ketojen diet denemesi

Konusu 'Yağ Yakımı Günlüğü' forumundadır ve metallica tarafından 19 Şubat 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 17 üye.
  1. actively
    Offline

    actively Üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    366
    Beğenileri:
    437
    Ödül Puanları:
    73
    Yer:
    Yurtdisi
    Tatli konusunda soylediklerin cok dogru, beslenmede karbonhidrati cikardigimiz icin karnimiz gereksiz yere ne seker ne de fazla aclik cekiyor. Findik fistik fazla yemiyorum, cunku bazen istemeden limiti kaciriyorum, sonra pisman oluyorum. cantamda her zaman bir kutu karper eritme peyniri bulunuyor. Icinde 8 tane var. Ne zaman midem kazinsa, acil durumlarda, bir iki tane yiyorum, 1-2 saat idare ediyorum. Tavuk, hindi turkiyede ucuz, bunlari izgara yada tavada bolca yiyebilirsiniz. Her turlusunu, her bir sekilde. Midede uzun sure kaliyorlar, karin aciktirmiyorlar. Ayrica ciger kalp gibi organlarda ucuz ve kaliteli protein kaynagi. Her ogun yiyebilirsiniz. Keten tohumu, gunde 50gr, 100 gr kefire yada yogurda karistirip aksamlari yiyorum,.
     
  2. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    coyote peki yukarda yazdığım programla ilgili bir yorum yapmadım nasıl iyi olmuş mu ?
     
  3. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    bana iyi gibi geldi ama sende yorumlarsan çok sevinirim eksiğim falan varmı acaba
     
  4. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    programın iyi aynen devam et güçsüzlük ve yorgunluk oluşmuyorsa canavar gibiysen tamamdır. Kendini mükemmel hissedene kadar ketojenik diyeti bozma.

    En sonunda muthiş hissedeceksin.

    örnek: şu an içerde insanlar titriyor kalorifere sokulmuş durumdalar ama ben su an yarı cıplağım(bunu kendimi ne kadar mükemmel hissetiğimi anlaman için yazıyorum) ve odada yanan ne bir soba var nede başka hiç birşey. odam kalorifersiz.

    Millet kafayımı yedin diyor ama ben hiç üşüdüğümü hissetmiyorum bile.
     
    Son düzenleme: 18 Mart 2011
  5. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    çok teşekkür ederim coyote sen tam bunları yazarken ben bilgisayarı kapattım fakat ben evde yarı çıplak bile değilken sırılsıklam terliyordum ailem ise normal giyinmişlerdi. fakat babam bir kaç gündür kafamın etini yiyor şöyleki diyorki gut olcan oğlum diyor birde kan şekerin falan düşcek hiç şeker içeren bir şey kullanmıyorum(protein tozunun içinde varsa bilemem)


    birde son olarak çalışma günlerim değişti fakat beslenme falan herşey aynı
    p.tesi
    göğüs biceps

    salı
    omuz bacak

    perşembe
    göğüs biceps

    c.tesi
    sırt kanat triceps şeklinde çalışıyorum ve her antremandan sonra karın çalışıyorum


    bu son yazdığım sorularımada cevap verirsen sevinirim coyote çok teşekkür ederim
     
  6. isooo_94
    Offline

    isooo_94 Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    40
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    18
    Bu üşümeme olayı bende olmuyor, her zaman etrafımdakilerden daha fazla üşüyorum :)
     
  7. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    gut olmassın korkma. Gut oluşmasının bir numaralı sebebi früktozdur. früktozdan fakir beslendikçe sağlıgını korursun.
     
    Risk ve metallica bunu beğendi.
  8. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    peki bu şeker olayı için ne diyorsunuz hiç kullanmıyorum aslında spordan sonra kuru üzüm var en azından bir kaçtane spordan sonra alsam mı diye düşünmedim değil?

    birde çalışma programı olarak nasıl acaba? ağır kilo az tekrar sistemiyle çalışıyorum
     
  9. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    şeker alırsan önce kısa bir iyilik hali oluşur, sonra şeker yakılır daha sonra yağ yakılmaya devam edilir. bu arada stresede girersin.

    şeker alacaksan bunu meyvelerden yap. ben çekirdekli üzüme karşı çıkmam çünkü üzüm kanda anında emilir ve bunu sadece beyin kullanır. glikoz bittiğinde ketonlar yakılmaya devam edilir.

    çekirdekli üzümün en büyük özelliği üzüm çekirdeğinin metabolizma hızını arttirması ve toksinlerin atılmasına yardımcı olması ayrıcada çok mükemmel bir antioksidan.

    bu diyette önemli olan insulin seviyesi. açlıkta 4-5 unite olmalı.

    kan sekerınıde ölçtür sürekli.
     
    Son düzenleme: 20 Mart 2011
    Risk ve metallica bunu beğendi.
  10. Risk
    Offline

    Risk Üye

    Katılım:
    17 Mart 2011
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Sayın coyote, gözümde spor hocası ve doktordan farksız oldunuz :D. Her ikinizide azminizden dolayı kutlarım iyi iş çıkarıyosunuz. Bende yakında başlıyacağım bu diyete. Bu yüzden konularınızı takip ediyorum. Faydalı bilgiler veriyorsunuz. Gaza geldim sizin sayenizde cesaret buldum :D.
     
  11. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    bu arada gelişmelerden bahsedeyim;
    bilmiyorum bekli biraz fazla yağ aldığım için olabilir biraz sivilcelenme oldu belkide 1 hafta sonra sınava gircem onunda etkisi vardır bilemiyorum. damarlarımda gözle görülcek kadar bir artış ve belirginlik yaşıyorum bununda jac3d ninde biraz katkısı olabilir üstten iki tane karın kasım hafif hafif görünüyor ve bu beni çok mutlu ediyor yaza kadar istediğime kavuşucam sanırsam. terleme olayına gelince bilmiyorum sabah herkez soğuktan titrerken ben kısa kollu gömlek ve ince bir hırkayla geziyorum.

    birde yukarda yazdığım çalışma programına bir yorum getirirsen coyote çok memlun olurum ve teşekkür ederim
     
  12. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    saygıdeğer dostum ben saygın bilimadamlarını yabancı yada türk farketmiyor takip ediyorum.

    özellikle Doktor mercola, mauro di pasqaule, ahmet aydın ve loren cordaini takip ediyorum. Bu konuda ketojenik diyetletin ve anabolic diyetlerin öncüsü Mauro Di Pasqauledir. Taş devri diyetinin öncülerinden biri avcı toplayıcı beslenme alıskanlıkları

    sayın ahmet aydın ülkemizde bu konuda oldukça araştırmacı ve mükemmel sağlığın yağlı beslenme ile oldugunu savunuyor ve bende aynı seyi savunuyorum.

    Mesela tıp otoriteleri ikiye bölünmüş durumda.

    ben hem fitness ile ilgileniyorum hemde bir bisikletçiyim. Çok zorlu sürüşleri oldukça kolay atlatabiliyorum.

    150 kilometrelik bir sürüş sonunda sanki hiç bisiklete binmemiş kadar rahat ve ferah olabiliyorum.

    ağırlık antremanları esnasında çok ağır bir seti girdiğimde hiç yorulmadan ikinci sete geçip takır takır atıyorum. hatta o kadar hızlı ve seri toparlanabiliyorumki çevremdekilerin hormonmu kullanıyorsun sorularına maruz kalabiliyorum.

    işin gerçeği yaptırdıgım EKG testleri mükemmel çıkıyor bu işe en cok şaşıranlar ise kardioyoloji doktorları oluyor.

    üstelik ortadoks kardioloji doktorları yağın yasaklanmasını ve cok zararlı oldugunu dusunuyorlar.

    yani sadece sporla vücudumun goruntusu ile değil aynı zamanda işin sağlık boyutu ile ilgilide araştırma yapıyorum.

    Bu konuda beslenmenin incili sayılabilen nutrition and degeneration isimli kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

    Ayrıca 1975 yılında yayınlanan walter I. Voegtlin isimli yazar taş devri diyeti konseptini kitabında belirtmişti.

    Bunların bizim atalarımızın sahip olduğu avcı ve toplayıcı beslenme alıskanlıklarıdır.



    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 15:05 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 14:54 ----------

    metallica, insanlar belirli bir programla beslenmemeliler paleotik diyetlerin konseptine göre avcı ve toplayıcı olan insan,

    az şekerli meyveler sebzeler kök sebzeleri ve hayvansal gıdalar ile beslenmektedir.

    Buna göre belirli bir programla çalışmak abesle iştigal. Eğer doymuyorsanız ve yeterince yemediğinizi hissediyorsanız bu yanlıştır.

    İşin aslı insan bedeni yüksek protein (et ve türevleri) ve düşük karbohidrat tüketimine uygundur.

    bu şartlar altında stress ortaya çıkmıyor. Stressin olmaması demek panik endişe ve sıkıntının bitmesi kişilerin hayat standardını yükseltiyor.

    bana göre programın iyi.

    bu arada bende işe bu havada tşörtle gidiyorum, merdivenleri 3er 4er çıkıyorum.

    olaki hatayla karbohidrat alırsam mahvoluyorum :)
     
    Son düzenleme: 20 Mart 2011
    metallica bunu beğendi.
  13. isooo_94
    Offline

    isooo_94 Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    40
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    18
    coyote ben ketoya iyice alışmışken geçen gün sinirliydim ve akşama kadar basit şekerle beslendim. Bunu ketojen diyet uygulamadan öncede yapıyordum ama bir surun olmuyordu.Bu sefer farklı oldu 2 gün boyunca kendimi acayip kötü hissettim, bu vücudumun keto ya iyice adapte olduğu anlamınamı geliyor.
     
  14. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    tabiki vücut artık yağ asitlerini enerji olarak kullanıyor. Sen tutupta hele basit şekerleri verirsen mahvolursun. bunda şaşacak bir şey yok.

    beyin en çok yağ asitlerinin yakıldığı durumlarda rahatlar.

    karbohidratlarda ve Şekerlerde bulunan ekzomorfinler beyni uyuşturuyor. kaseinomorfinde beyni uyuşturucu bir etkiye sahip.

    Küçüklük döneminden beri abur cubur ve karbohidratla beslendiğimiz için bize vazgeçilmez gibi geliyor. Oysa bu sadece bir bağımlılık.

    Bunlar kısa süreli iyilik hissi veriyorlar. Buna allostaz deniyor, zaman içerisinde allostatik direnç arttıkça hastalıkların gelişimi hızlanıyor.

    Karbohidrat alırken Whey protein alırsan biraz olsun zinde olursun. kısa zincirli protein olan whey enerji üretimine yardımcı olacaktir.

    daha uzun faaliyetlerde daha fazla casein yapılı protein alınmalıdır.

    basit şeker önermem.
     
    Son düzenleme: 20 Mart 2011
    Risk ve isooo_94 bunu beğendi.
  15. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    peki aklıma bir şey takıldı bende bir çok yazı okudum karbonhidratların kötü yağların ise daha iyi bir besin olduğunu fakat ben günde 100 gram zeytin yağı alıyorum geri kalan 50 gram yağı ise peynir balık vs.. alıyorum ama mesela zeytin yağının 100 gramında 1000 kaloriye yakın bir kalori var ve günde tavuk salata balık derken 2000 kalori sınırını geçmiş olmuyormuyuz?
     
  16. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    kalorilere takılmak yersiz, özellikle bu gun cok aldıysan yarın daha az alırsın. daha cok enerji harcayacın gunler daha fazla alırsın.

    işin sırrı doyma konusunda saklı. Eğer doyduysan ve mutluysan enerjiksen o gun yeterli enerjiyi almışsın demektir.

    sonuçta insanoğlu hayatını hesap kitapla harcayarak geçirmemiştir.

    bu rakamların hepsi aşşağı yukarı yaklaşık rakamlar.

    Dolayısıyla rakkamlara takılmak yersiz bence.

    önemli olan doyuyormusunuz mutlumusunuz vücudunuz iyileşiyormu bunlar önemli.

    Böyle yersiz endişe ve panik durumlarına gerek yok.
     
    Son düzenleme: 20 Mart 2011
    metallica bunu beğendi.
  17. metallica
    Offline

    metallica Üye

    Katılım:
    15 Kasım 2009
    Mesajlar:
    476
    Beğenileri:
    93
    Ödül Puanları:
    38
    coyote tekrar teşekkür etmek istiyorum 4 sayfa oldu ve bıkmadan usanmadan bütün sorularıma cevap verdin beni bilgilendirdin ve doğru yolda gitmeme yardım ettin.

    şimdi az önce bir abimle konuştuk kendiside bu forumun üyelerinden isimini söylemiceğim bana dediki ben şimdi lise son sınıfta olduğum için sınava hazırlanıyorum sınavdan sonra devam et diyetine şimdi temiz karbonhidratlı bir diet yap dedi çünkü yağlar yani ketonlar beyini tam anlamıyla yani eskisi gibi çalıştırmıyormuş ve glikoz almam gerekiyormuş sınav zamanı olduğu için. peki siz ne diyorsunuz?
     
  18. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    Öncelikle yumurta beyni en iyi glikoz kaynağından bile daha iyi çalıştırır.
    Bunun sebebinin yumurtada bulunan kolin ve zengin amino asitlerdir. Yumurtayı çok tüketen kişiler gerçekten çok zeki ve akıllı oluyorlar.
    Diyetteki toplam yumurta miktarını arttirin 5-7 arasında tüketin.

    Ketojenik diyet beyin fonksiyonlarının durmasına sebeb olmaz bilakis konsantrasyon ve beyin faaliyetlerinin inanılmaz artmasına sebep olacaktir.
    Yapılan bütün çalışmalarda ketojenik diyetin düşünce faaliyetlerini arttirdiğini hiperaktiviteyi azalttıgını ve dikkat ve yoğunlaşmayı inanılmaz arttirdiği görülüyor.

    Diyetteki balık yağını 4-5 grama kadar çıkarın.

    Çiğ Sebzeleri ve yesillikleri arttirin.

    Bunun yanında sizi strese sokmayacak karbohidratlardan faydalanın. Ancak yemek yerken haz almak yerine, gerçek bir beslenme için çabalayın.

    Bu gun dunyanın en akıllı insanı japonlar nasıl besleniyor bakalım.

    Japonlar deniz hayvanları, az miktarda pirinç( özellikle sofrada bir avuç pirinç yiyorlar yağsız ve tussuz genellikle kahverengi) acı soslar baharatlar salatalar çiğ sebzeler ve meyvelerle besleniyorlar.

    yani aşşağı yukarı ketojenik bir diyet.

    Tabi eskiden beri böyle yetiştiklerinden dolayı aşırı miktarda glükoz alma gereği duymuyorlar.

    Özellikle ülkemiz gençleri ise o kadar çok abur cubur ve çikolata türevleri ile beslendiklerinden ötürü beyin fonksiyonları doğru düzgün işleyemiyor. Çünkü beyin hücreleri yavaş yavaş ölüyor.

    Stress yapmanın acele etmenin adı kafanın çalışması olamaz. Kafanın çalışması demek sakin ve konsantre olarak sorunları yada istediğimizi yapmak demektir.

    Oysa ülkemize baktıgınızda hemen hemen bütün genç kişiler panik atak , reaktif hipoglisemi, konsantre olamamak, dikkat eksikliği, yerinde duramama, daralma gibi sorunlarla karsılaşıyorlar. Yaklaşık 1 senedir heyecan ve panik yaşadıgımı hatırlamıyorum.

    Ancak siz alıskanlıgınız sebebi nedeni ile, başarılı olamayacağınızı dusunuyorsunuz. yada abilerinizden biri bunu söylemiş haklılık payı vardır doğrudur ama, dusunulduğu kadarda haklı değildir.

    O yuzden sınavlarınız bitene kadar kaliteli tahılları kullanın bence. Ancak gerçekten cok dikkat edinki, düzelen sağlığınız yeniden bozulmasın.

    yaşamak için yeme fikrini unutmayın bence.
     
    Son düzenleme: 21 Mart 2011
    metallica bunu beğendi.
  19. isooo_94
    Offline

    isooo_94 Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    40
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    18
    Coyote çok haklı bende çok stress li ve sinirli bir insanım ketojen beslenmeyle azda olsa azaldı.
    Ketoda beyin yönünden kesinlikle bir sorun yok bence.
     
  20. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.569
    Ödül Puanları:
    123
    tabikide yok 8 hafta sonra karbohidratlı diyet seviyesine geliyor.
    yani rahat ve sakin kafa ile çalışma varken neden bağarak çağarak konusalım delimiyiz biz?
    rahatlamanın ve sakinleşmenin formülü belli işte. üstelik kiloda veriyorsunuz ve enerjinizde hiç bitmiyor. bundan daha güzel birşey olabilirmi.

    Çevremizdek insanların hızlı aceleci ve sinirli olduklarını görürsünüz. Genelde bu insanlar çok fazla kana hızlı karısan glükoz tüketiyorlar. Önce biraz rahatlıyorlar ve sonra daha cok sinirli oluyorlar. üstelik her geçen gün daha fazla kilo alıyorlar ve komik bir şekilde yağları suçluyorlar.

    sinirlendikçede daha çok karbohidrat yiyorlar.

    Karbohidrat alırsanız benim tavsiyem mutlaka protein alın yanında özellikle whey.
     
    Son düzenleme: 22 Mart 2011

Sayfayı Paylaş