Ketojenik diyet (SKD) araştırma- fikir alışverişi - başlama...günlüğüm

Konusu 'Yağ Yakımı Günlüğü' forumundadır ve PÖTİKARE tarafından 26 Nisan 2011 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 18 üye.
  1. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Başlamak üzere ketojenik diyeti araştırıyorum bir süredir. Yeterli dil bilgim olmadığı için ancak Türkçe sayfalardan okuyabiliyorum. -keşke daha çok makaleyi çevrilmiş olarak bulabilsek-
    Günlük menümü oluşturma aşamasında hem destek almak hem not ettiğim bilgileri –kendi adıma-
    Tek başlık altında toplamak hem de yanıtlarsanız birkaç soruya cevap bulmak için buraya yapıştıracağım.
    ( Edindiğim bilgilere http://www.bodyforumtr.com/vbforum/ - coyote – achilles1980 ve diğer değerli üyeler - yenidenbeden.com - paleocafe.org buralardan ulaştım. Kaynaktır. )
    Öncelikle kendimden bahsedeyim. 25yaşındayım 120küsür kilo bir bayanım. Reaktif hipoglisemi, ensülin direncim var, ve gene bunlarla ilişkisi olabileceği düşünülen kiste sahibim.
    Bir insanın durağanlaşabileceği en son limitlerde gezinen bir yaşantım var = 0hareket
    Öğrenme-sorgulama-hazırlanma aşamaları geçer geçmez planım şu: ketojenik diyet (SKD) + evde birkaç hareket (daha sonra yazacağım) + ev-iş arası sabahları yürümek. Şuanda 5km mesafede,şimdilik yarı yolda dolmuşa binmek gibi bir niyetim var. Hedeflerime tümevarım yöntemi ile ulaşmak kararı aldım.
    Gerekçeleriyle, soru işaretleriyle ve mantığıma yattığınca neden bu diyeti araştırma gereği duyduğumu yazmak istiyorum ve sizden eksik-yanlış olduğum noktalarda bilgilerinizi, desteğinizi paylaşmanızı rica ediyorum.

    Bu diyeti kendim için uygun gördüm şöyle ki;

    Varan1: Öğrendim…
    İnsülin / Glukagon
    Ketojenik bir diyeti uygulamaya başladığınızda, yani karbonhidratları yemeyi tamamen kestiğinizde bir müddet sonra insulin/glukagon hormonlarının birbirlerine oranlarında değişikliler meydana gelir. İnsülin bir depolama hormonudur. Yıkımı (yağ yakımını) engelleyici özelliği vardır.
    Glukagon ise insülinin tam tersi yıkıcı (yağ yakıcı) bir hormondur. Yağların metabolizasyonunu ve yakımını teşvik eder. Çok basite indirgemek gerekirse kanda insülin yüksekse yediğiniz şeyler depolanır.
    Ayrıca ketojenik diyetlerin, karbonhidrat içeren diğer diyetlere karşı en büyük üstünlüğü/ kolaylığı insülin seviyesinin hep düşük kalmasını sağlaması ve kişinin iştahını inanılmaz derecede azaltmasıdır
    .

    Varan 2: Öğrendim…
    Yağ yakmak için yağ yemek
    Ketojenik diyet uygulamaya çalışanların yaptığı en büyük yanlış yeterli derecede yağ yememektir. Kilosunu korumak için günde alması gereken kalori miktarı (BMR) 2800 kalori olan biri için basitçe bir hesap yapalım. Bu kişinin günlük alması gereken protein ihtiyacı 150 gram olsun. Bu kişi yağ yakmak için BMR’ından yaklaşık %20 daha az kalori almayı hedeflesin, yani 2200 kalori alacak olsun. (Diyetlerde bu hesaplamaların nasıl yapılması gerektiğini başka bir yazıda ele alacağız) 1 gram protein 4 kaloridir. 150* 4 = 600 kalori. Adamımızın hala alması gereken 2200 – 600 = 1600 kalori ihtiyacı var. Karbonhidratları sıfırladığımızda bu kaloriler nereden gelecek, yağlardan. Bir gram yağ 9 kaloridir. Bu kişinin geri kalan enerji ihtiyacını karşılamak için gün içinde yaklaşık 180 gram yağ yemesi gerekiyor. Hangi diyeti uyguluyor olursa olsun, diyet yapan insanlar genelde çok az yeme eğilimine sahiptir. Bir süre sonra hormonları altüst olur ve kilo vermeyi bırakırlar. Bir de hızla yağ yakmak için ketojenik diyet gibi radikal ve uygulaması zor olan bir diyette çare arayan birine günde 180 gram yağ yemesi gerektiğini söyleyin!


    Varan 3: Bu çerçevede bir yeme planı oluşturmayı uygun gördüm. Sizce de bana uyan SKD midir?
    Standart Ketojenik Diyet (SKD)
    Standart ketojenik diyette, atkins diyetinde olduğu gibi karbonhidrat alımı günlük 10 ya da 20 gramı geçmez. Bu rakam hep sabittir, arttırılmaz
    Atkins diyetinden faklı olarak yağ yakabilmek için BMR değerinizden en fazla %20 daha az kalorili beslenmeniz gerekir. Örneğin BMR değeri 2300 kcal olan birisi, %20 kesinti ile diyet boyunca yaklaşık 1840 kalori alır.
    %20 yapılabilecek en fazla kesintidir. %20 den daha fazla kesinti yapmak bir kısa bir süre sonra depolayıcı bir hormon olan kortizol(stres) hormonunu yükseltecek, yağ yakımını teşvik eden glukagon ve büyüme hormonlarını azaltacak, metabolizma hızını ayarlayan tiroit hormonunu da düşürecektir.
    Bu diet yine performans sporları yapan kişilere veya vücut geliştiricilere / geliştirmek isteyen kişilere uygun bir diyet değildir.

    VE DAHA BİRÇOK DOLU DOLU İÇERİĞE SAHİP YAZILAR OKUDUM.

    Liste oluşturmaya yardım etmesi için topladığım veriler:

    (ekleyeceğim tabloyu)

    Benim değerlerim nasıl çıktı:
    Bazal Metabolizma Hızı (BMR) Hesaplayıcı
    Günlük aktivite seviyenizi seçin:
    Hareketsiz (Hiç spor yapmıyorum, işim fiziksel
    değil)
    BMH değeriniz günlük 2069 kaloridir.
    BMH + Aktivite değeriniz 2483 kaloridir. Bu var olan kilonuzu korumak için almanız gereken günlük kalori miktarıdır.
    Vücut Kitle Indeksi (BMI) Hesaplayıcı
    BMI değeriniz: 45.35


    Öyleyse ben:
    2483’ün %20 altında olan 1980 kalori almalıyım.
    160gr protein… 640 kalori
    150gr yağ… 1350 kalori
    Şeklinde mi olacak? BMH’yi yanlış hesaplamış olabilir miyim.Boy 168 kilo 128 olarak girdim…
    Protein –yağ gramlarımı tahmini yazdım yukarıya ama şu bilgiden ötürü:
    * (Bu sebeplerden ötürü, ketojenik diyet boyunca protein alım miktarı, kişinin kilosusu başına yaklaşık 1.75 gram olmalıdır.
    * Eğer bu değer 160 gramın altında ise diyetin ilk üç haftasında 160 gram protein alınmalıdır.
    * Eğer kişi çok şişmansa/vücut yağ oranı çok yüksekse 1.75 değeri vücut ağırlığı ile değil, vücut ağırlığından vücut yağı miktarının çıkarılmasıyla elde edilen sayıyla çarpılmalıdır.


    Eve döndüğümde tanita kağıdımdan yağ yüzdeme bakarak yeniden bir hesaplama yapmam gerecek.
    Sıra bilgileri somutlaştırma pratiğe dökmekte.
    Daha sonrabi bir mesajımda “menü” oluşturmaya çalışacağım.
    Vücudumu az çok tanımaya başladım yaklaşık bir yıldır. Günlük yaşamıma adapte edemesem de sık sık yemek iyi geliyor gibi. Ama tam bir beslenme planı oturtana kadar deneme yanılmalar olmazsa olmaz gibi…
    Benimle iletişimde olursanız sevinirim. Olumlu- olumsuz eleştirilerinizi duymak istiyorum. Buna ihtiyacım var. Çok yeniyim bu keto araştırmalarında ve tabi tecrübesiz…
     
  2. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Besin değerleri

    Gıdaların besin değerleri vb. toparladığım bilgileri de ekliyorum ki, hem size de lazım olabilir hem de benim elimin altında hali hazırda dursunlar :)


    Günlük bir menü oluşturmaya geldi sıra...

    Bakalım nasıl olacak hyper_
     

    Ekli Dosyalar:

  3. Mrozguryilmaz
    Offline

    Mrozguryilmaz Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    159
    Beğenileri:
    70
    Ödül Puanları:
    0
    biride foto koyupta başlasa şu diyete görsek ne oluyor ne bitiyor başarılar şimdiden :=)

    daha başarılı bir örnek göremedik ketojenik diyette.
     
  4. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    aaa... neden öyle dediniz?

    Ben araştırdığım kadarıyla diyetin başarılı olabileceği düşüncesindeyim ama acaba siz "devam ettirmeme" anlamında mı yazdınız?

    vücut ölçülerimi -evdeki pc.de kayıtlı- yazacağım. Fotoğraf koymak alıma gelmemişti.. "diyeti uygulamak ve kendi başarımın" sevdasında olduğum için.

    Ama güzel oluyor kişinin "kendi" durumunu takibi açısından eski-yeni fotoğrafları...
    bakalım hele bir diyet planımı falan oluşturayım da detaylar sonraki işler.

    ...

    beslenme planı oluşturacağım arkadaşlar ama, mesela kahvaltı için peynir 100gr çok mu. BOYUT OLARAK soruyorum. değilse besin olarak uygun gördüm ben. 100gr.ı somut olarak düşünemedim de o kısmı soruyorum.
     
    Son düzenleme: 26 Nisan 2011
  5. actively
    Offline

    actively Üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    366
    Beğenileri:
    435
    Ödül Puanları:
    73
    Yer:
    Yurtdisi
    Gecen hafta bir beyle tanistim, 125 kilodan 95 kiloya dusmus, Atkins diyeti sayesinde, durumundan cok memnun, ancak bana doktor gozetimi altinda bu diyeti yaptigini soyledi. Sizin de kilonuz oldukca fazla, doktor yada en azindan bir diyetisyen gozetiminde bu rejimi yapabilirseniz cok iyi olur. Mesela bu rejim tip 2 ve veya tip1 diyabeti olanlara onerilmiyor, ayrica bazi kan degerlerini rejim boyunca konrol edebilmelisiniz. Ben 5-6kilo verdigimicin sorun olmayabilir, ancak siz belki 40-50 kilo verebilirsiniz bir sene icinde, eger tatliya duskunlugunuz yoksa, ve Atkins veya STD ketojen diyeti uygularsaniz.

    Bu arada hesaplariniz dogru gorunuyor, gunluk kalori harcamaniz belki biraz daha yukari olabilir, ama 2000 kalorilik bir diyet size uygun gorunuyor. Atkins diyeti hakkinda TR'de kitap olabilir, bilgi vermesi acisindan.
     
    PÖTİKARE bunu beğendi.
  6. lordmarvel
    Offline

    lordmarvel Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    580
    Beğenileri:
    214
    Ödül Puanları:
    0
    Başarılar. Bende aynı diyeti yapıyorum yalnız anlamadığım bir husus var.

    76 kiloyum 1670 kalori harcamam gerekiyor yanlış anlamadıysam, bu kalorinin %20sini daha düşürüp %20 protein %80 yağ ilemi besleneceğiz hergün? Atkins diyeti nasıldır acaba

    tamam buldum :) http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=atkins diyeti
     
    Son düzenleme: 26 Nisan 2011
    PÖTİKARE bunu beğendi.
  7. gokcan
    Offline

    gokcan Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Bu diyete başlayacaksınız.Ya da başladınız.
    Şunu söylemek istiyorum sizi çok güçsüz kılacak.Eğer kolesterol ve ya azda olsa şekeriniz varsa bu diyete başlamamanız önerim olacaktır.Ben 6 yaşından beri basketbol oynuyordum.21 yaşında bıraktıktan sonra bu kiloya ulaştım.Şu an yapılan ölçümlerde bu diyete başlamak için bir aksi durum söz konusu değil.

    Öncelikle bir doktora gidip

    -insüllin direnci
    -E vitamini
    -Ve kan değerlerine baktırırsanız sizin için çok faydalı olur.

    Yoksa bu diyet yağ yakımından ziyade ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.Tabi ki belli bir yağ oranını düşürdükten sonra yapabilirsiniz.Ama karaciğerinizin sağlığı çok çok önemli.
    insülin direnciniz yüksek çıkarsa zaten bu şekilde zorlayıcı bir diyete gereksinim duymazsınız.
    İlacı vardır.Onu kullanıp düzenli beslenme ve spor ile çok güzel kilo verirsiniz.

    Ana amaç kas ve su dan ödün vermeyip yağ yakmaktır.Ters durum oluşması halinde bir nevi yağlar kasa saldırır.Ve siz kilo verdim zannederken kas kütlenizden kaybedersiniz.Bu da istenmeyen durumdur.
     
    PÖTİKARE bunu beğendi.
  8. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Ben de şeker hastalığı yok.

    İnsülin direnci var. daha doğrusu reaktif hipoglisemi. yani yiyorum ama doymuyorum. geri düşüyor şeker tekrar yemek isteği duyuyorum. ama saatli yersem sık sık ve dogru şeyleri birlikte yersem tokluk hissi oluşuyor. ben "yağ yakabilmek için" bu diyeti araştırıyorum.

    Ara ara kan değerlerime baktırıyorum. Gerçi bi süredir gitmedim ama, son değerlerimi eve gittiğimde yazayım. Uygulanmasının sakıncalı olduğu durum olması gereken değerlerin altında olduğunda mı yoksa üstünde olduğunda mı?

    ...
    ...


    Bu arada,11.06.10 tanita sonuçlarım şöyle:

    bmr 2088kcal
    fat % 52
    fat mass 67.2kg
    ffm 62kg
    tbw 45.4kg

    pof.Vucudumun %52si yağ mı şimdi benim.bögg...
     
    Son düzenleme: 27 Nisan 2011
  9. gokcan
    Offline

    gokcan Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    karacigerin durumu cok cok onemli..eger yag toplamaya basladiysa diyetin zarari olabilir.eger insulin direnciniz yuksekse zaten sekere egiliminiz var demektir.ilk direnci kontrol altina almalisiniz.biliyorum insan hemen kurtulmak istiyor.Ama sabir en onemlisi..benim sahsi fikrim bu diyetle baslamayin.duzenli karbonhidrat ve protein aliminiz olsun..insulin direncinizi kontrol altina alinca bir cok kotu etmenden kurtulursunuz.o aclik hissinden ve cok yemekten kurtulursunuz.cok ogunle az az yerseniz daha faydasi olur.kalici ve saglikli kilo vermek icin.ilk klasik yontemlere basvurun.
     
  10. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Karaciğer ve kalbimi kontrol ettirmiştim. İyi çıkmışlardı.

    Size anti-tez oluşturmak için yazmıyorum bunları. Aksine amacım fikir alışverişiyle araştırmalarımı sonlandırıp başlamak ya da başlamamaktı, teşekkür ederim.


    Fakat. Klasik yöntemleri yıllarca bolca denemiş olduğumu, ve direkt buna başlıyor olmadığımı, hatta hiç zayıf olmadıgım için yıllardır bu sorunla ugraştıgımı da eklemek isterim.
    :confused:

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 15:13 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 14:26 ----------

    bu yazıdan da yola çıkar benim durumuma, karbonhidrat tüketiminin yararlı dahi olacağını düşünmüştüm ben ama.. Ne dersiniz?



    İnsülin, İnsülin Direnci, Diyabet…

    Modern çağla birlikte artan hastalıkların başında Tip 2 Diyabet geliyor, ve onun bir önceki aşaması olan Metabolik Sendrom veya İnsülin Direnci. Taş Devri Diyeti de bu hastalıkların önüne geçmede kilit rol oynamakta. Bunu nasıl gerçekleştirdiğini aşağıda tıbbi dil kullanmadan açıklamaya çalışacağım. Size de bu yazıyı bastırmak, buzdolabınıza yapıştırmak, annelerinize ve arkadaşlarınıza yollamak düşüyor.



    Yemek yediğinizde, vücudunuz bileşenlerini algılar: karbonhidratlar, proteinler ve yağlar. Alkol, lif veya toksin gibi sindiremediği şeyleri yerseniz, ya olduğu gibi dışarı atılır ya da kana geçerse de karaciğeriniz sayesinde filtrelenir. Yediklerimiz bedenimiz için yakıta dönüşür.

    Ama karbonhidratlar, hangi çeşidi olursa olsun, ilk olarak glukoz adı verilen basit şekere dönüşür. Yani tüm o ekmekler makarnalar, krakerler, patatesler, pilavlar, tatlılar, şekerlemeler, gazozlar (daha uzatabilirim aslında ) glukoza dönüşür. Glukoz da yakıt olmakla birlikte, aşırı miktarlarda olduğunda -eğer hücrelerde yakılmıyorsa toksik olduğu söylenebilir. Bu yüzden de bedenlerimiz bu glukozu kandan hızlıca temizleyip, hücrelerin içlerine doğru postalar.

    Bunu nasıl mı yapar? Bir kısmını karaciğer ve kaslarımız glukozu glukojene dönüştürerek depolar. Kaslarımız bu yakıtı aerobik egzersizlerde (hayır, Jane Fonda’dan bahsetmiyorum, kalp atışını %70-80 artıran egzersizler) kullanır. Ama hala kanımızda aşırı glükoz olduğunda, pankreasımız hemen insülin salgılamaya başlar. İnsülin ne işe yarar? Glukozun (yağların ve proteinlerdeki amino asitlerin de) kas ve karaciğer hücrelerine girişini sağlar.

    Buraya kadar herşey yolunda. Ama hayır, minik bir ayrıntı var: Bu hücreler doluysa, ki durağan hayat süren insanlarda genelde doludur, artan glukoz yağa dönüştürülür. Doymuş yağa.

    Bu aşamadaki ilginçlik şudur: yenilen yağlar yağ olarak depolanmazken, glukoz, yani şeker yağ olarak depolanır. Glukoz da başta demiştik, karbonhidratlardan gelir.

    Günümüzden çok değil, 10.000 yıl gerisine gidersek, tarım henüz olmadığı için atalarımızın şekere ve karbonhidratlara erişimi çok kısıtlıydı. Bazı paleo-antropologlara göre günde ortalama 80g kadar karbonhidrat anca tüketiyorlardı. Oysa günümüzde 1 kutu kola ile ya da 1 tabak makarna ile 70g karbonhidratı bir çırpıda alabiliyoruz. Yiyebildikleri karbonhidrat kaynakları sadece bazı meyva ve sebzeler olduğu için, lif içeriği de yüksek olduğundan insüline etkisi minimumdu. O kadar az karbonhidrat tüketimleri vardı ki, bedenlerimiz gerektiğinde ekstra glukozu kendimizin yapabileceği 4 farklı yol geliştirmişken, fazlasından kurtulmanın sadece bir yolu olacak şekilde evrimleşmişiz.

    Günümüzde 1 tabak makarna, yanında da 1 kutu kola içtiğimizde pankreasımız hemen insülin salgılamaya başlar. Ama dediğimiz gibi karaciğer ve kas hücreleri zaten doluysa, bu hücreler insüline direnç göstermeye başlar. Buralara giremeyen glukoz, kanda dolaşmaya devam eder. Pankreas kandaki yüksek miktardaki glukoz varlığını görünce, bir miktar daha insülin pompalar. Bu da karaciğeri ve kas hücrelerini insüline daha da dirençli kılar, çünkü insülinin fazlası da toksiktir. Nihayetinde insülin yardımıyla glukoz yağ hücrelerine yönlendirilir ve yağ olarak depolanır. Bu döngü sürekli tekrarlandığı için de yağ hücrelerini dolduran tek şey şeker olur.

    Zaman içinde, yüksek karbonhidrat içeren beslenme şekline devam edildikçe, insülin direnci artar. Taa ki, karbonhidrat tüketimimizi sınırlayana ve hareket miktarımızı artırana kadar.

    Yukarda kısaca özetledim ama malesef kara tablo bu kadarla sınırlı değil:

    1) Glukoz kalp damarlarını tıkar, proteinlerle birleşerek ileri düzeyde gluke olmuş nihai ürünler oluşturur ve sistematik enflamasyonlara yol açar. (Kalp hastalıklarının 2 ana sebebinden biri kolesterol değil enflamasyondur) Glukozun bir kısmı da trigliseridleri artırarak kalp hastalığı riskini artırır. (enflamasyon = iltihaplanma)

    2) Daha fazla şeker yağ olarak depolandığı için kas hücreleri de direnç geliştirdiği için daha az glukojen alırlar. Kanda insülin olduğu sürece yağ yakan lipaz enzimi de görevini yapamadığı için, depolanan yağlarınız da kolayca kullanılamaz.

    3) Sürekli kanda yüksek miktarda insülin bulunmasının bir yan sonucu da kalp damarlarında plak oluşması ve kanser hücrelerinin çoğalmasıdır. (Bu yüzden diyabetiklerde kalp hastalıkları çok görülür)

    4) İnsülin direnci ile kas hücrelerine sadece şeker değil, proteinlerdeki amino asitler de giremez olur. Dolayısıyla kaslarınızı koruyamazsınız, erimeye başlarlar. Ortalık iyice karışsın diye, vücudunuzun diğer bölgeleri yeterli şeker deposu olmadığını düşünürler ve açlık mesajları gönderirler. İlk aşamada, o çok değerli kas dokusu yıkıma uğrar ve şekere dönüşür. Bir yandan yağ hücreleri şişerken, bir yandan da kaslar iyice erir!

    5) Enerji seviyeniz düşer. Hani bazen yemek yedikten sonra bir ağırlık bir uyku çöker ya, işte öyle. Bırakın spor yapmayı, hareket etmek bile istemezsiniz. Enerji seviyesi düşünce çok daha kısa sürede acıkırsınız. Genellikle de canınız karbonhidrat ister yine, yani zehir.

    6) Karaciğeriniz de insüline direnç geliştirdiğinde, tiroid hormonu T4′ü T3e çeviremez olur, böylece tiroid problemleri ortaya çıkar ve metabolizmanız iyice yavaşlar.

    7) Sinirleriniz de hasar görebilir ve garip yerleriniz ağrıyabilir, çünkü fazla şekerin yarattığı hasar sinir dokularını harap eder. Retina hastalıkları ve görüşünüzün bozulması ortaya çıkabilir.



    Nihayetinde pankreas öyle yorgun düşer ki, artık insülin üretemez olur ve hayatta kalabilmek için kendinize insülin enjekte etmek zorunda olursunuz. Hem de direnç geliştirdiğiniz için yüksek miktarlarda. Tip 2 diyabetiniz Tip 1′e dönüşür.

    Tebrikler!!!


    paleocafe.den kopyaladım.
     
  11. gokcan
    Offline

    gokcan Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    İnternette görmüş olduğunuz bilgiler asla belirli kilo aralıklarına ve yağ aralıklarına göre yazılmaz.Sadece vucudun çalışma sistemi baz alınarak.Bu böyle şu şöyle denir.İnsülin direncini malesef ki ek ilaç almadan düşüremezsiniz(Ben öyle biliyorum).Eğer yıllar boyu insilün direnci ile uğraşmadıysanız kilo vermemeniz gayet doğal.Gl******ge isminde bir ilaç vardır.Bunun rutin kullanımı ile diyet ve spor yaptınız mı?
     
  12. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    evet metaformin içerikli ilacı kullanıyorum. yıllardır uğraşmıyorum çünkü sağolsun dr.larım şimdi söylediler. Değerlerime bakıyorum aynı... durumu telaffuz edip ona göre yol izleselerdi izleseydik şimdiye çözülmüştü bu iş. sıradan bir insan olduğum halde artık biri gelip bana doymuyorum sofradan kalkıyorum aklım hala yemekte öğün aralarımın arası çok az ki zaten düzenli değil vs vs bunları sıralamış olsa idi ben koyardım teşhisi ancak malasef bana isim konulmasını değerli dr.larım oldukça erteledi.doğal olarak da tedavi uzadı. metaformin içerikli ilacı da pcos. sendromu için yazmışlardı zaten sonradan öğrendik ki iyiki yazılmış benim zaten gene gerekli olan insülin direncim de varmış. her neyse geçmişe bakmıyorum. ben yeni bir sayfa açtım.

    gücümün yettiği dilimin döndüğünce kendim yapacağım diyetimi sporumu. spor da değil de hareketlilik diyelim. o yüzden gene "anahtar" kelime olan diyete gelip çatıyor çıkış kapısı. işte bu adım için araştırıyorum keto.yu.

    düzenimi oturttursam ilaçla ömür geçirmeme dahi gerek kalmıcak diye düşünüyorum bırakalım şeker hastalığına çevirmesini...


    gönlüm kırık. ama en çok da kendime. o yüzden bunları konuşmaya "artık" çok geç. önüme bakıyorum. diyet+hareket+destek+kendim... takip edeceklerim bunlar. elbette arada kontrollerimi yaptırarak gidişhatımı kontrol edeceğim.


    şuan adımlardan birini oluşturma çabasındayım. hangi diyet ve nasıl. en gerçkeçi olan bunun peşindeyim. o yüzden de zaten skd ve atkins vb.yi araştırıyorum....

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 16:34 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 16:28 ----------

    Bu arada, diyet yapan ya da karbo-protein-yağ gibi değerlerine göre ürün tüketen arkadaşlardan öğrenmek isteyen olursa, sorabilirler. benim markette bakıp istediği ürünü yazabilirim diğerlerini...
     
  13. gokcan
    Offline

    gokcan Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Maalesef ki Türkiyede daha yeni yeni duyuldu bu olay.. Daha bir cok doktor hala bilmiyor.. o yuzden geçmişi gecmişte bırakmak en dogru karar.. eger bu diyete baslayacaksanız proteini biraz daha fazla tutun cok su için cok azda karbonhidrat alin.
     
  14. lordmarvel
    Offline

    lordmarvel Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    580
    Beğenileri:
    214
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşlar akşamki yemek krizini bastırmak için ne önerirsiniz?

    0 karblu hiç meyve yokmuş ama çileğin karb'u az. Sanırım akşam 1 porsiyon yenilebilir.
     
  15. gokcan
    Offline

    gokcan Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2010
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    13
    Çiğ lahana, karnı bahar dene
     
  16. actively
    Offline

    actively Üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    366
    Beğenileri:
    435
    Ödül Puanları:
    73
    Yer:
    Yurtdisi
    Sayin Potikare, eger nette arastirdiysaniz, insulin direnci keto diyetinde sorun yaratmiyorsa, ben bundan emin degildim, bence bu diyet simdiye kadar yaptigim en saglikli diyet. Kolestorelum artmadi, hatta HDL vd VDLD degerleri iyilesti, triglisedrid 3 misli dustu, ruhen rahat ve stressiz su an durumdayim. Cunku yemedigim zamanlar sinirli ve kirici oluyordum. Simdi hem yiyorum hem zayifliyorum.

    Vereceginiz kilolar sizi korkutmasin. Ben de en cok 122 kiloyu gormustum 5 sene once. Su an 86yim. Bu gidisle 80 kilolari gorurum. Yani biraz zaman ve sabirla arzuladiginiz kilolara gelebilirsiniz. Bu diyet bir firsat olabilir. Eger metobolizmanizda sorun yoksa, tiroid bezlerinize baktirmissaniz, iyi bir doktorda, tatli duskunlugunuz yoksa, ve sizi sismanlatan bir ilac kullanmiyorsaniz, hele bir de yasiniz genc, tam verimli bir cagdasiniz, hedefinize zamanla ve sabirla ulasirsiniz.

    Ben sabahlari 2-3 yumurta, ogle veya aksam izgara, hindi, balik, kirmizi et, sebze yemegi, buharda haslama sebzeler, yagli peynirler genel beslenmemi olusturuyor. Sucuk, salam, sosis yemiyorum, saglikli olduklarini dusunmuyorum, taze et varken. Bence vakit gecirmeden sizde baslayin, zamanla dogru beslenmeye alisirsiniz.
     
    PÖTİKARE bunu beğendi.
  17. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Haber vermeye geldim.

    Keto.ya başlayabildim mi hayır!

    İşler felaket yoğun. Ama aklım hep keto.da biran önce başlamak istiyorummmm!


    Menü hazırlamayı pratik bir hale getirmek gerek...
     
  18. actively
    Offline

    actively Üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    366
    Beğenileri:
    435
    Ödül Puanları:
    73
    Yer:
    Yurtdisi
    PÖTİKARE bunu beğendi.
  19. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    İşte bu güzel haber :)

    Bu gibi yabancı siteleri de çevirebilse keşke değerli arkadaşlar. Çok mutlu olurduk :)


    ..
    ..


    E, bir de şu var. Obeziteden kurtulmak için uygulanan yöntemler ya da dr. tarafından yazılanlar ilaçlar ne kadar sağlıklı? Kar-zarar hesaplamasına vurulup da gözden çıkarılmıyor muyuz...

    Ya da obez olmak ne kadar sağlıklı?

    Vesselam zaten dengeli besleniyor olsa idik olmazdı belki de tüm bunlar, e yağ yakma uğrunda gene dengesiz* beslenmek sorun olmasa gerek.

    Bu defa kendi kar-zarar hesabımı kendim yaptım.

    *: dengesizse böyle beslenmek. -ki bence değil kendi durumum için, anti-tezler için söylüyorum-

    Bu işi halledicem. Ve keto ile başlayacağım!!


    Kararlıyım!
     
  20. PÖTİKARE
    Offline

    PÖTİKARE Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Sabahın 5.30unda kalkıp tavuk göğsü pişirmeye başladım. öğle yemeği için yanıma almam gerekli...
    Bugün parça parça bir menüyü yedikçe-buldukça yazacağım buraya sizde eklemeler çıkartmalar konusunda yardım ederseniz mutlu olurum. Zira doğru yapmak istiyorum.


    kahvaltı:
    -100gr beyaz peynir: 250kalori- 17pro- 20yağ- 2,7karb.
    ...

    Öğlen:
    -200gr tavuk göğsü: 330kalori-62pro-8yağ-0karb.
    ...

    Akşam: ...
     
    Son düzenleme: 9 Mayıs 2011

Sayfayı Paylaş