Pes Etmek?!?!

Konusu 'Dertleşme' forumundadır ve Draqo tarafından 19 Kasım 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 8 üye.
  1. Draqo
    Offline

    Draqo Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    Pes edip etmemek insanların hep gidip geldiği ince çizgiyle ayrılmış iki yer. An geliyo yeter diyoruz ama sonra birşey insanı itiveriyor.
    Hayatım boyunca hiçbir zaman "yapamayacağım" demedim. Bunda annemin ve rahmetli dedemin katkısı büyüktü.
    Beni çok küçükten beri "istersen herşeyi başarırsın" 'a , istedikten sonra herşeyin mümkün olduğuna inandırdılar.
    Bu şu anda benim için değişmez birşey. Pek çok kez ispatını gördüm.

    Ben bir tür kan hastalığına sahiptim. Kanımda demir eksikliği vardı.
    Demir eksik olduğu için merkez atomu Fe (Ferrum : Demir elementi) olan hemoglobin sayım çok düşüktü.
    Kanımda yeterli oksijen taşınamıyordu yani satürasyon değerim inanılmaz derecede düşüktü.
    Bırakın spor yapmayı sınıftan çıkamıyor , evde oyun oynayamıyor koltukta yattığım yerden küçük oyuncak arabamı ancak iktirebiliyor , çoğunlukla onu yaparkende uyuyakalıyordum. İnanılmaz zayıftım.
    Derslerde , tenefüslerde hep uyurdum.
    Ailem bu yüzden çok acı çekti. Kan kanseri teşhisi koyulduğunda gerçekten çok üzülmüşler.
    Ama çok şükür bu teşhis yanlış çıkmıştı.

    11 yaşımda bu duruma dur demem gerektiğini farkettim.
    Arkadaşlarım benimle dalga geçiyordu. Boksa başladım.
    Salonda sürekli rezil oluyordum. Yarım saat dayanamıyordum.
    Tam 6 yıl çalıştım. Koca 6 yıl.
    3 yaşıma geldiğimde , kanımdaki hemoglobin sayımı normalin üstünde çıkmaya başlamıştı. Yerimde duramıyordum.
    Haftada 21 saat antrenman yapıyordum. 7 gün x 3 saat.
    Bundan artan zamanlarda koşuyor , ip atlıyordum.
    Salondan çıktıktan sonra eve kadar koşuyor , evdeki kum torbasına geçiyordum. Özetle köpek gibi çalışarak 3 yıl geçirdim. Milli takım şansı doğmuştu.
    İlk defa bir sporda iyiydim ve çok mutluydum.
    Milli takım antrenörü beni izlemiş ve çok beğenmişti.

    Sonra birden LGS denen adi sınav piyasaya çıktı.
    Ailem "Lise önemli" deyince onları kıramadım.
    Şu sınav geçsin sonra rahat rahat devam et dediler. Tamam dedim.
    Sınav geçtikten sonra liseye girer girmez yine başladım.
    Formsuzluktan kurtulmak 5 ayımı aldı. Yine yeniden dahada fazla çalıştım.
    Milli takım antrenmanlarınada katılıyordum.

    Ama lise hayatı beni içine alıverdi.
    Antrenmanları biraz biraz ekmeye başlayınca disiplinsizliğe gelemeyen antrenörler beni sallayıverdi.
    Fakat bu sefer milli takım olanağı taekwondo'da doğuverdi. Antrenmanları ekmem problem olmuyordu.
    Ama zaten bu dönem bitene kadar ÖSS senem gelmişti. Bıraktım.
    Hala , kendimi keşke lise hayatına kaptırmasaydımda milli bir boksör olsaydım diyorum.
    Bazen ortadaki odaya giriyorum , kum torbasına bakıyorum.
    Acaba o hasta halime razı gelseydim şu andaki halim ne olacaktı ?

    Galiba vg yapmamın iki sebebi var , eski halime dönmekten duyduğum korku ve Kara Harp Okulu'na girme isteğim.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 20 Kasım 2008
    MyShadowKing, Berkthagar, slymnasye ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  2. mahir07
    Offline

    mahir07 Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    124
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    antalya
    öncelikle azminden dolayı seni kutluyorum...
    Çoğu insan bence bu şekilde bir başarı elde edemez.. Başarındaki en büyük etken ailenin bilinçli bireylerden oluşması ve senin üzerindeki inanılmaz derecedeki etkinlikleridir.. karakter yapısının da önemi büyük tabiki... çocukluk döneminde bunun farkına varman, ergenlik gibi zor bir dönemde bunu sürdürebilmen ve olgunluk döneminde bunları devam ettirip bizimle paylaşman gerçekten çok güzel.. inanıyorumki daha küçük sorunları büyütüp hayatındaki etkenliklerini kısıtlayan insanlara cok büyük bir ders olacaktır senin hikayen.. şahsım adına öncelikle ailene ve senin azmine saygı duydum.. umarım bundan sonraki hedeflerinide gerçekleştirirsin ve hayatta istedigin noktaya tüm engellere ragmen ulaşırsın..
    kolay gelsin!
     
    Draqo bunu beğendi.
  3. slymnasye
    Offline

    slymnasye Üye

    Katılım:
    3 Şubat 2006
    Mesajlar:
    551
    Beğenileri:
    385
    Ödül Puanları:
    73
    Drago yazını buyuk bir zevkle okudum ve gercekten seni çok ama çok takdir ettim.Bir cok insana örnek olucak işler başarmişsın helal olsun demekten başka bir şey gelmiyor aklıma dogrusu...

    Senin içinde bulundugun durum ve bununla mucadeleni düşündüm ve bazen de kendimin olur olmaz şeylere kafayı takıp kendimi cok caresiz hissettiğim zamanları dusundum belkı ben senin kadar guclu olamazdım arkadasım umarım bundan sonra hersey ıstedıgın gıbı olur herseyın bası saglık gercekten spor hayatında da ogrenim hayatında da basarılar dilerim....
     
    Draqo bunu beğendi.
  4. Draqo
    Offline

    Draqo Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    Çok teşekkürler. Gerçekten bunu böyle düşünmenin doğru olduğu kanıtlansın diye yazdım. Gerçektende istedikten sonra herşey başarılıyo arkadaşlar. Buna inanmalı. Buna gerçekten inanalım. O zaman hayat çok daha kolay oluyo. Hiç pes etmemek lazım. Hep herşeyle inatlaşmak lazım. Bunu yazmak aklımda yoktu aslında ama bugün salonda bacağı sakat birisinin sırt çalışırken etrafındakilere ne kadar umutsuz baktığını gördüm. Gerçekten arkadaşlar istedikten sonra her engel aşılıyo.
     
  5. Mestano
    Offline

    Mestano Yeni Üye

    Katılım:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.167
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    0
    Bende bunlara istinaden birkaç şey paylaşayım.

    Benim hayatımdaki en büyük pişmanlığım futboldan kaynaklanıyor. Orta iki ye başlıyacakken Gs futbol takımına girdim. İnanılmaz iyiydir, sağ açık oynuyordum ve top tekniğim, hızım ve gücüm çok fazlaydı ama ne yazıkki ailemin "lgs" için izin vermemesi yüzünden futbolu bıraktım.

    Pes etmeme konusuna gelecke olursak;
    Geçenlerde bir abim hikayesini anlatıyor, biraz özetleyiyeyim.

    Kendisi küçüklüğünde ağır astım geçirmiş, hep evde bulunmuş, sürekli kriz geçirdiği için yalnız bırakılmayan biriymiş. Bir gün gizlice babasından cebinden para alıp boksa başlamış(11-12 yaşında). O zaman tıp astım hastalarının kesinlikle spor yapmamalarını söylüyormuş, o başladığı sporla kısa zamanda astımı yenmiş. Şimdi 42 yaşında ve 30 yaşın altında gözüküyor, 46 cm define kolu var.

    Yine aynı adam bundan 4-5 yıl evvel boynunu kırmış ama uzun süreyi yatalak geçirmesine karşın direnmiş, pes etmemiş.

    Eminim şu an ağır rahatsızlık geçiren biri bu yazıyı okuyordur ve eminim biz ona bunu atlatmasında bir nebzede olsa destek oluyoruzdur...
     
  6. Draqo
    Offline

    Draqo Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    Evet benimde başlığı açma amacım kesinlikle buydu. Böyle anılarımız olduysa yazmakta fayda var. Boks ve yüzme gerçektende astım hastalarında çok işe yarıyor. Nefes geliştirdiği için. Herşeyin sırrı pes etmemekte. Engelli kardeşlerimizin belden aşağıları tutmamasına rağmen basketbol oynuyorlar ki basketbol , pek çok basketbolcununda tabiriyle aslında "ellerinde kullanılabildiği bir ayak oyunu".
     
  7. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Drago eline sağlık, keşke paragraf düzenlemesi vb. konulara dikkat ederek okunmasını kolaylaştırsaydın. Eğer düzeltip yeni halini yönetici arkdaşlardan birine yollarsan musait oldukları bir zamanda yazını düzelteceklerdir.

    Draqo ve Mestano Paylaşım için teşekkürler.
     
  8. Draqo
    Offline

    Draqo Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    Çok teşekkürler bunu okunması kolay bir hale getirip bir moda ileteyim o zaman. Gerçektende okunması zor olmuş. İmzanızda Atatürk'ün sözünü görünce , başaracağım demenin başarmanın yarısı olduğuna dair sözü geldi aklıma. Tamda başlığımıza uydu.
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  9. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    Drago azmini yürekten takdir ediyorum.
    Bugüne kadar başardıkların bundan sonra başaracaklarının kanıtı olsun diyebilirim sadece olaya güzel tarafından bakarak.
    Bundan sonra başaracağın şeyin de Harp Okulu'na girmek olacağına inanıyorum.

    Not:
    Yazının şeklini şemalini biraz düzeltmeye çalıştım. Memnun değilsen belirtebilirsin.
     
    Draqo ve gaddarkemal bunu beğendi.
  10. Draqo
    Offline

    Draqo Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    Yok estafurullah bende zaten onu rica edecektim çok sağolun.
     
  11. rockybalboa7
    Offline

    rockybalboa7 Üye

    Katılım:
    28 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.257
    Beğenileri:
    4.491
    Ödül Puanları:
    0
    ben yazıyı zevkle okudum ve açıkcası duygulandım her zaman hastalığın ve şartların ne olursa olsun başarıya inanmak insanı mutluluğa götüren yoldur işte sende inancınla hastalığını yenmişsin umarım hayatın boyunca sağlıklı ve mutlu olursun
     
  12. sovereign
    Offline

    sovereign Üye

    Katılım:
    28 Haziran 2008
    Mesajlar:
    372
    Beğenileri:
    52
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Ögrenci
    Yer:
    Istanbul
    herkesin pişmanlığı var işte.ders alıyoruz hatalarımızdan.mestano'nun başına gelen olay gibisinden bir şey de benim başıma geldi.yabancı dil okicaktım aç kalırsın dediler eşit ağırlık bölümüne yazdırdılar.3.sene de giremeyince sınava şimdi dil sınavından gir diyorlar:)
    hatalarımızdan ders alıyoruz işte.bildiğim bir şey varki bi dahaki sefere kendi doğrumuzun peşinden gitcez,yanlış bile olsa o arkasında durcaz bizim kararımız olduğu için.
    saygılar
     
    rockybalboa7, Draqo ve gaddarkemal bunu beğendi.
  13. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Sovereign'e katılıyorum, iyi düşünüp tartın, tavsiyeleri görüşleri nasihatleri dikkate alın ama karar verdikten sonra "kendi kararınızı" onun peşinden gidin, ben başkasının doğrusuna kendi yanlışımı tercih ederim.

    Kaderini kendi çizen herkese selam olsun.
     
  14. Draqo
    Offline

    Draqo Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2008
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    222
    Ödül Puanları:
    0
    Gerçektende çok doğru. İnsanların nasihatlerinden faydalanmak gerek ama asla etki altında kalmamak lazım. Bende hep etki altında kaldım. 3 yıl bu meslek konusunda etki altında kaldım. hala beni etkilemeye çalışıyolar. çevremde gerek aileden gerek arkadaş çevresinden sürekli "biz bunu korkutalımda asker olmasın çevirelim yolundan" amacıyla resmen ter döken insanlar var. Belki haklılar ama ömür boyu pişman olma riski gerçekten göze alınmayacak birşey.
     
  15. Reddie
    Offline

    Reddie Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2005
    Mesajlar:
    1.213
    Beğenileri:
    388
    Ödül Puanları:
    93
    inisler olmasa cikislarin anlami olmazdi...
    guclu olan hayatta kalir, pes etmek yok, teslim olmak yok!
     
  16. Ludacris
    Offline

    Ludacris Yeni Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    176
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İzmir
    Herkesin bir kavgası vardır.. Senin kavgan da hastalığınla. Seni yürekten kutluyorum. Eğer gaz almak istiosan daha sıkı çalışmak için sana bi film öneriyim .. Hayatımda izlediğim en güzel film. Açık ve net söylüyorum en güzel film. Beni bu işe yönelten film.. Biraz vücudumu toplayım kick box ve ya kung fu ya başlıcam :)

    Film :
    Never Back Down - Asla Pes Etme
     
  17. sleepy
    Offline

    sleepy Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2007
    Mesajlar:
    843
    Beğenileri:
    639
    Ödül Puanları:
    0
    Pes etmemek konusunda size katılıyorum arkadaşlar.

    Bu yönden çok güçlü bir iradeye sahibim. Senin gibi büyük bir hadise yaşamasam da, asla pes ettiğimi hatırlamıyorum.

    Yanlız Mestano ve Drago,

    Boks ve futbol geçmişinizde keşke diyerek baktığınız hadiseler olmasın. Neden?

    Bugüne kadar yaptıklarım ve yaşadıklarım bana şunu öğretti:

    Eğer bir idealin, bir amacın varsa var gücünle çalış. Eğer buna ulaşamazsan ve gerçekten çabaladıysan asla üzülme. Neden?

    Çok çalış, geriye dönüp baktığında "keşke" dememek için.

    Eğer olmazsa asla üzülme, çünkü bazı şeyler senin elinde değildir.

    Elinden geleni yapar ve arkana yaslanıp olanları izlersin.

    Eğer aranızda "Forrest Gump" adlı filmi izlemeyenler varsa (bu film Tom Hanks' e oskarı getirmiştir)
    lüften oturun ve izleyin.

    Azim ve kader konusunda sizlere emin olun çok farklı bir bakış açısı kazandıracak. Film bittiğinde hayata farklı bir gözle bakıyor olacaksınız.

    Benim için kader, başlangıç ve bitişi belli bir yoldur. Bazı caddeler vardır ki ne yaparsanız yapın geçmek zorundasınızdır. Yanlız geçeceğiniz sokakları siz belirlersiniz.

    O yüzden çabalayıp ulaşamadığım hiçbirşeye üzülmüyorum. Sağlık olsun dedikten sonra geçip gidiyorum.

    Ufak bir örnek ve bir alıntıyla sözlerime nokta koyayım.

    Erasmus öğrencilik hayatım boyunca hep yapmak istediğim bir olaydı. Erasmustan biraz bahsedecek olursak, bir öğrenci değişim programu. Avrupa ülkelerinden birindeki üniversitelerde bir yıl veya bir dönem için okulunuza devam ediyorsunuz. Bunun için çalıştım çabaladım ve çabalarım sonucu 24 kişi arasından 5. olarak seçildim. Yüksek lisans okuyanlar da dahildi buna. Ki onlar için seçilmek çok kolaydı. Çünkü aldıkları 2 ders vardı sadece ve hepsini en yüksek notla veriyorlardı.

    Sonuçta sıralamaya göre herkes gideceği okulu seçti. Ben Berlin Teknik Üniversitesini istiyordum; fakat 0.03 puanla ":)" kaçırdım. Bunun için ingilizce sınavında 1 soru yapmam yeterliydi. Berlin Teknik Üniversitesi, gemi inşaatı alanında dünyadaki en iyi 5 okuldan birisi.

    Sonuç olarak Kiel Uygulamalı Bilimler Üniversitesini kazandım. Çok üzüldüğüm söylenemez Berlin olmadı diye.

    Eylülden beri burdayım. Dersler almancası hiç olmayan biri için gerçekten zor. Ben kendimi hazırlayıp gelmiştim zaten. Okulumun bitmesine toplam 7 ders kaldığı için fazla ders almadım. Sadece 1 ders aldım kendi alanımdan ve almanca kursları. Gemi İnşaatı alanından aldığım derste TRIBON adlı bir program öğretiliyor.

    TRIBON trial, yani deneme sürümü dahi olmayan bir program. Hiçbir yerde kursu verilmiyor. Çünkü tek bir modülü 100.000 eurodan başlıyor. Sadece yılın belli zamanları firması kurs açıyor ve kursun saat ücreti 450 euro.

    Arkadaşlar sene başında 40 kişi olarak başvurulan bu ders için sadece 14 kişi kura ile seçildi ve ben o kurada "Katılabilirsiniz" yazılı kağıdı çeken son öğrenciyim.

    Şimdi Berlin' e gidemememin bana kazandırdıklarına bakalım.

    Saat ücreti 450 dolar olan bir programı öğreniyorum ve bunu bilenlerin sayısı Türkiye' de bir elin parmaklarını geçmiyor.

    Bazı olayları sadece geçmişe bakarak anlayabiliyorsunuz. O yüzden isyankâr olmayın, sabırlı olun.

    .. ve son olarak Forrest Gump filminden bir alıntıyla sözlerimi noktalıyorum.

    "Bilemiyorum Jenny, annem mi halıydı yoksa yüzbaşı Dan mi... Her birimizin bir kaderi var mı yoksa bir yaprak misali, rüzgarda oradan oraya uçuyor muyuz... Sanırım her ikisi de Jenny, ikisi de aynı anda oluyor."

    İyi günler arkadaşlar...
     
    Son düzenleme: 23 Kasım 2008
    gaddarkemal bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş