85.Oscar Ödülleri sahiplerini buldu.

Konusu 'Kültür Sanat Bilim Seyahat' forumundadır ve mr_dblue tarafından 25 Şubat 2013 başlatılmıştır.

Oscar ödüllerinin tarafsız bir şekilde ve hakedene verildiğine inanıyormusunuz?

  1. kesinlikle hayır

    80,0%
  2. bazen

    20,0%
  3. evet

    oy sayısı 0
    0,0%
Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 5 üye.
  1. mr_dblue
    Offline

    mr_dblue Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2012
    Mesajlar:
    1.131
    Beğenileri:
    1.363
    Ödül Puanları:
    123
    Oscar Ödülleri sahiplerini buldu.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Los Angeles Dolby Tiyatrosu'nda düzenlenen törende en iyi film ödülünü Ben Affleck'in ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) İran'daki 6 Amerikan vatandaşını kurtarmak için düzenlediği operasyonu anlatan filmi ''Argo'' elde etti.
    En iyi kadın oyuncu ödülünü "Silver Linings Playbook" filmindeki performansıyla Jennifer Lawrence alırken en iyi erkek oyuncu Oscar'ına "Lincoln" filmiyle Daniel Day Lewis lsyık görüldü.
    En iyi yönetmen ödülünü "Life of Pi" filmiyle Ang Lee alırken, en iyi uyarlama senaryo ödülünü "Argo"yla Chris Terrio, en iyi özgün senaryo Oscar'ını ise "Django Unchained" ile Quentin Tarantino aldı.
    İŞTE ÖDÜLLER
    En İyi Film: "Argo"
    En İyi Kadın Oyuncu: Jennifer Lawrence, "Silver Linings Playbook"
    En İyi Erkek Oyuncu: Daniel Day-Lewis, "Lincoln"
    En İyi Yönetmen: Ang Lee, "Life of Pi"
    En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Anne Hathaway, "Les Miserables"
    En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christoph Waltz, "Django Unchained"
    En İyi Uyarlama Senaryo: "Argo", Chris Terrio
    En İyi Özgün Senaryo: "Django Unchained", Quentin Tarantino
    En İyi Görsel Yönetmen: Claudio Miranda "Life of Pi"
    En İyi Belgesel: "Searching For Sugar Man", Malik Bendjelloul ve Simon Chinn
    En İyi Kurgu: "Argo", William Goldenberg
    Yabancı Dilde En İyi Film: "Amour" (Avusturya)
    En İyi Animasyon: "Brave", Mark Andrews ve Brenda Chapman
    En İyi Orjinal Müzik: "Life of Pi", Mychael Danna
    En İyi Orijinal Şarkı: "Skyfall", Adele Adkins ve Paul Epworth
    En İyi Yapım Tasarımı: "Lincoln"
    En İyi Kısa Animasyon: "Paperman", John Kahrs
    En İyi Kısa Film: "Curfew", Shawn Christensen
    En İyi Kısa Metrajlı Belgesel: "Inocente", Sean Fine ve Andrea Nix Fine
    En İyi Ses Kurgusu: "Skyfall", Per Hallberg, Karen Baker Landers ve "Zero Dark Thirty", Paul N.J. Ottosson
    En İyi Ses Miksajı: "Les Miserables", Andy Nelson, Mark Paterson ve Simon Hayes
    En İyi Kostüm Tasarımı: "Anna Karenina", Jacqueline Durran
    En İyi Makyaj ve Saç: Lisa Westcott ve Julie Dartnell, "Les Miserables"
    En İyi Görsel Efekt: "Life of Pi", Bill Westenhofer, Guillaume Rocheron, Erik-Jan De Boer ve Donald R. Elliott




    Yorum:Yine siyasi faktörlerle işi bitirdiler.:)
     
  2. Lightnin
    Offline

    Lightnin Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2013
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    45
    Ödül Puanları:
    0
    Her zaman öyle oluyor, neticede "ödül"e manevi açıdan bakış açıları bile maddiyatla :) Bunu bir takdir değil, tatmin olarak görüyorlar.

    Ben yine Jean Paul Sartre'ın Nobel'i reddederken söylediği sözü söyleyeceğim. "Yazarlar, kurumların kendilerini birer kalıba sokmasına izin vermemelidir."

    Sanat sanat olduğu için var olmalı, halka hitap etmelidir.

    Yine de ne olmuş ne gitmiş bakıyoruz işte :)
     
    themertyildiz ve mr_dblue bunu beğendi.
  3. StreloK
    Offline

    StreloK Üye

    Katılım:
    30 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    97
    Beğenileri:
    114
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    ankara
    akademi argo tarzı "amerikalı olmak ne güzel bir şey" temalı filmlere bayılıyordu zaten. sürpriz olmadı. film gerçekten güzel ama en iyi film alacak kadar güzel mi bilemeyeceğim.
     
    mr_dblue bunu beğendi.
  4. Zerk
    Offline

    Zerk Üye

    Katılım:
    15 Ocak 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    472
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Muhasebeciyim
    Nerede amerikan propagandası, orada ödüller :)
     
    mr_dblue bunu beğendi.
  5. themertyildiz
    Offline

    themertyildiz Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2011
    Mesajlar:
    410
    Beğenileri:
    952
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Bursa
    Seksen beşinci Oscar ödülleri töreninde pek az işinin fark ettiği büyük bir skandal yaşandı.

    Seksen beşinci Oscar ödülleri töreni büyük bir skandal içeriyor ama bunu fark eden pek az. Bilindiği gibi, En İyi Film ödülünü alan Ben Affleck'in yönettiği ve oynadığı ARGO filminin ödül duyurusunu Beyaz Saray'da Barack Obama'nın eşi Michelle Obama, genç askerler eşliğinde yaptı. Önemli oyuncu Jack Nicholson'un da meze edildiği bu şov, aslında tüm izleyicilerin gözü önünde cereyan eden bir skandal.

    Nedeni basit: Her festivalin açıklayacağı ödüllerin bilgisi mahrem bilgidir mantıken. Danışıklı dövüşlere, kimi festivallerde zaman zaman sonuçların internet üzerinden sızdırılmasına alışmış olsak da, bu tür organizasyonlardaki yarışma fikrinin "doğası" gereği yarışma sonuçlarının gizliliği esastır. Hatta bahis bile oynanır "hangi ödülü, kim alacak?" diye... Bu skandalın birinci ayağı.

    Skandalın ikinci ayağı ise şu: Her ülkenin siyaset protokolleri vardır. Kimse istediği zaman bir ülkenin parlamento binasının, başbakanlık veya cumhurbaşkanlığı binasının içinden canı istediği zaman canlı yayın yapamaz. Ve televizyonculuktan veya sinemadan azıcık anlayan herkes bilir ki, canlı yayın için gereken donanımın hazırlanması, çekimin sağlıklı olarak yapılması için gerekli ışık, ses vb. malzemenin hazır hale getirilmesi, çekimin gerçekleştirileceği mekanın düzenlenmesi öyle üç beş dakikalık iş değildir. Beyaz Saray'da böyle bir düzeneğin hazır bulundurulduğunu varsaysak bile bunun organizasyonu bir kaç dakikada yapılamaz.
    Skandalın üçüncü ayağı ise şu: Michelle Obama'ya eşlik eden askerlerin protokol kıyafetleri giydiği görünüyor. Bu da bize en basitinden o kıyafetlerin giyilip, makyaj vb. hazırlıkların yapılabilmesi için epeyce önceden haber edinildiğini gösteriyor.

    O zaman kurcalamak gereken bir kaç nokta var:
    Akademi, sonuçları Beyaz Saray'ı şova dahil ederek açıklamayı arzu etmiş olabilir. Sonuçta Kültür Bakanlığı olmayan bir ülkeden bahsediyoruz ve Hollywood'un kendisi, emperyalizmin ideolojik hegemonyasını yeniden üretmede önemli bir kurumsallık aynı zamanda. Bu nedenle Hollywood-Beyaz Saray işbirliği "yeni" bir olgu değil. Bununla birlikte bir yarışmalı organizasyondan bahsediyorsak, iki ihtimal geliyor akla.
    Birincisi, En İyi Film ödülünü kimin alacağını Beyaz Saray bilmiyordu ve Michelle Obama'nın açıklayacağıı ödül için, her filme göre hazırlık yapılmıştı. Ödülü Django Unchained alsaydı, arkada kovboy kıyafetli askerler, ödülü Haneke'nin Aşk'ı alsaydı aşkı anlatacak şekilde el ele tutuşmuş askerler, Spielberg'in Lincoln'ü alsaydı 19. yüzyıl modasına göre giyinmiş askerler (...) mi bulunacaktı? Ödülü Pi'nin Yaşamı alsaydı peki? Kaplan mı hazırlamışlardı first leydi'nin fonunda bulunması için?
    Bunlar pek de akla yatkın olmadığına göre ikinci ihtimal geçerli olsa gerek: Akademi, sonuçları açıklamadan önce Beyaz Saray'a haber uçurmuş ve bir organizasyon yapılmış, bir mizansen hazırlanmış olmalı. Bu, herhalde muz cumhuriyetlerinde, emperyalizm destekli diktatörlüklerde, bir de padişah bozuntularının, sultanların idare ettiği ülkelerde rastlanabilecek bir olay aslında.
    "Merd-i kıpti şecaat arzederken sirkatin söylermiş" cümlesinden hareketle, imaj düzeltme operasyonu ihtiyacındaki Beyaz Saray bu vesileyle bir skandala imza atmış oldu böylece.
    Ntvmsnbc'den Emrah Kolukısa, bu durumu fark eden az sayıdaki gazeteciden biri olarak şu satırlarla ifade ediyor durumu:
    "Tıpkı 2006 yılında olduğu gibi En İyi Film ödülünü sunmak üzere sahneye davet edilen Jack Nicholson’ın elinde sonucun yazılı olduğu zarf vardı ama o asıl zarf değil yedek olanıydı. Asıl zarf Beyaz Saray’daydı zira. Bunu da önce ne gevelediğine pek anlam veremediğimiz Nicholson’ın arkasında bir perde inince ve etrafı genç askerlerle (dekora bakar mısınız?) bezeli Michelle Obama kameraya dönünce anladık. Sonradan öğrendik ki bu dahiyane fikrin arkasında da yine Hollywood varmış. Harvey Weinstein’ın (tanımayanlar yeni bir pencerede Wikipedia falan açsın lütfen) 17 yaşındaki kızının akıl ettiği bu sahne acilen Oscar gecesinin yapımcılarına fısıldanmış ve onlar da çok beğenerek Akademi Başkanı Hawk Koch ile paylaşmış. Koch da fikri çok beğenince iş Beyaz Saray’a danışmaya kalmış. Kendisine sunulan bu fikre çok sıcak bakan Michelle Obama da “Neden olmasın? Biz zaten Beyaz Saray’da sürekli film izleriz” deyince düğmeye basılmış.
    2 hafta önce Koch ile birlikte gizlice Washington’a giden iki Oscar yapımcısından Zadan, bakın hangi sözlerle hatırlıyor o anları: “Tıpkı Argo filmindeki gibi bir operasyondu, CIA gibiydik sanki, çok karmaşıktı.” Uzun lafın kısası Amerikan dış politikalarının tüm dünyada masumane bir aklanmasından başka bir şey olmayan Argo’nun yolculuğu, tam da olması gerektiği gibi belki de, Beyaz Saray’da bitti. İnsanın aklına filmi en başından hükümetin sipariş edip etmediği sorusu geliyor doğrusu. Ama Hollywood o kadar teşne ki son zamanlarda, siparişe gerek duymamıştır."
    Çağrı Kınıkoğlu (soL)

    Kaynak : http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/oscar-odulleri-toreninde-goz-ardi-edilen-skandal-haberi-68911
     
    mr_dblue ve Lightnin bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş