GEÇMİŞE YOLCULUK

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve lubu tarafından 3 Nisan 2007 başlatılmıştır.

  1. lubu
    Offline

    lubu Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2006
    Mesajlar:
    170
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Geçmişe yolculuk mümkünmüdür diye sorulsa ne derdiniz.Benim cevabım evet mümkün.Işık hızına yetiştiğimiz takdirde zamanı durdurabilecek,ışık hızını geçtiğimiz takdirdeyse geçmişe yolculuk yapabiliceğiz.Bunun yanındada deniz kenarında yaşayan bir insanın dağda yaşayan bir insana göre daha az yaşlandığınıda biliyormuydunuz.Sebebi deniz kenarında zamanın dağ tepesine göre saniyenin milyarda biri oranında daha yavaş işlemesidir.Herneyse geçmişe yolculuk hakkında başka bir bilgisi olan varsa paylaşsın lütfen.Bu konuyu çok merak ediyorum..
     
  2. spidey
    Offline

    spidey Üye

    Katılım:
    24 Ocak 2006
    Mesajlar:
    205
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    28
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Makine Mühendisi
    Yer:
    istanbul
    Bu dediğin kanıtlanmış birşeymi yoksa teorimi?
     
  3. spidey
    Offline

    spidey Üye

    Katılım:
    24 Ocak 2006
    Mesajlar:
    205
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    28
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Makine Mühendisi
    Yer:
    istanbul
    İnternette sorunla ilgili bir yazı buldum.Söylediklerine göre geçmişe yolculuğun imkansız olduğu fakat geleceğe yolculuğun mümkün olabileceğinden bahsediliyor. ;)

    Uzay üç boyutludur, ancak zaman yalnızca bir boyutludur. “Geleceğe dönüşün” mümkün olduğu filmlerin yapımcıları kusura bakmasınlar ama, zamanda ancak tek bir yönde yolculuk mümkündür, geçmişten geleceğe. Doğumundan önceki dünyaya geri dönen bir uzaylı ya da kendi büyükannesiyle evlenen bir adam gibi Hollywood’un eğlendirici ama aptalca fantezilerinden daha tehlikeli bir şey yoktur. Zaman tersinmezdir, bu da her maddi sürecin yalnızca tek bir yönde, geçmişten geleceğe doğru ilerleyeceği anlamına gelir. Zaman yalnızca maddenin değişen durumunu ve gerçek hareketini ifade etme tarzıdır. Madde, hareket, uzay ve zaman birbirinden ayrılamaz.

    Einstein’ın genel görelilik teorisi doğruysa, gelecekte, uzayda hayal bile edilemez uzaklıkları kat edebilme teorik olanağı var demektir. Teorik olarak, insanın gelecekte binlerce yıl yaşaması mümkündür. Tüm sorun, atomik saatlerin hızında gözlenen değişmenin bizzat yaşamın hızına da uygulanıp uygulanamayacağıdır. Güçlü kütleçekimin etkisi altında, atomik saatler boş uzaydakinden daha yavaş çalışırlar. Sorun, yaşamı oluşturan moleküller arasındaki karmaşık ilişkilerin aynı şekilde davranıp davranmayacağıdır.

    Buradaki iddia, canlı süreçlerin hızının atomik faaliyetin hızı tarafından belirlendiğidir. Böylece, güçlü kütleçekimin etkisi altında, kalp daha yavaş çarpacaktır, ve beyin impulsları da yavaşlayacaktır. Aslında, tüm enerji kütleçekimin varlığında azalır. Eğer süreçler yavaşlıyorsa, zaman olarak da daha uzun sürer. Eğer bir uzay gemisi ışık hızına yakın bir hızda yolculuk edebilseydi, evren büyük bir hızla geçip gidiyormuş gibi görünürken, geminin içindekiler için zaman “normal” olarak, yani daha düşük bir hızda akardı. Edinilecek izlenim, dışarıdaki zamanın hızlandığı olurdu. Bu doğru mu? Astronotumuz gerçekten dünyadaki insanlara göre, gelecekte mi yaşıyor olurdu?

    Diyelim ki, yüksek irtifalarda, atomik bir saat, kütleçekimin etkisi nedeniyle yerdekinden daha hızlı çalışsın. Ve diyelim ki, bu saat yeryüzüne döndüğünde, yeryüzünden hiçbir şekilde ayrılmamış bir ikizinden saniyenin 50 milyarda biri kadar daha ileri olsun. Bu durum, aynı uçuşu yaşayan bir insanın da aynı derecede yaşlandığı anlamına mı gelir? Yaşlanma süreci metabolizma hızına bağlıdır. Kısmen kütleçekimden etkilenir, ama başka birçok şeyden de. Bu süreç, karmaşık bir biyolojik süreçtir ve hız ya da kütleçekimin aşırı uçlarının canlı organizmaya maddi zararlar verebildiğini söylemekten başka organizmanın bunlardan temelde nasıl etkileneceğini söylemek kolay değildir.

    Eğer öngörülen şekilde, yani diyelim ki kalp atışlarını her yirmi dakikada bir atıma kadar yavaşlatacak şekilde metabolizma hızını yavaşlatmak mümkün olsaydı, yaşlanma süreci tahminen buna bağlı olarak daha yavaş olurdu. Aslında meselâ dondurma yoluyla metabolizmayı yavaşlatmak mümkündür. Organizmayı öldürmeksizin çok yüksek hızlarda yolculuk etmenin etkisinin bu olup olmadığı tartışmalıdır. Meşhur teoriye göre, bu tip bir rölativistik uzay adamı, eğer dünyaya geri dönmeyi becerirse, diyelim ki 10.000 yıl sonra geri dönüp –bildik analojiyi sürdürürsek– belki de kendisinin çok uzak torunlarıyla evlenme durumunda olabilecekti. Fakat asla “kendi” zamanına geri dönemeyecekti.

    kaynak: www.marksist.com/AI/7_gorelilik_teorisi.htm

    not:siteden sadece sorunun cevabına karşılık geleceğini düşündüğüm yerleri aldım.Tamamını okumak isteyenler verdiğim linkten hepsini okuyabilirler.
     
  4. lubu
    Offline

    lubu Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2006
    Mesajlar:
    170
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    spidey,dediğin gibi bu ilk olarak einsteinin teorisiydi.Fakat okulda okuduğum yazıdada pekçok bilim adamı einteini doğrular cinsten.Yani sanki artık yavaş yavaş teoriden fazlası olmaya başladı bu fikir..Bizimse bu olayı göremiyeceğimiz kesin :D
     
  5. okaysarac
    Offline

    okaysarac Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2005
    Mesajlar:
    336
    Beğenileri:
    28
    Ödül Puanları:
    38
    Meslek:
    Grafik Tasarimci
    Yer:
    Istanbul
    Atomaltı parçacıklarının araştırıldığı quantum teorisinde bu parçacıkların maddelikten çıkıp ışık tayflarına dönüştüğünden bahseder..Bu duruma göre aslında herşeyin temeli ışıktır..Peki şimdi ışıktan hızlı giden bir aracın oluşturduğu zaman farkı sözkonusuysa ışıktan daha hızlı hareket eden yani evrenin kendi materyali içerisinde hareket eden bir hız mekanizmasının yaratacağı sonuçlar nasıl olmalıdır?

    Zaman içerisinde ileri ve geri seyahat mümkündür. Sadece evren içerisinde nasıl hareket edebileceğimizi kararlaştıran hızlara çıkıp maddeötesi halde bunu başarabiliriz..Maddeötesi bir varlık ise maddi dünya ile nesnesel ilişkiye giremez. Yani seyahat etsek bile tekrar maddeye dönüşebilecek bir yol yoksa ne insanlar bizi görebilir, ne konuşabilirler algılar işe yaramaz bu formasyonda..Maddeleşebilirsek o zaman o dilimde yaşar hatta birebir içinde oluruz yaşamın ve zaman diliminin. Aynı Hz.Hızır ve Çanakkale'de çarpışan esrarengiz askerler gibi..
     
  6. CENTAUR
    Online

    CENTAUR Guest

    Deniz kenarında zamanın daha yavaş işlemesini bilemiycem fakat benim bildiğim bu tam tersidir yani dağ ikliminde yaşayanlar daha uzun yaşar benim bildğim, mesela ben denize 100 metre uzaklıkla ve türkiyenin en rutubetli ikinci ilinde yaşıyorum, basık hava rutubet insanı çok yıpratıyor, yazın buhar banyosu, kışında soğukta ne giyersen giy nemli şeyler giymiş gibi oluyorsun yatak yorganda sanki hep biraz ıslak gibi, uykuya dalmak ve sabah dinç olarak kalkmak hava basıncı ve nem yüzünden imkansız gibi, bunun tam tersini erzincan refahiye ilçesinin ücra bir (çok yüksek rakım) dış jandarma karakolunda askerlik yaparken yaşamıştım ve 50 yaşına gelmiş durumda olan ama esasında 80 yaşında olan insanları görünce anladım dağ ikliminin doğasında yaşamanın insana ne kadar zindelik ve gençlik verdiğini, bunun yanında deniz ikliminin bol oksijenli havasıyla deniz manzarası ve diğer yönleriyle farklı bir keyfinin olması ayrı bir konu.
     
  7. lubu
    Offline

    lubu Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2006
    Mesajlar:
    170
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    centeur snn dediğinde doğru ama sen sağlıklı yaşamalrından bahsediorsun ama zaman dediğim gibi..Fakat senin de dediğin gbi dağda yaşayanlar daha sağlıklı
     
  8. CENTAUR
    Online

    CENTAUR Guest

    Belkide buradaki olay yaratanın ayarladığı dengeyle alakalıdır.
     
  9. lubu
    Offline

    lubu Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2006
    Mesajlar:
    170
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    kesinlikle sana katılıyorum,bundan sonra da acaba dünyanın başka sırları açığa çıkarmı..Neyse biz zamanı tartışalım:D
     

Sayfayı Paylaş