Glukosamin Hakkinda Hersey

Konusu 'Çeşitli Makaleler' forumundadır ve Despo tarafından 5 Kasım 2007 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 4 üye.
  1. Despo
    Offline

    Despo ADMIN Yönetici Admin

    Katılım:
    30 Mart 2004
    Mesajlar:
    7.962
    Beğenileri:
    6.063
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Danimarka
    Eklemler sayesinde vücudun her parçası rahatlıkla hareket eder. Dizler, parmaklar, eller, kollar, bacaklar, omuzlar ve boyun eklemler sayesinde hareket edebilir. İnsan vücudunda 200'den fazla eklem vardır ve birçoğu istenilen şekilde hareket olanağı sağlar. İlerleyen yaş işe birlikte er veya geç fiziksel hareketlerde zayıflama ve yaşam kalitesinde azalma problemi ile karşı karşıya kalınacaktır. Eklemler etrafında bulunan dokuların hasar görmesi sonucu kireçlenme görülür
    Artrit, birbirinden farklı 200’den farklı fazla hastalığı içine alan genel bir terimdir. En sık görülen arterit türleri, osteoartrit (kireçlenme) ve Romatoid arterittir (eklem iltihabıyla ortaya çıkar). Bu iki hastalık birbirinden farklı olmasına karşın, ikisi de bağ dokunun, özellikle de kıkırdak dokunun (kıkırdak doku, eklemlerin yüzeyini kaplayan bir dokudur) yıkımı ile karakterizedir. Kıkırdak aşınınca, kemiklerin uç kısımları korumasız kalır sonuç olarak eklemlerde ağrı, şişlik ve sertlik ortaya çıkar. Son zamanlarda arterite çare olarak ünlenen Glukosamin, kıkırdağı oluşturan bileşenlerden biridir ve vücuttaki bağ dokusunun üretimini uyarır.
    İnsanlar yaşlandıkça, yeterli miktarda Glukosamin üretemezler. Sonuç olarak, kıkırdak suyu tutamaz ve amortisör olarak iş göremez. Çeşitli çalışmalar, Glukosamin tamamlayıcılarının sadece artrit ağrılarını gidermekle kalmayıp, hastalığın ilerlemesini durdurabildiğini de göstermiştir. Glukosamin, zamanla kıkırdak kaybını restore ederek arteritin altında yatan nedenin üstesinden gelecektir.
    Anti-iltihapsal ilaçlar, glukosaminden daha hızlı bir şekilde etki etseler dahi, uzun sürede, glukosamin onlardan daha etkilidir; çünkü anti-iltihapsal ilaçların etkisi yine hızla ortadan kalkarken glukosaminin etkisi devam eder. Glukosamin, yine kıkırdakta bulunan chondroitin ve doğal bir hormon olan pregnenolone adlı iki tamamlayıcıyla birlikte daha iyi çalışır. Bu üç tamamlayıcının birlikte alınması, sadece artrit ağrısı gidermekle kalmaz, yeni kıkırdak üretimini uyarır.
    Glukosamin sülfat (GS) formu osteoartrit (kireçlenme) (OA) için üzerinde en çok klinik araştırma yapılan ve OA için faydalı etkisi kanıtlanan tek formdur. Glukosamin, kıkırdaklarda bulunan ve glikosaminoglikon’ lar (glycosaminoglycans-GAG) olarak bilinen özel moleküllerin üretiminde vücudumuzun gereksinim duyduğu bir maddedir ve kollajen üretimini stimüle eder. Bu nedenle eklem kıkırdağının miktarını ve hareket kabiliyetini arttırabilir, ağrıyı azaltabilir.
    Günlük yiyeceklerimizde önemli miktarda bulunmaz. Bu yüzden ek gıda olarak karides ve istiridye gibi kabuklu deniz ürünlerinin kabuklarından üretilir. Glukosamin (Glucosamine Sulfate); çeşitli formlarda kullanıma hazır bir ek gıdadır. Molekül yapısı basittir. En yaygın formları; glukosamin sülfat, glukosamin hidroklorid ve N-Asetil-Glukosamin: NAG
    Glukosamin Sülfat (GS), sodyum klorür (NaCl) ve potasyum klorür (KCl) olarak bilinen iki mineral tuzundan birisi ile stabilize edilir. Her ikisi de GS’ yi stabilize etmek (kararlı hale getirmek) için etkili olmasına rağmen, KCl’ nin stabilizatör olarak kullanımı daha yaygındır (Glukosamin potasyum sülfat). Bunun nedeni günlük yiyecek kültürümüzde NaCl’ nin (Sofra tuzu) yeterince zaten alınması, fakat KCl’ nin yeterli miktarda alınmamasıdır. Glukosamin (GS) tırnak, tendon (kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar), deri, göz, kemik ve ligament (Bağ; kemikleri ve başka organları birbirine rapteden bağ) oluşumunda önemli rol oynar. Glukosamin’ in eklemlerdeki en önemli fizyolojik fonksiyonu kıkırdak bileşiklerinin oluşumunu sağlamak, bunun yanında da kıkırdağa sülfür (kükürt) girişini sağlamaktır. Özet olarak kıkırdağın sadece oluşumunda değil beslenmesinde de önemli bir rol oynar.
    İçindeki bileşiklerin osteoartirit etkilerini ve kıkırdak yapısını güçlendirdiğini çeşitli çalışmalar göstermiştir. Tendonlar, bağlar, omurlar arası diskler, eklemler arası yastıklar, hücre zarları ve kartilaj gibi vücutta çeşitli tiplerde bulunan; bağ dokusunun doğal bileşeni olan glucosamine, incinme ve dejeneratif osteartiritin sebep olduğu hasarı tamir edici özelliği ile eklemleri destekler. İzole edilerek saflaştırılmış olduğundan romatizma tedavisinde güvenli ve etkilidir.
    Araştırmalar glucosamine’in vücut tarafından emiliminin diğer ‘’eklem iyileştiriciler’’ den daha etkili olduğunu göstermektedir. Moleküllerinin küçüklüğü nedeniyle sadece kondroitin sülfatın %13 lük absorbsiyon oranına kıyasla glucosamine sülfat %98 oranında bir absorbsiyona uğramaktadır. İşte bu nedenle glucosamine sulfat’ın neden daha iyi çalıştığını anlamak mümkündür. İlave sinovyal sıvının üretimini stimüle ederek yapılan çalışmalar glucosamine sulfat’ın eklemlerde daha rahat bir vücut devinimine yardımcı olduğunu göstermektedir. Son çalışmalar kıkırdak için hazır absorbe inşa bloku olarak glucosamine sulfat’ın insanlarda kıkırdağın yeniden inşa edici olarak çalıştığını göstermiştir.

    Romatoid artirt’te, osteoartirit veya incinmelerin sebep olduğu eklem hasarlarında, eklem fonksiyonlarının geliştirilmesinde, kartilaj onarımının stimule edilmesinde beslenme desteği olarak yardımcıdır.
    Glukosamin içeriğinde ki E vitaminin yararı antioksidan ve membran dengeleyici aktivitesidir. E vitamininin kıkırdak yıkımını baskılama ve yeni kıkırdak bileşenlerinin oluşumunu uyarma yeteneği vardır.
    Yetersiz C vitamini alınması yaşlılar arasında yaygındır; bu da kıkırdak sentezinde değişikliklere ve kıkırdak onarımında zayıflamaya neden olur. Birkaç araştırmada, E vitamini gibi C vitamininin de kıkırdak oluşumunu koruduğu güçlendirdiği saptanmıştır. Araştırma kıkırdak hücresinde C vitaminin fazla olmasının önemini, daha doğrusu gerekliliğini, ortaya koymuştur. Kobaylar üzerinde yapılan bir deneysel osteoartrit araştırmasında, yüksek dozda C vitamini uygulaması sürdürülen hayvanlarda, kıkırdak aşınmasının çok daha az olduğu saptanmıştır. C ve E vitaminlerinin sinerjik etkileri anlaşılmaktadır.
    Böylece, C ve E vitaminlerinin her ikisinin de eklem kıkırdaklarını kapsayan karmaşık yapı içindeki sülfatlı proteoglikanların dengesini güçlendirdiği anlaşılmaktadır. Osteoartrit tedavisinde bu vitaminlerin gerek yalnız gerek diğer tedavi yolları ile birlikte dikkatli kullanılması, kıkırdak aşınmasını geciktirerek hastalara büyük yarar sağlayabilir.
    Uyarı:
    Glukosamin, nadiren bulantı ya da mide yanması yapabilir. Ancak yemeklerle birlikte alınırsa böyle bir ihtimalle karşılaşma ihtimali azalır

    Not:Dr.Joanne Jordan’a göre, insanlar yeterli miktarda selenyum alırlarsa diz ya da diğer eklemlerde görülen osteoartritin önlenmesi ya da geciktirilmesi mümkün olabilir. Osteoartrit gelişmiş ülkelerde özellikle erişkin dönem içinde önemli bir sorun, çünkü yürüme sırasında ağrılara ve sonucunda hareket kısıtlanmasına yol açabiliyor.
     
    TheKoch, Rambo16, kornman887 ve diğer 14 kişi bunu beğendi.
  2. KhoSe
    Offline

    KhoSe Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    89
    Beğenileri:
    28
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Mali Müşavir
    Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim kemik yapıları kıkırdaklar ve tendonlar hakkında bi tıp dergisinde makale buldum ve paylaşmak istedim.. Dergiden Alıntıdır ... !

    Glucosamine & Chondroitin + MSM Nedir ? Ne İşe Yarar ?

    Glukosamin ve Kondroitin (Glucosamine & Chondroitin); yeni bir kıkırdak koruyucu doğal formülasyondur. Glukosamin ve kondroitin vücudumuzdaki bağ dokularının iki temel yapı taşı olup, eklemlerimizin vazgeçilmez elemanlarıdır. İçindeki bileşiklerin osteoartrit (Artroz; Dejeneratif eklem hastalığı-kireçlenme) etkilerini azalttığı ve kıkırdak yapısını güçlendirdiği çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir.

    Glukosamin (Glucosamine Sulfate); çeşitli formlarda kullanıma hazır bir ek gıdadır. Molekül yapısı basittir. En yaygın formları; glukosamin sülfat (glucosamine sulfate), glukosamin hidroklorid (glucosamine hydrochloride) ve N-Asetil-Glukosamin (N-acetyl-glucosamine: NAG) dir. Glukosamin sülfat (GS) formu osteoartrit(kireçlenme) (OA) için üzerinde en çok klinik araştırma yapılan ve OA için faydalı etkisi kanıtlanan tek formdur. Bu nedenle OA tedavisi için tercih edilen form da bu formdur. Glukosamin, kıkırdaklarda bulunan ve glikosaminoglikon’ lar (glycosaminoglycans-GAG) olarak bilinen özel moleküllerin üretiminde vücudumuzun gereksinim duyduğu bir maddedir. Günlük yiyeceklerimizde önemli miktarda bulunmaz. Bu yüzden ek gıda olarak karides ve istiridye gibi kabuklu deniz ürünlerinin kabuklarından üretilir. Glukosamin Sülfat (GS), sodyum klorür (NaCl) ve potasyum klorür (KCl) olarak bilinen iki mineral tuzundan birisi ile stabilize edilir. Her ikisi de GS’ yi stabilize etmek (kararlı hale getirmek) için etkili olmasına rağmen, KCl’ nin stabilizitör olarak kullanımı daha yaygındır (Glukosamin potasyum sülfat). Bunun nedeni günlük yiyecek kültürümüzde NaCl’ nin (Sofra tuzu) yeterince zaten alınması, fakat KCl’ nin yeterli miktarda alınmamasıdır. Glukosamin (GS) tırnak, tendon (kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar), deri, göz,kemik ve ligament (Bağ; kemikleri ve başka organları birbirine rapteden bağ) oluşumunda önemli rol oynar. Glukosamin’ in eklemlerdeki en önemli fizyolojik fonksiyonu kıkırdak bileşiklerinin oluşumunu sağlamak, bunun yanında da kıkırdağa sülfür (kükürt) girişini sağlamaktır. Özet olarak kıkırdağın sadece oluşumunda değil beslenmesinde de önemli bir rol oynar. Son 10 yıldaki çalışmalar Glukosamin Sülfat’ ın osteoartrit (Artroz-Kireçlenme) semptomlarını azaltmada çok etkili olduğunu göstermiştir. Çalışmalarda glukosamin sülfat, ağrı ve iltihap gidermede standart ağrıkesiciler ve plasebolardan daha iyi sonuç vermiştir.

    http://imageshack.us/f/39/kkkkkkkkkkkkkkkku.jpg/

    Kondroitin Sülfat (Chondroitin Sodium Sulfate); glikosaminoglikon’ lar (GAG) denen molekül zincirlerinden oluşur. En önemli gıdasal kaynağı hayvansal kıkırdaktır (Sığır, inek gibi).Kondroitin sülfat (CS) kıkırdak, kemik ve tendonlar için en önemli maddelerden biridir. Uzun süreli klinik araştırmalarda kondroitin sülfatın osteoartrit(artroz-kireçlenme) vakalarında hastalık seyrini ve eklem ağrısını azalttığı ve eklemleri güçlendirdiği bulunmuştur. Çalışmalar göstermiştir ki, kondroitin sülfat kemik sağlığına katkıda bulunmaktadır. Çünkü kemiklerde bulunan GAG’ ların büyük çoğunluğu kondroitin sülfat’ tan oluşmaktadırlar. Pek çok double-blind araştırma (Ne deneğin nede araştırıcının neyin tedavi edilmeye çalışıldığını bilmediği bir klinik araştırma tipi) kondroitin’ inosteoartrit’ in semptomlarını azaltıcı, ilerleyişini yavaşlatıcı veya tersine çevirici etkisinin olduğunu göstermiştir. Kondroitin ve benzeri bileşikler kan damarlarının ve idrar kesesinin yapısında da mevcut olup, anormal kan ve idrar akışının önlenmesine yardımcı olmaktadırlar. Kondroitin’ in kan damarlarındaki bir rolü de aşırı kan pıhtılaşmasının önlemesidir. Ek olarak kondroitin kan kolesterol seviyesini de düşürebilmektedir. Yine araştırmalar bu maddenin damar sertliğinin ve kalp krizinin (Damar sertliği olan kişilerde) önlenmesine yardımcı olduğunu da göstermektedir. Kondroitin sülfat, sülfür (kükürt) bakımından da zengindir ve bu da glukosamin ile ilgilidir. GAG’ lar vücudun oksalat’ ı (Oksalik asitin tuzu; böbrek taşları ile ilgili bir madde) nasıl işlemden geçireceği üzerine etkilidir. Geçmişinde böbrek taşları ile sorunu olan 40 kişi üzerine yapılan bir araştırmada günde 2 kere 30 mg GAG alımının üzerine oksalat ifrazatını (salgısını) 15 gün içerisinde düşürdüğü görülmüştür. Vücudun kendisi de kondroitin sülfat yaptığından dolayı, sağlıklı insanlarda eksikliği pek görülmez. Fakat osteoartrit’ ten ve artrit’ in diğer formlarından etkilenen kişilerde eklem kıkırdaklarında kondroitin sülfat miktarı düşebilmektedir. Kondroitin sülfat kıkırdakların su ve besinleri tutması ve diğer moleküllerin kıkırdağa doğru hareketinin (Kıkırdağa kan akışı olmadığı için önemli bir özellik) temel unsurudur. Dejeneratif eklem hastalığında (Osteoartrit-Artroz-Kireçlenme), kıkırdak aşındığı için kondroitin sülfat kaybı vardır.

    Sonuç Olarak

    Yapılan araştırmalar, glukosamin ve kondroitin sülfatın ayrı ayrı artrit(kireçlenme) semptomlarını azalttığını ortaya koymuştur. Buna göre glukosamin sülfat ağrıyı azaltırken, kondroitin sülfat hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktadır. Glukosamine sülfat GAG sentezini artırırken, kondroitin sülfat kıkırdağı bozan enzimleri engellemektedir. Bu iki kıkırdak koruyucu ajan (etkili madde), farklı etki mekanizmaları olduğu için birbirlerini tamamlamaktadırlar.
    MSM: Eklemi çevreleyen bağların kuvvetlendirilmesi için kullanılan sülfür yapıda bir maddedir ağrı kesici özelliği bakımındanda fayda sağladığı bilinmektedir.
     
    Son düzenleme: 3 Ocak 2012
    TheKoch bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş