karbonhidratsız olmaz mı ???

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve wolf tarafından 9 Ekim 2010 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 39 üye.
  1. wolf
    Offline

    wolf Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2005
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    dış ticaret
    Yer:
    ist
    selamlar

    benim bir problemim var tıp dilinde reaktif hipoglisemi denen yani ağır yada basit şekerlerin fazla tüketilmesinden kaynaklanan şekerin kana karışmasında ki insülin direncinin artmasıyla yenen yemeklerden 3-4 saat sonra oluşan şeker düşüklüğü ki benim şeker 38'e kadar düştü.dolayısıyla karbonhidtar ne kadar komplex olsada benim için iyi değil.

    karbonhidrat almadan günlük protein miktarını tutturarak aşama kaydedilmesi mümkün değil mi.
     
  2. sheridan
    Offline

    sheridan Üye

    Katılım:
    26 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    381
    Beğenileri:
    107
    Ödül Puanları:
    53
    çok protein al yağ yapmaz merak etme ben denedim valla kilo başı 3.5 gram
     
  3. dishiwelet
    Offline

    dishiwelet Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2009
    Mesajlar:
    887
    Beğenileri:
    515
    Ödül Puanları:
    103
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    fitness antrenörü
    Yer:
    antalya
    karbonhidratlar benim icinde iyi degil troit hastasıyım fazlada almıyorum zaten kompleks olarak sadece kahvaltıda ekmek yiyorum baskada yok bir sorunda yasamadım
     
  4. Niaterim
    Offline

    Niaterim Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    146
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    Eskişehir
    karbonhidrat yerine yağ al, sonuçta vücut enerji olarak yağı kullanacak mecburen. bu şekilde kardio dieti yapanlar var hem yağ+protein alıp karbonhidrat almıyorlar.
     
  5. oklahoma
    Offline

    oklahoma Yeni Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    1.005
    Beğenileri:
    316
    Ödül Puanları:
    0
    karb alımını kompleks olarak al ve olabildiğince az al derim. onun dışında bol bol protein meyve sebze vs...
     
  6. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir
    ketojen dieti dene
     
  7. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    peki doktora gittinmi yada iyi bir endokronoloji uzmanına.
     
    Azi ve pastnova bunu beğendi.
  8. BLACKFLASH
    Offline

    BLACKFLASH Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    asker
    Yer:
    Türkiye
    Karbonhidratı kesmek değil, doğru karbonhidratları doğru zamanda almak önemli. Babamda aynı senin durumundaydı. Şu an %70 iyileşti diyebilirim.

    karbonhidratları ayrı zamanda tüketeceksin. Proteinleri de ayrı bir zamanda. Mesela sabah ilk yemeğin karbonhidratlar olsun. Bol tahıllı buğday ekmeği ve yanında sebzeler veya yulaf ezmesi ile yeşillikler ve %100 sıkılmış portakal suyu. bir iki saat sonrada proteinli yemek(yumurta-peynir gibi).

    Öğle yemeğinde bulgur pilavı veya haşlama patates gibi değerli ve hazmedilmesi kana karışması kolay sağlıklı karbonhidrat tüket. yeşillik de yersen enzim kuvveti güçlenir ve sorunda yaşamazsın. Dikkat et bu karbonhidratları tüketirken yanında protein olmasın mesela et gibi.

    Akşam yemeğinde karbonhidratları sıfırla. Yani tam düşür. Sadece protein olsun. Yağda olsun fark etmez. Mesela somon balığı yanında bol zeytinyağlı salata gibi.(Salatadaki karbonhidrat oranı yüksek değil onu kafaya takmayın).
     
  9. heldic
    Offline

    heldic Yeni Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.609
    Beğenileri:
    1.112
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    izmir

    karbonhidratlar kimse icin iyi degil. butun hastalıkların anası.

    karbonhidratı 0 a yakın alarak sonsuz enerjiye erisebiliriz. Vucud yagı enerji olarak kullanmaya adapte oldugu zaman sonsuz enerjidir cunku yag depolarımız mantıken sonsuzdur
     
    Azi ve Ayandon1923 bunu beğendi.
  10. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Çözüm kolay aslında, Reaktif hipoglisemi uykusuzluktan da oluyor. uykunuza dikkat ederek baslamak lazım.

    Karbohidrat tüketimini durdurmak gerekiyor cidden. Bir çok insanın kan şekeri dengesi bozuluyor.

    Taş devri diyeti düzeltiyor cidden inanılmaz ama kan sekeri sürekli sabit kalıyor.

    üstelik şekerde yiyebiliyorsunuz ancak Çekirdekli kuru üzüm bu diyette serbest yani saf glikoz değil ama iyi bir glikoz kaynağı.

    kana karışma süresi çok uzun ve antioksidan. Hücreyi kirletmiyor. aksine enerji üretimini arttiriyor.

    Mesajınız otomatık olarak birleştirilmiştir---------- mesajın eklendiği saat 23:43 ---------- ilk mesajın gönderildiği saat 23:23 ----------

    bir defa ben doymadıktan sonra ne yapayım öyle beslenme programını. Butun diyetisyyenlerede buradan sesleniyorum yada diyet verenlere. Öncelikle insan doyduğunu hissetmeli.

    insan nasıl doyar? Tabiki miğdesinden. Dolayısıyla miğdede sindirilen bütün besinler insanın doymasını sağlar. Bu anne karnında dna larımıza yazılan bir şifre.

    Yağları bol bol alırsan doyarsın mesela. Hemde günde 400-500 grama kadar çıkan Samburular ve Massailer batıdaki beyaz adamdan bin kata daha sağlıklı çok güçlü ve hızlı hareket ediyorlar vücut yağ oranları oldukça düşük.

    bu nasıl bir tezat? İnsanlar deli gibi diyet yapıyor sürekli yoyo gibi bir inip çıkıyor sürekli fit kalmak sürekli fit kalarak kas arttirmak mümkün değilmi.

    1 aydan fazla zamandır karbohidrat sıfır besleniyorum. yiyebildiğim kadar yağlı besleniyorum üstüne kilo verdim antreman performansım eskisinden daha iyi.

    Karbohidratların bir neşe kaynağı oldugunu belirtmek istiyorum.Başka bir amaçları yok zaten.

    he birde kas ve iskelet hücrelerine girip glikojen formunda saklanıyorlar.

    Kas kütlesi yüksek kişiler antremanda ağırlıkların düşmesine dayanamıyor. O yüzden insulini çalıştırıp kısa süreli güç ve kuvveti aktif halde tutuyorlar. Çünkü kısa süreli çalışmalarda enerji ilk 20 dakika sadece glikojenden ve ince bağırsakta emilen karbohidrattan sağlanır.

    Dolayısıyla yeni kas hücresi oluştuğunda(hipertrofi) bu sayede alınan yüksek karbohidrat bu yeni kas hücresinde stoklanır(glikojen). Böylece kaslar daha hacimli ve diri gözükür.

    Kas kazanımı konusundada aksi yönde tezler var şu anda. Bir defa bütün enerjimizi aslında yağdan sağlıyoruz.

    insanoğlu önce yediği yiyecekleri depolar daha sonra onları yakar yakamadığında bünyesinde saklar. insulin direnci olan kişiler yemeklerden sonra mahvolurlar.

    diyabete hızla giden bir tren gibidir insulin direnci.

    Reaktif hipoglisemi insanın yağ yakmasını engelleyen bir hastalık. bununda altını çizelim.

    yani sanıldıgı gibi karbohidrat kullanmadan kas kazanmak mümkün.

    Ancak glikojenle şişmiş ve su tutmuş olarak değil kuru kas kütlesi. olarak.

    Dolayısıyla yağları yasaklanması bir defa beyin için sakıncalı. Prefrontal korteks bildiği tek enerji kaynağı yağ.

    Dolayısıyla kanımıza yabancı maddeler girdiğinde (işlenmiş ve rafine edilmiş karbohidratlar) vücudumuz bazı değilşikliklere uğruyor.

    Endişe panik korku bayılma uyuklama konsantrasyon bozukluğu ve kendini kötü ve berbat hissetme. Gibi rahatsızlıklar ön plana çıkıyor.

    Ancak işlenmemiş ve kabuğu alınmamış karbohidratlar kullanıldığında bunlar vücudun alarm vermesini engelliyor.

    Japonyada Esmer pirinçten beyaz pirince geçiş sonrasında sayamayacağım kadar japon hastalıklarla tanıştı ve bu ölümlere kadar varan hastalıklardı.

    dünyanın neresine bakarsak bakalım insanların yağları severek ve lezzetle yediğini görüyoruz.

    Hiç bir yağ kaynağı insulini yükseltmez. Dolayısıyla ne kadar yersek yiyelim daha fazlasını yakarız.

    Bu yağların yasaklanması fikrini kim çıkardıysa ben onu kınamak istiyorum.

    Çünkü bodybuilding demek sağlıksız beslenmek olamaz.

    Bodybuilding demek bana göre sağlıklı bir biçimde vücudu görünümden daha öncelikle tutması gereken kişinin sağlığı ve direncidir.

    vücut geliştirme yapacak insanların vücudu sadece mental yönden geliştirmemeleri de gerekir.

    Vücudun yağı mükemmel derecede hızlı harcamalarını sağlamaları gerekir.

    Bunun için iyi uyku ve bol yağlı proteinli beslenip esmer pirinç yulaf ve kana hızlı karışan şeker içeriği düşük besinleri kullanmaları gerekiyor.

    altı-8 hafta sonunda herşey eskisinden iyi oluyor.

    çağımızın hastalığı ise insulin direnci zaten kimsenin metabolizmasıda farklı değil kimsenin enerji tüketimide farklı değil.

    Abd gibi avrupa gibi toplumların insan sağlığını bozan yiyecekler ürretmeleri sonucu hepimiz hastalanıyoruz.

    O yüzden mutlak surette önce bütün işlenmiş gıdalara dur demeli yağları severek tüketmeliyiz. doyana kadar yesek yeterli.

    6-8 hafta sabredemeyecek kadarda çaresiz değiliz sanırım.
     
    zoparrat, WildRose ve Azi bunu beğendi.
  11. novizenj
    Offline

    novizenj Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2008
    Mesajlar:
    444
    Beğenileri:
    378
    Ödül Puanları:
    73
    az ve sık yemeniz, ani düşmelere neden olacak gıdalardan kaçınmanız yeterli olacaktır. karbonhidrat alımını kesmek hiç akıllıca olmaz. spor yapan birisi için karbonhidrat çok önemlidir.
     
  12. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.498
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Coyote sürekli vg.cilerin bile karbonhidrat almadan enerji ihtiyaçlarını karşılayabileceğini anlatıyorsun ve bunu kaynaksız yapıyorsun..

    vücut geliştirmenin ve sporcu beslenmesinin temel olarak aldığı bilimsel bilgileri çürütmek istiyorsan kaynak göstereceksin..burda binlerce yeni başlayan olduğunu unutmamalısın..
     
    Hymenalos, Azi, Cidade de Deus ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  13. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    saygıdeğer diyez kaynak istiyorsanız sayısız kaynak var. Öncelikle elimde bulunan vücut geliştirme federasyonunun yayınladığı aylık bülteni en arka kapağındaki bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

    Bunu hazırlayan Uz.Volkan Ersöz.

    Scanner olmadığı için tarayıp koyamıyorum. Sanırım Vücut Geliştirme federasyonuda bu konuda saçma sapan biçimsiz yayın yapmıyor ya.

    Bunu makale bölümüne elle yazarak ekleyeceğim şayet scanner olsaydı yazıyı tarayacaktım.

    Bir vücut geliştirme dergisi sert görünümlü keskin hatlı kas kazanımı için yağlı ve proteinli ve düşük karbohidratlı diyetlerin etkili oldugunu nasıl söyler?

    Dahası elimde daha değişik kaynaklarda var ingilizcem olmadığı için yayınlayamıyorum.

    Ayrıca karbohidratların vücuda olan zararlarını göz ardı etmek istemiyorum.

    Vücut enerjiyi nereden elde ettiğinide bilmez kas inşa etmek için kalorilere ihtiyacımız var.

    Sanırım siz benim havadan bilinçsiz konuştugumu dusunuyorsunuz.

    Malesef öyle bir şey asla söz konusu olamaz.

    Keskin ve Sert hatlara sahip olarak devamlı vücudu geliştirmek için önerilen

    düşük karbohidratlı ve yüksek yağ protein içeren diyetler.

    Karbohidratın hepsi suçlu değil.

    Bu yüzden esmer pirinç ve yulaf gibi kaynaklar iyi kaynaklar. glikoz için siyah çekirdekli kuru üzüm daha az früktoz tüketimi taze sıkılmış meyva suları, ev yapımı şeker oranı düşük sütlü tatlılar yani benim anlatmak ve söylemek istediklerim aslında yanlış anlaşılıyor.

    Ben elimdeki makaleleri yayınlarım tabiki. Siz haklısınız.

    Ancak salonlarda hakim yanlış bir konu var.

    Vücudun gelişmesi için enerjiye ihtiyacımız var özellikle sıradan diyetlerden 1000 kalori daha fazla alınmalı.

    Bunun nerden geldiğinin bir önemi yok. ister karbohidrat ister yağ. insulini devamlı çalıştırmak iyibirşey değil ana fikir bu aslında.

    Sonuçta yağların insan vücuduna olan faydaları var.

    Arkadaşlarımız doğru karbohidratlara yönelmediği sürecede yanlış yapıyorlar.
     
    Son düzenleme: 2 Aralık 2010
    jackmaldow, Azi ve heldic bunu beğendi.
  14. 007EMRE
    Offline

    007EMRE Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2010
    Mesajlar:
    347
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    İstanbul
    Ben gün içinde sadece antrenmandan önce ve sonra karbonhidrat alımı yaparım.Ama genelde haşlanmış makarna olarak,bu yaptığım yanlışmıdır ?
     
  15. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    Neyin yanlış neyin doğru oldugunu ben söyleyemem kas kütleni arttiracaksan ortalama 700-1000 kalori arasında bir artış yapman lazım.

    ortalama bir insanın glikojen deposu 400 gram.

    Vücut geliştirmecinin kas yapısına göre glikojen deposu büyüyor. buda sıradan insanlara göre 200-300 gram fazla. Yani kasların harcadığı enerjininde büyük bölümü yağ depodan sağlanıyor.

    Ancak idman zamanında kaslar glikojeni yakıt olarak kullanıyor.

    Ancak daima karbohidrat yüklendiğinde fazlalıklar bel çevresine ve adipoz (yağ)dokuya gidiyor.

    Buna göre kararını sen vereceksin. Eğer vücudun su tutuyorsa ve bel çevren büyümeye başladıysa yanlış birşeyler yapıyorsun demektir.

    Özellikle her bir kilogram kas kütlesi saatte 29-30 kalori harcayabiliyor. 1 kilogram kas kütlesi ortalama 24 saatte 750 kalori yakıyor

    Dolayısıyla ne kadar kas kütlemizi arttirirsak karbohidratlarıda arttirmamız gerekiyor. Kas kütlesi düşük kişilerin karbohidratları sınırlaması ve bunun yerine yağ arttirmaları gerekiyor.

    Ancak yeni başlayan ve orta seviye kimselerde kas kütlemizi arttirirken karbohidratları aşırı arttirirsak işte o zaman zararlı Bulking durumu ortaya çıkıyor.

    Zararlı bulking durumu insan sağlıgını büyük oranda tehdit eden bir durum.

    Ayrıca kaslar glikojene doyurulduğu zaman ve haftada 3 idman yapan kişilerin aşırı karbohidrat tüketmeleri bel çevrelerini yağlandırıyor.

    kaslarımızı doldurduktan sonra yağları kullanmak en mantıklı çözüm.
     
    Son düzenleme: 2 Aralık 2010
  16. 007EMRE
    Offline

    007EMRE Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2010
    Mesajlar:
    347
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    İstanbul
    Yani ortalama 700-1000 kalorilik artışı illa karbonhidrat ile yapmasakta kas kütlemiz artarmı ?
     
  17. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    karbohidrat biraz bıçak sırtı gibidir. Çünkü çok alırsan yağlandırır az alırsan performansın düşebilir.

    birden çok karbohidrat alırsan enerji metabolizması bozulur (insulin dengesi)

    Doğru karbohidratları kullanarakta yapabilirsin.

    Ancak yağların en büyük özelliği testosteronu aşırı yükseltmeleri.

    Dolayısıyla buda bize kas olarak geri döner.

    yani sıradan bir beslenmede karbohidratı arttirmak yerine yeni başlayanlarda yada orta seviye sporcularda yağı arttirmak daha mantıklıdır.

    Belirli kas kütlesi kazanımı olduğu müddetçe karbohidrat glikojen olarak kasların içerisinde depo edilir.

    Geri kalanın ise yüzde30u harcanarak yağ deposuna gönderilir ve bir dahaki idmana kadar glikojen kullanılmaz.

    hala glikojen yüklersek bu sefer daha da yağlanırız.

    esas konu dengeli beslenme olayını yakalayıp çözmek.

    ayrıca vücuttaki glikojeni kullanan en büyük organ beyindir. Beyin sadece glikozla beslenir. Kırmızı kas hücreleri ise devamlı yağ harcar.
     
    zoparrat bunu beğendi.
  18. 007EMRE
    Offline

    007EMRE Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2010
    Mesajlar:
    347
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    İstanbul
    Dediğim gibi ben sadece ant. öncesi ve sonrası kompleks karbonhidrat alımı yapıyorum.Heralde bu kadardan fazla glikojen yüklemesinden dolayı yağlanma olayı olmaz.Birde yeri burası değil ama posta çıkışınız dolmuş özel mesaj atamıyoruz :)
     
  19. Coyote
    Offline

    Coyote Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.626
    Beğenileri:
    1.553
    Ödül Puanları:
    123
    dostum proteini arttiran kişilerde yağlanma azalıyor nede olsa yağdan kaçan insanlar proteini arttiriyolar.

    Çünkü amino asitler glikojenin kullanımı kasların yapımı ve tamiri gibi konular için gerekiyolar.

    Dolayısıyla yağ oksidasyonu gelişmemiş kişiler karbohidrata yöneliyor.

    Sonra kollar 40 oluyor olmasına ama östrojen artiyor ve inanılmaz oranda su tutulması yağlanma görülüyor.

    Yapılan klasik hatalar yağların kötü kaynaklar olarak görülmesi.

    Dolayısıyla Lösin izolosin valin arjinin L-glutamin ornitin lisin gibi amino asitleri içeren yağların tüketimi ise kas kütlesini arttiriyor.

    Hazır ürünlerden ziyade böyle beslenme ürünlerine yönelmek daha iyi değilmi.

    hem testosteron üretimi hemde kas kütlesi üretimi için ziyadesiyle yağlara inanılmaz bir şekilde ihtiyacımız var.
     
  20. 007EMRE
    Offline

    007EMRE Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2010
    Mesajlar:
    347
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    53
    Yer:
    İstanbul
    Abi şu mesajlarına bi el atarmısın ya :)
     

Sayfayı Paylaş