Magnezyum almak isteyen denize girsin

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve Malebolgia tarafından 8 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. Malebolgia
    Offline

    Malebolgia Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul
    Magnezyum almak isteyen denize girsin


    Vücuttaki magnezyum eksikliği birçok hastalığa davetiye çıkarır hatta ölüme bile yol açabilir. Bunun için magnezyum açığını kapatmak gerekir. Üstelik bu o kadar zor değil! Hazır yaz mevsimindeyken bol bol denize girin

    Canlıların yaşamında temel olan proteinlerin yapımından sorumlu olan magnezyum, sağlığımız için hayati önem taşıyor. Günlük hayatımızda şikayet ettiğimiz birçok rahatsızlık, magnezyum eksikliğinden kaynaklanıyor. Hatta uzmanlara göre, yüksek seviyede magnezyum eksikliği, ölüme bile yol açabiliyor. "Magnezyum olmadan vücutta enerji dönüşümü olmaz, insanlarda aktiviteler meydana gelmez" diyen Diyet ve Beslenme Uzmanı Dr. Bahattin Arslan, vücudumuzda ön faktör gibi rol oynayarak 300'den fazla enzimatik reaksiyona giren magnezyumun faydalarını şöyle sıralıyor: "Magnezyum, kemiklerin güçlenmesini sağlar, karbonhidrat metabolizmasında en temel görevleri alır, yaşamsal organımız üzerinde de olumlu etkileri vardır. Aritimlerin (ritim bozukluğu) ve kalp krizinin tedavisinde kullanılan magnezyum, kalp kasının kasılma şiddetini azaltır. Kalbin daha az enerji ve oksijen kullanmasını sağlar. Başka bir deyişle kalbin ekonomik çalışmasını sağlar."


    DENİZ SUYU MAGNEZYUM KAYNAĞI

    Magnezyumun vücudumuz için önemli 11 mineralden biri olduğunu ifade eden Dr. Arslan; deniz suyu, kaynak suları ve tüm yeşil bitkilerin magnezyum taşıdığını belirtiyor: "Ispanak gibi yeşil sebzeler; içerdikleri klorofilin yapısında magnezyum olduğu için iyi birer magnezyum kaynağıdır. Kuruyemişler, tohumlar ve tüm hububatlar magnezyum içerir. Muz, avokado, kakao, dil balığı gibi yiyecekler de magnezyumun önemli kaynakları arasındadır."


    YOKLUĞU DEPRESYONA SOKUYOR

    Özellikle beslenmeye bağlı olmayan magnezyum stoklarının azaldığı durumlarda, ilaçla magnezyum desteği gerektiğinin altını çizen Dr. Bahattin Arslan, magnezyumun oral yolla da alınabileceğini vurguluyor. Acil durumlarda veya ciddi eksikliklerde ise damar içine magnezyum verilmesi tercih ediliyor. Magnezyum eksikliği; pıhtılaşmayı artırıp kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlıyor. Sinirlilik, uyumsuzluk, iştah kaybı, depresyon, kas krampları ve kasılmaları, kalp ritminde bozulmalar, solukluk, uyuşukluk, koroner spazm gibi belirtiler de görülebiliyor. Sigara içen kişilerde ise magnezyum ihtiyacı günlük gereksinimin iki katına çıkıyor.


    ADET ÖNCESİ GERİLİMİ AZALTIYOR

    Dr. Arslan, adet öncesi gerilimi (PMS) olan kişilerde yapılan çalışmalarda belirgin bir magnezyum eksikliğine rastlanıldığına dikkat çekiyor. Bu kişilere oral magnezyum verilmesi sonucu adet öncesi gerilimde, baş ağrılarında belirgin azalma ve davranış değişikliklerinde düzelme izlendiğini anlatan Arslan, şu bilgileri veriyor: "Alman Beslenme Birliği (DGE) ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre günlük magnezyum ihtiyacı, 300 mg olarak belirlendi. Stres, büyüme, hamilelik, emzirme, hastalıklardan sonraki iyileşme dönemlerinde ve ağır egzersizlerde magnezyum ihtiyacı daha çok artıyor." Yaşlılarda hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklar ve bunların tedavisi için uygulanan diyet, kadınlarda ise adet ve hamilelik dönemleri; magnezyum ihtiyacını artırıyor.


    SPORCULARIN DA İHTİYACI VAR

    Ayrıca sporcular, kalp ve hipertansiyon hastaları ile şeker hastaları da daha yüksek oranda magnezyum takviyesine ihtiyaç duyar. Alkol tüketimi, yoğun zihinsel faaliyetler ve stres durumlarında, magnezyumun atılmasına neden olan ilaçların kullanımında da; vücudun magnezyuma olan gereksinimi yükseliyor. WHO'ya göre yetişkinlerde 300 mg olan günlük magnezyum ihtiyacının doğal yollardan karşılanamaması, ölüme dek uzanan sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Bu nedenle; özellikle magnezyum ihtiyacı yüksek grupların, bu eksikliği medikal yollarla gidermeleri gerekiyor.



    Kaynak: Sabah Gazetesi
     

Sayfayı Paylaş