Korsancılık Kültürü

Konusu 'Dertleşme' forumundadır ve Karasan tarafından 25 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 10 üye.
  1. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Başlık üzerine çok düşünmeden aklıma ilk gelen kelimelerle kafama takılan bir konu üzerine dertleşmek istedim.

    Konunun ne olduğunu anlatayım en önce, ülkemizde malum telif hakları, korsan ürünler anlamında adli takip pek yapılmıyor, kopya kasetler, dvdler, oyunlarla gani.
    Amiga ve Commoder'da bir tane orijinal oyunum olmadı benim çocukken, Mega Drive'da da elime düşen kullanılmış orijinaller oldu ama bir tane gidip orijinal satın almadım.
    Sega'nın oyun konsolları Mega CD ve Game Gear'da ise sahte oyunları olmadığı için orijinal aldım.

    Şimdi bakıyorumda artık bu korsancılık daha da gelişti.
    Geçen sene PSP aldım, doğru düzgün oynamıyorum gerçi ama tüm oyunların emrime amade olması , hafıza kartıyla oynayabilmek tatmin veriyor bana, aynısı PS2 için geçerli.
    Yeni jenerasyondan Wii ve XBOX 360 oyunlarınında sahtesi, kopyası bol ve ucuz.

    Yıllardan beri cardsharing ile Digiturk yayınları ve yabancı şifreli kanalları izleyebiliyor insanlar (bunu biliyordum ama ayrıntılarını bugün öğrendim, merak edip araştırınca)

    Bu durum hoşuma gidiyor açıkcası, yani insanın elektronik aletlerin hilesini öğrenerek oynamalar yapması bence çok keyifli.
    Televizyona bir cihaz bağlayarak uydu şifrelerini kırmak, hardiske kayıt yapabilmek, bu yayınlara sonra alt yazı bile ekleyebilmek.
    Aklıma araba modifiyesi yapan insanlar geliyor.

    Tüketim toplumu içerisinde sunulan olanakları sonuna kadar zorlama düşüncesi hoşuma gidiyor.
    Emek sömürüsü denilebilir ama amerikan, japon firmalarının oyun ve filmlerine para vermemek beni hiç rahatsız etmiyor, kimse kusura bakmasın.

    Ana fikir olarakta, artık her türlü teknolojik üründe, bu ürünle ne gibi oynamalar yapılabilir, bu üründen nasıl ücretsiz olarak daha fazla fayda sağlanabilir diye bakıyorum.

    Sizler neler düşünüyorsunuz bu yer altı elektronik kültürü hakkında?
    Gelişmeleri takip ediyor musunuz?
    Mesela torrent olayı da bunun bir parçası, hd rip olayı da....
    Bunlara kafa yormak hoşuma gidiyor.
     
    castorpollux, ducker, matiasdelgado ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  2. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Eğer konu yazılımsa bu konuda çok anarşist düşünüp öyle davranıyorum. Yani seve seve paylaşmıyorsan başka türlü çalar insanlara öyle sunsunlar :lol:

    Yani sıkı bir kopyacıyım. Kitap konusunda ise kopyacı değilim, kitap başka birşey benim için. Ama sevmediğim yazarların kitabını almak zorunda kalınca bilerek kopyasını veya çok satan kitapların kopyasını alırım. Zaten yeni kitap pek almam, sahafçıyımdır.

    Teknolojide ise eğer konu alet edavat değil de filmdi oyundu vb. ise daima kopyasını ama en iyi kopyaları tercih ederim.

    Bu beleşçiliği ise desteklemiyorum çünkü düşünün, eğer herkes kopya oyun film alsaydı milyar dolarlık oyun sektörü biter ve kimse doğru düzgün oynayacak oyun bulamazdı. Yani sektörde orjinal ürünler satıldığı işçin bu kadar kazanç var ve bu kadar kazanç olduğu için yüzlerce insan bu sektörde çalıştırılabiliyor da oyunlar ortaya çıkıyor. Millette genellikle bu konularda beleşçi olduğumuzdan cezamızı da az çok çekiyoruz, piyasada kaç tane yabancı oyun türkçe sürümüyle satışa çıkıyor allahaşkına : )

    Oyunlar fazla ilgilendirmiyor beni çünkü eskisi kadar oynamıyorum hatta istanbulda neredeyse hiç oynamıyorum, eski zevki de alamıyorum ama elbette fallout1-2 gibi oyunlar gönlümde yer etti. Ha bi de arkadaşları konsollarda futbol oynamak daima zevkli birşeydir.

    Başka ülkeler beleşçi olmasın ve sektörleri ayakta tutsun ama biz hep beleşçi olalım:p gönül bunu ister.

    Esasında gönül milletçe refah seviyesinde tavan yapmamızı ve hiçbirşeyin kopyasına fiyatı yüzünden kaçmamamızı herkesin emeğinin hakkını ödeyelim ister ama bu şu sıralar fazla hayal olduğundan üzerinde durmaya değmez :)

    Maç için stadyumlar ya da kahveler daha iyi bir seçim olabilir. Film için de sinemalar. Ama her film de sinemada izlenmez ki. Paran kısıtlıysa ve gibi birsürü film izlemek istiyorsan kopya dvd almaya mecbursun. Ya da lisanslı kopya alıp 10 film yerine 3 film almaya mecbursun.
     
    Karasan, nika ve kimodedim bunu beğendi.
  3. kimodedim
    Offline

    kimodedim Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    220
    Beğenileri:
    74
    Ödül Puanları:
    0
    Sevdiğim daha dogrusu gercekten gecici olmayan şeylerin korsanını almayı aklımda geçirmem... hele
    kitapların kokusu gelmez sanki korsan oldugunda...
    ama ama ama
    herşeyinde orjinaline sadık değilim misal
    filmleri netten indiyorum
    altyazıyıda koydun mu evet budur
    bi gecede bi film inio
    aslında korsan olayı anlık tüketimide getirio
    herseyin elimizin altında ve haddinden ucuz olmasına öyle çok alıştık ki
    çocuklugumun ilk ps oyunları korsandı
    aslında bu dogal birşey
    adamlar o kadar uçuk fiyatlar koyuyo ki oyun ve program sektöründe
    daha çok gecerli bu dedğim
    o parayla neler yapabilecegini düşünüosun
    korsan düşüncesi o anda aklımıza girio
    aaa nasıl olsa korsanı vardır:)
    diosun da diosun...
     
    Karasan ve gaddarkemal bunu beğendi.
  4. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Bol bulunca insanın tüketim arsızı olduğu muhakkak, hatta haz alamaz hale bile geliyoruz.
    Bunu bile bile kendimi sevdiğim konularda kollesiyon yaparken buluyorum, mesela boyumu aşan bir dergi kollesiyonum var ama eskiden zar zor dergi bulurken okuduğum gibi okumuyorum artık elimdeki dergileri, öyle zamanlar oldu ki 15 dergi birden aldım, iştahla hepsini elimin altına alıp sonra dolaba kaldırdım.
    Neyse açtığım konunun alanının dışına çıkmayım.

    Korsancılık derken aslında sadece film ve kitap kopyası değil amacım, kopya yazılımlar, firmware crackleri, özel receiverlarla şifreli yayınları izlemek...

    Teorik olarak yanlış olsa bile bu tür şeyler beni çok cezbediyor, amatör elektronik mühendisliği gibi geliyor bana, sadece ürünü alıp kitaba göre kullanmak yerine kafa yormak, forumlardan bilgi edinmek, ürüne özellikler katmak, arabayla oynama yapıp daha fazlasını elde etmek gibi.

    Hem böyle olunca insan kullandığı cihazı da daha iyi tanıyor, emek vermiş oluyor.
    Mesela normalde PSP üzerinden Memorystick'le film izlenmez, PSP hdd'e bağlanarak oyun oynayamaz ama uğraşarak bunları yapabiliyorsunuz, bana tatmin veriyor bu tür şeyleri öğrenip uygulamak.
    Mesela vaktim olsa cardsharing olayına girip sırf zevk için hd yayınları ve şifreli uydu yayınları izlemek isterdim, çok izleyeceğimden değil, televizyona vakit ayırmam ama bunu yapabilmek tatmin eder beni, sizlerin düşüncesi ne bu tür zararsız hack olayları konusunda?
     
  5. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Bende mesela photoshop kullanmayı hiç bilmem ama bilgisayarımda korsan olarak photoshop gibi bi çok crackli program mevcut.

    Zararsız hack konusunda da Karasan ama eminim o sistemleri kuranlar senin gibi küçük büyük hackerları çok zararlı buluyordur, bence de zararsız ama onlar "Adama bak, biz yayını şifreliyoruz o kırıp izliyor şunu bir elime geçirirsem bütün recorderlarını kırarım" gibi düşünürler heralde :p

    Sen şifre çözmekten zevk alıyorsun, bence çok zararsız, devam et, iyi bişeylerin şifresini çözersen bizimle de paylaş : )

    Aklıma bir olay geldi; Biz askerdeyken pepsi mepsi satan makinalar koymuşlardı tabura. Allah'ım o sıcak yaz gecelerinde nasıl da işe yarardı. Ama açıkçası bir kaç kere paramı yuttu. Sonra bir kaç para kaptıran arkadaş daha parasız kaldığımız bir gece 2de falan kalktık gittik makinayı yatırdık salladık 2 kola düştü sonra bir daha bu sefer bir kola sonra bir daha... derken 4ümüzde kola aldık. Ben dedim bunu kimseye söylemeyin bilen zaten biliyordur iblmeyen de öğrenmesin, öğrenirlerse bu makinayı şirket buradan kaldırır dedim. Kolaları da işçerken bambaşka bir tat aldım, paramı çalan makinadan parasızca buzz gibi içecek almak enfes bir duyguydu :lol:

    Param oldukça para atıyordum ama paramı kaparsa bir aralık hemen birisiyle gidip yatırıyordum. Hele ramazanda iftardan önce tüm tabur içtimadayken gizlice gider top patlamadan 2 içecek alırdık. Yalnız bunu kimseye tavsiye etmem makina tam dolu olduğunda inanılmaz ağır oluyor ! Yani ben ilk yatırdığımda altında kalıyordum az dahahyper_

    Demek istediğim sendeki duyguyla bendeki duygu biraz birbirine benziyor bence zararsız değil daha da ileri götürürsek faydalı bir uğraş.

    Bizi sömürenlerden paramızı 3 kuruşta olsa kapanlardan karşılığını almak çok Datlı bi duygu. Ama sendeki etik oalrak biraz farklı, sonuçta şifreli yayın yapanlar para verip program hazırlıyor bunu da şifreleyip yine parayla satıyorlar ve reklam gelirini kısıp, az reklam alıp abone gelirleriyle dönen bir çark kuruyorlar. Elbette insanların abonelik yerine hackerlık yapmasını istemezlerdi. Yani senin zaraarsız zevklerin bi yaygınlaşsa adamların hepsi iflas eder : )
     
    Karasan bunu beğendi.
  6. musclefan
    Offline

    musclefan Üye

    Katılım:
    3 Şubat 2007
    Mesajlar:
    227
    Beğenileri:
    107
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    İSTANBUL
    kitabın korsanını almıyorum.müziğin korsanı ise gerçeğiyle aynı kalitede :D yabancı müziğin pek çok türünü severim.yabancı cdler en az 20 ytl.50 ytl'ye kadar da çıkıyor fiyatları.e şimdi ben kaç tanesini alayım bunların?ilk başlarda alıyordum orijinallerini.epey de kalabalık bir arşivim oldu.ama son 2-3 senedir korsan alıyorum.çünkü müziğe vereceğim parayı daha önemli ihtiyaçlarıma harcıyorum.ondan sonra da çıkıyorlar televizyona,korsana hayırmış bilmem neymiş... peh! fiyatlar bu kadar yüksek olduğu sürece korsana evet ,evet ,evet! :D
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  7. Pluchart
    Offline

    Pluchart Üye

    Katılım:
    2 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    82
    Beğenileri:
    17
    Ödül Puanları:
    18
    Açık konuşmak gerekirse ben filmden yazılıma, bilgisayar oyunundan ps2 oyunlarına kadar birçok ihtiyacımı paylaşım programlarıyla illegal yoldan karşılıyorum.. Ama bu yolu tercih edenlerin bile bence çizmeleri gereken bir sınır var.. Mesela ben sadece kullanacğım, oynayacağım, izleyeceğim şeyleri indiriyorum.. Elimdeki kullanmadığım program oynamadığım oyun veya izlemediğim film bir elin parmaklarını geçmez.. Onları da merak ettiğim için indirmişimdir.. Sevgili Karasan'ın da dediği gibi beni bu işe başlatan en önemli etken ise meraktı.. ADSL ilk bağlattığım gün kendimi ucu bucağı olmayan bir bilgi arşivinde buldum resmen.. Bu paylaşım programlarını sadece porno film indirmek için kullanan yada indirdiği pc/ps/xbox oyunlarını tanıdıklara satarak maddi kazanç sağlamaya çalışan çok insan var.. Herkesin kendi seçimi saygı duyarım ama aslında illegal olarak adlandırılmasına rağmen o kadar faydalı dosyalar var ki internet üzerinde.. Mesela ben emule ile üniversite yıllarımda ve şimdi de yüksek lisansta kullanmak üzere sayısız edebiyat ve işletme üzerine yazılmış kitap/makale/eleştiri pdf'si indirmişimdir.. Bunların bazıları kitapların birebir taranmış halleriydi ve haliyle paylaşılması yasak dosyalardı.. Bunun dışında adsl sayesinde çok ciddi bir sinema kültürüm oluştu.. Son çıkan filmleri indirip izlemek bir yana ülkemizde orijinal olarak satılmayan klasikleri, avrupa ve özellikle çok beğendiğim uzak doğu sinemasını tanıma fırsatı buldum..Burada önemli olan bir nokta var.. Bu kitapların ve filmlerin çok büyük kısımı ülkemizde bulunmuyor.. Mesela artık DVD fiyatları çok düştü ve ben bütçem dahilinde beğendiğim filmleri almaya çalışıyorum.. Kitaplar için de yurtdışı internet siteleri var ama kargo ve gümrük derdi ne yazık ki orada da sorun her zaman..

    İş Türkiye'de bulunmaya gelince bence yazılım ve oyun konusu, kitap ve filmden biraz ayrılıyor.. Türkiye'de özellikle konsol oyunları şu anki seviyede kaldığı sürece oyun almayacağım.. Çünkü yurtdışında ilk çıktığında 35 dolar civarı indirimde 15 dolar civarı satılan bir oyun (örneğin God of War) şuan ülkemizde hala 100 küsur YTL'den satılıyor.. PC oyunlarına değinmiyorum artık onlar zaten alınabilecek düzeyde.. Ben ilk zamanlar ps2 için 3-5 orijinal oyun almıştım ama ne zamanki baktım 3 oyun fiyatı cihazın fiyatıyla aynı seviyeye geldi o zaman bıraktım almayı.. Çünkü pc için 50 ytl olan bir oyunun ps2/ps3 için 150 ytl'ye yakın fiyattan satılması resmen ayıptır.. Sırf konsol sahibi insan lüks tüketim meraklısıdır mantığıyla distribütör firmaların haksız kazanç sağlama kapısıdır (bir bakıma supplement durumu gibi aslında)..

    Yazılım konusuna gelirsek.. Ben şuan yüksek lisans yapıyorum ve düzenli, uzun vadeli iş sahibi değilim.. Ama ne zaman ülkemin şartlarına göre güzel bir maaş alacağım uzun vadeli olacak bir iş sahibi olurum, o zaman kullanıp gerçekten çok faydasını gördüğüm 3-5 yazılım için yıllık 100 dolarlık bir bütçe ayırmaya çekinmem asla..

    Sonuç olarak özetlersek kitaptan oyuna, filmden yazılıma hepsine harcanan inanılmaz bir emek söz konusu.. İmkan olsa keşke hepsini orijinal satın alsak.. Ama sokaktaki korsan satıcıya kazanç sağlamaktansa en azından kendi korsanımı kendim indiriyor olmak bir miktar rahatlatıyor beni.. İşin derin tarafına değinmek istemiyorum ama gerçekten sokaktaki korsana verilen paranın nereye gittiğini, nerelerde kullanıldığını bilmiyorum.. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz mantığıyla asla ama asla sokaktaki korsandan alışveriş yapmıyorum..

    Asla alınmaması gereken korsan ürünü varsa bence o Türkiye'de kitapçılarda satılan bir eserin korsanıdır.. Birkaç yıl önce çok vardı artık pek görmüyorum ama matbaalarda çoğaltılıp sokakta satılan kitaplar hala varsa alınmaması gerek bence..

    Bunun dışında bence de bu işte keşfetmenin ve ulaşabilmenin güzelliği bambaşka.. Mesela ben de son 1 haftadır uydu yayınlarına ve şifre paylaşımı yoluyla ücretli kanalların izlenebilmesine takmış durumdayım ve çok dürüst söylüyorum bu ücretli kanalları izleten bir uydu alıcı alıp yolumu bulayımdan ziyade bu işin nasıl ve hangi yollarla yapılabildiğini, teknoloji ve yazılım/donanım anlamında nasıl gerçekleştirildiğini merak ediyorum en başta.. Sonuçta ps2'den divx izlemek, psp'de kullanıcıların geliştirdiği yazılımları kullanabilmek veya kendi Xbox 360'ına kendi kendine yazılım yükleyip kopya DVD'leri okutabilmek bence çok büyük bir zevk ve hatta önemli bir deneyimdir..

    Hep diyoruz hani ABD'de yaşasak 1 protein tozuna verdiğimiz parayla stack kurardık kendimize.. Bu da aynı mantık.. Ben her olayda "burası Türkiye orası ABD, İngiltere, Almanya vs..." diyenlere hiç katılmıyorum ama bu korsan konusu gerçekten öyle denebilecek bir konu.. Bence insan ihtiyaçları doğrultusunda hareket edip kendine kişisel birikim ve tecrübe anlamında fayda sağladığı müddetçe "korsan" içerikle ilgilenmenin etik olmayan bir yanı yok.. Hatta kesinlikle kişinin gelişimine faydası var..
     
    Karasan ve gaddarkemal bunu beğendi.
  8. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Aynen, bakmayın bende kopya oyun film "almak" dedim ama "indirmek" demeliydim. Çünkü almıyoruz indiriyoruz, ben yokken abimin bilgisayara çokça film indirip cdlemiş dvd de izlemek için. Oyunların ise haddi hesabı yok.

    Pluchart'ın dediğine katılıyorum şu korsan satıcılardan alışveriş konusunda. Ha para da ille PKK'ya mı gidiyor diye sorgulamaya gerek yok, evinde kotasız interneti olan biri dışardan sadece izlemek istediği filmleri veya sadece oynamak istediği oyunları satın alıyorsa o insanı bi sarsmak lazım! Download etsene diye : )

    EKLEME: Dükkanları bilmeme ama sokak satıcılarını istanbulda neden "sözde" engellenemediğini iyi biliyorum. Burada yazmak olmaz ama bilen biliyor.
     
  9. salvadore_xp
    Offline

    salvadore_xp Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    527
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul and Giresun
    Ben tutumlu bir ailede dünyaya gelen ve hayatta tutumlu olmadan hiçbir şekilde varlık sahibi olamayacağım düşüncesi aşılanarak yetiştirilen bir insan olarak bu konuda ilk söylemek istediğim: Benim yığınla param olsa bile orjinalle korsan arasında fiyat uçurumu varsa, tercihim kesinlikle korsandan yana oluyor. Elbette korsanın bir suç olduğuna ve hırsızlıktan hiçbir farkı olmadığına dair nutuk atacak kadar piişkin olduğum dönemler olsa da görünen gerçek bu. Ben cine5'in şifresini çözdüm. Daha Teleon'un da çözdüm. Benim pek maçla ve filmlerle o zamanlar aram yoktu. Babam hep decodere bir sürü para veriyor diye özellikle çözmeye çalışırdım. Babam da hacca gittikten sonra görüntüyle beraber sesi de çözmüş olmama rağmen daha izlemedi ve bayıla bayıla parayı ödeyerek gönül rahatlığı içinde izledi maçlarını.
    Ben en çok orjinal kitap konusunda muzdaribim. Benim aldığım dünyalarca kitap yetmiyormuş gibi, giresundaki arkadaşlardan sipariş alarak onlara da sınırsız hizmet sundum. Ben okumak gibi insanları kontrol etmenin ve geliştirmenin bu kadar basit ve işlevsel olduğu bir yöntem daha bilmiyorum. Kamu alanlarına zarar veren eğitimsizleri eğitmenin yolu herzaman okuldan geçmeyebilir. Bu hasarlı kamu alanlarını tadilat etmek için harcanan paralarla kitap sektöründeki soygunculuğa müthiş çözümler üretilebilir ki aydın bir topluma giden yol sadece okuldan değil, saman kokulu kitaplardan geçiyor.
    Oyun sektörüne gelince, hayatımda hiçbir zaman orjinal oyun, film, albüm vs. almadım. Korsanların bile korsanlarını bulmaya çalıştım; genellikle çevremdekilerden temin ettim.
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  10. emirturk
    Offline

    emirturk Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2007
    Mesajlar:
    160
    Beğenileri:
    60
    Ödül Puanları:
    38
    Bu duruma nasıl baktığımız aslında nerede durduğumuzla çok alakalı. Ürün veya hizmet sahibi olarak düşündüğümde kendimi haksızlığa uğramış,soyulmuş olarak hissederdim.Tüketici olarak yaklaştığımda ise 1200 YTL verdiğim bir oyun konsolunun oyununa 150YTL vermek bana hiç adil gelmiyor. DVD olayında ise orjinal film alalım tamam ama bana orjinal filmi yurt dışında olduğu gibi zamanında satın.Evde film izleyeyim diye sistem kurmuşum arkadaş grupları oluşturmuşum, Tv lerde fragmanlar dönüyor, caddeleri afişler süslüyor herkes filmi anlatıyor banada üç seçenek kalıyor. Ya filmi sinemada izleyeceğim(koca kafalısı var,durmadan maymun gibi tıkınanı var,sakız çiğneyni var varda var..),ya orjinal film satan bir yere gidip ''aaa o film yeni çıktı en erken 3 ay sonra gelir'' deja vu'sunu yaşayacağım,yada interneti veya başka legal olmayan yol ve satıcıları kullanarak kendi başımın çaresine bakacağım.
    Kısacası adam gibi fiyat politikası ve düzgün hizmet anlayışı ile korsan olayının minimum seviyeye ineceğine inanıyorum. Bu karşılıklı bir savaş üreticiler tüketicileri,tüketiciler ise üreticileri soyuyor veya soymaya çalışıyor.
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  11. aneximandros
    Offline

    aneximandros Özel Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.829
    Beğenileri:
    2.144
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Teorik Kimya
    Yer:
    USA
    Korsan konusunda ne dusunecegimi alacagim urunun fiyat/performans orani belirliyor genelde. Bu konuya yazimin sonunda donecegim. Isin ahlaki yonu derseniz, yaptigimizin dogru olmadigina inaniyorum. Sonucta oyun olsun, film olsun, bir urunun piyasaya cikmasinda yuzlerce belki binlerce kisinin emegi var ve korsanin gercekten de emek hirsizligindan baska bir sey olmadigina inaniyorum. Ozellikle korsan film ve muzikler alirken sadece gordugunuz multi-milyoner oyuncu/sarkici/menajerin emegine el koymuyorsunuz, bunun o projede calisan, isikcisi, sescisi, copcusu gibi bir cok insanin da hakkini yiyorsunuz. Boyle dusununce insanin vicdani sizliyor, ama bir yandan da "aman canim copcu o paranin ne kadarini goruyor ki zaten, ben buyuk patronlarin parasini yiyorum" deyip ahlaksal celiskinin icinden kendinizi cekiveriyorsunuz. Yine ayni sekilde oyun sektorunde de insanlar bir oyunu cikarmak icin gece-gunduz calisiyorlar. O adam o oyunu yapabilecek seviyeye gelmek icin senelerce okuyor/calisiyor/uykusuz kaliyor. Boyle insanlarin emegini "yemek" beni rahatsiz ediyor.
    Isin bir de "bunlar uluslararasi bunlara bir sey olmaz"ci yonu var. Film Hollywodd yapimi ya, vurun abaliya, vurun amerikalinin kafasina diye dusunmekten alamiyor insan kendini.

    Bundan 5-10 sene once maddi durumum hic yokken, caresiz ya odunc aliyordum herseyi, ya da korsanini buluyordum bir yerlerden. Simdi en azindan Turk yazarlarin/sarkicilarin/film yapimcilarinin eserlerini alirken paraya kiyip hic degilse kendi kanimdan calmayayim diyorum. Yabancilarda ise durum biraz daha degisik. Dikkat ettiyseniz artik film/muzik/oyun yapimcilari korsana engel olmak icin degisik yollar gelistiriyorlar. Diziler, filmleri ufak reklamlar alarak web sitelerinden yayinliyorlar, ya da mp3leri indirip dinlemenize izin veriyorlar. Herseyin openshare olmaya dogru gittigi bir donemde elimden geliyorsa once freeshareleri kullaniyorum, fiyat makulsa aliyorum, fiyati ucuk ve abes buluyorsam korsana devam diyorum.
     
    Karasan ve gaddarkemal bunu beğendi.
  12. salvadore_xp
    Offline

    salvadore_xp Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    527
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul and Giresun
    Aneximandros, işin ahlaki yönü özellikle romanlarda beni de çok rahatsız ediyor; ama açıkcası müzik albümlerine ve üzik yapımcılarına o kadar değer vermiyorum. Bir yazarın hakkını gasp etmek, bir popstarın hakkını gasp etmekten daha ağır geliyor bana. Ben yazarlara daha çok değer veriyor ve ekonomik özgürlüğüm olduğunda kitapların orjinallerini almayı planlıyorum. Eğer "kütüphane yapma" gibi bir düşünceniz varsa işiniz zor. Ben istanbuldayken aldığımız korsanları arkadaşlarla değiştirerek okur ve bir korsan kitapla enaz 10 tane korsan kitap okurduk. Lise'deyken korsana tepkili ve konu açıldığında bu sahtekarlara veryansın eden bir ğretmeniz vardı. O yüzden bize çevremizdekilerle değişim yaparak, daha fazla kitap, albüm, film elde edeceğimizi anlatır ve böyle paylaşımcı kitlesel bir kültür oluşturmaya çalışır ve kendi kütüphanesindeki kitapları bile değişim yapma şartıyla verirdi.
    Dediğim gibi kütüphane yapma düşünceniz varsa, kitapların orjinalini almanız gerekiyor; çünkü rafta bir utanç tablosu gibi gözünüzün önünde duruyor, ayrıca kitap değiştirmek değil, kitap almak gerekiyor kütüphane kurmak için. Tek umuduğum seneye inşallah. Ekonomik özgürlüğü elde ettiğimde bu konular sıkıntı olmaz umarım.
     
  13. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.070
    Ödül Puanları:
    0
    Arkadaşlar fikirler için çok teşekkür ederim, herkesin fikirlerini ilgiyle okudum ama Pluchart'ın tam olarak benim kafamda olduğunu görünce keyifli bir şaşkınlık yaşadım, aslında başlığı çok genel seçtim, iyi de oldu, benim aklımda daha çok hack yapmak vardı, korsan işin tüketim boyutu, indir-kopyala ya da bunları satın al.
    Hack'te ise yardımcı donanımlar kullanılıyor, ya da yazılımlarla elektronik ürünlere müdahale ediliyor.
    İşte insana amatör bir elektronikçi zevki yaşatan bu bence, ama korsan olayına da dem vurmamız iyi oldu, çünkü "saçmalık derecesinde" zengin olmadıkça korsana tamamıyla hayır demek zor.
    Öyle insanlar tanıdım, daha DVD Amerikada bile olayken evinde ses sitemi olan, 250 civarında DVD almış olan yetişkin bir aile dostumuz vardı, ancak adamın kazancı harcama kapasitesinin çok çok ötesindeydi ve zaten o zaman VCD bile lüks sayılıyordu, DVD'nin korsanı hak getire.
    Benim için korsana bağışıklığı olan insanlar bunlar, Türkiye'de genel kanı bu şekilde.
    Gerçekten durumu çok iyi olanlar için orijinal almak güzel bir çözüm ve bence üründen daha çok keyif alıyorlar.
    Şöyle örnek vereyim, gidiyor 1000 YTL veriyor 20 tane film alıyor, ve onları izliyor, korsan ya da indirme filmlerde insan bir tuhaf oluyor, ben öyleyim açıkcası, bedava ürün olunca kıymeti daha az oluyor bence, bende sinirimi bozan bir kolleksiyonculuk hastalığı baş göstermişti, PS2 oyunları, PSP oyunları, Mega CD oyunları, anlatamam size, sadece elimin altında dursun, sahip olmanın hazzı için.
    Hele bir arkadaşım, forumdan Blitz hatta adıyla söyleyim, 1.6 TB'Lık film kolleksiyonu yapmış torrentlerden indirerek.
    Düşününce cazip geliyor ama inanın bir verimliliği ve keyfi olmuyor.
    Küreselleşmenin, bilgi ağlarının eleştiridir malum insanın kontrol edemeyeceği kadar veriye tabi olması, işte en güzel örnek.
    Tamam muazzam bir kolleksiyonunuz oluyor 1100 civarında film ama hangisini izleyeceksiniz?
    Hele Blitz aşırı yoğun bir adam, 50 tanesini izleyemeden demode olacak divx formatı, malum hdrip'ler moda artık...
    Bende öyle, PS2 oyun kolleksiyonum sağlam ama inanın cd kutuma bakıyorum, içimden oynamak gelmiyor, özenle indirdim, iso'ları yazdım, güzelce el yazımla dvd üzerine isimleri yazdım falan, ama oynamaya tenezzül etmiyorum.
    Korsanın böyle bir boyutu var (satın alınca gene para verdiğiniz için daha az alıyorsunuz ve aldığınızı oynuyor, izliyorsunuz) download'da ipin ucu kaçabiliyor.

    Firmware hack ve benzeri olaylar süper, Pluchart'ta da aynı durum olduğunu görünce bunun meraklısına nasıl bir haz verdiği görülüyor.

    Aslında bir sürü şey var, mesela LCD televizyonların servis menüsüne girerek RGB ayarlarıyla oynayarak renkleri değiştirmek, eskiden Amiga'da actionreplay vardı, oyunlara müdahale ederek cheat yapmak.
    Koca bebeklik işte :D
     
    castorpollux ve aneximandros bunu beğendi.
  14. rockybalboa7
    Offline

    rockybalboa7 Üye

    Katılım:
    28 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.257
    Beğenileri:
    4.491
    Ödül Puanları:
    0
    bu korsan konusunda en iyisi şöyle yapmak lazım örneğin müzik cd si alacağınız zaman en sevdiğiniz değer verdiniz ve yıllar geçsede dinlemekten sıkılmayacağınız sanatçıların albümünü almak gibi aynı şey kitaplar içinde geçerli tabi birde şu sorun öyle her sevdiğimiz albümü kitabı vs alırsak herhalde iflas ederiz son olarak gerçekten hak edenin eserleri alınmalı
     
    castorpollux bunu beğendi.
  15. ducker
    Offline

    ducker Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    53
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0
    Korsan cd nin sonuna kadar arkasındayım ben.Özellikle oyun konusunda.Hacker abiler oyunun exe dosyasını kırıp bir daha yazıyorlar ki bu da oyunu yeniden yapmak gibi birşey.10 senedir korsan cd kullanıyorum.mecburum ama buna.Çünkü babamın aylık geliri 10.000 $ değil.Bende isterim orjinal oyun almak onu kullanmak.Ama maalesef ülkemiz şartlarında bu pek mümkün olmuyor.Her neyse korsan konusunda beğenmediğim tek şey kitaplar.Kitapları korsan almayalım ;)
     
    castorpollux bunu beğendi.
  16. nerfbod
    Offline

    nerfbod Üye

    Katılım:
    29 Haziran 2008
    Mesajlar:
    84
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    Ben PS2 oyunlarini oynamak için PC emulatörünü bekledim. Nihayet artık Final Fantasy X çalıştıran bir emu ve benim de iyi sayılabilecek fps ile oyunu çalıştıran sistemim var ve tabii ki ilk iş oyunun iso'sunu indirdim. Öyle duruyor 2 haftadır harddiskte. Toplam 15 dakika oynamışımdır oysa ps2 çıktığından beri fantezimdi emu ile PC'de FFX oynamak.

    Tabii oyun korsancılığından söz edeceksek şöyle bir savunma yapabiliriz belki. Amerika'da oyun kiralama sistemi var. Bir oyunu satın almadan önce kiralayabiliyorsunuz. Türkiye'de böyle birşey olmadığına göre hele konsol oyunlarına o paraları vermek pek mantıklı gelmiyor. Orjinal oyunları online içerik, online multiplayer gibi özellikler için tercih etmek daha mantıklı.
     
    Karasan bunu beğendi.
  17. sovereign
    Offline

    sovereign Üye

    Katılım:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    372
    Beğenileri:
    52
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Ögrenci
    Yer:
    Istanbul
    acık acık söyliyeyim :) dvd'leri orjinal almaya özen gösteriyorum.öyle arşiv niyetim yok çok beğendiğim filmleri alırım.
    fakat gidipte gta'nın son oyununa 100ytl veremem.
    yada yabancı bi müzik cdsine 30ytl.
    yani şöyle bir durumda var babası emekli olan bir öğrenci farz edin,adam karnını zor doyuruyor hatta öğrencilik yanında çalışıyor.bu adam nasıl alsın bunları?
    yurt dışındaki ülkelerle dvd,cd fiyatları arasında öyle dağlar kadar fark yok ama adamların aldığı para bizden çok fazla.
    ortalama bir işçinin bile 250 300 dvd lik arşiv yapabilcek gücü var [oprah izlerken gözlerimle gördüm]
     
  18. hernan77
    Offline

    hernan77 Üye

    Katılım:
    11 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    954
    Beğenileri:
    177
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    sağlık teknisyeni
    Yer:
    izmir
    benim de bu güne kadar aldığım tüm oyunlar korsandı. türkiye şartlarında korsan olayına son vermek ve engellemek pek mümkün değil. 1 hafta da oynayıp bitireceğim bir oyuna kimse kusura bakmasın ama gidip te 100 ytl veremem. alırım 10 ytl ye oynarım. ve pekte rahatsız etmez bu beni.

    bazen de şöyle düşünürüm. bana öyle geliyorki oyun üreticileri türkiyedeki bu korsan olayını iyi bildiklerinden belki de kendileri el altından korsana düşürüp satıyorlardır. vergisiz algısız kazanç.

    kitap olayında da bu böyledir. biraz daha kalitesiz kağıda bas vergi vermeden sat...
     

Sayfayı Paylaş