Kafein Hakkında Bilinmeyenler

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve B.B. King tarafından 15 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 10 üye.
  1. B.B. King
    Offline

    B.B. King Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    172
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Avustralya/Melbourne
    Kafein hakkında bilinmeyenler

    [​IMG]Çay, kahve, kolalı içecekler, kakao ve çikolata gibi gıda maddelerinde bulunan kafeinin, sanıldığının aksine zindelik hissi yapmadığı bildirildi.

    Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Tekol, çok sık tüketilmelerine rağmen kafeinli yiyecek ve içeceklerin bağımlılık yaptığının çok fazla bilinmediğini söyledi.

    Madde bağımlılığının, bir süre etkin madde kullanımı sonucu ortaya çıkan, biyolojik uyum mekanizmaları sonucu bireyin kendini normal ve iyi durumda hissedebilmesi için sürekli madde kullanmak zorunda kalması olduğunu bildiren Prof. Dr. Tekol, bağımlıların kullanmadıklarında bağımlılık yapan maddeyi özlediklerini, maddenin zararlarını bilmelerine rağmen kullanmaktan vazgeçemediklerini belirtti.

    Madde kullanımına ara veren bağımlının bir süre sonra yoksunluk belirtileri ile karşılaştığını ifade eden Prof. Dr. Tekol, şunları söyledi:
    “Kafein, farmakolojide beyni uyaran maddeler arasında sınıflanır. Ancak, kafeini devamlı kullananlarda birkaç gün içinde uyarıcı etkiler zayıflar. Aynı etkilerin sürmesi için daha yüksek dozajların alınması gerekir. Alınmadığı zaman baş ağrısı, yorgunluk, uyuşukluk, sinirlilik, sıkıntı, zihni toparlamada güçlük, uyku bozukluğu, bulantı, ürperme, kas ağrıları ve ellerde titreme gibi belirtiler ortaya çıkar. Yani kafein, sanıldığı gibi zindelik etkisi yapmaz. Zindelik hissi, bağımlıların kafein kullanmadığında ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin kaybolmasından ibarettir. Bu belirtileri yaşayan kişinin çay veya kahve içince yorgunluğunun veya uyuşukluğunun kaybolması, vücudunda eksilen kafeini yerine koymasından kaynaklanır. Kişi kafein bağımlısı olmasa, o yorgunluğu hissetmeyecek, kafein almasına da gerek kalmayacaktır.”
    Kafein bağımlılığından kurtulmanın diğer madde bağımlılığından daha kolay olduğunu da belirten Prof. Dr. Tekol, kafein almayan bağımlıdaki yoksunluk belirtilerinin ikinci günde doruk noktasına çıktıktan sonra giderek zayıfladığını ve bir hafta sonra kaybolduğunu kaydetti.

    1500'LÜ YILLARDA YASAKLANMAYA ÇALIŞILMIŞ

    Kafeinin dünyada en sık kullanılan etkili maddelerden biri olduğunu, dünya nüfusunun yarısının çay içtiğini belirten Prof. Dr. Tekol, kahve, kola, kakao ve çikolata tüketenler eklendiğinde dünyada her gün 5 milyara yakın insanın kafein tükettiğini söyledi.
    Kafein içeren bitkilerden hazırlanan içeceklerin binlerce yıldır insanlar tarafından tüketildiğinin bilindiğini ifade eden Prof. Dr. Tekol, şöyle devam etti:

    “Dünyada her gün 5 milyar insanın tükettiği kafeinin zararları bilindiği için, 1500'lü yıllarda İstanbul'a girişinin engellenmesi amacıyla gemiler batırılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde,İstanbul'a kahve getiren gemiler, fetvaya dayanarak batırılmıştır. Ayrıca kahvehanelerle de mücadele edilmiştir.Ankara'da da 1583 yılında Ankara Kadısı'ndan kahvehanelerin kapatılması ve işletenlerin cezalandırılması istenmiştir.”

    hurriyet.com.tr
     
    -hitman-, NHFL, baykan ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  2. drakula
    Offline

    drakula Yeni Üye

    Katılım:
    28 Mayıs 2006
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    serbest
    Kafeini bırakmaya gerek yok bence bağımlılık yapsa, zararlı olsa bile azaltılması ve kontrollü tüketilmesi çok kolay. 100 lerce yıldır artık kültürümüzün parçası olmuş yerleşmiş zannetmiyorumki bağımlı olduğunu farkeden birisi dozunu azaltmak veya bırakmak konusunda çok zorluk çeksin.
    Kahve ilk olarak tasavvuf ehli tarafından uzun ve yorucu zikir törenlerine dayanabilmek için kullanılmış daha sonra yine müslümanlar arasına yayılmış. Osmanlı orduları bir savaştan sonra Fransada kahve stoklarının bir kısmını bırakmış ve Fransızlar bunları görünce deve yemi sanıp dökmeye kalkmışlar sonraki zamanlarda meşhur olup heykeli dikilecek olan bir seyyah bunun ne metah birşey olduğunu anlattıktan sonra kahve böylece avrupaya yayılmış. Zaten Fransızların kahveye düşkün olduğunuda biliyoruz. TRT 3 te bir belgesel programında izlemiştim.
     
    Alper19891 bunu beğendi.
  3. Karasan
    Offline

    Karasan Özel Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.597
    Beğenileri:
    2.069
    Ödül Puanları:
    0
    Ben bu bilim adamlarına hiiiç katılmıyorum belli konularda, şimdi B.B. King bana kızabilir, bu Karasan'da bilimi falan iplemiyor diye.
    Ancak bilim adamları kişinin yetişkinlik döneminde göğüs kafesini geliştiremeyeceklerini de söylüyor, bölgesel yağ yakımının olmadığını da, ancak her iki konuda da farklı deneyimlerim olduğu için sallamıyorum gözlüklü amcaları belirli konularda.
    Kahve nasıl etkili değilmiş?
    Aşırı uykusuz olarak çalıştığım bazı zamanlarda sıcak ve koyu bir kahve ile vücudumda nasıl ısı patlaması ve uyanıklık artışı yaşadığımı asla unutamam, çok şükür çok sık uykusuz kalmam ama asker de Foça'da aşırı uykusuz kalıyorduk, orada ne hikmetse yatakhane bölümünde bolca kahve makinesi vardı, ve etkisini tartışmam bile.
    Bağımlılık yaptığı doğrudur o yüzden ben gün aşırı içerim, ve günde 1-2 içerim, o yüzden bende sürekli nescafe'nin etkisi barizdir, her gün içsem eminim o belirgin etki kaybolur ve içmediğimde düşüklük hissederim, ama ne olursa olsun, özellikle gece mesaisi yapanlar için kurtarıcıdır kahve.
     
    Berkthagar ve YesiLZeytin bunu beğendi.
  4. B.B. King
    Offline

    B.B. King Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2008
    Mesajlar:
    355
    Beğenileri:
    172
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Avustralya/Melbourne
    estağfurullah abi,dermiyim hiç öyle şey...
     
  5. castorpollux
    Offline

    castorpollux Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    467
    Beğenileri:
    403
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    bir bakıma katılıyorum aslında her beyaz önlüklüyüde ciddiye almayacaksın.
    Şimdi birçok kişi eminim sende kimsin adamlar yıllarını vermiş bilgili insaların yapmış olduğu araştırma diyeceksiniz ama olay böyle değil.
    Öncelikle ıspanak bu bitkiyi öve öve bitirilemiyordu çok faydalı şu bu sonra bir gün gazetede gördümki ıspanak efsanesi yıkıldı. aslında ıspanak hiçte okadar faydalı bir sebze değilmiş! buyur burdan yak!
    Onu geçtim bir karar versesinler allah aşkına şu kırmızı şarap faydalı mı değil mi?
    Her yıl farklı açıklama gelir farklı üniversitelerden. yok şifa yok faydasından çok zararı var!
    Kimi yumurtayı çiğ yeyin der kimi bilim adamı yumurtanın zararlı olduğunu içinde bilmem ne olduğundan bahseder.
    Birde olayın ticari boyutu vardır ki onu hiç sormayın!
    Mesela fındık konusunda!
    Son 2 yıldır fındık şöyle fındık böyle bir avuç fındık yersen şöyle olur bilmem ne olur!
    ya sorması ayıp milletin uçkuruna bu kadar faydalı fındıkı neden özellikle son iki yıldır reklamlarla öve öve pazarlama telaşına soyundunuz?
    Yoksa yanlış ihracat-üretim politikaları yüzünden elinizde mi patladı yok hayır birden fındık'ın şifalı olduğunu keşfedip milletin mutluluğu için mi okadar reklam kampanyası yürüttünüz!
    yarın ellerinde incir patlar bu sefer incirin faydaları hakkında bilim adamlarımız açıklamalarda bulunurlar!

    açık konuşayım ben bu forumdaki arkadaşların bizzat kendi tecrübeleri daha çok güvenirim.
    Bilim adamları mı?:D
    a32güldürmeyin beni :D
    çok yazıp çizmeye gerek yok,
    google bunların yapmış olduğu araştırmalarla tamamen zıt, bir sürü bilimsel dökümana ulaşılabilir. Tamam bilimdir şudur budur ama hangisi DOĞRU be kardeşim?
     
    bdyc22, rsxer, YesiLZeytin ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  6. tatt
    Offline

    tatt Üye

    Katılım:
    6 Mart 2008
    Mesajlar:
    205
    Beğenileri:
    69
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    Konuyla alakasız olacak ama göğüs kafesinin gelişmesiyle ilgili deneyiminizi öğrenmek isterim.
     
  7. yalnızkovboy_89
    Offline

    yalnızkovboy_89 Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    916
    Beğenileri:
    378
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Endüstriyel Otomasyon
    Yer:
    İstanbul
    bu konu hakkında araştırdığım sitelerdeki bilgiler şöyle;

    Hangi içecekte ne kadar kafein var?
    Filtre kahve - 135 mg
    Hazır kahve - 95 mg
    Espresso - 50 mg
    Kafeinsiz kahve - 3 mg
    Kola - 46 mg
    Portakallı gazoz - 40 mg
    Gazoz - 54 mg
    Demlenmiş çay - 35 mg
    Yeşil çay - 25 mg
    Poşet çay - 25 mg
    Sütlü kakao - 8 mg
    Kahveli dondurma - 85 mg
    Bitter çikolata - 31 mg

    Kafein Sağlığa Zararlı mı?
    Kafeinin kanser riskini artırdığına ilişkin hiçbir kanıt bulunmuyor. Ancak kanser denildiğinde kadınların ilk aklına gelen kanser türlerinden bir meme kanseri; ve kafeinin meme dokusunu etkileyerek kist oluşumuna neden olduğu yolunda söylentiler dolaşıyor.

    Kafein almayı bıraktıktan sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini söyleyen hastalar yok değil. Öte yandan Amerikan Beslenme Derneği tarafından yürütülen bir çalışma, kafeinin göğüs dokusu üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığını gösteriyor.

    Ancak bu konuda da tam bir görüş birliğine varılmış değil. Daha eski araştırmalar, günde 500 mg'ın üzerinde - beş fincandan fazla kahveye eşdeğer - kafeinin kist oluşumu riskini artırdığını göstermekteydi. Bu durumda verilebilecek en akla yakın tavsiye, kist oluşumuna yatkın olan ve göğüslerinde ağrı ve şişlik hissedenlerin kafein tüketimini sınırlandırmaları olabilir.

    Kafeinin Faydaları
    Araştırmalar, kafeinin pek çok olumlu etkisinin de bulunduğunu gösteriyor. Herşeyden önce, kafeinin psikolojik bir canlandırıcı olduğunu söylemekle başlayalım. Uyku hali yaratan adenosin adlı bir beyin kimyasalını bloke eden kafein, düşünsel performansı artırır ve ruh haline olumlu katkıda bulunur. Üstelik bu etkisini 50 mg'dan az dozlarda (örneğin bir fincan çay ile) dahi gösterir.

    Kas koordinasyonunu ve gücü artırır
    .
    Enerji sarfiyatını yükseltir ve daha fazla kalori yakmaya yardımcı olur.
    Akciğerlere giden solunum yollarını rahatlatır ve astım krizlerini azaltıcı etkisi vardır.
    Bağırsakları yumuşatıcı bir etkisi vardır. Ancak fazla alındığı takdirde ishale yol açabilir.
    Günde 2-3 fincan kahve içen erkeklerde safrataşı oluşumunu azalttığı görülmüştür.
    JAMA'da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre kafein tüketimini artırarak Parkinson riski azaltılabilir.

    Kafeini Bırakmalı mı?
    Bu karar kişiden kişiye değişiyor. Uzmanlara göre kafein tüketiminden uzak durması gereken kişiler şöyle sıralanıyor:

    Hamileyseniz veya hamile kalmak istiyorsanız,
    Yüksek tansiyonunuz varsa,
    Çarpıntınız varsa,
    Midenizde yanma hissediyorsanı z,
    Panik ataktan şikayetçiyseniz,
    Mesane problemleriniz varsa, kafeine dur demeniz iyi olur.
    Ayrıca osteoporoz risk grubundaysanı z yeterince kalsiyum aldığınızdan emin olmanız gerekiyor. Kafeinden vazgeçmeye niyetiniz yoksa da en azından ölçüyü kaçırmamanızda fayda var. Günde 400 mg'ın üzerinde kafein tüketimi zararlı bulunuyor. Şayet belirtilen sorunlar sizin için geçerli değilse ve herhangi bir şikayet yaşamıyorsanız, günde 3, 4, hatta 5 fincanı keyifle yudumlayabilirsiniz .


    FAYDALARI
    Kanser
    Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.
    Baş ağrıları
    Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.
    Beyin uyarımı
    Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.
    Karaciğer sağlığı
    Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.
    Safra taşları
    Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.
    Cilt
    Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine; kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülüyor.

    Kaynaklar:
    Sabah Gazetesi

    http://www.mailce.com/kahvenin-faydalari-ve-zararlari-kahve-neye-iyi-gelir-neye-iyi-gelmez.html

    http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=150256

    bulduğum bilgilere göre eğer aksi bir etkisini görmüyosanız abartmamak koşuluya günlük 2-3 fincan kahve içilebilir.
     
    Alper19891, trasker, acemiazimli ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  8. YesiLZeytin
    Offline

    YesiLZeytin Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    313
    Beğenileri:
    197
    Ödül Puanları:
    53
    Ben de bilimsel araştırmalara hep mesafeli yaklaşılması taraftarıyım, zira birbiriyle taban tabana zıt şeyleri söyleyen bir sürü araştırmaya rastlıyoruz. Düne kadar tereyağından zararlısı yoktu, bugün aslında o kadar da zararlı olmadığını söyleyen araştırmalara rastlıyoruz, aynı şey senin söylediğin durumlar için de geçerli. O yüzden en güvenilir bilim adamı vücudumuzda gösterdiği etkidir diyorum.

    Bir de annemin aşırı baş ağrıları yüzünden kuvvetli bi antidepresan yazmıştı doktor, sadece çok şiddetli ağrılarda içmesini söylemişti. İçeriğinde üç tane madde vardı bunlardan biri kafein bir diğeri de asetilsalisik asit (aspirin).
     
  9. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.493
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    yalnızkovboy_89 verdiğin kafein gramajları kaç gram içindeki miktarlar..100ml mi, 100 gr. mı , 1 fincan mı?

    bu sitede caffein ile arama yaptığınızda çok faydalı bilimsel kaynaklara da ulaşabilirsiniz..
    azimli arkadaşlar çeviri yapacak kaynak aramasınlar ;)
    http://ific.org/about/results.cfm
    http://en.wikipedia.org/wiki/Caffein



    ayrıca


    [​IMG] Moleküler yapısı


    [​IMG] [​IMG]
    Moleküler yapısı modelşekli ile


    Tein, matein ve guaranin olarak da bilinir. Bir alkaloid olan kafein doğal olarak kahvede, çayda, yerba mate'de, guarana'da ve, az miktarda, kakao içinde bulunur. Kafeinin karakteristik, yoğun bir acı tadı vardir. Kola gibi bazı gazlı içeceklere tat vermesi için eklenmektedir. İlk olarak Alman kimyager Friedich Ferdinand Runge tarafından 1819'da bulunmuştur.Aynı zamanda kafein ismini kimya literatürünü geçirmiştir.Kahveden yaralanarak bu ismi vermiştir.[1]
    Kafein, merkezi sinir sistemine etki ederek, beyne giden ve beyinden gelen mesajları hızlandırır ve stimülan etkisi yapar.[2]
    Kafein birçok bitkide değişik miktarlarda bulunmaktadır.Fasulyelerde,yapraklarda ve meyvelerde 60 çeşit bitkide bulunur. Bilinen kuru çay, %10 luk Na2CO3 ya da Ca2CO3 ile birlikte kaynatıldıktan sonra kloroform ile ekstrakte edildikten sonra NaOH ve su ile yıkanıp kurutulursa kafein kristalleri iğneli yapılar halinde gözlenebilir.
    Temel farmakolojik özellikleri:



    Kafein ve bağımlılık tartışması
    Kafein doğada bulunan bir maddedir. Doğada en az 63 bitkinin tohumlarında ve yapraklarında bulunur. Çay ve kahve beslenmemizdeki ana kafein kaynaklarıdır.
    Kafein nedeniyle kolanın bağımlılık yaptığı söylenir. Ancak, 330 ml’lik her Coca Cola kutusunda 33 miligram kafein var ama aynı büyüklükteki bir fincan kahvedeki kafein 112 mg civarıdır. Coca Cola’da çay ve kahvede bulunan kafeinin üçte biri bulunur.

    Ürün Kafein her 100 ml
    Kahve(Filtre) 60 mg
    Kahve (kuru) 42 mg
    Çay 28 mg
    Coca Cola 13 mg
    Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA - Food and Drug Administration) kafeinin gazlı alkolsüz içeceklerde kullanmasıyla sağlığı olumsuz yönde etkilediğine dair bir kanıta rastlanmamış; 140'tan fazla ülkede, kafeinin güvenliği araştırılıp içeceklerde çeşitli seviyelerde kullanımına izin verilmiştir. WHO'ya göre bağımlılık yapan ilaçların neden olduğu sosyal ve fiziksel sonuçlar ile kafein arasında uzaktan yakından bir bağlantı olduğuna dair hiçbir kanıt bulunamamıştır.
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Kafein

    **********

    son olarak kafein alımından nekadar sonra bahsedilen uyarıcı etkiyi gerçekleştiriyor merak ediyorum antreman öncesi içme açısından..
     
    Son düzenleme: 15 Mayıs 2009
    Alper19891, cagugur ve bonatschi bunu beğendi.
  10. yalnızkovboy_89
    Offline

    yalnızkovboy_89 Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    916
    Beğenileri:
    378
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Endüstriyel Otomasyon
    Yer:
    İstanbul
    "yalnızkovboy_89 verdiğin kafein gramajları kaç gram içindeki miktarlar..100ml mi, 100 gr. mı , 1 fincan mı?"

    tam bilemicem kaynakları tekrar inceledim ama kaç gr da bulundukları belirtilmemiş, ama genelde 100gr varsayılır diye düşünüyorum..
     
  11. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.493
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    internette kahdeki kafein miktarları ile ilgili olarak hep bir fincanda şu kadar mg kafein var deniliyor ve ben sinir oluyorum..

    bu cep telefonlarını abi şarjı 3-5gün gider diyen satıcıların laflarına benziyor..

    bana ne kadar gr. kahvede nekadar mg kafein var o lazım(ör : nescafe klasik ayarında bir kahvede).. bilen var mı arkadaşlar..??
     
  12. yalnızkovboy_89
    Offline

    yalnızkovboy_89 Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    916
    Beğenileri:
    378
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Endüstriyel Otomasyon
    Yer:
    İstanbul
    bu konuyu nette araştırdım, direk 1gr kahvede bilmem kaç mg kafein vardır diye bişii yoktu ve bunu buldum;

    "Genel kural bir fincan kahve için 7 gram kavrulmuş ve çekilmiş kahve kullanmaktır. Kahvenin yaklaşık %1.2'si kafeindir, bu hesaptan yola çıkarsak 7 x 0.012 = 0.084 gram = 84 mg kafein yapar."

    Kaynak;
    http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=5375
     
    diez bunu beğendi.
  13. Deli333
    Offline

    Deli333 Yeni Üye

    Katılım:
    8 Temmuz 2004
    Mesajlar:
    630
    Beğenileri:
    177
    Ödül Puanları:
    0
    yok o hesap kesinlikle yanlış.

    nescafe gold için kesin bilgiyi 1-2 gün içinde vericem. hollandadan gelmiş bir gold şişesi vardı arkasında yazıyordu kafeini, filan ama flemence bılmedıgım ıcın anlamamıştım. çözmeye çalışayım heheh.
     
  14. yalnızkovboy_89
    Offline

    yalnızkovboy_89 Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    916
    Beğenileri:
    378
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Endüstriyel Otomasyon
    Yer:
    İstanbul
    walla kaynak ortada aynen yapılan hesaplama bu yolda!!
     
  15. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.493
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    verilen bu bilgiye dayanarak ozaman şu sonuca varılabilir mi..?

    nescafe classic paketi arkasında bir fincan sıcak suya (200ml) 1 tatlı kaşığı kahve ekleyin diyor..
    ozaman 1 tatlı kaşığı 7gr geliyor demek olabilir kabaca (daha kesin araştırmak lazım tabi)

    ben 3 tatlı kaşığı kullanıyorum antremandan 1 saat önce..bu da senin hesabına göre 84*3=252 gr eder..

    şunu itiraf etmeliyim hernekadar antremandan önce alınan fazla kafein kalp için tehlikelidir denilse de (aleyhine yazılarda var-yakında paylaşıcam)
    antreman sırasında acıyı azaltması, yorgunluk oranını çok azaltması antreman süresini uzatabilmesi ve antreman sonunda bile hala diri olabilmeniz artıları..
    tabi eklemekte fayda var..bu konuyu forumda detaylı tartışalım farklı kaynaklarla..kalp konusunda da risk taşıyanlar uzak durmalı..

    zira yarılanma süresi 6 saat kadar..yani 12 saat boyunca vücutta kalıyor..
     
  16. yalnızkovboy_89
    Offline

    yalnızkovboy_89 Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    916
    Beğenileri:
    378
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Endüstriyel Otomasyon
    Yer:
    İstanbul
    haklısınız bu tartışılmaya değer bi konu ve spor yaparken kafeinden faydalanan çok kişi war eğer kafein kullanımı hakkında birsürü fikir ortaya atıp tek bi görüşe çıkarsak daha iyi olur buna göre bakarız kafeinin faydasımı daha çok zararımı ona göre daha bilinçli kullanırız
     
    Son düzenleme: 20 Mayıs 2009
  17. YSF-JOSEPH
    Offline

    YSF-JOSEPH Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2008
    Mesajlar:
    236
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    bir site bilim adamları kahveyi faydalı buluyor derken bir diğer sitedeki bilim adamları da kahveyi zararlı buluyor.. nedir bu çelişkiler ya

    istediği kadar kahvenin zararlı olduğunu anlatan bilim adamları olsun, en son bugün içtim faydasını görüyorum diyebilirim eminim BB yapan çok kişi aynı görüştedir
     
  18. diez
    Offline

    diez ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    18 Ocak 2006
    Mesajlar:
    12.497
    Beğenileri:
    14.493
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    aslında çelişki yok..faydalı diyenler antreman performansına faydası vardır, antreman süresini uzatır, acı hissini azaltır diyorlar bilimsel ve deneysel olarak..
    zararlı diyenler bu faydaları yoktur demiyorlar..sadece kalp için risklidir ve kalbe kan akışında özellikle antreman esnasında azalmayı deneysel olarak gördük diyorlar..

    yinede ihtiyatlı olmak lazım..
    http://www.news-medical.net/news/2006/01/18/15449.aspx

    örneğin ben koyu kahve ile iyi bir performans alırken , bu dönem kalp çarpıntısı yapması ve 1-2 gün devam etmesinden dolayı askıya aldım kullanmayı..
     
    YSF-JOSEPH bunu beğendi.
  19. YSF-JOSEPH
    Offline

    YSF-JOSEPH Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2008
    Mesajlar:
    236
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İstanbul
    teşekkürler diez bu bilgilendirme benim için çok iyi oldu
     
  20. aneximandros
    Offline

    aneximandros Özel Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.829
    Beğenileri:
    2.144
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Teorik Kimya
    Yer:
    USA
    YSF-JOSEPH, lutfen tesekkur butonunu kullaniniz, sebebi icin forum kullarini okuyabilirsiniz.
     
    YSF-JOSEPH ve saydam bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş