Proteinler ve Amino Asitler

Konusu 'Supplementler' forumundadır ve savasmeral tarafından 12 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 4 üye.
  1. savasmeral
    Offline

    savasmeral Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2009
    Mesajlar:
    37
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    ankara
    Nedir Nereden Gelir ?
    Amino asitler kasların yapı taşlarıdır ve aynı zamanda kasların büyümesi için vücudun anabolizmasını harekete geçirirler. Amino asitler , esansiyel ve nonesansiyel olmak üzere ikiye ayrılırlar. Nonesansiyel amino asitler vücut taradından üretilirken esansiyel amino asitler dışarıdan alınırlar. Et , balık , süt ürünleri, yumurta beyazı, soya fasulyesi gibi proteince zengin gıdalardan elde edilirler. Vücut geliştirme ile uğraşanların özellikle bazı amino asitlere şiddetle gereksinimi vardır.
    Toplam 20 çeşit amino asit olmasına karşın son araştırmalar sadece belli başlı amino asitlerin anabolik süreci başlatması için gerekli olduğunu ispatlamıştır.

    Ne Yaparlar ?
    Amino asitler insan vücudu için hayati besin kaynaklarıdır. Sporcular aminoasit takviyesi ile yeni kas dokularının oluşması , büyümesi ve hücre onarımı bakımından fayda görürler. Vücut aminoasitleri asimilasyona uğratarak 50.000`nin üzerinde protein ve 15.000`nin üzerinde enzim çeşidi üretir. Amino asitler sadece protein ve üretmekle kalmaz aynı zamanda insanın psikolojisini motivasyon ve konsantrasyonu, dikkatini ,uykusunu seksüel performansının düzenlenmesinde anahtar rol oynarlar. Proteinler vücuda alındıktan sonra amino asitlerine parçalanırlar , daha sonra bu amino asitler vücudun gereken proteinlerinin ve enzimlerinin üretiminde kullanılırlar.

    Amino Asitlerin ve Proteinlerin Farkı
    Amino Asitlerin ve Proteinler yıllar boyunca insanlar tarafından birlikte telaffuz edilmiş ve bir çok insan için aynı anlamı taşımışlardır. Gerçekte bu iki madde yapıları itibariyle farklıdırlar ve amino asitler protein tozlarının yapamadıklarını yaparlar. Protein tozları (whey , casein , yumurta beyazı gibi) birbirine kimyasal olarak bağlanmış amino asitlerden meydana gelir. Bu proteinler kana emilmeden önce vücut tarafından peptitlere bölünmesi gerekmektedir. Bu bölünme ve sonrasında kana emilim çok uzun bir süreçtir. Örneğin bir ölçümde 15gr süt proteinin %70 – 80 oranında emilmesi için 3 saat zaman gerektiği tespit edilmiştir.
    Aslında uzun bir sürede emilmelerine karşın bozulmamış proteinler çok önemlidir çünkü vücuda geniş spektrumlu bir amino asit profili sağlayarak kaslarda temel yapı taşlarını oluştururlar. Böylece amino asit havuzunu doldurarak yeni dokuların oluşumunu ve büyümesini sağlayarak en temel görevi yerine getirirler. Amino asitlere göre daha ucuzdurlar. Ancak amino asitlerle kıyaslandığında daha az etkilidirler. Çünkü protein tozları vücut enzimleri tarafından amino asitlere ayrılırken bu amino asitlerin bir çoğu karaciğer tarafından etkisiz kılınırlar. Daha fazla amino asit için daha fazla protein tüketmek ise vücutta protein paradoksuna yol açar.
    Aşırı protein alımı büyümeyi desteklemek yerine , büyümeyi yavaşlatır. Buna protein paradoksu denir.
    Amino asitler protein tozları ile kıyaslandığında , protein tozlarının yanında saf maden gibi dururlar. Çünkü amino asitler zaten proteinin peptitlere ayrılmış halidir ve vücut ayırma işlemi uğraşmadan direk olarak daha çabuk ve etkili bir şekilde amino asitlerin kas hücrelerine emilimini sağlar. Amino asitler protein tozlarının sağladığı tüm faydaları sağlarlar. Daha önemlisi kan dolaşımına direk girmeleri dolayısıyla daha başka artı faydalar gösterirler. Sadece kasların yapı taşı olma özelliğinin çok ötesinde özellikler sunarlar. Protein tozlarına karşın en temel üstünlüğü protein tozlarının ortaya koyamadığı bazı anabolik ve anti katabolik ve hormonal fonksiyonları ortaya koyarlar. Anabolizm, hormon regulasyonu (GH , insülin) immunamodülasyon , nörotransmiter fonksiyoun gibi armakolojik ve psikolojik etkiler gösterirler. Doğru oranlarda amino asit profiline sahip amino asitler gücü arttırmada ve onarım sürecini kısaltama da, yorgunluğu önlemede ve yağsız kas kütlesini arttırmada protein tozlarının sahip olduğu potansiyelin çok üstünde bir potansiyele sahiptirler. Tüm bunlar protein tozları ve amino asitlerin birlikte kullanılmaması anlamına gelmemelidir. Sporcular her ikisini de kullanabilirler. Ancak çok sıkı bir protein diyetine girilmişse sadece amino asit kullanımı tercih edilmelidir. Aksi takdirde sporcu protein paradoksuna girme riski yaşar.

    Esansiyel ve Non-Esansiyel Amino Asitlerin Farkı
    Amino asitler en temelde ikiye ayrılırlar. Bunlar vücudun üretemediği esansiyela amino asitler (EAA) ve vücudun ürettiği non-esansiyel aminoasitlerdir (NEAA). EAA lar dışarıdan besin takviyesi olarak alınır ve çok değerlidirler. Vücudun nitrojen dengesi gerekli olduğu zaman EAA lardan elde eder. EAA lar sırasıyla : histidine , isoleucine, leucine, lyine , methşonin , phenylalanine , threonine ve valindir.
    Klinik deneyler EAAların protein sentesi ve pozitif nitrojen dengesi yoluyla anabolik etkiler sağladığını kanıtlamıştır. NEAAlar ise pozitif protein sentezi ve anabolizm için gerekli değildirler. Teksas Üniversitesinde yapılan bir çalışmada bir grup sporcuya 6gr EAA verilirken diğer grup sporcuya 6gr karışık (EAA+NEAA) amino asit verilmiştir. Uygulanan antrenman programı sonrasında 6 gr EAA almış sporcuların iki kat daha fazla anabolik etki gösterdiğini dolayısıyla anabolizma için NEAAlara gerek olmadığı kanıtlanmıştır.

    En İyi Amino Asit Kaynağı – Whey Proteini
    Dünya piyasalarında amino asit yapımında whey proteini , yumurta beyazu ve süt proteini gibi çeşitli proteinler kullanılmaktadır. En pahalı proteinin ehry olması sebebiyle br çok firma amino asit üretiminde maliyetleri göz önünde bulundurarak diğer ucuz maliyetli protein kaynaklarını amino asit üretimi için tercih edebilmektedirler. Günümüzde bilinen en iyi ancak en pahalı amino asit kaynağı whey proteini olup diğer protein kaynaklarına göre üstünlüklerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
    1- Nitrojen yeni kas dokularının büyümesi ve tamirinde önemli bir rol oynar. En fazla nitrojen içeren protein kaynağı en yüksek biyolojik değere sahip olan proteindir. Peynir altı suyu proteininin biyolojik değeri 104 olup diğer proteinlere göre çok daha fazla nitrojen içerir.

    Protein Kaynağı Biyolojik Değer
    Whey 104
    Yumurta Beyazı 100
    İnek Sütü 91
    Sığır Eti 80
    Kazein 77
    Soya 74

    2- kısa ve orta süreli antrenmanlarda temel enerji kaynağı glikojen depolarıdır. (karbohidratlar)
    Antrenman süresi uzadıkça tükenen karbonhidratların yerini enerji kaynağı olarak yağlar alır. Antrenman süresi daha fazla uzadıkça proteinlerde enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlanır. Bu durumda enerji kayanağının %10 – 15 i aminoasitlerden özellikle de BCAAlardan karşılanır. BCAA lar aktif olan iskelet kasları tarafından kullanılarak nitrojen açığa çıkarılır. Nitrojen kaslardaki prouvatla birleşerek Alanin i oluşturur. Karaciğer Alaninden nitrojeni ayrıştırarak glukozu oluşturu. Böylece glukoz yeni enerji kaynağı olarak kullanılır. Dolayısıyla BCAA lar tüm amino asitler içerisinde ağır antrenman esnasından çok özel bir yeri olan amino asitlerdir. Whey proteini tüm protein kaynakları içinde en yüksek BCAA değerine sahip proteindir.

    Protein Kaynağı BCAA g/100 g protein
    Whey 26
    Yumurta Beyazı 22
    Süt izolatı 20
    Soya izolatı 17

    Önemli olan diğer bir nokta protein kaynağının PDCAAS (proein digestibility corrected amino acid score) değeridir. Bu değer vücut tarafından emilen proteinin kaslarda kütle artışında ne kadar etkin olduğunu gösteren değerdir. Whey diğer protein kaynaklarına göre en yüksek nitrojen miktarının yanı sıra en yüksek protein değerini de sunmaktadır. Protein kalitesinin ölçümü PDCAAS ölçü metoduyla bulunur. Bu ölçüm için temel alnın kriterler yaklaşık nitrojen değeri , esansiyel amino asit profili ve sindirilebilme oranıdır. Bu metoda göre ideal bir protenin PDCAAS 1,0 olmalıdır. PDCAAS metoduna göre değeri 1,41 olan whey tüm protein kaynakları içerisinde rakipsizdir.

    Protein Kaynağı PDCAAS Değeri
    Whey 1,14
    Yumurta beyazı 1,00
    Kazein 1,00
    Süt izolatı 1,00
    Soya izolatı 1,00
    Sığır eti 1,00
    Mercimek 0,52
    Buğday gluteni 0,25

    Görüldüğü gibi hiçbir protein kaynağı wheyin sunmuş olduğu biyolojik değere , BCAA miktarına ve PDCAAS değerine ulaşamamaktadır. Bu değerler amino asit ürünleri içinde en iyi amino asitin whey olduğunu ortaya koymaktadır.

    Dünya piyasalarında üretim yöntemlerine ve maliyetlerine göre çeşitli kalitelerde whey proteinleri üretilmektedir. Whey proteince çok zengin olmasına karşın insanlar tarafından tüketilebilir hale getirilebilmesi gerekmektedir. Bunun için başlıca iki temel üretim şekli geliştirilmiştir. Bunladan birincisi filtrasyon yöntemi olup ileri teknoloji şle mekanik olarak membran filtrelerden basınç altında geçirilmesiyle hiçbir kimyasal işlem görmeden filtre edilir. Bu metodla yüksek oranda alfa-lactalbumin ve glukomakropeptidler elde edilir. Alfa-lactalbumin neden önemlidir? Çünkü anne sütünde bulunan insanlar için en fazla besin değerine faydalı proteindir. Glukomakrıpeptidler BCAA amino asitlerince zengindir. İkinci üretim yöntemi ion-exchange yöntemidir. Ağır kimyasalların sebebiyle wheyin bir çok değerli ajanları işlem sırasında kaybolabilir. Dolayısıyla whey proteini üretiminde önem kazanan noktalar : alfa-lactalbumin ve Glukomakrıpeptid formların yüksek oranda eldesi ve yüksek nitrojen miktarı için yüksek biyolojik değeri olan ürün eldesidir.
    Proteinler iki ayrı formda bulunurlar:
    1) Bozulmamış protein :
    Kırılmamış uzun zincirli protein
    2) Peptid form protein (kısa uzun zincirli amino asitler):
    Amino asitler kasların yapı taşıdır. Araştırmalar göstermiştir ki en iyi amino asit alımını sağlamak için peptid form protein tüketmek gerekir. Peptid form protein hidrolize prosesiyle elde edilir. Hidrolize prosesinde de iki üretim şekli geliştirilmiştir. Bunlardan biri %100 enzimatik hidrolize yöntemi (önceden sindirlimiş) mide enzimleri ile protein zincirinin peptid zincirlere kırılması ile gerçekleşir. Bu prosesin faydası hidrolize olmamış proteinlere oranlara vücut tarafından daha çabuk ve daha fazla oranda sindirilebilmesidir. Proses zorluğu ve maliyetinden dolayı dünyadaki en pahalı whey proetini hidrolize whey proteinidir. Protein satın alırken dikkat edilmesi gereken % kaçlık bir protein olduğu değil nasıl filtre edildiği ve hidrolize olup olmadığıdır. Whey proteinin daha başka üstün özellikleri de vardır ve sırasıyla şu başlıklar altında özetlenebilir :

    Kas büyümesinde ve yorgunluğun önlenmesinde Whey`in önemi
    Whey proteini arginin ve lsiin amino asitlerince zengindir. Bu iki amino asit büyüme hormonu salgılatan amino asilerin başında gelir. Büyüme hormonu anabolik bir hormondur. Sporcuların anabolik etki gösteren maddeler almaları yasaklandığı için whey sporcular için doğal olarak büyüme hormonu salgılatan gıdaların başında gelir. Ayrıca whey glutamin içeriği olarakta zengindir. Glutamin antrenman sonrası yorgunluğu önler. Hücrelerin bölünerek çoğalmasında glutamin enerji kaynağı olarak görev yapar. İskelet kaslarında amino asit havuzunun %60 ını glutamin oluşturur. Eksikliğinde ise kas büyümesi yavaşlar ve kas yıkımı oluşur.

    Laktoferrin ve Sporcu Performansı
    Laktoferrin wheyin içinde doğal olarak oluşur ve demir molekülünü hücreye bağlayan protein olarak görev yapar. Demir minerali hücre metabolizmasını ve oksijen taşınmasında aktif role sahip olduğundan sporcuları için önemlidir. Bir çok spor dalı oksijen ihtiyacı gerektiren aerobik yoldan gerçekleşir. Oksijen taşınma ve dağılma kabiliyeti aerobik performansın limitlerini belirler. Hemoglobin iç nüvesi demirden oluşur. Demir eksikliği durumunda alyuvarların üretiminde azalma meydana geleceğinden sporcuların aerobik performansı düşer. Sporcular oksijen arışı için direk olarak demir takviyesi aldıklarında hemosiderosis (kanda demire bağlı pigment oluşumu) tehlikesi ile karşılaşırlar. Ayrıca demir miktarının fazlası bağırsaklarda rahatsızlıklara yol açar. Whey in içinde doğal olarak oluşan laktoferrin demir moleküllerini hücre içine bağlaması ile doğal olarak demir alınır ve herhangi bir yan etki ile karşılaşılmaz. Laktoferrin demiri hücre içine bağladığı için bir antioksidan olarak da görev yapar.

    Glukomakrıpeptidler(GMP) ve Sporcu Performansı
    GMP`ler peynirin yapımı aşamasında oluşurlar ve whey in ultrafilitrasyonu esnasında biriktirilerek konsantre hale getirilirler. Whey %15 – 20 arasında GMP içerir. GMP sindirim sistemi üzerinde etkilo olan ve biyolojik olarak aktif proteindir ve BCAA`larca çok zengindir. Sindirim sisteminin düzenli çalışması için sporcu beslenmesinde çok önemlidir. GMP cholesystockinin sentezlenmesinde ve açığa çıkarılmasında önemlidir.
    Cholesystockinin maddesi sindirimin düzenlenmesi ve iştahın bastırlıması yönünden ana rolü oynar. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir. Sadece sporcular açısından değil, aynı zamanda genel insan sağlığı açısından da peynir altı suyu proteini çok büyük faydalara
    sahiptir.
    Kanser oluşumunu engelleyen faktörler içerir,
    Kadiovasküler sağlığı destekler,
    Bağışıklık sistemini güçlendirir,
    Hipertansiyonu önlemeye yardımcı olur,
    Kolestrol seviyesini düşürür,
    Antioksidan görevi görür,
    Antitronbotik görevi vardır,
    (damar icinde kanin pihtilasmasini ya da vucudun kendisinden kaynaklanan nedenlerle damar icinde olusan bir tikanikligi onleyici)
    İltihaplanmaları önler
    Opioid etki gösterir (acıyı , ağrıyı azaltıcı vücut tarafından üretilen Endojen peptidler)
    Saç , tırnak sağlığını ve yenilenmesini sağlar,
    Kemiklerin sağlıklı olmasını sağlar,
    Vücutta su dengesini sağlar
    Zihinsel sağlığa ve strese karşı pozitif etkilidir.




    Alıntı

    http://www.facebook.com/home.php?#!/topic.php?uid=5617909444&topic=11696
     
    ernesto33 ve jimraynor bunu beğendi.
  2. Bluediver
    Offline

    Bluediver Üye

    Katılım:
    27 Mart 2010
    Mesajlar:
    264
    Beğenileri:
    277
    Ödül Puanları:
    73
    Meslek:
    ögrenci
    Yer:
    ISTANBUL/BURSA
    Bu yazıyı forumda okumustum gibi hatirliyorum.
     
    online305 bunu beğendi.
  3. jimraynor
    Offline

    jimraynor Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.467
    Beğenileri:
    958
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Endüstri Mühendisi
    Yer:
    Antalya
    Google'da araştırma yaparken çok eski bir konuyu bulmuş oldum. Güzel bir konu olmuş. Özellikle anabolik etkisi ve amino asit gerekliliği güzel aktarılmış.
     
  4. 007EMRE
    Offline

    007EMRE Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2010
    Mesajlar:
    347
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    İstanbul
    Arkadaşlar merak ettiğim bi sorunum var yardımcı olursanız sevinirim.Şimdi Optimum Whey, amino 3001 ve creatin kullanıyorum.Ancak Optimum ' un kutusunun arkasında yazan aminoasit değerleri bir ölçek içinde geçerli ise yeter de artar diye düşünüyorum ve ayrıyetten aminoasit tabletleri alıp böbrekli yorup maddi açıdan da zorlanmak yerine sadece ON Whey ve creatin yanında da sıkı bir beslenme yetmezmi ?
     

Sayfayı Paylaş