Tahılları Neden Yememeliyiz?

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve heldic tarafından 22 Kasım 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 20 üye.
  1. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir


    Lektinler:

    Tahıllarda birkaç farklı çeşit proteinden biri lektin. Belli moleküllere yapışırlar ve biyolojik sistemlerde tanıma rolünü üstlenirler.
    Buğday ruşeymi aglutinin (BRA) üzerinden anlatacağım. Kendisi en kötü lektinlerden biri ama en fazla araştırılmış olanı. Zaten BRA (ya da benzer moleküller) tüm tahıllarda var. Peki ne dertler yaratıyor bize?
    1. Normal sindirim sürecinde parçalanamıyorlar. Bunun sonucunda bağırsaklar büyük ve bozulmamış proteinlere maruz kalırlar. Oysa ki proteinlerin büyük kısmı normal sindirim sürecinde parçalanırlar. Tahıllar protein parçalayan enzimlerin işlevini durdururlar ki bunun sonucunda lektinlerin sindirimi tamamen imkansız hale gelir. Proteinin parçalanamaması birçok problem doğurur.
    2. Bağırsak boşluğundaki reseptörlere (almaç) yapışırlar ve bozulmadan bağırsak duvarından geçerler.
    3. Bu büyük, bozulmamış protein moleküllerini vücut bakteri, virüs ya da parazit gibi istilacı olarak algılar. Bu arada bağırsak duvarı da hasar gördüğünden diğer proteinler de vücuda geçiş yapar. Sorun şudur ki, bağışıklık sistemimiz tüm bu yabancı proteinlere saldırır ve onlara karşı antimadde üretir. Bu antimaddeler bu yabancı proteinlerin şekline göre özel üretilir ve maaleseftir ki genelde vücudumuzu oluşturan proteinlere çok benzerler, genelde de pankreasımızdakilere ve beynimizdekilere.
    Dolayısıyla bağışıklık sistemimiz BRA’lara saldırırken aynı zamanda pankreasımıza da saldırır, hem de insülin üretim merkezine. Bunun sonucunda tip 1 diyabet olursunuz. Yok pankreasa değil de beyinde miyelin kılıfa saldırırsa multipl skleroz olursunuz.


    Çölyak

    Hepimiz duyduk artık çölyak hastalığını. Glütenin yol açtığı bir bağışıklık sistemi hastalığı. Glüten de buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir başka protein. Çölyakın oluşmasına da lektinler sebebiyet veriyor ve çölyak hastalarında rometoid artirit, lupus, multipl skleroz, ve diğer bağışıklık sistemi hastalıkları çok da büyük oranlarda görülüyor.
    BRA ve diğer lektinler transglütaminas enzimi üzerinde etkilidirler. Trans ne?? Vücudumuzu oluşturan her türlü proteini düzenleyen enzim demek daha uzun, o yüzden transglütaminas ya da kısaca TG. Peki lektinler TG’de problem yaratabiliyorsa ve TG de tüm vücudumuzu etkiliyorsa, lektinler vücudumuzda nereleri etkileyebilir? Evet, her yerimizi! Üreme sorunları, vitiligo, Huntington’s, Hashimoto’s tiroid, narkolepsi akla gelebilecek birkaçı en ciddilerinden.
    Şimdi tekrar bağırsaklara kısa bir dönüş yapalım.
    Hani demiştik ya bağırsak duvarından geçer bu BRA ve diğer lektinler. Bağırsak duvarının bu geçirgenliği ile yeterince sindirilmemiş gıdalar ve bağışıklık sistemimiz birleşince ortaya gıda alerjileri çıkar, hem de normalde hiç alerjan olmayan tavuk, elma gibi gıdalara bile.
    Ek olarak, bağırsaklarınız hasarlandığında, normalde bağırsaklarınızın içinde kalacak birçok kimyasal da vücudunuza sızar. Bu da genelde psikiyatrik problem olarak değerlendirilen kimyasal madde hassasiyetine yol açar.
    (Sadece tahıllardaki lektinler değil, alkol, bakliyat ve süt ürünleri de benzer etki yaratabilir.)
    Herşey yolunda olduğunda safra tuzları da katılır ince bağırsakta sindirime, özellikle de yağların sindiriminde son derece önemlidir safra tuzları. Ama bağırsak duvarı delindiğinde, safra kesesine mesaj gitmez ve üretimi durur. Üretim durunca orda yavaş yavaş safra taşları oluşur ki madendeki kanaryaya benzetebiliriz safra taşlarını. Hele safra kesesi alınanlar büyük ihtimalle tanı konmamış çölyak hastalarıdır ve geri planda daha birçok hastalık yatmaktadır.
    Neyse safra tuzları olmayınca sindirim tamamlanmaz ve tokluk hissi oluşmaz ve sürekli aç hissederiz kendimizi. Açlıkla sürekli canımız birşeyler çeker, genelde de tahıllı ve şekerli şeyleri ki sorunu zaten bunlar başlatırlar.
    Ayrıca yağları sindiremeyince, yağda eriyen A, D ve K vitaminleri ile de vedalaşabiliriz.
    Karnınıza hala ağrılar girmediyse durun, daha fitatlar var :)


    Fitat

    Fitatlar tahıl ve tohumlarda bulunuyor ve metal iyonlarına (kalsiyum, magnezyum, demir, çinko gibi) bağlanırlar. Bu ne anlama geliyor? Bu metallerin bağlanıp sindirime katılamadığı anlamına elbette. Hani bir türlü iyileşmeyen kansızlığınız ve yorgunluğunuz, kalp rahatsızlıklarınız falan hep bu metallerin eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir.
    Şimdi içinizden bazıları tamam ama ben hayatım boyunca tahılları yedim, fitim ve son derece sağlıklıyım diyebilirsiniz. Büyük ihtimalle yanılıyorsunuz. Size tek diyebileceğim, geçen yıl bu zamanlar ben de sizlerden biriydim ve semptomları ayırt edemiyordum. Yapabileceğiniz en akıllıca şey, 1 ay boyunca tahıl, bakliyat ve süt ürünlerini kesmek ve sonra teker teker bunları ekleyerek denemek olacaktır ki gerçekten ne kadar sorun yaşıyorsunuz görülebilsin.


    Bu başlığı bakliyatlar için tekrar baştan okuyabilirsiniz. Çünkü yazılacaklar üç aşağı beş yukarı aynı şeyler olacak.

    Kaynak: http://paleocafe.org/2011/09/27/tahillari-neden-yememeliyiz-genisletilmis-versiyon/
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 22 Kasım 2011
    TürkYurdu, Efrahim, Dynamo ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  2. bravehearts
    Offline

    bravehearts Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2011
    Mesajlar:
    239
    Beğenileri:
    143
    Ödül Puanları:
    53
    yediğimiz yulaflar buna dahil mi ?
     
  3. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    tabi ki yufka da tahillardan yapilmakta bu yazilanlarin hepsi hububatlar icinde gecerli
     
  4. lordmarvel
    Offline

    lordmarvel Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    580
    Beğenileri:
    214
    Ödül Puanları:
    0
    meyvede tüketemiceksek şeker krizinde napacağız peki sayın heldic fikrinizi istiyorum bu konuda
     
  5. draft
    Offline

    draft Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.563
    Beğenileri:
    1.666
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Mimar
    Yer:
    İstanbul
    lodmarvel, şeker krizi zaten beslenme bozukluğunun bir göstergesi. İnsülin dengesizliğinden kaynaklanıyor. Bunun için günümüz beslenme şeklini unutup paleo veya ketojenik diyete geçek gerekiyor.
     
    Dynamo, Azi ve Rpac bunu beğendi.
  6. lordmarvel
    Offline

    lordmarvel Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    580
    Beğenileri:
    214
    Ödül Puanları:
    0
    Anladım teşekkürler. Bu insülin direncini test etmenin bir yolu varmı? Hastanede hangi dala gitmeliyiz.

    Özellikle haftada 2 kere olmak üzere gece çok fena şeker krizim geliyor. 3 tane snickers, tavuk göğüsü yedim zor durdurdum kendimi. :D

    Chroimum hapları var sanırım şekeri dengeliyor. O çözüm getirebilirmi?
     
  7. draft
    Offline

    draft Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.563
    Beğenileri:
    1.666
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Mimar
    Yer:
    İstanbul
    Olabilir. Ama işin aslı aslında şekeri tamamen beslenmeden kaldırmak. Ayrıca benim bildiğim 3 takviye var. Bunlar: chromium picolinate, vanadlyn sulfate ve metformin. Bunlar bildiğim kadarıyla hücrelerin insülin direnci üzerinde etkililer yani olay sizin beslenmenizde.
     
    lordmarvel bunu beğendi.
  8. demircan256
    Offline

    demircan256 Üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.910
    Beğenileri:
    2.223
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    güvenlik
    Yer:
    istanbul

    Burda anlaşmazlık olmuş..yulaf dahilmi ?
     
    Azi bunu beğendi.
  9. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    pardon yanlıs okumusum herhalde evet yulaf da dahil tüm tahıl ve hububatlar icin gecerli bu yazılanlar

    meyve cok saglıklı degil seker oldugu icin gunde 30gr a kadar fruktoz alınabilir üstü metobolik sendrom yapıyor

    seker krizi sizin saglıgınızla ilgili bir sorun düzeltmezseniz şeker hastalıgına adaysınız

    aclık insulin degerini ölctürmeniz lazım 5 in altında olmalı
     
    demircan256 bunu beğendi.
  10. batt
    Offline

    batt Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2011
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Arkadas iyi güzel araştırmışsın ve bize aktarmışsın ancak biz etten başka ne yiyeceğiz o zaman tahıl yoksa pirinçte yok bulgur da yok. Hanidir üyeyim hiç yorum yazmamıştım senin vesilenle yazmış oldum :D
     
  11. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    et yag sebze meyve kuruyemis bunları yiyebiliriz :) cok mu az geldiki süt ürünleride var tabiki
     
  12. batt
    Offline

    batt Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2011
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Meyve sekeri yağ depolanmasına sebep oluyor diye bir başlık gördüm daha dün. Gerekli yağı kuruyemişten alıyorum. zaten fazla yağlı beslenmememiz gerekiyo. Kaldı geriye sebzeler ancak bekar evinde de o biraz zor :D
     
    Son düzenleme: 28 Kasım 2011
  13. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    gerekli yagı nasıl karbonhidrattan alabiliyorsunuz ki :) meyveler yemeklerden 2 saat evvel yada yemeklerden 2 saat sonra yenilebilir

    ekonomik kaygılar konusunda haklısınız tahıl ürünleri olmasa belki insanlar ac kalırdı fakat bu kadar da ilac satılmazdı...
     
  14. batt
    Offline

    batt Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2011
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    kuruyemiş ten alıyorum dicektim. koptum ya :D
     
    Son düzenleme: 28 Kasım 2011
  15. SAVAŞ74
    Offline

    SAVAŞ74 Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2010
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    1.281
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    İstanbul
    herşeyi bir yere kadar anlayabilirim. yani yazının ya da bu çeşit diyetlerin mantığını falan.

    ama anlayamadığım şu cümle, işte hepsini bir anda silip süpürüyor: "tahıl ürünleri olmasa belki insanlar ac kalırdı fakat bu kadar da ilac satılmazdı... "

    bu cümledini mantığı şudur: insanlar aç kalsın, hatta açlıktan ölsün ama ilaçlar satılmasın.

    oldu mu bu şimdi?
     
    soulreaver, Azi ve Big_Hammer bunu beğendi.
  16. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    söyle daha uygun gelebilir aslında

    tahılları gevis getiren hayvanlara yedirip onlardan daha kaliteli et süt v.s elde edebiliriz bu sekilde insanoglu ne tahıl yemek zorunda kalır nede aclıktan ölür
     
  17. batt
    Offline

    batt Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2011
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Tahıllar sağlık sorunlarına neden oluyor ve ilaç tüketimi artar demek istedi arkadaşımız sanırım. ancak tahıl ülkemizde en çok tüketilen gıda maddesi. zaten arkadasın avatarından anlasılacağı üzere pek karbonhidrat tuketmiyor. ancak bu sitedeki bir çok insan gunde kilosunun 6-7 katı karbo tüketiyo ben de dahil
     
    Pappy ve heldic bunu beğendi.
  18. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir

    evet o yüzden 4 kisiden birinde şeker hastalıgı obozite damar sertligi kalp problemleri cok fazla Türk halkında alzheimer da yıldan yıla büyük artıs gösteriyor


    en cok atasözüne sahip olan toplummusuz bunu cok karbonhidrat tüketimine ve bebeklerimizi kücükken cok sallamamıza yoran doktorlar var
     
  19. batt
    Offline

    batt Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2011
    Mesajlar:
    17
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Herşeyin fazlası zarar. Fazla proteinde yağda benzer ve/veya farklı hastalıklara sebep olabiliyor. En mantıklısı hepsini gerektiği kadar tüketmektir.
     
    Pappy bunu beğendi.
  20. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.113
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir

    ama insan vucudu protein almaya alısık tahıl almaya alısık degil sorun burda
     

Sayfayı Paylaş