Milliyet Gazetinde Bugun

Konusu '***Duyurular***' forumundadır ve saydam tarafından 30 Eylül 2005 başlatılmıştır.

  1. saydam
    Offline

    saydam Özel Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2004
    Mesajlar:
    7.079
    Beğenileri:
    1.905
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    serbest
    Yer:
    Academic Sport Center
    Estetik operasyonlar!

    Vücut Geliştirme Federasyonu eski Başkanı Eryetiş Kurtaral'ın söyledikleri tüyler ürpertici. Kurtaral, "İlaç alan erkek sporcunun göğsü yuvarlak olur ve göğüs ucu kabarıktır. Anlaşılmasın diye göğüs ameliyatı olanlar var" diyor

    ÇAĞIN KARABASANI

    Ayşe YEŞİM / Necmi KEPÇETUTAN


    Başlarken...
    Doping sözcüğü ile son dönemlerde sıkça karşılaşır olmamız, elbette bir rastlantı değil. Skandalların üst üste gelmesi, dünya çapında sporcularımızın etik olmayan yollara saptığının ortaya çıkması, uluslararası platformda ağır cezalar ile karşı karşıya kalmamız, "Neler oluyor? Nereye gidiyoruz?" sorularının yanıtlanmasını zorunlu kıldı.
    Vicdanları rahatsız eden ve bizi, geçmişteki başarılarımızı da sorgulamaya yönelten doping illetinin ne olduğunu, insan sağlığına verdiği zararları, cinsiyet değişimlerine dek uzanan hormonal dengesizlikleri, ani ölümlerin doping yöntemlerini irdelemek, konunun ciddiyetini gündeme getirmek istedik.
    Uzman görüşleri, dopingin tanıkları, mağdurları ve yaşanan ilginç olayların derlendiği bu dosya ile dikkatleri, etik değerleri alt üst eden bu illete çekmek ve sporumuzu yönetenlerin konuya daha samimi, daha ciddi yaklaşmasını ve radikal çözümler üretilmesine katkı sağlamayı hedefledik.
    Rakamlar küçümsenecek, ortaya çıkan tablo gözardı edilecek gibi değil...
    Güreşten briçe, halterden golfe değin, tam 17 spor dalında, 90'lı yıllardan itibaren doping illetine bulaşan 200'ün üzerindeki Türk sporcusunun, ibret alınacak öykülerinden çarpıcı olanları bulacaksınız. Başarı, popülarite, ödül adına, yaşamı hiçe sayarak başvurulan yöntemlere inanamayacaksınız.
    Kanser, kalp krizi, ritm bozukluğu, karaciğer yetmezliği, böbrek iflası, kan hastalıkları, troit, kısırlık, iktidarsızlık, uykusuzluk, astım, merkezi sinir sistemi dengesinin bozulması, kadınlarda aşırı kıllanma, ses kalınlaşması, üremenin durması, şeker hastalığı gibi kimi kalıcı kimi ölümcül rahatsızlıklara yol açan dopinge bile bile lades diyen sporcu öykülerini okuyunca şaşıracaksınız.

    ***

    Peşi sıra yaşanan doping skandallarıyla Türk sporuna en büyük lekeyi bulaştıran Vücut Geliştirme, bu dosyada ele alacağımız ilk spor dalı.
    Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından faaliyetleri bir yıl süreyle askıya alınan federasyonun eski başkanı Eryetiş Kurtaral'ın doping yapan sporcular ve kullandıkları yöntemlerle ilgili açıklamaları tüyler ürtepecek cinsten.
    "Ben doping yapan sporcuyu on metreden tanırım" diyen eski başkan, bakın görev yaptığı dönemde tanık olduğu olayları nasıl anlatıyor:
    "Müsabakaları yakından izlerdim. Tartıda, podyumda 'kim doping yapmış' diye bakardım. Bu işin içinde olan bir insan, doping yapanı dış görünüşünden anlar. Özelikle erkek sporcularda bunu belirlemek daha kolaydır. İlaç alan sporcunun göğsü yuvarlak olur, göğüs uçları kabarıktır. Böyle birini gördüğüm zaman hemen yarışmadan men ederdim. Öyle olaylara tanık oldum ki, göğsünün ucundaki dikleşmeyi ameliyatla giderip yarışmaya giren bile vardı. Bayanlarda bunu saptamak daha zor. Ama ses kalınlaşması, tüylenme gibi belirtiler olur".

    Kullanmayan yok"
    "Dopingin önüne geçmek çok zor. Rakibi alınca, bizimki de mecbur kalıyor. Vücut geliştirmede neredeyse tüm sporcular kullanıyor düşüncesi hakim. Vitaminler ve aminoasitlerin yardımı ile iyi bir antrenman yaparak aynı performansı sağlamak mümkün. Siz istediğiniz kadar önlem alın, sporcu veya antrenör gidiyor, araştırıyor ve bulup uyguluyor yeni yöntemleri. Bizim branşta doping olayları eskiden beri vardı. Ancak olimpik bir branş olmadığı için kendi içimizde çözüyorduk, dünya duymuyordu. Ancak kontroller son yıllarda sıklaşınca yakalananların sayısı arttı. Kontroler daha da çoğalmalı ki, caydırıcı olsun. Ama bu kez de maliyet yükseliyor."

    Eczanelere kontrol
    "Federasyonun faaliyetlerinin durdurulmasına karşı değilim. Ancak bu yolla doping yapmayan sporcu da cezalandırılmış oluyor. Çözüm için öncelikle eczanelerin kontrol altına alınması gerek. Bugün gidip bir eczaneden her türlü doping ilacını alabiliyorsun. Gidin sustanon, primolon isteyin, hemen versinler. Yurt dışında doping maddesi içeren ilaçlara narkotik işlemi yapılıyor. Alan da satan da böyle cezalandırılıyor. Ülkemizdeki ikinci sorun, sayısı giderek artan salonlar. Binlerce salon var. Denetim diye bir şey yok. Oralarda el altından ilaç satılıyor. Adını duyduğunuz zaman şaşıracağınız elit sporcular bile bu yola başvuruyor. Dopingi bıçak gibi kesmek çok zor. Öncelikle sporcuyu eğitmemiz şart."

    İşte böyle öldü

    Sporu kirleten doping illetinin çoğu gizli kalsa da ölüme yol açtığı da biliniyor. 1996 yılında Avusturyalı vücutçu Andreas Münzer günde 4 tablet alınması gereken ilacı 60 adete çıkarınca ölümünü de hazırladı. Altmış gün süreyle bu kürü uygulayan Münzer 31 yaşında bilinçsizce doping yapmanın kurbanı oldu ve yaşama veda etti.



    At iğnesi ve esrar

    Son yıllarda yapılan kontrollerde dopingli yakalanan ve ceza alan 80 sporcu ve halen soruşturması süren 20 sporcu ile dikkatleri çeken vücut geliştirme branşında atlara vurulan performans iğnesinden, esrara kadar akıl almaz doping yöntemleriyle karşılaşıldı.
    Asgari iki yıl ceza alan, bazı sporcularına ömür boyu men cezası verilen Vücut Geliştirme'de sporcuların bizzat yaptıkları itiraflar gündeme damgasını vurdu. Spor yaşamı yasaklanan Serdar Aktolga'nın kullandığı "Boldenon" isimli ilacın yarış atlarına vurulduğu ve adale toplayıcı özelliğe sahip olduğu bildirilirken, bir insanda kullanılmasının beyin dahil tüm iç organlara zarar verdiğine dikkat çekildi.
    Bu yıl Türkiye Şampiyonası'nda yakalanan Yunus Emre Aslaner'in hikayesi de traji-komik... Kontrolden kaçmak için bir başkasının idrarını veren Aslaner'de esrar da dahil olmak üzere tam 11 yasaklı madde tespit edildi. Sporcunun ceza kuruluna verdiği savunmasında kullandığı, "Anabolik bir ilaç kullandığım için dopingli yakalanırım korkusuyla temiz olduğuna inandığım bir başkasının idrarını verdim. Ama başıma daha büyük bir bela geldi. O adamı yakalarsam doğduğuna pişman edeceğim" ifadeleri cehalet kokuyordu.
    Emre'nin, "Bu iş delilik. Şampiyon olmak ve yurt dışına gitmek tek amacımız. Üçer aylık kürler halinde ilaç alıyorum. Göğüs uçlarım büyüyor. İlaç bulmakta zorlanmıyorum. Bulgaristan üzerinden ucuz ilaç bulabiliyoruz. Bu işi profesyonelce yapıyoruz, rakip alıyorsa ben de almak zorundayım" açıklamaları da dikkat çekiciydi.

    UZMAN GÖRÜŞÜ

    Prof. Dr. Sezgin İlgi (Dopingle Mücadele Vakfı Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi)

    "İnsan vücuduna bindirilen her yük sağlığa zararlıdır. Doping ekstra performans kazanmak veya performans arttırmaktır. Sporcu vücut kaslarının daha hızlı gelişmesi için örneğin anabolic steroid alıyor. Bu ilaç sayesinde hızlı gelişen kaslar ile birlikte kalp de büyüyor. Çünkü daha fazla kan pompalaması gerekiyor ve kalp iflası geliyor. Bu ilaçlar karaciğer ve pankreası aşırı zorluyor, bir süre sonra yetersiz kalıyor. Hormon yüklemesi vücudun dengesini bozuyor. Erkek sporcu dışarıdan Testosteron aldığı zaman vücut erkeklik hormonu üretimini durduruyor. Bunun sonucu iktidarsızlık, üremenin durması ve prostat kanserine kadar gidiyor. Bayan sporcunun bu maddeyi alması sonucunda vücutta kıllanma, ses kalınlaşması ve üreme yeteneğinin kaybolması meydana geliyor".

    Doping nedir?
    Sporcunun müsabaka sırasında zihinsel ve fiziksel performansını arttırmak amacıyla yasaklamış maddeleri ve yöntemleri kullanması dopingin bilimsel tarifidir. Sporcunun fizyolojik kapasitesinin antrenman, beslenme gibi yöntemlerle ulaştığı en üst düzeyin, daha yukarı çıkarılması girişimidir. Adil yarışma ortamını bozan gayri ahlaki bir yoldur.

    Doping niçin yapılır?
    Geçen yüzyılın başlarından itibaren hemen tüm spor dallarında performansın giderek arttığı, rekorların sürekli geliştiği gözlenmektedir. Kazanmanın ana hedef olduğu bu yarışta, birinci ile takipcisi arasındaki farkı milimetreler, saliseler ve gramlar belirlediği için başarıya giden yolda kullanılacak yöntemler de ön plana çıkar. Kürsünün ilk sırasında yer alma arzusu, hedefe konan cazip ödüller, dünya çapında popülarite ve uluslararası rekabette prestij, dopinge başvurma gerekçelerinin en önemlileri olarak dikkat çeker. Doping kimi zaman sporcunun bireysel çabası, bazen antrenörlerinin yardımı, zaman zaman da yıkılan Doğu bloku ülkelerinin spor politikalarında olduğu gibi, sporu yönetenler tarafından bizzat teşvik edilerek yapılır.

    Uslanmadılar!
    Erkeklik hormonu, idrar söktürücü, uyuşturucu, kas geliştirici, nefes açıcı gibi ilaçların leblebi-çekirdek gibi kullanıldığı vücut geliştirme branşının faaliyetleri kurulduğu günden bu yana üçüncü kez askıya alındı. İlkinde üç, ikincisinde 6 ay süreyle faaliyetleri durdurulan bu sporda, son olarak 16 sporcunun birden kontrolden kaçması bardağı taşırdı ve ceza bir yıla yükseltildi. Bilinçsizce kullandıkları ilaçlar nedeniyle hayatlarını tehlikeye atan, yakalandıktan sonra en ağır cezalara çarptırılan sporculardan ömür boyu hak mahrumiyeti alan Serdar Aktolga, Cem Öztürk, Vehbi Oğuzkoçoğlu, Rıfkı Karataş, Murat Gönül ve Ali Altındal oldu.

    Başkan'ın isyanı
    Vücut Geliştirme Federasyonu Başkanı olmak istemesini, "Dopingle savaşmaya geldim" gerekçesiyle açıklayan Ahmet Okumuş'un itirafları bu branşın içler acısı halini gözler önüne sermeye yetiyor.
    Bakın Okumuş bu kokuşmuşluğu nasıl açıklıyor: "Göreve gelince tanık oldum. Öyle bir düzen kurulmuş ki, ödül yönetmeliğinin cazibesi sporcuyu, 'Madalya kazanayım, ödülü alayım da sonu ne olursa olsun' mantığına yöneltiyor. Doping yapan sporcu kontrolden kaçıyor. Çünkü girerse 2 yıl, kaçarsa altı ay ceza alıyor. Denetim sıklaştığı için yakalananlar arttı. Mücadeleden vazgeçmeyeceğim. Çıkar gruplarının çatışması ve işin içine ilaç ticaretinin girmesi olayı körüklüyor".

    YARIN
    Bir Başkan'ın müthiş itirafları
     
  2. Despo
    Offline

    Despo ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    30 Mart 2004
    Mesajlar:
    7.962
    Beğenileri:
    6.062
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Danimarka
    Gazeteyi bugun okudum, Turkforum.dk ´den ayrica 3 Doping resimleri almislar.

    Gercekteden okudugumda cok güldum.

    Ben Gercektende suraya;
    Ben doping yapan sporcuyu on metreden tanırım" diyen eski başkan, bakın görev yaptığı dönemde tanık olduğu olayları nasıl anlatıyor:
    "Müsabakaları yakından izlerdim. Tartıda, podyumda 'kim doping yapmış' diye bakardım. Bu işin içinde olan bir insan, doping yapanı dış görünüşünden anlar. Özelikle erkek sporcularda bunu belirlemek daha kolaydır. İlaç alan sporcunun göğsü yuvarlak olur, göğüs uçları kabarıktır. Böyle birini gördüğüm zaman hemen yarışmadan men ederdim. Öyle olaylara tanık oldum ki, göğsünün ucundaki dikleşmeyi ameliyatla giderip yarışmaya giren bile vardı. Bayanlarda bunu saptamak daha zor. Ama ses kalınlaşması, tüylenme gibi belirtiler olur".


    Her ilac kullananin böyle olacagi diye bisey yok onun icin bu yöntemle bazilarini yakalamiyorsun, bunlarin nedenini bilmeden boyle aciklama yapiyor ve de ben bilirdim deyip anlamis numarasi yapiyor, ben acikcasi bunun bu kelimeleri kullandigina inanmiyorum, egerki bu sporun icinde ve dopinglerle bilgisi varsa. Arti Jinekomasti dedigimiz hastalik sadece ameliyatla gecer onun icin sadece yarismaya katilacak diye ameliyat oldugunu sanmam, kim ister kadin gogusu ?


    Emre'nin, "Bu iş delilik. Şampiyon olmak ve yurt dışına gitmek tek amacımız. Üçer aylık kürler halinde ilaç alıyorum. Göğüs uçlarım büyüyor. İlaç bulmakta zorlanmıyorum. Bulgaristan üzerinden ucuz ilaç bulabiliyoruz. Bu işi profesyonelce yapıyoruz, rakip alıyorsa ben de almak zorundayım" açıklamaları da dikkat çekiciydi.

    Surayi anlamiyorlar... ustelik dikkat cekiciydi diye yaziyorlar..

    Bu yazi bana sorarsaniz cok kötü!
    Anlamadiklari acikca belli. Burada buna benzer yazilar sikca yazildi, yanliz buradakiler research yapip yazdilar ve bunun gibi amatörce degil. Gözlerini acsinlar ve türkiyede disinda nasil ona baksinlar.

    Dopingi önlemek imkansiz.

    Ama ne yapilabilinir ?
    öncelikle yazida oldugu gibi eczaneler denetime tutulur. Buyuk cezalar verilir recetesiz satanlara.
    Anti Doping subesi acilir, her bodybuilding salonunda denetim yapilir. Ve süphelenilen sporculara idrar testi yaptirilir, yakalanana ceza verilir ve hic bir salonda calismasina izin verilmez. Egerki salon sahibi buna göz yumarsa buyuk cezalar verilir.
    Turkiyede steoridler Supplementlerden daha ucuz! yazida ayrica supplementlerle ayni sonuc alinir yaziyor :)

    Ayrica Milliyet gazetesinden forumda bi uye var kim oldugunu yanliz bilemiyorum :) Onada sunu belirtmek istiyorum, bilmedigin seye burnunu sokma derler.. BILGISIZCE bir yaziya imza atmissin/atmissiniz tebrik ederim seni.

    Resimleri forumdan almislar yanliz Turkforum yazan kismini kesmisler.

    Forumdaki[​IMG]

    Milliyet gazetinde yayinlanan[​IMG]

    ayrica gazetede siteden Efedrin ve Deca resimleride eklenmis. Bu ikisi yanliz baska sitelerden alismisti zaten..

    [​IMG]

    daha sonra gazetedeki yaziyi eklerim.
     
  3. Deli333
    Offline

    Deli333 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2004
    Mesajlar:
    630
    Beğenileri:
    177
    Ödül Puanları:
    0
    zaten body building olarak başarılı değiliz, sporcuya destek vs yok. köstek olalımda iyice batsınlar.

    ulan ölen ölür kalan kalır. bu yola baş koymuşlar. belli riskleri almak zorundalar. ya hakkatten ne düşünüyorlar. doping olmadan dünya şampiyonu olacaklarını fılan mı?
     
  4. MK #7
    Offline

    MK #7 Özel Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.270
    Beğenileri:
    1.493
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    profesyonel body-building = doping bu kadar basit !!!
     
  5. keloglan
    Offline

    keloglan Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2005
    Mesajlar:
    51
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    bendece o insan ne bodybuildingden anliyor nede dopingden okumus biryerlerden doping kullanan bazi kisilerne neler olur o insan bodybuildingden anlasa o podyuma çikan tüm bodycilerin o muhtesem kas kütlelerini zaten doping kullanmadan sahip olmayacagini bilirdi bunu tüm hükümetler kabul ediyorlar bodybuilding soz konusu olunca ben bunu soylerim bilirim
     
  6. hsd
    Offline

    hsd Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2005
    Mesajlar:
    2.582
    Beğenileri:
    300
    Ödül Puanları:
    93
    madem önleyemiyorlar o zaman doğru dürüst yapılmasına yardımcı olsunlar tıpkı ruslar ve hatta bulgarlar gibi sporcularına insan değil makina muamelesi yapıyordu CCCP yeterki sporcu derece alsın ve alıyorlardıda
     

Sayfayı Paylaş