Bruce Lee

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve jkdo tarafından 18 Eylül 2006 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 20 üye.
  1. jkdo
    Offline

    jkdo Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    Universite
    Yer:
    Denizli-ist
    Bruce Lee 1959 doğduğu yer olan Amerikaya gitmeye karar verir ve seattle’a ya yerleşir.burada Washington üniversitesinin felsefe bölümüne yazılır. Bir yandan okul devam ederken bir yandan da Amerikalılara çok ilginç gelen kung-fu sistemini paralı olarak öğretmeye başlar.bu amaçla kendi adını taşıyan JUN FAN KUNG-FU adında bir okul açar ve böylece efsane olmaya doğru hikaye başlar.Detaylarda.



    Bruce Lee'nin yaşam öyküsü hakkında yüzlerce yazı yazılmıştır.Yaşayan efsaneyi,onun hakkında çıkan her yazıyı derleyerek sizler için bir belge haline getirdik.
    Yaşam öyküsü,stili jeet kune do,filmleri ve dinsel görüşlerini en doğru ve tarafsız olarak TÜRKDO'da bulacaksınız


    KUNG-FU'DA STİL YOKTUR.
    KUNG-FU BİR FELSEFEDİR ve HERKEZİN BİR FİKRİ VARDIR.
    KUNG-FU YAŞAM BOYU YÜRÜNEN,FAKAT HİÇ BİTMEYEN BİR YOLDUR.
    BRUCE LEE


    Bruce Lee’nin hayatı


    San Francisco da doğa asıl adı LEE JUN,olan Bruce Lee ye amerikan ismini doğumunda hazır bulunan doktor verdi.babası Lee hoi chuen,Çin operasında oyuncuydu. Bruce Lee doğumundan sonra LEE HOİ CHUEN ve ailesi Hong Kong’daki evleri döndüler. Ve buruda Bruce Lee 19 yaşına kadar yaşadı. Lee nin dövüş sanatlarına ilgisi muhteşemdi.bu yüzden bu spor lara küçük yaşta başladı. Sanatçı bir aileden gelmesinin verdiği etki ile,henüz 6 yaşındayken ORPHAN VE KID CHEUNG gibi rollerle hong Kong filmlerinde çocuk yıldız olarak ortaya çıktı. 6 yaşındayken bile ilerideki hırçın,sert karakterini belli ediyordu.LEE sağda solda kung-fu tekniklerini bilinçsiz bir şekilde öğrenmeye başladıktan sonra,1954 de ünlü hoca YIP MAN’ının öğrencisi olarak WING CHUN sistemini çalışmaya karar verdi.ilerleyen zamanlarda da wıng chun sistemine birleşik boks çalışmalarını da eklemeye başladı.


    Bruce Lee 1959 doğduğu yer olan Amerikaya gitmeye karar verir ve seattle’a ya yerleşir.burada Washington üniversitesinin felsefe bölümüne yazılır. Bir yandan okul devam ederken bir yandan da Amerikalılara çok ilginç gelen kung-fu sistemini paralı olarak öğretmeye başlar.bu amaçla kendi adını taşıyan JUN FAN KUNG-FU adında bir okul açar.bu spor okulu 1963 yılına kadar açık kaldı,yine bu yılda Amerikalı bir beyaz olan LİNDA EMERY ile tanışıp evlendiler.Lee dağa sonra OAKLAND’ DA arkadaşı ve öğrencisi olan James ile ikinci okulunu açtı.burada geniş bir kitleye Amerikalılara yabancı olan bu sanatın ne kadar geniş içerikli ve derin felsefeye sahip olduğunu ispatladı.

    ilk uzun metrajlı filmini Çinli prodüktör RAYMOND CHUW’ UN yeni kurduğu film şirketi GOLDEN HARVEST için BİG BOSS(büyük patron) oldu.bu film bir anda Hong Kong ve güneydoğu Asya bölgesinde şimdiye kadar kırılmış tüm film gişe rekorlarını alt üst ederek büyük bir patlama yaptı.bunun üzerine ikinci filminde Asya milliyetçiliğini işleyerek FİSTS OF FURY(öfkeli yumruklar) cevirdi ve bu filmde ilki gibi gişe rekorlarını alt üst etti. Lee nin bu filmlerinde yeni stilini de görmek mümkün.Hong Kong film sanayinde avantür filmlerin hareketli sahnelerine Bruce Lee nin Hollywood tecrübesi ile olağanüstü koreografiler geliyordu.dönemin süper starı WANG YU bile onun altında bir role razı hale gelmişti.büyük usta çekilen filmin güzel olması için dövüş sahnelerinin koreografisini düzenlerken gece gündüz demeden çalışıyordu.hareketli sahneler için uzun plan çekimler yapar,yüksek tekmeler kullanır,escriama’nın (silahlı dövüş sanatı)NUNCHAKU,BO,KALİ,bıçaklar ve küçük Çin okları gibi tüm silahları kullanarak dövüş sahnesini olağan üstü artistlik figürlerle süslerdi.

    Bruce Lee kalitesi ile kung-fu sinema sektörüne yeni bir boyut kazandırdı.escrima ustası DAN INOSANTO jeet kune do’nun kesinlikle artistlik olmadığını,aksine çok gerçekçi fantezisi olmayan,vücut hareketlerinin işlevine ait bir spor olduğunu söyler.Lee nin komple bir sporcu olduğunu jeet kune do’nunda gerçek bir dövüşte çok etkili bir sistem olduğunu hararetle savunur.bunun yanında Bruce lee’ninde çok iyi bir aktör olduğundan dövüş sanatını beyaz perdede fantastik bir şov olarak seyirciye sergilemeyi becerebildiğini söyler.işte bu yüzdendir ki büyük usta ölümü ile birlikte filmleri dünya sinema klasikleri arasına girmiştir.

    Bruce Lee’nin üçüncü filmi WAY OF THE DRAGON (ejderin yolu) oldu.bu filmde Lee nin altında alt yıldız olarak,amerikada yedi defa karate şampiyonu olmuş olan CHUCK NORRİS’i görüyoruz.filmin final mücadelesinde ise adeta karate ve kung-fu nun üstünlük mücadelesi sergileniyor.Bruce Lee nin her filminde bir diğerine nazaran yenilikler göze çarpmaktadır.big boos da üçlü tekmesi ve ustalıkla bıçak kullanmasından,fists of fury’e de müthiş nunchaku nun nasıl kullanılacağından ve Çin okları ve bo (uzun değnek) kullanımından müthiş örnekler vermektedir. Bruce lee’yi zirveye taşıyan film ise,DAN INOSANTO ve KAREEM ABDÜL JABBAR ile GAME OF DEATH (ölüm oyunu) filmini çekmeye başladı.amerikan filmlerinde başrol oynamayı çok isteyen ancak bunu başaramayan Lee,dördüncü filmini çekerken Amerikalı yapımcılardan başrol oynayacağı bir film teklifi geldi .bunun üzerine sanatçı ölüm oyunu filmini yarıda bırakarak,Çin amerikan ortak yapımı olan ENTER THE DRAGON (ejder kalesi) filmini yaptı.amerikan sinemasında ve Uzakdoğu film sanayinde süper starlığa yükselen Lee ölüm oyunu adlı filmini tamamlayamadan öldü.

    Kısaca tanımlarsak Bruce Lee iyi bir dövüş sanatı öğretmeni ve aktördü.ayrıca dövüş sanatı magazininde en önde gelen ismidir.ayrıca yazar olarak CHİNESE GUN-FU THE PHİLOSOPHİCAL ART OF SELF-DEFANCE(Çin kung-fu su ve nefsi müdafaanın felsefesi) adlı bir kitap yayınladı.son projesi THE TAO OF JEET KUNE DO (jeet kune do’nun tao’su adlı eseri is ölümünde sonra yayınlandı.

    Bruce Lee öğrencilerine karşı antrenmanlarda çok sert ve kati idi.öğrencilerinden ağır disiplin beklerdi.en ufak bir boş vericilik talebenin unutamayacağı kadar ağır cezaya çaptırılmasına sebep olurdu.

    Bruce dansıda ayrı bir tutku ile severdi.diskoları sık sık ziyaret ederdi.1958 de Hong Kong da çaça şampiyonu olduğuna bakılırsa herkesin içinde farklı bir kişiliğe sahip olduğu muhakkaktır.daha sonraları evlenmiş olmasına rağmen dans tutkusundan hiçbir şey kaybetmedi.

    Bruce Lee hiç resim dersi almadığı halde iyi kalem kullanırdı.bu tanrı vergisi meziyetini çıkarmakta olduğu LE TAO DU JEET KUNE-DO adlı kitapta mühim teknik izahatlarında estetik ve hassas krokiler çizerek kullandı.

    birleşmiş milleletlerde yaşadığı sürece içerisinde Amerikalı ların Asyalılara ayrıcalık davranmasından çok çekti.Bruce bu ayrıcalığa karşı hayatı boyunca hep savaş verdi.Koreli genç komedyen tiamo siliphant ile yaptığı anlaşma gereği,Asya lıları küçük düşürücü filmlerde oynamam kararı aldılar.

    Bruce haklarını almakta kavgacı ve inatçı bir kişiliğe sahipti bu kavgacılığı onu yeni bir meslek sahibi yaptı.başından beri filmlerinin sahneye koyuculuğunu lo wei yapmaktaydı.ancak bu kişi ile ters düşmesi onunla arasını açtı,hatta bir basın toplantısında lo wei Bruce tarafından dövüldüğünü iddia etti..bu olaydan sonra Bruce kendi filmlerini kendisi sahneye koymaya karar verdi.

    Bruce la dinsiz ve saygısızlıklıda uğraşmayı kendine iş edinmişti.muhataplarının kim olduğuna bakmaksızın,kendisine gelen bu tip davranışlara hiç vakit kaybetmeden,çok kaba alaycı ve acı bir şekilde karşı fikir beyan ederdi.zaman kendisi için çok değerli olduğundan bu tip konularda nezaket kaideleri ile hiç boşuna uğraşmazdı.bir gün Hong Kong da TV. Stüdyolarında kendisi ile röportaj yapan bir gazetecinin tuzak sorularına fazla dayanamayıp kendisini sert bir yumrukla yere indirmiştir.bu olay skandal olarak nitelendirilmiştir.ancak Bruce ne özür dilemeyiş düşünmüş nede olayı küçümseyecek bir duruma getirmeyi düşünmüştür.kendisi için densizliklerle uğraşmanın en kısa yolu böyle bir tavır olduğuna inanmıştır.

    Hocası yipman dan öğrendiklerine kendi felsefesini katarak her gecen gün başarı merdivenlerini hızla çıkmıştır.10 öğrenciden fazlasına ders vermeme kuralını hayata geçirmiş fakat bunun yanın dada amerikada kung-fu okulları zincirini kurmuş ve böylece bu gelişmeler kendisine zafer ve zenginlikler getirmiştir.Bruce ünlü bir yıldız olduktan sonra kendisine sinemayı bırakması için sayısız tehditler yapılmış ama o bunlara en ufak bir taviz vermemiştir. Küçük çocukları brandon ve kızı shannon için özel koruma tutmayı da ihmal etmemiştir,çünki tehditler arasında cocuklarının kaçırılacağı da vardır.

    Bruce dövüş sanatları ve film sektörünün en üst seviyelerine çıktığı 21 temmuz 1973 te maalesef hayata gözlerini yummuştur.Lee nin ölümü ile ilgili bir çok söylenti ortaya çıkmıştır.kimi zehirlendiğini,kimi aşırı uyuşturucu dozdan öldüğünü,kimi ise yoğun tempodan kalp yetmezliğinden öldüğü söylenmiştir.yapılan otopside DR. LYCETTE midesinde uyuşturucu olarak kullanılan CANNEBİS maddesine rastlandığını söylemiştir,ancak bu maddenin Lee ye hangi şartlarda içirildiği meçhuldür.genel kanaat Bruce film mafyası ile ters düşmüş istedikleri haraç ve istekleri yapmamış ve bu mafyanın kalleş oyunu ile zehirlenerek öldürülmüştür.

    Bruce Lee nin cenaze yüz binler eşliğinde muhteşem bir törenle kaldırılmış hayranları onun için günlerce göz yaşı dökmüş,taraflı tarafsız onun ölümü herkesi üzmüş özellikle do sporları sevenleri öksüz bırakmıştır.amer ikada SEATTLE’DE bir mezarlığa defnedilen Bruce toprağa verilirken FRREUR DE VAİNCRE filminde giydiği mavi elbisesi giydirilmiştir.gelecekte dev projeleri olan Bruce Lee erken ölümü tüm spor sevenleri derin hayal kırıklığı ve üzüntüye sokmuştur.


    DİN YAŞAM SPOR VE BRUCE LEE

    1973 yılında ölen ve üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen halen do spor’larının kralı.o dünyada her dil ,renk ve milletten kung-fu vb. gibi Uzakdoğu sporlarına sebep teşkil eden bir efsane.yalnızca dört film çevirmesine rağmen beyazperdede yeri doldurulamayan bir kahraman.halen tüm do spor dergilerinin kapaklarını süsleyen ve bu tip dergilerin tirajını arttıran bir yıldız ve kurduğu olağan üstü müthiş sistemle binlerce stil ve sisteme ışık tutan bir isim.BRUCE LEE.

    o do sporlarının alışagelmiş bir ustası değildir.onun hakkında geleneksel kung-fu stilini yıktığını ve özellikle Çin geleneksel kültürel değerlerini yıprattığını,iddia eselerde ,Bruce Lee tüm dünya ya siyah elbiseyi ve kung-fu ismini şahsi çabalarıyla duyurup sevdiren bir isimdir.

    aslında Bruce lee’yi anlatmak ve tanıtmak için çokta söze gerek yoktur.onun kendisi hakkında söylediği şu cümleler özet olarak kişiliğini biz anlatıyor.DÖĞÜŞ STİLİMİ HER GÜN GELİŞTİRİYORUM VE SÜREKLİ YENİ ŞEYLER KEŞFEDİYORUM.UĞRAŞIMI BIRAKIRSAM KENDİ KENDİMDEN HOŞNUT KALAMAM.

    evet insanın sürekli kendisini yenilemesi,geliştirmesi ve hoşnut kalması gerekmez mi?Bruce Lee nin yine şu sözleri,aslında tüm insanlar ve sporcular için,yol gösterici bir öğüt değimli.
    İNSAN BİLGİSİ İÇİN SINIR VE ENGEL YOKTUR.

    Bruce Lee tüm dünya’yı ruhunun derinliklerinde yaşadığı savaş sanatı ile etkilediği bir gerçektir.bu etki 1970 lerde Türkiye’yi de sarmıştır.dünya sinemalarında kapalı gişe oynayan filmler ülkemize gelince,Türk spor severler beyaz elbisenin haricinde kung-fu ve siyah elbisenin cazibesi ile tanışmıştır.bu gizemli dövüş stili kung-fu nun Bruce Lee gibi bir ustayla birleşmesi do sporlarında kung-fu stilini tüm Türk do spor severleri bu sistemi yapmaya ve çalışmaya sevk ediyordu.Bruce Lee sayesinde Türkiye’de kung-fu sistemi artık en popüler savaş sanatları haline gelmeye başlamış ve yıllarca böyle devam edecektir.

    Bruce Lee’nin filmleri aracılığı ile izleyenlerle aktardığı kendi sistemi ile bütünleşmiş kung-fu sistemi kısa zamanda ülkemizde çok fazla taraftar bulmuş ve çalışılmaya başlanmıştır.o günlerden bu günlere bu popülerlik hiç azalmadan devam etmektedir.bugün hangi spor salonuna gitseniz onun resmi ile karşılarsınız.do sporu çalışanların büyük çoğunluğu onun hayranıdır ve bu sporlara onun etkisi ile başlamıştır.ben bile 1983 yılında on un filmleri ve müthiş stil tekniklerinden etkilenerek kung-fu sistemine başladığımı itiraf edebilirim.ölümünün üzerinden bunca yıl gemcesine rağmen,hala insanları adı ile spora teşvik etmesi,sporcuları,kendi felsefesi,azmi ve hırsı ile etkilemesi olağan üstü bir durumdur.

    Bruce Lee dünyada var olan her şeyi yenebileceğini düşünmekteydi.”DOĞUŞTAN VAR OLAN SAVAŞMA RUHUM SEVE SEVE DÖVÜŞMEYE HAZIR VE ÖLÜMÜ DAHİ YENMEK İSTİYORUM”bu sözler Lee’nin değişmez kurallara dahi savaş açtığını gösteriyor,ancak var olan salt bir geçekte onu kainatı,yaşam ve ölüm olgularının var olunmasını sağlayan bir yaratıcı gücün var olması.ustanın bu anlamdaki dinsel düşüncelerini anlamak oldukça güç,çünkü bu konularda olabildiğince kapalı ve yorumsuz kalmaya özen göstermiş.ancak bir çok hadise ve kanıt onun ALLAH(CC) inandığını hatta öldükten sonra ahiret günü inancına sahip olduğunu göstermektedir.

    Bruce nin yakın bir arkadaşının karısının ölümünün üzerine bunalıma girmesi sonucu,ona yazdığı şu sözlerde kendi dinsel düşünce yapısınıda önemli ölçüde ortaya koymaktadır.”İNSANIN RUHU VUCUDUNA HAPSEDİLMİŞ DURUMDADIR.ÖLÜM GÜNÜ GELDİĞİNDE UYANIR VE ONUN İÇİN KÖTÜ GÜNLER BAŞALAYABİLİR.YAŞAMIMIZDA İYİ VE GÜZEL GÜNLER GEÇİRMEYE DİKKAT ETMELİYİZ” 1980 lebde İngiltere de yayınlanan bir gazetede Bruce Lee’nin ölümünden kısa bir süre önce İslamiyetçi araştırdığı ve İngilizce tercümeli kuranı kerim okuduğunu iddia etmiştir.buna pekte şaşırmamak lazım Bruce için araştırma ve öğrenmenin sınırı yoktur.ancak kendi dinsel düşünce yapısıyla İslamiyetçin uyum sağlaması onun Islama karşı olan ilgisini arttırdığını yakın cevreside sıkça belirtmiştir.

    Lee’nin karısı LİNDA kocasının yaşamından bu kadar erken kopacağını hiç düşünmediğini ve Lee’yi tarif ederken” her gün yeni doğmuş gibiydi,kendi içinde sürekli var olan ve yenileyen bir yaşam düzenlemişti ”sözcükleri Lee’nin gerçekleri inatla araştırmada ve belli kalıplara sıkışmaktan asla hoşlanmadığını göstermektedir.

    Bruce nine savaş sana tınıda ve kişiliğine hayran olmamak gerçekten imkansız gibi,ancak bu hayranlığında bir sınır noktasının tespit edilmesi şarttır.bizim hayran olacağımız kendi kimliğimiz örf,adetlerimiz ve tarihi şahsiyetlerimizin olduğu salt bir gerçektir.Bruce Lee savaş sanatlarının bir ustası ve önderi olarak değerlendirirken,

    gerçekten insanlığa ve kainata ışık tutan ve önder olan,sonsuza kadar da bu önderliği devam edecek olan sevgili peygamberimiz (s.a.v.) hayatını ve yaşam kıstaslarını en ince ayrıntısına kadar incelememiz şarttır.eğer bu fikir düşünce ile Bruce Lee veya onun gibi insanları çözümlersek.,çok dağa değişik ve hatasız inceleme şansımız ve daha da önemlisi o kişiler hakkında hataya düşmeme riskimiz azalır.



    Hayatından ilginç not’lar

    çevirdiği son film olarak bilinen ölüm oyununda son döğüş sahnelerini kendi çevirmiştir.ölümüyle birlikte yarım kalan filmi ona benzyen bir oyuncu tamamlamıştır.filmin son döğüş sahnelerinden hariç kalan tüm bölümlerde gerçek bruce yoktur.



    kasım 1958 de Bruce Lee’yi Hong Kong’dan san Francisco’ya taşıyan gemide,Lee 18 yaşında ve 3 mevkide,cebinde 100 dolarla seyahat ediyordu.

    filmlerinde tüm dövüş sahnelerini kendisi tasarlıyor ve rakiplerini kendisi seçiyordu.

    1973 de Bruce o dönemin en ünlü basketbol yıldızı ve yakın arkadaşı,öğrencisi,kerim abdüljabbar’a ölüm oyunu filminde rol almasını teklif edince jabbar düşünmeden kabul etmişti.bir kaç gün jabbar'ın menajeri 15 cadillac marka araba değerindeki oyuncusunun Bruce Lee ye karşı filmde dövüşeceğini öğrenince baygınlık geçirmişti.

    baş rol oynadığı filmlerde tüm sahne dekorlarını kendi hazırladı.ejderin 3 fedaisi filmi için Hong Kong’da ıssız bir ada seçilmiş ve 500 işçi dekor için çalıştırılmıştı.

    çocukluk yıllarına sokak çetelerinin başını çeker sık sık rakip çetelerle sokak düğüşleri ve düello lar yapardı.bir gün bir evin beşinci katında bir düello gerçekleşirken,Bruce hırstan hasmının iki kolunu ve bir bacağını kırmıştı.

    karısı linda ona çok tutkulu ve kıskançtı.filmlerinin sonunda bayan rol arkadaşları yüzünde kavga etmişler ve uzun küskünlükler oluşmuştu.

    üstadın en büyük özelliği tüm yaşamında ve o yaşamın her saniyesini kung-fu’ya ayırmış olmasıydı.kung-fu ile birlikte tüm do spor sistemlerini çalışmış ve bunlardan kendi sistemi JEET KUNE DO’yu stilize etmiştir.günümüzde bu sistemi aynı disiplinle devam ettiren öğrencilerinden ünlü isim DAN INOSANTO onun hakkında şöyle diyor.dünyaya bir daha onun bir usta asla gelmeyecektir.


    amerikan hakimiyetine son veren DÜNYADA BENDEN BÜYÜK YOK filminin son final sahnesinde ünlü karateci CHUCK NORRİS ile Bruce Lee’nin dövüş sahnelerinde ,Çinli esmer bir düğüşçünün tipik Amerikalı düğüşçüyü nasıl yendiğini izleyiciye sindire sindire anlatır.Çin den Amerikadaki akrabalarına yardım etmeye gelen bir köylüyü canlandıran lee,bu filme birlikte klasikleşen Amerikalı düğüşçülerin galip gelme modasına son vermişti,Amerikalı yapımcılardan çok tepki almasına rağmen,film izlenme rekorları kırması emperyalist düşünceli yapımcıların bu filme yatırım yapmasını engellememiştir.

    KRISS ulu kişilerin ve dövüşçülerin kullandıkları bıçağın adı.bu bıçak zig zag şeklinde olup olağan üstü marifetlere sahiptir.Bruce de bu krıss’lerden büyükçe bir koleksiyon vardı.ancak bunların kaybolması halinde ailesine bir kötülük geleceği inancını taşıdığından bu krıss’leri özenle ve çok gizli bir yerde saklardı.

    öfkenin yumruğu adlı film ilk haftada 102 000 Amerikan doları gişe hasılatı yapmıştı.o tarihten sonra bu sonuca BEVERLY HİLLS COP,SOSYETE POLİSİ 101 000 dolar ve RAMBO 98 000 dolar ile yaklaşabildiler.golden harvest’in son olarak çektiği bu film Hong Kong’da ise gösterime çıktığı ilk hafta 22 mart 1972’de 4.5 milyon Hong Kong doları ve gişe rekorlarını kırdı.

    Hırsla çalıştığı yıllar kendisini oldukça yıpratmıştı.10 mayıs 1973 de yakınlarını korkutan bir rahatsızlık geçirdi.bu aşırı efordan yorgunluk hastalığı idi.nefes almakta zorluk çekiyor,kısa bir hasta hane macerasından sonra sağlam bünyesi sayesinde mucizevi bir şekilde iyileşti.ancak 2 ay sonra cevabı halen bulunamayan bir sebeple vefat etti.


    Bruce Lee'nin hayatı beyazperdede

    Sokakta girdiği bir kavgada dayak yedikten sonra dövüş sanatını öğrenen ''Küçük Ejder'' lakaplı Bruce Lee'nin hayatı, ölümünün 31'inci yılında sinemaya aktarılıyor. Uzakdoğu filmlerine ilişkin bilgiler veren ''monkeypeaches'' sitesinin haberine göre, ''House of the Flying Daggers'' filmiyle tanınan yönetmen Wong Kar-Wai, efsanenin hayatını anlatan film için kolları sıvadı.

    Filmde Lee'yi canlandıracak oyuncu için arayışlarının sürdüğünü açıklayan Kar-Wai, Leung Chiu-Wai'ye Lee'nin ustası Ye Wen rolünün verildiğini kaydetti.

    Leung Chiu-Wai, dövüş sanatının inceliklerini en iyi şekliyle gözler önüne sereceklerini ifade ederek, filmin şöhrete kavuşmadan önce Bruce Lee ve ustasının çevresinde gelişen bir hikaye olacağını bildirdi.

    Bu arada, Bruce Lee ile ilgili film yapmaya hazırlanan pekçok şirket var. ''Wong's Block 2 Pictures'' adlı şirketin ''Soft Coffee'' adlı düşük bütçeli filminde Chang Chen ve Dong Jie rol alacak.

    Yönetmen Tsui Hark ve Lee'nin memleketi Shunde kasabasındaki ''Guangdong Province'' de, kendi Bruce Lee filmlerini yapmak için kolları sıvadı.

    O BİR EFSANEYDİ

    Bruce Lee, 27 Kasım 1940 sabahında, San Francisco'da dünyaya geldi. Doğduğunda Çin takvimine göre ''Ejder Yılı'' idi.

    Aile kısa bir süre sonra Hong Kong'a geri döndü. Oyuncu babasının oynadığı filmin setinde onu gören yönetmen, rol teklif etti, efsaneninkariyeri 8 yaşındayken başladı.

    Bir sokak kavgasında dayak yiyen Bruce, küçük düşme korkusunu yenebilmek için dövüş sanatları eğitimine başladı. Giderek ustalaşarakkung-fu derslerine girmeye başladı. Dansa da ilgi duyan Lee, ayak hareketlerinin çoğunu dansa borçluydu. En sevdiği dans olan çaçada Hong Kong şampiyonuydu.

    Ailesi tarafından Amerika'ya gönderilen Bruce Lee, kung-fu hocalığına başladı ve 22 yaşındayken ''Chinese Kung-Fu'' adlı kitabınıyayınladı. Okuluna da devam eden Lee, felsefe eğitimini tamamladı. Linda Emery ile evlendi, önce Brandon, sonra kızı Shannon doğdu. Brandon, 1993'de film setinde esrarengiz bir kaza sonucu öldü.

    Birkaç beyazperde denemesi başarısız olan Lee, kendini dövüş sanatına verdi ve bir okul açtı. Orada aralarında Steve McQueen, Careem Abdul Jabbar ve James Coburn'un da yer aldığı öğrencilerine gerçek birer ''jeet kune do'' olmayı öğretti.

    1970'li yıllarda şöhrete kavuştu ve 31 yaşında ilk büyük filmi ''The Big Boss''ta rol aldı. Filmi, ''Chinese Connection'', ''The Way of Dragon'' ve ''Enter the Dragon'' izledi. Hollywood ile Hong Kong arasında mekik dokumaya başlayan oyuncu, sırtından ciddi şekilde rahatsızlandı. Doktorlar dövüşü bırakmasını ve yataktan çıkmamasını öğütledi, tam 6 ay kıpırdamadan yattı.

    20 Temmuz 1973... ''Game of Death'' filmiyle ilgili yapımcıyla konuşmak için başrol oyuncusunun evine giden Lee, burada aspirin aldı ve uzandı. Uzun süre kalkmayınca yanına giden dostları çok geç kalmıştı, ''Küçük Ejder'' ölmüştü.

    Ölümünün beyin tümöründen olabileceği söylenmesine karşın adli tıp raporunda, ''ölüm nedeni bilinmiyor'' ibaresi yer aldı. Hong Kong yasaboğuldu, hayranlarını yatıştırmak için polis barikatlar kurdu.

    Efsane, Amerika'nın Seattle eyaletinde Lake View mezarlığına gömüldü, talihsiz bir kazaya kurban giden Brandon Lee de sonradan babasının yanına gömüldü. Baba-oğulun mezarları, hala bir mabet gibi binlerce hayranları tarafından ziyaret ediliyor.



    Bruce Lee için müze

    HONG KONG - Kung - fu filmlerinin efsanevi aktörü Bruce Lee anısına doğduğu kent olan Hong Kong'da bir müze açıldı. Kentin önemli alışveriş merkezlerinden birinde açılan müzede yaklaşık 10 bin parça eşya sergileniyor. Müzeyi düzenleyen Jackson Ng, Lee'nin Çin tarihinin en önemli kişiliklerinden biri ve uluslararası arenada kabul görmüş ilk Çinli yıldız olması nedeniyle adına müze kurma kararını aldıklarını söyledi. (afp)



    BRUCE LEE SYSTEM: JEET KUNE DO

    “Jeet” kelimesi sözlük anlamı “döğüş”tür. Kavram Manası ise “sokak döğüşü” demektir.

    “Kune”kelimesinin sözlük anlamı “yumruk” tur. Kavram manası ise “tek tek ortadan kaldırmak demektir.

    “Do” kelimesinin sözlük anlamı “yol, metod” vs.dir. Kavram manası ise “ruhsal ve bedensel olgunluk” demektir. Jeet Kune Do demek, birden fazla hasma savunma demektir. Jeet Kune Do demek, aletli hasma karşı savunma sanatı demektir. Jeet Kune Do demek, dövüşmeden dövme sanatı demektir. Jeet Kune Do demek, yumruğu durdurmanın yolu demektir. Jeet Kune Do demek, stilsiz stil ve başlı başına bir bilim demektir.



    BAŞLICA ÖZELLİKLERİ

    1. Do sanatlarının sembolü addedilen Bruce Lee’nin çıkardığı bir sistemdir.

    2. Dünyada sokak döğüşü için özellikle oluşturulmuş tek spor dalıdır.

    3. Dünyada hem kalabalık döğüşü, hem de aletli döğüşü içeren tek savunma sanatıdır.

    4. Bütün kapsamlı ekolleri kapsayan tek Do sanatıdır.

    5. Do sanatçısını en pratik yoldan ustalığa ve stil kuruculuğuna taşıyan tek döğüş sanatıdır.

    6. Kendini kabul ettirmiş olan dünyanın en yeni döğüş sporudur.

    7. En modern egzersiz çalışmalarını içeren modernize edilmiş tek savunma sanatıdır.

    8. Kendine özgü çığlığa sahip tek savunma sporudur.

    9. Her spor okulu akademi olarak açılan tek akademik ve uluslar arası döğüş sistemidir.

    10. Dünyada ders ve seminerleri en pahalı döğüş sistemidir.vs.

    09.08.1996

    Bruce Lee, Collage Street’te Dany İnosanto, Ted Wong, Richard Bustillo... gibi kıymetli asistanlar yetiştirdikten sonra; sinema, kitap ve asistanları vasıtasıyla 60’lı yıllarda dünyaya J.K.D.’yu ilan etti.(1967) Lee’nin ölümünden (1973) sonra (birkaç aylık bir duraksama haricinde) saistanlar Amerika,Avrupa ve Asya’da “yoğun seminerler” başlattılar.
     
    özgürlük bunu beğendi.
  2. JöNTürK
    Offline

    JöNTürK Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2006
    Mesajlar:
    622
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    Tekirdağ
    Şöle çok sağlam bi bodyci ile karşı karşıya koysak mesela sean allen i koysak karşısına rahmetli bruce lee nin nolur kim kimi yer acaba biri çok ii dövüşüo biri ise çok kuvvetli sizce sonuç nolurdu????
     
  3. jkdo
    Offline

    jkdo Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    Universite
    Yer:
    Denizli-ist
    kerim abdul cabbar

    kerim abdul cabbar adli bir basketbolcu+boksor vardi 2 metre kusur arti bu adam bruce abiyle bir kapisma yapti tabi kerim abdul cabbari bi gusel dovdu ama meshur tekmesi hic unutulmadi adam 2 metre sicradi ve kafaya bitane patlatti resimleride var ayrica bruce lee iki parmakagi ile sinav cekebiliyordu ayrica dunya karate sampiyonu olan bi adamla california da bir gosteride bruce lee bir inc msafeden 2 kusur metre otedeki sandalyeye oturacagini iddaa etti ve sampiyonu bir inch mesafeden yani ikibucuk santim uzakliktan adami iki metre otedeki sandalyeye oturttu bu adam ayrica amerikaya ilk yerlestiginde bi body salonunda calisiodu ve oraya gelen 3-5 artist kasli vucutlu arkadas bruce lee ye tabi gorduler cocuk ufak tefek boyu zaten bicepslerim kadar dedi ama yanildi dayak yediler ve ondan sonra bukemedigi eli opup ogrencisi oldular acikcasi bu adam bi harika o kas kutlesini fazla artirmak istememis bunun nedenini tam bilmiyorum ama cok seri bir sporcu ayrica squat calisirdi fazla agirliklarla calismazdi 5 kg civari 10 kusur pound sanirim bunun nedeni de yumruklarini hizlandirmakti cok zayif bir delikanliydi ama harbi adamdi hayraniyim onun yuzunden zaten duzenli spor hayatina basladim vs.... ayrica cok zeki biri buda mukemmel calisma azminden dolayi sanirim belki oda narsistdir
     
  4. sarc4stic
    Offline

    sarc4stic Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2005
    Mesajlar:
    3.239
    Beğenileri:
    2.239
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Satış Temsilcisi
    Yer:
    Istanbul
    Re: kerim abdul cabbar

    Bruce Lee "The Game of Death" filminde Kareem Abdul-Jabbar ile dövüşmüştü. Bruce Lee'nin son sınavı olan Kareem, ona göre en yüksek mertebe olan Jeet Kune Do'du. Bu film çekilirken hayatını kaybetti. Film sonradan tamamlandı.

    Ama Kareem'in boksör olduğunu ilk defa duydum.

    Saydıklarından başka:
    -60 cm uzağına vurma süresi "saniyenin yüzde beşi"
    -70 kiloluk torbayı yan tekme ile parçalaması
    -Kondüsyon bisikletinde 45 dakikada 16 kilometre gitmesi
    -57 kiloluk barbell'i yere paralel ve dirsekleri kitli olarak birkaç saniye tutabilmesi

    Kareem ile beraber
    [​IMG]

    2 parmakla şınav
    [​IMG]

    Not: Resim ve bilgiler Wikipedia'dan alıntıdır.
     
  5. jkdo
    Offline

    jkdo Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    Universite
    Yer:
    Denizli-ist
    [​IMG]
    bide bu resmin ucanını bulsaydım eklerdim ama bulamadım
     
  6. KaRaTe
    Offline

    KaRaTe Üye

    Katılım:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    267
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    Bruce lee nin döğüştüğü kişiler Dünya şampiyonu falan değillerdi...

    Amerika önüne geleni dünya şampiyonu ilan ediyor...Örneğin Hulk Hoganda Dünya pankreas şampiyonu..ama ilginç olan Pankreas sadece amerikada yapılıyor..:)

    Günümüzde Uluslararası karate müsabakaları WKF tarafından(World Karate Federation) yapılmaktadır Türkiyede bu federasyonun üyesidir...Buyrun araştırın 1 tane amerikalı şampiyon yoktur.Ama amerikada yaklaşık 20-30 tane karate federasyonu vardır..yani parayı verir bir federasyona üye olursunuz..parayı basar bir müsabakaya girersiniz şampiyon olursanız Dünya şampiyonu ilan edilirsiniz..Ordaki dünya şampiyonluğunun İstanbuldaki bir mahalle salonunda bile geçerliliği yoktur.

    Ama internete bir bakın..Önüne gelen kendini World champion ilan ediyor...çünkü amerika kendi içerisinde düzenlediği müsabakalarla kendi kendine ünvan vermektedir.Bu sebeple Dünya şampiyonu dövme olayını es geçelim.

    2 Parmakla şınav olayına gelince...bunu herkes yapabilir...hergün düzenli bir çalışma ile 2 haftada tek kolla 1 ayda 2 parmakla şınav çekebilirsiniz..genel prensip çok tekrardır.Hele ki uzakdoğu sporları çalıştığı için kolları ve parmakları kuvvetlenen bir kişi için dahada kolaydır.

    Günümüzde onca kaliteli sporcu dururken ikide bir 34 yıl evvel ölmüş Bruce Lee nin gündeme getirilmesi gereksiz...

    Türkiyede dünya şampiyonumuz Haldun Alagaş var ki 4 kere Dünya şampiyonu yaklaşık 13-15 Defa avrupa şampiyonu olmuştur...İsmi fazla bilinmez çüünkü arkasında Holywood prodüktörleri yoktur...Ama Uzakdoğu sporları camiası çok yakından bilir..

    Burda söylemeye çalıştığım şudur..Daha çok değil 8-10 yıl evvel Uzakdoğu sporcularının ilahı olarak gösterilen Van Damme bugün yi kimse hatırlamıyor..Halbuki Van Damme nin filmleri ile Bruce Lee yi karşılaştırırsanız Van Damme nin Bruce den daha hızlı-çevik ve teknik olduğu görülecektir..fizik olarakta bruce den daha iyidir..Ancak Van Damme halen yaşamasına rağmen unutulmuşken Bruce Lee nin hatırlanmasının sebebi şudur...

    70 li yıllarda Uzakdoğu sporları Dünyada fazla bilinmezdi..Gerçi Ordu ve Polis uzakdoğu sporlarından göğüs göğüse mücadelede çok faydalanırdı ama halk neyin ne olduğunu bilmezdi..O yıllarda sinamalarda peş peşe patlayan Bruce lee film furyası sonucu pek çok insan heveslenip Uzakdoğu sporlarına başladı ve Bruce lee yi idol olarak gördüler o yıllarda hangi karate salonuna gidilse duvarlarda Bruce lee posterleri vardı.

    Bu gün tanınmış sporcuların hayat hikayelerini okuduğunuzda göreceksiniz..mutlaka "küçükken Bruce lee filmleri izlerdim" diyen bir paragraf vardır...yani Bruce lee nin unutulmamasının sebebi budur...

    Zaman ilerledikçe sporda çok gelişmeler katettik...O yıllarda olimpiyatlarda kırılan rekorları şimdi günümüzde Spor akademilerine giriş sınavlarında taban puan olarak kullanıyorlar...yani fizik ve teknik olarak Bruce leeden kat kat iyi pek çok insan var ...ama dediğim gibi Hocalarımızın idolü olduğu için Bruce Lee nin unutulması güç geliyor.
     
  7. FleXoR
    Offline

    FleXoR Özel Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2005
    Mesajlar:
    7.062
    Beğenileri:
    10.104
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Antrenör - Yazar
    Yer:
    Kırklareli & sivas
    bu mukemmel derleme için + rep hocam dediklerie aynen katılıyorum bu bizim spor içinde geçerli eskiden lee haney vardı ama şimdi coleman var yani dediğiniz gibi yaşayan cevherler dururken eskilere ilgi fazla gibi
     
    Andrea ve özgürlük bunu beğendi.
  8. sarc4stic
    Offline

    sarc4stic Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2005
    Mesajlar:
    3.239
    Beğenileri:
    2.239
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Satış Temsilcisi
    Yer:
    Istanbul
    Tamam haklısınız ama dediğiniz gibi bu işi dünya çapında yayan biri. Vücut geliştirmede Arnold, basketbolda Jordan vs... Hep aynı örneği veririm. Sporu popüler hale getiren insanlar unutulmazlar. Yerlerine daha iyileri gelebilir, ama onların yeri hep ayrıdır. Efsanelerdir sonuçta. Bruce Lee mevzusunda erken ve gizemli ölümünün de katkısı var tabii. Kurt Cobain olayı gibi.
     
  9. jkdo
    Offline

    jkdo Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    Universite
    Yer:
    Denizli-ist
    gusel

    benim jeet kune do hakkında bildiğim bilgiler şöyle ;
    bruce lee'nin kendi dövüş tekniğidir. hareket bilekten başlamaz, güç vurucak bölgeye yoğunlaştırılır. bruce lee'nin en büyük varislerindendir... ve chuck norris de çalışmıştır bu tekniğin üzerinde, karşı koyulamaz bir tekniktir...
    ilk olarak bruce lee'nin uygulamaya basladigi uzak dogu dovus teknigidir.. bu teknigin ozu tarif edilmesi istendiginde "free your mind" demistir ilk olarak.. "kendinizi bir su kutlesi olarak dusunup, bulundugunuz kaba uyum saglamali ve oyle dovusmelisiniz" gibi acaip bir de ilavesi vardir..
    hemen hemen hiç blok kullanmadan çok seri ve direkt kontra-ataklara dayalı temelinde wing tsun tipi vuruşlar bulunan dövüş sanatı.
    jeet kune do'nun kullandığı tekniklerin kökenleri: tekmeler: thai-box, savate, kali, karate yumruklar: boks, wing chun, thai-box, kali saldırı durdurma: wing chun, thai-box, kali, silat, ju jutsu yerde mücadele: güreş, judo, sambo, ju jutsu, brezilya jiu-jutsu'su, kali, silat yani bu adamin olusturdugu stil tamamen sokak kavgasina yonelikdir ve basit yoldan is bitirme bence gercek bir dovuscu ve efsanedir.

    birde bruce lee ye cinden zamaninda buyuk bir tepki gelmistir bunun nedeni ise bruceun uzakdogu dovus sanatlarini amerikalilara ogretmesi idi bunun sonucunda bir karar aldilar ve bruce la bir anlasma yaptilar eger cinden gonderdikleri adami brusu doverse bruce amerikalilari egitmeyi birakacak eger bruce gonderdikleri adam dayak yerse lee istedigi gibi egitimine devam edecekti.bruce un dovusu 3 dk civarinda surdu ve cinden gelen iclerinin en iyisi olan bu adami bi gusel patakladi.eger o kavgayi kaybetse idi bu gun jeet kune do olmayacakti o bir yenilmez
     
  10. KaRaTe
    Offline

    KaRaTe Üye

    Katılım:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    267
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    Bruce lee konusu daha evvel burda tartışıldı...

    Hatta bir arkadaşa biraz sert çıkışlarda bulunmuştum...;)

    Şimdi..Bruce lee ye çinden tepki gelmesi olayıda bir başka şehir efsanesi...Bizim uzakdoğu sporu dediğimiz bu savaş sanatlarının kökeni binlerce yıl geriye gidiyor..Daha ayrıntılı bilgi alabilmek için http://www.turkkarate.com/site/index.php?option=com_content&task=view&id=52&Itemid=99999999 adresindeki yazıma bir bakabilirsiniz...

    Yukarıdaki yazımdada belirttiğim gibi savaş sporları yıllardan beri zaten Asker,Polis gibi bazı mesleklere öğretilmekte idi...Bunun dışında 1960 lı yıllardan itibaren Dünyanın en meşhur hocaları Dünyanın her bir bölgesine dağılmış Uzakdoğu sporlarını yayıyorlardı...Örneğin Hirokazu Kanazawa Avusturalya ya...Keunosuke Enoeda İngiltereye Taiji Kase Fransa merkez olmak üzere avrupaya Karateyi yayıyorlardı...Şimdi yukarıdaki yazıda diyorsunuzki 70 li yıllarda Bruce lee ye tepki vardı Niye tepki olsun?

    Günümüzde shaolin manastırında yetişen kungfucuları tanıtım için Antalyada bodrumda 5 yıldızlı otellere şov yapmaya yolluyorlar...Dünyanın neresinde bir uzakdoğu sporları şenliği festivali varsa orda mutlaka çin de var kim niye tepki göstersin bruce ye? Neticede o bir federasyon yada kuruma bağlı değildiki....Olsa olsa Çin in adını dünyaya duyuran adam diye gurur duyarlar...Üstelik en iyi adamları yolladılarda bruce dövdü diyorsunuz ki..bu adamların en iyi olduğunu kim neye göre seçmiş az düşünmek lazım..:)

    Bruce JKD yi yeni yeni oturtuyordu...bazı arkadaşlarına dersler veriyordu..o öldükten sonra birden bire dünyanın heryerinden mantar gibi JKD okulları çıkmaya başladı...

    Amerikada doğmuş ve Bruce ye yakın bir avuç kişinin çalıştığı JKD yi bu gün istanbulda bile öğretiyorum!! diyenler var..Sormak lazım Amerikaya kaç kere gitmişler onlara JKD öğreten kişi kimmiş? Yani keseyi doldurmanın bir başka yöntemi.Ömründe spor yapmamış adama 3-5 karate yada taekwondo tekniği öğretip bruce nin el kol ve mimiklerini taklit edince JKD öğretmiş/öğrenmiş oluyorlar....:)

    34 Yıl evvelki bakış açısı ile bakıldığında evet JKD güzel bir şey.....Ancak günümüzün gözü ile baktığımızda ise ehhh..Daha iyileride var.
     
  11. sarc4stic
    Offline

    sarc4stic Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2005
    Mesajlar:
    3.239
    Beğenileri:
    2.239
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Satış Temsilcisi
    Yer:
    Istanbul
  12. heatcliff
    Offline

    heatcliff Üye

    Katılım:
    18 Eylül 2006
    Mesajlar:
    43
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İSTANBUL
    Tony jaa die bi adam çıkmış ona ne diosuz ?
     
  13. jkdo
    Offline

    jkdo Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    Universite
    Yer:
    Denizli-ist
    tony yaa

    buarada benim sahsima jeet kune do dan para yiyo denilio gibi algiladim oysa ben 18 kusur yasindayim ve lee ile ilgili baya yabanci kaynakli video vs seyler buldum ve onlarla ilgileniyorum .ama sunuda eklim siz elbette karate hakkinda usta biri olabilirsiniz bu sebeple neden yeni bir baslik acip bizibilgilendirmiyorsunuz ama sadesunu diyorum cok seri oldugu icin hareketleri kamerada mecbur kalinip yavaslatma efekti yapilan nadir kisilerdendir ona herkes deadly fast derdi olumcul derecede hizli.he birde o karateci de Chuck Norrisdi yani herhangi bi adam degildi.
    gelelim Tony jaa

    Tom-yum-goong

    Tayland yapımı bir film.Son zamanlarda çıkışa geçen Asya sinemasının en iyi örneklerinden bir tanesi.Sinemalarda şu an yok.Korsan DVD ve VCD.olarak satılıyor.Tayland’ın geleneksel Thai Boks sistemini tanıtmaya çalışan bir film.

    Baş rolde Tony jaa oynuyor.Ona Bruce Lee nin hayatını oynamasını teklif etmişler.Müthiş yetenekli bir sporcu.Film de harika dövüş sahneleri var.Tayland da Filler kutsal hayvanlar olarak biliniyor.Avustralya lı hayvan tacirleri Tony jaa nın çocukluğundan bu yana beraber büyüdüğü filini ve yavrusunu çalarlar.

    Tony jaa Filleri bulmak için başka kıtaya hırsızların peşinden gider ve mücadele başlar.Capoeira cı bir rakip ile olan dövüş sahneleri ve filmin final sahnesi gerçekten görülmeye değer nitelikte.Bu filmi mutlaka izleyin.
     
  14. KaRaTe
    Offline

    KaRaTe Üye

    Katılım:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    267
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    Re: tony yaa

    Yazıyı dikkatle okursan senin şahsınla ilgili birşey olmadığını görürsün..Ben sadece sağda solda mantar gibi biten JKD salonlarından bahsediyorum..

    Bruce lee nin hızı ve kamera ayarlama konusuna gelince...1970 li yılların teknolojisi ile hızlı hareketleri elbette yavaşlatırlar..Ender kişi demişsin ama Bruce lee Uzakdoğu sporlarını holyvood a tanıtan ilk kişiydi..yani başkası yoktu ki bunu hatırlatayım..

    Son olarakta..Chuck norris o yıllarda amerikadan başka bir yerde tanınmıyordu..Amerikanın dünya şampiyonu idi..ama Avrupada tanıyan bilen yoktu..Ben sana Fransız Dominuque Valera yı bir araştırmanı tavsiye ederim..ki işte o Chuck Norristen bile kat be kat iyi birisiydi..

    Bruce lee nin İtalyada Norris ile dövüşürken çektiği filmi izlersen o yıllarda Norris in oldukça beceriksiz bir sporcu olduğunu göreceksin..Doğru dürüst tekme bile atamıyordu yahu....Geçtiğimiz yıllarda Türk televiyonlarında dizi olarak oynayan Teksas ranger adlı dizide Norris çok ama çok daha iyi performans gösteriyordu.

    Bilgilendirme konusuna gelince...Ben Hem karate hocası hemde Body ve Fitnes antrenörüyüm..Burasıda bir body forumu ben sadece konu dışı bölümünde Karate hakkında yazıyorum..

    Bilgi edinmek istiyorsan o zaman bir Karate web sitesine bakman gerek www.turkkarate.com benim sitemdir Türkiyeni,n en büyük Karate web sitesidir....yukarıda bir önceki yazımda verdiğim linke tıklarsan sitemde yayınladığım bir makalemi göreceksin..
     
  15. jkdo
    Offline

    jkdo Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2006
    Mesajlar:
    249
    Beğenileri:
    112
    Ödül Puanları:
    53
    Meslek:
    Universite
    Yer:
    Denizli-ist
    tamam tesekkurler

    valla sizin gibi profosyonellerle veya spor sever herkesle bu forumu paylasmaktan gurur duyuyorum tavsiyelerin icin tesekkurler ayricada su konuda sorum olcak :D bu sinav isi hergun yapilmasinda overtraining olma ihtimali gibi bisey yokmu 1 ay sure vermisiniz bende spor delisiyim her yeri didik didik ediyorum kokunu kurutana kadar ama su doru olsa gerek bruce lee van damdan daha hizli ve daha iyi filmlerini izledim objektif olarak
     
  16. KaRaTe
    Offline

    KaRaTe Üye

    Katılım:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    267
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    0
    Overtraining Türkçesi Aşırı çalışma-sürantrene olma...

    Şınav gibi çalışmalarda overtraining olunmaz...Kaldıki şınav çalışmasını öyle saatler boyu yapmayacaksın..gün içinde belli tekrarlar yapacaksın..mesela sabah 20-30 tane yada yapabildiğin kadar...öğlen yine akşam yine günde 3 yada 4 kez tekrarlayacaksın..Kolları alıştıracaksın...

    İlk 1 hafta kollar şınava alıştıktan sonra tek kol çalışmaya başlayabilirsin..İlk başladığında tek kolla denge sağlamakta zorlanacaksın..ama gün geçtikçe onada alışacaksın...Yavaş yavaş kendini itmeyi başaracaksın...sonrada parmaklar üstünde şınav...ve 4 parmak-3 parmak-2 parmak yavaş yavaş çalışacaksın...Şınav olayını yazılı anlatmak zor....

    Overtraining için aşırı yükleme yapmak gerekir mesela hergün 1 saat koşarsan bünye yorulur aşırı çalışmadan dolayı sürantrene olursun..ama şınav gibi bir çalışmada böyle bir sorun yoktur...Basit bir örnek vermek gerekirse Askerde yaptırdıkları tek şey barfiks ve şınav diyelim..neden overtraining olmuyor?Birde şu var öyle 1 haftada 2-3 haftada overtraining durumu olmaz..zaten Body çalışmalarında araya dinlenme sokulmasının sebebide overtraining olayıdır..vücuda dinlenme kendini toparlama imkanı veririz...

    Bruce ve Van damme olayına gelince..valla bu konuları tartışmak gereksiz...Hadi bruce daha hızlı ee..Ne olacak?34 yıl evvel ölmüş adam işte....yani gereksiz bir şey bunları düşünmek..
     
  17. gurkan
    Offline

    gurkan Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    365
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    benim düsüncem gercek bir uzakdogu sporcusunu bir body ci dövemez,bu gerci degisik durumlara baglidirama normal sartlar altinda bu mümkün degildir.cünkü body nin savunmayla kavgayla bi alakasi yoktur.avantaji isebiraz güclü olmak ve karsidakini dis görünüsle biraz etki altina almaktir.yoksa bb ci bi uzak dogu sporcusu ile kesinlikle kiyaslanmaz
     
  18. OLAYy
    Offline

    OLAYy Yeni Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    gurkan arkadasıma katılıyorum önemlı olan burda hız ve teknıktır ruhsal acıdanda bu adamlar kendılerını o kadar eyıtıyorkı fızıksel guce bıle gerek kalmıyor bazen bruce lee de ruhsal ve fızıksel acıdan sınırları zorlıyacak bır sevıyye gelmıs bır ınsan bu dunyanın dısında yasayan bır ınsan bes mılyon nufuslu cın bı bruce lee doguramamasının sebebıde bu olsa gerek fazla söze gerek yok onun gıbısı gelmez yeryuzune
     
  19. cherokee
    Offline

    cherokee Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2006
    Mesajlar:
    328
    Beğenileri:
    123
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Yük.Müh.
    Yer:
    Niğde
    Karate çok güzel açıklamalarda bulunmuşun.. emeğine sağlık. ben de bir kaç şey eklemek istiyorum.
    Bruce Lee şunu döver mi yok dövülür mü? Kendisinin zamanından yıllar geçmiş. Teknoloji nasılki 1970 lerde değilse, spordaki teknikler ve gelişmede o yıllar gibi değil; çok büyük ilerlemeler kaydedildi. Bizim de çocukluğumuzun idolü Bruce lee idi. O zamanlar gözümüzde dünyadaki hiç kimse onun sırtını yere getiremezdi. sonra van damme çok büyük etkii bıraktı üzerimizde. Sonra Bruce lee nin oğlu vardı bilmem hatırladınız mı? brondon lee. Bruce lee hayranı herkes efsaneyi oğluyla bütünleştirmeye ve devam ettirmeyi düşündüler. ama sonuç hüsran oldu. Bana göre de zamanına göre oldukça iyi-çevik ve teknik bir sporcuydu. Ama bu devirle kıyaslama yapıldığında kara-kuru Bruce Lee vücudundan ziyade daha gösterişli kaslı sporcu vücutları ön plan çıkıyor. Herşey zamanında güzel...thums:
     
  20. OLAYy
    Offline

    OLAYy Yeni Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    bence bu zmaanlada kıyaslama yapılsa gecmıs zamanlada yapılsa gorunen bı köy var klavuzuna gerek yok bruce leenın sparınglerını ızlersenız ve bu zamankılerı ızlersenız farkı daha ıyı gorursunuz onun kadar hareketlerını bı kamçı gıbı hareket ettıren bı kısıye daha raslamadım gercek bır sokak dovuscusu tam anlamıyla sımdıye baktıgımızda hep sısırme adamlar van dam sadece gosterıs adamda baska bı sey yok bı bacak acıp kapamak dısında dıyerlerıde zaten gercek anlamda dovuscu dıyemeyız fılm ve tıcarı sısırme balonlar tek bır gercke var oda bruce lee ve muhammed ali gerisi yalan
     

Sayfayı Paylaş