Kevin Levrone Röportaj

Konusu 'Türkceye Çevirilen Yazilar' forumundadır ve jarhead tarafından 23 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 5 üye.
  1. jarhead
    Offline

    jarhead Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.062
    Beğenileri:
    1.122
    Ödül Puanları:
    123

    mükemmel bir röportaj kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. bu adam arnolddan sonra bende 2. geliyordu hikayesi yaşamı şanssızlıkları ve sonradan doğan şansı ile ve kişiliği mükemmel bir insan.





    Soru: Yaşamınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz ?


    Kevin: “Ben bir insan olarak kendi özel gelişimimi araştırıyorum. Her sabah uyandığımda yeni bir güne merhaba dediğim için yaratıcıya teşekkür ediyorum. Bu hayat tecrübesinin bambaşka bir sanatı ve insanlığın bir ileri derecedeki puzulu”.


    Soru: Bir çeşit kendini geliştirme formu mu? Kulağa çok yoğun çalışmak gibi geliyor.


    Kevin: “Öyle’de zaten. Belki de hiçbir zaman kendimi tam olarak ne olduğumu gerçekten bulamayacağım. Kevin Levrone kimdir? O bir gizem, bir hayalet. Ben kendimi tanımam için yıllarımı verdim. Her tür gizliliğimi masaya döktüm, gerçek Kevin’i bulmak için. Çocukluğumdan beri kendimi çözmeye çalışıyorum”.


    Soru: Babanızın ölümü, sizi gerçekten 12'den vurdu. Bu hayatınızda bir karar almanızı sağladı.


    Kevin: “Evet, ben o zamanlarda 7 yaşındaydım. Babamın sırtında güçlü ağrıları vardı ve 30 gün sonra hayatını kayıp etmişti. O günden sonra hayatımız her seferinde değişiyordu. Kimse ağlamamı görmek istemiyordu. Kendimi değişik bir alana kapattım ve hayattan küstüm”.


    Soru: İleriki yaşlarda daha güçlü olmanızı sağladı mı ?


    Kevin: “Başıma gelecekleri kontrol edemiyordum. Ağlamayı bıraktım ve hayata baktım. Kendi kendime ‘büyümeliyim ve gelişmeliyim’ şeklinde telkinde bulundum. Her işimi tek başıma yaptım. Tek başıma ayakta durdum ve bu yüzden kişisel spor olan Vücut geliştirmeyi seçtim. Tek başına kendi kendini geliştirerek bir çeşit kendi ikizinizi ortaya çıkarıyorsunuz. Kaslı gelişmiş bir ikiziniz. Ben çocukken gülemedim bugün bile rahatça gülemiyorum. Ben kapalı, soğuk ve kendimce bir insanım”.


    Soru: Anneniz ne zaman öldü ?


    Kevin: “1989 senesindeydi. Maalesef ufak evladının büyük başarısını göremedi”


    Soru: Bundan dolayı hayatınızın diğer kalanını daha uzun yaşamak için vejeteryan diyetine göre mi beslendiniz ?


    Kevin: “Evet, o zamanlar ben sadece uzun yaşamayı düşünmüştüm. Ailemi kayıp ettikten sonra aldığım gıdalara dikkat etmeye çalıştım. Zamanımın büyük bir bölümünü Spor salonunda geçiriyordum. Genç iken her zaman: “İşe gidiyorum” diyerek, spor salonunda antrenmanlara gidiyordum”.


    Soru: Takım Sporları size göre değil miydi ?


    Kevin: “Amerikan Futbolu gibi mi? Hayır”.


    Soru: Kuvvet Sporuna nasıl geçtiniz ?


    Kevin: “Kardeşlerim Ağırlıklarla çalışıyordu ve bende onları taklit ediyordum. Hiç bir zaman bir vücut geliştirmeci olacağımı ve podyuma çıkacağımı düşünmedim. O zamanlarda sadece kuvvet artırmayı düşünüyordum ve gençler arasında en kuvvetlisiydim”.


    Soru: Peki, kas geliştirmeniz? Bu da sizin için önemli bir hedef değil miydi ?


    Kevin: “İdman yaptıkça hacimli kaslara da ulaşıyordum. Marine’den 193 boyunda iri yarı bir şekilde kuzenim gelip bana idman ve beslenme bilgisinden bahsedince bende etkilendim ve zaman zaman hatalarda yaparak kendi doğrularımı buldum. Bunun için çok denemeler yaptım”.

    Soru: Arnold Schwarzenegger’in hayranı olmanız, sizi etkiledi mi ?

    Kevin: “Arnold her zaman en büyüğü olacaktır. ‘Barbar Konan’ filmine baktığımda çok etkilendim ve gözlerime inanamadım. Bir adam nasıl böyle kaslı olabilir? Ama o Arnold, yaşamıyla ve görselliğiyle”.

    Soru: Akabinde AAU Colossus yarışmasına girdiniz ve bu ilk müsabakaydı.

    Kevin: Evet. Ben aslında vücut geliştirme değil de, Powerlifting kuvvet yarışması için girmiştim. O zamanlar 85kg ağırlığındaydım ve yatarak itme’de(bench pres) 210kg ağırlığı bir tekrar doğal olarak başarıyordum. O zaman bir arkadaş bana: “neden vücut geliştirme müsabakalarına katılmıyorsun?” dedi. Nasıl? Vücut geliştirme? Bu spora karşı en ufak bir hevesim yoktu ama her zaman yeniliklere ve meydan okumalara açıktım. Altıma bir slip don giydim ve kıllarımı kazıttım. Sahneye çıktım ve bu alanda da şampiyon oldum. Herkes soruyordu birbirine: “Bu adam kim?”


    Soru: Sen vejeteryan olarak yarışmaya girdin mi ?


    Kevin: “Aah, bu yaşam biçimi değil. Ben McDonalds’da beslenerek de Maryland’da yarışmaya girdim ve buna rağmen müsabakayı kazanmıştım”.


    Soru: 1992 Mr. Olympia yarışmasında kendinize güvenmiş miydiniz ?


    Kevin: “Elbette güvendim. Bir çok Profesyonel Vücut geliştirmeci gibi bende 3 ay idman yaparak hazırlandım. Bu benim İlk müsabakamdı ve 2. sırada yer almayı başardım”.


    Soru: 1993 senesinde hayal kırıklığı mı yaşadınız ?


    Kevin: “Evet. 1993 senesinde küçük göğüs kas grubunda yırtılma gerçekleşti. Ben vücut alçısı takmak zorunda kaldım. Vücut ağırlığım 118kg’dan 100kg’a düşmüştü. Ben 18kg hacim kayıp etmiştim. Bunu düşününce kafayı yiyorum”.


    Soru: Ne kadar zamanda hazırlandınız ?


    Kevin: “Haziran ayına kadar alçılıydım. Bana haziran ayında Mr.Olympia yarışmasına gireceğim söylendi. Sadece 6 haftam vardı ve ben 6 haftalık bir zamanda hazırlandım ve müsabakaya girdim. Bu inanılmaz bir şeydi(kafayı sallıyor)”.


    Soru: Yarışmaya girmen gerektiğini kim söyledi ? IFBB ?


    Kevin: “Sıkı hazırlan dediler. Yoksa sözleşmen ile ilgili problem yaşarsın. Bu şekilde Spor’un politik yüzüyle tanışmış oldum. Bu iyi bir davranış değildi. Ben kendimi bir insan gibi hissedemedim. Robot gibi duruyordum. Buna rağmen üzerime sorumluluğu almıştım. İdmanlarımı yaptım, konsantrasyonumu düzelttim ve düzgün bir fiziğe de ulaşarak 5. sırada yerimi almıştım”.


    Soru: Doğrusu bu sakatlıktan sonra devam edebilmenize ve idman yapabilmenize şaşırdım.


    Kevin: “Bu iç hesaplaşmanın bir düzenidir. Eğer yere düştüğünü söylersen, gerçektende yere düşersin. Unutmamalı ki her zaman hızlı olan veya güçlüler kazanmaz. Dişini sıkacaksın ve konsantrasyonunu elinde tutacaksın. Hiç kimsenin içindeki hayalini değiştirmesine izin vermeyeceksin. İşte o zaman önüne kim gelirse gelsin, mutlaka şampiyonluğu zorlarsın.”


    Soru: Vücut geliştirme kariyerinizi sonlandırdınız. Ayrılırken mutlu mu ve memnuniyet içerisinde misiniz ?


    Kevin: “Hayatımın en güzel zamanıydı diyebilirim. Daha fazlasını söyleyemem. Kelimenin tek anlamıyla harika bir zamandı.”

    Soru: Bugün ki vücut geliştirme sporcularını nasıl görüyorsun ?


    Kevin: “Bugün ki Vücut geliştirmeciler çok daha sıkı idman yapıyor ve arkasını daha iyi kolluyor. Şimdiki sporcular gerçektenden kendilerini iyi yetiştiriyor.”


    Soru: Vücut geliştirme dışında, Kevin Levrone için başka değerli bir şey var mı ?


    Kevin: “Ben özümle vücut geliştirmeciyim ve bu yolda gittim. Başkaları içinde böyle olması gerekmiyor. Bu spor beni doğru yolda yürüyen insan yaptı. Kendi özümde insan olmak hoşuma gidiyor. Eğer vücut geliştirme olmasaydı bugün ben Kaliforniya da olmazdım.”


    Soru: Vücut geliştirme sporunun rafa kaldırılması bir problem oldu. Vücut geliştirmeci bir sporcu genelde toplumda hep yabancı kalmıştır.


    Kevin: “Ortalama nüfusun yarısı, Vücut geliştirme sporu ve Vücut geliştirme sporcularını bilmiyorlar. Toplumda biz, ahmak ve aptal gözüyle damgalanıyoruz. Toplumu, ben 7 yaşında iken ne düşündüğümü ve nasıl yaşadığımı ilgilendirmiyor. Steroid tipi düşünceleri unutun. Bir Lee Labrada veya Kevin Levrone’nun hayatında İnsanlık adına nelerin yaşandığına dair bir bilgi verilmesi gerekiyor.”


    Soru: Vücudunuz, eski klasik Amerikanın başarı dolu hikayesini andırıyor. Siz çocukluktan veya ünlü bir aileden gelmediniz. Buna rağmen dünya’da popüler oldunuz.


    Kevin: “Hey adamım! Böyle konuşman hoşuma gidiyor(gülümsemeler). İşin gerçeği şu: Ben genç iken, güçlü ve kuvvetli taraflarımı iyi biliyordum. Bu doğrultuda üzerine gittim. Ben temelde eğitim almadım ama yinede bir şirkette yöneticiyim. Gerçek hayatta başarı, ancak hayatın getirdiği tecrübelerle gerçekleşiyor.”


    Soru: Vücut geliştirme kariyerinizde ‘çalışkanlık’ ve ‘azimlilik’ kavramları, nasıl bir rol oynadı ?


    Kevin: “Çalışmak en önemlisidir. Çalışkanlık olmasaydı - ve acı- bugün belkide ben bir inşaat iskelesinde çalışıyor olacaktım.”


    Soru: Genetiğiniz’in mükemmel olduğunu düşünüyor musunuz ?


    Kevin: “Bu konuda test yaptırmadığım için yorum yapamam ama tek bildiğim bir mesele var ki, çalıştığım her saat, dakika ve saniyenin hakkını aldım.”


    Soru: Bu sektörde bolca ilaç alındığı ve geliştiği düşüncesi yaygınlaşıyor.


    Kevin: “Aah, bu tamamen saçmalık. Bunu düşünenler aklını ilaçla bozmuş salon sübyanları. Size yemin ederim ki, vücutgeliştirme’de ilaç düşkünlüğü, diğer bütün spor dallarından aynıdır hatta daha azdır. Mr.Olympia’da başarıyı yakalayanlar ilaçlardan değil, bilakis vücuduna uyguladığı beslenme, düzenleme, idman ve en önemlisi de kendini motive ederek beyin olarak hazır hissetmesiyle kazanıyorlar.”


    Soru: Sizden hiç kür programı isteyen oldu mu?


    Kevin: “Bak adamım, bana böyle sorular sorma. Bahsettiğin tipler bir kere gelir ve cevabını alınca bir daha yanıma yaklaşmaya korkar. Sana bir yol göstereyim. Vücut geliştirmecilerin gerçek hayatını ve disiplinini ortaya koyun ve bunu anlatın. Böyle soru soran sübyanlara cevap vermem. İlaç kürü istemek kadar saçma birşey olamaz. Ben İlaç uzmanı değilim. Beslenme ve Supplement takviye uzmanıda değilim. Kendi gelişme yapımı kendim keşfettim. Şimdiki sporcular daha akıllı olmalı çünkü herşey hazır ve hazıra konuyorlar. Ben kendi programımı bir sporcuya vermiştim onda sıfır etki yaptı. Bu demek oluyor ki, her sporcu aynı düzeyde etki görmüyor. Onun için benden uzak durun adamım.”


    Soru: Mr.Olympia’da dört kere finalist oldunuz ve üç kerede 3. oldunuz. Kendine haksızlık yapıldığını düşünüyor musun?


    Kevin: “Sadece bir yarışmada bana gerçektende haksızlık yapıldı. Bunu sadece ben söylemiyorum. Arkadaşlarımda beni desteklemişti. Fakat diğer yarışmalarda bende videodan seyrettim ve az puanla da olsa rakibimin birinci gelmesi doğru karardı. Bunun bir önemi yok. Ben görevimi yaptım ve mutluyum.

    Soru: ‘Blacklash’ isimli bir filmde oynadınız. Bunu anlatır mısınız?


    Kevin: “Oyunculuk, benim için yeni bir alan. Oyunculuk bana göre en üst noktaydı. Bir kelime ile birçok şey anlatılabiliyor. Blacklash filminde benim rolüm, bir Türk Vatandaşını canlandırmaktı. O bir Askerdi ve suikast düzenine programlanmıştı. Onun yaşamının bir başka yüzü daha vardı. Yaratıcısı ile ilişkisi ve Bayanlar. Politikayla da bir problemi bulunuyordu.”

    Soru: Filmdeki karakter, sana uygun geldi mi? Ayrıca film için yüksek oranda bir ağırlık kayıp ettiniz?


    Kevin: “Evet. Karakter bana kötü gelmedi. Uyumluydu. Daha fazlasına gerek yok(gülümsemeler). Bir Türk gibi olmam için zayıflamam gerekiyordu. Normal bir Türk vatandaşı zayıf ve narin. Bu sivri köşeli görüntü benim hoşuma gidiyor.”

    Soru: Peki ‘Redline’ filmi için ne diyorsunuz?


    Kevin: “Bu benim ikinci aksiyon filmimdi ve kiralık katili oynadım. Blacklash filminden iki ay sonra Redline film çekimlerine girmiştik.”

    Soru: Redline filminde erotik sahnelerde yer almışsın.


    Kevin: “Evet, hem de gereğinden fazla erotik sahne. Yalnız, yaş gereği birçok sahne kesildi ve gösterilmedi. Eğer kamera karşımdaysa ben görevimi yerine getirmeliyim ve donumu indirmem gerekiyorsa, indirmeliyim(gülümsemeler). Buna bir günah keçisi bulalım ve vücut geliştirme sporuna yükleyelim.”

    Soru: Kevin Levrone, kitap okur mu?


    Kevin: “Genelde kitaplar beni okur. Hayatım bir kitap. Bunu kaçamak laf olarak söylemiyorum. Gerçek bu. Kendimi geliştirmek adına kafam dinç olduğunda kitap okurum.”

    Soru: Şu an sana ciddi teklif gelse, tekrar podyuma döner misin?


    Kevin: “Hayatımı sadece paraya endekslemedim. Vücut geliştirme benim hayat noktam ama ben hayatımı ve yaşamımı sürdürürken basamakları kullandım. Şu an basamakların en üst noktasında duruyorken ve oraya çıkma gücünü zamanında göstermiş iken, siz şimdi bana aynı performansı göstererek tekrar aşağıya inmemi söylüyorsunuz. Bu pek de mantıklı değil.”

    Soru: Son zamanlarda doğal spor ve doğal gelişmekle ilgili video ve görüntüleriniz var. İnsanlara bir mesaj mı vermek istiyorsunuz?


    Kevin: “En doğrusu bu değil mi? Kirlenen dünyada bazı temiz görüntüler arka perdeye atılıyor. İnsanların güzel gelişmeleri de görmesi gerekiyor. Önemli olan “evet başarıyorum” diyebilmek ve başarmaktır. Bu sporun değerini bilenler, bu spordan kolayca vazgeçemiyor. Aynısını diğer sporlar için söylemek biraz zor.”

    Soru: Sizce supplementler(gıda takviyesi) sadece birer psikolojik destekleme mi yoksa gerçekten işe yarıyor mu?


    Kevin: “Evet yarıyor. Ben bunu sınıflandırırım. İşe yarayanlar, az yarayanlar, yaramayanlar. Her ürüne işe yarar gözüyle bakmak yanlış olduğu gibi, her ürüne işe yaramaz gözüyle bakmakta tamamen yanlıştır.”

    Soru: İşe yarayan ürünlerden bize bazı örnekler verebilir misiniz?


    Kevin: “Hayır ben bu konuda kıdemli değilim adamım.”

    Soru: Vücut geliştirmenin sonu ne olur?


    Kevin: “Bu spor hak ettiği yere ulaşamadı ve bundan sonrada ulaşamayacak. Vücut geliştirme, bütün sporların kardeşidir. Yüzyıllarda geçse, bu spor hiçbir zaman silinmeyecektir.”

    Soru: Bazı insanlar, bu sporu komik buluyorlar. Bir erkeğin mayo giyip anatomik dehşet verici kaslarını podyumda vermesi şaşkınlıkla karşılanıyor ve eleştiriliyor.


    Kevin: “Plajlarda mayo giyinenler, televizyonda soyunanlar veya bayanların hallerini alkışlayanlara bir sözü olmayanlar bu sporda mayo giyip te podyuma çıkanlara laf ediyorsa o insanlarda kişilik bozukluklar var demektir. Hiçbir erkek durduk yerde mayo giyip te podyuma çıkmaz. Bunu ancak bir bayan yapar. Cebine para verirsiniz ve podyuma mayoyla çıkar. Bir erkek podyuma çıktıysa o araştırılmalıdır. Neden mayo giyerek podyuma çıktı? Garip garip hareketleri neden yapıyor? Aylar süren ve hatta yıllar süren bir çalışma sonucunda 10dakikalık bir görüntü için anatomik kaslarını insanlara göstermesi dünyanın en ilginç ve güzel olayı değil mi sizce? Hangi gözünüzle ve beyninizle takip ettiğiniz önemli. Aksi takdirde ben mayo giyip te 15 metreden havuza atlayan adama bir şey demiyorum ve o atlama ucuna gelene kadar gösterdiği emeğe ve çalışmasına saygı duyarak alkışlıyorum. Aynı tevazuyu da o insanlardan bekliyorum.”

    Soru: Siz de bir Arnold gibi önce Vücut geliştirme ve daha sonra film artistliğine girdiniz.


    Kevin: “Hayatın akışına kendimi bıraktım. Nereye kadar nasıl giderim bilmiyorum.”


    Soru: Siz Müzik’te yapıyorsunuz.


    Kevin: “Müzik konusunda çok istekliyim ve müzik ile uğraşmak beni canlı ve dinamik tutuyor. Ben Motown müziklerini severim( Motown, Detroit te bir Müzik plak şirketidir. 1960’lı yıllarda siyahi bir soul müzik olarak tanınmıştır). Yumuşak müzikleri severim. Eğer “Three Times a Lady” müziğini söylersem, o an annemi düşünürüm. Ben müziği yakından, kalbimden hissediyorum ve içimde yaşıyorum. Müzikle duygumu da ortaya koyuyorum ve bazen beste yapıyorum. Şiirler yazıyorum ve müzik sözleri çıkartıyorum. Eğer içinizden vurulduysanız ve iyi hissetmiyorsanız, müzik sizinle iyi bir arkadaş olabilir.”

    Soru: Kendinizi şanslı hissediyor musunuz?


    Kevin: “Hayır. Şans gelir ve yaşarsınız. Ama sizde kalıcı olmaz. Şans her zaman gidicidir. Süreklide şanslı olamazsınız. İnsanlar kendi yaptıklarının karşılığında hayattan bir şeyler alır. Doğru yolda ilerlersiniz ve karşınıza doğru seçenekler çıkar.”


    Alıntıdır:http://www.vucutbilim.com/portal/ha...ne-roportaj-2bolum-vucutgelistirme-body-.html


     
    jemholie, erdinç, burakula01 ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  2. cadocx
    Offline

    cadocx Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.037
    Beğenileri:
    404
    Ödül Puanları:
    0
  3. AmericanHistoryX
    Offline

    AmericanHistoryX Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2010
    Mesajlar:
    188
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci.
    Güzel bir röportaj olmuş, teşekkürler.. ama kaynaktaki fotorafları yada kendi beğendiğiniz bir kaç fotorafını da ekleseydiniz daha iyi olurdu diye düşünüyorum, tekrar teşekkürler.

    Ayrıca Türk Askeri rolünü oynadığı filmide merak ettim
     
  4. FleXoR
    Offline

    FleXoR Özel Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2005
    Mesajlar:
    7.062
    Beğenileri:
    10.104
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Antrenör - Yazar
    Yer:
    Kırklareli & sivas
    http://www.sinemalar.com/film/52317/Backlash-I/

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 22:18 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 22:17 ----------

    Beş para etmez bir film tavsiye edilmiyor

    Diğer filmi hız tutkusu güzel fakat rolü kısa
     
    ARNOLDschwarzeneggeR bunu beğendi.
  5. ARNOLDschwarzeneggeR
    Offline

    ARNOLDschwarzeneggeR Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.226
    Beğenileri:
    368
    Ödül Puanları:
    93
    Yer:
    C:\
    Benim için tek kelime ile Kevin Levrone Adam gibi adam.
     

Sayfayı Paylaş