Bodybuilding doping vücut gelistirme
Sponsor
Haber
Yazan Diez (B.S.TORAMAN)
Yayınlama: November 11, 2006
Yazdır    E-posta




Bu benim hayatım.
Herkesin gün aynı başlar.Uyan,duş al,giyin.İki ayağın bi pabuca girer.

Ben herkes gibi değilim.Herkes gibi yaşamam.Herkesin yediğini yemem.Donut yok.Kremalı ve 2 şekerli kahve yok.Sabahları gazete yok.Saat sabahın 6:52 si.Ben ikinci yemeğimdeyim.Herkes saatinin alarmını kapatırken, ben uzun adımlarla yoluma devam ediyorum.

Kahve molası yok.Haftasonları yok.Hasta olma lüksüm yok.
Ben ne yapıyorum?Ben bir vücut geliştiriciyim.Evet bu bir iş.Birgün sadece saat dokuzda başlayıp beşte bitmez.Benim için gün gözlerimi açtığım an başlar ve kapattığım an biter.Bu beş iş günü olan bir hafta değildir.Ben 7 gün 24 saat yaşarım.Bu bir iştir.Bu benim hayatım.

Sabah işlerin zihninde akıp durur.Bu rota hiç değişmez.
İşin en zor kısmı , bu yola sıkı sıkıya yapışmak bu ezici rutine tahammül edebilmektir.Benim rutinim değişmeyecek.Hergün beni amacıma dahada yaklaştırıyor.Dinlenmek yok.Gidecek millerim var daha.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Bu benim alarmım.
Dolabıma bantlanmış şu bir parça kağıt?Bu hakekete çağrıdır.Savaş ilanıdır.Onu oraya her lanet günğn tarihini bana hatırlatsın diye koydum.Bu benş kişisel alarmlı saatim.Her sabah, yumurtaları haşlarken, Animal pak’i alırken yemeğimi hazırlarken beynime çekiç gibi vuruyor.Benim saatimin şekerleme düğmesi yok.Asla gevşemek yok.Tembellik yok.Bazı günler bu kağıdı görüyorum ve bu beni hırslandırıyor.Evet bunu yapacağım.Bu benim kaderim.Ama bazı günlerde düşünüyorum , lanet olsun ben ne yapıyorum?Bir pislik gibi görünüyorum.Bundan kaçamıyorum.Bu bir parça kağıdı her gördüğümde bana sabit bir şekilde bakıyor,Beni çağırıyor ve bana meydan okuyor.Bu yüzden sürekli bu kağıt beni azimlendiriyor.Dinle,işler bu şekilde ilerliyor.Eğer bir işi yapmak istiyorsan bunu kendine amaç edinmelisin.Sonra bunu bir kağıda yaz ve sürekli göreceğin bir yere as.Ona her baktığında kendine soründen daha ilerdemiyim?ilerleyebiliyor muyum?Çünkü eğer değilsen neden bunu kendine hedef seçtinki?Benim hedefim işte yukarıda kırmızı kalemle daire içine aldığım yerde.Her seferinde bana selam veriyor benim lanet olası alarmlı saatim.Onu yakından dinlediğimde yemin ederim onun tiktaklarını duyabiliyorum.Tik...Tak..Tik...
126dan geriye doğru sayıyor.Duyabiliyor musun?Lant olası gürlüyor.Sıfıra doğru rüzgar gibi gidiyor.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Burası benim yerim.
Benim yerim?Küçük,karanlık lanet bir delik.Kız arkadaşım dışında insanların olmadığı bir yer.Hala 3 odam ve başımı soktuğum bir çatım var.Çok fazla değil ama burası işin yapıldığı yer.Burada ,bu odada,bir tabure,geniş bir ayna ve orta okuldan beri bende olan bir stereo sistemim var.Buranın oturma odası olması gerekir fakat lenet olsun ben buraya poz odası diyorum.İlham vermesi için geçmişin vücut geliştirme ustalarının posterlerinden iki tane var.Kendimi dikkatlice incelediğim ve kendimi parçaladığım geniş bir aynam da var.Evet, evim güzel evim.Görüşmeye başladığım kızın buraya ilk geldiğinde yüzünde bir şok ifadesi vardı.Neden daha güzel bir yerin yok diye sordu.Bir kahve masası , oturabileceği bir koltuk.Bir kahve masası mı?Bir koltuk mu? *iktir et.Sırada ne var,çiçekler mi?Zaten ona söylüyorum mutfakta herzaman iki sandalye var.Yada benim kulubem.Bak,kural 1 – bunu herzaman başta söylerim-eğer benimle görüşmek istiyorsan beni herşeyimle kabul etmelisin.Çoğumla , azımla.Ben kıprdamandan durmak ve omuzlarıma toz kondurmak için burada değilim.Mal mülk biriktirdiğin lanet şeyler,seni bağlayan şeyler.Bu dünyada benim çok fazla birşeyim yok.Sırtımdaki kıyafetler ve kalbimde yana bu arzu.Fakat benim için sorun değil çünkü ben sadece bu yolda ilerliyorum.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Bu benim zihnim.
Dışarı buz gibi.Son zamanlarda içeride , ev dediğim bu üç odada çok fazla vakit geçiriyorum.Mutfak,yatak odası ve oturma odası.Bu odalar sanki benim beynimin sınırları.Mutfak benim açlığım,yatak odası benim arzum,oturma odası yalnızlığım.Her kahrolası gün ilgilendiğim 3 şey.Lanet olsun.Kafamda ve bu 3 yerde çok fazla zaman tüketiyorum.Dışarıda , gerçek dünyada herzaman mola verebilirsin.Ama kafamda kaçış yok.Asla.İnsanlarla karşılaştığımda , bana,aptal,iri vücutlu bir koca kafaymışım gibi bakıyorlar.Kafasında hiç fikri olmayan biriymişim gibi.*iktir et.Halbuki tam tersi benim sorunum.Ben çok fazla düşünüyorum.Birçok şeyi düşünüyorum.Beynim sürekli sayıklıyor.Bazen kapana kısıldığımı hissediyorum.Duvarla üzerime geliyormuş gibi.Beni boğuyor.Acaba bu 12 haftayı bitirebilecekmiyim.Şüphe sürekli kol geziyor.Sorular dışarda inliyor,pencerelerimi tıngırdatıyor.Fakat bu 3 odada kalmalıyım sürekli.Açlığımla,arzumla ve yalnızlığımla başbaşa.İlerlemeye devam etmeliyim.Burada bir gece otururken kendime bu lanet yerden ayrılmayacağım diyorum.Yatağa uzandığımda uyanık kalmayacağım.Yemek yediğimde kusmayacağım.Bunlar benim beynimi meşgul eden ve sürekli beynşmde yaşayan kiracılarım.



11985 Gösterim - Yorumlara gözat (0)