Spor ve Doping

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve Rambo16 tarafından 7 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. Rambo16
    Offline

    Rambo16 Üye

    Katılım:
    19 Haziran 2010
    Mesajlar:
    711
    Beğenileri:
    1.146
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    La Paz
    SPOR VE DOPİNG

    “Doping” kelimesinin 1800lerin sonunda ilk olarak İngilizcede kullanıldığı, bazı rivayetlere göre dopingin kökeninin Afrika’ya (dopingin Afrika’daki adı dop) dayanmış ve misyonerler aracılığıyla modern dünyaya taşınmıştır. 1900lerde dopingin popülerliği arttı, savaşlarda kullanımı yaygındı askerleri daha dirençli ve daha güçlü kılan bu kimyasallar bu dönemlerde çeşitlendi, geliştirildi ve daha da yaygın hale geldi.


    Kullanımı hiçbir sporcuya yasaklanmayan ve sporcuların alelade kullanabildiği bu kimyasalların yasaklanması ilk kez 1956 Melbourn’de gündeme getirildi. 1960 Yaz Olimpiyatları’nda Danimarkalı bisikletçi Knut Enemark Jensen yarış esnasında bisikletten düşerek öldü. Kısa süre sonra doping ilaçları yüzünden öldüğü anlaşıldı. Bu konu 1963’te Avrupa Komisyon’unda tekrar gündeme geldi ve ilk kontroller 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda yapıldı.
    tr.wikipedia.org/wiki/Olimpiyat_Oyunlar%C4%B1#Doping_Skandallar.C4.B1

    Günümüzde ise doping kullanımının vücut geliştirme ve diğer ağırlık sporlarıyla bağdaştırılması her yerde karşılaşılan ve artık alışılagelmiş bir durumdur. Bunu gerek ağırlıkçıların insanüstü ağırlıklar kaldırması, gerekse vücutçuların insan vücudunun ötesinde vücutlar inşa etmesi ile destekleyebilir, hak verebilirsiniz.
    Fakat son gelişmeler gösteriyor ki gerçek anlamda performans gerektiren ve belirli bir takipçi kitlesine sahip her sporda doping kullanımı var.

    Ülkemizin ve tüm Avrupa’nın olmazsa olmazı futbol;


    arsiv.ntvmsnbc.com/news/22176.asp
    porttakal.com/ahaber-romanyada-sahada-bayilip-olen-futbolcu-dopingli-cikti-160067.html
    muglayenigun.com/kaptan-doping-yapti-takimi-ust-lige-cikti/

    Olimpiyat oyunları;


    bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/07/080721_olympic_drugtest.shtml
    cnnturk.com/2007/spor/diger.sporlar/11/17/sureyya.ayhana.doping.soku/405411.0/index.html
    spor.internethaber.com/spor/diger-haberler/nurcan-taylana-sok-doping-cezasi-127792.html
    aktifhaber.com/halil-mutlu-dopingli-cikti-36973h.htm
    arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=4873039

    Bu verdiğim birkaç örnek bir çok branşta yüzlerce sporcuyla çoğaltılabilir ve tüm doping yapanlar bu kadardan da ibaret değil, bunlar sadece yakalanabilenler.



    Şimdi isterseniz doping yüzünden ömür boyu milli forma giyemeyecek olan Serdar Aktolga’nın röportajından bir alıntıyla devam edelim.


    “OYUNCUNUN YERİNE MALZEMECİ İŞER VE İŞ HALLOLUR”
    Bunların gerçek olduğunu nasıl biliyorsunuz?
    Ya “çaylak” dönemlerinde NBA’e transfer olan 22-23 yaşlarındaki basketçilere bak. Adam 95kilo, boyu da 2 metre. İki sene sonra aynı adam 115 kilo, boyu 212 santim. Kimse bunun kendiliğinden olduğunu o devasa fiziklerin bir gecede olduğunu falan söylemesin lütfen. Her maçta sahayı 70 kere gidip geliyor bu adamlar. Bu tamamen NBA’de çok yaygın olan ve bir kürü yüzbinlerce dolar olan “büyüme hormonu” ile ilgili. Her olayın bir perde arkası vardır ve bunu herkes bilmek zorunda değildir. Ferdi sporcularsa sahipsiz ve kulüpsüzlerdir. Ferdi sporcular steroid kullanmıyor mu? Birçok insan doping kontrolünden geçerek Dünya Şampiyonu oluyor. Aklı başında hiçbir sporcu da dopingli yakalanmaz. Benimki tamamen tecrübesizlikti. Süreyya Ayhan’ınki tecrübesizlikti…
    Röportajın tamamı:
    bodyforumtr.com/vbforum/serdar-aktolga-t5492.html?t=5492&highlight=serdar+aktolg

    Dopingte Gelinen Son Nokta: GEN DOPİNGİ


    Bu yöntem vücut hücrelerine yerleştirilen, anormal çalışan genlerle uygulanabiliyor. Kan,idrar ve tükrük testlerinde tespiti hemen hemen imkansız olan bu yöntem, sporcularda 3 kat daha fazla performans sağlıyor. Bu yöntemle mutant sporcuların hiçbir testte açık vermeden tüm spor dallarında haksız rekabete sebebiyet vermesi işten bile değil. Gen dopinginin tespiti sadece biyopsi ile mümkün (biyopsi: Vücudun herhangi bir yerinden tanı koymak için mikroskop altında incelemek ve/veya çeşitli testler yapmak amacıyla hücre veya doku parçası alınması işlemine biyopsi denir.) yani bu yöntemin tespiti için sporculardan kas dokusu örneği alınması gerekecek buda kuşkusuz ki bir çok sporcunun haklı tepkisine yol açacaktır.


    Gen dopinginin bir sonraki nesle aktarımı mümkün olursa üstün ırk ve daha güçlü insanların oluşması pek muhtemel görünüyor. Diğer tüm dopinglerden daha iyi sonuç vermesi ve tahlillerde tespit edilemiyor olması da bu yöntemin vazgeçilmez bir hal almasının en önemli sebebi olarak gösterilebilir.

    Vücut Geliştirmede Doping


    Dopingden bu kadar sıkça söz edip, kendi branşımıza toz kondurmamak olmaz. Gerçi iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batıranlar sağ olsun(!) Bu güne kadar sporumuzun görmediği hakaret, yemediği çuvaldız kalmadı! Neyse biz yinede değinelim;


    hurriyet.de/haberler/gundem/692083/milli-sporcuda-doping-soku
    zaman.com.tr/yazdir.do?haberno=505696


    Aslında konu vücut geliştirmeyse doping için alıntı yapmaya bile gerek yok “iğneyle şişiyorlar” geyikleri halkın en alt tabakalarına kadar ulaşmış vaziyette ülkemizde sporda haksız rekabeti önlemek adına vücut geliştirenlere en ufak bir taviz bile verilmiyor. Dünyanın bu kadar “küçüldüğü” bir zamanda yurttışında bu denli doping kullanımı varken ülkemizde zaten gelişememiş olan vücut geliştirmeye birde böyle darbe vurmak, haksız rekabeti ortadan mı kaldırır, yoksa daha büyük bir haksız rekabet mi oluşturur oda ayrı bir tartışma konusu.


    Ülkemizde durum böyleyken yurtdışındaki vücut geliştirmecilerin, dopingi aşmış bir şekilde kullanmaları ve yükselmesi istenmeyen bazı çevrelerle arası iyi olmayan sporcular haricinde, hiç kimsenin dopingden dolayı ceza almaması sizlere garip gelebilir. Ama bu bir sistemdir, milyarlarca doların döndüğü bir sektör (supplement sektörü) tüm bu gelişmişliğini aşırı kaslı vücutlara borçludur. Bu vücutların bu denli büyük olmaması demek sektörün ivme kaybetmesi demektir ki, büyük patronlar bunu asla istemez ve doping kullanılır, her şey örtbas edilir.


    bodyforumtr.com/vbforum/supplement-tezgah-t54987.html?t=54987&highlight=supplement+tezgah%FD


    Bir Ütopya Hayal Etmek

    Gelin bir ütopya hayal edelim.( [FONT=&quot]ütopya;[/FONT] gerçekleştirilmesi imkânsız tasarı veya düşünce.) İçinde dopingin ve hiçbir ek besinin olmadığı, sporcuların doping yüzünden hayatını kaybetmediği, kadın sporcuların doping yüzünden cinsiyet değiştirmek zorunda kalmadığı, tüm bu kirli sistemlerin yer almadığı ve tüm sporlarda sporcuların doğal besinlerle ve yalın yaradılışlarıyla mücadele verdikleri bir ütopya. Ütopya diyorum çünkü yaşadığımız şu dünyada oluşması imkansız ve gerçek dışıdır. Bazı bilim adamlarının savunduğu gibi dünya kendini resetlerse ve insanlık tekrardan yapılanırsa belki oluşabilir…

    Ne dersiniz?..


    Derleyen: Rambo16


    Kaynaklar paragrafların altlarında mevcut.
     
    Danny Boy, ferdityson, saq04ever ve diğer 3 kişi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş