Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine İçin Risk Değerlendirmesi

Konusu 'Türkceye Çevirilen Yazilar' forumundadır ve bonatschi tarafından 7 Haziran 2009 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 6 üye.
  1. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine İçin Risk Değerlendirmesi

    Özet:

    Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine, gittikçe popülerleşen fonksiyonel beslenme desteği sağlayan aminoasitlerdir. İnsan ve hayvanlar üzerinde yapılan klinik araştırmalar, bu aminoasitlerin ağız yoluyla alımının sağlık ve performans üzerinde yararları olduğunu ortaya koymuştur. Bu ek besinlerin risk değerlendirmesi yapılırken, yeni bir araştırma methodu olan “Gözlemlenen Güvenli Alım Miktarı” (Observed Safe Level – OSL) ve “Gözlemlenen En Yüksek Alım Miktarı” (Highest Observed Intake – HOI) uygulanmıştır. Sağlıklı yetişkinler üzerinde uygulanan klinik araştırmalardaki OSL risk değerlendirmesine göre, günde 3 grama kadar Taurine, 14 grama kadar L-Glutamine ve 20 grama kadar L-Arginine alımının belli bir yan etki yaratmadığı gözlemlenmiştir. Her ne kadar daha üst miktarlardaki Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine alımlarında da belli bir olumsuz yan etki gözlemlenmemiş olsa da, yapılan araştırma sayısı ve eldeki mevcut data uzun vadeli güvenliği kanıtlamaya yetecek düzeyde değildir.


    Giriş:
    Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine aminoasitleri en fazla kullanılan ve üzerinde araştırma yapılmış sportif besin desteklerindendir. Ancak bu maddelerin artan popülaritesine rağmen, esansiyal ve esansiyal olmayan birçok aminoasit kapsamlı bir güvenlik ve risk değerlendirmesinden geçirilmemiştir. Hayvanlar üzerindeki klinik araştırmaların insanlara uyarlamasındaki güçlükler ve belirsizlikler nedeniyle, Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine risk değerlendirmeleri mevcut yayınlanmış insan klinik araştırmaları sonuçlarına göre yapılmıştır.


    Taurine (2-aminoethanesulfonic acid):

    Taurine, sülfür içeren aminoasitler ailesindendir. (Sülfür içeren diğer aminoasitler: Methionine, cysteine ve homocystoine) Taurine, safra asidi oluşumu, retinal ve nörolojik gelişim, osmoregulasyon, hücresel kalsiyum seviyelerinin ayarlanması ve bağışıklık sistemi gibi birçok fizyolojik aktivitede önemli rol oynar. (Huxtable, 1992, 1996; Grimble, 2006) İnsan vücudundan en bol bulunan serbest aminoasitlerden biri olan Taurin, karaciğerde cysteine aminoasidinin bir sıra enzimatik aktiviteyle değişmesi sonrası oluşur, bu sebeple esansiyal olmayan veya görece-esansiyal aminoasitlerden sayılır. (Brosnan and Brosnan, 2006; van de Poll et al., 2006) Göz retinasında, iskelet ve kalp kaslarında çok yüksek oranda bulunur. Besinlerden anne sütü ve hayvansal proteinler Taurin kaynaklarıdır.

    Son yıllarda Taurin’in, diabet tedavisi, hipertansiyon, kalp problemleri, retina dejenerasyonu ve iskelet kas bozuklukları başta olmak üzere birçok terapötik alanda yararının olduğu gözlemlenmiştir. Taurin’in osmoregulasyon, hücresel kalsiyum seviyesi ayarlaması gibi diğer önemli aktivitelerdeki rolü, Taurin içeren beslenme ve sporcu destekleri üzerinde birçok yeni araştırmanın yapılmasını tetiklemiştir. (Seidl et al., 2000; Alford et al., 2001; Barthel et al., 2001; Ferreira et al., 2004a,b, 2006; Runestad, 2005; Bichler et al., 2006) (Taurine, L-Glutamine ve L-Arginine içeren besin destekleri pazarı 2005’te 7 milyar dolar civarındaydı.)

    Besinler aracılığıyla yapılan günlük Taurin alımı ortalama 40 – 400 mg arasındadır. (Rana and Sanders, 1986; Laidlaw et al., 1990; Hayes and Trautwein, 1994) Performans artırıcı özelliğinden faydalanmak dışında, dışarıdan ek olarak Taurin alınmasına vejeteryanlar dışında pek gerek yoktur. Methionine ve cysteine gibi sülfür içeren diğer aminoasitlerin zıttına, fazla Taurine alımının zehirleyici etkisi üzerinde bir kanıt bulunmamıştır. (Baker, 2006; Brosnan and Brosnan, 2006; van de Poll et al., 2006). Bugüne kadar, Taurine alımının güvenliği konusunda kapsamlı bir araştırma yayınlanmamıştır.


    L-Glutamine (2,5-diamino-5-oxo-pentanoic acid):
    Protein sentezinde substrat olma rolü dışında, iskelet kası dokusunda ve plazmasında en bol bulunan serbest aminoasittir. (Tapiero et al., 2002) L-Glutamine, vücut nitrojen metabolizmasının birçok süreci (aminoasit taşınması, gluconeogenesis, nucloitide sentezi, urea sentezi, nörotransmitter süreçte öncü madde rolü), kas gelişiminde anabolic öncü madde rolü, böbrek asit-baz dengesi, bağırsak ve bağışıklık sisteminde önemli bir yakıt kaynağı olmak gibi birçok fizyolojik süreçte önemli rol oynar. (Melis et al., 2004) L-Glutamine vücut tarafından, iskelet kasları, akciğer, karaciğer, beyin, yağ dokusu gibi organlarda glutomate isimli aminoasidin glutamine sentezi sayesinde oluşur. Genel bir uzlaşma olmamasına rağmen L-Glutamine, özellikle durumu ciddi travmatik hastalarda- görece-esansiyel aminoasit olarak olarak kabul edilir. (Lacey and Wilmore, 1990; Buchman, 2001) Tavuk, balık, kümes ürünleri, fasülye gibi kaliteli protein oranı yüksek besinlerde L-Glutamine bulunur. 70 kg ve kg başında 1,5 gram protein alımı yapan yetişkin bir bireyin günlük beslenmesi sonucu vücuduna aldığı ortalama L-Glutamine miktarı 5 gram civarındadır.

    Cachexia, travma ve benzeri yıkıcı hastalıklardaki yıkımı önleyici yararlı rolüne ek olarak, L-Glutamine’in diğer birçok terapötik ve performans artırıcı faydası olduğu ortaya konmuştur. Direnç egzersizlerindeki ergogenic rolü, egzersize bağlı bağışıklık sistemi zayıflıklarının ve depresyonun önüne geçme gibi faydalar bunlardan bazılarıdır. (Rowbottom et al., 1996; Gleeson et al., 2004) L-Glutamine’in bu faydaları, piyasada L-Glutamine içerikli besin desteklerinin hızla artışına neden olmuştur. Hatta, L-Glutamine ve Arginine gibi aminoasitler en popüler ilk 5 besin desteği arasında yer almaktadır. (Nutrition Business Journal, 2006)


    L-Arginine (2-amino-5-guanidino-pentanoic acid):
    İnsan vücudundaki en önemli aminoasitlerdendir. Birçok kişi tarafından görece-esansiyel aminoasitlerden sayılsa da, vücut içerisinde birçok esasnsiyel süreçte önemli rol oynar. Nitric oxid, üre, creatine, protein, büyüme hormonu sentezi gibi süreçler bunlardan bazılarıdır. (Stipanuk and Watford, 2006) L-Arginine vücut tarafından böbrek ve karaciğerde, aspartate ve citrulline isimli aminoasitlerin kademeli olarak arginine’e sentezi sonucu oluşur. (Wu et al., 1998) Yüksek kaliteli bitkisel proteinlerde (soya) yüksek oranda L-Arginine bulunur ve yetişkinlerin beslenme yoluyla vücuda soktukları L-Arginine miktarı ortalama 3-6 gram arasındadır.

    Yeterli protein alımı yapan sağlıklı yetişkinlerde, beslenme ile yapılan günlük L-Arginine alımı fizyolojik ihtiyaçları karşılamada yeterlidir. Ciddi yanıklar, AIDS, cachexia kanseri ve vücudun gelişim dönemleri gibi istisnai yapım gerektiren süreçlerde, vücudun L-Arginine ihtiyacı doğal beslenme ile alınan miktardan fazla olabilir. (May et al., 2002; Appleton, 2002; Wilmore, 2004) Bu gibi durumlarda dışarıdan besin destekleri ile alınan L-Arginine, vücut kütlesi korunmasında, yaraların iyileşmesinde, NO üretiminde ve büyüme hormonu sentezinde olumlu fayda sağlar. (Lind, 2004; Wilmore, 2004) Ayrıca, L-Arginine alımının çeşitli performans artırıcı etkileri olduğu da gözlemlenmiştir. Vücutta dolaşan NO seviyesindeki artışa neden olma özellikleri sonucunda egzersiz kapasitesini artırma gibi ergogenic etkiler, büyüme hormonu salgısını tetikleyici özelliğinden ötürü kas protein sentezini artırıcı etkisi gibi yararlar bunlardan bazılarıdır. (Paddon-Jones et al., 2004) L-Arginine’in diğer kullanım alanları; kardiyovasküler dolaşımı ve böbrek kan dolaşımını geliştirme, hatta ereksiyon bozukluklarını tedavi etme olarak sayılabilir. Günlük 30 grama kadar L-Arginine alımı genelde tavsiye edilen miktardır.(Colgan, 1993; Balch et al., 1997)

    Dışarıdan besin desteği olarak L-Arginine alımının hypotension, tümör büyümesini tetikleme, hyperkalemia, kalp tutulması gibi bir takım yan etkileri gözlemlenmişse de, bu örnekler genelde istisnai vakaların, kontrolsüz deneylerin, damardan alımların ve doz aşımlarının sonucunda gözlemlenen etkilerdir. Bu istisnai örnekler, bu araştırmada yapılan birçok araştırma sonucuyla çelişmektedir.


    Taurine’in Güvenliğine Dair Bilimsel Kanıtlar:

    İnsan Deneyleri:
    İnsanlar üzerinde 30’dan fazla yayınlanmış klinik araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalarda Taurine alımı ağızdan yapılmış, araştırma süresi en 1 hafta olarak belirlenmiş, randomize ve placebo kontrollü deneyler yapılmış ve denekler yetişkinler olarak belirlenmiştir. Bu deneyler genelde Taurine’in yararları üzerine yapılmıştır, ve sadece Taurine alımının güvenliğine odaklanarak yayınlanmış bir araştırma yoktur.

    Genel olarak litaretür sonuçlarına göre, Taurine alımı güvenlidir. Deneylerde kullanılan en yüksek doz, 6 ay süreyle ağız yoluyla verilen günlük 6 gram Taurine’dir. En uzun süreli deney ise günde oral yolla 500 -1000 mg arası Taurin alımının yapıldığı 12 aylık deneylerdir. Vücuttaki Taurin dengesi kısmi olarak böbrek tarafından ayarlanmaktadır, bu nedenle aşırı Taurine alımları ürin ile vücuttan atılmaktadır. (Hayes, 1985; Sturman, 1988) Ufak sindirim sistemi bozuklukları dışında, yapılan deneylerde ciddi bir yan etki gözlemlenmemiştir. Tekrar vurgulamak gerekirse, bu deneylerin temel amacı Taurine yan etkilerini ölçmekten ziyade, Taurine alımının yararlarını belirlemektir. Bu nedenle genelde kısa dönemli kullanımlar incelenmiş ve 12 aydan uzun süreli Taurine alımlarının etkileri araştırılmamıştır.

    Hayvan Deneyleri:
    Yapılan deneyler genelde kediler üzerinedir. Kedilerde Taurin alımı, insanların aksine, esansiyel önemdedir. Taurin’in doğrudan yan etkilerine odaklanmış hayvan araştırması yapılmamıştır. Hayvanlar üzerindeki az sayıdaki deneyin insanlara uyarlamasında kesin sonuçlara ulaşılmadığından hayvan deneylerinden belli sonuçlar çıkarmak şu aşamada mümkün değildir.


    L-Glutamine’in Güvenliğine Dair Bilimsel Kanıtlar:

    İnsan Deneyleri:

    L-Glutamine alımının etkilerinin incelendiği bir çok araştırma mevcuttur. Bu araştırmalarda L-Glutamine alımı ağızdan yapılmış, araştırma süresi en 1 hafta olarak belirlenmiş, randomize ve placebo kontrollü deneyler yapılmış ve denekler yetişkinler olarak belirlenmiştir. İncelenen deneylerden, hypercatabolic süreçler yaşayan AIDS ve kanser hastaları, ameliyat sonrası hastalar, yanık vakaları gibi aminoasit metabolizması ciddi olarak değişmiş deneklerle beraber sindirim sistemi bozuklukları yaşayan deneklerin kullandıldığı çalışmalar çıkartılmıştır. Bu deneyler genelde L-Glutamine’in yararları üzerine yapılmıştır, ve sadece L-Glutamine alımının güvenliğine odaklanarak yayınlanmış bir araştırma yoktur.

    Yapılan klinik araştırmalarda sağlıklı yetişkinler kullanılmıştır. Genel olarak litaretür sonuçlarına göre, L-glutamine alımı güvenlidir. Deneylerde kullanılan en yüksek doz, 6 hafta süreyle ağız yoluyla verilen günlük 45 gram L-Glutamine’dir. En uzun süreli deney ise günde oral yolla 5 gram L-Glutamine alımının yapıldığı 10 haftalık deneylerdir. L-Glutamine alımının serum L-Glutamine seviyesine olan etkileri çeşitlidir. L-Glutamine alımının serumdaki amonyak, creatinin, albumin, glucose, lipid, karaciğer enzimleri ve hematolojik madde seviyeleri üzerinde bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir.

    Araştırmalar sonucunda genel olarak L-Glutamin alımının herhangi bir yan etkisinin olduğu gözlemlenmemiştir. Tekrar vurgulamak gerekirse, bu deneylerin temel amacı L-Glutamine’in yan etkilerini ölçmekten ziyade, L-Glutamine alımının yararlarını belirlemektir. Bu nedenle genelde kısa dönemli kullanımlar incelenmiş ve 10 haftadan uzun süreli L-Glutamine alımlarının etkileri araştırılmamıştır.

    Hayvan Deneyleri:
    Hayvanlar üzerindeki az sayıdaki deneyin insanlara uyarlamasında kesin sonuçlara ulaşılmadığından hayvan deneylerinden belli sonuçlar çıkarmak şu aşamada mümkün değildir.


    L-Arginine’in Güvenliğine Dair Bilimsel Kanıtlar:

    İnsan Deneyleri:
    L-Arginine üzerine denek grubu sayısı, dozaj ve uygulanma süresinin farklı olduğu çok değişik araştırma yapılmıştır. Yayınlanmış klinik araştırmalar genelde sağlıklı yetişkinler üzerinedir. Yapılan araştırmalarda genel olarak, L-Arginine kullanımına bağlı yan etki oluşumlarına rastlanmamıştır, bu nedenle L-Arginine kullanımı literatür sonuçlarına göre güvenlidir denebilir.

    Bu araştırmalarda L-Arginine alımı ağızdan yapılmış, araştırma süresi en 1 hafta olarak belirlenmiş, randomize ve placebo kontrollü deneyler yapılmış ve denekler yetişkinler olarak belirlenmiştir. İncelenen deneylerden, hypercatabolic süreçler yaşayan AIDS ve kanser hastaları, ameliyat sonrası hastalar, yanık vakaları gibi aminoasit metabolizması ciddi olarak değişmiş deneklerle beraber sindirim sistemi bozuklukları yaşayan deneklerin kullandıldığı çalışmalar çıkartılmıştır. Bu deneyler genelde L-Arginine yararları üzerine yapılmıştır, ve sadece L-Arginine alımının güvenliğine odaklanarak yayınlanmış bir araştırma yoktur.

    Deneylerde kullanılan en yüksek doz, 6 hafta süreyle ağız yoluyla verilen günlük 42 gram L-Arginine’dir. En uzun süreli deney ise günde oral yolla 9 gram L-Arginine alımının yapıldığı 3 yıllık deneylerdir. L-Arginine alımının serum L-Arginine seviyesine olan etkileri çeşitlidir. L-Arginine alımının serumdaki amonyak, creatinin, albumin, glucose, lipid, karaciğer enzimleri ve hematolojik madde seviyeleri üzerinde bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir.
    Özetle, insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda tutarlı bir yan etki oluşumu gözlemlenmemiştir, L-Arginine alımının incelendiği insan deneyleri sonuçlarına göre L-Arginine kullanımının güvenli olduğu sonucuna varılabilir.

    Hayvan Deneyleri:
    Hayvanlar üzerindeki az sayıdaki deneyin insanlara uyarlamasında kesin sonuçlara ulaşılmadığından hayvan deneylerinden belli sonuçlar çıkarmak şu aşamada mümkün değildir.



    Çeviren: Bonatschi

    Kaynak:



    Risk assessment for the amino acids taurine, L-glutamine
    and L-arginine
    Andrew Shao *, John N. Hathcock
    Council for Responsible Nutrition, 1828 L Street, NW, Suite 900, Washington, DC 20036-5114, USA
    Received 13 July 2007
    Available online 26 January 2008

    Regulatory Toxicology and Pharmacology 50 (2008) 376–399

    www.sciencedirect.com

    www.elsevier.com/locate/yrtph
     
    Son düzenleme: 7 Haziran 2009
    uzk, mericbkl, iris ve diğer 21 kişi bunu beğendi.
  2. Salash
    Offline

    Salash Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2009
    Mesajlar:
    54
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Bu yazı için çok teşekkür ederim bonatschi. Sizin gibi sağlığına önem veren,bilinçli bodybuilding severlerin olması ve yeni yetişen genç kitleleri aydınlatması toplumumuz için bir sevinç kaynağıdır. Bu yazı sonucunda fazla glutamin miktarının ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmemekteyiz. Her şeyin normali güzeldir, bu yüzden yukarıdaki bilimsel yazının da dediği gibi günlük glutamin miktarının 5gr'ı geçmemesi gerekir. Piyasada glutamin içeren takviyeler gırla,tabiki bir miktar içerisinde olması gerekir fakat bunun max. miktarı konusunda pek az kişi bilgi sahibi.
     
  3. hadesmania
    Offline

    hadesmania Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    18
    Yer:
    Ankara
    Yazı için teşekkür ederim. Çok faydalandım.
     

Sayfayı Paylaş