Geçmek Bilmeyen Sakatlıklar - Psikolojinin Bozulması

Konusu 'Dertleşme' forumundadır ve RaPPeRuA tarafından 1 Mart 2014 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 6 üye.
  1. RaPPeRuA
    Offline

    RaPPeRuA Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    438
    Beğenileri:
    84
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Psikolog
    Yer:
    İzmir
    Merhaba. Şuan Üniversite 3 te Psikoloji okumaktayım. Spora Lise4te(18yaş) başlamıştım şuan 23 yaşındayım. 18 yaşındayken yaklaşık 176 boyunda 55 kilo ağırlığında biriydim. Her neyse yıllar geçti ÖSS vb şeylerden dolayı ara vermek zorunda kaldım. 21 yaşındayken 2 sene önce, gerçekten ne yiyeyeceğimi bilerek, neyi nasıl yapmam gerektiğini bilerek başladım tekrar. Ve sadece antrenmanlardan sonra protein takviyesi alarak devam ettim yoluma. Gün içindeki beslenmem gayet sağlıklı ve bilinçliydi( öyle olduğunu tahmin ediyorum). Zaten forumdaki sağlık bölümünü istikrarlı şekilde takip ediyordum.

    İlk 3 ay sonunda, kilosu 3yıldır hala 60şı aşamamış olan ben, 6-7 kilo kadar alıp 64-65 kilo civarı gelmiştim ( ölçülerimde güzel oranda artmıştı). Bunun ne demek olduğunu, yıllarca zayıf dolaşmış, birazda kendine güveni diğerlerine göre daha az olan ve kilo alamamaktan müzdarip olan kişiler çok iyi anlayacaklardır :) Bu benim için tarifi imkansız bir mutluluktu açıkçası. Çünkü her gören, ''Çok iyi olmuşsun, değişimin harika'' gibi sözler sarfediyordu. Çünkü epey zayıftım. Bu da beni motive ediyordu

    Her neyse, üçüncü ayın sonunda tekne turuna gittim ve denizi müthiş seven biriyimdir. Teknenin ikinci katından atlarken belimi incittim. Doktora gittim, mr çekildi vb. vb. vb. Artık hayatıma bel fıtığı riski girmişti :) Artık belirli hareketleri ayakta yapamayacaktım çünkü belime yük biniyordu. Hatta belirli hareketleri hiç yapamayacaktım. E aksilikler başladı mı bitmez ya! Yaklaşık 2 hafta kadar sonra da omzum sakatlandı. Bu sefer de rotator cuff sakatlığı girdi hayatıma :) Bunu doktor mu söyledi? Hayır. O'nun tek yaptığı MR çektirip, birşey yok dinlenmen gerek diyip krem vermek oldu. Buda özel hastanenin bir doktoruydu. Hastalığımı bu forumdan, semptomları takip ederek kendim buldum maalesef :) ve artık sağ kolumla bir süre birşey kaldırmam imkansızdı bir süre için. Spor salonundan ayrıldım. Moral bozukluğu içerisinde sakatlığın geçmesini bekledim.

    Şu an 23 yaşındayım. Yaklaşık 2,5 sene geçti. Belimin ve omzumun ağrıları tabiki azalmış durumda. Ama bana sürekli, ''ağırlık kaldırırsan ağrıyacağım'' sinyali vermekte ikisi de :) Bunu herhangi bir şeyi kaldırırken görebiliyorum. Buda spor salonuna tekrar gidebilmem için beni frenliyor maalesef. Zaten sakatlıklarımdan sonra gelen moral bozukluğuyla spora küsmüştüm. 21 yaşında spor yapan, sağlıklı beslenen, bilinçli birinin yerini, spor yapmayan, sağlıksız beslenen( hemde bilinçli bir şekilde :) ) , spora küs biri aldı.

    Dediğim gibi psikoloji okumaktayım ( fakat evet spor konusunda psikolojim bozuk). Sakatlıklarımı göz ardı edebilsem ve güçlendirme çabalarına girsem bile, pazartesi salı cuma ve çarşamba günleri sabah saat 9dan akşam saat 17:00 a kadar full dersim var. Perşembe öğleden sonra da laboratuvarda deneylere zaman ayırmak zorundayım. Böyle bir programda hangi ara yemek yenilir? Hangi ara spor salonuna gidilir ve dönüldüğünde hangi ara ders çalışılınır? :) elbette burda üniversite okuyan arkadaşlar vardır. Eğer programı benim gibiyse ve halledebiliyorsa nasıl yaptığını söyleyebilir mi bana ? Ben mi çok abartıyorum? Dışarıda her yemek yemeğe uygun değil. Evde yapılması daha sağlıklı oluyor. Şartlar böyleyken dışarıda nasıl yemek yiyeceğiz? Yağlı yemekler kol geziyor. Bu kadar yoğun bir program da gereken karbonhidrat protein nasıl alınır? Sanırım ''Dertleşme'' konusuna uygun bir yazı oldu. Emek verip okuyanlara, cevap atanlara teşekkürler.
     
  2. TTTT
    Offline

    TTTT Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2013
    Mesajlar:
    182
    Beğenileri:
    174
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Ögrenci
    Yer:
    Ankara
    bence agırlık çalışmamalısın sağlık herşeyden önce gelir düzenli beslenip vücut agırlıgında sınav mekik dips gibi hareketler yapabilirsin yada düşük agırlıkda çok tekrar yaparak vücudunu şekle sokabilirsin ama kesinlikle ağırlık altına girmeni tavsiye etmem
     
    RaPPeRuA bunu beğendi.
  3. RaPPeRuA
    Offline

    RaPPeRuA Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    438
    Beğenileri:
    84
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Psikolog
    Yer:
    İzmir
    Evet sağlık herşeyden önce gelir ama insan durup durup ''Ee bir daha hayatımda olmayacak mı bu şimdi?'' diye hayıflanmadan edemiyor maalesef. Ağırlık altına girmedende gelişim olmuyor maalesef...
     
  4. TTTT
    Offline

    TTTT Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2013
    Mesajlar:
    182
    Beğenileri:
    174
    Ödül Puanları:
    43
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Ögrenci
    Yer:
    Ankara
    haklısın fakat saglık cok agır gırmedende gelısebılırsın uzun sürer fakat parçalı bi vücut yapısına sahip olabilirsin iri degil ama estetik durur bence sakın başlama talih böyleymiş yapacak bir şey yok her zaman her istediğimiz olmuyor malesef :)
     
  5. bilkent
    Offline

    bilkent Üye

    Katılım:
    28 Haziran 2012
    Mesajlar:
    94
    Beğenileri:
    31
    Ödül Puanları:
    28
    oncelikle gecmis olsun.

    rotator cuff rahatsizligini gecen sene yasamistim. benimki sanirim daha hafif versiyonu idi. mr sonrasi izometrik egzersizler, soguk tutma ve krem ile bir ayda gecmisti. ancak su anda ters gelecek hareketleri kesinlikle uygulamıyor ya da dusuk agırlıkta yapıyorum.

    ancak bir ay kadar once tenisci dirsegi teshisi kondu iki dirsegime de. su an agirlik gerektiren hicbir egzersizi yapamıyorum. en fazla kardiyo. dogrusu sporu cok ozledim ama vucutla inatlasmanın da geregi yok.

    bu tarz rahatsızlıklar doktor onerilerini dinleme, bolgeyi soguk (ya da duruma gore sıcak) tutma ve dinlendirme ile zamanla gecebilecek rahatsızlıklar.

    ama asla agrıya ragmen calısma derim.
     
    RaPPeRuA bunu beğendi.
  6. redpack
    Offline

    redpack Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2014
    Mesajlar:
    744
    Beğenileri:
    428
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    sporcu
    Yer:
    istanbul
    GEÇMİŞ OLSUN sporcu yaralanmaları ile ilgili uzman olan doktorlarla da görüş istersen dahada sağlıklı bilgiler edinirsin sakatlanma korkusu sporcuların yasadığı performansı etkiliyen bir faktördür şiddeti sakatlanma şekli ve sakatlık lar sonrası eğer fiziksel ve zihinsel olarak topalanamamıs isen tekrar sakatlanmak kaçınılmazdır örneğin Önceki sakatlık;stres tepksi modeline göre önceki sakatlık,stres tepkisine yol açabilen bir faktördür. Eğer sporcu bir sakatlık sonrası spora dönmk için yetrince toparlanamamışsa, fakat buna rağmen dönmüşse tekrar sakatlanma olasılığı yüksektir.sporcu müsabakaya dönmek için psikolojik olarak hazırlıklı değilse olumsuz bilişsel değerlendirmeye neden olabilir. Eğer sprcu msabakya dönmek için fiziksel olarak hazırlıklı değilse olumsuz bilişsel değerlendirme meydana gelebilir.Tekrar sakatlanm krkusu,önemli bir stres tepkisine yol açabilir ve tekrar sakatlanma olasılığı artabilir. Tekrar sakatlanmada modldeki diğer faktörler daha üste çıktıklarında, önceki sakatlık hikayesi ve sporcunun fiziksel,psikolojik rehabilitasyonu önem kazanmaktdır(anderson Williamsı 1988)
    --- Mesaj birleştirildi, 3 Mart 2014 ---
    okuduğum bir yazıda verdiğim örneği aldığım bir yazı spor sakatlıkları psikolojisi


    Kişilik Faktörleri:

    Cesaret, sürekli kaygı, başarı motivasyonu ve heyecan arama gibi kişilik özelikleri, spor sakatlıklarının görülme sıklığı ile bağlantılıdır (Andreson, Williamsı, 1988) Rosenblum (1979), spor sakatlıkları ile ilgili görünen psikolojik değişkenleri tartışmıştır. Birçok sakatlığın başarı korkusu, depresyondan meydana geldiğini ileri sürmektedir ve sporcuya daha etkili bir şekilde tedavi etmek için antrenör ve hekimin bu durumun parkında olması gerektiğini savunmaktadır. Burcks (1981) de aynı değişkenlerin bir kaçını listelemiştir. Ayrıca olumsuz benlik imajı yada konsantrasyon zorluğu olan hatta yüksek oranda sempati ve dikkate ihtiyacı olan sporcuların, sakatlıkla daha sık karşılaştıkları iler sürmektedir.(Aka. Bergandi,1985)

    Brown(1971), sakat ve sakat olmayan futbol oyuncularının kişilik özeliklerini karşılaştırmıştır. (Kaliforniya kişilik Envanterini kullanarak ). Spor sakatlığı ile ölçülen kişilik değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki gösterememiştir. Abadie (1976), bireysel ve takım sporlarında sakat ve sakat olmayan bayan sporcuların kişilik özelliklerini araştırmış ve sakat olmayan sporcunun sakat olandan farklılaşmadığını, takım sporcularını kişiliğinin, bireysel sporculardan farklılaşmadığını bulmuştur(en azından envanterin ölçtüğü özellikler açısından) (Akt. Bergandi, 1985).

    Sakatlık ve kişilik değişkenleri arasında ilişki olmadığını gösteren bu çalışmalara rağmen, diğer araştırmacılar, buna zıt deliller vermektedirler. Jackson ve ark. (1978), 110 futbol oyuncusunun katıldığı bir çalışmada, sakat ve sakat olmayan futbolcular arasında Cattell “in 16PF anketinin I faktöründe anlamlı farklılık olduğunu bulmuşlardır. Bu boyut (I faktörü ), bireyleri ya dayanıklı (Tough-minded) ve kendine güvenen yada hassas (tender-minded) ve bağımlı olarak sınıflanmaktadır.

    Hassas, duyarlı oyuncuların, kendine daha çok güvenenlere göre sakatlanmaları daha fazla olasıdır. (Akt. Cox, 1990)

    Erkek mesafe koşucularına kapsayan bir başka çalışmadan valiant (1981), 16PF”in spor sakatlığının önemli bir yor dayıcısı olduğunu bulmuştur. Vali ant, sakatlanan koşucuların sakatlanmayanlara göre daha az dayanıklı (tough-minded) ve daha az samimi oldukları bulmuştur.Lavarda (1975) İtalyan milli sporcularla yaptığı çalışmada, belli kişilik özelliklerine dayalı olarak sakatlıkla karşılaşmayı tanımlamaya çalışmıştır. Çalışmanın sonucunda, spor aktivitesinden bağımsız, sakatlık insi dansı ile ilgili olarak suç, saldırganlık ve takıntı (inpulsif) özelliklerini bulmuştur. (Akt. Bergandi, 1985).

    Kaygı (durgunluk /sürekli ) ve sakatlık arasında bir ilişki olduğunu hanson ve ark. (1992) tarafından rapor edilmiştir. Dışa dönüklük ve sakatlık arasında benzer bir ilişki de kelly (1990) tarafından öne sürülmüştür. Kişilik faktörleri ve spor sakatlığı görülme sıklığı arasında ilişki relatif olarak zayıf iken şekildeki model kişiliğin sakatlığın oluşumu üzerine nasıl indirekt bir etkiye sahip olabildiğini göstermektedir. (akt. Cox, 1990).


    Stres oluşturucuların hikayesi

    Bireyin stres oluşturucuların hikayesi (önemli yaşam olayları, kronik günlük problemler ve önceki sakatlıklar), stres tepkisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sporcunun yaşamdaki stres oluşturucuların tam bir değerlendirmesi, sporcunun ne kadar sakatlık riski altında olduğunun iyi bir tahminini verebilir. (Anderson Williamsı, 1988)

    Yaşam stresi ve günlük problemler:

    Yaşam stresi, hastalık görülme sıklığı ile ilgilidir stres oluşturucu yaşam olayları ve artan hastalık arasında ki bu ilişki spor alanına da uzanmaktadır. (cox 1990). Stres aynı zamanda küçük günlük problemlerden rahatsızlıklardan meydana gelebilir. Bu kronik günlük stres oluşturucular, önemli yaşam olaylarını gereken uyumun direkt bir sonucu olabilirler. Örneğin; yeni bir şehre taşınmak, yeni bir okul, yeni komşular, yeni caddeler yeni iklim gibi bir çok günlük problemlerde kapsar (Anderson, Williamsı, 1988 )

    Yapılan çalışmalar, yaşam stresi ve spor sakatlığı arasında pozitif bir ilişki olduğu ortaya koymuşlardır. Hanson ve arkadaşları (1992) tarafından rapor edilen, negatif ve pozitif yaşam stresi, atletizmle uğraşan sporcuların maruz kaldığı sakatlıkların şiddeti ve sayısı ile ilişki olduğunu göstermiştir. Pozitif yaşam stresi, sınav için çalışma, sosyal ilişkileri geliştirme ve bir aile oluşturma gibi olaylar içermektedir. Negatif yaşam stresi, boşanma, ailede ölüm ve iş kaybı gibi olayların kapsamaktadır.

    Sporcular tarafından ne kadar fazla yaşam stresi yaşanırsa spor sakatlığının şiddeti ve görülme sıklığı o kadar fazla olmaktadır. (Akt. Cox 1990)

    Bramwell ve Ark. (1975) spor sakatlıklarının oluşumu ve yaşam olaylarındaki değişikliklerin algılama arasındaki ilişkiyi çalışmışlardır. Sosyal uyum oranı ölçeğini, sporcuların yaşam deneyimlerini daha doğru ölçecek bir şekilde modifiye ettikten sonra bu aracı, 82 kolej futbol oyuncusuna uygulamışlardır. Yaşantı değişikliği puanları sonraki sakatlık ile kor ele edilmiştir. Araştırmacılar, bir yıl veya iki yıllık periyotlardan sakatlanan ve sakatlanmayan sporcular arasındaki ortalama puanlardan istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulmuşlardır. (Akt. Bergandi, 1985)

    Cryan ve Alles (1983) temel olarak branwell ve ark. (1975) “nin çalışmasını tekrarlamışlar ve benzer sonuçlar bulmuşlardır.

    Bu araştırmacılar modifiye edilmiş yaşam olayları anketine 151 kolej futbol oyuncusuna uygulamışlar ve şu sonuçları bulmuşlardır:

    1-Yüksek düzeyde yaşantı değişikliği yaşayan futbolcular, düşük miktarda yaşayanlardan daha fazla sakatlanma riski taşımaktadırlar.

    2-yüksek değişiklik puanı,verili sporcuda çoklu sakatlıkların oluşumu ile ilgilidir.

    3-sakatlığın şiddeti,yaşantı değişikliğini algılama ile ilişkili değildir.

    May ve ark.(1985)yüksek yaşam stresini puanına sahih kayakçılarda başarısı,kulak,burun,boğaz problemleri,bacakta kas ve iskelet sakatlıkları problemlerinin,düşük yaşam stresi puanına sahip kayakçılara oranla daha fazla olduğunu bulmuşlardır.

    Önceki sakatlık;stres tepkisi modeline göre önceki sakatlık,stres tepkisine yol açabilen bir faktördür. Eğer sporcu bir sakatlık sonrası spora dönmek için yeterince toparlanamamışsa, fakat buna rağmen dönmüşse tekrar sakatlanma olasılığı yüksektir.sporcu müsabakaya dönmek için psikolojik olarak hazırlıklı değilse olumsuz bilişsel değerlendirmeye neden olabilir. Eğer sporcu müsabakaya dönmek için fiziksel olarak hazırlıklı değilse olumsuz bilişsel değerlendirme meydana gelebilir.Tekrar sakatlanma korkusu,önemli bir stres tepkisine yol açabilir ve tekrar sakatlanma olasılığı artabilir. Tekrar sakatlanmada modeldeki diğer faktörler daha üste çıktıklarında, önceki sakatlık hikayesi ve sporcunun fiziksel,psikolojik rehabilitasyonu önem kazanmaktadır(Anderson, Williamsı,1988)
    --- Mesaj birleştirildi, 3 Mart 2014 ---
    sunuda sölemek isterim bir ton sakatlık geçirmeme rağmen antrenmanlarımı hiç aksatmadım hiç bir gün korku varmı dersen var ancak eskisi kadar değil sakatlıklar yasamak kötü sonucları vardır ancak iyi sonucları bilinçli bir şekilde spor yasantına (hayatına) devam etmenide sağlar tabiki gönül isterki kötü şeyler yasamadan iyi yasamak :)


    --- Mesaj birleştirildi, 3 Mart 2014 ---
    herşey sende biter demek istediğim deyinmek isteğim kısaca
     
    Son düzenleme: 3 Mart 2014
  7. barfiksPro
    Offline

    barfiksPro Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2013
    Mesajlar:
    393
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    53
    sakatlık nedir bende iyi bilirim bende kolumdan sakatım maalesef öyle büyük bir sakatlık sayılmaz ama insan yinede hiçbir sakatlığı olmayan insanlara imrenerek bakıyor onlar gibi spor yapmak istiyor. insan bir sakatlık geçirdiği zaman sağlığın kıymetini o zaman anlıyor herkezde oluyormudur bilmiyorum ama benim bir sakatlığım olduğu için spor konusunda normal insanlardan çok daha hırslıyım bunun nedeni kendimde bir eksiklik görmem bunu kapatmak istemem sanırım, öyle uzuv eksikliği gibi ciddi sakatlıklar olmadığı sürece insan istediğini yapmanın bir yolunu bulabilir diye düşünüyorum ben yeter ki istekli olsun, sakatlığı olupta şampiyon olan sporcularda var
     
    RaPPeRuA bunu beğendi.
  8. redpack
    Offline

    redpack Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2014
    Mesajlar:
    744
    Beğenileri:
    428
    Ödül Puanları:
    73
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    sporcu
    Yer:
    istanbul
  9. RaPPeRuA
    Offline

    RaPPeRuA Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    438
    Beğenileri:
    84
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Psikolog
    Yer:
    İzmir
    @redpack, yazıyı kaynağıyla birlikte paylaştığın için teşekkür ederim.
    hırs konusunda sana katılıyorum. İnsanın hayat mücadelesi hayatındaki eksiklikleri kapatmak değil midir zaten? Bugün bir spor müsabakasında 10 dakika içinde tıkanıp oyuna ara vermeye ihtiyaç duydum. Öyle ki, gözlerim karardı. Yemeğimi yemiştim ve sigara kullanmayan biriyim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşadım ve bunu spor yapmamama yordum. Ben böyle biri değildim. Spora öyle böyle küsmemişim ki bu süre içinde çok sağlıksız beslendim(-mişim). Cumartesiden itibaren spor salonuna kayıt olacağım ve spor hayatıma kaldığım yerden devam edeceğim tüm zorluklara rağmen.
     
  10. korpiklaanii
    Offline

    korpiklaanii Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    3 senedir çalışıyorum. başladıktan 8 ay sonra kolum kırıldı bilek güreşinde :( 2-3 ay sonra doktorlar 1 yıl ara ver en az desede dinledim başladım. sorun yaşamadım kırığımla ilgili eskisinden sağlam oldu fakat bu seferde 10 gun once omuzum çıktı yine salonda yaptığım ters bi hakaret yuzunden. 2 ay dinlenip pes etmeden tekrar başlayacağım barfixpronun dediği gibi sakatlıklar benıde daha çok hırslandırıyor.
     

Sayfayı Paylaş