Tuz ve bakteri ilişkisi/yararlı sanılan gıdalar

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve atakan_irresistable tarafından 6 Nisan 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    TUZ

    ihtiyaçtan önce farklı bir özelliği üzerinde durmak istiyorum.

    bildiğiniz gibi 2 çeşit bakteri türü vardır
    1 yararlı bakteriler ( microskop ile balıdığında yuvarlaktırlar )
    2 zararlı bakteriler ( microskop ile balıdığında solucan gibidirler )

    büyük hastalıkların çoğu bakteridir basil şeklinde olup kuluçka süreleri farklıdır. insana çeşitli sekillerde vucuduna nufuz ederler ve sonucunda hastalık süreci başlamış olur. insan organizmasındaki yaşayış şekilleri itibariyle ölümcül olabilirler.

    yararlı yuvarlak olan faydalı micro organizmalar özellikle yoğurt ( doğal olmak şartı ile ) sirke ( doğal fermente edilmek şartı ile asit ve katkı ile yapılmış olan değil) peynir ( doğal yapılmak şartı ile ) bulunmaktadır. bunlar zararlıların yaşamasına engel olurlar küçüklüğümüzde zehirlenme belirtileri baş gösterdiğinde yoğurt yerdik bu kavramın nekdar doğru olduğunun kanıtıdır.

    gelelim konumuzun özüne ve vucudun ihtiyacından çok tuzun varlığımız için önemi.

    bakteri çeşidi ---------ısıya karşı ---------tuza karşı ----------E330 (katkı maddeleri)

    yararlı bakteri -------------dirençli ---------------dirençli --------------------dirençsiz

    zararlı bakteri ------------dirençsiz -------------dirençsiz------------------- dirençsiz


    bunları göz ününde bulundurursanız
    öğünlerinizde tuz kullandığınızda büyük bir hastalığıda önlemiş olursunuz. özellikle zararlı bakterilerin tuzun bulunduğu ortamda %80 oranında yok olmaktadır.
    gözlemleyeceğiniz 2 insan düşünün 2 side aynı yiyecekleri hafif bakteri bulunan yiyecekleri yemektedir. fakat gözlem sonucunda tuz kullnanan birey hastalık belirtileri gözlemlenmemiştir.
    fakat tuz kullanmayan bireyde hastalık belirtileri oluşmuştur.

    örneğin dışarıda bekleyen bir tavuk eti 1.gün sonunda microskop altında bakarsanız zararlı bakterilerin içinde bir dünya kurduğunu göreceksiniz.
    fakat pişirir veya tuzlarsanız zehirlenmediğinizi göreceksiniz. zehirlenmelerin çoğu tuzsuz veya iyi pişirilmeden yenen yiyeceklerden kaynaklanmaktadır.

    zehirlenmiş insana yoğurt yedirmek ilk yardım olabilir ancak günümüzde yediğimiz yoğurtların içeriğinde e 330 veya e200 bulunmaktadır. bu katkı maddeleri özellikle
    okuduğum tarım ve köyişleri bakanlığınca yapılan denetleme raporlarında fırınlarda bile bulunmaktadır. bu maddeler yararlı ve zararlı bakterilerin üremesini engellemektedir.
    kısacası zararlılar ölürkende yararlılarda ölmektedirler.

    bakınız ( katkı maddeleri ) http://www.gidaraporu.com/katki-maddeleri-ozet-liste_g.htm

    bir yoğurdun hakiki olduğunu anlamak için yoğurdu açıyorsunuz 2 gün dolapta bekletiyorsunu 2.gün sonunda yoğurt ekşiyorsa hakiki yoğurttur.
    isim vermek istemiyorum fakat anlayanlar için ----oğlu ( gayette ucuz) yoğurt hakiki yoğurttur.

    yine isim vermek istemediğim da...ne marka fransız ortaklığı yoğurt ise 10 gün dayandığını gözlemledim.
    aradaki fark nekadar katkısız deselerde katkı maddesi olduğunun kanıtıdır.

    küçüklüğümde ...oğlu yoğurdun dandik olduğu için ekşidiğimi düşünürdüm fakat insan büyüdükçe ufkumuz açıldıkça bu markanın kadar insan sağlığını düşünen
    bir firma olduğunu içimden geçiririm.

    gelelim süt'e

    kendi peynirimi yapmış biri olarak ( inek sütünden ) arakdaş vasıtasıyla yaşlı bir amcadan inek sütü satın almıştım ve tüplerimde yararlı bakteri bulunduran bir insanım. bundan çok kaliteli bir peynir yaptım yaklaşık 4 litre sütten
    300 gr arası peynir elde edebildim. geriye peynir altı suyu kaldı ve döküldü her nekadar protein olarak çok kaliteli olsada.

    bir gün bu amca hastalandı ve marketten 4 adet p...r marka süt aldım inanamayacaksınız bırakın pelteyi sıvı halde kaldı. kimyager arkadaşımı aradadım ve durumu izah ettim
    kendiside bir gıda firmasında bölüm sefi içeriğinde onların katkı maddesi olduğunu ve bu sebeble bunların raf ömrünün uzun olduğunu belirtti. çok şaşırdım.

    ve daha neler öğrendim benim döktüğüm peynir altı suyunu firma sahibi bunu pıhtı şekline sokamazmıyız peynire ilave edemezmiyiz diye soruyormuş. ve daha neler neler.

    yazım biraz fazla oldu hepinizden özür diliyorum gereksiz fazlaca yazdım. kusurumuz varsa lütfen affediniz.
     
    Son düzenleme: 6 Nisan 2011
    MARCELLO ve ylmz bunu beğendi.
  2. MARCELLO
    Offline

    MARCELLO Üye

    Katılım:
    6 Nisan 2011
    Mesajlar:
    62
    Beğenileri:
    86
    Ödül Puanları:
    0
    Rafine tuzu zararlıdır ancak kaya yada deniz tuzu zararlı değildir. Bilakis oldukça faydalıdır.Arkadaşımızın dediği gibi sayısız faydaları vardır kaya yada deniz tuzunun. Doğadaki 84 elementi de barındırır bu tuzlar. Oysa rafine tuz, sadece sodyum barındırır ve oldukça zararlıdır.

    Deniz suyunun, onca pisliğe ve atığa rağmen hala temizliğini korumasının nedeni de budur. Çünkü deniz tuzu bolca tuzludur. Ayrıca deniz suyunda bulunan tuz, sıcağın etkisi ile deniz suyunun tamamen buharlaşmasını da engeller.
     

Sayfayı Paylaş