ADALI HALIL

Konusu 'Kültür Sanat Bilim Seyahat' forumundadır ve boxer tarafından 16 Şubat 2007 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 3 üye.
  1. boxer
    Offline

    boxer Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    372
    Beğenileri:
    55
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    istanbul
    Amerikadaki güreşleri dolayısıyla basılan afiş

    [​IMG]
    Amerikada ki yaptığı güreşte şampiyonun göğüs kafesini kırdığı için seyirciler tarafından linç edilmek istenmiş. Çocukluk yıllarında babası eski pehlivanlardan Kara Mehmet Ağa tarafından çalıştırıldı ve güreşe özendirildi. Adalı’nın asıl ustası, dönemin ünlü pehlivanlarından Kel Aliço’dur. Kırkpınar güreşlerinde 18 yıl başpehlivan olan Adalı, 1,98 boyu, 125-130 kiloya varan ağırlığıyla, yapıca rakiplerinden üstündü. Dönemin ünlü pehlivanlarından Kurtdereli Mehmet’le yaptığı güreşlerle tanındı. Berlin, Londra ve Amerika’da da güreşerek, adını tüm dünyada duyurdu. En parlak döneminde güreşi bıraktı, zatürreeden öldü.
    [​IMG]
     
  2. metugok
    Offline

    metugok Üye

    Katılım:
    7 Mart 2006
    Mesajlar:
    149
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci (sürüngen)
    Yer:
    Ankara
    böle güreşçilrimiz olsun helal valla bide türkler fiziki olarak minik derler..
    tabi ben genele sadıkğım boy 172
     
  3. CENTAUR
    Online

    CENTAUR Guest

    Güreş ve judo gibi sporlarda uzun boy avantaj değildirki, bakın Ahmet Taşçı uzun boylu değil ama oda günümüzün efsanesi.

    Bazen düşünüyorumda, eski pehlivanlarımız günümüz beslenme bilimiyle, o zamanın doğal gıda bolluğu, ve günümüz kuvvet artırıcı ağırlık çalışma sistemiyle, o zamanın iman kuvveti(burası belki biraz mitolojik oldu :D ) birleşseydi o pehlivanların karşısında kimse dayanabilirmiydi acaba(gerçi o zamanlarda da çıkmamış) :roll: .

    Steroid ve supplement olayını da düşünürüm bu şekilde, çok fantazilerim vardır benim.

    Gidip ortaçağa, yeniçeri askerlerine basacan testoyu, zaten etle sütle beslenen cengverler ağırlık kaldırma antrenmanları ve ağır silah kullanma talimleriyle hepsi birer Ronnie Colleman :shock: düşünebiliyor musunuz.

    Ziyadesiyle konu dışına çıktım herhalde anlayışınıza sığınarak saygılar sevgiler.
     
  4. boxer
    Offline

    boxer Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    372
    Beğenileri:
    55
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    istanbul
    Ya ne kadar gurur verici bir şey düşünsenize ta amerikalardan avrupalardan gelip güreşçilerimizi güreştirmek için dünyanın bir ucuna getiriyorlar ve bizimkiler önüne geleni savuruyor o zaman nasıl bir imaj yaratmışızdır oralarda.
     
  5. perfarator
    Offline

    perfarator Üye

    Katılım:
    29 Mart 2007
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    KIRTASİYECİLİK
    Yer:
    ÇANAKKALE
    eski güreşçilerimiz bi oturuşta bi koyunu yermiş.hatta kel aliçoya padişah abdülhamit yarım saatte bi koyunu yiyebilirmisin demiş kel aliço biraz düşüneyim deyip gitmiş çok geçmeden gerigelmiş ve yerim demiş getirmişler koyunu yarım saatte bakmış icabına.padişah abdulhamit ilk sorduğumda niye tereddut ettin diye sormuş kel aliçoya.kel aliçoda tam emin değildim yiyebilirmiyim yiyemezmiyim diyede gittim bi deneme yaptım demiş
     
  6. FleXoR
    Offline

    FleXoR Özel Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2005
    Mesajlar:
    7.062
    Beğenileri:
    10.104
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Antrenör - Yazar
    Yer:
    Kırklareli & sivas
    Benim okuduğumsa koca yusuf güreşçilerin başıymış

    Tr de koca yusufu yenecek kimse yokmuş balmumunu yarım saat sıkarmış normal bir kişi 1 dk civarı sıkamaz çünkü her sıkmada sertleşiyor

    O dönemlerden 1-2 hikayesini paylaşıyım koca yusuf çok yakışıklıymış ve uzun boylu bir gün düğüne gittiğinde karşıdan dev gibi bir öküz düğün alanına doğru hızla gelmekte imiş koca yusuf öküzün önüne durup ya allah bismillah deyip hızla gelen öküzün boynuzlarından tuttuğu gibi yere çakmış

    bir ara güreşi bırakmış sebebi içe çolak nuriymiş odönemlerde kurtdereli kel aliço adalı vs vs koca yusufu yenemezlermiş çünkü çok güçlüymüş daha sonra köye çolak nuri gelmiş çolak derlermiş çünkü solak güreşirmiş kocayusufla güreşe koyulmuşlar yusufa çok ters geldiği için bir anda dengesini kaybedip yan düşünce herkes yenildin işte diyip alay etmişler koca yusuf çok üzülmüş neden herkes benim yenilmemi istiyor demiş

    daha sonra güreşi bırakmış bir zaman sonra köye deli ibrahim diye biri gelmiş tutarsız hareketlerinden aldığı bu lakap ona uygun olmuş çünkü bazen çırıl çıplak dıarı çıkarmış ve deli gücü varmış köydeki tüm pehluvanlar baş edememiş çünkü deli ibrahim çok iri ve güçlüymüş en sonunda pehluvanlar koca yusufa gitmiş bu adam çıplak geziyor karımız çocuğumuz var şu adama haddini bildir demişler

    koca yusuf ben sizin yüzünüzden bıraktım biliyorsun demiş o dönemlerde koca yusufun hocası kapısına gelince koca yusuf bana zaman verin yağlandım hamladım demiş ve iki öküzünü kesip et yapmış ve tarlayı 2 hafta boyunca kendi sürmüş

    dev gibi olup çıkmış deli ibrahimin karşısına faka d. ibr çığlakmış git giy kıspeti güreşeceğiz demiş ibo kıspeti giymiş gelmiş (normalde kıspeti paça kısmını insan gücü yırtamaz çünkü dana derisi ile üçkat sarılır) sonra koca yusuf alttan bir dalmış iki paçayıda kıpeti dizin üstüne kadar parçalamış deli ibrahim bir anda şaşırmış ve köyü terk etmiş..

    Koca yusuf dışarda yasaklanmış bir güreşçi imiş çünkü o dönemlerde savaşında hakim olduğu bir zaman olduğunda güreştiği herkesin kaburgasını kemiklerini kırarmış tr de kimseye zarar vermeden güreşirmiş tr de kimseye zarar vermemek için güreşeceği güne kadar 3 gün aç susuz bırakırmış kendini.

    koca yusuf batan titanik gemisinde ölmüş yüzme bilmediği için flikaya tutunmuş fakat filikayı alabora etmesin diye satırla parmaklarını kesmişler sahilde balıkçılar dev gibi bir ceset görmüşler bakmışlarki koca yusuf öldüğünde dahi ters duruyormuş yani öldüğünde bile sırtı yere gelmemiş.

    işte bu kadar güzel konularımız varken ıvıra zıvıra filim çekeceklerine bu olayları filim yapsınlar

    biraz uzun oldu :)
     
    Son düzenleme: 29 Mayıs 2007
    Taz, gaddarkemal ve ammun bunu beğendi.
  7. Veyron
    Offline

    Veyron Özel Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.884
    Beğenileri:
    435
    Ödül Puanları:
    93
    Yer:
    Republic Of Fenerbahce
    Burda bir yanlışlık var sanırım.

    Türkiye'ye dönmek üzere 21 Mayıs1898'de Fransız bandıralı La Bourgogne transatlantiği ile yola çıkan Koca Yusuf, bindiği geminin 4 temmuz sabahı New York'un kuzeydoğusundaki Sable Adası'nın 60 mil açıklarında İrlanda bandıralı Crmartyshire şilebiyle çarpışıp batması sonucu tüm yolcular ve mürettebatla birlikte boğularak ölmüştür.

    Titanik ilk seferini 1912 yılında yapmış.

     
  8. sarc4stic
    Offline

    sarc4stic Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2005
    Mesajlar:
    3.239
    Beğenileri:
    2.239
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Satış Temsilcisi
    Yer:
    Istanbul
    Titanik'in tek seferi var zaten :)
     
  9. Veyron
    Offline

    Veyron Özel Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.884
    Beğenileri:
    435
    Ödül Puanları:
    93
    Yer:
    Republic Of Fenerbahce
    :D ilk ve son seferi yazmalıydım haklısın.
     
  10. FleXoR
    Offline

    FleXoR Özel Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2005
    Mesajlar:
    7.062
    Beğenileri:
    10.104
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Antrenör - Yazar
    Yer:
    Kırklareli & sivas
    o zaman hatlar karıştı :D
     
  11. zülküf turan
    Offline

    zülküf turan Özel Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2006
    Mesajlar:
    122
    Beğenileri:
    123
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    vücut geliştirme kitap yazarı.
    Yer:
    mersin
    flexsor hocam colak diye bahsetiğin kişi aslında cami imamımı veya mola kolları doğuştan colakmış tarihçiler bunu dirsekleri iç doğru kıvrık diye bahsederler ama güreş hastasıymış. küçüken camide kuran kursuna giderken kurs caminini üstünde yani balkon gibi bir yerde colak muminin ise gürevi her gün buraya iki başlı "kulplu" su küpünü cıkarmak tabi ilk zamanlarda yorulur ama zamanla suyu artırarak merdivenlerden cıkarıp indirmiş böylece zamanının bizim deyimimizle piramit sistemi ile ağırlığı artırarak küpü taşımış ve zamanla küpü tam doldurarak cıkarıp indiriyormuş o colak kollardaki inanılmaz kuvveti yusuf bile inanamayıp gaflete düştüm demiş. "şimdi burda tarihçiler küp değide bir danayı doğduğundan itibaren yukarı cıkarıp indirdiğini söyler va dana büyüdüğü halde yine koskocaman danayı yukarı cıkarıp indirmiş" derler ve kolunun kuvvetli olmasını buna bağlarlar.
    bundan şunu cıkara bilirz ağırlık hafifiken kollar güçsüz ama antrenmanla kollar güçlenir ve ağırlık hafif kalır ağırlığı artırdıkça kollar da o oranda güçlenir..
    colak mümin ile böyle bir zamanda karşılaşırlar amaq sonra mümin itraf eder yusuf acık düşmedi diye ve daha sonra mümin güreşi bırakır sadece ant maksatlı imamlıktan zaman buldukça güreşirmiş.
    koca yusufa gelince aslında yusuf yüzme biliyormuş yusufun öllümüne neden olan şeyin kuşağında sakladığıaltınların ağırlığından su dibe çekmiş deniliyor ama filikalara sıldığı ve balta ile kollarına vurulduğu doğrudur.
    koca yusufa ve bütün cihan pehlivanlarımıza allahtan rahmet diliyorum
    koca yusufun çalışmalarına yani bizim deyimimizle antrenman proğramı ise bayağı ilginc. şunuda yazayım şimdiki vücut geliştiremni abd efsane olmuş ismi sandowu kaoca yusuf tam iki kere amerikada yenmiş ve sandov dahi koca yusuftan ve kollarındaki zehir gibi kuvvetinden yıllarca bahsetmiştir. "sandow güreşçi değildi ama o dönemde amerkanın en güçlü insanı olarak tanınıyordu"
    bir tek yusuf değil kara ahmetler adalılar ve hel içlerinde hergeleci ibrahim denilen bir güreşçiden tarihler bahsedeki vücut yapısını anlatmakla övmekle bitiremezler.

    Zülküf TURAN
     

Sayfayı Paylaş