Sporcu Kalbi

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve marthel tarafından 13 Ocak 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 18 üye.
  1. marthel
    Offline

    marthel Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2007
    Mesajlar:
    425
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    53
    Sporun kalbe olan etkisini açıklayan güzel bir makale.Ben aklıma takılan bir çok soruya cevap buldum.



    Miguel Indurain ismini bisikletle az çok ilgilenen herkes duymuştur. Fransa Bisiklet turunu 5 defa kazanan dünyaca ünlü İspanyol bisikletçi hakkında okuduğum makalelerin sayısını hatırlamıyorum, ama hatırladığım az şeyden biri kalbinin hacminin çok büyük olduğuydu. Indurain�in kalbi yılların getirdiği bir çalışma sonucu normal bir insanın kalbinin iki katı büyüklüğündeydi.


    Herşeyden önce kalbin aslında bir kas olduğunu bir kenara yazalım. Çalışan her kas gibi, kalp de büyür. Bunun yanında kalbin takatı da artar. Tıp dünyasında bu durum sporcu kalbi diye adlandırılır. 70kg ağırlığında normal bir erkeğin kalbi 600-700cm3� tür. Haftada sadece 3 saat antrenman sonucunda bu hacim 800�e çıkabilir. Elbette bu değer de Miguel Indurainin ya da uzun mesafe koşucusu ve dünya rekortmeni Kenyalı Henry Rononun 1400-1600cm3 arasında değişen kalp hacimleriyle karşılaştırıldığında oldukça mütevazi kalıyor.

    Kalp büyük bir farkla insan vücudunun en güçlü ve en fazla yük kaldırabilen kası, bir biyolojik harika: Aynı zamanda iki taraflı çalışır. Atar damarlar ile oksijenli kanı vücuda dağıtırken, toplar damarlar ile karbondioksitli kanı toplar ve solunum sistemine iletir.

    Akciğerler aracılığıyla kan karbondioksiti dışa atıp yeniden oksijen yüklenir.Normal bir kalp 5 litre kanı kalp-damar sistemine pompalamak için dinlenme durumunda yaklaşık 55 saniyeye ihtiyaç duyar. Düzenli ekzersiz neticesinde zorlanan kalp ise gelişir, ve büyür. Kalbin büyüyen kısmı karıncık ya da sol ventriküldür. Bu sayede pompalama için toplayabileceği kan miktarı artar, bununla beraber nabız sayısı �bir defada daha fazla kan pompalayabildiği için- düşer. Örneğin normal bir kalple karşılaştırıldığında iyi durumda bir amatör bisiklet sporcusunun kalbi 55 saniye içinde yaklaşık 25 litre, yani 5 kat daha fazla kan pompalayabilir. Çok uçlarda bir örnek olacak ama insan vücudunun nelere kadir olduğunu göstermek için verilebilir: Miguel Indurain�in kalbi Luxemburgda bir zamana karşı yarışta dakikada 50 litre kan pompalamıştı.

    Antrenmansız bir insanın kalbi günde yaklaşık 100.000 defa atar. Amatör olarak ama hevesle sporla uğraşanlarda bile bu sayı 85.000�e düşer, pompalama gücü buna oranla artar. Uzun yıllar spor dünyası kalp büyümesini zararlı gördü. Bugün bilinen bir gerçek ki, sağlıklı bir kalp için üst sınır yok. Günümüzde de geçmişte olduğu gibi antrenman ya da yarış esnasında kalp yetmezliği ya da kalple ilgili bir sorun nedeniyle ölen sporcular oluyor. Yalnız bu üzücü hadiselerin hemen hepsinin sebebi doğaüstü bir zorlamadan çok bir enfeksiyon, doğuştan gelen bir sorun, ya da doping ilaçları.


    Peki sporcu kalbi hiç mi teklemiyor Sporcu kalbine yapılabilecek en kötü şey, bıçakla keser gibi sporu bırakmak. Sporu bıraktıktan sonra koroner yetmezlik özellikle profesyonellerde olan bir hadise. Antrenmanlar spor kariyerin bittikten sonra bıçakla keser gibi bırakılırsa kalp çok hızlı bir şekilde küçülüyor ve pörsümüş bir şekil alıyor; Bu da ekonomik çalışmamasına ve kısmen ritm bozukluğuna (çarpıntı, düzenli atmıyor, sekiyor) yolaçıyor. Avusturya�da bu konuda üç grubu kapsayan bir araştırma yapılmış. Birinci grup eski profesyonel sporcular, ama sporu bırakmamışlar profesyonel kariyerleri bittikten sonra. Ikinci grup yine eski profesyonel sporcular, ama sporu tamamen bırakmışlar. Üçüncü grup hayatları boyunca sporla alakası olmayanlar. Araştırmanın sonucu: En büyük kalp yetmezliği ve kalp krizi sonucu ölüm riski sporu bırakan profesyonel sporcularda. Hiç spor yapmayanlarda bile bu risk daha düşük çıkmış.


    Antrenmanları bıçakla keser gibi kestikten sonra vücudun zorlama kapasitesi sadece ilk 6 hafta içinde %80'e varan bir oranda düşüyor. Bu yüzden eski dünya rekortmeni yüzücü Michael Gross (profesyonel) sporcu kalbini bir yarış arabası motoruyla karşılaştırmakta çok haklı. Nasıl ki bir yarış motoruyla rölantide şehir içinde gidilmiyor, motorun düzgün çalışması için yüksek devirlere ihtiyaç duyulunuyorsa, sporcu kalbi de yüksek devire yani zorlanmaya ihtiyaç duyuyor. Gross aktif sporculuk zamanında kendini bir hafta tembellikten sonra pestil gibi hissettiğini söylüyor. 1991deki son yarışından sonra kalbini profesyonel bir sporcunun ölçülerinden düşürerek �ufaltmak� için kendine bir program yapmış. Birinci yıl haftada 4-5 defa olmak üzere, yüzme, koşu ve triatlon ile kalbine yüklenirken, bu oranı gittikçe azaltarak 1995te haftada 2 birim spora indirmiş. Diğer tecrübeler de gösteriyor ki profesyonel olarak spor yaparken kariyerini bitiren sporcuların kalbi antrenman miktarını zaman içinde düşürdükleri takdirde küçülüyor.

    Hobi olarak spor yapanlar için bu değişim devresi çok daha kolay geçiyor. Çalışmayan kalbe oranla nabız sayıları düşmüş olsa da örneğin 70ten 60a- aradaki farkın fazla olmaması nedeniyle kalp egzersiz kesilince spor öncesi büyüklüğüne (ya da küçüklüğüne) sorunsuzca geri dönüyor.

    Kaynak:Sports International, 9/1996 ve Ärzte Woche
     
  2. Mestano
    Offline

    Mestano Yeni Üye

    Katılım:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.167
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    0
    Çok merak ettiğim bir konuydu, teşekkürler...
     
  3. Afanesyeva
    Offline

    Afanesyeva Üye

    Katılım:
    5 Ekim 2007
    Mesajlar:
    85
    Beğenileri:
    79
    Ödül Puanları:
    0
    Kalbin hacminin artmasıyla birlikte belli bir sürede pompaladığı kanın da artmasına rağmen neden belli bir zaman dilimi içerisindeki atış miktarı eskisine oranla azalıyor? Harcadığı daha büyük efordan dolayı ihtiyaç duyduğu dinlenme süresinden mi??

    Bir de sporu bıraktıktan sonra, kalbin eski küçüklüğüne döndüğünde nabız da eski hızına mı dönüyor?
     
  4. wrestler
    Offline

    wrestler Super Moderator Yönetici Super Moderator

    Katılım:
    4 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.192
    Beğenileri:
    3.246
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    TOKAT
    -Afanesyeva; kalbin sol karıncık ve kulakçığın hacminin arttığından bahsedilmiş. Hacim artınca düz orantıyla pompaladığı kan miktarı da artacaktır. Sonuçta örnek vermek gerekirse; normal bir insan normal kalp hacmiyle kan ihtiyacını dakikada 80 atımda sağlayabiliyorsa,hacmi büyümüş kalbe sahip olan sporcu bunu 60-70 atımda karşılayacaktır. Nabzın az atmasının sebebi yanılmıyorsam bu olsa gerek..

    -Aynı mantıkla gidecek olursak;küçülen kalpte hacim azalacaktır. Gerekli kan ihtiyacı içinse nabız sayısı artacaktır. Fakat burada daha önemli bir konu var; aritmi,yani düzensiz atımlar.. Yazıda ifade edildiği gibi pörsümüş kalp atıyor,daralmış damarlar buna cevap veremiyor...
     
    Afanesyeva bunu beğendi.
  5. Excursion
    Offline

    Excursion Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2006
    Mesajlar:
    888
    Beğenileri:
    78
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Nabız konusunu ben de merak etmiştim, bisikletçilerin nabzının düşük olma sebebi kalplerinin büyüklüğüymüş. Yani ben burdan senin gibi bu sonucu çıkardım, normal insan kalbi küçük olduğundan dolayı vücudun ihtiyacı olduğu kanı 2 atımda karşılıyorsa, kalbi büyük olan sporcu bunu 1 atışta karşılıyor...
     
  6. wrestler
    Offline

    wrestler Super Moderator Yönetici Super Moderator

    Katılım:
    4 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.192
    Beğenileri:
    3.246
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    TOKAT
    -Evet Excursion..Ancak yukarıdaki yazıda da ifade edildiği gibi sadece bisikletçiler için geçerli bir durum değil. Sağlıklı yaşam için spor yapanlar da bile nabız sayısı spor yapmayanlara göre daha azdır.
     
  7. Excursion
    Offline

    Excursion Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2006
    Mesajlar:
    888
    Beğenileri:
    78
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yok ben zaten sadece bisikletçileri kast etmemiştim, her spor için de denemez aslında, mesela masa tenisi oynayan kişiler için geçerli olmayabilir :)
    Belki kardiyovasküler egzersiz yapan kişiler desek daha doğru olur...
     
  8. 307KD
    Offline

    307KD Yeni Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    315
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    0
    Arkadaşlar benim çok acil sorunum var... :-((

    Benim dakikadkai nabız sayımı şu tansiyon ölçen elektronik aletler var ya :-( onunla ölçüyorum kaç senedir hep 42-56 arası çıkıyor genelde... :-((

    bir beden hocasına bunu dediğimde imkansız dedi. Normal bir insanın 70-80 atar... profosyonel sporcuların ise 60-70 arası atarken çok elit üstün profosyonel atletlerin ise 55-60 arasıdır ki daha aşağısı mümkün değil dedi ama az önce hadi elektronik yanlış ölçüyordur bir de kronometre ile kendim ölçiyim dedim tam %1OO sağlıklı olsun diye, bir de ne göreyim ! ! ! :-((


    58 çıktı :-(( yani ben atlet filan değilim hiç te prof. sporculuk yapmadım ama sporla iç içeyim sayılır... acaba ağır bir sağlık sorunum mu vardır sizce.. baksanıza atletlerin bile 55-60 mış atım hızı!
     
  9. balcis
    Offline

    balcis Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    156
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    ERP Danışmanlığı
    Yer:
    İstanbul

    forumdaki "konu başlıklarında" nabız diye arama yaptığım zaman sadece kardiyo esnasındaki nabız aralığıyla ilgili bir konuyla karşılaştım; bu konu tartışıldıysa da direkt konusu açılmamış olabilir.

    nabız aralığına gelince, ben de henüz 4,5 aydır spor yapıyorum ama benim nabız aralığım da genelde 50-60'tır. endişelenecek bir şey olduğunu sanmıyorum çünkü ortada kalp büyüklüğü, kandaki oksijen miktarı, vücudun ihtiyaç duyduğu oksijen-kan vs gibi bir çok parametre var.

    açıkçası ben ne sende ne de bende bir problem olduğunu düşünmüyorum ama bir hastaneye gidip bir güzel kardiyo testine girersen %100 emin olursun, için de rahat eder.
     
    Son düzenleme: 25 Temmuz 2008
  10. SEZER YZL
    Offline

    SEZER YZL Yeni Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2008
    Mesajlar:
    885
    Beğenileri:
    479
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    ögrenci
    Yer:
    istanbul
    konu coktandır kapanmıs ama bu olayın bendede oldugunu belırtmek ısterım 2 ay once sporu nerdeyse tamamen bırakmıstım ve aynı ay ıcerısınde ekstrasıstol yanı sekme sorunum basladı ve hala devam edıyor sız sız olun sporu asla tam olarak bırakmayın
     
  11. baymss
    Offline

    baymss Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Arkadaslar 19 yasındayım.1 yıldır body yapıyorum.dun kalp doktoruna görundum.bana kalp duvarların yaşına gore fazla kalın dedi.body ı bırak yuzme kosu ve vucut agırlıgıyla yapılan hareketlerı(mekık sınav vs.) yap dedi. bu kalp buyumesıyle aynı mı.yani normal bır durummu.sızce ne yapmalıyım.lutfen fıkırlerınızı paylasın.sımdıden tskrler
     
  12. __right_
    Offline

    __right_ Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Tabii kide doktorun dediğini.
     
  13. MuratÖztürk
    Offline

    MuratÖztürk Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2010
    Mesajlar:
    368
    Beğenileri:
    85
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    Faydalı olmuş bu sporla uğraşan herkesin gözden geçirmesi gereken bi konu. ;)
     
  14. umutn
    Offline

    umutn Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2009
    Mesajlar:
    165
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    53
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    İnşaat Mühendisi
    Yer:
    Ankara
    Senelerce yüzmenin getirdiği bir yarar mı zarar mı bilmiyorum ancak , en son check-up'ımda doktorumun dediğine göre senelerce yaptığım spor sonucu bendede sporcu kalbi gelişmiş durumda , oturur halde nabzım 43-47 aralığında atmakta ve en yüklenmeli antremanlarımda dahi 180 kalp nabzını görmem imkansız maksimum 165 görebiliyorumki verim alabilmek için dahada üstüne çıkmaya gerek yok , tek handikapı spor yapılmadığı dönemlerde vücudumuzun içinde bir saatli bomba taşıyoruz resmen , vücut efor sarfetmeye o kadar alışmışki,o eforu sarftemediği zaman üzerimize yorgunluk çökmesi, kilo alma , yağlanma ve bunlara bağlı olarakta sağlık sorunları beraberinde geliyor , işin en güzel tarafı ise spora ara verip tekrardan başladığımızda vücudun kendine gelme süresi normal insanlara göre çok daha kısa sürede gerçekleşiyor.
     
    kerem191 ve pac89 bunu beğendi.
  15. alibey1989
    Offline

    alibey1989 Üye

    Katılım:
    18 Şubat 2013
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    11
    kalbin büyümesi yalnızca kardio hareketleriyle mi yoksa vucüt geliştirme hareketleriyle de olur mu?
     
  16. kerem191
    Offline

    kerem191 Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2013
    Mesajlar:
    104
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Ankara
    Benim dinlenik nabzım 39-41 arası genelde. tansiyonum da, 110-114 arasında büyük olanı; küçük olanı da 54-61 arasında. Ben öyle profesyonel olarak hiçbir zaman sporla ilgilenmedim. Benimkisi herhalde tamamen yapısal bir durum. Uzun süredir ama ağırlık ve koşu antremanı yapıyorum tabi.
     
  17. sthammer
    Online

    sthammer Guest

    bradikardi de olabilir ama net kanıya varmak için doktor kontrolü gerekli, eğer uzun spor geçmişiniz varsa profesyonel olmaya lüzum yok, asemptomatik bradikardi, normal
    şimdiye kadar tespit edilen en düşük nabız dakikada 28 atım..
    bu arada doktor değilim :)
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 19 Kasım 2013
    kerem191 bunu beğendi.
  18. kerem191
    Offline

    kerem191 Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2013
    Mesajlar:
    104
    Beğenileri:
    30
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Ankara
    Doktor değilsiniz tamam da, hayati bir durum olabilir mi sizce? :)
     
  19. sthammer
    Online

    sthammer Guest

    eğer baş dönmesi, halsizlik vb. bir semptom yoksa sorun olacağını sanmıyorum
    benim nabzım da en düşük 41, muhtemelen birkaç ay düzenli antrenman sonrası daha da düşecektir
     
    kerem191 bunu beğendi.
  20. aBs0LuTeneSs_
    Offline

    aBs0LuTeneSs_ Üye

    Katılım:
    7 Şubat 2014
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Cinsiyet:
    Bay
    Bilgilendirici bir yazı teşekkürler.
     

Sayfayı Paylaş