Orijinalini görmek için tıklayınız : Çanakkale Savaşı, Seyid Onbaşı
12- 18 Mart Deniz Savaşı'nda 275 kiloluk mermiyi kaldırıp topa yerleştiren Seyid Onbaşı
Balıkesir'in Edremit'ine bağlı Çamlık köyünden Seyid, askerlik vazifesine 1909 yılında başladı. Balkan Harbinin patlak vermesiyle askerlik vazifesine devam etti. Tam terhis olacaktı ki bu kezde birinci dünya savaşının başlamasıyla yine evine dönemedi. Çanakkale'de Mecidiye Tabyalarında vazifeliydi.
18-Mart sabahı hemen herkes gibi o da tabyasında teyakkuz halindeydi. Düşman gemileri boğazı zorluyor, bomba üzerine bomba yağdırıyorlardı. Düşman gemilerini atışlarıyla bunaltan Mecidiye Tabyasının işini bitirmek üzere yüklenip sağanak halinde atışa başladılar. Mecidiye Tabyasının takım subayı Fehmi Bey askerleri sığınağa sevketti. Bu sırada istihkama düşen bir mermi cephaneliği de uçurunca herkes yerlere yuvarlandı. Koca Seyid'in aklı başına geldiğinde takım arkadaşı Ali'yi karşısında gördü.
-"Arkadaşlar nerede?" diye sordu.
Arkadaşı cevap verdi:
-"Onlar mertebelerini buldular. 14 şehit, 24 yaralımız var. Ayakta bir senle ben kaldık."
Seyid kalkıp denize doğru baktı.Düşman gemileri karaya iyice sokulmuşlardı. Döndü birde tabyadaki toplara baktı. 3.top dışında hepsi toprağa gömülmüşlerdi. Ayakta kalan tep topunda vinci kırılmıştı. Seyid arkadaşının kaldıramazsın demelerine rağmen toprağa buladığı elleri ile gres yağına bulanmış 215 okka (275 kg.) 'lık topu sırtladı. Sendeleyerek topa doğru yürüdü ve mermiyi topa sürdü. Her ikiside numara eri oldukları için nişan almada usta değillerdi. Bir besmele çeken Seyyid topu ateşledi. İlk mermi uzun düşmüştü. Bir tane daha getirdi ve sürdü. Bu kez de kısa düştü. Fakat üçüncü mermi, en öndeki geminin kıç tarafında ve su kesiminde patladı. Bu gemi, Fransızların ünlü gemisi Ocean'dı. Dümen tertibatı bozulan gemi çevresini harmanlamaya başladı. Sonrasında gece Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlardan birine çarptı ve hızla battı.
Tabyanın feci durumunu öğrenen Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa,hemen oraya geldi, Koca Seyyid’i alnından öptü ve onbaşı rütbesi taktı.
Hadiseyi duyan Almanlar fotoğraf makineleri ile geldiler, o anı canlandırmaya çalıştılar. Seyyid bırakın mermiyi sırtlamayı yerinden bile oynatamadı. Bu poz için boş bir kovan bulup, mizansen yaptılar.
Onbaşımız izin ve para tekliflerine asla yanaşmaz, yalnız o günden sonra herkese bir, ona iki tayın bırakırlar.
Seyyid Onbaşı hakkına razı olur fazla tayını akadaşlarına dağıtıp dua almaya bakar.
Koca Seyyid 1918’de terhis edilir. Köyüne döner ama daha soluklanamadan Yunan’ın Ayvalık ve Edremit’e girdiğini duyar. Derhal silahını kapar, dağlara çıkar. Manisa, Kula, Uşak derken Afyon’a kadar uzanır. Zaman zaman yaralanır ama cepheden kopmaz, çok arzulamasına rağmen şehit olamaz. Kışla imamı “bu nasip işidir be Seyyid kardeş” der, “düşün Halid bin Velid (Radıyallahü anh) elliden fazla harbe katıldığı halde meydanda kalma arzusuna kavuşamadı. Ancak Allahü teâlâ’nın öyle kulları vardır ki yataklarında da ölseler şehit olurlar.”
Çeşitli yazılardan derlemedir.
salvadore_xp
21.03.08, 23:02
İşte maneviyat böyle birşey. Allah herkese bu erdemi ve maneviyatı nasip etsin. Bu tarihimizin mihenk noktasına değindiğin için teşekkür ve tebrik ederim.
savaşta 275 kg kaldırdığı doğru fakat resim çekinmek için kullandığı mermide boşaltıldığı halde 210 kg. diye okumuştum bi yerde..
buarada
aşağıda ki resme sıkça bakmamız gerekiyor sanırım..hem hangi zorluklar ve tevekkülle bizlere bu şartların hazırlandığının bilinmesi açısından hemde bu bolluk içinde halimize şükretmemiz,israf etmememiz ve gözümüzü yukarılara değil durumu çok daha kötülere çevirmemiz açısından..
resmin altında da yazdığı gibi..
"Varlıklarının tamamını Türk varlığına armağan etmişler"
Ruhları şad olsun..
http://img503.imageshack.us/img503/492/11a9ehd9r5wqp2vfvz4.jpg
gazilikurt
22.03.08, 22:56
bu resimleri her gördüğümde türlerim diken diken oluyor ve sonra da birden ne mutlu ki Türk doğmuşum diye gurur duyuyorum ruhları şad olsun.
Anadolulu bir gençtti o.Bench press yada dumbell curll yapmıyordu ama 275 kgı o savaşın yorgunluğu açlığı içinde kaldırdı.Buna iman gücü deniyor arkadaşlar.İnanmanın gücü.Milli takımın biraz olsun başarabildiği ulaşabildiği güç...
Optimus_Prime
02.07.08, 00:33
Ne mutlu bize böyle kahraman milletin evladıyız.Layık olmak o kadar zor,Başarabilirsek bize de ne mutlu…
Atalarımızı saygıyla anıyorum ruhları şad olsun...
Aslında ibretlik ve ders olarak okutulacak kadar öenmli bir konunun bu kadar az ilgi görmesi toplumumuz açısından acınası bir durum...
TÜRK olmak ayrıcalıktır! ruhları şad olsun...
rockymehmet
08.08.08, 01:40
arkadaşım o resimde sağ taraftaki kısa boylu asker benim köylüm olur.
kastamonu araç ilçesi tatlıca köyündendir.
Hattaa askerlik şubesnde ismi bile yazıyor.
gaddarkemal
08.08.08, 02:10
Seyit Onbaşı'nın o mermiyi kaldırdıktan sonra yaşadığı mütevazi hayatı da bilmekte fayda var. Övünmek iyiyse nankörlüğümüzü de bilelim.
Şimdi size ilginç bilgiler vereceğim ve kocaman NANKÖRLÜĞÜMÜZÜ:
Seyit Onbaşının bacasından vurup tek bir mermide batırmayı başardığı gemi düşman donanmasının en büyük ve en kuvvetli gemisiydi.
Denizcilikte bir kural vardır ki şu an o terimi hatırlayamadım ancak size şöyle açıklayayım, bir hücum esnasında en öndeki gemi (onun da terimini hatırlayamadım özel bir adı var) kılavuzdur liderdir ve genelde en iyi gemidir. Arkadaki gemiler ona göre hareketlerini tayin ederler. Eğer o ilahî olayda son tabyadaki son topun vurduğu o gemi batınca arkada sürüsüne bereket düşman gemisi ileri gidememiştir askeri kurallar gereği. O gemi battıysa kimbilir bize ne olur mantığıyla, halbuki tabyaların durumunu bilseler veya seyit onbaşı o gemiyi batırmasa ya da batırdıktan sonra da devam etseler ÇANAKKALE GEÇİLECEKTİ !
Modern zamanlarda modern ülkelerin başarısız olduğu YEGANE DENİZ ÇIKARMASI Çanakkeledir. Bu nedenledir ki bugün Japon üniversitelerinde, japonlara ders olarak Çanakkale savunması okutulmakta ve bir ada ülkesi olan Japonya'nın alması gereken örnekler öğretilmekte.
Şimdi böylesine önemli böylesine ince ilahî bir hesabın fani vesilesi olan Rahmetli Seyit Onbaşının Savaş sonrası yaşadığı sefil hayata ne demeli? Atatürk Balıkesir'e geldiğinde Koca Seyit'le bizzat ve yalnız görüşüyor. balıkesir'e gelip onunla görüşmek istediğinde yetkililerin ondan haberi bile yoktu!
Ama Yüce Önder bunu unutacak adam değildi, nitekim unutmadı. Seyit Onbaşıyı bulduklarında üzerine giyip utanmadan insan çıkabileceği elbisesi bile yoktu. Ama o onurlu mutlu ve mütevaziydi o ayrı. Konumuz onun o tertemiz şahsiyeti değil. Konumuz bu emsalsiz savaş kahramanını kaderine terk eden nankörlerdir. Elbette Çanakkale'de, Trablusgarp'ta Balkanlarda, Doğu Anadoluda ruslara karşı, Arabistanda hain alçak araplara karşı, aynı anda birsürü cephede savaşmak zorunda kalan Türk askeri nihayetinde Anadolu'da Kurtuluş savaşında nice unutulmaz kahramanlıklar göstermişlerdir. Bunları bazılarından tarihin bile haberi yoktur. Çünkü onlar sağ kalmışlarsa da sonra yaptıklarıyla böbürlenmeyen gerçek Mehmetçiklerdi.
Ama hepsinin içinde Seyit Onbaşı'nın apayrı bir yeri vardır, ona rahat bir yaşam sağlamayı düşünemeyecek bencillerin de hiç bir bahanesi yoktur. Bir insan mütevazi ve kocaman gururu var diye ona yardım edilmekten vazgeçilmez. Uygun bir yolu bulunur destek olmanın.
Savaş sırasında o bir asker olarak elbette yaptığı "görev" için, görevi için hiç bir hediyeyi kabul etmedi yalnızca tayınlarda yarım ağızla paşa'ya dert yanaibldi "tayınlar azdır" gibisine. ona iki tayın verildi yukarıdaki arkadaşın dediği gibi ama tabii onun temiz boğazından arkadaşları tek tayın yerken 2. tayın geçemedi. Geçemezdi. Geçebilseydi Allah o mermiyi attırmak için o kulunu seçmezdi. O mermiyi kaldırırken yanındaki çavuşun ifadesine göre kaburgalarının kütürtüsü duyulmuş. İman budur.
Merak eden olursa Seyit onbaşıyla seneler sonra Atatürk'ün görüşmesinden sonra nler olduğunu yazsın. Benim kanım kaynıyor bu yazıları yazarken derli toplu yazamıyorum.
gaddarkemal
08.08.08, 02:46
Seyit Onbaşıya daldık esas söylemek istediğimi unuttum. Ha bu arada Seyit Onbaşı Atatürk'ün kendine bağlattığı maaşı almadı iddiası var ki onu bilmyorum sonuçta onunla ilgilenmeyenler utansın. Zaten Atatürk kaymakama fırçayı çekmiştir.
Neyse esas değinmek istediğim konu diez in yolladığı resmin tartışılan bir resim olduğudur. Almanya kaynaklıdır. Çakma diyenler de vardır bana da mantıklı gelmektedir. Maddi amaçlı piyasaya sürülmüştür diyen vardır ve resimdekilerin Türk olmadığını çeşitli kanıtlarla iddia edenler vardır.
ben açıkçası o resme inanmıyorum bizde öyle asker kaç taneydi? BUla bula onları mı bulmuşlar belki eski resim bile değil o resim. uydurma kaynaksız bir resim ama her yerde moda oldu. Tipler zaten bi garip tamam yemek yoktu üst baş yoktu ama aslan her yerde aslandır be kardeşim. Ben çarığını yiyen askerlerimizin de resmini gördüm yine aslandı gözler çakmak çakmaktı. Esirlerimizi de gördüm aslandı. Ben alayı aslandı hiç insani zaaf göstermezlerdi gibi saçma birşey iddia etmiyorum ama asil ruhları suratlarına yansımıştı bir çok resimde. Bu ne ya ne olduğu belli değil.
Bir arkadaşımızda çıkmış sağdaki bizim köylü askerlik kütüğünde de ismi var diyor. Sanki adamın ismi ve memleketi yazıyor resimde. Birisi çıkıp akrabam diyecek yakında. Büyük dedem mehmettir soldaki.
Böyle kaynaksız resimlerin konulmasına karşıyım. Kaynaksız olan bilgilere, mantıksız olan yorumlara da karşıyım. Şimdi Seyit Onbaşı hakkında bi ton şey okudum ama hepsini yazamadım neden bazıları rivayetten öteye gidemiyor. Bildiğimiz nedir işte, kahramanlığıdır onun. Sonradan ÇABUK soyisimini alıp Atatürk'le buluştuğu ve 39 yılında Hakk'a yürüdüğüdür. İnşallah kimse çıkıpta öveceğim diye kaynaksız bilgileri yazmaz.
Hani meşhur bir türkü vardır "burası bilmem neredir, yolu yokuştur, giden gelmiyor acep nedendir" gibi.
O yer mesela, bazıları tarafından Muş diye söylenir ki değildir, Huş'tur Huş'ta sınırlarımızın dışındadır isteyen arasın bulsun. Orada da çok şehit verdik, çok. Şimdi onun gibi bilhassa tarihi konularda herkes duyduğunu yazmazsa iyi olur. Benim başlattığım Osmanlı'da spor diye bir başlık var bir arkadaşımız hüsnüniyetle Padişahların yaptığı sporlar diye bi yerden yapıştırmış ama yanlış yapmış çünkü eksik bilgilendirme yapmış ve öyle bir tarzda yazmış ki olayı çerçevelendirmiş. Yani sınırlamış. Şu padişah şunu yaptı, şunu yapmadı gibi izlenim vermiş.
Ben tabi diez'e falan söylemiyorum konu bence çoktan ondan çıktı, ben sağdan soldan bilgileri teyit etmeden önüne geleni kopyalayıp foruma yapıştırmaktan çekinmeyen arkadaşlara söz söylüyorum. Yapmayın, kimse forumu kirletmesin hepimiz kullanıyoruz.
atakan_irresistable
20.08.08, 14:31
kemal nasıl resim ekliyoruz.
İnsan ruhu eğer yüceyse bu milletten bağımsız olarak yücedir bence, başka bir başlıkta okuduğum büyük yazar Soljenitsin'den bahsettiğim.
Kendisi üniversite mezunu olduğu için 2. dünya savaşında orduya alınır, öyle masa başı işi verilmez kendisine büyük çarpışmaların yaşandığı cephelerde üstün hizmetleri nedeniyle 2 madalya alır ve yüzbaşı rütbesine kadar çıkar, aynı zamanda savaşı sorgulamaktadır, Hitler'i durdurmak için vatanının evlatlarının meydanlarda biçilmesi ağırına gittiğini ve Stalin'in halkını düşünmediğini belirttiği mektubu denetime takılır, suçu sabittir, 10 sene Gulaglarda ağır çalışma cezası.
Neyse nereye varacam, buradaki hayatı anlattığı romanlarında, -40 derecede, çamurlu sularla yapılan çorba, ekşimiş yulafla yapılan lapa gibi hiçbir besleyeciğiliği olmayan, en güçlü insanı eritecek iş yükü ile çalışmaya, daha doğrusu ölüme mahkum edilen insanları anlatır.
O kamplarda milyonlarca insan öldürülmemiş, ölümüne çalıştırılarak ölmeleri sağlanmıştır.
Bazıları ise her nasılsa, demirden bir iradeyle oralardan çıkmayı bilmişlerdir. 10 sene bel büken, demiri çürütecek şartlara rağmen yaşayabilenler nasıl insanlardır acaba?
Burada amacım şu, bence millet ayrımından öte, insanın ne kadar yücelebileceğini ya da alçalabileceğini görmek gerekiyor.
Kanser Koğuşunda mesela öyle güzel anlatılmış ki, pırıl pırıl, taşarcasına dolu insanların Sibirya'ya sürülüp yaşam ferlerinin söndürüldüğü ama buna rağmen insanca yaşamak için mücadele etttikleri, değerlerini korudukları.
Sanılmasın ki dünyada tek zorluk çeken halk bizdik.
Seyid Onbaşı'nın büyüklüğünü azaltmaz bu anlattığım ama büyük insanın milleti yoktur, bunu unutmamamız lazım, o bir Rus, bir Türk, bir Ermeni ya da Amerikalı bile olabilir, önemli olan o eğitimi, o mayayı yerleştirebilmekte ruhlara...
kemal nasıl resim ekliyoruz.
http://www.bodyforumtr.com/vbforum/foruma-nas-l-resim-eklenir-t9215.html
kolay gelsin...
atakan_irresistable
20.08.08, 16:06
http://img155.imageshack.us/img155/5116/anakkale3zt4.jpp (http://img155.imageshack.us/img155/5116/anakkale3zt4.jpg)
http://img145.imageshack.us/img145/1466/anakkale2uq3.jpg
http://img141.imageshack.us/img141/267/anakkle4ko2.jpg
kimsede olmayan atatürk resimleri buyrun. artık sizlerle
http://img401.imageshack.us/img401/9749/ata2kp3.jpg
http://img169.imageshack.us/img169/9108/atadt8.gif
gaddarkemal
20.08.08, 20:11
Atakan öncelikle konunun önceki sayfasında sormuş olduğun nasıl resim ekliyoruz sorusunu görmediğimden ötürü cevaplayamadım, afedersin.
Ancak bence lik vermek yerine cevap yaz bölümünden "grfaik ekle" butonunu kullanarak resimleri direk foruma alman da bazen daha iyi olur.
Verdiğim resimlerin bazısı gerçekten az bulunan resimler ancak hepsi bende var, demek ki kimsede olmayan resimler değilmiş :)
Bir de bu resimlerin bazılarında haliyle Atatürk yok, sadece aslan mehmetçikler var. Resimlerin hepsi de tarihlidir o tayyare yanında çekildiği iddia edilen resim gibi şüpheli değil.
atakan_irresistable
21.08.08, 10:13
evet doğru söylüyorsun özellikle sende olmasına çoksevindim. sevgili dostum. tayyarenin süpheli olduğunu en başından beri bilmekteyim. tayyare bölüğü diye bir bölük yok. varda askerden ibaret değil on andaki uçal sayımızda 8-16 arasında nedemek bölük. ama asker olabilirler. süphe yaratılmış.
gaddarkemal
21.08.08, 10:19
ya zaten minareyi çalan kılıfını hazırlamış Kurtuluş Savaşında ancak uçağımız oldu bizim, oda 2 tane!
onun için diyorlar ki güya bunlar esir edilmiş askerlermiş ama hiç bir kaynağı ve dayanağı olmayan bir resim işte.
atakan_irresistable
21.08.08, 16:58
bilmek yada araştırmak şart kendimizi o ana götürüp empati yapmalıyızki ancak doğruyu öyle anlayabiliriz.
konu dışında istediğimiz gibi yazabilirmiyiz.
kimse adrenalin faktörünü göz önünde bulundurmamış.
bebeği araba altında kalan kadının arabayı kaldırdığını okumuştum [tabi tamamen değil]
vatan elden gidicek burdada.allah rahmet eylesin.
geçmişini unutan geleceğini bulamaz çok güzel sözdür ve herkesın ibret alması gerekir çanakkale .o nasıl iman gücüdür o nasıl imandır Allah herkese öle imanlı olmayı nasip etsin türk olmak ondan önce müslüman olmak ne yüce dir. A.türkeş ' in bi sözü var türklük bedenimiz islamıyet ruhumuz ruhsuz beden ceset olur .....
2-3 resımde benden
konu dışında istediğimiz gibi yazabilirmiyiz.
Konu dışı bölümü de forum kurallarına tabiidir.
Arkadaşlar o iki askerin olduğu fotoğraf,daha doğrusu öyle meşhur olan fotoğraf aslında bir havaalanı inşaasında çekilmiş ve ordakiler de inşaatta bulunan işçiler.
Bir gazetede olayla ilgili bir haber vardı,oradaki işçilerden birinin oğlu konuşmuş,şu benim babam ve fotoğraf şu yılda çekildi diye.
Anlattığına göre o işçi Çanakkale Savaşı başladığında daha 4 yaşındaymış...
Ayrıntılı olarak haberi bulan varsa ve paylaşırsa sevinirim.
castorpollux
11.10.08, 03:17
savaşta 275 kg kaldırdığı doğru fakat resim çekinmek için kullandığı mermide boşaltıldığı halde 210 kg. diye okumuştum bi yerde..
buarada
aşağıda ki resme sıkça bakmamız gerekiyor sanırım..hem hangi zorluklar ve tevekkülle bizlere bu şartların hazırlandığının bilinmesi açısından hemde bu bolluk içinde halimize şükretmemiz,israf etmememiz ve gözümüzü yukarılara değil durumu çok daha kötülere çevirmemiz açısından..
resmin altında da yazdığı gibi..
"Varlıklarının tamamını Türk varlığına armağan etmişler"
Ruhları şad olsun..
http://img503.imageshack.us/img503/492/11a9ehd9r5wqp2vfvz4.jpg
bu fotoğrafın sahte olduğunu kaynaklarla açıklayan aşırı milliyetçi, illegal (o yüzden site ismi vermiyorum) bir site vardı, bu fotoğraftaki şahısların asker değil bölgede tesadüf eseri gezen kişiler olduğunu söyleniyordu. hatta bu fotoğrafı fırında gören bir adam bunun yanlış olduğunu çünkü fotoğraftaki şahsın kendi büyükbabası olduğunu (aynı fotoğrafın orjinali kendisinde) ve büyükbabasının askerlik fotoğrafı değil işte çalışırken çekildiğini söyledi...
bunlar propagandadır 275kg lık topu yerleştirme felan çünkü araştırın, onlarca ok saplanmasına rağmen surlara ok diken Ulubatlı Hasan'ın uydurma olduğu da kaynaklarla açıklanıyordu...tamam Allah'a şükür Türküz müslümanız ama sonuçta insan doğası var, sınırı var...
O kadar güçlü bir milletiz ama olimpiyatlarda nedense ne güreşte ne halterde başarı sağlayamadık diğer branşlara girmiyorum bile bu durumda sözüm ona Ruslar nasıl oluyor da her tür alanda iman gücü olamadan üstün olabiliyor? sorusu aklıma geldi...
Türkün Türke propagandasına dönmüş ortalık maalesef gerçekler öyle değil...torpili, hemşericiliği, adam kayırmacılığı bitirmediğimiz sürece iman şu bu hikaye...
konu ile ilgili bilgi isteyen arakadaşlar;
Bu resmin Çanakkale Savaşı'na ait olmadığını, Çanakkale Savaşı'nı birinci ağızdan dinleyen, o gazilerin yanında büyüyen nesil zaten bilir ve asla kabul etmez. Bizim de kabul etmediğimiz gibi. Şanslı nesildik. Şanlı tarihimizi mübarek ağızlardan dinledik... İlkokulda, ortaokulda, lisede ve hatta evde. Geçmiş tarihimizi çarpıtanları kaale almadık. Abideleştirdiklerimiz ışık tuttu bize.
Çanakkale Harbi gibi yakın tarihimizi bile çarpıtmaya kalkmaları, sulandırmaya cüretleri, onların düşmanlık derecelerini gösteriyor. Düşmanın hiç uyumadığını, açık bulduğu her cepheden saldırdığını belgeliyor.
-------------------------- haber -------------------------
Fotoğraftaki kişiler asker değil miydi?
Çanakkale Savaşı'nın simgesi haline gelen, yırtık elbiseli ve ayakkabısız Mehmetçik fotoğrafıyla ilgili ortaya ilginç bir iddia ortaya atıldı
Fotoğraftaki kişilerin Bolu'nun Elmalık Köyü'nden İbrahim Bayseç ile Niyazi Yıldırım oldukları, İzmir'deki Çiğli Havaalanı'nda 1930'da işçi olarak çalışırken Alman bir pilot tarafından fotoğraflarının çekildiği ortaya çıktı. CHP Bolu İl Teşkilatı'nın geçen yıl bastırdığı afişlerde babasının fotoğrafını görünce şaşıran 65 yaşındaki Seyran Bayseç, “Babamın o fotoğraf ile savaşın simgesi haline geldiğini öğrendim. Ancak babam 1911 doğumlu. Yani Çanakkale Savaşı başladığında 4 yaşındaydı. O fotoğraf babam Çiğli Havaalanı'nda işçi olarak çalışırken çekilmiş” dedi.
Çanakkale Savaşı'nın simgesi olarak partilerin, dernek ve odaların, birçok resmi ve özel kurumların afişlerinde kullandığı fotoğrafta yırtık kıyafetleri, ayakkabısız halleriyle gazete ve televizyonlara konu olan, Çanakkale Savaşı'nda vatanı için savaşan askerler lanse edilen kişilerin Bolu'nun Elmalık Köyü'nde oturan İbrahim Bayseç ile Niyazi Yıldırım oldukları öne sürüldü.
Bayseç ve Yıldırım'ın, İzmir Çiğli Havaalanı'nda işçi olarak çalışırken bir Alman pilota poz verdikleri, pilotun torununun geçen yıllarda fotoğrafı internette satışa çıkarması üzerine fotoğraf Çanakkale Savaşı ile simgeleşti.
CHP AFİŞİNDE BABASINI GÖRDÜ
CHP Bolu İl Teşkilatı'nın seçim propagandası çalışmaları kapsamında bastırdığı afişlerde babasının fotoğrafını görünce şaşıran 3 çocuk babası müteahhit Seyran Bayseç, partiye giderek fotoğrafı nereden bulduklarını sordu.
Fotoğrafın Çanakkale Savaşı'nın simgesi olduğu cevabını alınca şaşkınlığı artan Seyran Bayseç, “Babam Çanakkale Savaşı'nda 4 yaşındaydı. Nasıl böyle bişey olabilir?” diyerek şaşkınlığını söyledi.
FOTOĞRAF ÇİĞİLİ HAVAALANINDA ÇEKİLDİ
Bolu Dağı eteğinde bulunan Elmalık Köyü'nde yaşayan Seyran Bayseç, babasının 1982'de, Niyazi Yıldırım'ın ise 1994'te köyde hayatlarını kaybettiğini söyleyerek, fotoğrafın öyküsünü şöyle anlattı:
“Babamın o dönemde 4 yıl süren askerliği yapmak üzere gitmesinden yaklaşık 1 yıl önce yani 1930 yılında İstanbul- Ankara tren hattını döşemek için bizim köye Alman bir ekip gelmiş. Köyde 2-3 ay kalmışlar. Ancak Bolu Dağı'nı geçemeceyeceklerini anlayınca vazgeçmişler. Köyden giderken de 'Bizimle çalışmak ister misiniz?' diyerek 12 kişiyi yanlarında götürmüşler. Onların içinde babam ve fotoğrafta yanında bulunan Niyazi Yıldırım da varmış. Çiğli Havaalanı'nda çalışmışlar. Ancak, paralarını alamamışlar. 10 kişi köye dönmüş. Babam ve Niyazi amca da 6 ay çalıştıktan sonra paralarını alamayınca köye dönmek için şantiyeden çıkmışlar. O sırada bir Alman pilot fotoğraflarını çekmiş. Babam ve Niyazi amca köyümüze ancak bir ayda gelebilmişler. Babam sağken, bize bu fotoğraftan söz ederdi. 'Bir Alman bizim fotoğrafımızı çekti' derdi.”
“YANLIŞI DÜZELTMEK İÇİN ÇALIŞTIM”
Çanakkale Savaşı'nda babasının 4 yaşında olduğunu kaydeden Seyran Bayseç şöyle devam etti:
“Benim babam Çanakkale harbine katılmadı. Parti afişinde babamın fotoğrafını görünce, bu yanlışlığı düzeltmek için çaba harcadım. Bir televizyon programına katılmak istedim. Ancak, programa kabul edilmedim. Bana fotoğrafın bu şekilde kullanılması nedeniyle mahkemeye başvurmamı söylediler. Ben de 'Neden mahkemeye başvurayım?' dedim. Ben babamın fotoğrafının bu şekilde kullanılmasından rahatsız değilim. Ancak bunun doğrusunu da ortaya çıkarmak istiyordum. Genelkurmay Başkanlığı'ndan babamın nasıl bir asker olduğunun ortaya çıkarılmasını istedim.
Böylece, o fotoğrafın Çanakkale harbinde çekilmediğini kanıtlayacaktım. Çünkü babam İzmir'den geldikten kısa bir süre sonra askere gitti. Askerliği'ni Siirt'te yaptı. Orada 'Dersim ayaklanmasının' bastırılmasında görev aldı. Babam, başarılı bir askerdi. Hatta 4 yıl sonra askerden gelince Bolu Alay Komutanlığı'nda başarısından dolayı mükafatlandırılmıştı. Niyazi amca da babamla aynı dönemde yaptı askerliğini. Ama bildiğim kadarıyla o Adapazarı'nda yaptı.”
Annesi ve babasının birlikte çekilmiş fotoğrafını gösterip, iki fotoğrafı karşılaştıran Seyran Bayseç, “Babam iki fotoğrafta da aynı pozu vermiş. Bu iki fotoğrafa baktığınızda, o fotoğraftaki kişinin babam olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz” dedi.
Müslümanız dediğine göre şunuda unutmazsın "hiçbir evlat babasının günahından yargılanmaz". Bu nedenle sende geçmişte yapılanlar yüzünden şimdikleri suçlama lütfen.
Ayrıca banada bazen bunlar uydurma geliyor. Uydurmadan kasıt; bazen yalan, bazen çarptırılmış. Yani kendi kendimize hava atıyoruz.
Allah onlardan razı olsun bizim için sevdiklerinden, hayatlarından vazgeçtiler.
Ama castorpollux'unda dediği gibi boy ortalaman avrupa'nın altında, en güçlü sporcuların "e"sine bile girememişsin. Ee adama gülerler böyle bir yerden gönüllere girmeye kalkarsan.
Benim anlayamadığım neden tüm Türkiye'yi kapsayan bir savaşı anarken böyle dar kalıplara girdiğimiz.
Ben liseyi yeni bitirmiş biri olarak eğitim sistemini en iyi hatırlayanlardan biriyim sanırım. Hem okulda hemde genelde hep aynı şeylere dikkat çekiyorlar. Yani bir eşi/babası savaşa giden 7000 Antepli ana-çocuktan bahsedilmiyor, Maraş neden Kahraman, Urfa neden Şanlı, anlatılmıyor. 90.000 kişiye sarıkamışta ne olmuş söylenmiyor, dile kolay 90.000 kişi. Ben bir kere Ali Kırca'nın programında kapsamlıca anlatıldığını gördüm. İtalyanlar ülkemizin bir bölgesini almış ne yapmışlar oralarda, sorulmuyor. Rus komutanların raporlarında yazan savaş zamanı "katliam" yazıları gündeme gelmiyor.. Hala "Kurtuluş Savaşı" deniyor, yav biz ne zaman esir düştükki kurtulalım? "Milli Mücadele"dir bunun adı!!!...
Herşeyi geçtim, sen neden gidip savaş anında kendi askerinin en kötü halini gösteren fotoğrafları insanın gözüne sokuyorsun, acındırmak için mi? "O zamanı görde haline şükret" geyiğini ise hiç gerek yok. Zamanında trende Atatürk'ün yokluktan içmediği iki fincan kahve benim beynimde kıvılcımlar yaratmıyor arkadaş. Ben Atatürk'ün davasını anlatırken karşısına çıkan güçlükleri Madımakta tekrar görünce "1 asır öncesinden biliyormuş" diyorum...
Yanlış anlaşılmasın politika değil bu, 37 kişinin yanarak öldüğü bir vakanın içinde ne siyaset nede politika olur...
Seyit onbaşının olayı uydurma falan değil arkadaşlar. Gerçekten Türkün gücü tarihte emsalsizdir. Bunu imanıda çok etkilemiştir. Şimdi ise bizim kendimize imanımız kalmamış ki dünyaya gücümüzü gösterelim. Tabi ki saf iman gücü ile büyük başarılara imza atmak pek mümkün olmaz. İmanla çalışmayı sistemli çalışmayı disiplini birleştirmek lazım. Atalarımız bu yüzden 3 kıtada at koşturdular,yenilmez pehlivanlar çıkardılar.
Olimpiyatlarda,dünya şampiyonalarında yüksek dereceler için öncelikle,sporcuaraştırma merkezleri kurulmalı. Doğuştan istidatı olan çocukları gençleri bulup onları yetiştirmek lazım.
Wolf_Kanuni
01.11.08, 01:59
Hakikaten ya, bizim futbol dışında hangi spor dalında CİDDİ tesislerimiz, imkanlarımız var? Bir tane örnek verin?
Olimpiyatlardaki başarısızlığımız, bu sebebin bir sonucudur, güçlü olmamamızın sonucu değildir.
2007 yılında vefat eden, Seyit Onbaşının kızının babası için söylediği sözler;
Babam çok iri bir insandı, apıştığı zaman altından bir eşşek geçebiliyordu! (Çanakkale ve Sonraki Günler adlı kitaptan) aynı bölümün devamında yazan bir paragrafı da paylaşmak istiyorum;
Muhakkak ki Allah, o mermiyi böyle bir insana kaldırtmış.Cılız bir insan onu kaldırmış olsaydı, imtihan sırrı bozulabilirdi..
Ayrıca Koca Seyit'in kızı Ayşe teyze devlet tarafından kendine tahsis edilen bir evde kalmaktaydı...
Kan Mevsimi
14.05.09, 22:14
castorpollux forum içinde olmasak cidden cok agır konusurdum.
Mestano nunda şu lafında çok ama çok haklı "Müslümanız dediğine göre şunuda unutmazsın "hiçbir evlat babasının günahından yargılanmaz". Bu nedenle sende geçmişte yapılanlar yüzünden şimdikleri suçlama lütfen."
Eski Türkiye değil artık. Olimpiyatlarla ne alakası var bu durumun. Olimpiyatta kazanamayınca Türkiyeyi kaybetmiyoruz. Ama Çanakkalede Türkiye söz konusuydu. Burda milyonlların bıldıgı ama herkesın soylemekten korktugu seylerı soylerdım ama halıyle ulu orta soylenecek şeyler degıl bunlar. Ama şunu söyleyeyim bunu tum dunya kabul etmıstır. "Kur'an-ı Kerim oldugu sürece türkler yenilmez." bu sözü çok ünlü bir Alman adamı söylemiştir kım oldugunuda soylemıyorum cunku bunlar gızlı şeyler ben bı olaydan kesit olarak soyluyorum bunu.
Şimdi Türkiye ye bakarsan ne demek ıstedıgımı daha ıyı anlarsın. Çok önemli bir toplatında Demiş ki Kur'an-ı Kerim'i eline alarak bu kitaba inandıkları, uydukları sürece biz onları yenemeyiz. ve son kez birşey söylüyorum Bunu söyleyen adam çoğu kişi deccal oldugunu soyluyor.
Sporla ılgılı bır forumda buralara getırdınız konuyu helal olsun ama soyledıklerınız karsısında susamazdım. Gulup gececeksınız dedıklerıme cunku ben de forumlarda goruyorum adamlar konusmus sacma goruyorum adam atmıs dıyorum noob dıyorum ama bu konuyuda oyle gorenler olacak ama ben kendımı bılıyorum ve bu konuyuda bılıyorum.
Kolay gelsın
vBulletin, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.