Osteoartrit (Kireçlenme)

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve Gray Wolf tarafından 25 Ocak 2009 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. Gray Wolf
    Offline

    Gray Wolf Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2008
    Mesajlar:
    533
    Beğenileri:
    266
    Ödül Puanları:
    0
    OSTEOARTRİT

    Eklemlerde ağrı , hareketlerinde tutukluk ,sonraki dönemlerde ise şekil bozuklukları ile kendini gösteren bir yıpranma hastalığıdır. Yaşla paralel artış görülür. Kadınlarda biraz daha fazla rastlanan bu hastalık özellikle yük altında kalan eklemlerde daha sık görülür. BU hastalık gerek bilim dünyasında gerekse halk arasında değişik isimlerle tanınır. Bilimsel son adı OSTEOARTRİT olmakla beraber uzun süre Osteoartroz veya kısaca artroz olarak isimlendirilmiştir. Dedjeneratif eklem hastalığı bir başka bilimsel adıdır. Halk,bu hastalığı kısaca eklemlerde kireçlenme olarak tanır.


    OSTEOARTRİT’ nın görüldüğü yerler

    Osteoartrit “ OA “ vücutta eklemin olduğu her yerde ortaya çıkabilir. Artrozun en çok görüldüğü eklemler vücut ağırlığının bindiği dizler olup bunu omurga, eller, kalça , omuz ve ayak eklemleri izler. Çene, dirsek gibi eklemlerde bile OA görülebilir.


    OA kimlerde ortaya çıkar ?

    Artroz ilerleyen yaşa paralel artış gösteren bir hastalıktır. 50’li yaşlardan itibaren kendini gösteren ve 70 yaş sonrası kişilerde ise giderek daha sık görülen bir hastalıktır. Artroz nispeten kadınlarda daha fazla rastlanır. Özellikle menopoz sürecindeki kadınlarda ortaya çıkan hormon yetmezliği bir yandan kıkırdakların erken yıpranmasına yol açarken diğer yandan başlayan kilo artışının eklemler üzerine bindirdiği ek yük nedeniyle artroza bağlı sorunlar bu dönemde tırmanış gösterir. 70 yaş sonrası neredeyse her fert artrozun pençesine düşmüştür. Ağrı ve bazı hareketlerin yapılmasında kısıtlılık hayatın parçası olmuştur.


    KİREÇLENME HASTALIĞININ NEDENLERİ

    Kireçlenmelerin (osteoartrit) büyük kısmının nedeni belli değildir. Fakat bunun yanı sıra belirli nedenlere bağlı ikincil artrozlar " sekonder “ da söz konusudur. Bunlar, bazı hastalıkları takiben veya geçirilen bir düşme, kaza sonrası ortaya çıkabilir. Doğum sırasında veya çocukluk döneminde gelişen iskelet sistemi anormallikleri de bu tip ikincil kireçlenmeleri başlatabilir. Hatta bazı mesleklerde kötü bir şekilde aşırı kullanılan bir eklem erken yıpranmayla karşı karşıya kalabilir. Yine sportif nedenli aşırı yüklenmeler , fazla kilolar ve nihayet kalıtsal nedenler de osteoartrit “ artroz “ nedenleri arasında sayılabilir. Hastalık için kalıtsal nedenler dışında belirgin ikincil bir neden yoksa bu artroza birincil " primer " osteoartrit adı verilir. Genellikle rastladığımız kireçlenme türü bu gruptandır.


    BELİRTİLERİ

    Eklem ağrıları, özellikle sabahları ve istirahat konumundan ilk harekete geçildiği an hissedilir. Zamanla ,eklem çevresinde gerginlik ,yumuşak dokularda hafif şişlik ve hareket kısıtlılığı oluşabilir. Aynı şekilde hareket sırasında düzgün olmayan kemik yüzeylerin birbirine sürtünmesinden kaynaklanan bir sürtünme sesi " krepitasyon " duyulur. Bu ses hastalık ilerledikçe kabalaşır ve bunun yansıması olarak hareket kapasitesi de kısıtlanmaya başlar. Ayrıca bunlara paralel olarak da eklemdeki ağrının şiddeti giderek artar. Nihayet eklemlerde önce hafif daha sonra giderek daha da belirginleşen şekil bozuklukları başlar. Bazen o kadar ilerler ki kişinin günlük yaşam hareketlerini altüst edecek duruma gelir. Yürüme bozulur hatta tamamen kaybolabilir. Bu da sorunların daha da karmaşık bir hale gelmesine yol açar. Eklemin yaptığı göreve göre bazı hareketler yapılamayınca hastalar her şeyden önce yapamadıkları bu hareketlerden yakınarak doktora başvurabilirler. Örneğin yere çömelememe, merdiven çıkamama, çorabını giyememe gibi. Eğer sorun başka bir eklemde ise o ekleme has hareketlerde olumsuzluklar ortaya çıkmaya başlar. Omuz hareketlerini yapamama veya el işlevlerinde bozulmalar gibi


    Osteoartrit ( OA ) tanısı nasıl konulur ?

    Hekim ile hasta diyalogu doğru bir şekilde kurulduğu taktirde OA tanısı kolayca konulabilmektedir. Hekimin sabır ve dikkatle yapacağı bir sorgulama hastadaki ağrının nedeninin erken başlayan bir kireçlenmeden ileri geldiğinin anlamasını sağlayabilir. Ağrının yeri ,yayılması , nelerle arttığı veya azaldığı,gece-gündüz ilişkisi,hava değişimleriyle bağlantısı bütün ayrıntılarıyla ortaya konulmalıdır. Bu görüşmeyi takiben hekim dikkatli ve ayrıntılı bir muayeneye girişir. Muayenede önce sorunlu eklem özellikle hastanın yürüyüşü dikkatle izlenir.( İNSPEKSİYON ) Bunu takiben eklem ve çevresindeki dokuların özel noktalarına elle bastırılır.( PALPASYON ) Daha sonra, eklem çevresi ölçülür tek tek sorunlu eklemlerin hareketleri, açıölçerle değerlendirilir. ( ROM ÖLÇÜMLERİ ) Eklemlere has hastalık tanısına varmada kullanılan bazı özel manevralar yaptırılır. Nihayet eklemlerle ilintili olan diğer vücut sistemlerinin muayenesine geçilir. Sinir sisteminin muayenesinde (NÖROLOJİK MUAYENE ) refleksler, cilt dokusu üzerinde duygulanım gibi kontroller yapılır.



    TEDAVİ



    SOĞUKLA TEDAVİ

    Öte yandan bazı kireçlenmelerde de „soğuk uygulamaların „ faydalı olduğu görülmüştür. Soğuk suya batırılmış havlularla ve su torbaları veya havluya sarılmış buzla soğuk tedavi yapılabildiği gibi bu işlem hasta hissetmediği halde daha derin dokuları soğutan kriyoterapi ile yapılabilmektedir. Eklemde şişlik sıcaklık olduğu kireçlenme olgularında kriyoterapi iyi bir tedavi seçeneğidir
    Bir diğer görüş soğuk ve sıcak tedaviyi kombine olarak kullanmaktır. Damarlarıda etkileyen bazı hastalıklarda bu ardışık tedaviler tercih edilebilir.


    KUM TEDAVİSİ

    Yaz günlerinde kuma gömülerek yapılan tedavilerin bir yarar sağlayıp sağlamadığı kireçlenme ve romatizmaları olan hastaların fazlaca merak ettiği konulardan biridir. Şüphesiz hangi tip romatizmada kumun tedavi olarak kullanılabileceği önemli bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. İltihaplı romatizmalarda kumun veya diğer sıcak tedavilerin uygulama şansı hemen hemen hiç yoktur. Hatta birçoğunun seyrini bile etkileyerek hastalığın alevlenmesi de mümkündür. O halde kum banyosundan yararlanacak başlıca romatizmal hastalık halkın kireçlenme dediği “osteoartrit “ dir.

    Bunun dışında omurgayı tutan ilerleyici nitelikte bir hastalık olan halkın bambu hastalığı dediği “ ankilozan spondilit, travma sonrası hareket sistemi bozuklukları çeşitli adale hastalıkları ve özellikle fibromiyaljiler kum banyosundan yararlanabilirler. Nesiller boyunca uygulanmış kum tedavileri için halk arasında olumlu bir bakış açısı ve iyileşeceğine ait güven söz konusudur. Genel olarak bu tedavi ile ilgili ciddi bir olumsuzluk olmaması ona karşı olan ilginin devam etmesini sağlamıştır. Bu yüzden önemli bir ağrısı olmayanlar bile kışa hazırlık olsun diye veya kendilerini daha zinde ve sağlıklı hissetmek uğruna kuma gömülerek kum banyoları yapmaktadırlar. Halkın çok sevdiği geleneksel tedavilerden biri olan kuma gömülme tedavilerinde başı güneşten korumanın son derece önemli olduğunu bu işleme itibar edenler gayet iyi bilirler.



    KUM TEDAVİSİNDE KURALLAR


    Sıcak kumlarla yapılan bu tedavinin deniz kenarında güneşin altında yapılması ek bir fayda getirmemektedir. Bir başka deyişle ,herhangi bir ısıtıcıyla sıcaklığı yükseltilmiş kumların içine evde gömülerek yapılan bir uygulamadan farklı bir yarar getirmez. O yüzden kum tedavisinin mutlaka deniz kenarında olması gerekmez.
    Fakat uzun süre güneş altında kalmış hazır sıcak kumu elde etmek yerine başka yerde kumu bu derecelere kadar ısıtmak pek kolay olmadığı için deniz kenarlarında bu uygulamayı yapan yaşlı kişilere sıkça rastlanması doğaldır.
    Kuma gömülme tedavisinin güneşin yatık olduğu saatlerde ve 30- 35 dakikadan fazla sürdürülmemesi önerilmektedir. Sabahları 10-11 öğleden sonra ise 16-17 arasında bu uygulamaların yapılması önerilmektedir. Bu sırada oturma pozisyonunda olan kişinin sırtını dayayacağı bir platformun olması, şapka giymesi ve susadığı zaman içeceği bir sıvının hazır tutulması gerekmektedir. Terleme ile beraber vücuda yararlı olan potasyum ve bazı mineral ve vitamin kayıpları olacağından bunun karşılanması amacıyla kum tedavisi olanların bunu takiben su veya vitaminli taze meyve sularını fazlaca tüketmeleri tavsiye edilmektedir.

    Kum banyoları sadece adaleleri gevşetmekle kalmayıp bağışıklık sistemini harekete geçirerek vücudun savunma sistemlerini olumlu yönde çalıştırmaktadır. Eklemlerdeki kan dolaşımını artırarak onlarda olan yıpratıcı nitelikteki hastalıkların tedavisine katkı sunabilmektedirler. Uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken diğer uyarıları şöyle sıralayabiliriz. Çok yaşlı ve kalbinden rahatsızlığı olan ,yüksek tansiyonu olan kişilerin bu uygulamadan kaçınmaları gerekmektedir. Zira yüksek ısıya maruz kalındığında nabız hızlanır ve kalp üzerine binen yükler artabilir. Bu nedenle bunu devamlı sürdürmeye niyetli olanların doktor kontrolü altında olmalarında yarar vardır.


    GÜNEŞLENME TEDAVİSİ

    D vitaminin başta raşitizm ve osteoporoz ve osteomalazinin tedavisinde önemli yeri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle 1920’li yıllardan 60’lı yıllara kadar koruyucu olması amacıyla D ve A vitaminini bolca içeren balık yağları veya hapları aşırı derece kullanılmıştır. Aylarca hiç güneş görmeyen kuzey ülkelerinin çocukları için tercih edilen bu yöntem bizim ülkemiz için de bilinçsizce kullanılmıştır. Marshall yardımı çerçevesinde gerçek bir hayvancılık ülkesi olan Türk çocuklarına hakiki süt yerine Amerikan süt tozlarından hazırlanan kötü kokulu sütler içirildiği dönemler olmuştur. Bizim yaşlardakiler bu günleri buruk bir şekilde hatırlayacaklarını zannediyoruz. Aynı şekilde annelerin her akşam yatarken kaşıkla bu kötü kokulu balık yağlarını bizlere zorla içirmeleri de anılarımıza yerleşmişdir. Halbuki vitaminler içerisinde yağda eriyen grupta yer alan A ve D vitaminlerinin az alınması kadar fazla alınmalarının da zararlı etkisi olduğu çok sonraları kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.
    Güneşin tedavi amacıyla önerildiği çok sayıda hareket sistemi hastalıkları bulunmaktadır.
    Osteoporoz,
    Osteoartrit
    Fibromiyalji
    Yumuşak doku romatizmaları
    Bambu hastalığı “ Ankilozan spondilit “
    Travma sonrası eklem ve kaslarda ortaya çıkan bozukluklar
    Kuşkusuz tüm bu hastalıklarda güneşe ek olarak çeşitli egzersizler verilmektedir. Güneşlenmenin deniz kenarında olması halinde düzenli yüzmelerin yapılması tedavi etkinliğini artıracağı akıldan çıkarılmamalıdır. Elbette denizin de bu gibi hastalıklar üzerinde çok sayıda yararı olduğu da bir gerçektir.


    KİREÇLENMELERDE KAPLICALARIN YERİ

    Kaplıcalar, özellikle iltihaplı olmayan romatizma ve kireçlenmelerin tedavisinde etkili olurlar. Çünkü, su ortamı kadar insanın rahat egzersiz yapabileceği bir ortam yoktur. Kaplıcaların, hem kasları gevşetici, hem de ağrıyı azaltıcı etkisi bulunur. Ağrının nedeni, ekleme binen yük ise, onu ortadan kaldırabilir, kaslardaki bir gerginlikse, gevşetme yolu ile problemi çözer. Kaplıcalar, bir takım nöro-hormonal yollarla merkezi sinir sistemi ve derideki bazı maddelerin salgılanmasına yol açarak ağrıyı gidermektedir.

    Suyun kaldırma gücü ve kinetik enerjisi içerisinde birçok hareketin dışarıya kıyasla daha kolay yapılabilmesine olanak vermektedir.
    Kimi hastalarda ağrının psikolojik faktörler veya başka nedenlerle arttığı bilinmektedir. Kaplıca sularındaki kimyasal maddeler deriden emilerek veya solunarak vücuda etki etmektedir. Tedavide doktor kontrolünün şart olduğunu belirtiyoruz. Kaplıca tedavisi göründüğü kadar basit bir tedavi değildir Çünkü, suya giren bir insanın kalbi bir anda 2 litre sıvı yüklenmiş gibi bir yük altında kalmaktadır.
    Kaplıca gerek ortamın değiştirilmesi gerekse suyun sıcaklık, mineral içeriği ve radyoaktivite gibi özellikleri fibromiyalji romatizmasında son derece olumlu katkılar sağlamaktadır. Suyla yapılan girdap banyoları, duşlar bu katkıyı daha da perçinlemektedir. Kaplıca dönüşünden bir süre sonra aynı sıkıntılarla karşılaşan hastalar bir dahaki sene rahatlayacağı o kaplıca günlerini iple çekmektedir.


    OSTEOARTRİTDE EGZERSİZİN YERİ

    Egzersiz yapmayı yaşamınızın bir parçası haline getirebilmek için; onu eğlenceye dönüştürmelisiniz. Bu nedenle varsa elinizdeki broşürler içerisinde en sevdiğiniz birkaç egzersizi seçin. Bunu başlangıçta düzenli olarak fakat düşük tempoda yapınız. Ancak zamanla bunu artırınız. Ağır , yorucu ve bıktırıcı egzersizlerden daima kaçınılmalıdır. Egzersizle hareket eden eklemlere giden kan akımı artacağını ve onun tedavisine ciddi katkılarda bulunacağını göz ardı edilmemelidir. Egzersiz uygulamalarında , motivasyonu kamçılayacağı için birlikte yapılan toplu egzersizler özellikle önerilmektedir. Haftada en az 3 kez ve her seferinde 40 dakikadan az olmayan egzersizlerin tedaviye büyük katkısı vardır. Arada sırada ve düzensiz yapılan egzersizlerin tedavi edici değeri hemen hemen yoktur.


    OSTEOARTRİTDE YÜRÜYÜŞ

    OA’de egzersiz yapılması çok yararlıdır. Bunu beceremeyenlerin sokakta bile yürümesi faydalıdır. Yürüyüşün insan sağlığına başlıca 4 yararı vardır.
    a) Kalp ve kemik sağlığını muhafaza etmek için; haftada 3 kez ve günde ortalama 30 dakika yürümelisiniz
    b) Kilonuzu kontrol altında tutmak için; yediklerinize dikkat etmekle birlikte her seferinde 1saat kadar yürümelisiniz.
    c) Stres atmak için; kendinizi ne zaman stres altında hissederseniz istediğiniz kadar yürüyebilirsiniz.
    d) Sportif yaşama merhaba demek istiyorsanız; yürüyüş yapın. Yürüyüşler, fizik ve moral gücünüzü artırır, hayatınızı uzatır. Ayrıca kendinizi daha iyi hissedersiniz.


    forumda birçok üye bu eklemlerden gelen sesler hakkında başlık açıyor, çare arıyor fakat bu konu hakkında spesifik olarak bir başlık görmediğimden bu başlıgı çama gereksinimi duydum.

    saygılar...

    alıntı:www.kireclenme.net sitesinden alınmıştır.
     
    joseph18, diez ve bonatschi bunu beğendi.
  2. boksbody
    Offline

    boksbody MOD Yönetici Moderator

    Katılım:
    9 Şubat 2012
    Mesajlar:
    4.312
    Beğenileri:
    2.754
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    saraçoğlunun çınar yaprağı kürü ,
    brokolin ve yumurta kabuğunun kireçlenmeye iyi geldiğini okumuştum
    ama nekadar doğruluk payı var bilemiyorum
     
  3. UZİKONİGRASSE
    Offline

    UZİKONİGRASSE Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2015
    Mesajlar:
    220
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Dizlerimde kireclenmeler var doktor igne vurulmasi gerektigini soyledi agrilarim artti daha 16yasindayim her sene igne vurdurucam ama squat gibi egzersizlerin ne tur zararlari olur veya yarari olur mu yoksa daha mi kotu olur?
     

Sayfayı Paylaş