Musteri Memnuniyeti - Porsche

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve Despo tarafından 29 Aralık 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 6 üye.
  1. Despo
    Offline

    Despo ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    30 Mart 2004
    Mesajlar:
    7.962
    Beğenileri:
    6.062
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Danimarka
    Porsche firmasi, 1983 yılında otomotiv sektöründe yankı uyandiracak teknik donanıma sahip bir otomobille pazara girer. Müşterilerinden gelen her türlü yorum ve fikirlere açık olan yönetim, aracin piyasaya sürülmesinden
    2 ay sonra ilginç bir şikayet mektubuyla karşılaşır.

    Müşterinin şikayeti sudur: "Adim Danny Troatman. New Jersey'de yaşıyorum. Eşim ve çocuklarımla her akşam film seyretmeden önce şehir merkezinde bulunan markete dondurma almaya gidiyorum. Bir ay önce aldigim Porsche marka arabamla tabiiki...
    Fakat ne ilginctir, ne zaman cikolatalı veya meyveli dondurma alip
    arabama dönsem, araç çalışmıyor. Oysa vanilyalı aldığım zaman aracim rahatlikla çalışıyor. Bunun bir kaç kere denedim ve her seferinde aynısonucu aldım. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler"

    Bu olay Türkiye'de olsa ne olurdu? Muhtemelen mektubunuz ciddiye alınmayıp silinirdi. Ama hayır! Porsche firmasindaki yetkililer
    derhal adı geçen bölgeye bir mühendis gönderiyorlar ve sebebini öğreninceye
    kadar orada kalmasını söylüyorlar. Ertesi gün mühendis New Jersey'e varıyor ve Bay Troatman'la hemen temasa geçiyor. Aynı akşamdan başlamak üzere her akşam üstü mühendisimiz ve Bay Troatman dondurma almak üzere markete gidiyorlar. Gerçekten de çikolatalı ve meyveli dondurma alindığı zaman araba çalışmıyor, vanilyali alindığı zaman ise rahatlikla çalışıyor.

    Mühendis baslangıçta bu olaya şaşkınlıkla bakıyor fakat bilimsellikten uzaklaşmamaya gayret ediyor. Aradan yaklaşık bir ay geçiyor. Bay Troatman ile her gün markete giden mühendis, sonunda olayı çözüyor. Yeni model Porsche arabalarda kullanılan soğutma sistemi, araç durdurulduktan hemen sonra devreye giriyor ve motor belirli bir ısıya düşene kadar motoru kilitliyor. Markette en çok satılan dondurma ise vanilyalı.

    Bu yüzden vanilyali dondurma tezgahi önünde sürekli sıra oluyor. Bay Troatman sıraya
    girip dondurmasını alana kadar geçen süre,motorun soğuması için yeterli oluyor. Fakat çikolatalı veya meyveli dondurma tezgahı önünde sıira olmadığı için dondurmayı hemen alıp aracına geri dönüyor. Motor ise kilitli olduğu için araç çalışmıyor. Mühendis,raporunu yönetime sunuyor. Piyasadaki araçlar geri toplanıp, gerekli ayarlamalar yapılıyor ve müşterilere yeni haliyle teslim ediliyor.

    http://edunya.blogspot.com/2005/06/mteri-memnuniyeti-zerine.html
     
    D.Wolf, josef_1531, kara maca ve diğer 8 kişi bunu beğendi.
  2. Vatanist
    Offline

    Vatanist Üye

    Katılım:
    27 Aralık 2008
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Vallahi pes yav!Bizde olsa o mektubu okuyan yetkili içinden iyi bi sayardı yazana.
     
  3. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    Çok öğretici ve anlamlı bir yazı
    Forumda böyle pazarlama içerikli yazıların paylaşımının artmasını diliyorum.
    Çok keyif alıyorum okurken.
    Ben de okurken karşılaşırsam sizlerle paylaşmaya çalışırım.
     
    Despo bunu beğendi.
  4. sivasli
    Offline

    sivasli Üye

    Katılım:
    6 Ocak 2007
    Mesajlar:
    771
    Beğenileri:
    253
    Ödül Puanları:
    73
    gercekten ilginc bi sonuc.ayrica aylar boyunca hep vanilyali dondurmanin cok satiliyo diye önünde sira olmasi digerlerinde olmamasida baska bir düsündürücü olay.bir gün iki gün tamam belki ama aylarca bu teadüf nasil oluyor anlamadim :)
     
  5. kara maca
    Offline

    kara maca Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    burada musterinin olayı fark etmesi gercekten ilgi cekici, bunu mektubla bildirmesi ise gercekten cesret ister. sonucta aptal durumuna dusmek var ben olsam yollamazdım. ve tabi ki bu da benim hatam olurdu simdi daha dikkatli olmaya calısıcam bu konularda.
     
  6. sivasli
    Offline

    sivasli Üye

    Katılım:
    6 Ocak 2007
    Mesajlar:
    771
    Beğenileri:
    253
    Ödül Puanları:
    73
    kara maca bu cesaret ister olayi sadece bizde var.bu yabancilar bunu düsünmezler bile.direk herseyde haklarini sonuna kadar alirlar.ben hollandalilarin icindede yasadim alamnalrin icindede.gördügüm izlenim bu.hele birde bir seye para vermisler almislarsa sonuna kadar giderler süphelendikleri olayin...ya millet ne der ya dedigim sacma cikarsa ne duruma düserim oalyi sadece bizim türklerde var.ve bu yüzdende gelisemiyoruz..en basit örnegi su mesela ; bir türk örnegin 300 kurusa aldigi bir sakizi eve gelince icine acip bakiyor ve sakiz simsiyah olmus küflenmis.bunu direk cöpe atar ve 300 kurusluk sey icin gidip sorun cikarmaz insanlik hali bakkalin ne sucu var der..ama bunu bir alman olsun evi o markete 30 km uzakliktada olsa gider ve gösterir parasini geri alir..yani sorun cesarette falan degil,sadece biz milletce hakkimizi aramayi bilmiyoruz
     
    gaddarkemal bunu beğendi.
  7. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Olay beni etkilemedi. Buraya taşınmasına da bana kalırsa gerek yoktu. Ama olay hakkında yapılan yorumlara, mesaja edilen teşekkürlere bakarsak sanırım bir ihtiyaç varmış. Böyle olay Avrupada Amerikada çok ondan ilgimi çekmedi.

    Sivaslı doğru söylemiş, işin aslı bireysel olarakta hakkımızı aramayı pek bilmiyoruz, bireysel olarka bilemeyince toplu olarakta bilemiyoruz pek.

    Kendimi övmek için söylemeyeceğim ama ben bir süredir alışverişlerime çok dikkat ediyorum. Tabi bir avrupalı gibi yapamıyorum ne yalan söyliyim. Bilirim çünkü, bilirim ki bizim insanımız kılı kırk yaran adam gördü mü şu kıla bak der. Kıllık yapıyor derler. Ne olmuş mal arızalıysa der. Vurdumduymazız, neme lazımcıyız genel olarak. Bir de gerçekten kıl adını hakeden insanımız var. Güya hakkını arayacak diye çirkin çirkin davranır. Onu da sevmem, hakkını aramayanı da sevmem.

    Ben de tam olarak hakkımı arayamıyorum ne yalan söyliyim. Daha pek geliştiremedim kendimi. İşin aslı kolay kolay da içimden gelmez, bunun bazen haksızlığa uğradığım da sindiriveririm içime. Hoşgörüyorum, hoşgörü bu değil sanırım. Artık bu sahte hoşgörüm azalıyor, hele bir de kusurların ardında bir art niyet sezersem erinmiyorum hakkımı aramaya, kendimi yoruyorum.

    Kadıköyde otururken altımda bir market vardı, İstanbulda bir sürü şubesi olan bir market, en az 10 tane ürün iade ettim. İnsanları enayi yerine koyarak para kazananları sevmiyorum. O marketten de alışverişi kesecek adamlığı da gösteremedim bunu da söyliyim. Evimin hemen altında diye, yakın diye, bunca olaydan sonra gene onlardan alışveriş yaptım. Böyle yapmamalıyız. Tepkimizi ortaya koymalıyız. Tabii ki orada çalışan emir kulu olan reyoncuya, kasiyere değil. Böyle yapanlara da kızarım. Açıkça kızarım, olmuştur. Bay veya bayan mal kusurlu diye reyoncuya, kasiyere çatar. Müdür gelince yumuşar. Tiksinirim böyle insandan. Reyoncuya kasiyere yumuşak olacaksın müdüre, ondan sonra daha yüksek sorumlulara sert olunmalı diye düşünürüm.

    Son zamanlarda bilinçli tüketiciliğe ısınıyorum yavaş yavaş, erinmiyorum arıyorum fabrikaları falan.

    Bizim fabrikaların çoğunda da müşteri memnuniyeti bir palavradan öteye gitmemiştir. 7-8 ay önceydi bir çerez aldım. Tarihi geçmediği halde bozuk olan bu çerez için tadım fabrikasını aramıştım. Haftasonuydu, güvenlikçi çıktı. Telefonu ona bağlamışlar, koskoca tadım derler bir de böbürlenirler... Güvenlikçi de densizin biriydi, sanki kendi fabrikasıydı. İleri geri konuşunca tartıştık. Hani reyoncuya ekşiyenlere kızıyorum dedim ya, bazen de işte bu emir kulları, bu dış kapının mandalları iyi çalışan olacağım diye saçma sapan davranıyor. Düşüncesizlik ediyor, buna da katlanmam işte.

    Bende amma doluymuşum bu konuda :)
     
    Son düzenleme: 30 Aralık 2008
  8. mahir07
    Offline

    mahir07 Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    124
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    antalya
    Söylenilenlerden de anlaşıldığı üzere. demekki toplumun bilinçli, hakkını arayan ve tüm bunları yaparken de olumlu sonuçlar doğuracak şekilde olaya yaklaşan bir kimliğe bürünmesi lazım..

    Fakat toplum tüm bunları uygularken aynı zamanda tüketicilerin de olaya aynı bakış açısıyla, kibarlılıkla ve çözüme ulaşan davranışlarıyla üreticiye desteği şart..

    Fakat sanırım tüketicilerdeki bu hoşgörü ve hatayı kabul edip düzeltme çabası henüz ülkemizde tam anlamıyla oturmamış bir kavram..

    Bu bağlamda da üreticinin hakkını arama isteği ve bu isteğinden de sonuç alması imkansız gibi gözüküyor..

    tabi bahsi geçen kişi biraz arıza ve fazla sabırlı değilse :)
     
  9. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.492
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    nereye taşınmış ki??
     
    saydam bunu beğendi.
  10. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
  11. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.179
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    saydam bunu beğendi.
  12. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    http://www.comgibi.com/forum/newreply.php?tid=7724&pid=34521
    http://www.logisticsclub.com/modules.php?name=News&file=article&sid=124
    http://dir.groups.yahoo.com/group/bebak/message/230
    http://www.oltuluyuz.net/forum/viewthread.php?thread_id=508&pid=1439
    http://www.smart-team.net/forum/viewtopic.php?t=24&sid=2850c62222630b9ea6144a3c19fd7c94
    http://mkablan.blogcu.com/

    Google da ilk karşıma çıkan sayfalardan bir kaçının adresi...

    Neyi savunuyormuşum... Neyi savunacağım? Burada sence bir savunma mı var ? taşımasına gerek bulmadığımı söyledim. Bir çok yerde karşımıza çıkabilecek bir şeydir demek istedim. Burası yineleyenden çok, yineleten bir forum. Onun için dedim.
     
    FalcoNx bunu beğendi.
  13. D.Wolf
    Offline

    D.Wolf Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.306
    Beğenileri:
    2.179
    Ödül Puanları:
    123
    Yer:
    istanbul
    bunun yinelemekle ne alakası var?..isterse binlerce sitede olsun..yazılanların internette bulunması rahatsız edici bir durum mu?..zaten forum demek, araştırmayla ilgi çekici bilgileri sunmak demektir..burada yazdıklarımızın hepsi internet aleminde mevcut zaten..internet dünyasından neyi saklayabilirsinki?..farklı olarak ne yapabilrsin?..buluş yapıp, veya aynı olayı yaşayıp mı buraya sunalım?..biraz daha mantıklı yazalım, kuru eleştiriyle bu işler olmaz..

    ayrıca, konu dışı bir bölüm ve isteyen okur ve faydalanır, istemeyen de bakar gecer..

    kalitenin her düşünceye, olabilecek sorunlara karşı ne kadar önem verdigini anlatan bir yazı, başarı böyle kazanılıyor işte...ben daha önce okumamıştım, cok hoşuma gitti açıkcası..
     
    saydam bunu beğendi.
  14. saydam
    Offline

    saydam Özel Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2004
    Mesajlar:
    7.079
    Beğenileri:
    1.905
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    serbest
    Yer:
    Academic Sport Center
    gaddarkemal sanirim foruma yeni kurallar getirmeye calisiyorsun,burda her basligi okumak zorunda degilsin.

    Forumda konularin gerkliligine kurallar dahilinde yonetim karar verir ki konuyu acanda adminiz,daha fazla da offtopic yapmaya da gerek yok!
     
    diez bunu beğendi.
  15. gaddarkemal
    Offline

    gaddarkemal Yeni Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    994
    Beğenileri:
    754
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    İstanbul
    Benim yeni kural getirmeye çalıştığım falan yok. Zaten kural dışıdır gibi ekelikte yapmadım. Yanlış anlaşılmış. Yeni kural istesem açıkça "yeni kural istiyorum" derdim.

    Her başlığı okumak zorunda olmasam da elimden geldiğince okuyorum,okumayı seviyorum. Düşüncem varsa da bunu söylemeyi seviyorum. Taşınmasına gerek yok derken konuyu mu baltaladım ? Konuyu beğenmesem hakkında bu kadar yorum yapar mıydım ?

    Konu güzel de, ben böyle internette ilgili ilgisiz her yere yayılan bir haberle sunulmasını sevmedim. Bu da benim forumu bir üye olarak sahiplendiğimi gösterir. Üye olarak. Kural koymaya, kendi kendime yöneticilik taslamaya niyetim yok, yöneticilik gibi bir sorumlulukta da gözüm yok.

    Offtopicse offtopic, birisine kural getirmeye çalışıyor musun ? diye sorulmuşsa o kişinin cevap hakkı vardır. Burayı da bunun için seviyorum. Farklı görüşte farklı farklı insanlar toplanmış okuyor, yazıyorlar.
     

Sayfayı Paylaş