Hücre Oluşum Sürecinde Aminoasit Zinciri

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve atakan_irresistable tarafından 13 Ocak 2009 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 3 üye.
  1. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    yazı dizisini yazma sebebim "bodyforum" üyelerine protein hakkında biraz bilgi aşılamak, alınan proteinşerin azı yada çoğu hakkında yorum yapabilme fırsatı yaratmak ve deneylerle kanıtlanmış olarak hücre içi faaliyette nasıl kullanılıp, hücre oluşum sürecini kısaca özetleyeceğim.

    proteinler insan organizmasının vazgeçilmezlerindendir. kısaca özetlersek protein olmayan organizmada bir dna zinciri bie mümkün olamaz.yeni oluşum süresince insan organizmasında milyonlarca hücre gece uykumuzda çoğalma-yenileme modunda çalışmaktadır.sindirim sistemi sayesinde alınan proteinler enküçük yapı taşı olan amino asitlere bölünerek kanplazmasındaki serbest halini almaktadırlar. insan organiznmasında çeşitli enzim ve dokularda tanımlana bilen 20 adet amino asit çeşitli kodlanarak tıb literatüründeki yerini almıştır.

    kan plazmasındaki serbest aminoasitlerin sentezlema işlemi dna zincirlerinde kodlanmıştır. dna molekül zincirindeki amino astler hücredeki ribozoma taşınır. burada bir ağ iplikçileri açılmasıyla kendi hücresi kopyalanarak yeni bir hücre oluşumu için aynı hücre faaliyetlerinin simetrisi alınarak hücreden yeni bir hücre oluşmaktadır.

    hücre faaliyetleri hemen hemen bütün organizmalarda küçük canlılar hariç bölünme süresi 20 saattir neredeyse bir gün blünme sırasında hücresel faaliyetleri yazmayı gerek görmüyorum çünkü lazım oladuğunu sanmıyorum isteyem arkadaşlara özelden sunarım. hücresel bölünme ile eşeyli çoğalma sürecinde dokusal anlamda cm2 olanından hatta ncm2 bazında alırsak bölgesel olarak belli saatler alınır doku üzerindeki yaklaşık oksijen tranfarmasyonu ve bunu max olduğu gece vaktinde ( uyku hali reflexlerin min. olduğu oksijenin hücre soğutması, enerji sarfiyatı gibi vs olmadığında ) aktarım süreci max olduğu sırasa. bölünmenin ilk hali devam etmektedir. gece halinde %80 olan bölünme gündüz vaktinde çokda yavaş olsa devam etmektedir.

    amino asitler dna zincirinde ribozama taşınıp ağ iplikçikleri oluşumundan önce (4 saatlik zaman diliminden önce) dna molekül zincirinde özel dizilime sahip dna kuyruğu 11241820207 sekilde dizildiğini farz edelim bu kodların her biri bir gen olarak hücresel olarak kodlanır ve oluşum sürecine başlanır.diğer aminoasit zincirleri birbirberine sarmal bir düzeyde bağlanır ve sentez haline geçeceği sırada dna zinciri 2 bağından biri koparılır ve sentezleyeceği proteini koplayalar ve bu dizini oluşturan rna sentezini oluşturur.dna zinciri çekirdek ten çıkarak ribozomda rna ile birleşir. aldığımız ilaçların etkileşim sürecinde rna birleşerek protein sentezine sızdığı için 30 dakikalık süreçte etki eder bukadar çabuk etki etmesinin sebebi budur aynı zehir ve türevleri gibi. konuyu dağıtmayalım. ancak bu bölünmelerde üstünlük aşaması mevcuttur. ve belli yaş aralıklarına sahiptir. örneğin hücre büyüme gelişme aşasından çeşitliliklerine kadar sürer. bir hücre yenilenirken diğeri çoğalır. diğerleride ölür yerine yenileri gelir burda dna kodları ve hormonal denge söz sahibidir. genesis. 20-30 yaş arasındaki insanlarda sinir ve retina hücreleri hiç bölünmez ve çoğalmaz. ancak sperm hücreleri üretimi max düzeydedir. konumuzla alakalı olarak doku onarım süreci min 3 gün olmalıdır.

    hücrenin mühendisleri olaran bu emirleri veren asıl patronu yarın yazacağım saygılar..
     
  2. bonatschi
    Offline

    bonatschi Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2006
    Mesajlar:
    3.855
    Beğenileri:
    4.910
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Londra
    Başlığınızı editleyip makaleler bölümüne taşıdım.
    Yazdıklarınızın size ait makaleler olduklarını ve hiçbir alıntı yapmadığınızı varsayıyorum.
    Bunun dışında yazınızı yazarken yararlandığınız temel kaynakları da belirtirseniz konunun detayına inmek isteyen arkadaşlar için yararlı olacaktır.
     
    saydam bunu beğendi.
  3. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    şimdi hücresel faaliyetleri ve oluşumunu ve önceliğini yazdım ancak unuttuğum bir kısım var. nedir. belkide kendi kendinize sormuşsunuzdur. iyi hoş hücreler bölünüyor ediyor belli saatlerde, tabi bunların artması azalması belli kıstaslara dayanıyor bazen bir tümör yada kendini zigot aşamasında kopyalamış bir kanser hücresi büyüme için kendini öncelikli olarak ön sıraya atabiliyor. bunlar konumuz itibariyle atlamalıyız. çünkü sağlıklı olduğumuzu varsayarak yolaçıkalım. normal faaliyeti bilmemiz yerinde olacaktır.

    şuan yazmak istediğim farklı hücre bölünürken nelere ihtiyaç duyar. nasıl olur bu ilahi emri kim veriyor. vucutta bir şey azalırken anında yeri doluyor. örneğin sperm hücreleri, örneğin kas hücreleri, daha insan oğlu bunun sonucunu bilir ama etkileşimi gözlemler ancak neden olduğunu hala çözemedik. örneğim bodyforum ailemizin içinde yazdıklarını okuduğum okadar bireyimiz var yaptığından okadar eminki bunu neye dayandırdığını anlamış değilim.

    araştırmacılar en basitinden üniversite ararştırmacıları çoğunlukla insana benzer yaratıklarla deneyler yapmaktadır. tabi dünyanın belli yerlerinde para karşılığı insanlarar yapılıyor ancak konumuz bu değil.

    sadece iç dünyamızda bir savaş var ve bı savaşta bir kazanan yada kaybeden tarafı bilmeden sadece inceler ve 2 taraftan birine defalarca yardım ederek hangi silahlarla yenildiğini gözlemleriz.

    şuan ise bilim dünyasının gizlice araştırdığı ve benimde araştırdığım konu ise hücresel faaliyetlerin üretimi. "her organizma doğar büyür ölür."

    bu sıradan insanlara kısace anlayabileceği dilden anlatımıdır. aslında ise her organizma hücresi bir 1 hücreden meydana gelmekte daha bilim adamları bildiğniz yumurtadan civcivin çıkış macerasını izlemektedirler okadar hücresel faaliyet izledimki. sadece görüyoruz. ama anlayamıyoruz sadece beyin fırtınaları yaratılarak yorum yaşabiliyoruz. deneme yalıma yöntemi ile hastalıkların etki mekanizmasını ve tedavi süreci endüşük 20 yıl olmakta. neredeyse yarı ömür.

    konuyu dağıtmadan ve zaman kaybetmeden hücre konumuza devam edelim.okadar hücre incelemesinde ki her prof anlamaya çalıştığı ve öğrencilerin ilk sorduğu sorudur bu
    hücreler hangi kıstaslara göre hızlı yada yavaş çoğalmaktaır. daha insan oğlu bu sorunun yanıtını bilmemektir ancak gördüğümüz tek bir gerçek var ise oda boyutla ilgili eğer bir organizma büyük ise hücresel bölünmesi yüksek olmaktadır. peki bu hücresel faaliyette bu hız sınırını neye göre belirleniyor. bu tam bir muamma ancak bizler kendi bulduğumuz cevapları tıpkı bir bayrak taşıyıcı gibi diğer nesillere aktarabilirsek zamanın sonunda bir yerde level up olup insan organizmasını çözümleyebileceğizdir.

    hücre büyümüse için en önemli ihtiyaç hepimizn aldığı PROTEİN dir. ancak hücresel faaliyetler prıteinin yukarıda yazdığım gibi. sadece kromozanlarda çekirdekte ribozomlarda oluşturmak için kullanılır. insan hücresinde nekar kalsium olduğu ne kadar protein olduğu sadece varsayımlarla yapılmaktadır. örneğin yaptırdığınız bir tahlilde sadece 100 ml kan plazmasında yapılan araştırmadır. total olarak hesabı ancak yaklaşık rakamlarla ifade edilebilir.

    tabiaata okadar çok protein vardırki hepsi hücresel faaliyette dna molekül zinciryle bağ oluşuşturup bir bütün olmuşlardır. örneğin bir dana etini alalım zamanında organizmada bir yapı oluşturmuş ve lif halindeki et oluşmuştur. ve tabağımıza gelmiştir. aşlında proteinlerle 3 yılda insa edlimiş bir kale gibidir. yediğimiz anda midemizdeki hcı asit bunu çözer ve amino asitlere ayırır. tabiki hücreler sindirimiz tanımazlar sadece kan plazmasını tanırlar. diğer faaliyetlere dolaylı olarak karışmazlar. mekanik olarak.

    ama asıl bizi heyecanlandıran biz sporcuların merak ettiği dokular. dokular en az 6 aylık süreçte yenilenir ve bir üst levele geçişiyle olur.

    dokular complex yapıları oluşturarak organları meydana getirirler. ve bu complex yapıya neyin yararlı olduğunu sadece varsayıyoruz. örneğin bir doktor bir sabah programına konuk olup bu buna iyi gelir diyebiliyorsa sadece varsayımdan öteyegeçemez. özellikle beyinin nasıl oluştuğunu insan oğlu çözememiş durumda. fakat duyduğum kadarıyla y.dışında insan embriyosuyla araştırma yapılıyormuş oluşumun evrelerini inceleyerek.

    hücresel faaliyetlerde şuanlık genel idarenin beyinde olduğu var sayılmaktadır. örneğin halter kaldıran bir sporcu kaslarını yıpratır. çünkü kaslar 50 kg için tasarlanmıştır. ve 70 kaldırınca deforme olur ve yeni bir kas lifi oluşturulması için öncelik beyin tarafından oraya verilir.

    yaptığım araştırmalar. sonucu asıl sağlıklı yaşamın vucutta yapay olarak yaratılabileceğidir. kesik ve çiziklerde vucut otomatik olara sinyal gönderiyor ve kan akış debisi max seviyeye artıyor. bunun söstergesi bölgenin saniyede 3 defa sızlaması bu sızlama kkalpten pompalanan kan basıncıyla orantılıdır. yanık ve kesik oranı yüksek olan insanlarda vucut performansı ve fiziksel üstünlük hat safhada siz ne olursa olsun mutlaka bir iç patmala yapınız vucudnuzda. gece yatmadan 1 saat önce bir kas grubunuzu kitab okurken bile bir elinizle dambıl kaldırınız. koşunuz spor yapınız. bu dengeyi sağlayacaktır.

    ancak diğer dikkat etmeniz gerekn konu dış faaliyetleriniz organlarınız tuz alınız ama cips gibi aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınınız. çünkü difüzyona sebebiyet veriri ve hücrenizde stoplazma dışında su alımı olur ve kötü sonuçlara sebebiyet verir. bunu kimyager arkadaşlarımız daha iyi idrak edebilirler.

    gel gelelim önemli bir yargıya protein ve fazla yemeye. inanın vucudun encok istediği ve karşı koyamadığı gıdaların basında ALKOL gelmekte vucuda fazla fazla zararı olmasına rağmen insan bunun bilincinde olsada son söz beyinin olsada hem kana karışan hem hızlı madde hemde en çok istenilen madde bu benim en çok kafamı karıştıran konudur madem islam dini içkiyi yasak etmiş Allah neden böyle bir ikilem yaratmıştır. sperm hücreleri asıl üretim seviyesi nher insanda normal sanırdım ama araştımalar gösteriyor ki tamamen psikolojik. beyin gözle gördüğü oranda üretime %70 bir oranla hükmediyor.

    ve insan kodlanmış bir durumda bir dna gen haritası elimde eğer döndere bilirsem buraya resmini taşıyacağım. benim odamda bir adet asılıdır. hücrenin insaat krokisi olan dna sarmalı okadar farklı sürekli farklı bir dna yapısına sahipler sadece tek yumurta ikizlerinde aynıdır. buda hücrelerle ilgili bir soruya cevap vermekte.
     
    NİKE ve Malebolgia bunu beğendi.
  4. kara maca
    Offline

    kara maca Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    88
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    0
    oncelikle yazınızı okudum;bir cok bilgi ve yorum iceriyor. ama yazım hatalarınız yine onemli bir sorun olusturuyor.yer yer yazdıklarınız anlasılmıyor,ve bazende okuyucuyu yazıdan koparıyor.benim tavsiyem once 'word' kullanarak yazın ve daha sonra kopyala yapıstırı kullanarak ekleyin.yoksa bu sekilde bir makaleden cok bir suru kısa mesajın bir birine eklenmis bir versiyonuna benziyor.

    gelelim yazının icerigine, bir kac alıntı yaptım ve bunlar kafamı karıstırdı dogrusu.
    birincisi; 'hastalıkların etki mekanizması ve tedavi sureci 20 yıl' derken ne demek istediniz. yani bir hastılıktan kurtulmak 20 yıl mı? yoksa etki etmesi 20 yıl mı? bi de yarı omur var ama onu gecelim...

    ikincisi; soylediginiz gibi yaklasık olarak tahmin edilebilen protein miktarı konusunda haklısınız ancak bu zaten hemen her konuda uygulanan bir durum.ve bildigim kadarıyla bu tahminlere guvenmek en mantıklısıdır ki protein alınımının kas kutlesi oranına gore(yani o gun calıstırılmıs olan bolgede bulunan kaslardan bahsediyorum) yapılması gerektigini daha once yazmıstınız.

    ucuncusu;doku yenilenmesinden kast ettiginiz nedir? bildigim kadarıyla hucrelerinin tamamen degismesi olarak kabul edilen bir durum.misal 100 hucreden olusuyorsa doku; o 100 hucrenin degisme suresinin sonucunda yenilenme gerceklesmis oluyor. bu da dokunun buyukluguyle ve cesidiyle dogrudan alakali olmalıdır.

    dorduncusu;asıl saglikli yasamı yapay olarak kendimiz dograyarak mi olusturucaz? yani bi kesik at daha iyi ol! cakmagı al biraz elini yak, yuksek agırlıgın altına gir kaldır. tabi ic patlama yaparız kendimize zarar vererek sonra da saglıklı oluruz.

    besincisi; "organlarınız tuz alınız?" tam anlayamadım bu kısmını. hucre olusumu icin mi tuz almalıyız? cok degil ama alın derken gunluk her zaman tuketigimiz kadarını mı kast ediyorsunuz?

    altıncısı; protein ve fazla yemeden bahsedelim diye yazıya baslanmıs ancak ardından alkolle ilgili bir kac cumle yazılmaya calısmıs ve sonunda sperm uretimiyle bitmis. bu paragrafta verilmek istenen mesaj nedir? bir cok bilgiye sahip olabilirsiniz ama biraz dikkat, gercekten anlasılmaz bir kelimeler topluluguna yaratmaya gerek yok.

    yedincis; gen haritasi hucrelerle ilgili hangi soruya yanıt vermekte? cok onemli bir arastirma tamam; ve bir cok sorunun cevabını iceriyor ama siz neyi kast ettiniz?
     
    bonatschi bunu beğendi.
  5. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    ÖNCELİKLE ÖZÜR DİLERİM.. verdiğiniz tavsiyeyi dikkate alacağım.


    1- bir hastalığın tedavisi için tedavi denilebilmesi için tıp literatürüne girebilmesi için 20 yıl o haltalığı paralize etmesi gerekir. örneğin laser tedavisi.

    2-doğrudur. tamamiyle benim dikkatsizliğim. en büyük ve eğer birgün birşey yapılacmaycaksam bu yazım hatalarımdandır. bu konuda özürlüyüm yazı ve tezlerimizi 3 arkadaş birlikte hazırlarız bu konuda bağımlıyım.

    3 hücre ömrü ile alakalı oraya değinmemişim affedin. yenilenme demiyoruz biz buna yaş ve cinsiyetle alakalı 100 hücre var eşeyli olarak çoğalıyor ve eskisi kalmakya sadece kromozon ve dna molekülleri sabit kalmak koşulu ile aynı "0" km bir hücre kalmakta. geç ise bebek vs. hücre ölümü hızlı olmaktadır. yaşlı ise yaşlı hücre varlığını devam ettirmektedir. yeni hücre oluşumu kesik ve yaralanmalarda ve kas deformasyonunda maxumdur.

    4yapılan araştırma ve gözlemlerin üzerinde kesik ve yanık olan insanların sağlığınnın ve lökosit ve trombosit sayılarının yüksek seviyede olduğu kas ve hücre yenilenme hızının yüksek olduğu vir nevi fiziksel mukavemetin ve hormonel düzeyin max olduğu yönündedir.

    5 tam bağlayadım affedin tuzlu cips vs. vucuda yaptığı su tutum baskısı hücre içi faaliyete ve hastalıklara fazla uyumaya sebebiyet veriyor tuz alınmalı ama aşırı değil.

    6 haklısınız. daka dikkatli olacağım tamamiyle benim aptallığım affedin. dediğiniz tavsiyeyi göz ardı etmeyeceğimden emin olabilirsiniz world yazıp genel bir gözden geçirme yapacağım. burdan tüm bodyforum üyelerinden özür dilerim daha öncede bu yönüm tartışılmıştı. kusura bakmayın özür dilerim. devam edeceğim yazının sonuna bu akşam ..
     
    bonatschi, sleepy ve salvadore_xp bunu beğendi.
  6. sleepy
    Offline

    sleepy Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2007
    Mesajlar:
    843
    Beğenileri:
    639
    Ödül Puanları:
    0
    Atakan yazdıkların güzel.

    Arkadaşın da dediği gibi yazılarını word'de yazıp aktarsan daha iyi olur.

    Yazını yazmadan önce

    Düzen(edit)>Tümünü Seç(select all)

    yaptıktan sonra metin dilini "Türkçe" olarak seçersen word zaten yazım yanlışlarını kendisi düzeltecektir.

    Sen sadece 1 2 kere okuyup anlam karmaşalarını gidersen yeterli olur.

    İyi çalışmalar.
     
    atakan_irresistable bunu beğendi.
  7. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    uyarıları dikkate alacağım. word a yazmayı akıl edemedim.

    sleepy. bu arada foruma eklediğin gif videolar harika tekrar tekrar tebrik ederim seni..
     
  8. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    Özellikle şu konuyu da belirtmek isterim. Forumda sıkça karşılaşıyorum. Yüksek efor gerektiren antrenman esnasında enerji ihtiyacını kan plazması damarlar vasıtası ile karşılar kas hücrelerine glikoz taşırlar ve oksijen ile yakılarak enerji elde ederler. Bir nevi dizel motor gibi püskürtülen mazot oksijenle yakılarak enerji elde edilir.

    Mesela forumumuzda okuduğum bir arkadaşımızın sorusuna da cevap niteliği taşımaktadır. Kas hücreleri mekanik olarak hareket halinde iken enerji ihtiyacı için glikoz ve oksijenle etkileşime geçerek enerji elde ediyor. Ancak bu esnada hızını arttırdığın zaman t zamanda aldığın oksijen miktarı sabit, ama enerji sarfiyatın gittikçe artmaktadır. Bu durumda kan glikozu kaslara daha hızlı pompalayacak fakat oksijen yetersiz olduğu için glikoz oksijensiz yakmaya çalışır. Ve kaslarda asidik ortam bırakır. Ve batarcasına acı hissedersiniz. Buna halk arasında “hamlık” olarak nitelendiririz. Eğer bir spor müsabakasında ya da halı saha maçında bu acılardan hissederseniz vücudunuz da yeterli oksijeni alamıyordur. Buradan birçok kapıya çıkabilirsiniz. İlk etkilenecek olanlar sinir hücreleriniz ve beyin kök hücrelerinizdir.

    İlk belirtiler olarak

    Dudaklarınızın rengi değişecek ve uyuşma olabilir.
    Diş eti ve dişleriniz sızlar
    Bacaklarınız karıncalanır siz bunu kıl diplerinde hissedersiniz. Kaşınma gibi.
    Gözleriniz sulanır.
    Kalbe uzak olan uzuvlarda hafif ağrı

    Bu belirtiler sonucu birçok sonuç çıkarabilirsiniz sigara içiyorsunuzdur ve ciğerlerinizdeki alveolların bir kısmı kapanmış olabilir. En kötü ihtimaller arasında dolaşım sisteminizdeki bir arızadan olabilir. Şeker hastası olabilirsiniz. Karaciğerinizde kısmı bir sorun olabilir.

    Bu nedenle antrenmanlarınızda koşularda özellikle tıkanmaya yakın tıkanmadan önce yani hafif dinlenin.

    Ee imla hatası olmadan güzel oldumu yazı. bundan sonra daha sağlıklı yazacağım emeği geçen arkadaşlara teşekkürü borçbilirm.

    Hiçbir yazı alıntı değildir. Kaynak belirtmem gerekirse öğrendiklerim ve araştırmalarımın bileşkesidir.
     
    Son düzenleme: 14 Ocak 2009
    sleepy bunu beğendi.
  9. sleepy
    Offline

    sleepy Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2007
    Mesajlar:
    843
    Beğenileri:
    639
    Ödül Puanları:
    0
    Atakan, senden değinmeni istediğim bir konu varr.

    Daha önce de söylediğin gibi çalıştırılan kas kilosuna bağlı olarak protein alımını savunuyordun.

    Bu bana da mantıklı geliyor, fakat bunu daha bilimsel şeylere dayandırarak anlatır mısın?

    Mesela ortalama boy ve kilo vererek bir insanın günlük protein ihtiyacının hesaplandığı çalışmalar ve buna benzer, body sporu ile uğraşan insanlar üzerinde yapılmış deneyler var mı elinde?

    Şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar.
     
  10. aneximandros
    Offline

    aneximandros Özel Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.829
    Beğenileri:
    2.144
    Ödül Puanları:
    123
    Meslek:
    Teorik Kimya
    Yer:
    USA
    Bu alinti konusunu bir turlu cozemedik. Video konferans yapacagim yakinda butun bodyforumtr uyeleriyle. Herhalde senin arkadaslar hallediyor odevlerizin/tezlerinizin bibliografi kismini :). Ogrendiklerimizi bir kaynaktan ogreniyoruz degil mi Atakan? Temel kaynaklarinin bir kac tanesinin adini versen belki bizim de inceleme sansimiz olur. Eminim cogu tip ders kitabidir ve bizim onlari gorme/bulma olasiligimiz son derece dusuktur ama yine de onlarin adini vermen yazinin profesyonelligini kat be kat arttiricaktir. Yakinda bilimsel makaleler yazacaksin, kaynakcanin da bu surecin bir parcasi oldugunu zor yoldan ogreneceksin, kendi tecrubelerimden biliyorum. Onun icin kendini ne kadar cabuk alistirirsan senin icin o kadar iyi olur. Bunu uyari degil genc bir bilimadaminin diger genc bir bilimadamina tavsiyesi olarak degerlendir lutfen. Yazi guzel olmus, istersen tumunu bitirdigin zaman editlemesini yapariz, yekpare ve formatlanmis bir hale ceviririz.
     
    kara maca ve bonatschi bunu beğendi.
  11. atakan_irresistable
    Offline

    atakan_irresistable Üye

    Katılım:
    14 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.202
    Beğenileri:
    702
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    istanbul
    tamamiyle yıllar geçtikçe harmanlanan bilgilerimin kalıntısıdır. hiç bir şekilde alıntı yoktur sayın aneximandros. ama bulamadığınız yayın var ise database giriş şifremi verebilirim size.

    tamamiyle kendi merakımla ilgili yazılarımdır.

    sayın sleepy arkadaşımada bir yazım var.

    objecktif bilgi nedir? bunu iyi kavramak lazım. int olan her şeye inanmayınız. lütfen. bunları kaynak alarak yazı ve tezinizi desteklemeyiniz. okadar yalan yanlış yazılar var iki. lütfen. laa bir dostunuzdan teyit alabilirsiniz doğruluğunu. ben bu forumda bugune kadar ne yazdımsa arkasındayımdır.

    haa değineceğim bir konu ise merakım çercevesinde öğrenmek istediklerimi geniş imkanlarla araştırmamdır. insan vucudunun hastasıyım.
     

Sayfayı Paylaş