicek Üye

    Katılım:
    7 Mart 2012
    Mesajlar:
    292
    Beğenileri:
    290
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Bursa
    Bune ya yediğimiz herşeymi zararlı nasıl ülke burası ya,süt zarar,tavuk yeme zarar,yumurta yeme zarar ee nasıl beslenicez biz Supplement ilemi!.
     
  6. ferit567
    Offline

    ferit567 Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Son düzenleme: 19 Kasım 2012
  7. ferit567
    Offline

    ferit567 Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Görüntülerden ve duyduklarımdan cok etkilenmiş olacağım ki Banvit' e şöyle mesaj attım:

    Kücüklüğümden beri ailem genel olarak Banvit tavukculuğu tercih ediyor. ama geçen gün http://www.youtube.com/watch?v=DOZF25L6u2k videodaki görüntüleri görünce çok etkilendim. Tesislerinizde de böyle manzaralar oluyor mu? Ve ben sporcuyum, günlük 700-1000 gram arası banvit tavuk göğsünu suda haşlayıp hiçbir şey eklemeden tüketiyorum. Yerken acımsı insanın geniz bölgesini saran kötü bir tat oluyor, bunun sebebi nedir, hormon mu? ve 1700-1800 gram yemle 1000 gram beyaz et oluyormuş doğru mu? Yemlerinizin iceriğinde hormon var mı ve 42 günde bir tavuk nasıl o kadar büyüyor? Ben de bir zamanlar köy hayatı yaşadım ve biliyorum ki bir tavuğun o süre zarfında o kadar büyümesi imkansız. sizden gercekleri söylemenizi önemle rica ediyorum.

    Aldığım cevap ise:

    [FONT=&quot]Öncelikle ürünlerimizi tercih ettiğiniz ve bu konuda bizimle irtibata geçtiğiniz için teşekkür ederiz. [/FONT]

    [FONT=&quot]Türkiye'de piliç/hindi yem üretiminde hormon kullanımı yasaktır ve kullanılmamaktadır. Antibiyotik ise sadece hastalık durumunda, tedavi etmek amaçlı veteriner hekimin reçetesi ile kullanılır. Pilicin vücudunda kalıntı olarak kalmaması için de; eğer antibiyotik kulllanılıyor ise kesimden 1 hafta öncesinde ilaç kesilir. Banvit Piliçleri/hindileri ve yemleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından belli aralıklarla numune alınarak ve testler yapılarak kontrol edilmektedir. (Kalıntı testleri: hormon, ağır metal, antibiyotik testleri Bakanlık tarafından resmi olarak yapılır.) Bu testlerle de hormon kullanımı ve kalıntı olmadığı tespit edilmektedir. Şirketimiz kesimhanelerinde 24 saat görev yapan resmi veteriner hekimler mevcuttur. İlgili analizler resmi veteriner hekimler tarafından takip edilmektedir. Şimdiye kadar bu analizlerle ilgili herhangi bir olumsuz sonuç çıkmamıştır.[/FONT]

    [FONT=&quot]Piliçlerin kısa sürede büyümesinin sebebi etlik piliç ırkının, kilo almaya müsait bir ırk olması ve çiftliklerde[/FONT][FONT=&quot]en uygun şartların sağlanması, yem, su, havalandırma ve iyi bakım sayesinde piliçler daha çabuk büyümekte ve kilo almaktadır. Entegrasyonumuz sadece kalite ve hijyen açısından değil aynı zamanda hayvan refahı konularında da denetlenmektedir. Banvit ‘te piliçlerin canlı üretim aşaması, taşınması ve kesilmesinde Avrupa Birliği Hayvan Refahı yönetmelik ve mevzuatına uygun hareket edilmektedir. Kümes içinde serbest dolaşarak (gezinerek, eşinerek vb.) büyürler. Evet açıkhavada yeşiliklerde dolaşarak büyümüyorlar fakat kuş gribi gibi insan sağlığını doğrudan tehdit eden ve ölümlerle sonuçlanan tehlikelerden de ari büyütülüyorlar. [/FONT]

    [FONT=&quot]Yemlerimiz tamamen doğal olup girdileri mısır ve buğday gibi tahıllar, yağlar, soya küspesi, buğday kepeği, veya ayçiçeği küspesi gibi bitkisel ürünler yemlerin yaklaşık %95’ini teşkil eder, geri kalan kısmı ise mineral ve vitaminler gibi içeriği pilice faydalı olacak çeşitli mikro hammaddelerdir. [/FONT]

    [FONT=&quot]Pişme süresi ve lezzet açısından tabiki köyde yetişen tavukla bir olamaz. Çünkü biz etlik piliç üretiyoruz, tavuk değil. Köydeki kart tavuktur, bilinen bir gerçek de yaş olarak yaşlı olan etin tadı daha sert ve aromatik, genç pilicin eti ise daha yumuşak ve daha az aromatiktir. Pişme süresi olarak da 45 günde kesilen körpe piliç ile 1 ila 2 yaşındaki tavuğun pişme süresi de tabiki farklı olacaktır. [/FONT]

    [FONT=&quot]Biz yıllardır üretimlerimizi mevcut kanunlara tabi olarak değil, bilakis bu kanun ve yönetmeliklerin daha da ilerisinde yapıyoruz. Öyle de yapmak zorundayız, çünkü kanatlı sektöründe markasına Banvit kadar yatırım yapmış başka bir firma daha yok. Mesela HACCP kullanımı, değil Türkiye, Avrupa’da bile bu uygulama başlamadan 3 sene önce 1996 yılında Banvit, bu sistemi tesislerinde gönüllü olarak devreye almıştı. Biz, ülkemizde bazı gıda yasalarının muğlak olduğu veya yönetmeliklerinin yayınlanmadığı zamanlarda dahi, AB yasalarını emsal alıyor ve uyguluyoruz. [/FONT]

    [FONT=&quot]Medya ve özellikle de internet ortamındaki bilgi kirliliğinden etkilenmeniz çok doğal. Sizden ricamız öncelikle konunun uzmanlarının açıklamalarını incelemeniz. Bakanlık yetkililerinin açıklamaları dahil olmak üzere sitemizde hepsi mevcut. Arzu ederseniz tesislerimizin kapıları açık, istediğiniz zaman ziyaret edebilir, istediğiniz bölümü gezebilirsiniz. Ürünlerimizi gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz, şüpheniz olmasın.[/FONT]


    [FONT=&quot]Saygılarımızla.

    sizin görüsleriniz neler?
    [/FONT]
     
    Son düzenleme: 20 Kasım 2012
    Morte, Dexter_Morgan, Predatel ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  8. obensaltan
    Offline

    obensaltan Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2012
    Mesajlar:
    357
    Beğenileri:
    196
    Ödül Puanları:
    53
    en son yediğim köy tavuğunu hatırlıyorum da, normalde yediklerimizle alakası bile yok...

    eti bile beyaz değildi bariz kahverengi idi...
    bizimkiler yemeklerde baharat kullanmazlar pek, tavuk bariz baharatlıydı, sordum ne koydun diye hiç bişey koymadım dedi bizimkiler... sanırım tek tip beslenmediği için eti baharatlı gibi geldi bana...
     
  9. Predatel
    Offline

    Predatel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    486
    Beğenileri:
    741
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    oVeR The HiLLs and FaR awaY
    Bu yaziyi dikkate almamanizi oneririm. Reklam amacli bir yazi oldugunu dusunuyorum. Eger elindekileri destekleyecek delili varsa dava acsin 7 sulalesine yetecek kadar para kazanir.

    enistem veteriner oldugundan turkiyede bulundugum sure zarfinda tukettigim butun et ve et urunleri organik. Ve tavuklarda simdiye kadar boyle bir seye rastlamadim.

    Kendisi bir inek ciftliginde calisiyor ve buna benzer bir soru ona sormustum. oda yukarida yazan yazinin asagi yukari ayni cevabi verdi.
     
  10. ayberk123
    Offline

    ayberk123 Üye

    Katılım:
    22 Haziran 2011
    Mesajlar:
    146
    Beğenileri:
    88
    Ödül Puanları:
    0
    tabıkı dogalı kadar faydalı olamazda burda zehır yıyomusuz gıbı bı hava olusmus:) Hollanda ıneklerıde normal ıneklerden 50 kat daha fazla süt verıyor :)
     
  11. ferit567
    Offline

    ferit567 Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Mesajı biraz değiştirerek Lezita ya gönderdim, onlar da şöyle demiş:

    www.lezita.com.tr adresinden kesim ve paketlemelerimizi canlı olarak izleyebilirsiniz. Hatta ve hatta içiniz yine de rahat etmediği taktirde İzmir-Kemalpaşa daki modern entegre tesisimizi dilediğiniz zaman gidip gezebilirsiniz.

    Genelde üzeri kapalı cavaplar yazıyorlar. Sağlık bakanlığı onaylı vs. Sorun da o ya zaten. Sağlık bakanlığı denilen kurum Uzamax gibi saçma sapan besinlere onay veriyorsa güven kalır mı bu kuruma. Neyse ki evimiz müstakil. Kış bittikkten sonra tavuk, hindi vs. beslemeyi düşünüyorum.

    Reklam yapmak gibi olmasın[SIZE=2];[/SIZE] apartmanda yaşıyorsanız, imkanınız yoks[SIZE=2]a;[/SIZE] edindiğim [SIZE=2]bilgiler doğrultusunda Banvit i öneririm. [/SIZE]
     
  12. Bigdaddy
    Offline

    Bigdaddy Üye

    Katılım:
    2 Mart 2010
    Mesajlar:
    129
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    53
    şu da bir gerçekki, köy yerinde tavuk diye yediğiniz hayvanlar horozdur, ya da artık yumurta vermeyen kart tavuklardır. o yüzden çok uzun sürede pişer.
     
  13. Dexter_Morgan
    Offline

    Dexter_Morgan Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2012
    Mesajlar:
    1.224
    Beğenileri:
    663
    Ödül Puanları:
    123
    Etrafınızda organik tavuk satan bir yer alırsa alın yarım kilo tadına bakmanızı öneririm.

    Tat olayına gelince kesinlikle farklı, ancak kırmızı et tüketimi sınırlıyken organik ürünlere para dayanmaz malesef bende merakımı gidermiş oldum.

    Hatta aldığım organik shopun girişinde aynen böyle bir cümle yazıyordu:

    'Siz hiç gerçek tavuk yediniz mi?'
     
  14. ferit567
    Offline

    ferit567 Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    0
    Bu durumu İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nde kanser biyolojisi ve immünolojisi doktorası sayın Yavuz Dizdar' a da mail olarak bildirdim. O da şöyle yanıt vermiş:

    Sevgili arkadaşım,[[[esajını biraz gecikmeli olarak gördüm, mail zaten doğrudan bana ulaşıyor.[[[avuk benim anladığım kadarıyla çok ciddi bir doruna girmiş. Banvit ve diğerleri çok iyi bir şey yaptıklarını zannediyorlar, süslü sözlerle konuyu anlatmaya çalışıyorlar, ama durum ne yazık ki öyle değil. Ben endüstrinin bunu isteyerek yaptığına inanmıyorum, o nedenle kaynaklarını gözden geçirmeleri konusunda defalarca uyardım. Konunun uzmanı dediğimiz arkadaşlarımız durumun farkındalar, ancak endüstrinin derneklerinin üyeleri olarak bir şey söylemelerinin mümkün olmamasından öte, endüstirnin bildiklerinden de çok azını biliyorlar. Hatta şöyle söyleyeyim endüstri de "yatırımcı" konumunda. Çoğunun yaptıklarının biyolojik karşılığından haberleri yok. Diploma sahibi olmak bilgi açığını gidermiyor. [[[onuyu daha detaylı olarak anlatacağım, bu şart oldu. Mühlet sona ermekte.[[[ zamana kadar şu başlıkları paylaşayım:[[[. Kullanılan antibiyotiklerin amacı koruma değil, hayvanın dahili metabolizmasının durdurulması, yem kullanımı bu şekilde azalıyor.[[[. Ette jöle (kollajen) olmaması erken pişmenin anahtarı. Bu hayvanın yaşı ile ilgili değil, önce çatı kurulur, sonra et çoğalır. Bunun nedeni çok büyük olasılıkla antibiyotik kalıntıları. Testlerde baktıkları bu değil, o nedenle diyorum, bilgi eksikleri var. Bu antibiyotiklerin çoğu Aşil tendonunu koparttıkları için insan kullanımından kaldırıldı.[[[. Hızlı büyümenin nedeni soy değil, soyun elbette bir özelliği var, ama asıl etken yem. Bu çok fazla anlatıldı, Banvit tuttuğu alanlarda sadece yemle oynayarak büyüme süresini değiştirebiliyor, piyasa talebine göre geciktirilebilir biyolojik bir süreç. Bunun ana girdiği de GDO soya olmak zorunda, o yoksa bu da olmuyor. Geçen haftalarda bir kolejden gelen arkadaşlarımız civcivleri yemle beslemişler, sonunda ayaklarının değil, dizlerinin üzerinde yürür hale geldiğini onlar da doğruladı. Yemin bileşenlerini saf veriyorlar, ana girdi soya küspesi, ama esansiyel amino asitler bakteri kökenli biyoteknoloji ürünleri, %99 saflıkta, olasılıkla dışkı da çıkmıyor. Ama bu hayvanlar hasta.[[[. Üretimin uluslararası kurallara göre olması birşeyi değiştirmiyor, çünkü biz doğanın kurallarına tabiyiz. Olabilecek şey var, olamayacak şey var. Tavuğun eti de zaten beyaz değil, bu da bir kandırmaca, endüstri düzeni önce halkla ilişkilerle kurar.[[[. Diğer HCCP vb. bunlarda zaten bir sıkıntı yok.[[[onuç olarak ben endüstrinin bile bile zarar verdiğine inanmıyorum. Ama yedikleriniz tavuk değil zaten (hepsinin adı piliç, asla tavuk demezler), hepsi dişi, erkekler de dişiye dönüştürülüyor, bunca tavuğun horozu nerede?
    [
    [onuç olarak bunlardan uzak durun. [[[nlara verdiğimiz mühlet sonlanınca ne yaptıkları yeniden sorgulanacak. [[[aygılarımla[[[Yavuz Dizdar[
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 22 Kasım 2012
    bravehearts, Predatel ve Dexter_Morgan bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş