Meyvelerin Beslenmemizdeki Yeri Ve Kullanılması

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve saydam tarafından 16 Ocak 2006 başlatılmıştır.

  1. saydam
    Offline

    saydam Özel Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2004
    Mesajlar:
    7.079
    Beğenileri:
    1.905
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    serbest
    Yer:
    Academic Sport Center
    Yeterli ve dengeli beslenebilmek için sebze ve meyve grubundan günde en az 3 porsiyon yemek gerekir.

    Meyvelerin tanımı ve yapısı
    Botanikte, bitkilerin olgunlaşmış çekirdekleri ile çekirdeğe yakın kısımlarına meyve denilmektedir. Taze meyveler; metabolik reaksiyonların sürdüğü canlı hücrelerden oluşmuştur. Bu hücreler besin ve su gereksinimlerini karşılayan bitkilerden kesilmelerine rağmen yaşar durumdadır. Meyvelerde hücreler pektik maddelerle birbirleine bağlanırlar. Hücre duvarının esas maddeleri selüloz, pektin, hemiselüloz ve lignindir. Petkin; ham meyvede protopetkin adı altında kalsiyum magnezyum tuzları ile birleşmiş olarak bulnur. Meyve olgunlaştıkça protopetkin pektine o da pektik aside dönüşür ve meyve gittikçe yumuşar.

    Meyvelerin besin değeri
    Meyveler günlük enerji ve protein gereksinimine çok az katkıda bulunurlar. Bu nedenle şişman kişilerin tatlı yerine sofralarında taze meyve bulundurmaları tavsiye edilir. Bunun yanında mineraller ve vitaminler yönünden zengindirler. Meyveler bulundurdukları vitamin çeşidi ve miktarı bakımından farklıdırlar. Genellikle turunçgiller, şeftali, çilek ve benzeri meyveler C vitamini, kayısı ise A vitamini için iyi kaynaktır. Diğer meyvelerdeki C vitamini miktarı daha az olmakla beraber taze olarak yenildiklerinde C vitamini gereksiniminin karşılanmasına yardımcıdırlar. Herhangi bir meyve çeşidinin kapsadığı C vitamini miktarı iklime ve diğer yetiştirme koşullarına göre değişmektedir. Ambalajlama ve saklama yöntemleri de meyvelerdeki C vitamini miktarını etkiler.

    Meyvelerin besin değerinin yanı sıra iştah üzerinde de olumlu etkileri vardır. Meyvelerin lezzeti, bileşimlerindeki asit ve şekerden ileri gelmektedir. Meyveler olgunlaştıkça bulundurdukları asit miktarı azalmakta, şeker miktarı ise artmaktadır. Şekerin verdiği tadın asitle birleşmesi sonucu hoş bir lezzet oluşmaktadır. Meyvelerin bileşiminde bulunan selüloz, bağırsak faaliyetlerini düzenler. Genellikle kabuklu meyveler, kayısı, erik, üzüm, incir ile bunlardan yapılan marmalet ve reçeller bağırsak hareketlerini artırdığından kabızlıktan şikayeti olanlara tavsiye edilir. Ekşi elma ve şeftali ise ishali olan kimselere iyi gelir.
     
  2. cancan
    Offline

    cancan Üye

    Katılım:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    68
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Meslek:
    antrenör
    Yer:
    bursa
    Meyvenin vücutda şekere dönüşmesini engelleyin

    Meyveyi yemeklerden sonra yemek yanlış çünkü yemekden sonra meyve yenildiği zaman vücutda şekere dönüşüyor.
    munun için meveleri ac karnına.veya yemeklerden 2 saat önce.veya yemeklerden 2 saat sonra yeyin. SAYGILAR
     
  3. gollom
    Offline

    gollom Üye

    Katılım:
    17 Şubat 2006
    Mesajlar:
    81
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Ogrenci(kimya)
    Yer:
    izmir
    Yemekten sonrada yensede meyvanın olumsuz olucagını sanmıyorum sonuçta dogal meyvanın sekeri alınabilecek en iyi seker türü bence :)
     
  4. gurkan
    Offline

    gurkan Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2006
    Mesajlar:
    365
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    ya bende duymustum yemekten hemen sonra meyve yemeyin diye ama ben acliga dayaniyorum meyvesizlige dayanamiyorum.simdi orucum mutfaga gidince oruc oldugum halde gözüme yemekler degikl meyveler takiliyor :)
     

Sayfayı Paylaş