Diyet Yapmayın, Alışkanlık Kazanın

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve YesiLZeytin tarafından 20 Kasım 2013 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 3 üye.
  1. YesiLZeytin
    Offline

    YesiLZeytin Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    313
    Beğenileri:
    197
    Ödül Puanları:
    53
    10.000 karakter sınırı olduğu için iki ayrı mesaja böldüm konuyu. Devamı bir sonraki postta.

    Bu kadar insanın diyet konusunda büyük oranda başarısız olmasının bir nedeni var. Çünkü kilo vermeyi varılacak bir hedef, diyeti de bunun aracı gibi düşünüyorlar. Bu düşünce tarzıyla hareket edince de, diyet başarılı olsa bile sonrasında eski düzene dönmeleriyle birlikte kilolar da geri geliyor. Tabi bu başarılı olanlar için, bir de hiç başarılı olamayanlar var -büyük çoğunluk-, onlardan bahsetmiyorum bile.
    Kilo vermeye varılacak bir hedef gibi baktığımız sürece, kaçınılmaz olarak eski düzene geri dönüyoruz. Çünkü bu düşünce tarzı bilinçaltımıza, hedefe ulaşana kadar dişimizi sıkalım sonrasında nasıl olsa cipse, kolaya, tatlıya, hamur işlerine geri döneceğiz mesajı vermektedir. Hal böyle olunca da diyeti tamamlayabilsek bile eski kiloların geri dönmesi kaçınılmaz oluyor.

    Peki ne yapmalıyız bu durumda? Kilolarımızı kabul edip böylece yaşamalı mıyız? Kesinlikle hayır. Geçmişte ne gibi diyet başarısızlıkları yaşamış olursanız olun kesinlikle bu durumu kabullenmeyin. Çünkü yapmanız gereken diyet değil, alışkanlıklarınızı değiştirmek.

    Gaza gelip birden diyete ve spora başlamak size kalıcı değişiklikler getirmeyecektir. Çünkü gaz çok uzun süre sizinle birlikte olmaz. Gaz ve motivasyon yükselen ve düşen bir şeydir. Yükseldiği zaman bütün gücünüzle diyete ve spora sarılırsanız, düştüğünde de eski düzene geri dönersiniz. Lakin alışkanlıklarımızı değiştirdiğimizde motivasyona ve gaza ihtiyacımız olmayacak.

    Peki alışkanlıklarımızı nasıl değiştirmeliyiz? Alışkanlık öyle hadi değiştirelim diyince değişecek bir şey değildir. Yavaş yavaş, zamana yayılmış ve istikrarlı bir şekilde hareket etmeliyiz.

    Mesela diyelim ki kilo vermek istiyorsunuz. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için, sağlıklı beslenme ve spor yapmamız gerek. Bunu hemen herkes bilir. Ancak bu noktada büyük bir çoğunluğumuzu başarısızlığa sürükleyen bir hata yapıyoruz. Diyete ve spora aynı anda başlayıp, zayıflamak uğruna elimizden gelen ne varsa hepsini aynı anda yapmaya çalışıyoruz. Bu yaklaşım bizi başarısızlığa sürükleyen en büyük nedendir.

    Bunun yerine küçük ve aşama aşama gitmek zorundayız. Mesela spora ve diyete aynı anda başlamamalıyız. Diyelim ki önce başlamak için sporu seçtik. Hedefimiz günde 1 saat spor yapmak. İlk gün salona gidip 1 saat çalışmamalıyız. Bunun yerine ilk gün gidip maksimum 10 dakika kadar çalışıp eve dönmeliyiz

    Bu noktada insanların yaptığı en büyük hata bütün potansiyellerini kullanıp, yorulana kadar çalışmaktır. Hayır bunu yapmayın, gidin 10 dakika hafif tempo sporunuzu yapın ve geri dönün. Mümkünse hiç yorulmayın. Ertesi gün tekrar gidin, yine 10 dakika yapın ve geri dönün. Bu şekilde 1 haftayı tamamladıktan sonra programınıza bi 5 dakika daha ekleyin ve 2. haftayı 15 dakika yaparak tamamlayın. Bu şekilde her hafta 5'er dakika ekleyerek vücudunuzun tamamiyle yeni düzene alışmasını sağlayın. Aksi halde direk 1 saat spor yaparsanız, 3-4 gün spor yapıp sonra bitkin düşersiniz ve bırakırsınız.

    Unutmayın, çok küçük başlayıp her hafta azar azar artırarak gitmelisiniz. Hatta o kadar küçük başlamalısınız ki gülünç gelecek kadar küçük olmalıdır. Mesela spora ilk hafta 10 dakikayla başlamak yerine 5 dakikayla başlayabilir, hatta yalnızca spor salonuna gidip 1 hafta hiç çalışmadan bile geri dönebilirsiniz. Ne kadar küçük başlarsanız yapmama ihtimalinizi o kadar küçültmüş olursunuz. Küçük başlamanın gücünü hafife almayın.

    Bu şekilde en az 1 ay kadar yaptığımızda, artık spor yapmak kafa yormamız gereken veya ekstra bi motivasyon gerektiren bir aktivite olmaktan çıkıp yavaş yavaş otomatiğe bağlayacaktır. İşte başarmak istediğimiz de budur. Bunu başarmadığımız sürece, her zaman spor bizim için ekstra bi irade ve motivasyon harcayan bi aktivite olacaktır. Ve motivasyonumuz düştüğünde spora gitmeme ihtimalimiz artacaktır.

    Şimdi de diyet konusuna bakalım. Diyelim ki spor yapmayı en az 1-2 ay kadar yukarıdaki yöntemlerle hayatımıza oturttuk veya önce sporla başlamak yerine önce yeme düzenimizi değiştirerek başlamak istiyoruz. Ne yapmalıyız?

    Yine aynı şekilde çok küçük bir değişiklikle başlamalıyız. Mesela her gün akşam yemeğinden sonra tatlı yiyen birisi olduğunuzu varsayalım. Akşam yemeğinde yediğimiz tatlı miktarını yarıya düşürüp yerine birkaç tane kuru incir-kuru kayısı vs kuru meyveler koyabiliriz. Diğer öğünlerde herhangi bir değişiklik yapmıyoruz, yalnızca tek bir öğünde. 1 hafta kadar buna devam ettikten sonra tatlının diğer yarısını da çıkarıp onun yerine de kuru meyve ekliyoruz. Böylece akşam yemeğindeki tatlıdan yavaş yavaş kurtuluyoruz.

    Unutmayın her hafta 1 küçük değişiklik eklemek temel kuralımız. Tatlıları yukardaki yöntemle bütün öğünlerimizden çıkardıktan sonra, bi sonraki aşama beyaz ekmeği hayatımızdan çıkarmak olabilir, bir sonraki aşama da daha fazla sebze-meyve yemek. Yine yöntemimiz küçük küçük ve her hafta için yalnızca bir ufak değişiklik olmalıdır.

    Yukarıdaki yöntemle hayatınıza her alışkanlığı sokabilir ve istediğiniz her şeyi hayatınızdan çıkarabilirsiniz, yeter ki yeterince küçük başlayın, her gün tekrar edin ve küçük adımlarla ilerleyin. Neler başardığınıza şaşıracaksınız.

    Bu noktada uygulamalarınızın başarıya ulaşmasını kolaylaştıracak birkaç önerim daha olacak.

    1-) Aceleci ve sabırsız olmayın. Benim de geçmişte yaptığım en büyük hatalardan biri budur. Hemen kilo vereyim, hemen spor miktarını artırayım, hemen yediklerimi çok azaltayım vs.. Bu hatalara düşmeyin. Unutmayın yıllardır o kilolarla yaşıyorsunuz, kaç kere diyet yapıp başarısız oldunuz. Yapmanız gereken yalnızca birkaç ay daha sabretmek ve yavaş yavaş ilerlemek. Hemen kilo verme isteği sizi zorlarsa, verdiğiniz kiloları daha sonra geri alacağınızı ve eski halinize geri döneceğinizi düşünün. Ama eğer yavaş yavaş ilerlerseniz, bir daha asla geriye dönmeyeceğinizi kendinize telkin edin.

    2-) Yol boyunca programımıza uyamadığımız zamanlar elbette olacaktır ve bu çok normaldir. Hepimiz insanız ve bu durum insanlara özgüdür. Programımızdan saptığımızda 'battı balık yan gider' mantığıyla hareket edip, en başa dönmemeliyiz. Sanki hiçbir şey olmamış gibi kaldığımız yerden yolumuza devam etmeliyiz. Mesela bir merdivenle bi yere çıkmak istediğinizi düşünün. Merdivenin yarısından çoğunu çıktınız ve bir adımda tökezlediniz. Bu durumda kaldığınız yerden devam mı edersiniz yoksa olmadı ben yapamadım diyip çıktığınız bütün basamaklardan geri aşağıya mı inersiniz? Tabi ki de kaldığınız yerden devam edersiniz. Bu durum da tıpkı buna benzemektedir. Elbette hayatın bizi zorladığı ve programımızdan saptığımız zamanlar olabilir. Bu durumlar için 'merdiven örneği'ni aklınızda bulundurun. Başarılı insanlar hata yapmayan insanlar değil, hata yaptıktan sonra programlarına hemen geri dönüp kaldığı yerden devam eden insanlardır.
     
  2. YesiLZeytin
    Offline

    YesiLZeytin Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    313
    Beğenileri:
    197
    Ödül Puanları:
    53
    3-) Çevrenizi istediğiniz yaşam biçimine göre düzenleyin. Diyelim ki hedefiniz sağlıklı beslenmek ve ilk adım olarak da tatlılardan kurtulmak istiyorsunuz. Evinizde tatlı bulundurmayın. Evdeki, iş yerinizdeki, etrafınızdaki bütün tatlılardan kurtulun ve kuru meyveler bulundurun. Atalarımızın bi sözü vardır, "gözden ırak olan, gönülden de ırak olur". Kesinlikle doğru, evde dolaşırken mutfağa her girdiğinizde gözünüze sürekli çarpan bir dilim pasta eninde sonunda midenize gider. O yüzden mümkün mertebe evin hiçbir yerinde sizi hedefinizden uzaklaştıracak şeyler bulundurmayın. Motive edici şeyler bulundurun (fotoğraf, hatırlatıcı bir cümle vs. gibi).

    4-) Sporcu ve fit insanlarla arkadaşlıklar kurun. Bunun için en iyi yer spor salonlarıdır. Unutmayın en çok vakit geçirdiğiniz arkadaşlarınızın ortalaması olursunuz. O yüzden arkadaşlarınızı hedeflerinize uygun seçin. "Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim".

    5-) Odanızda duvarınıza büyük bir takvim asın ve alışkanlığınızı tekrar ettiğiniz her gün oraya bir çentik atın. Attığınız her çentik sonunda bir zincir oluşturacaktır. Çentik atmadığınız günler bu zinciri bozacaktır. Zincirinizin bozulmaması için her gün çentik atmak isteyeceksiniz. Unutmayın görseller çok önemlidir. Zincirinizi bozmamaya gayret gösterin.

    6-) Sonuca değil sürece odaklanın. Bu madde ilk maddeyle paralellik gösteriyor. Sonuç beklentisi içinde olmayın, yalnızca o gün için yapmanız gerekene odaklanın ve onu yaptığınızdan emin olun. Önemli olan iyi veya kötü o işi o gün yapıyor olmak. Sonuçları düşünmeyin siz yapmaya devam ettiğiniz sürece sonuçlar eninde sonunda kendini gösterecektir. Mesela sık sık tartılmayın. Sonuçları düşünmeden birkaç ay devam edebilmeyi aklınızda bulundurun.

    7-) 2 gün üst üste programınızdan sapmayın. Bu bir kural olsun sizin için. Evet yapamadığınız bir gün elbette olabilir ama ertesi gün kesinlikle programınıza uyduğunuzdan emin olun. 2 gün üst üste programınızdan sapmayın.

    8 ) Mükemmel olmasına gayret göstermeyin. Önemli olan en iyisini yapmak değil 'yapıyor' olmak. Spor salonuna gittiniz, ve kötü bir antrenman çıkardınız, canınız istemedi. Bunun uzun vadede hiçbir önemi yoktur, önemli olan spor salonuna gidip o antrenmanı yapmanızdır. Gitmeye devam ettiğiniz sürece zaten antrenmanınız giderek daha üst noktalara tırmanacaktır. Unutmayın önemli olan 'yapıyor' olmak. İyi veya kötü yapmaya devam edin.

    9-) Alışkanlığınız neyse her gün aynı saatte aynı yerde yapmaya özen gösterin. Otomatiğe bağlamak için bu önemlidir. Her gün aynı saatte yaptığınızda, ertesi gün o saat geldiğinde beyniniz o işi size yaptırmak isteyecektir.

    10-) Tek seferde YALNIZCA tek değişiklik. Unutmayın, hedefimiz hepsini birden yapmak değil, yalnızca bir tanesine odaklanmak. Aynı anda yalnızca bir hedef ve ona uygun tek bir UFAK (haftalık) değişiklik. 1-2 ay kadar sürede alışkanlığa adapte olduktan sonra bir sonraki alışkanlığa geçebiliriz.

    11-) Akıllı telefonunuz varsa bir alışkanlık geliştirme uygulaması indirebilir, size hatırlatıcılar göndermesini sağlayabilirsiniz. 'The Habit Factor' ve 'Way of Life' benim tavsiye edebileceklerimden.

    En az 2 ay kadar uygularsanız bu yöntemi, ufak ufak ilerlemenin ne kadar güçlü olduğunu anlayacaksınız. Alışkanlıklarınız değiştiği için de kolay kolay geriye dönme ihtimaliniz olmayacaktır.

    Bugünkü yaşadığımız hayatın büyük çoğunluğu günlük yaptığımız rutinlerimizin sonucudur. Rutinler nasıl yavaş yavaş, tekrar ede ede oluşuyorsa, onları değiştirmek de yine aynı şekilde yavaş yavaş ve tekrar ede ede olur. Bunun yolu da üst düzey bir motivasyon değil, küçük değişikler ve onlara adapte olma sürecidir.

    Bu yöntemler, yalnızca sağlıklı yaşam ve kilo verme için değil, hayatımızın her alanı için kullanılabilir ve kullanılmalıdır. Hayatınıza neyi katmak istiyorsunuz yalnızca buna karar vermeniz yeterli. Dil öğrenmek, düzenli yazmak, enstrüman çalmak, kitap okumak, erken kalkmak vs vs. örnekler sınırsız.

    Bizzat uygulayıp çok yararını gördüğüm bu teknikleri sizlere de aktarmak istedim. Umarım sizler de faydasını görürsünüz, uygularsanız kesinlikle göreceğinizden eminim.

    YesiLZeytin
     
    eprex bunu beğendi.
  3. neverbackdown.
    Offline

    neverbackdown. Üye

    Katılım:
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    1.359
    Beğenileri:
    907
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    başlıktan anladığım kadarıyla doğru beslenmeyi alışkanlık haline getirilmesi gerektiği söyleniyor. aynen bencede böyle olmalı , hedefe gerçekten ulaşma duygusu ve isteği varsa zaten her şeye katlanır.

    beslenmesinede uyar , motivasyonda kaybetmez. Bunları yapamayanlar zaten 1-3 ay sonra salonu bırakan tipler. Bu işi bilmeyen insanlar arkadaşlarım 3 hafta gıdıcem bende dıyor adamın bı halttan anladığı yok 28 cm kollarıyla ben beyaz ekmek yemiyorum diye gülüyor.

    Tam 4 aydır 1 kere bile fast food ve çikolata türü şeyler yemıyorum ve artık canımda istemiyor ödül olarak bile yok sanırım anlatmak istenilende bu.
     

Sayfayı Paylaş