Kası Protein mi Büyütür Kalori mi?

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve mehmet67 tarafından 20 Ağustos 2015 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 12 üye.
  1. mehmet67
    Offline

    mehmet67 Üye

    Katılım:
    20 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    98
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    istanbul
    1.)Kası büyüten kalori midir yoksa pretein mi?
    2.)Yeterli kalori yetersiz protein alımında ne olur ?
    3.)Yetersiz kalori yeterli protein alımında ne olur ?
     
  2. mahsum1235
    Offline

    mahsum1235 Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    61
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    18
    1)protein
    2)obezite
    3)zayıf kaslı vücut

    GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     
    SoldiersOfGod, mehmet67 ve Secretsoul bunu beğendi.
  3. zeo64
    Online

    zeo64 Co-Moderator Yönetici Co-Moderator

    Katılım:
    18 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.470
    Beğenileri:
    1.424
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Kocaeli Üni.Bilg.Müh.Öğrencisi
    Yer:
    Kocaeli / Uşak
    madem kısa ve madde halinde cevap veriyoruz :

    1-ikisi de fakat kalori daha önemli.
    2-hacimlenirsin,belki tam performanslı değil(herhalde 1gr kadar protein de alınır)
    3-vücut kompozisyonuna göre değişir,zayıfsan yerinde sayarsın,yağlı-kiloluysan kastan da kaybederek yağ yakarsın.
     
  4. wrestler
    Offline

    wrestler Super Moderator Yönetici Super Moderator

    Katılım:
    4 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.200
    Beğenileri:
    3.255
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    TOKAT
    İlk sorunun cevabı için; kas büyümesi yani hipertrofi için ikisi de gereklidir. Birinin eksikliği maksimum büyümeyi engeller.

    İki ve üçüncü sorular bir bakıma ilk sorunun evrilip, çevrilip sorulmuş hali gibi.
    Kalori yeterli, protein yetersizse, hipertrofi sekteye uğrayabilir.
    Kalori yetersiz, protein yeterliyse, var olan kas kütlesi korunur, belki bir miktar artırılır ama sürekli gelişim sağlanamaz.

    Tabi bunlar zeo nun da dediği gibi bireyden bireye bir çok faktörden kaynaklı (vücut tipi, günlük yaptığı aktiviteler vs) farklılıklar gösterebilir.

    Ama bu soru bence iyi bir soru. Daha çok tecrübeli arkadaşın bu konudaki fikirlerini almak isterim.

    @Akhilleus @octeniskrup @khephnes @Extravaganza (kim bilir ne zaman bu etiketi görür :) ) @deathlifter (aynı şekilde..)

    Aklınıza gelen bilgisine güvendiğiniz başka üyeler varsa etiketleyin.
     
    ArdaFit, kaansahin, Extravaganza ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  5. octeniskrup
    Offline

    octeniskrup Üye

    Katılım:
    8 Eylül 2014
    Mesajlar:
    1.680
    Beğenileri:
    2.290
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Finansal analist - personal trainer
    Yer:
    Yurtdisi
    Kalori fazlasi olmali ve yeterli protein olmali ki buyume gerceklesebilsin. (Yag, karb, protein hepsi onemli bu noktada). En basit mantigi yeterli insulin salgilanmaz ise nasil amino asit hucreye tasinsin?

    Yeterli kalori yetersiz protein demek, kalori fazlasinin yag veya karb ile yaratildigini ortaya koyuyor. Bu noktada eger ki karb fazl ve basit ise yaglanma olacak, hafif anlamda da kas yikilmasi olacaktir (goze batacak bir durumda degil kalori eksikligi yaratilmadigi ici), Yaga ile kalori fazlasi yaratiliyorsa yine yaglanma olacaktir ancak basir karbo alimina gore daha yavas olacaktir.

    Yetersiz kalori yeterli protein alimi zaten definisyonda yapmaya calistigimiz sey, hala kas yikimi olacaktir ancak yeterli protein alimi bunu minimum da tutacaktir.


    Sorular guzel ancak kalorinin protein. yag ve karbolardan alindigi gercegi soruya verilebilecek cevabi zorlastiriyor. Bunun yaninda hormonsal denge, insulin mekanizmasi, tiroid mekanizmasi, genel vucut bazal hizi gibi olaylar yukarida verdigim cevaplari olumlu/olumsuz etkileyecektir.
     
  6. Akhilleus
    Offline

    Akhilleus Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    639
    Beğenileri:
    1.272
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Grafik tasarım
    Yer:
    İstanbul
    Kcal kcal kcal.

    Bu işin anahtarı bu. Abuk subuk, saçma sapan, tek yönlü beslenme olmadıktan sonra, alınan kcal miktarını kaşıkla tereyağı yiyerek karşılamadıktan sonra normal türk mutfağındaki herhangi bir besin grubu (tahıllar, baklagiller, etli yemekler, ızgaralar vs.) makul şekilde tüketilerek hem def, hem de bulk çok çok rahatlıkla yapılabilir.

    Kaslar protein ile büyümez. Kaslar protein ile onarılır, kcal ile büyür bu kadar basit bu konu. Bişeyin onarılması ve ilerlemesi farklı kavramlar takdir edersiniz ki. Tabiki proteinin varlığı da büyüme ve gelişme için gereklidir fakat yeterli kcal varsa, protein açlığı noktasında bir metabolik durum yok ise kas her türlü büyüyecektir zaten idmanla birlikte.

    Bizim, ben de dahil şu protein konusunda abartılı bir takıntımız var maalesef. Senelerdir öyle bir propoganda ve reklamlarla bize proteinin önemi pompalandı ki ne yaparsak yapalım bundan sıyrılamıyoruz. Mantıklı düşündüğümüz zaman sporcu beslenmesini geçtim, günde 3 öğün kuru fasülye, mercimek, pilav, ekmek vs yiyen bir insanın bile yeterli kcal aldığı sıradaki macro protein değeri fazla fazla yeterlidir kas gelişimi için. Bunun en iyi örneği vegan veya vejeteryan sporculardır. İster AAS li, ister AAS siz eğer çeşitlendirilmiş bir dietle yeterli kcal alınıyorsa, yeterli protein de alınıyor demektir bunun başka bir yolu yok.

    Kas kaybı olayına gelince, orda da abartılan bir durum var ki yukarıdaki protein pompasının devamı sağlansın. İnsan metabolizması, kısa dönemlerde (2-3 gün açlıklar, 2-3 hafta süren yetersiz kcal alımı) gibi durumlarda öyle kas mas katabolize edip kullanmaz. Böyle bişey yok. Tabiatta hiçbir hayvan böyle kötü bir adaptasyona sahip değildir yağ stoklayabiliyorken vücudunda. Basitçe sistem şöyle çalışır. Kandaki glikoz, belli bir eşiğe gelinceye kadar, ortalama bir insülin düzeyi ile kaslar, organlara, yağ dokusuna vs mitokondri de enerji üretimi için sokulur. Vücut anlık patlamalı güç uygulaması gereken durumlarda, ATP/CP döngüsünü, orta vadeli enerji gerektiren durumlarda kas glikozunu kullanır. Bunların süreçleri anaerobik süreçlerdir, uzun vadeli aerobik süreçlerde ise depo yağlarını kullanarak yoluna devam eder. Çünkü ortalama bir insanda 100-130 K değerinde enerji içeren yağ stoğu vardır.

    Kaslar hem glikogenesis aşamasında, hem de yetersiz protein alımında mecburen kayba uğrayacaktır fakat bu miktar ne kadar ve gereken protein ne kadar? Araştırmalar gösteriyor ki kabaca ortalama olarak kg başına alınan 0,7-0,8 gr kadar bir protein miktarı bu katabolik süreci durdurmak için yeterli. Keza durdurulmadığı takdirde kaslardaki kayıp de inanın bana farkedilebilir bir miktar değil. Çünkü tabiatta hiçbir hayvan, özellikle insan gibi besinini avlanarak ve gezip toplayarak arayan hepçillerden ise, hareket kabiliyetini ve gücünü etkileyecek iskelet kaslarının kaybını çok fazla tolere edemez. Böyle saçma bir adaptasyonla türünü sürdüremez.

    Peki kas kaybı efsanesi nerden geliyor. Basit. Bir kısmı protein ve sporcu ürünleri pazarının yarattığı ortak düşman algısı ve böylece endüstri. Diğer bir kısmı da, kullanılan glikojenin azalması, beraberinde kullanılan kas içi yağ stoklarının da azalması, üstüne bir de glikojenin 1/3 olarak kendinden 3 kat fazla tuttuğu suyu da kaybedince haliyle eski ihtişamı kalmıyor adelenin. Fakat merak etmeyin bicepsinizde 250 gr kas varsa lif olarak, hala 250 gr kas var, kaybettiği yalnızca dolgun gösteren iç yağı ve tuttuğu su ve glikoz. Beslenme normale dönüp, istediğiniz kiloya indiğiniz anda tekrar 1-2 haftada toplayacaktır zaten.

    Uzun oldu kusura bakmayın.
     
  7. octeniskrup
    Offline

    octeniskrup Üye

    Katılım:
    8 Eylül 2014
    Mesajlar:
    1.680
    Beğenileri:
    2.290
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Finansal analist - personal trainer
    Yer:
    Yurtdisi
    Diline saglik; gecen bunu tam olarak bir kur mevzusunda yazacaktim. Kur yapan cikip kur sonrasi kas kaybim cok oldu diye ortada dolasiyor. Yahu olay kas kaybi degil ki glikojen ve suyun atilmasi tabi ki kurdeki gibi ihtisamli durmayacaksin. saglam bir karb yuklemesini metformin ile destekle bir de ustune yuksek tekrarli bir idman cikar, arginine 3-5 gram al, sabah ortada makine gibi dolas..
     
    technical1967 ve Juiceles bunu beğendi.
  8. Extravaganza
    Offline

    Extravaganza Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.513
    Beğenileri:
    2.554
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Ustalar yeterince yazmış zaten. :) Ama ben de wrestler parantez içinde dokundurduğu için yazacağım :)

    1- Kası büyüten nedir demek için hangi tip hipertrofiden bahsettiğimiz önemli. 2 tür hipertrofi var. Myofibrillar, yani fiberlerin büyümesi, ya da sarcoplasmic hypertrophy yani kas içi su, glikojen gibi diğer elemanların artması. 4 birim kasın yaklaşık 1'ini fiber 3'ü sarkoplazma oluşturuyor. Protein fiberleri onarır ve geliştirir. Ama istenen doluluğu ve kütleyi yakalamak için yüksek kcal gerekli.

    2- Yeterli kalori derken, yeterlinin biraz üstünde demek daha doğru. Yoksa maintenance seviyesinde yenirse işler yavaşlıyor. Caloric surplus dediğimiz olay. Yani fazla kalori alımı durumunda vücudun azot tutma özelliği artıyor. Yani pozitif nitrogen balansında kalması kolaylaşıyor. Yani bulk yaparken yüksek kalori alıyorsanız proteini daha düşük tutabilirsiniz. Vücut daha çok randıman alacaktır.

    3- Yetersiz kalori yüksek protein olayı zaten definisyonda yaptığımız şey. İyi idmanalr yapılırsa kas kaybı çok olmadan yağ yakılmasını sağlar. Her sene deniyoruz bunu zaten :)

    Bu yazının ana fikri : Büyümek için ihtiyacınız olan kaloiden 300-500 fazla yiyip proteini biraz kısabilirsiniz. Definisyon yaparken kalorileri kısıp proteini arttırabilirsiniz. Kaslarınıza gücü veren fiberler, ama hacminin çoğunu veren su ve besindir (vücudun genelinde olduğu gibi)
     
  9. wrestler
    Offline

    wrestler Super Moderator Yönetici Super Moderator

    Katılım:
    4 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.200
    Beğenileri:
    3.255
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    TOKAT

    Beni kırmadığın için teşekkürler ex :)
     
  10. wrestler
    Offline

    wrestler Super Moderator Yönetici Super Moderator

    Katılım:
    4 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3.200
    Beğenileri:
    3.255
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    TOKAT
    Şimdi kaslar proteinle büyümez diyorsun da, bu mikro yırtıkların onarımı, uydu hücrelerle yama olma olayı var. Yani senin onarım diye bahsettiğin şey. Bu da kasın hacminin artması anlamına geliyor. Bu myofibriller hipertrofi oluyor. 'Protein açlığı'ndan kastın VG yapalar için günlük gerekli protein miktarından (GGPM) az olmayacak kadar ise, bu durumda zaten herkes hemfikirdir. Yok GGPM nin bayağı aşşağısı da olsa sorun yok diyorsan bu ne kadar aşağısıdır?

    Biliyorsun hayvansal-bitkisel protein-biyoyarlılık-aminoasit profili gibi olaylar var. Sadece saydıklarınla maksimum kas gelişimi ne derece randımanlı olur? Tamam vegan VG ciler var ama olympia podyumunda kaçı vegan? Ya da VG cilerin yüzde kaçı vegan? Anlatmak istediğim sadece bitkisel pro larla oluyorsa bu kadar adam manyak gibi eti niye tüketiyor? Günde 3 öğün kuru fasülyeyle protein GGPM karşılanır derken, GGPM kilo başına kaç gr olarak düşünüyorsun? 0.7-0.8 gr? 'Yeterli kcal alınıyorsa, yeterli protein de alınıyor demektir' cümlesi de tam doğru değil sanki. Karb miktarı yüksek, pro miktarı düşük besinlerle, tam tersi besinleri aynı kaloride ayarlayabilirsin.

    Bu arada üslup istemeden sorguya çekiyormuş gibi oldu. Yanlış anlaşılmasın. Maksat sadece fikir alış-verişi :)

    Aslında bir kaç da ex in yazdıklarıyla ilgili soracağım vardı da kafam karıştı. İşler de yoğun.. Onları sonra..
     
  11. mehmet67
    Offline

    mehmet67 Üye

    Katılım:
    20 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    353
    Beğenileri:
    98
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    istanbul
    Çok teşekkürler.Açıklamalar gayet tatmin edici.Zihnimde soru işareti kalmadı
     
  12. antinkuntin
    Offline

    antinkuntin Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2014
    Mesajlar:
    163
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    ODTÜ
    Hocam ağzınıza sağlık ya. Ben de sporcu beslenmesini ilk araştırdığım zamanlarda lise biyolojisi seviyesindeki bilgimle internette pompalanan bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyordum ama temellendiremiyordum. Gerçekten çok açıklayıcı olmuş.
     
  13. Akhilleus
    Offline

    Akhilleus Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    639
    Beğenileri:
    1.272
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Grafik tasarım
    Yer:
    İstanbul
    Hemen tane tane cevap vereyim abi kızmışsın belli :)

    Şimdi Ex in de açıkladığı gibi hypertrophy dediğim kısım 2 çeşittir. Myofibrial ve sarcoplasmic. Myofibrial kasın enine büyümesi gibi düşünülür ama tam öyle değil, kasdaki hücre çekirdek sayısı artışı da bunun içindedir. Bu durumda kasın etrafında bulunan sarcoplasmic sıvı değişmez iken fibrillerde bir yoğunlaşma olur. Bu bizim BB anlamındaki kütle ile ilgili değildir. Kas görünüm olarak çok ciddi farklar göstermez ve cm2 başına uygulayabileceği baskı ve çekme miktarı dramatik artışlar gösterebilir. Keza haltercilerin olayı budur, 56 kg lık bir halterci Naim gibi kendi ağırlığının 3 mislini overhead olarak ölü noktadan alıp kaldırabilir. Tabi bunda başka teknik meselelerde vardır ama basit anlatımla bu myofibrial anlamda bir hypertrophydir.

    Sarcoplasmic hypertrophy dediğimiz hadise ise, kasın yine hücre içi çekirdek sayısı ve enine diyebileceğimiz fibril büyümesine ilaveten, mekanik olarak daha düşük yoğunlukta bir ağırlığın daha uzun süreli gerilimine mağruz kalmasından dolayı, çevreleyen sarcoplasmic sıvının artış göstermesi olayı. Bu artıştaki temel sebep daha uzun süreli dirençler yüzünden yalnızca ATP/CP yakımının bunu sürdürmeye yetmeyecek kadar kısa olmasından dolayı (7-10 sn kadarlık yakıt vardır bu şekilde) kullanabileceği daha fazla glikojen depolayabilmek. Bunu yapabilmesi için maintenance miktarın biraz üzeri protein ve kcal alımı yeterlidir zaten.

    Yeterli miktarda kcal için inan bana maruldan karşılaşan bile neredeyse teknik olarak yeterlidir diyebilirim. Misal 100 gr marul 14 kcal yapar. içinde 1,5 gr protein bulunur. 2000 kcal maruldan karşılamak için aşağı yukarı 14-15 kg kadar marul yemen gerekir. Bu kadar marul da aşağı yukarı 200 gr protein barındırır ki bayağı bayağı karşılıyor işte :)

    Şaka bir yana anlatmak istediğim bizim düşündüğümüz gibi illaki et olacak, hayvansal kaynak olmadan biteriz vs gibi bir durum değil. Lakin misal ben bildiğin etobur bir yapım var, 3-4 yıldır sebze hiç yemedim sanırım, günde 700-900 gr arası et tüketimim var. Fakat bu mecburi değil kastettiğim konu bu sadece.

    Hayvansal bitkisel protein bioyararlanımı denilen hadise bayağı bir yanlış anlaşılıyor maalesef. Ben şunu bile gördüm buradaki bazı postlarda. Tahıllardan veya baklagillerden gelen protein i yarısı kadar yazıyor günlük alımını hesaplarken. Niye diyorsun? Çünkü yararlanımı düşük? Kim bunu uyduruyor anlamıyorum ama arjinin denen amino asit, maruldan da gelse, bonfileden de gelse arjinindir. Sindirimi tamamen aynıdır, kullanımı da tamamen aynıdır. Buradaki mesele şu aslında.

    Yumurta 100 kabul edilir. Neden? Basit çünkü bir canlıyı 0 halinden embriyo olarak alıp, yumurtadan çıkabilecek kadar birey haline getirebilecek bütün materyali içinde barındırır. Eksik hiçbir amino asit yoktur içinde. Keza etler de öyle, bizim kaslarımız için gerekli olan bütün amino asitleri barındırırlar çünkü onların kendisi de kastır bu kadar basit. Fakat fasülye, havuç, kabak vs bunlarda dozajlama olarak veya bazısı hiç olmayan amino asitler olabilir çünkü onlar farklı bir kingdom, onlar bitki. Metabolizmaları bizimki ile aynı değil, hücre yapıları bile farklı biokimyasal anlamda, o arjinine ihtiyaç duymuyorsa sentezlemez, sen de bunu ondan alamazsın. Bütün bioyararlanım teranesi budur, içerik tamlığı ve dozajlamaların kas protein yapısına yakınlığı. Fakat sen kalkıp bulgur, fasülye yanında pirinç pilavı yediğin bir öğünde aldığın 30-40 gr protein, yumurtadan ve etten farksızdır babalar gibi de kullanılır.

    Şimdi Olympia olayı bambaşka bir olay. Oradaki dönen dolaplar, işin içine giren kimyasallar vs öyle böyle değil. Bir de o adamların kütleleri artık normal beslenme ile korunabilecek ebatlarda değil. Fizyolojik sınırı 3-4 misli aşmış, metabolizmaya yük, sen hiç doğal hayatında onlara benzeyen bir hayvanla karşılaştın mı? Tabiat denge üzerine işler, bu adamlar o yağsızlıkta o kas kütlesi ile o dengeyi çoktan şaşırmışlar onların durumları burda senin benim durumumu anlamak için, yaptığımız diette kas kaybı olur olmazı tartışmak için mantıklı değil. Güven bana o adamlar 5000 kcal düşse kas kaybeder, sen 5000 al bak ne oluyor :)
     

Sayfayı Paylaş