Yeni Başlayanlara Vücut Geliştirme Eleştirisi

Konusu 'Vücut Geliştirme & Fitness' forumundadır ve Barrel&Plunger tarafından 2 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. Barrel&Plunger
    Offline

    Barrel&Plunger Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    3
    Cinsiyet:
    Bay
    Merhabalar, vücut geliştirmeye bilfiil 2011 senesinde başladım ve öncesinde de yıllar boyunca doğa koşuları yapar havuzda yüzerdim. Yani spora yeni başlamadım, spor hayatım boyunca vardı, sadece bu kadar terlemiyorduk. Öncelikle son birkaç günde beni hayalkırıklığına ve isteksizliğe iten şeyleri ve bunca zaman sonra edindiğim bilgi ve tecrübeyi paylaşmak istiyorum. Benim için bu bir heves değil, öncelikle bunu okuyup şu bu diyecek arkadaşlar biraz geriye yaslansın.

    İtiraf edelim ki bu işin altında büyük bir ego, hırs ve cinsellik yatıyor. Bu yüzden mesele aslında herkesi kendisi kadar ilgilendirir.

    Epey bir süre sonra anladım ki bu işi doğru düzgün bilen kimse yok çünkü bu sporun tam anlamıyla bir standardı yok. Lütfen kimse kimseye kendini daha iyiyim diye pazarlamasın. Sanki bu spor, yani vücut geliştirme forumlarda konuşulsun ve forumlarda bilgiler paylaşılsın diye icat edilmiş, yok arkadaş işte, doğru bilgi tam olarak yok. Öncelikle bunun sebebi her kafadan ayrı ses çıkmasıdır ve tabiki toplumlar tarafından tam olarak kabul görmemesidir. Şu an bunu okuyan ve bu işe birkaç ay önce başlamış birisi (ki birkaç aydır yapanlar kendilerini yıllardır yapıyormuş gibi hisseder çünkü bb en çok yeni başlayanlarda etkilidir) biraz forumlarda gezinsin aşırı bilgiden allak bullak olur. Cehalet en iyisidir diyorum yıllar sonra kendime. Vücudun gelişmiyor mu hiç sorun değil, en azından mutluluk hormonu salgılıyorsun kardeşim!!!
    Bir yerden sonra bazı şeyler mitleşmiş, öncelikle sebebi bu. Kafa karışıklığının sebebi bu bence. Yüksek protein düşük karbonhidrat falan mesela ilk mitimiz. Evet doğru ama makine değiliz arkadaş, bazı şeyleri gözden kaçırmayalım. Mesela iyi karbonhidrat var kötü karbonhidrat var. Zincirlerine göre faydalı yağ var zararlı yağ var. Zeytinyağı yiyelim mi yemeyelim mi diye sormamalı bence sporcu birisi kendisine. Yani gidip fabrikada üretilen bir şeyi dost, zeytinyağını düşman bellememeli insan. Git kahvaltında bana bana ye. Bunun kimseye zararı yok, mesela. Ama whey de almasın demiyorum. (araştırmak isteyenler için hindistancevizi yağını öneririm)

    E tabi biraz da medyanın etkisiyle her iddianın birer tane de tam tersinin bulunması işleri arap saçına döndürmüş. İlk başta benim başıma gelenleri sayacağım.
    Öncelikle vücudumun yağ oranı epey düşük ve fit birisiyim ve aslında vücudum belki bir başkasının arzuladığı şekilde bir vücut evet ama kimse kendi vücudunu yeterince beğenmediği için ben de daha iyisine ulaşmak istedim ve son iki yılda yeni taktik bulmam lazım diyerek definasyon illetine bulaştık.

    Öncelikle arkadaşlar bu definasyon falan yalan, ikinci mit budur. Bunu anlamak zor ama yalan ki ne yalan. Bu definasyonu benim gibi ortalama birisi sanıyor ki yağ oranı düşük, sıkı, kaslı hani şu dergilerdeki adamlar gibi bir vücudun anahtarı. Ama öyle bir şey değil. Definasyonda nasıl çalışmalıyım? Definasyon antremanları nelerdir? Definasyon beslenme, diyet programı vs diye yaz internete binlerce farklı şey bulursun. Ama sanırım herkesin ortak fikri az karbonhidrat yemek, evet doğrudur ama definasyon sadece bu işten para kazanan proların müsabaka öncesi vücutlarından yağı ve suyu löp diye atmasından başka bir şey değildir. Yani o dergilerdeki ve medyadaki adamların o anki vücutları belki bir hafta belki bir ay sonra ama çok değil gelip geçecektir. Çünkü insan su içer ve çoğu insanın vücudu suyu hapseder ve bu da senin o adamlar gibi olmanı engeller evet. Ne o, yoksa suya da mı düşman olacaksın? Tabiki genetik yapısı bizden değişik olan arkadaşlar vardır aramızda, kemik yapıları da uygundur buna, ortalıkta öyle gezinirler. işte Zaten işi zorlayan kısım aşırı istisna olması, bu yüzden standart yok. Ama benim faydalı olmak istediğim şey mitleşmiş kısımları. Definasyon yapıyorsan haftada bir gün ki bu spordan sonraki dinlenme günün olabilir, o gün mesela patates ye, makarna da ye, tatlı da ye. Hiç karbonhidrat almamaya çalışarak aylar sonra başladığından da beter kassız ve cılız bir vücuda sahip olabilirsin benim yaşadığım gibi. Çok lanet bir durum. Protein alacağım diye bir sürü masrafa girer kasarsın, bazen işlerini dahi aksatırsın dünya dolusu zaman harcarsın ama aylar sonra bir bakarsın ki vücut gitmiş. Boşu boşuna giden emekler ve paralar, işte bu sporu ayakta tutan iki temek düzenek. Ortalık çakal dolu arkadaşlar. Önce kendinizi tanıyın ve herkese inanmayın, ben dahil.

    Diğer mit de şudur ki düşük ağırlık çok tekrar. Bu da yalanın daniskası. Daha kimseyi tanımıyorum düşük ağırlık çok tekrar yaparak bir şey elde etmiş. En fit adam bile hayvan gibi ağırlığın altına girmiştir. Diğer mitler de süperset, bileşik set falan. İnsan bir yerden sonra neyi niçin yaptığını unutuyor. Daha fazla uzatmayacağım. Bu sporun iki önemli unsuru var o da beslenme ve uykudur, ki beslenme de ucuz bir şey değil. Sırf lor peyniri ve yumurta ile olmuyor bu iş. Haftanın bazı günleri antrikot yiyebiliyor muyuz, tabiki hayır. Bu sırf tavukla da olmuyor. Bu sporu yapıyorsan kırmızı eti yiyeceksin haftanın en az iki günü. L carnitine'i kimseye tavsiye etmiyorum, bir şeyi kullandığın zaman vücudun tepki veriyorsa onu bırak. Mottom budur benim. Kendine yapabiliyorsan protein bar yap mesela.

    Yaşlanıyoruz ve bizim gibi adamlar o kırk beşinde bile bu kadar fit ol başlı altındaki adamlar gibi olmayacağız. Çünkü yaşamak için çalışmalıyız ve çalıştığımız için vaktimiz zaten çok az, hayatı kaçırmamak için geç saatlere kadar ayakta durup uykuyu da kaçırıyoruz. Uyumayınca da olmuyor bu iş. Erir gidersin, uyuman lazım. Yani yeni başlayan dostlar, bu iş sakat, bence en başında bırakmak lazım, yoksa biraz yapmışsan ki yapacaktırsın umarım, elde ettiğin kaslarının erimemesi için mücadeleye gireceksin. Bir yerden sonra sırf mesele vücudu korumak olacak. Yani kendine bekçi.

    Benim ileriye yönelik planım şudur ki, gerçek su etkili kürek çekme makinesi almak. Bu hem vücudun en büyük kas grubu olan bacak ile sırtı çalıştırıyor hem de düzenli nefes alıp vermenizi sağlıyor. Omuz da cabası. Ama sakın hemen aklınıza yatmasın bu fikir, çünkü bu bir bb değil.

    Herkese selametler ve sevgiler.
     
    farazi bunu beğendi.
  2. Nanza
    Offline

    Nanza Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    226
    Beğenileri:
    80
    Ödül Puanları:
    38
    Güzel bir makale olmuş, herkesin doğruları farklıdır saygı duyulmalı
     

Sayfayı Paylaş