''Sıcak sendromlarına'' dikkat

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve Veyron tarafından 7 Haziran 2006 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. Veyron
    Offline

    Veyron Özel Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.884
    Beğenileri:
    435
    Ödül Puanları:
    93
    Yer:
    Republic Of Fenerbahce
    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, hava sıcaklığındaki aşırı yükselmeler sonucu ortaya çıkacak ''sıcak sendromlarına'' karşı uyarılarda bulundu.

    Küçükusta, insan vücudunun sıcaklara 1-2 hafta içinde uyum sağlayacağını belirterek, ancak ''kramplar, bitkinlik ve çarpma'' şeklinde görülebilen sıcak sendromlarıyla karşılaşılabileceğini söyledi.

    Sıcak kramplarının, çok kullanıldığı için kol, bacak ve karın kaslarında sıkça görüldüğünü ifade eden Küçükusta, ''Kramplar, kısa fakat tekrarlayıcı ve can yakıcıdır. Bu krampların nedeni, terleme ile kaybedilen su ve tuzun sadece su içilerek karşılanmasıdır. Ağır kramplar kas hasarlarına neden olabilir'' dedi.

    Küçükusta, kramplara karşı, ''serin yerde istirahat edilmesini, tuzlu su içilmesini'' önerdi. Sıcak bitkinliğinde, su kaybı kaynaklı türünün, çok yaşlı, bebek, düşkün ve zeka geriliği olup da susuzluklarını yeterince ifade edemeyenlerde rastlandığını kaydeden Küçükusta, başlıca belirtilerinin, ''aşırı susama hissi, yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu'' olduğunu söyledi.

    Küçükusta, tuz kaybının ön planda olduğu sıcak bitkinliğinde ise ''terleme ile kaybedilen su ve tuzun sadece su içilmesiyle karşılanması'' olduğuna dikkat çekerek, ''Aşırı halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi ve kas kramplarıyla ortaya çıktığını'' anlattı.

    Bu belirtileri hissedenlerin, ''serin bir yere alınıp yatar durumda tutulması gerektiğini'' kaydeden Küçükusta, kesin istirahatın şart olduğunu, tüm bu önlemlere rağmen ateşleri yükselmekte olan hastaların ise derhal hastaneye kaldırılmaları gerektiğini bildirdi.

    Küçükusta, sıcak çarpmasının, acil tedaviyi gerektiren, çok ciddi ve yaşamı tehdit eden bir durum olduğunu vurgulayarak, nedeninin, vücutta ısıyı düzenleyen sistemin, organizmanın yeterli ısı kaybını sağlayamaması sonucu vücut ısısının 41 derecenin üzerine çıkması olduğunu ifade etti.

    Bu durumda, kalp, beyin, böbrek, karaciğer gibi bir çok hayati organın fonksiyonlarının bozulabildiğini anlatan Küçükusta, sıcak çarpmasının, ani baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, baygınlık, halüsinasyon, havale ve komaya kadar giden merkezi sinir sistemi belirtileri ile kendisini gösterdiğini söyledi.

    Küçükusta, bu rahatsızlığın, yaşlılar, damar sertliği, kalp yetersizliği, şeker hastalığı olanlarda ve alkoliklerde daha sık görüldüğüne dikkat çekti.

    Sıcak çarpmasının, öncü bir belirti olmaksızın birdenbire başlayacağını vurgulayan Küçükusta, bilinç kaybının erken bir işaret olabileceğini, baş ağrısı, baş dönmesi, baygınlık ve karın ağrıları görülebileceğini belirtti.

    Prof. Dr. Küçükusta, ''Deri sıcak, kuru ve kızarmıştır. Nabız hızlı, solunum zayıf ve yüzeyseldir. Kaslar gevşer, refleksler azalır. Tansiyon genellikle düşüktür. Tablonun ağırlığına göre, uyku halinden derin komaya kadar giden farklı derecelerde belirtiler vardır'' dedi. Küçükusta, sıcak çarpmasında, hastanın derhal soğutulmaya başlanması gerektiğini anlatarak, bu konuda çok sık yapılan tehlikeli yanlışlardan birinin de,''şuuru kapalı olan hastaya sıvı içirilmeye çalışılması ve soğutulmaya başlanmakta gecikilmesi'' olduğunu bildirdi.
    (alıntı:mynet)
     

Sayfayı Paylaş