Hijyen Önemli

Konusu 'Kişisel Bakım' forumundadır ve fırat 26 tarafından 10 Nisan 2006 başlatılmıştır.

  1. fırat 26
    Offline

    fırat 26 Üye

    Katılım:
    9 Şubat 2006
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    18
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    MASKOTLUK BİTTİ
    meraba arkadasşlar benim merak ettigim hijyen konusunda nelere dikkat ediyorsunuz ben kendimden örnek veriyim
    mesela günde en az abartısız 40 kere ellerimi yıkarım hatta yanımda sabunda tasıyorum..bakkaldan asla ekmek almam.poset ekmek alırım..herkesle yüzyüze tokalasmam sadece elimi uzatırım..salatayı kendim yıkayıp yapmadıktan sonra yemem,dısarıda yemek yememege calısırım yiceksemde sadece pilav yerim ondada kendi kasıgımla yerim ...ya işde böyle ben en cok su bagırsak kurtlarından korkuyorum ve acı bir gercek bunu bi bashekim söylüyor insanımızın %90 ında bu parazitler mevcut..ve bu parazitler sindirilmiş herseyi yiyorlar bagırsaklarımızdaki.peki arkadslar sizin en cok dikkat ettiginiz seyler nelerdir?kurtlardan korunmaya calısırmısınız?yasantınız nasıldır hijyen konusunda ....acıkcası ben merak ediyorum.acıkcası normal bi vatandas olsak önemli degil protein, karbonhidrat.. ama bizler badyciyiz bu spora gönül vermişiz bizler için 1 gr protin bile cok önemli yanılıyormuyum
    hepiniz hoscakalın
     
  2. destro
    Offline

    destro Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2005
    Mesajlar:
    115
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    Selam Fırat,

    İnanki yüreğime su serptin, pekçok arkadaşım, sen kılsın, cins misin vs. diye takılıyordu, bende kendimden şüphe etmeye başlamıştım. Yanımda sabun taşımıyorum ve açık ekmek yiyebiliyorum, ama mesela başkasının bardağından birşey içmem, çatalını asla kullanmam, mutlaka çatal-kaşık-bardak vs yi peçete ile silerim. dışarıda yemek yiyeceksem düzgün bir yer olmasına özen gösteririm. Bende de kolanya alışkanlığı var, işte ve evde sürekli kolanya bulundururum, biriyle tokalaşınca ellerimi yıkar yada kolanyağı ile temizlerim, birde antibakteriyel jellerden kullanıyorum.

    Ayrıca bu konuyu mümkün olduğu kadar düşünmemeye çalışıyorum, zira insan düşündükçe takıyor, taktıkça kendini kasıyor. :(

    Sağlıklı Günler...
     
  3. gymnast
    Offline

    gymnast Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2005
    Mesajlar:
    356
    Beğenileri:
    531
    Ödül Puanları:
    0
    dostlar ne yazıkki sizin durumunuz normal deil. içinde bulunduğunuz hal psikolojik bir rahatsızlık. obsesif kişilik bozukluğu...

    tavsiyem bir psikoloğa görünün, bunda garip birşey yok.

    hijyen iyidir ama aşırılık değildir... kendinizi koruyamadığınız zamanlarda vücudunuza girecek bir mikroba karşı vücudunuz bağışıklık oluşturmamış olacak. ortalama insanlar gibi davranın.

    destro bunları mümkün mertebe düşünmemeye çalışıyorum demişsin ama sana tavsiyem, neye takıntın varsa onun üzerine git. bilgisayar açıkken uyuyamam diyorsan bilgisayarı yastığının yanına çek öyle uyu, veya saat tık tık ından rahatsız olacağını düşünüyorsan en seslisini satın al. (bunları sadece kolonya için söyledim, diğer söylediklerin, genelin uyguladığı davranışlar)
     
  4. fırat 26
    Offline

    fırat 26 Üye

    Katılım:
    9 Şubat 2006
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    18
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    MASKOTLUK BİTTİ
    ladasamara haklısın..bana amcamın oglu cok gülüyordu.daha dogrusu beni tanıyan herkes bana kılsın bilmemnesin diyor..beni bi psikologa anlatmıslar harbiden bende ehvam hastalıgımı ne varmıs..ama temizlik önemli degil mi ya
     
  5. gymnast
    Offline

    gymnast Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2005
    Mesajlar:
    356
    Beğenileri:
    531
    Ödül Puanları:
    0
    OBSESİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU:

    Aşağıdakilerden en az dördünün varlığı ile ,erişkinliğin erken dönemlerinde başlayan , kişisel ilişkileri, kişinin verimliliğini etkileyen bir şekilde aşırı düzenlilik, mükemmeliyetçilik, içsel ve dışsal kaynaklı olayları ve ilişkileri kontrol üzerine aşırı yoğunlaşma ile giden bir kişilik bozukluğudur.

    1- Kişi yaptığı bir iste ayrıntılara o kadar dalar, kurallar, listeler programlamalar, hesaplar ve bağlantılar ile öyle uğraşır ki, neredeyse yaptığı şeyin gerçek amacını, hedeflerini unutur.

    2- yaptığı isi bitirmesini güçleştirebilecek, engel olabilecek aşırı bir mükemmeliyetçilik içindedir.

    3- Kendini dostlarından ve hoşça vakit geçirebileceği etkinliklerden ayrı, uzak bırakacak derecede ve ekonomik durumla açıklanamayacak bir şekilde hayatini is ya da bir şeyler üretmeye adar.

    4- Kültürel ve dinsel özelliklerle açıklanamayacak bir şekilde ahlak, doğruluk, dürüstlük, manevi değerler, sadakat, şeref, prensip gibi konularda vicdaninin sesini aşırı derecede dinler ve gerekli hoşgörü, anlayış ve esnekliği göstermez.

    5- Kendisi, ailesi ve çevresi için özel bir anlam ve değeri olmasa bile eskiyip, yıpranmış ya da değeri olmayan şeyleri atamaz, elden çıkaramaz.

    6- Başkalarının da tam anlamıyla kendisi gibi düşünüp, hareket etmedikçe, ayni yöntemi kullanmadıkça, onlarla ortak bir çalışma içine giremez.

    7- Para harcama (kendine ya da başkasına hediye alma, bir şeyler ısmarlama, gerekli şeyleri alma gibi) konusunda kendisi ve başkalarına yönelik cimri bir tutum içindedir.

    Para gelecekte belki hiç olmayacak şeyler için elde tutulması gerekli bir şey olarak düşünülür.

    8- Kuralları konusunda son derece kati ve inatçıdır.

    Bu kişiler aşırı dengeli, olculu ve yaptıklarını tekrarlamaya meyilli kişilerdir. Yanlış yapmamak için defalarca kontrol eder, kontrolün kontrolünü yaparlar. Bu nedenle bitirmeleri gereken sureyi asarlar, öğrenci olanlar sınav kağıdını en geç teslim edenlerdir. Detaylarla uğraşmaları ve aşırı kontrolleri dolayısıyla gecikmeleri nedeniyle başkalarının kendilerine öfkelenmelerine yol acarlar. Zamanlamaları kotudur. En iyisini, en beğenilecek durumu gerçekleştirme düşünceleri seklindeki mükemmeliyetçilikleri nedeniyle gerilim içine girip, kolayca yapılabilecek şeyleri içinden çıkılamaz hale getirebilirler.

    Zevk alınabilecek etkinlikleri (hobilerle uğraşmak, tatil yapmak gibi) sürekli bir başka zamanda yapmaya karar verdiklerinden, düzen sürekli is yapmak üzerine kuruludur. Böyle bir tatile zorlandıklarında ise zevk alamaz, o esnada da is yapmaya çalışır ya da tatili aşırı programlı ve yakınları için katlanılamaz hale getirebilirler.

    Bu durumdaki kadınlar her gün, her an temizlik pesindedir. Evleri adeta bir laboratuar ya da ameliyathane gibi sürekli aşırı bir temizlik içindedir. Bundaki ufak bir değişiklik kişinin toz bezini tekrar eline almasına yol acar. Her gün pencereler, duvarlar, yerler silinir, halılar her gün alt komşunun başından aşağı silkelenir. Evde yapılacak tamir, boya , eve gelecek çocuklu bir misafir vs. bu kişilerin ev düzenini bozacağından adeta bir kabustur.

    Her şeyin önceden kararlaştırıldığı gibi, prensiplerine, kitabında yazılanın harfi harfine uygun olarak, fazladan kesinleştirdikleri ahlak boyutlarında yapılmasına başkalarını ve kendilerini zorlarlar. Otoriteye kati bir uyum içindedirler. Babalarından, üstlerinden öğrendikleri gibi, esneklikten yoksun bir şekilde davranırlar ve davranılmasını isterler.

    Atmaya, değiştirmeye, hediye etmeye ilimli bakmazlar. Evleri, masalarının üzeri gereksiz, değersiz, eskimiş evrak, eşya vs. ile doludur. Mutlaka bir sure sonra gerekli olabileceği düşüncesi içindedirler.

    Daima kendi yaptıklarının en doğru olduğuna inandıkları için başkalarının yardim ve önerilerini dikkate almazlar.

    Para onlar için ekonomik darlık içinde olmamalarına karşın, iyi, sağlıklı bir şekilde yasamak için değil; ileride yaşanabilecek sağlıksız, kotu günlerde harcanması gereken bir sigorta gibidir. Bu nedenle ufak şeyler için bile para harcamazlar. Kendileri de ileride bir şey ısmarlamak zorunda kalacakları için başkalarının kendilerine bir cay ısmarlamalarını bile istemezler.

    Her davranışları, isleri, ilişkileri dakikalar çerçevesinde programlıdır. İşlerin öncelik sıraları konusunda ikilemlere düşebilir, karar vermekte zorlanabilirler. Çevreleri üzerinde kontrol sağlayamadıkları durumlarda sinirlenir, ancak bu sinirlilik hallerini dolaylı yollardan gösterirler ( istenilen şeyi geç yapmak, hizmet karşılığı gereken ücreti vermemekte direnmek gibi).

    Duygularını belli etmemeye çalışır, karikatürize bir İngiliz tipi gibi belli bir duygu aralığı içinde kalırlar. Duygusal alışverişin yoğun olduğu ortamlarda rahat davranamazlar. Çevrelerindekilerin bu tur duygu yüklü davranışlarını anlayamaz ve hoş görmezler. Duygularını gösteremeyip, her zaman mantığı on plana alırlar.

    Toplum genelinde % 1; psikiyatriye başvuranlar arasında % 3-10 oranında rastlandığı gözlenmiştir. Erkeklerde kadınlara göre iki kat daha çok görüldüğü gözlenmiştir. Ailenin daha büyük yastaki çocuklarında, detaylara dikkat, tekrarlama, olay ve inceliklere dikkat gerektiren islerde çalışan kişilerde daha çok görüldüğü saptanmıştır.

    Oluş nedenleri:

    Bir görüşe göre çocuğun 2-4 yaşları arasında "anal donem" denilen diski kontrolünün kazanılmaya başlandığı donemde tuvalet eğitimi sırasında yapılan baskı, onaylamama ve bu eğitimi çok erken vermenin bu tur bir kişilik yapısına yönelttiği düşünülmektedir.

    Bunu izleyen başka bir görüşe göre ise çocuğun gene ayni dönemlerdeki kendi başına bir şeyler gerçekleştirme ile utanç çatışmasının yaşandığı bu evrede, çocuğun duygu, düşünce ve dürtülerin ifade edişine ebeveynlerce uygulanan aşırı kontrol ve takdirsizliğin çocukta bu yönde bir yapı oluşturabileceği düşünülmüştür.

    Birlikte görülebilen psikiyatrik bozukluklar:

    Diğer kişilik bozuklukları (özellikle kaçıngan ve paranoid k.b.)

    Majör depresyon.

    Tedavi:

    Bireysel ya da grup terapi etkili olmaktadır.

    kaynak: http://www.psikiyatrist.net/kisilikobsesif.htm

    aşağıdaki sitede ise direkt ellerin 40 defa yıkanmasından bahsetmişler
    http://www.kigem.com/content.asp?bodyID=2460
     
  6. destro
    Offline

    destro Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2005
    Mesajlar:
    115
    Beğenileri:
    35
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Ankara
    Faydalı bilgiler için teşekkürler Ladasamara,

    Bahsi geçen sekiz sorudan evet dediğim olmadı, şimdi içim rahat olabilir mi? :)

    Bence kişi kendisini olduğu gibi kabul ettiği ve davranış şekli ile çevresindekileri rahatsız etmediği, sosyal ilişki kurabilip, bu ilişkilerini sürdürebildiği sürece normal sınırlar içerisindedir.
    Aslına bakacak olursak bu foruma üye olan çoğunluk BB ile uğraştığı düşünüldüğünde psikoloji açısından tam bir normallik durumumuz varmı ondan da emin değilim. :D

    Sağlıklı Günler...
     
  7. Kahraman Türk
    Offline

    Kahraman Türk Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2006
    Mesajlar:
    137
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    Ankara
    titizlik önemlidir ama aşırıya kaçmadan. mesela ben titiz bir insanımdır her sabah elimi yüzümü yıkarım, yemek yedikten sonra hemen elimi yıkarım,antremandan sonra kesin duş alıırm antreman olmadığı gün banyo yaparım bazen antreman olduğu günler hem sabah hemde antremandan sonra banyo yaparım. aynı bardaktan su içemem,aynı çatalı kullanamam sadece kendime çok yakın hissettiklerimin bardağını, kaşığını, çatalını kullanabiliirm. ama sabun taşımam insanlarla rahat rahat tokalaşır, öpüşürüm.kolonyalı mendil taşımam. yani bende abartı bi titizlik yok sadece normal olan temizliğe özen gösteririm onun haricinde abartmam.
     

Sayfayı Paylaş