Orta Asya'dan Göç Masal mı ?

Konusu 'Kültür Sanat Bilim Seyahat' forumundadır ve coder tarafından 24 Aralık 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 6 üye.
  1. coder
    Offline

    coder Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    457
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    53
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    İTÜ öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder Anadolu'nun 1071 sonrasında Türkleştiği savına karşı çıkıyor: Buradaki insanın tarihi 40 bin yıl öncesine uzanıyor..

    Genetik teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler sadece geçmişe değil geleceğe de ışık tutuyor. DNA moleküllerinin dizilişi pek çok kişi ve ulus için hayati öneme sahip "nereden geldim" sorusuna da yanıt veriyor.






    Ancak Türkiye'de bu konuda kapsamlı bir araştırma yok. Amerika ve Avrupa'da Oxford gibi birkaç üniversite ve yüklü bir ücret karşılığı bazı şirketler bireysel gen incelemesi yapıyor. Bir de National Geographic dergisinin devam ettirdiği "Genografi" projesi var. Bu merkezlere son dönemde Türkiye'den de başvurular yoğunlukta. Derginin ve ilgili şirketlerin sitesine girenler bir DNA numune paketi ve şifre alıyor. Ortalama olarak 100 ile 450 dolar arası bir ücret ödeniyor. Gönderilen paketteki çubukla ağız içinin bir bölümü kazınıyor ve çubuğun üzerindeki DNA numunesine hiç dokunulmadan gönderiliyor. Merkezde bu parça inceleniyor ve başvuranın atalarının nereden geldiği tespit ediliyor. Türklerle ilgili tüm bu genetik araştırmaların sonuçlarını yakından takip eden bir isim var: İTÜ İnsan ve Toplum Bilimi bölümü öğretim üyesi, antropolog Timuçin Binder. Kaliforniya Üniversitesi'nde antropoloji (İnsan kültürü, toplumu, biyolojisi üzerine araştırmalar yapan bilim dalı) eğitimi alan Binder, ardından tarih ve genetik bilimler üzerinden akademik çalışmalar yürüttü. Genetik miras tıbbın konusu olarak bilinse de antropolojinin ilgi alanına giriyor. Binder ile Türklerle ilgili genetik araştırmaların sonuçlarını konuştuk.



    GELENLER YÜZDE 10-15

    * Genetik araştırmaların Türklerle ilgili ortaya çıkardığı en büyük sonuç ne?

    Türkiye'de yaşayan insanların büyük bölümünün 40 bin yıl önce de bu topraklarda yaşamış olmaları. Yani Türkler 1071 yılında Anadolu'ya gelmedi hatta 40 bin yıldır buradan kıpırdamamışlar. Bu topraklara aitler, Orta Asya'dan geldiği söylenenler buralı aslında.



    * Orta Asya göçü olmadı mı?

    Oldu ama gelenlerin sayısı çok az. Gen araştırmaları bugün Türkiye'de yaşayan insanların ne kadarının Orta Asya kökenli olduğunu ortaya çıkartıyor. Buna göre Türkiye'nin genetik yapısı tarih öncesi dönemde bugünkü şeklini alıyor.



    * Göç edenler ne kadar az?

    Bu rakam ortalama yüzde 10-15 civarında. Yani Orta Asya'dan bu topraklarda yaşayanların yüzde 10-15'i gelmiş ve nüfus yapısını da değiştirememişler. Hiç de Orta Asya'dan Anadolu'ya 'bir kısrak başı gibi uzanan' bir durum söz konusu değil. Orta Asya göçü bir efsane. Zaten gelen az sayıdaki insanın geni de çok daha kalabalık yerli toplulukların içinde kaybolmuş. Ayrıca gelenlerin Türk mü, İranlı mı veya Afgan mı olduğunu da bilmek çok zor.



    * Neden zor?

    Genetik araştırmada etnik bir tanımlama söz konusu değil. Genetik dağılımın araştırılması Türklerin kökenlerinin araştırılması anlamına gelmiyor. Çünkü 'Oğuz geni' veya 'Türk geni' diye bir şey yok. Genetik araştırma her insanın kökeniyle veya soyunun bugüne kadar nerelerde bulunduğuyla ilgili veriler taşıyor.



    'TÜRKLÜK' KÜLTÜREL KİMLİK

    * 'Türk geni yok' derken neyi kastediyorsunuz?

    Türklük bizim ürettiğimiz kültürel kimlik. Aynı şekilde Yunanlılık da Ermenilik de bir kültürel tasarım ve kurgu. Türklük daha modern bir kavram ve son 200 yılın ürünü. Bugün bu topraklarda yaşayan insanların tarihi binlerce yıl önceden başlıyor. Yani herkese Türk diyemeyiz, Türklük bugünle ilgili. Kavramları biz icat ettik, herkese Türk dedik. Bizden öncekilerin kim olduğunu bilmiyoruz bile. Biz Uygurlara Türk diyoruz ama onlar kendilerine Türk demiyor. Etnik kimliklerden çıkarak bir şeylere ulaşmak çok zor. Türk olmak için Orta Asya'dan gelmek gerekmiyor. Türklük çok daha sonra oluşmuş bir kimlik. Göçle gelenler 1100'lü yıllarda "Danişmentname" adlı bir eser yazmışlar ama içinde Türk olduklarına dair tek bir kelime yok. Türk veya Türklük kelimesini ilk kullananlar yabancılar oluyor. Bir de Göktürkler kendilerine Türk demişler.



    RESMİ TARİHİ SORGULAMAK LAZIM



    * Göç edenlerin sayısı ve etkisi bu kadar az ise Özbeklerle, Kırgızlarla veya Türkmenlerle bağımız nereden geliyor?

    Gen araştırmalarında çıkan sonuç Türkiye'de yaşayanların hiç de Türkmenlere, Özbeklere çok yakın olmadığıdır. Hatta uzak da diyebiliriz. Akrabalık ilişkisi anlamında ise Türkiye'de yaşayanların biyolojik olarak Orta Asya'yla bağlantısı yok. Sadece göç eden küçük bir grubun var. Eğer illa ki kan bağı olarak tanımlamak istenirse böyle bir kan bağı da yok.



    * Türk Cumhuriyetler'iyle bir bağlantının olmaması bilinen veya resmi tarihe çok ters...

    Evet, resmi tarih sorunlu. Gelişmeler de resmi tarihi çürütüyor ve bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Çünkü genler Türkiye'de yaşayanlar ile Orta Asya'dakiler; Türkmenler, Özbekler arasında var olduğu söylenen biyolojik yakınlığı yalanlıyor. İnsanların kafasında bizim Türkmenlere, Özbeklere, Uygurlara hatta Moğollara yakın olduğumuz gibi yerleşik fikirler var. Buradan yola çıkınca sonuç şaşırtıcı oluyor.



    * Bugün Türk dediğimiz insanlar Orta Asya göçünden önce de bu topraklarda yaşıyorlarsa o zaman bu coğrafyanın bilinmeyen bir tarihi daha yok mu?

    Bu çok önemli. Orta Asya'dan göç etmeyen yüzde 85- 90'ın anlatılmayan öyküsü ve öyküleri var. Orta Asya göçünden önce Anadolu'da yaşayanların bizimle ilgisi yokmuş gibi başka topluluklar olarak gösteriliyor. Bizim atalarımız olarak gösterilmiyor. Onlar vardı ancak göçle birlikte biz gelince gittiler gibi anlatılıyor. Ama bu araştırmalar bunun öyle olmadığını gösteriyor. Onlar bizim atalarımız.



    ANADOLU'DAKİ HALK YUNAN'A DAHA YAKIN


    * Peki, gen araştırmalarının sonucuna göre Türkler kimlere yakın?

    İranlılar, Ürdünlüler, Yunanlılar, Süryaniler. Türkiye ile İran arasındaki genetik mesafe Türkiye ile Türkmenler arasındaki mesafeden daha az. Bunun nedeni de Türkiye'deki insanların hep bu coğrafyada yaşamış olması. Mesela Rusya'nın denetiminde olan ve Türkçe konuşan Tuva Türklerinin Türkiye'deki insanlarla genetik bağlantısı yok. Ancak Türkiye, İran ve Yunanistan genetik açıdan birbirlerine ayrılmaz biçimde çok yakın. Renklere vurursak Türkiye, Yunanistan, İran ve Ürdün aynı rengin farklı tonları. Ama doğuya doğru geçtiğiniz anda renk değişiyor. Türkiye'de yaşayanların kökeni Ortadoğu ve Akdeniz olarak çıkıyor. Yunanlılar, Ürdünlüler, İranlılar, Süryaniler ile yakınız ve akrabayız. Ama bu kesinlikle İranlıların soyundan geliyoruz ya da İranlılar bizim soyumuzdan geliyor anlamına gelmiyor. Genetik açıdan birbirine benzer bireyler rahatlıkla farklı etnik grupların üyeleri olabilirler. Bu farklılığın kaynağı genler değil, kültürel yaklaşımlar.



    * Kürtler ve Ermeniler genetik olarak Türklere ne kadar yakın?

    Kürtler de binlerce yıldır bu topraklarda. Ama bize İranlılardan ve Yunanlılardan daha uzak, Özbeklerden ise daha yakınlar. Ermenilerin durumunu tespit etmek çok zor çünkü tehcir olayı var. Ama genetik bağlantıya göre İranlılar, Yunanlılar ve Ürdünlülerden hatta Türkmenlerden bile daha uzaklar.



    TÜRK KÜRT TARTIŞMASI VE GENLER

    * Son dönemde gen araştırması yaptıran kişilerin sayısındaki artışı neye bağlıyorsunuz?

    Çünkü insanlar bugüne kadar belli kategoriler içinde genellendiler. Herkese Türk veya Kürt denildi. Ama tarihe ilgi artınca sahip olunan kimlikle ilgili tatminsizlik yaşanmaya başlandı ve daha derine inme ihtiyacı hissedildi. Modern yaşamın getirdiği bir merak. Bir de gündemdeki Kürt, Türk ve Ermeni tartışmaları genetik meraka neden oluyor. Ama genetik araştırma yaptıranlar Amerika'da daha çok. Türkiye'de yeni başladı ve yoğun. Avrupa'da ise pek ilgi yok. Çünkü onlarda soyadların 600- 800 geçmişi var. Bu da bir belirginlik ortaya koyuyor.



    * Gen araştırmalarının sonuçları ne kadar güvenilir?

    Son derece güvenilir. Çünkü genler bir anlamda insanların kara kutusu. İnsanların son 60 veya 90 bin yılda izledikleri yollar saptanabiliyor. Daha önce eski insanların, tarihçilerin yazdıklarından yola çıkılıyordu. Genleri ise insanlar yazmıyor, insan etkisinden neredeyse bağımsız. Eleştiriler ancak yöntemler ve işlemlerde yapılabilecek hatalarla ilgili olabilir.

    kaynak:http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=314947
     
    Morphling bunu beğendi.
  2. yabanci
    Offline

    yabanci Yeni Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    219
    Beğenileri:
    69
    Ödül Puanları:
    0
    Çok güzel konu. Türklerin kökeni turukki tayfalarına dayanıyor. Turukki tayfası da Güney Azerbaycan topraklarından başlamış. O zamanlar Erzurum ve yanındaki topraklar da Azerbaycana mahsus olduğu için Türkiyede de eski türkler olma şansı 100 de 50.
     
  3. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Konu Başlık olarak güzel ama bence içerik şüpheli. National Geographic ve Gen araştırması yapan şirketlerin bu konudaki çalışmalarındaki amaç bilime hizmet etmek veya tarihteki tahminle doldurulan boşlukları doğru verilerle doldurmak değildir öncelikle buraya dikkat edilmeli ve iyimser önyargıları bir kenara bırakmalıyız.

    Başka bir başlıkta bende Orta Asya'dan öncede medeniyetler kurmuş olmamızın bir ihtimal olduğunu yazmıştım. Yine bir başka başlıkta da National Geographic ve bir kaç kuruluşun daha saçma sapan iddialarını bilimsel gibi göstermek için komik gayretler içerisine girdiğinden bahsetmiştim.

    Kaldı ki geninize bakarak "nereden geldiğinizin tespit edilmesi" iddiası ise komiktir. Başka bir başlıkta Yine National Geographic kuruluşunun iddia ettiği Orta Asyadaki İskandinav istilası iddiasına yer verilmişti. Bunu dile getiren arkadaşta wikipedide Volga nehrini biraz geçen ve fıstık yeşiliyle gösterilen ve altında biraz insaf edilip "vikinglerin büyük ihtimal gittikleri ama herhangi bir yerleşim veya iz bırakmadıkları yerler" olarak gösterilmiş bir harita vardı.

    Gerçi Türk kimliğini sadece ırka bağlamak pek doğru olmaz. Kaldı ki Orta Asya'dan önce de medeniyetler kurduğumuza inanan biri olarak bu haberdeki gerçek diye sunulan bazı iddialara hak veriyorum ama hepsine değil.

    Ancak Türk kimliğini sadece ırka bağlamak ne kadar saçma ise Türk kimliğini sadece kültüre bağlamakta bir o kadar saçma olur. Fatih Mehmet devrinde başlayıp bu hataya düşen Osmanlı'nın çöküş sebeplerinden biri de Türklükten uzaklaşmasıdır. Atatürk bu hatayı görmüş ve düzeltmiştir.

    Türk milleti bugün de yarında bu zokaları yutmaz, kendi genini araştırmayı da başkalarına bırakmaz. Biz tarihten çok ders almış bir milletiz.

    Bu arada haberde yer verilen Türk kelimesinin sadece yabancılar ve Göktürkler tarafından kullanıldığı iddiası ise Tarihin başka bir konusu olup, böyle olmadığı yönünde Rus, Avrupalı ve Türk tarihçilerinin ciddi çalışmaları vardır.

    Timuçin Bey gitsin önce kendi doğru bildiği yanlışlarını düzeltsin de sonra bizimkileri düzeltsin, emeklerine yazık etmesin. Bu haber 2007 kaynaklıdır bu arada arkadaş keşke onu da belirtseydi.

    Bir de size internet dünyasından bir alıntı da ben yapayım madem:

    Sabah gazetesine açıklamalarda bulunan Antropolog Timuçin Binder’in, “Orta Asya’dan göç efsanedir”, “Türkiye’de yaşayanlar, 40 bin yıldır buradalar” açıklamasına bilim adamları sert tepki gösterdi. Türk dünyasına hizmet vermiş bilim adamları, “safsata” ve “ihanet” olarak nitelendirdikleri bu gayretlerin temel amacının, Türklük kavramını yok etmeye yönelik olduğunu ifade ettiler.

    Çay: Amaçları kafa bulandırmak
    TÜDEV Başkanı Prof. Dr. Abdülhaluk Çay, Antropolog Timuçin Binder’in Türk tarihiyle ilgili ortaya attığı iddiaların bilimle uzaktan yakından ilgisi olmadığını söyledi. Prof. Çay, “Hegel’in ortaya attığı, Sovyet Rusya’nın ana politikası olan ve bugün Avrupa ve ABD’nin de yok etmeye çalıştıkları milletlere karşı sürdürdükleri ’etnogenes’politikasının Türkiye üzerindeki yansımasından başka bir şey değildir. Amaç, kafaları bulandırmak, Türklük kavramını yok etmekten başka bir şey değildir” dedi. Prof. Çay, ‘Kendisine bilim adamı diyenlerin Batı kaynaklı bu haritaları incelemesini öneriyorum” dedi.

    Güner: Utanç verici ihanetten ibaret
    Prof. Dr. Agah Oktay Güner de, ortaya atılan tezi eleştirerek, “Türk kimliğini yok etmek için AB perdesi arkasında tezgahlanan oyunlara, içimizdeki bazı satılmışların destek gayretlerini biliyor ve ibretle takip ediyoruz. Buna bu son demeçle ilmi ünvan taşıyan bir şahsiyetin katılması ise son derece acıdır” dedi. Yapılan sayısız tarihi araştırmanın “kale” gibi deliller teşkil ettiğini ifade eden Prof. Güner, şunları kaydetti: “Orta Asya’daki iç denizin kuruması ve buradan bütün dünyaya olduğu gibi Anadolu’ya gelen göç Macar, Türk ve Rus araştırmacıların çalışmalarıyla dünya kütüphanelerine hediye edilmiştir. Atatürk’ün topladığı tarih kongrelerinde verilen tebliğler, yapılan araştırmalar ve yayınlanan raporlar da kale gibi delillerdir. Türkler Orta Asya’dan göç etmişlerdir. ’Türklerin genetiği yoktur’demek bir safsatadan ibarettir. İlmi hiçbir geçerliliği yoktur. Dünyanın bütün ilim adamları, kendi milletlerine kimlik kazandırmaya çalışırken, bizim bilim unvanlı adamlarımızın Türk kimliğini kazımaya, sökmeye, yıkmaya yönelmiş gayretleri, o milletin uğradığı utanç verici ihanetten ibarettir. Bu konuda merakı olanlar, tarih kurumu yayınlarını tarih kongrelerine katılmış ilim adamlarının eserlerini okusunlar görsünler.”

    Yeniçeri: Büyük ölçüde cahil cesareti
    Prof. Dr. Özcan Yeniçeri de, yüzeysel üstün körü ve çok küçük verilere sahip olmanın, Türk tarihi konusunda bütünsel bir analiz yapmaya imkan vermeyeceğini belirterek şunları söyledi: “Türkler, tarihi itibariyle birçok devlet kurmuşlardır. Türklerin varlığı Orta Asya’da Bengütaş ve Balbal gibi taşlarda yazılı belgelerde reddedilmez ve inkar edilmez bir gerçektir. Orta Asya’dan göç etme bir efsanedir değerlendirmesi büyük ölçüde cahil cesareti olarak nitelendirilebilir.”
     
    salvadore_xp, Morphling, cherokee ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  4. yabanci
    Offline

    yabanci Yeni Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    219
    Beğenileri:
    69
    Ödül Puanları:
    0
    Her defasında türklerin başarılarını okudukca insana çok gurur veriyor. Bizi çekemeyenler çok. Dünya türklerden korkuyor. Ne yolla da olur olsun türk tarihini lekelemek istiyorlar.
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  5. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Türk tarihini lekelemek isteyenlerin maksadı bizi kendi seviyelerine çekmek istemeleri olsa gerek. Kendi tarihleriyle bizimkini mukayese edince utanmaktan bıktıkları için tarihi tahrif ediyorlar, bir sebepte bu olabilir.
     
  6. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Bir de bahsetmeden edemeyeceğim. Diyorlar ki tarihimizle övünmeyi bırakalım bunlar boş ! Kim diyor bunu, bizim içimizdeki insanlar diyor. Neden diyorlar, çünkü bi yerden öyle duymuşlar. Tüm dünya milletleri tarihinde övünecek yer arar, bulduğunda onun için anıt diker, tüm halkına hatırlatmaya çalışır. Biz yaptık mı bırakın bu işleri derler.

    Diyorlar ki tarihi bırak bugüne bak, sanki tarih dünde kalmış da... Tarih yaşadığımız şu gün şu saat devam etmektedir, süreklilik arzeden tarih gibi önemli bir nokta bırakılabilir mi ?

    Bugün yerlerde sürünüyoruz diyorlar, bunu diyenler iki kısım. Bilerek diyen maksatlıları saymazsak iki grup. Biri tarihimizden bi haber olup dünle bugünü ilişkilendiremeyen ve bugün geldiğimiz noktayı idrak edemeyen insanlardır.

    Diğer bir grup ise dününü bugünü biraz bilir ama geldiğimiz noktayı yeterli görmez, bu mantığa eyvallah, bende hak veriyorum ama "öldük bittik sürünüyoruz" demek bu Millete inanmamak ve ihanet etmek demektir.

    Zamanında Osmanlıyı çiğ çiğ yemek istediler, büyük kısmını yediler de ama yine Anadolu'yu savaşla dikkat edin savaşla kurtarabildik. Cumhuriyetin ilk 15 yılındaki gelişim ivmesine ve de bugün geldiğimiz noktalara iyi baksın.

    Türk Milleti, dün dünyada savaş geçerliyken emin olun dünyanın en iyi savaşçılarını, en iyi askerlerini yetiştiren askeri alanda en başarılı devletiydi. Devir değişti savaş değil bilim daha öne çıktı.

    Bugün de bilimde çok ciddi buluşlarımız vardır ve inanınız ARTARAK devam edecektir.

    Japonya örneğini verir dururlar bişlimde ilerlediysek neden bir Japonya olamadık diye ? Neden mi? Çünkü biz Japonya gibi teslim olmadık. Cevap bu kadar basittir.

    Japonya teslim oldu Batıyla kucalaştı da ne oldu derseniz yine başta Amerikalılar olmak üzere Japon tarihini ve günümüz Japonyasını inceleyen ciddi yayınları iyice bir okusunlar. Örneğin bir Krizantem ve Kılıç'ı okusunlar bir de şimdi ki japonyayı düşünsünler.

    Japon kültürü Batılılar tarafından değiştirilmiş ve ağır darbeler almıştır. Başlarım dünyaya bilim satıp gökdelen de oturmaya, başkalarının buyurduğu şekilde insan olup kimliğimi yitirerek elde edeceksek bunu, kalsın. Ben istemiyorum. Bugün aklı başında Japonlar bunun farkındadır ve düzeltmek için geçte olsa çalışmalar yapıyorlar.

    Milletçe hedefimiz tarih boyunca zirveler olmuştur. İşte bu gözü yükseklerde olan milletin tarihini yok edersen dününü unutan adam bugün kim olduğunu da bilmez, bilemez ve gerekli ruh enerjisine, gerekli çalışma azmine sahip olamaz.
     
    nika ve yabanci bunu beğendi.
  7. TheBiKeySah
    Offline

    TheBiKeySah Üye

    Katılım:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Olayın aslı şudur:

    En başta Türkler anadoluda yaşıyordur, truva hikayesinde iki taraf vardır, Türkler ve Yunan lar.
    Türkler yenilince Orta Asya'ya gider ama akılları anavatanlarındadır.
    Kuraklık hastalık falan hikaye, göçün asıl sebebi Türkler'in anavatan sevdasıdır.
    Bu sebeple olaydan asırlar sonra bilgili kültürlü ve okumayı seven Fatih Sultan mehmed, İstanbul'unfethinin hemen ardından "Truva'nın intikamını aldık" der..

    Bu olayın araştırması ve birleştirilmesi tamamen bana aittir inanmak zorunda değilsiniz...
     
  8. noghay
    Offline

    noghay Üye

    Katılım:
    13 Eylül 2007
    Mesajlar:
    125
    Beğenileri:
    28
    Ödül Puanları:
    0
    Gaddarkemal Türklerin egemenlik altına girmeyip teşkilatçı bir ruh yapısı taşıdıkları ve sürekli devletleri olduğu konusunda seninle hemfikirim.
    Tarihimizi bilmemiz bununla onur duymamız.Hatta örnek alıp geçmişten ders çıkarmmamız gerektiği konusundada aynı fikirdeyiz.Çünkü geçmişini bilmeyen geleceğini yönetemez ve yönetilmeye mahkumdur.Geçmişi bilmemek dikiz aynası ve yan aynaları olmayan otomobile benzer.Sürekli kaza yaparsınız.Ancak Jpaonya konusuna gelince ben japonların geçmişini unutup kendi benliklerinden uzaklaştıkları fikrine katılmıyorum. Uzaklaşmadıkları içinde başarılı oldular.Onlar batıya ayak uydurmak adına öğrenmesi yıllar alan alfabelerini bile değiştirmediler ve çocuklarına okuttular. Bu zor alfabeyi öğrenen çocuk için bir çok bilimsel olgu kolay öğrenildi. Yerel giysilerini terketmediler sürekli giydiler. İsmide Kimono dersem eminim ki birçoğumuz biliyoruz. Bizim bunu bilmemiz bile bu adamların geçmişlerinden uzaklaşmadığını jendi kültürleirne ait bir nesneyi binlerece km öteye tanıtmış olduklarını gösterir.Bizim kendimize ait neyimiz kaldı.

    Önce özü bulmalıyız sonra birlik olmalıyız.Geçin bu gen dna safsatalarını. Son yüzyılda oyananan bütün oyunlar Türklerin üzerine oyanadı.1. Dünya savaşı döneminde bu oyunlar savaşla yapıldı.Tüm Dünya üzerimize saldırdı. Şimdi ise Prof.Günerin dediği gibi satılmış bilimadamlarıile bilim yoluyla saldırmaya başladılar.

    Biyolojik Antroplpji dersinde Antropoloji dersi hocamız olacak D**ent herifte bu timuçin isimli herifin zihniyetinde idi.Oda bu ülkede yaşamak istemediğini İsviçrede yaşamak isediğini söylerdi. İnandığı bir değer yoktu. Bazen ortaya attığı tezleri çürüttüğümüz olurdu. O zaman siz öğrencisiniz ne bilirsiniz ki derdi. Bu zihniyetten ne beklersin ki...
     
  9. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Noghay, japonların dillerini korumuş olmaları nasıl oldu bilmiyorum. Ama bu onlar açısından iyidir. Bir başarıdır aynı zamanda.

    Ancak kimono giymeleri neyi gösteriyor tam olarak ?

    Bugün japonlar nerelerde kimono giyiyorlar ? Bugüne kadar kimono giyen bir japon görmedim. Giydiklerini biliyorum ama onların gündelik yaşantısında eskisi gibi duruyor mu ? Bir de şu var, kimonoyu giyseler ne olur ? Belki de şehirlerinde olmasa bile kasabalarında giyiliyordur bilemem ? O biraz dış biçim kalıyor.

    Japonların ahlak anlayışı değişmiştir. Bundan daha büyük bir kendini unutma olabilir mi ? Krizantem ve Kılıç (Ruth Benedict'in olacaktı yanılmıyorsam) kitabını bunun için okumanızı önerdim.

    Bugün japonlar ne dünkü ahlaklarına bağlılar, ne de Batı ahlakını içlerine sindirmişler. İki cami arasında beynamaz kalmak diye bir deyimimiz var. İşte bugün japonlar bu haldedir.

    Bende seninle çeşitli konularda aynı şeyleri düşünüyor, aynı şeylere inanıyorum. Bunlardan biri de hani şu koca koca ünvanlar taşıyan, bilimi tekeline almaya kalkan bilimsel geçinen kakavanların yavanlığı.
     
  10. kara maca
    Offline

    kara maca Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    konu ilgi cekici ancak baslıkta eksik oldugunu dusunuyorum; cunku ITU'lu akademisyenin dediklerinden bunun bir yalan oldugunu cıkaramadım. yuzde 10-15 in geldigini dusunuyorlar ve bunu yaptıkları bilimsel incelemeye dayandırıyorlar ki bunun hata payı da var. bunları sayarsak 10 milyon civarı insanın kesin olarak orta asyadan geldigi soylenebilir.

    gaddarkemal adli yazarın pek dikkat etmedigi, ya da anlamadıgı bir konuda taraf olma konusu belli ki. cunku bunların niyeti belli diyerek, o konuda bir kesim tarafından yapılmıs calısmaları gormezden gelmesini ancak boyle acıklanabilir. kimsenin tarafsız olamayacagı ortadır.

    gaddarkemal'in kaynak gostermis olmasına sevindin, sonunda da olsa. ama Prof.Cay'in soylediklerinde bir hata var hemde cok onemli bir hata bence. o da sovyetlerin yok etmeye calistigi milletlerle ilgili olarak soyledikleri. cunku sovyet turkologlar orta asya dilleri ile turkceyi aynı gormektedirler. kısacası bizim ogrendigimiz ve bildigimiz gibi tum orta asya dillerini turkcenin bir lehcesi olarak incelerler ki biraz kafa yorunca bunun cok genis bir cografyada yasayan insanları kapsadigini gorursunuz.ve yine sunu da unutmamak gerekir ki sovyet cografyası TURK cografyasının ve boylarının buyuk kısmını kapsamaktaydı ve onların yaptıgı arastırmalar bana gore bu yuzden en degerlisidir. tarafsız olmamaları gormezden gelinecekler anlamına gelmez. ancak daha dikkatli incelenmesi gerektigini gosterir.

    genelde yapılan daha buyuk bir hata var, o da orta asyada kurulmus olan devletlerdir. bunlar bizim atalarimiz tarafından kuruldu, genisletildi, yasatıldı.ama bunlar su an uzerinde yasadıgımız toprkaların insanlarının degil SADECE bunu iyi anlamak gerekir, orta asyada yasayan diger TURK boylarınında ortak tarihidir. paylastıgımız, kesistigimiz bir noktadir. ama bu coktan unutuldu, zaten istenen de buydu. bizim tarihimiz en onemli noktalarından biri de birlesme ve butunlesmedir. ve bu su an icin cok uzaklarda kalmıs bir serap halindedir. tarihimizin en etkileyici ve essiz olan kısmı coktan arastirmalardan uzak bir noktaya itildi. bir macar arastirmacasinin sırf " bizim atalarimiz acıkca TURKlerdir" dedigi icin deli damgası yedigi bir donemdeyiz.

    japon kulturnun coktugune kesinlikle inanmiyorum. bir degisim oldugu acıktır ve bunu yalanlamak niyetinde degilim zaten. ama soyle bir dunyaya bakarsak, kulturlerin nasıl degistigini biraz incelersek, goruruz ki tum hepsi degismistir ve buna amerikan, ingiliz, rus, hindistan, arabistan, brezilya gibi ulkelerin kulturleride dahildir. yani amerika sabit kalıp siz ona uymuyorsunuz, birlikte degisiyorsunuz.

    ozetle iddalar saf turklerin turkiye icindeki yogunlugunu gosteriyor olabilir; en fazla bunu yapabilir. herkesin genini incelemeniz mumkun degil ve ulkemizdeki dagılım korkunc, yani zamanla insanlar dogudan batıya, kuzeyden doguya, akdenizden egeye acaip bi sekilde karismislar bu yuzden belli bir deney grubu olusturulabilecegine ihtimal vermiyorum. ama bu arastirmanın detayları bence cok onemli, etnik gruplar arasındaki benzerlikleri verirken ITU'lu akademisyenin cok kalabalık bir kitlenin hic bir etnik gruba dahil olmadigi gibi gibi bir sonuc ortaya cıkıyor. kurtlere, ermenilere uzak yunan,urdun ve iranlilara yakın. bi gariplik var gercekten.

    son olarak truvanın rovansi, bence cok guzel olmus , bir de gunumuz kanıtlarıyla uyusuyor olsaydı tam olacaktı.
     
  11. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Kara Maça, Japon kültürü çöktü diyen kim ? Ben "değiştirilmiş ve ağır darbeler almıştır" dedim. Sizde değiştiğini kabul ediyorsunuz, bende, ama ben değiştirilmiştir diyorum, doğal bir yolla değiştiğini kabul etmiyorum.

    Truva Rövanşı konusunda ise Çanakkaleye sokulan "Agememnon" isimli gemi olayı var bir de Atatürk'ün büyük taarruzdan sonra söylediği "Truva'nın öcünü aldık" ifadesi. Fatih Mehmet'te, Atatürk'te tarihi iyi bilen insanlardı. Boş söz etmezlerdi. Yanılıyor olabilirler ama söyledikleri altı boş şeyler değildi. Siz onların yanıldığını düşünüyorsunuz, neden ? Yani onların hangi kanıtlarla bu sözlerini ettiğini biliyor musunuz ? Biliyorsanız açıklamanız gerekirdi. Yalandı, yanlıştı demek kolay. Açıklayın. Bizde öğrenelim. Öğrenmekten gocunan, yanıldığımızda ısrar eden insanlar değiliz, en azından ben değilim. Doğrusunu bilmek isterim.

    Bay Çay'ın görüşlerini beğenmemiş, doğru bulmamışsınız. Olabilir. Bende Bay Çay sürekli doğruları söyler demiyorum. Bilmem ben, takip etmem Çay'ın söylediklerini. Ama siz yazılanı iyi anlammışsınız. Çay, bir politikanın yansımasıdır diyor. Siz tutmuş Rus bilim insanlarına güvenirim diyorsunuz. Bay Çay Batı kaynaklı, Rus kaynaklı herşeyi kötülemiyor ki. O bir politikadan bahsediyor, büyük bir politikadan. Çay'ı tanımam ama eminim çok iyi Sovyet bilim insanları olduğunu kabul edecektir. Bugün Rusya'daki bilim adamları bizdekiler kadar kiralık değildir. Ben öyle düşünüyorum. Yani orada devletin güttüğü koyun bişlim adamlarının sesi kadar bilimin özgür sesi de duyulur, oradan gelen kanıtlarla bizim tarihimiz hakkıyla aydınlanabilir. Kimse Sovyet bilim insanlarını kötülememiş.

    Orya Asya'da kurulan Türk devletlerinde diğer Türk boylarının da payı olduğu görüşüne katılıyorum. Dediğiniz gibi o eski uygarlıklarımızı bencilce sahiplenmek yanlıştır. Arada bir doğru sözler ediyorsunuz ama satır aralarında çok yanlışlarınız var bence.
     
    TheBiKeySah ve nika bunu beğendi.
  12. kara maca
    Offline

    kara maca Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    truva rovansı meselesi ile baslayalım; istanbulun fethinden sonra "truvanın ocunu aldık" diyerek 2.roma imparatorlugunu kast ediyor demektir. bu 2.roma -bizans dedigimiz- kendini romanın devami olarak gormektedir. roma da kurulus efsanesini truvaya dayandırır. bir nevi truvanın devamı olarak gorur kendini. oyledir ya da degildir ancak kendi efsanelerinde buna vurgu yapar bununla ovunurler. ve zamanında bu boyle bilinirdi. ve tabiki sultan 2.mehmet'in tarih bilgisini sınamıyorum, ama truvanın yeri nerdedir? nedir? bunları bilmesi mumkun mu?bence hem ataturk hem de 2.mehmet acıkca cografi bir simgeleme yaparak rovanstan bahsetmis olmalılar. ve ataturk geminin ismine gonderme yapmıs olmalı, yoksa TheBiKeySah'ın fikri guzel ama bu soylemlerle sadece havada bir fikir.

    ordy'un kitabını okuma fırsatım olmadı, pekte olacak gibi degil. ama bu cokta onemli degil, japonların kulturu birileri tarafından degistiriliyorsa bu ancak batı olabilir, ordy'ta bu isle dogrudan gorevlendirilmis bir isim.simdi bu yazara degilde kime suphe ile yaklasalim?bi de dogal yollarla bir kultur nasıl degisir? yagmur yagdı kultur mu degisti?

    bir de sovyet meselesi var, hic sovyetlerde yasamadım ancak turk kavimlerinin baskı altında kaldıklarına dahi hic suphem yok. kulturleri bu sure icinde degisim gostermistir muhakak. bu da bir politakının sonucu olabilir. bilmeniz gereken nokta o zaman yapılan arastırmaların degeridir. yani pek sizin konunuz degil galiba arastırma falan ama taraflı yazılarda bilgi icerir. kaynakları iyi incelerseniz belki bir seyler ogrenme sansınız olur.

    bu konuda arada bir de olsa bilgileri dogru yorumladıgınızı soylemem.her zaman yaptıgınız gibi konuyu saptırıyorsunuz ve her dallandırdıgınız kısmı budamak ayrı bir keyif...
     
  13. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Yazınızı okudum, okudum da cevap vermeyeyim verirsem sert çıkabilirim dedim.Çünkü kızdığım yerleri yapmacık bir sakinlikle anlatamam ben.

    Ama bu bir şeyler öğrenme şansımız sonra dallandırdığım konuların tarafınızdan budanmam.... Bu üstten bakışı beğenmedim. Birşeyler bilseniz, bizim yanıldığımızı kanıtlasanız belki de ses etmezdim, hakkı var birazcıkta olsa derdim, hoş olmasa da üstten bakması, hakkı var... Ama hakkınız falan yok !

    Düşünmeyi bilmiyorsunuz. Bir yerden birşey okuyup inanıyorsunuz, ağızdan kapılmış bilgi sizinkiler... Bir de bize kaynakları okumamızı öğütlüyorsunuz, sizin gibi okuyup düşünmeden kabul edeceksek, kalsın. Bu arada ben sizin de okuduğunuza inanmıyorum. Okusanız da okuduğunuzu anladığınızı düşünmüyorum, neden mi ? Çünkü ben yazıyorum ama siz anlamadan bana sözde cevap veriyorsunuz. Ben tartışmayı severim ama sizinle tartışılmıyor.

    İki yerde Ordy demişsiniz. Kim bu ordy ? Ordy'nin kitabı hangisi ?
    Ben Krizantem ve Kılıç'ı okumanızı öneririm demiştim, yanlış hatırlamıyorsam Ruth Benedict'in demiştim. Siz ordy deyince baktım ben mi yazarı yanlış hatırlıyorum diye internetten aradım, yoo ruth benedict'in. Ordy benedict'in takma adı herhalde, biz bilmiyoruz siz biliyorsunuz, olur a ! Bilemeyeceğimiz bir sürü şeyi bildiğinize göre onu da biliyorsunuzdur ! Sonra kitaba ısmarlama demişsiniz, okumadığınız bir kitaba, tanımadığınız bir insana hakaret ettiğinizi bile bilmeden... Sonra da önemli değil demişsiniz.... E sizin için önemli olsa şaşardım....Sizin için bilmeden konuşmak, inandıklarını düşünmeden öne sürmek kolay, ön-inanlarla insan yargılamak kolay, şaşırmadım bu yaptığınıza....

    Doğal yolla kültür nasıl değişir, yağmur yağdı da kültür mü değişti demişsiniz ? Bir de benimle alay etmişsiniz, şaşırmadım, karşısındaki insanın söylediklerini anlayamayan biri elbette onunla alay da eder, dallandırdıklarını da budar.

    Siz anlayamamışsınız, anlayanlar vardır ama ben bir seferlik açıklayayım demek istediğimi. Yoksa ikide bir size kelime öğretemem, ben ilkokul öğretmeni değilim, olmaya da niyetim yok.

    Doğal kelimesinin anlamına erinmeyip bir bakın, bilmiyorsunuz, öğrenememişsiniz. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp derler ya ben inanmam o söze. Bu kadar söz edeceksin, bir insanla tartışmaya kalkacaksın sonra da kelimelerin anlamını bilmeyeceksin, bilmediğini de kabul etmeyeceksin... Ayıptır !

    Siz beni buduyrmuşsunuz, ben kabule tmiyorum ya bunu, benim için siz öyle sansanız da farketmez. Umurumda değil. Buduyormuş !

    Yine de benden size bir öğüt, beni buduyormuşsunuz ya, sağı solu budamaya kalkmadan önce kendi benliğinizi budayın biraz. Tabi benlik kelimesinin ikincil anlamlarını bilmiyorsanız öğrenin yoksa siz bunu da sorarsınız bana.
     
  14. cappi
    Offline

    cappi Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2008
    Mesajlar:
    179
    Beğenileri:
    70
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    istanbul
    Timuçin hoca bir bilim adamıdır ve tezleri bilimsel araştırmalara dayanmaktadır, şimdi bu adama kalkıp da "önce o kendi yanlışlarını düzeltsin" gibisinden laflar edecek bir zihniyetin en azından bu konuda, bir bilim adamının fikirlerini "kesinlikle" çürütecek akademik bilgisi, araştırması olması gerekmektedir..Dersini dinlemiş biri olarak Timuçin hocanın yüzde yüz objektif ve bilimsel temele dayanan bilgiler verdiğine beni ve dinleyen herkesi ikna ettiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, ben onda taraflılık görmedim, tezinin sonucu da vatana ihanet falan etmiyor..

    Türkiye' de yaşayan insanların gen havuzunun Orta Asya' daki Türkler ile aynı olmadığını, bilimsel araştırmalara dayanarak söylüyor, bu kadar..Bunda mucizevi ya da nobel ödülü aldıracak bir matahlık da yok..Durumun öyle olduğu açık zaten..Anadolu'da Türkler gelmeden önce binlerce yıl başka milletler yaşamadı mı?Türkler geldikten sonra da bu coğrafyada farklı milletlerin genleri birbirine karışmadı mı?
    Ne desem boş, yüce Türk Milleti'ni kurtaracak olan en hakiki mürşit olan ilim, fen değil, kahvede oturup vatan millet edebiyatı yapanlar mı olacak acaba?????????
     
  15. salvadore_xp
    Offline

    salvadore_xp Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    527
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul and Giresun
    Bu ülkeyi fiziksel yöntemlerle yıkmanın mümkün olmadığının farkına varan emperyalist güçlerin postmodern silahı da toplumun kültürünü karıştırarak milli birlik ve bütünlüğünü bozmaktır. Bu konuda uçsuz bucaksız yalanlar, sahte deliller gösterilecek ve her seferinde de bizim soy, düşünce, inanış, yaşantı vs. olarak farklı insanlar olduğumuzdan dem vurulacak, iddia dönüp dolaşıp bu sonuca varacaktır. Ben iddianın çıkışından varacağı yeri tahmin edebiliyor ve sürekli bir konu uğraşmalarını da yersiz bulmuyorum. Soğuk savaş ve yıpratma, bölme, içten çökertme çalışmalarının birinci elden sonuçları da bunlar olsa gerek. Dünya tarihinden beni 3 çıtada, 7 cephede, sayısız devletle savaşan bir toplumun veliahtı olmanın sorumluğu gerçekten ağır,zor; ama bir o kadar da kutsal. Bizim Ne ABD gibi, Ne kanada gibi ne de diğer sömürge devletler gibi sahte, hayali bir tarihi dünya kültürüne enjekte etmeye çalışmıyor, şanlı tarihimizin tüm gerçekliğiyle kabul edilmesini istiyoruz. Bu ülkede yaşayan, bu ülkeyi sevmeyen birçok profesör, bilim adamı ve holding ve medya patronu olduğu gün gibi ortada. O yüzden iddia'nın gideceği yeri tahmin etmek ve daha sonra ciddiye almak birliğimiz ve bekamız açısından daha hayırlı olacaktır...
     
  16. kara maca
    Offline

    kara maca Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    gaddarkemal adlı yazar, ordinaryus.prof.ruth benedict kendi bahsettigin kitabın yazarı. hangi bolumde egitim almıs?nerelerde calısmıs? hukumet onu hangi gorevle gorevlendirmis? bunları ogrenmek cok zor degil...kitabına sallama demedim ama guvenilir olmadıgını dusunuyorum.

    kendinizi benimle karıstırmanız cok garip. her okuduguna inan tanımına o kadar uygunsunuz ki. konuyu durmadan saptırmanız zaten ortada, fazla bir acıklamaya gerek gormuyorum.

    ama kızmıssınız, dogaldır. merak etmeyin ben odundan iyi anlarım konuyu ne kadar dallandırsanızda budarım. yanlıs anlamayın size hakaret etmek istemem ama sizin durusunuz bu, bir yerlerden bir seyler duyup o boyle su soyle durumundasınız. arastırmadan cok uzak olmanız bir yana bilimin nasıl sorgulanması gerektigini bilmemeniz bir yana...

    soyle bir durum var. yazdıklarınızın neredeyse tumu kendinizi anlatıyor(bana atfen yazmıssınız ama adeta kendinizi tarif etmissiniz) ve konuya cevap yok...

    cevap neden yok nedeni sinirlenmis olmaniz ama ardından yazdıklarınız cok sakinlikle yazılmıs seyler degil. neye bu kadar taktınız...

    son olarak tarih farklı kaynaklardan yararlanarak ogrenilmesi gereken bir konudur.size siddetle tafsiye ederim.
     
    D.Wolf bunu beğendi.
  17. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Budamayı bir deyim olarak kullandınız ilk önce, doğru olmuş. Şimdi tutmuş odun falan diyorsunuz...

    Hakaret etmek istemiyormuşsunuz ama hakaret etmişsiniz. Ne dediğini bilmeyen bir adam işte ! Ben esas odunluk sizde demeyeceğim, seviyenize de inemem.

    Ben hakaret etmem mi ? Ben sövmem mi ? İkisini de yaparım ama bir düşünce alanında hakaret etmek, özellikle anlamadan, anlayamadan hakaret etmek bayağılık olur. Odunmuş... Güler geçerim olsa olsa. Düşüncesi yetmeyen bayağılaşır işte böyle.

    Ben sizin gibi direten biriyle tartışmam, tartışmaya kalkmam hata değilmiş, direten yüzünüzü gördüm böylece. İyi oldu.

    Umursamıyorum yazılarınızı, düşünmesini bilmeyen, karşı çıkan herkese, herşeye direten birisi... Ben uğraşmam artık. Kendi kendime sizi karıştırmadan yazar geçerim, sizin tartışmanız doğruyu bulmak için değil, diretmek için. Bu ikinci ders oldu bana İskandinav istilası iddianızdan sonra.

    Birisi de alkışlıyor hakaret edeni, banane. Alkışlasın herkes istediğini. Körler sağırlar birbirini ağırlar dedikleri gibi, yanlışların da diretenler de birbirini alkışlıyor demek ki.

    Bu da size son yazımdır, biz sizinle düzeyli bir şekilde tartışamıyoruz. Bunu yazmama sebepte kişisel bir tartışma yaratmak değil. Görüşlerinizi okuyan olur da hakaret ettiğinizi farketmez belki. Ben altını çizeyim istedim.
     
  18. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.181
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    alkışlayan benim...emin ol ki; sen-salvadore_xp ve atakan_irresistable ın yaptıgı gruplaşma teşekkürlerin yanına bile yaklaşamaz benim bu yaptıgım..öncelikle bunu anla!..

    dil uzattıgınız hocanın ne kadar eğitimli ve araştırmacı oldugunun dışında, bilime yaptıgı katkılarla Türkiye'yi nasıl temsil ettigini de bir bak istersen...hemen insanları bölücülükle, ayrımcılıkla suclamayın, araştırmanın tanımını öğrenin biraz, orada kötü birşey yazılmıyor, toplumun köken ve ırkının nerden geldigi anlaşılmaya çalışılıyor...klişe Türkçülük propagandası atmayı herkes bilir, ama oturup dogruluk payını düşünmezler..
     
  19. kara maca
    Offline

    kara maca Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    gaddarkemal adlı yazara; bi daha cevap yazmayacak olmana cok uzuldum ama baslık bi toparlansın istedim.

    1-
    bu yazıyla konuyu dank diye alakasız bir noktaya cekiyorsunuz.dallandırıyorsunuz. sacma olması ise cabası.


    2-
    kim bu kendi tarihlerinden utanmaktan bıkkanlar?yazının basında turk bilim insanlarının isimleri geciyor!!pek bi alakasız bir yazı her zaman ki gibi saptırma politakası...

    3-
    bu na da cevap verdim kendi okudugunuz yazara bir bakın dedim kendisi ordinaryus.profosor.ruth benedict. 1948 yılında olmus ve savas sırasında AMERİKAN ORDUSU icin halkların morali konusunda calısmalar yapmıs.bu yuzden supheyle yaklasılması normal.gaddarkemal adlı yazar bi okudugun kitabın onsozune falan baksaydın anlardın...

    4-
    bu konuda da cevap yazdım yani ayrı bir konu sapmasını, dallandırmayı budamak zorunda kaldım.

    5-
    direten derken gaddarkemal adlı yazar, yazdıgınız sacmalıkları bıkmadan cevaplamamı kastettiniz herhalde.surekli konuyu saptırdıgınız ve cevapları anlamaktan cok uzak oldugunuz icin direttigimi soyleyebilirsiniz.ama yazılarınızdan akan cehalet ancak boyle ortaya cıkabilir.

    6-
    son bir kac mesajınız benim hakkınızdaki fikirlerle dolu, kin dolu fikirlerinizle bunları neye goreye soylebiliyorsunuz, yoksa munecim falan mısınız? tabi asagılama cabanızı takdir ediyorum son bir cırpınıs son bir sapkınlık cabası.

    7-
    bilmediginiz ve anlamaktan cok uzak oldugunuz bir konuda ahkam kesiyorsunuz. "birilerini zan altında bırakmak" iftira desem bile yakısık alır!!!en sevdiginiz sey sunlar boyle bunlar boyle tam bir iftira makinasından cıkmıscasına yazılmıs yazılar.

    8-
    bu ne yaa???? kara maca ile gaddarkemal kendini karıstırma istersen.

    9- diger baslıklarda da dallandırıyorsunuz konuları ama ben her agactan, odundan anlamam kusura bakma.

    10-su kara maca'nın seviyesine inmem meselesine gelince gaddarkemal adlı yazar siz yarasa gibi bi dalda ters bi sekilde tunemis duruyorsunuz da dunyaya ters mi bakıyorsunuz? saka bi yana beni istediginiz yerde gorebilirsiniz ne de olsa sizin yazdıklarınızda acıkca goruldugu uzere sahip oldugunuz o buyuk egonuz ve asagılık kompleksiniz bende yok.

    son olarak orta asya turk gocu masal falan degil. itulu akademisyende bu konuda tersini iddaa etmiyor.
     

Sayfayı Paylaş