Kalp sağlığı için bol bol kırmızı et mi yemeli?

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve Malebolgia tarafından 8 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen kişi sayısı 1 user .
  1. Malebolgia
    Offline

    Malebolgia Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    208
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Istanbul

    Kalp sağlığı için bol bol kırmızı et mi yemeli?


    Kırmızı eti boşu boşuna mı azalttık? Doya doya et yemek, aslında sağlık için yararlı mı? Prof. Dr. Ahmet Aydın sürekli suçlanan kırmızı eti öve öve bitiremiyor. Aydın, kırmızı etin kalp sağlığı için son derece yararlı olduğunu iddia ediyor..

    [​IMG]
    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları Beslenme ve Metabolizma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın kırmızı et konusunda çok önemli çalışmaları bulunuyor. Kendisi, tarihin ilk çağlarındaki ete dayalı beslenme anlayışını savunuyor. Aydın'ın savunduğu beslenme tarzı, negatif eleştirilere rağmen giderek yayılıyor. İşte Prof. Aydın'ın kırmızı ete yönelik savunması:


    * Sizce insanların mutlaka et yemesi gerekiyor mu?

    Kırmızı etin mümkün olduğu kadar az yenilmesi fikrini kim çıkarttı bilmiyorum ama insanlar bu yanlış inanışın peşinden koşuyorlar. İnsan sağlığı için mutlaka et yenilmeli. İnsan büyük ölçüde etoburdur. Eğer otobur olsaydık, diş yapımız bile farklı olurdu. Ben "Sadece et yiyin" demiyorum. Ot yiyebilme becerimiz varsa, mutlaka ot da yiyeceğiz. İnsanların vücut yapıları yüzde 80 protein tiplidir. Bu tipteki kişilerin, etle beslenmesi şarttır.


    B12 KAYNAĞI

    * Kırmızı et, kalp hastalıklarının sorumlularından biri değil midir?

    Kırmızı et tabusu yakın zamanlarda oluştu. Et yiyenlerde daha çok kalp hastalığı olduğu doğru değil. En fazla et tüketiminin yaşandığı 1930'lu yıllarda, kalp hastalığı ana ölüm nedenlerinden biri değildi. Bence, kırmızı eti kalp hastalıklarının sorumlusu gibi göstermek insanlığın geçmişine ihanet etmektir. Kırmızı et kalp için çok yararlıdır. Çünkü içinde çok fazla B12 vitamini bulunmaktadır. Türkiye'de çok ciddi bir B12 eksikliği var. Bu oran, son dönemde yüzde n0'lara kadar çıktı. B12 eksikliği kalbinizi olduğu gibi beyninizi de etkiler. Erken bunama, Alzheimer ve konsantrasyon zaafı gibi sorunlara neden olur. Kadınlar çocuk doğurdukları zaman bebeklere de bu eksiklik geçiyor ve bazen geri dönülmez hasarlar oluyor. Kırmızı ette 'Koenzim Q10' dediğimiz, vücudun enerji santralinin ana unsuru bulunur. Enerji metabolizmasında büyük karnitin etlerin içindedir. Sadece bu açıdan baktığınızda bile, et yememekle kalbinize zarar verdiğinizi anlayabilirsiniz.


    KOLESTEROL YALAN MI?

    * Kırmızı et tüketimi kolesterolü arttırmaz mı?

    Ben her gün kırmızı et yiyorum. 56 yaşındayım ve kolesterolüme hiç bakmadım çünkü hiç ihtiyacım olmadı. Üniversitedeki laboratuvarların da başkanıyım. Bu yaşımda 20 kilometre durmaksızın yürürüm. Kalp rahatsızlığım yok. İnsanların durup dururken kolesterol oranı peşinde koşmalarını anlamıyorum.

    * Kırmızı etle kolon kanseri arasında da bağlantı kuruluyor...

    Bu çalışmaları incelediğimizde, bunların işlenmiş et olduğunu görüyoruz. İnsanlar eti 5 milyon yıldır et yiyor, 2-3 milyon yıl önceki insan iskeletlerinde hiç kanser belirtisi görmüyoruz. Son 3-5 bin yıldan beri kanser ortaya çıkmış. Et işlenmiş değilse, kansere yol açması söz konusu değildir. Kansere karşı koruyucudur. Ancak salam ve sosis gibi işlenmiş ürünlerin içine çok fazla nitrat koyuluyor. Faydalı olduğu düşünülerek soya da ekleniyor ama aslında soyanın da zararları var. Ben, soya içerikli ürünleri son derece tehlikeli buluyorum. Bu ürünlerden çok yiyen çocuklarımızın ergenliğe erken girdiklerini gözlemliyorum. Bu ürünlerin içindeki kadınlık hormonu çocukları etkiliyor ve ne miktarda tüketildiklerine dikkat etmek gerekiyor. Ama çocuklar neyin içinde hangi maddeden bulunduğunu bilmiyor. Pastırma, sucuk ve kavurma rahatlıkla yenilebilir ama bunlar mutlaka klasik usulle yapılmalıdır.



    Sağlıklı et seçme tüyoları

    * Kırmızı et (tercihen yemlenen değil, otlayan hayvan eti); sucuk, kavurma, pastırma serbesttir. Katkı maddelerinden dolayı salam ve sosis tercih edilmemelidir.

    * Sakatatlara bakıldığında karaciğer, böbrek, yürek, kokoreç, işkembe ve uykuluk kırmızı etten daha yararlıdır. Fakat hastalıklı olmamasına dikkat edilmelidir.

    * Beyaz ette tercih köy tavuğu ve diğer kümes hayvanlarından yana olmalıdır.

    * Balık yerken ise, ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük balıklar tercih edilmelidir. Balık çiftliği balıkları tercih edilmemelidir.



    Beyaz etten daha yararlı

    * Kırmızı ve beyaz eti kıyaslarsak, hangisinin artıları fazladır?

    Kırmızı et, beyaz etten daha kıymetlidir. Hatta ben bu aralar beyaz etin azaltılmasını bile savunuyorum. Çünkü kuş gribi nedeniyle köy tavukçuluğu kayboldu. Ayağı toprağa değmemiş, gün ışığı görmemiş tavuklar çok sağlıklı değil. Köy tavuğunun pişmesi bile farklıdır, çok daha ağır pişer. Burada savunduğumuz en önemli şey; her şeyin doğalıdır. Doğal tavuk bulma ihtimalimiz az olduğu için tavuk tüketimini bence şu sıra azaltmak lazım. Balıkla bazı şeyler karşılanabilir. Balıkların büyük bir kısmında ağır metal var. Civa birikiyor ve bu insan sağlığı için son derece zararlı. Balık tüketimi sırasında da büyük balıkları değil, küçük balıkları tercih edelim. En azından küçük balıklarda metal birikimi çok daha az oluyor. Hamilelere kesinlikle balık önermem. İlk bir yaş içinde bebeklere balık verilmemeli. Balık dünyanın en güzel yiyeceği ama herşeyi kirlettiğimiz gibi onu da ne yazıkki kirletmişiz.


    MİKRODALGA OLMAZ!

    * Kırmızı et nasıl pişirilmeli?

    Eti bildiğiniz, güvendiğiniz bir kasaptan alın ve gözünüzün önünde kestirin. Eti ızgara yaptıysanız önerim yanında mutlaka yeşillik yenmesidir. Ya da en azından sarımsaklı yoğurt yiyin. Güveçte yapılırsa, vitamin kaybı az olur ve etin kanserojen olma özelliği azalır. Mikrodalgala kullanımını ise, kesinlikle önermiyorum.



    Vejetaryenlik çok zararlı

    Prof. Dr. Ahmet Aydın: "Kesinlikle vejetaryenliği önermem. Dini inanç olarak kabul ediliyorsa başka ama hiç et yemeyen insanlarda, B2 ve Koenzim Q eksiklikleri oluşuyor. Bunların mutlaka takviye edilmesi gerekiyor. Saf vejetaryenlik yaşamın kısalmasına yol açar. Kısmi vejetaryenlerin de işleri zordur; mandıradan süt bulmaları gerekir. Ben kırmızı etin kısıtlanmasına da karşıyım. Bence istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Hatta isterseniz sabah kahvaltısında da yiyin ama dikkat edin; işlenmiş et olmasın.


    KALİTE ÖNEMLİDİR

    Etin yanında yeşilliği de ihmal etmeyin. Unlu ve şekerli gıdaları azaltıp, mönünüzden çıkartın. Et konusunda kendinizi kısıtlamanıza gerek yok. İstediğiniz kadar yumurta da yiyebilirsiniz. Yumurta faydalıdır. Ete meraklıysanız, kalitesine de önem verin. Yeşillik yiyen, doğal ortamda büyüyen hayvanların etini almaya özen gösterin. Onun dışında ister sabah yiyin, ister akşam hiç fark etmez."



    Kaynak: Sabah Gazetesi
     
    Please complete ve Striker bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş