Süt içenler dikkat !

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve elite35 tarafından 7 Ocak 2015 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 24 üye.
  1. elite35
    Offline

    elite35 Üye

    Katılım:
    11 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    949
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    İzmir
    NOT : Yazıyı bir yerde okudum ve işe yarayacağını düşündüm. Özetleyerek kopyaladım. Özellikle çok süt tüketicileri ve vücut geliştirme ile ilgilenenler, kırmızı renkteki yazılara dikkat edin. Tartışmaya açıktır.

    Siz hiç süt içen bir inek veya öküz gördünüz mü? Memeden kesilen hiç bir canlı doğal şartlarda süt ihtiyacı duymaz! Doğada hayvanlar yavrularını sütten kesme kurallarını çok net bir şekilde (hırlayıp azarlayarak, hatta gereğinde yavrusunu döverek) belirliyorlar. Ancak her nedense insanoğlu tüm konularda olduğu gibi beslenme konusunda da doğaya ters düşerek kendini sağlıklı tuttuğunu zannediyor. Üstelik içtiğimiz süt insan/ana sütü değil hatta anne inek sütü bile değil. Suni şartlarla süt üretmesi sağlanan canlılardan sömürülen bu sıvı insan metabolizmasıyla bir çok konuda uyumsuz olan inek sütü; diğer yandan insan yavrusunun normal şartlarda 2 yaş sonuna kadar anne sütü alması gerekliliğini de göz ardı ediyoruz..!

    İnsanların süt hakkındaki bilgileri ya tamamen yanlıştır yada bilerek yanıltılmışlardır. Sebebi dünya ekonomisinde inanılmaz yerinin olması, inek sütünün erişkin insanlar için faydasız hatta zararlı olduğu insanlara açıklanırsa ve süt tüketimi durursa çok büyük ekonomik çöküntülerin yaşanacak olmasıdır.

    Sütü üreten hayvan bedeni insan bedeniyle uyumsuz bir yapıya sahiptir. Bir buzağı 18 ay sonra tam bir yetişkin haline gelirken, insan buna 18 yılda ulaşır. Bu bile sütün aslında bizim bedenimize göre farklı olduğunu gösterir.

    Sütün içinde kazein diye bir madde vardır ve insan midesi bunun asla tamamını sindiremez. Bir bebek midesi bile ancak %40’ını sindirebilir. Ayrıca süt ince bağırsakta balgam yapar ve gözenekleri tıkar. Buradaki sindirimi de engeller yani.

    Ayrıca sütte yüksek oranda kalsiyum olduğu rivayeti de deneylerle ispatlanmış bir yalandır. Yapılan bazı klinik deneylerde 1500 çocuğun üzerinde yapılan bir araştırmada süt içenlerle içmeyen çocukların arasında kalsiyum bakımından önemli bir farkı olmadığı görülmüştür.

    “Doğulular ve Afrikalılar geleneksel olarak, müshil amaçlı kullanımı hariç sütten uzak durmuşlardır. Ama batı dünyasında insanlara hayatları boyunca her gün süt içmeleri söylenir.”

    Doğaya baktığımızda, yavruların sütten kesildiği zamana kadar yalnızca sütle beslendiğini görürüz, çünkü sindirim sistemi buna uygun şekilde tasarlanmış. Sütün sindirimini sağlayan laktaz enziminin, ergenliğe geçişle birlikte insan sisteminden kendiliğinden yok olması; yetişkin insanların süte besin olarak kaplanlardan ya da şempanzelerden daha fazla ihtiyacı olmadığını gösteriyor.

    İddia şu: Yetişkinlerin vücudu sütü sindirmeye uygun değildir. Bu ne demek? Şu demek: Erişkin yaşta süt, sindirim sistemini bozar. Neden? Çünkü çocuklarda olan fermentler ve enzimler (laktoz, kazein, vs.) yetişkinlerde yeterli miktarlarda yoktur. Bu durumda ne olur? Vücutta gaz birikimi ve yumuşak gaitaya (büyük abdest), karın ağrılarına, şeker hastalığına, kalp ve damar hastalıklarına ve hatta yaşlı kadınlarda şimdiye kadar bilindiğinin aksine kemik erimelerine sebep olur. Süt içende vücutta zararlı fermantasyonlar ve oksidasyonlar (zararlı kimyasal reaksiyonlar) oluşur. Bu de ne demektir? Serbest radikaller demek. Peki serbest radikal ne demek? Çabuk yaşlanma demek! Yani süt bir yaşlanma nedeni.

    Süt, çiğ olarak tüketildiğinde tam protein besin olmasına rağmen yağ da içerdiği için kendinden başka bir besinle zor karışır. Buna rağmen günümüzde yetişkinler diğer yiyecekleri devamlı soğuk sütle “yıkarlar”. Süt mideye girdiğinde hemen kesilir ve mevcut başka bir yiyecek varsa kesilmiş süt tanecikleri diğer yiyecek taneciklerinin etrafında pıhtılaşır, onları mide özsularından yalıtırak sindirimi geciktirir, çürüme başlangıcına ortam sağlar. Bu yüzden süt tüketimi ile ilgili ilk ve en önemli kural şudur: “Ya tek başına iç, ya da içme.”

    Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış süt, insan ömrünü uzatmada hiçbir fayda göstermezken; sütü pastörize etmek raf ömrünü uzattığından süt endüstrisi için daha kârlıdır. Dahası, pastörizasyon hepsini olmasa da bazı tehlikeli mikropları öldürerek sıhhî olmayan mandıralardaki hasta ineklerden alınan sütü göreceli olarak “zararsız” hâle getirir ve bu da süt endüstrisinin mâliyetlerini azaltır.

    Dr. Pottenger’in pastörize sütle beslenmiş kedilerinin kısırlaşması ve gücünü yitirmesi için yalnızca üç kuşak geçmesi yeterli olmuştur. Amerikalıların ve Avrupalıların neredeyse aynı sayıdaki kuşağı pastörize sütle beslenmiştir. Bugün, kısırlık Amerikan çiftleri için başta gelen sorunlardan biriyken; kalsiyum eksikliği de öyle yayılmıştır ki,
    Amerikalı çocukların yüzde doksanı kronik diş çürümesi sorunuyla karşı karşıyadır.

    İşin daha kötüsü, şimdilerde kaymağının ayrılmasını önlemek için süt “homojenize” ediliyor. Bu, yağ moleküllerinin sütün geri kalanından ayrılmayacağı noktaya kadar mayalanmasını ve öğütülmesini gerektiriyor. Ama aynı zamanda bu durum, süt yağının küçük parçacıklarının ince bağırsağın duvarından kolayca geçmesine izin vererek, doğal niteliğini kaybetmiş yağ ve kolestrolün vücut tarafından emilme miktarını büyük oranda arttırıyor.

    Aslında homojenize sütten, saf kremadan aldığınızdan daha fazla süt yağı alırsınız!

    - Besin mi zehir mi?!

    Kemik erimesi rahatsızlığı olan kadınların pastörize süt ürünleri ile ilgili gerçekleri dikkate almaları gerekir. Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış bu süt, bu durumu önlemek için yeterince kalsiyum sağlamaz.
    Büyük miktarlarda pastörize süt ürünleri tüketen Amerikalı kadınlar, dünyanın en yüksek sayıdaki kemik erimesi vakalarından muzdariptirler.
    Örneğin, çiğ lahana; herhangi bir miktar pastörize süt, yoğurt, çiftlik peyniri veya doğal niteliği bozulmuş diğer süt ürünlerinden daha fazla kalsiyum sağlar.
    Kuzey Dakota’nın Grand Folks şehrindeki İnsan Araştırma Merkezi’nde yapılan yeni çalışmalar gösteriyor ki, boron elementi kalsiyumun besinlerden emilmesinde ve kemik yapımında kullanılmasında temel bir role sahiptir.
    Daha da dikkate değer bir nokta şudur: Yeterli miktarda boron verildiğinde kadınların kanındaki östrojen seviyesi, Batı’da kemik erimesine karşı genel bir geçici önlem olan östrojen yenileme terapisine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak, iki katından daha fazla arttı. Boronu nereden bulabiliriz?

    Özellikle elma, armut, üzüm, fındık, lahana ve diğer lifli sebzeler gibi kasiyumu da bulduğumuz taze meyve ve sebzelerden. Doğa zaten ihtiyacımız olan hayâtî besin kaynaklarının tümünü birbirini tamamlayan şekilde bolca sağlamıştır ama insan onları öldürene kadar pişirmekte ve işlemekte ısrar eder ve sonra diyetinin neden “işe yaramadığını” düşünür durur.
    Yetişkinler harika bir besin olan çiğ sütü temin edemedikleri sürece, günlük diyetlerinde yer alan sütü yeniden gözden geçirmelidirler.
    Çocukları “güçlü ve sağlıklı” büyüsünler diye pastörize sütle tıka basa doldurmak düpedüz deliliktir, çünkü en basitinden, onlar içindeki besinleri ayrıştıramazlar.
    Aslında, doğal niteliğini yitirmiş süt ürünleri, bağırsakları tabaka tabaka balçık gibi çamurla tıkayarak organik besinlerin emilimine engel olduğundan; erkekler, kadınlar ve çocuklar diyetlerindeki tüm pastörize süt ürünlerini çıkarmalıdırlar.
    İnek sütü buzağılar içindir ve bebekler de sütten kesilene kadar anne sütüyle beslenmelidir. Doğa her iki tip sütü ve sindirim sistemini buna göre tasarlamıştır.

    - Sütün metabolizma üzerindeki olumsuz etkilerinden bazıları

    Kronik astım, alerji, kulak enfeksiyonları ve sivilcenin birçok çeşidi süt ürünlerini diyetten çıkarmakla kolayca iyileştirilebilir.
    İnek sütü ürünleri özellikle kadınlar için zararlıdır. Süt kadınların vücudundan dışarı akmalıdır, içeri değil. Pastörize inek sütünün kadınları güçten düşüren etkileri, süt üretimini arttırmak için ineklere enjekte edilen sentetik hormonlarla daha da şiddetlenir. Bu kimyasallar titizlikle dengelenmiş dişi endokrin sistemine çok zarar verir.
    Besin ve İyileşme (Food and Healing) adlı kitabında besin terapisti Anne Marie Colbin süt ürünlerinin kadınlar için yarattığı felaketi şöyle açıklar: “Süt, peynir, yoğurt ve dondurma gibi süt ürünlerinin tüketimiyle; yumurtalık tümörünü ve kistlerini, vajinal akıntıları ve enfeksiyonları da kapsayan dişi üreme sistemindeki çeşitli hastalıklar kuvvetle bağlantılıdır.
    Bu bağlantının, süt ürünlerinin tüketimine son verdiklerinde problemlerin azaldığını veya yok olduğunu bildiren tanıdığım sayısız kadın tarafından defalarca doğrulandığını görüyorum. Lifli tümörlerin geçtiğini veya dağıldığını, rahim kanserinin durduğunu, adet düzensizliklerinin düzeldiğini duyuyorum. Kısırlık bile bu yaklaşımla birkaç örnekte ortadan kalkmış görünüyor.” Birçok kadın ve erkek, doktorları iyi bir kalsiyum kaynağı olduğunu söylediği için süt ürünleri tüketiyor. Bu bâtıl bir tavsiyedir.
    Doğrudur, 100 gramında 33 gram kalsiyum bulunan insan sütü ile karşılaştırıldığında, inek sütü her 100 gramında 118 mg kalsiyum içerir. Ama ayrıca, inek sütü 100 gramında insan sütünde 18 mg bulunan fosfordan 97 mg içerir. Fosfor, sindirim yolunda kalsiyum ile birleşir ve aslında kalsiyumun emilimini önler.

    New York Devlet Üniversitesi tıp merkezinin pediatri bölüm başkanı Dr. Frank Oski şöyle diyor: “Yalnızca Kalsiyum-Fosfor oranı 2-1 olan besinler temel kalsiyum kaynağı olarak kullanılmalıdır. İnsan sütünün oranı 2.35’e 1, inek sütününki yalnızca 1.27’ye 1. İnek sütü ayrıca 100 gramında 16 mg sodyum içeren insan sütü ile karşılaştırıldığında 50 mg sodyum içerir, yani süt ürünleri muhtemelen modern batı dünyası diyetinin en yaygın aşırı sodyum kaynaklarından biridir.”

    Bununla beraber, inek sütü daha iyi sindirilen ve sağlığa yararlı olan diğer besinler kadar iyi bir kalsiyum deposu değildir.
    100 gramında 118 mg kalsiyum bulunan inek sütünü bazı besinlerin 100 gramı ile karşılaştırın:
    Badem (254 mg),
    brokoli (130 mg),
    kıvırcık lahana (187 mg),
    susam tohumu (1,160 mg),
    bir tür su yosunu olan kelp (1,093 mg)
    ve sardalya balığı (400mg).

    - Kalp-damar hastalıkları ve süt

    Süt kalp krizlerini ve damar sertliği riskini arttırdığı da iddia ediliyor. Neden? Çünkü süt ve süt mamulleri (tereyağı, peynir ve yoğurt) yüksek miktarda kolesterol ve yağ içerirler. Bu da damarların kireçlenmesine ve kalp hastalıklarına yol açar. Süt, çok fazla miktarlarda içilirse kanser riskini de arttırdığı söyleniyor. İçerdiği ettiği çok kuvvetli proteinler nedeni ile meme, bağırsak ve prostat kanseriyle ilişkili bulunuyor. Meme ve prostat kanseri hastalarının kanında yüksek dozda bir büyüme hormonu olan (IGF-1) çok fazla olarak mevcuttur. Bu hormon aynı zamanda sütte de çok fazla miktarlarda mevcuttur. (Daha çok süt versin diye ineğe verilen rBGH hormonu yüzünden. Avrupa’da yasak, Türkiye’deki durumu bilmiyorum) Bazı doktorlar bu büyüme hormonun kansere zemin hazırlayabileceğini öne sürüyor. Çok süt içenlerin de kanında bu hormona fazlaca rastlanmakta.

    “Geleneksel Çin tıbbı açısından bakarsak, süt bir çeşit “cinsel öz”dür. İnsan türünün başka bir türün cinsel özünü içmesi özellikle kadınlar için sadece hastalığa yol açar, çünkü içerdiği hormonlar insanın endokrin sisteminin hassas dengesini bozar.”
    Eğer süt ürünleri içmekte ısrarlıysanız, en iyi tercihiniz insan sütünün besinsel karışımına ve dengesine yaklaşan “keçi sütü” olmalıdır. İnek sütünden yapılmış yegane tehlikesiz ürünler sindirilebilen bir yağ olan taze tereyağı, laktobakteri tarafından sizin için önceden sindirilmiş taze mayalanmış yoğurttur. Ama bunlar bile mâkul ölçülerde ve mümkünse çiğ, pastörize olmayan sütten yapılmış olmalıdır.

    Kaynaklar
    * www.hps-online.com / Food & dieting/The science of food combining
    * Milk and dairy www.hps-online.com/Food & dieting /Food profiles
    * Robert Cohen “MILK: The Deadly Poison. Argus Publishing
    * http://gulernameste.blogcu.com/pastorize-sutun-zara…/1148526
    * http://www.turkforum.net/1108717423-sutun-zararlari-sut-sag…
    * http://anetteinselberg.com/2014/12/26/sut-hakkinda-bilmek-istemediginiz-her-sey-2/
     
    Son düzenleme: 7 Ocak 2015
    BetterThanBoy ve Bekci bunu beğendi.
  2. ahmet ocak
    Offline

    ahmet ocak Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2014
    Mesajlar:
    272
    Beğenileri:
    129
    Ödül Puanları:
    53
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    SİVAS
    Dostum bu daha çok bir teori bence bilimsel dayanakları yok adam düz mantiga dayanarak yorumlamış yetişkin bir aslan süt içbilseydi avlanmaz yer içer yatardı herhalde :d hayvanlar güdüsel olarak hep kolay yolu kolay avı tercih ederler buda ekolojinin çöküşü dünya düzeninin kaybı demektir bence o yüzden biyerden sonra süt içmezler Zararlarına gelince dogada herşeyin artı ve eksileri var solugumuz oksijenin içtiğimiz suyun bile
     
  3. Savino89
    Offline

    Savino89 Üye

    Katılım:
    11 Ekim 2014
    Mesajlar:
    527
    Beğenileri:
    223
    Ödül Puanları:
    53
    Cinsiyet:
    Bay
    ''İddia şu'' denildiği gibi iddialarla biryere gelemeyiz yazıya bakılırsa yazan kişide ne yazdığından emin değil.
    ''Süt, çok fazla miktarlarda içilirse kanser riskini de arttırdığı söyleniyor'' . Söylentilerimi tartışıcaz araştırmalarımı .

    Evet fazla süt zararlıdır ama bende sana derimki suda zararlıdır onunda bir sınırı var günde 10 litre iç bakim hastanelik oluyormusun olmuyormusun
     
    elite35 bunu beğendi.
  4. aslangur
    Offline

    aslangur Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.084
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    93
    Demişki süt şişkinlik şu bu vs. Soğuk icmedigim takdirde bunların hiçbiri olmuyor.tabiki eksisi vardır ama kararında icildigi takdirde bence asla artisindan fazla değildir
     
  5. oculusmaker
    Offline

    oculusmaker Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2011
    Mesajlar:
    55
    Beğenileri:
    34
    Ödül Puanları:
    28
    Yakinda su icmenin zararlari da cikar bu gidisle.Sadece sut ve sut urunleri tuketerek insanlar 100 yili askin sure yasayabiliyorsa kimse bana cikipta sutun zararlarindan bahsedemez.Inanan inansin bu sacmaliklara.
     
  6. impassionedsailor
    Offline

    impassionedsailor Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2014
    Mesajlar:
    56
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    8
    Cinsiyet:
    Bay
    Bunu yazan profesore annesi sut vermemis gelisememis beyni prof diplamasi patetes muhur olmasin !
     
    actual1985 bunu beğendi.
  7. Bekci
    Offline

    Bekci Üye

    Katılım:
    13 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.333
    Beğenileri:
    6.154
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    EU
    Yazılanların hepsine katılıyorum.mantığım doğru olduğunu söylüyor.dikkat ederseniz işlenmemiş saf süt için birşey demiyor sadece işlenmiş ve pastörize edilmiş sütün zararlı olduğundan bahsediyor.Biz bu sporda ilk kural olarak diyoruzki,işlenmiş hiçbir besini tüketmeyin.Malesef günümüzde sütde işlenmiş bir besindir.
     
    onur04, SportMyLife, DaiMoNer ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  8. Yaver27
    Offline

    Yaver27 Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2014
    Mesajlar:
    1.060
    Beğenileri:
    1.422
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    yazı çok uzun, okumaya üşendim. ama hemen hemen tüm doktorlar, tümü demeyeyim de, çoğu,süt yerine süt ürünü tavsiye eder.
     
    Bekci ve columbu bunu beğendi.
  9. aslangur
    Offline

    aslangur Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.084
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    93
    Bekçi abim yediğimiz hangi biri doğal ki
     
    kasmıodane? bunu beğendi.
  10. ahmet ocak
    Offline

    ahmet ocak Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2014
    Mesajlar:
    272
    Beğenileri:
    129
    Ödül Puanları:
    53
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    SİVAS
    Harbiden abi taman eyw işlenmiş süt dogal süte göre daha zararlıdır ama adam sanki sütten degil kokainden bahsediyor
     
    mevlana244 bunu beğendi.
  11. tarantino16
    Offline

    tarantino16 Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2014
    Mesajlar:
    142
    Beğenileri:
    85
    Ödül Puanları:
    28
    Cinsiyet:
    Bay
    10 yasimdan beri (7 yildir) gunde 1lt sut tuketen biriyim hicbir saglik sorunum vs. Yok. Bilimsel olarak dogrudur yanlistir bilemem. Benim deneyimim bu yonde. Süte bayilirim;D
     
    mevlana244 ve Savino89 bunu beğendi.
  12. Onur BABACAN
    Offline

    Onur BABACAN Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2006
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    67
    Ödül Puanları:
    28
    Hatırladığım kadarıyla 2. dünya savaşında Avrupa'da tüm hayvanları ellerinden alınan bir kasabada uzunca bir dönem kanser kemik erimesi vs görülmez iken tekrar hayvan sahibi olup et süt tüketmeye başlandıktan sonra kanser ve kemik erimesi vakalarında ani bir yükseliş görülmüş, bu araştırmayı bilen bulan tamamını paylaşırsa sevinirim.
     
  13. mevlana244
    Offline

    mevlana244 Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2014
    Mesajlar:
    180
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    28
    Cinsiyet:
    Bay
    İşlenmiş ürün yemeyin; ama tavuk yiyin yumurta yiyin, konserve balık yiyin, vb birsürü ürün yiyin bunlar işlenmiş değilmi babacım bunlarla ilgili bir sürü video var tavuk şişsin dige hava veriyorlar. Midesini büyütüyorlar filan. ;Ben sütü çok severim günde 1 litre olmasada yakın tüketirim hatta bunun 200 ml kakaolu süt. Eğer bana biri çıkıp yemeğin yanında süt içme derse eyvallah veya kahvaltıda yumurtanın yanında buna katılırım ama süt içme süt ürünü kullan ;peynir,yoğurt bunların hepsi zaten pastorize edilmiş sütten yapılıyor. Günde 2 bardak süt yemeğin yanında içme, gayet iyidir benim nacizane görüşüm.
     
    kasmıodane? bunu beğendi.
  14. thetoro
    Offline

    thetoro Üye

    Katılım:
    7 Ocak 2015
    Mesajlar:
    36
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    18
    Cinsiyet:
    Bay
    Yazının biraz abartıldığını düşünüyorum hatta yazanlar arasında vegan olanda olabilir. Vegan bir hayvan ürününü tüketmez.
    Ama doğruluğuna genel olarak katılıyorum pastorize süt ve ürünlerini kolay kolay tüketmem.
    Bunun zararları muhtemelen bir 5 10 yıl sonra kesin olarak bilinir. Doğal olarak almak lazım.
     
  15. oculusmaker
    Offline

    oculusmaker Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2011
    Mesajlar:
    55
    Beğenileri:
    34
    Ödül Puanları:
    28
    Neden 5-10 yil sonra bilinsin ki?Pastorize urunler 150 yildir tuketiliyor.Pastorizasyonun sagliga zararli oldugunu soylemek inanilmaz derecede mantiksiz.Soylediginiz sutu kaynatarak icmeyin demekle ayni sey.
     
    ahmet ocak bunu beğendi.
  16. columbu
    Offline

    columbu Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    531
    Beğenileri:
    1.017
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Laktoz intoleransı ( kabaca süt alerjisi ) diye bir gerçek var arkadaşlar. Ve bu durum oldukça yaygın, pek çok insanda görülüyor, etrafınıza bir bakın, direk olarak süt yada sütlü tatlılar tükettikten sonra ishal olan pek çok insan var, bunun sebebi sütün içeriğini sindiremeyen baarsakların fazlaca enzim salgılayarak kendini boşaltmasıdır. Süt yerine sütten imal edilen bazı ürünleri tercih etmek daha doğru, örneğin probiyotik yoğurt, endüstriyel üretim olmasına rağmen sindirim sistemine muazzam faydalı. Sütü doğal üreticiden alıp, evde yoğurt yapılarak tüketilmesi en doğrusu. Bu arada 15 16 yaşlarındayken problem yaşamamanız gayet doğal, ilerleyen yıllarda yıpranan sistemler sonucu sinyaller gelmeye başlıyor.
     
    Yaver27 ve Bekci bunu beğendi.
  17. ahmet ocak
    Offline

    ahmet ocak Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2014
    Mesajlar:
    272
    Beğenileri:
    129
    Ödül Puanları:
    53
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    SİVAS
    Hocam laktoz alerjisi oranı %9 çokda abartılıcak bir oran degil hiç bir hayvansal gıda 4.4 lük degil hepsinin kusurları var muhakak ama hiç biri bu denli abartılı karalanmayı hak etmiyor yazıya bakarsanız yemek borumuzdan girdigi anda zararları başlıyor yazıyı yazan arkadaş astımdan romatizmaya ülserden zihinsel sorunlara kadar deginmiş dalak böbrek mide bagırsak karaciger her bişeyi iflasın eşigine getirmiş yazıda süt süt degil siyanür gibi kaleme alınmış bu yazıyı yayınlayan grup veya kişi agır vegan olma olasılıgı muhtemeldir.
     
    actual1985, aslangur ve mevlana244 bunu beğendi.
  18. DaiMoNer
    Offline

    DaiMoNer Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2014
    Mesajlar:
    66
    Beğenileri:
    18
    Ödül Puanları:
    18
    Cinsiyet:
    Bay
    Diyetde yapmayalim o zaman dogaya gore ya herşey

    Sen hic doğada diyet yapan kaplan gördün mü :D

    SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    kasmıodane? bunu beğendi.
  19. mevlana244
    Offline

    mevlana244 Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2014
    Mesajlar:
    180
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    28
    Cinsiyet:
    Bay
    Abiler hepinize saygım sonsuz ama kusura bakmayın katılmıyorum. Süte alerjisi olabilir bi insanın, süt gaz da yapar doğru hele yatmadan soğuk içince gazdan geçilmiyor bizim ev eyvallah. Ama yapmayın etmeyin kalsiyum yokmuş sütte süt değil de Ahmet Ocak abime katılıyorum siyanür gibi anlatılmış. Günde 1 litre içme 2 bardak süt heleki; yulafın üstüne su mu dökücez o zaman tavuk,konserve balık da yemeyelim hatta bunu yazarken kakaolu sütümü içip selam yolluyorum :)
     
  20. Yaver27
    Offline

    Yaver27 Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2014
    Mesajlar:
    1.060
    Beğenileri:
    1.422
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Bay
    doktorların "süt yerine süt ürünü tüketin" lafına katılmakla birlikte, bir de brucella diye bir milli kastalığımız var. özellikle bizim bölgede, tam olarak kaynatılmayan taze sütten imal edilen bir peynir türü var ki evlere şenlik. tadı da çok güzel. günlük 1 kilo falan yerdim. iki defa yakalandım bu rahatsızlığa. ilkini 1 haftada atlattım. diğerini atlatmak 3 ay sürdü. 3 ay okula gidemedim. 10 gün hastanede yattım. yataktan kalkmamak üzere...daha fazla yatmam gerekiyordu ama hastane koşulları ve hijyen yüzünden çıkarın beni burdan dedim. afedersiniz tuvaletimi de yatakta yapıyordum. çünkü tüm vücut felç. ateş en son 42 yi gördük. 1 derece daha artsa kalbim duracaktı. 10 gün sonra hastaneden çıktım, 45 gün boyunca destekli yürüyebildim. şöyle ki, evin bir odasından bir odasına yürümem 1 saat.
    yattığım fakülte hastanesindeki doçent, kalıcı bir sakatlık durumundan bile bahsetti. ağrılar çoğunlukla sol taraftaydı. sol bacağımda kalıcı bir engel olabileceğini söylemişti, Allahtan olmadı.
    bir peynirin insanı bu hale getirebileceğine ancak başıma gelince inanabilirdim, öyle de oldu :)
    --- Mesaj birleştirildi, 8 Ocak 2015 ---
    tabi bu dediğim peynir türü, bir tür yöresel ev peyniri. köyden alırdık. herşeyin ev yapımını yerim de, peynirin ev yapımı olanını hala yemem. pastorize peynirden bol bol yerim, problem yok.
     
    Son düzenleme: 8 Ocak 2015
    maietnigri, vucutcuelaman ve mevlana244 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş