Vücudun Doping İle Gelişmesi!İbretlik Hikaye

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve turkıshpower tarafından 10 Aralık 2010 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. turkıshpower
    Offline

    turkıshpower Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2010
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İZMİR
    Vücut geliştirme sporu yanlış mı algılanıyor? Doğal sporcular, nasıl bir yol izlemeli? Doping kullanmış bir genc'in ibretlik hikayesi. Okuyun ve kararınızı verin.



    Vücut geliştirme, dünya’da en çok uygulanan spor dalıdır. Disiplin ve Sistemi öncelikle içinde barındırarak, sporcuların başarıya gittiği yol’da rehber konumunda görevi bulunması, sporu hem çekici hemde ilginç bir platforma taşıyor. Vücutgeliştirme ve Fitness sporcusu, beslenme, antrenman, sağlığı koruma ve sporu hayata geçirme adına örnek bir yaşam tarzını kurmaktadır.

    Vücut geliştirme anlayışı bu şekilde oluşmuş iken sporcunun kendisini yabancı ilaçlarla geliştirmek istemesi, spor ahlakına ters düşmez mi? Kas geliştirmek için alınan anabolizan ve diğer Doping ilaçların yan etkileri faydasından 3 kat daha fazla olduğu bilimsel olarak kanıtlanmasına rağmen kısa vadede daha etkili bir kütle yapıya ulaşmak adına ilaçlara esir düşmenin akıllıca mantığı ne olabilir? Varsayalım ki ilaçlarla ideal bir yapıya ulaştınız ve herkes tarafından örnek bir sporcu olarak gösteriliyorsunuz. Böyle bir başarı elde etmiş de olsanız, ilaçlarla kazanılmış bir kütle ile kendinizi eleştirebilecek misiniz ve gerçekten kendinizi sağlıklı bir sporcu olarak görebilecek misiniz?

    Doğal kalmayı arzu eden sporcular genellikle ilaçlı insanları gördüklerinde kendi nefisleriyle ciddi bir nefis muhasebesi içerisinde boğuşurlar. Kimileri ciddi komplekslere girerek gıda takviyeleri içerisinde boğulur. Kimileri’de sabırlık çemberinden dışarı çıkarak ilaçların esiri olur. Bu durumda Doğal kalmak aslında o kadarda kolay değildir. İdrak kuvvetini artırmak için sürekli motivasyonu elinde bulundurmak gerekir.

    İşte Doğal sporcuları motive etmek adına sürekli söylenmesi gereken bazı sözler:
    Ben programı uyguluyorum ve disiplinli bir şekilde egzersizlerimi yapıyorum.
    Ben diğer sporcular gibi ilaçlarla kendimi geliştirmiyorum. Benim birçok insandan farkım doğal olmam.
    Ben ilaç kullanan sporculara göre daha sağlıklıyım ve yaşlandığımda kaslarım deforme olmayacak ve kuvvetimde aşırı kaybolmayacaktır.
    Ben kendimle gurur duyuyorum ve benden kat kat hacimli sporculardan daha başarılıyım. Çünkü zor olanı seçerek başarılara doğal yöntemle ulaştım. İlaç kullanımı basit ve sabırsız insanların yöntemidir. Ben iradeli, güçlü ve sabır dolu bir sporcuyum.
    İlaç alanlar benden daha kuvvetli ve hacimli olabilir fakat benden daha zeki değiller. İlaçlar, onları esir altına almış. Fakat beni esir edemedi.


    Doping maddeleri ile tanışan bir gencin gerçek yaşam hikayesinden özetle bir bölümünü sizlere aktarıyoruz.

    “Genç delikanlı Alper, vücut geliştirme egzersizlerini yaklaşık 1 yıldır amatörce uygular. Hafta da 4 kere gittiği spor salonunda sürekli gördüğü 120kg’lık profesyonel iri vücutculara özenerek hem motivasyon geliştirir hemde hedefini çizer. Belki resimlerdeki kadar etkili bir yapıya ulaşamayacağını bilse de, aklında çizdiği portrede iri yapılı bir kas kütlesi inşa etmek istediği bellidir. Hedefine ulaşma adına ilk girişimi, gıda takviyeleri ile başlamak. Amatörce kurduğu programlarla kısa zamanda büyük beklentileri elde edemeyince, soluğu internette alır. Anabolik Steroid kelimelerini ilk defa orada okuyan ve öğrenen Alper, resimlerde tahayyül ettiği formun sırrını çözmüş olur. Çok heyecanlı ve bir o kadar dönüşü bulunmayan bir yola girerken, gelecekte nasıl bir vücut inşa edeceği düşünceleriyle girer fakat yan etkiler konusunda hiç hesabı bulunmaz. İlk işi Eczaneye gitmek ve Sustanon ile Primobolan ampülü almak. Daha sonra Protein tozu satın alarak gıda programına katkı sağlamak. Son olarak’ta merdiven altı doping satan bir sporcudan Metandienon tabletleri temin etmek. Kendisine çizdiği ilaç kür programı içerisinde haftada 2 ampül Sustanon ve 3 ampül Primobolan ilaçları alacak ve günlük olarak ise 6 adet Metandienon tableti kombine ederek 6 haftalık bir çekişmeli düelloya adım atacaktır.

    Nihayet tozpembe dünyaya adım atılır. Alper, farkında olmadan yüksek dozlarla daha 1. hafta’yı bitirmeden inanılmaz derece’de olumlu etkisini hissetmeye başlar. Testosteron hormon seviyesi neredeyse 10 erkek gücüne ulaşarak kendisini çok kuvvetli hissettiğini ifade eder. Öyle ki neredeyse ağacı kökleriyle beraber yerinden sökecek derecede kuvvete sahip olduğunu düşünür. İlaçlara başladıktan 12 gün sonra göğüs itme de(bench press) 10 kilogram daha fazla ağırlık kaldırmaya başlar ve vücut ağırlığı tartıda 5 kilogram daha yüksek tartar. Alper, her antrenmanda kollarının ne kadar kanla pompalandığını görür ve damarlarının irileşip kalınlaştığını fark eder. Daha önce hiç yaşamadığı bir cinsel güce hâkim olur. Saldırgan tavrı, cesaretli yaklaşımı da çevresi tarafından hemen fark edilir.

    Alper eve geldiğinde merdiven basamaklarını tek tek çıkarken, bacaklarında pompalanan kan dolaşım sistemini çok iyi hisseder. Doğal idman dönemlerinde bileklerinde ve bazı bölgelerde oluşan ağrılar, artık yok olmuş ve ağrısız rahat bir idman gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşar. Kürün 4. haftasında Alper’in görünümü tamamen değişmiş ve artık Alper dergilerde hayal ettiği sporcuların vücutlarına bir nebze yaklaşmış bulunur. Alper aynanın karşısına geçtiğinde omuzlarının 4 hafta içinde genişlediğini, göğüs kafeslerinin bowling topunu andıracak büyüklükte hacim kazandığını, bizeps’deki(pazu) süper form ve damarların inanılmaz tebessüm buyurduğunu ve sırtın’daki kanat bölgesinin tamamen V formunu aldığına şahit olur. 5. haftada artık vücudunun bu seviyeye gelmesini gayet normalmiş gibi algılar. Ve bu haftada Alper bir gün banyoda duş alırken yumurtalıklarının nasılda büzüştüğünü ve küçülmeye başladığını görür. Sıcaklıklarda yumurtalıkların aşağıya doğru sarktığını fark eder ve buna şaşırır. Göğüs meme ucunda büyük bir bilye şeklinde sertleşme oluşur ve dokunduğunda acıdığını hisseder. Sırtını aynaya döndüğünde kırmızı kırmızı büyük aknelerin alerjik bir görünüm aldığını görür. Saçlarını yıkadıktan sonra duştan çıkmadan önce baktığında “ Aman Allah’ım, bu yerdeki bir avuç saç benden mi düştü?” sorusunu garipseyerek sorar. Duştan çıktığında kurulanırken aynanın önünde bir kaç poz vermeye başlar. Pazu, kanat ve göğüs kaslarına poz verir ve bunları aynada gördüğünde yüzündeki gülücükler onu mutlu etmeye yeter. Son haftalarda enjeksiyon bölgelerde ağrılar biraz daha fazla artmıştır. Ağrının olduğu bölgeye tekrar 1ml yağ içinde bulunan Sustanon maddesini enjekte eder. Alper uyguladığı Steroid kürün son haftası olan 6. haftada daha sona ermeden şu yan etkileri tespit eder: Akne, aşırı terleme, yumurtalıkların sarkması ve küçülmesi, enjekte bölgelerinde ağrılar ve jinekomasti(kadınsıl meme şişmesi) belirtisi.

    Alper bu yan etkilere rağmen “ Boş ver bunlar geçer” demekle klasik geçiştirme cümlelerini içinden geçirir ve tekrar bir iki poz vererek kendisini mutlu ve motive etmeye çalışır. Steroid kürünü bitirdikten 3- 4 hafta sonra Alper, sanki başka bir dünyaya yerleşip burada eziyet görmüşçesine suratındaki şekillenmelerin değiştiğini çevresindeki insanlar fark eder. Alper artık Steroid kürü zamanında olduğu gibi cinsel isteği doruk noktada değildir. Bunun aksine normale dönmüş sayılmaz. Eskisi gibi hacimli ve kuvvetli görülmez. Aynaya geçtiğinde sanki içinden şu soruyu sorar gibi olur: “Ayna, ayna! Söyle bana, benim kaslarım nereye gitti? “ . Alper eğer iyi düşünmeye başlamazsa daha çok hacim ve kas kaybedeceği kesindir. Şimdi bizim yapmacık popeyemiz artık ıspanaksız sokaklarda geziyor. Kür zamanı kendini goril gibi hisseden Alper’imiz şimdi depresyona girmiş ve kendini bir kız gibi güçsüz zannediyor. Salona gidip antrenman yapmaya başladığında eskisi gibi idmanlardan zevk almıyor. Cinsel kuvvetin de azalma olduğunu fark eden Alper bir süre stres ve depresyona giriyor.

    [​IMG]

    Alper, yaklaşık 110 Euro para harcayarak sabırsızca kısa yoldan vücut kazanma yollarına adım atmanın faturasını ağır bir şekilde ödedi. Kür sonrası bütün bunları yaşayacağını hiç tahmin bile edemedi. Doping maddeleri vücuda girdikçe artık kontrol, Doping mekanizmasının esiri oldu. Kullanım sona erdiğinde, vücuttan ayrılan maddeler, Alper’i depresyonik bir zayıflığa sürükledi. Bu belki kalıcı bir rahatsız değil fakat sıcak sudan soğuk suya girmenin verdiği müthiş bir şok etkisi uyandırarak spor ahlakına tecavüz ettiği kesindir. Bir kere kullanan sporcunun devamını getirdiğini düşünecek olursanız, vücut içerisinde psikolojik olarak getirdiği ilaca bağımlılık sorununun da ne kadar vahim ve büyük tehlikeli olduğunu anlayabilirsiniz.

    Şimdi ben sizlere ve Alper gibi ilaç kullanmayı düşünenlere sorarım. Sizce bütün bu olanları kabullenip bu yükü çekmeye değer mi? Cevabınız evet ise bütün bu olanları bir sporla ve sağlıkla nasıl bağdaştırabilirsiniz? Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

    - Bu Hikâye gerçektir. 2006 senesi, İzmir Karşıyaka bölgesinde ikamet eden bir genç tarafından yaşanılmış ve doğruluğu MoonStar tarafından onaylanmıştır. Şahıs'ın ismi Alper olarak değiştirilmiştir.

    Arkadaşlar Yazı Kesinlikle Alıntıdır. Yeni Başlayan bazı arkadaşlar gerçi bende yeni başladım 3 ay oldu ama bu tür hatalar yapabiliyorlar.Umarım bu düşüncedeki kişiler fikirlerini değiştirirler.Saygılar.
     
  2. selçuk karagöz
    Offline

    selçuk karagöz Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2010
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    istanbul
    herkes body yapabilir ama bodyci olamaz. eğer amacınız profesyonel olarak bu sporu yapmak değilse görüntü için aşırı supplementer kullanmayın. ama profesyonel olucam diosanız bu spor sizin hayatınız olur ve ztn herşeyi göze almak zorundasınız.
     
  3. SSUO
    Offline

    SSUO Yeni Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2010
    Mesajlar:
    189
    Beğenileri:
    173
    Ödül Puanları:
    0
    Steroidin yan etkilerini tartışacak değilim, hikayenin doğruluğunu da sorgulamam ama şu -''Kürün 4. haftasında Alper’in görünümü tamamen değişmiş ve artık Alper dergilerde hayal ettiği sporcuların vücutlarına bir nebze yaklaşmış bulunur. Alper aynanın karşısına geçtiğinde omuzlarının 4 hafta içinde genişlediğini, göğüs kafeslerinin bowling topunu andıracak büyüklükte hacim kazandığını, bizeps’deki(pazu) süper form ve damarların inanılmaz tebessüm buyurduğunu ve sırtın’daki kanat bölgesinin tamamen V formunu aldığına şahit olur.''- kısma pek anlam veremedim.

    Resim bu kişiye mi ait ?
     
    Son düzenleme: 12 Aralık 2010
    bat34 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş