Boyun kalınlığı kalp krizi habercisi

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve medenikarpuz tarafından 16 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 3 üye.
  1. medenikarpuz
    Offline

    medenikarpuz Üye

    Katılım:
    13 Ekim 2005
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Bel çevresi, kulak memesindeki çizgiden sonra ``Kalın boyunluluğun'' da kalp krizi habercisi olduğu bildirildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi´nde kalp krizi geçiren ve geçirmeyen hastaların alındığı bir çalışma yapıldı. Kalp krizi geçirenlerin boyun çevresi genişliği ortalama 37.68 santimetre olarak bulunurken, çalışmayı yapan Uzm. Dr. Funda Aksu ve D**. Dr. Hakan Topaçoğlu, ``Boyun çevresi genişliğinin 37 santimetre ve üzerinde olması kalp krizi geçirme riskini artırıyor'' dedi.

    Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabili Dalı Öğretim Üyesi D**. Dr. Hakan Topaçoğlu ile Anatomi Anabilim Dalı´ndan Uzm. Dr. Funda Aksu, ``Akut myokard infarktüsü geçirmede boyun çevresinin genişliğinin önemi'' konusunda bir araştırma yaptı. 1 Ocak 2006 ile 31 Aralık 2007 tarihlerinde hastanenin acil servisine başvuran 208 hasta çalışmaya alındı. Çalışmaya katılan hastaların 110´u daha önce en az bir kez kalp krizi geçirmiş (akut myokard infarktüsü) hastalardan, kontrol grubu olarak tanımlanan 98 hasta ise kalp krizi dışında nedenlerle servise başvurmuş hastalardan seçildi. Kontrol grubunun yüzde 53´nü, kalp krizi geçirmiş hastaların yüzde 81´ini erkek hastalar oluşturdu. 23-77 yaş aralığındaki 208 hastayla yapılan çalışma sonucunda, kontrol grubunda boyun çevresi ortalaması 36.12 santimetre, kalp krizi geçirmiş hastaların boyun çevresi ortalaması 37.68 santimetre bulundu. Kalp krizi geçiren erkek hastaların boyun kalınlığının ise ortalama 38.53 santimetre olduğu saptandı. Kalp krizinin erkeklerde daha fazla görüldüğünü, kalp krizi geçirmiş hastaların yüzde 81´inin erkek olmasının bu bulguyu bir kez daha doğruladığını belirten Uzm. Dr. Aksu, ``Kadınları kalp krizi riskinden österojen hormonu koruyor. Menapoza girildiğinde ise kadınlık hormonun azılmasına paralel kalp krizi geçirme riski artıyor'' dedi. Araştırma sonuçlarını değerlendiren D**. Dr. Topaçoğlu ise şunları söyledi:

    ``Kalp krizi geçiren hastaların boyun kalınlıklarının geçirmeyenlere oranla daha fazla olduğunun ortaya çıktığını vurguladı. Topaçoğlu, bu sonucun bel çevresi genişliği, kulak memesindeki çizgi gibi kalp krizinin habercisi olarak kabul edileceğini belirterek, ``Boyun çevresi 37 santimetrenin üzerine çıkanlar, bir tehlike habercisi olarak kardiyolojik muayenelerini ihmal etmemeli. Eğer hasta erkek, boyun kalınlığı 37 cm´nin üzerinde ve aynı zamanda fazla kilolu/obez grupta yer alıyorsa, kalp krizi geçirme riski oldukça artmaktadır. Çalışmamızda kalp krizi geçiren hastalarda, sigara içme oranı ve diyabet, hibertansiyon, kolesterol gibi yan hastalıklar ve kiloyu gösteren vücut kitle indeksleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Sonuç olarak; 50´li yaşlarda, erkek ya da kadın olup menapozdaysanız, şeker, tansiyon, kolesterol yüksekliği varsa ve kilolu, şişmansanız, üstüne üstlük bir de boyun çevreniz 37 cm´nin üzerindeyse, infarktüs geçirme riskiniz yüksektir, bu belirti gözardı edilmemelidir.''

    Uzm. Dr. Aksu, boyun çevresinin erkeklerde belirgin olan adem elmasının üzerinden geçecek şekilde ölçülmesi gerektiğini kaydetti. Aksu, çalışmalarını uluslararası bir tıp dergisine yayınlanmak üzere gönderdiklerini, 2009 Uluslararası Anatomi Kongresi´nde de bildiri olarak sunacaklarını söyledi.
     
    himes ve salvadore_xp bunu beğendi.
  2. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Bir gün bu araştırmaları yapanlara olmasa da bunları böyle bilimsellikten uzak yayınlayan bütün medyaya bayramlık ağzımı açacağım...!!

    Bıktık kardeşim, sakın yanlış anlama medenikarpuz sana en ufak bir şekilde karşı değilim. Sen iyi niyetle almışsın koymuşsun, iyi de etmişsin bende bu bilim aleminin çalışmalarını halk pazarındaki armut gibi sunan, popüler kültürün şarlatan medyasına çatmak için bahane arıyordum.

    Ha şunu da söyleyeyim, böyle bir araştırmada bana fuzuli göründü.

    Kime ne faydası vardır bu araştırmanın. Hangimiz 1 - 1,5 cm. kalınlığı ayırt edebiliriz? Yani demek istediğim belki de bu kadar kalınlık yani 37 cm.nin üstünde boyun olması da gayet normaldir herkesin boynu ince mi olacak?
    Tamam bu araştırma bilimsel çevrelerde bilim adamları için belki bir nebze değer arzedebilir ama bunu halka "boynun kalınsa şapa oturdun, git bi muayene ol aman diyim" şeklinde sunan medyamızı bu vesileyle bir kere daha kutluyorum.

    Bu doktorları da anlayamadım gerçi, kalp krizi geçiren adamları kadınları toplamışlar geçirmeyenlerden daha kalın olduğunu görmüşler. E belki krizden sonra kalınlaştı?
    Ayrıca standart bir boyun ölçüsü mü vardır ki boynu 37 cm.yi geçen infarktüsten şüphelensin?

    Bizim "zeki" doktorumuz demiş ki "50´li yaşlarda, erkek ya da kadın olup menapozdaysanız, şeker, tansiyon, kolesterol yüksekliği varsa ve kilolu, şişmansanız, üstüne üstlük bir de boyun çevreniz 37 cm´nin üzerindeyse infarktüs geçirme riskiniz yüksektir, bu belirti gözardı edilmemelidir.'' Allah allah.... Zaten o boyun kalınlığını hiç saymasak o sayılan özelliklerde bir adamın kalbinden bir arıza beklemek doktorları bırak artık 12 yaşında çocuğun tahmin edebileceği bişeydir.

    Aha da buraya yazıyorum, bunların gönderdikleri tıp dergisi çalışmalarını yayınlayacak. O bir başarı değildir. 2009 Anatomi kongresinde de bildiri olarak sunsunlar. Sunmak ta zor bir iş değildir yeter ki bildirecek bişey bulun. Anatomi gibi tıbbın hareketsiz alanlarında böyle araştırmaları yapanlar elbette kolaylıkla sunabilirler. Sıkıysa gidip kalple ilgili uluslararası ciddi kongrelerde sunsunlar, valla döverler orada adamı. O gizli gülümsemeleriyle döverler, yok boyunmuş yok kalın oluyomuş diye.... Böyle iki tane abidik gubidik üniversite öğrencisi gibi yapılan deneye....piiiuff !!

    Allah'ım şöyle bir bilim adamı çıksa da bilimi böyle sunan medyayı, bilimi yücelterek cevabını verse...

    İşte araştırma medya tarafından bu şekilde sunulmasa kimse itiraz etmez, hiç yoktan bişeyleri araştırıyolar der seviniriz belki de. Ama halka bu şekilde lanse edilince ister istemez üstüne eğiliyoruz. Ama araştırmayı medyaya bu şekilde o doktorlar sunduysa çıkarsınlar o beyaz gömleklerini...

    Milletin bilime olan güvenini böyle böyle harcadılar zaten ! Medya yedi bitirdi bilime olan saygıyı. Bir de tabi üçkağıtçı bilim adamları, onlar ayrı. Onun için milletimizin guzide insanları gidip taşa ağaca direğe ota falan çaput bağlıyor. Hocalara bel bağlıyor. Spor konusunda da bilim çevresi kafasını çok bulandırdığından salondaki en kaslı adama ya da hpcalığı kendinden menkul birine danışıyor sonra da fıtık oluyor bb düşmanı kesiliyor....

    Nerden nereye getirdim ha konuyu da :)
     
    himes ve atakan_irresistable bunu beğendi.
  3. krn
    Offline

    krn Yeni Üye

    Katılım:
    13 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    193
    Beğenileri:
    55
    Ödül Puanları:
    0
    yorumlarına hastasyım gaddarkemal....
     
  4. salvadore_xp
    Offline

    salvadore_xp Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    527
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul and Giresun
    Benim boynumun çevresi 40cm. 3cm ile kaybediyorum.

    Medyanın tek derdi sansasyon yaratarak halkın dikkatini habere odaklamak. Sununlanların haber olup olmadığını da su götürmez. Ben medyanın pragmatik haline tamamen milliyetçi bir açıdan bakıyor ve düşüncelerimi burada belirtemiyorum. Forumda yazı yazarken duygusal ve kontrol edemediğim yönlerimi bir kenara bırakıyorum.
    Medenikarpuz'un emeğine saygı.
     
  5. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    kalp yetmezliğinin nedenleri çeşitlidir. ama enbüyük nedeni yüksek tansiyondur.yüksek tansiyon kalbin yükünü arttırır ve bir süre sonra kalp yetmezliğine neden olur. miyokart enfarktüsü kalp kasının okadar büyük bir bölümünü tahrip ederki kalbin çalışan kısmı yetersiz kalır.bu biz sporcularda gençlerde bile olabilir. kalp yetersiz olduğunda geniler atışları hızlanmaya başlar.hatta insan dinlenirken bile normal kandebisi sağlanır organların oksijenlenmesiv için gerekli çaba sağlanmazsa insan güçten düşer ve kan karıncık önünde birikir ve sol karıncıkta ödem meydana gelir ödende kanın oksijenlenmesini zorlaştırır ve başlangıçta nefes darlığı ve uyumasına engel olur ve boğularak ölmesine neden olur. YUKARIDA YAPILAN EHİL OLMAYAN YADA STATÜ ATLAMAKA İÇİN TEZ HAZIRLAMAYA ÇALIŞAN DOKTORLARDAN İBARETTİR. buldukları sadece biz türklerin genetik özelliğidir. kalp krizi geçirmeleri bu saydığımız nedenlere bağıl oluşmuş ve bu hastaların kader olmuştur. öyle ise aynı teze göre kalp krizi geçirenlerin %85 i kahve rengi gözlüdür. nasıııll. KONU YETRERİNCE AÇIKMI DAHADA AÇAYIMMI?
     
  6. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.498
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    webdeki kaynağı en kısa zamanda yayınlayın lütfen..
     
    himes bunu beğendi.
  7. medenikarpuz
    Offline

    medenikarpuz Üye

    Katılım:
    13 Ekim 2005
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    @gaddarkemal uzerime alinmadim bilhakis sonuna kadar okuyup tam manasiyla mukemmel yorumun icin tesekkur ederim aynen soyledigin gibi ben sadece gazete haberini paylasmak istedim.
     
  8. medenikarpuz
    Offline

    medenikarpuz Üye

    Katılım:
    13 Ekim 2005
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0

Sayfayı Paylaş