Göz ve Görme

Konusu 'Sağlık & Sakatlanma' forumundadır ve hsd tarafından 9 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

  1. hsd
    Offline

    hsd Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2005
    Mesajlar:
    2.582
    Beğenileri:
    300
    Ödül Puanları:
    93
    Yalnız bir kısmını görebildiğimiz göz, küre biçimindedir. Göz. çukuru denen kemikten bir çukurda bulunan göz, birkaç «saydam ortam»ı içeren üç tabakadan oluşur.

    Üç Tabaka

    En dışta bulunan, sert ve telsel olan tabaka koruyucudur: buna sert tabaka ya da gözakı denir. Sert tabakanın ön kısmına saydam tabaka denir.

    Sert tabakanın altındaki ikinci tabakaya damar tabaka denir; bunun ön kısmında da kirpiksi cisim ve iris bulunur, iris mavi, kahverengi, yeşil ya da siyah olabilir. İrisin ortasında gözbebeği denilen ve ışığın şiddetine göre genişleyip daralan delik vardır.

    En içteki üçüncü tabakaya ağtabaka denir. Görme sinirinden çıkan sinir telleri bu tabakada bulunur. Ağ tabaka gözün duyarlı tabakasıdır. Işıkla etkilenen sinir hücrelerinden oluştuğu için, görme organının görev bakımından en önemli bölümü bu ağtabakadır.

    Saydam Kısımlar

    Göz yuvarı'nda üç saydam kısım vardır. Gözbillûru, irisin arkasında bulunan esnek bir mercektir, bunun kalınlığı, dolayısıyla görme gücü, kirpiksi kasın etkisiyle değişir: buna göz uyumu denir. Sior suyu, gözbillûru ile saydam tabaka arasında kalan kısmı doldurur. Yapışkan bir madde olan camsı cisim ise gözün içini doldurur.

    Bir Karanlık Oda

    Görme biri optik, öbürü sinirsel olan iki mekanizmanın işbirliğiyle gerçekleşir. Damar tabaka, «karanlık oda» ödevi görür; saydam kısımlar, özellikle gözbillûru optik sistemi meydana getirir; duyarlı bir alan olan ağtabaka, tıpkı fotoğraf makinesinde olduğu gibi iş görür. Ağtabaka üzerine düşen görüntü, eşyanın ters görüntüsüdür.

    Işığın etkisiyle ağtabakadaki görme hücrelerinin uyarılması, sinirsel akızlar meydana getirir; dalga halindeki bu akızlar sinirlerle beyne iletilir. Görme merkezleri bunları çözümledikten sonra bize, baktığımız cismin biçimi, büyüklüğü ve rengi hakkında bilgi verir, başka bir deyimle görmemizi sağlar.

    Körler

    Doğrudan doğruya göze zarar veren kazalar dışında, görme duyusunun yitirilmesi (körlük), ya görme sinirindeki bozukluk veya kopukluktan, ya da beyin kabuğundaki görme bölgelerinde ortaya çıkan bozukluklardan ileri gelir. Doğuştan kör olup bu beşinci duyudan yoksun kalanların buna karşılık, işitme ve dokunma duyuları gelişmiştir.

    Kabartma noktalardan oluşan Braille yazısının icadı (1852) genç körlerin eğitim görmesine olanak sağlamıştır. Böylece onlar da herkes gibi çalışabilir, topluma katılabilirler.

    [​IMG]

    Görme Bozuklukları

    Bunların çeşitli nedenleri vardır: saydam kısımlardaki bozukluklar miyopluk (uzaktaki cisimleri iyi görememek), presbitlik (genellikle yaşlılığa bağlı olarak yakındaki cisimleri iyi görememek) ya da astigmattık (biçimleri bozuk görme) yapar; göz iltihaplanmaları, göz içi basıncının artması, ağtabaka dekolmanı, (billurunun donuklaşması da (katarakt) başlıca nedenlerdendir.

    Uzaklıkları Tahmin Etmek

    Biçimler, renkler ve hareketler tek gözle görülebilir, ama kabartıları görmek ve uzaklıkları tahmin etmek ancak iki gözle mümkündür. Gerçekten de beyin, aynı anda, sol gözle sağ gözün sağladığı, birbirinden farklı görüntüler arasında bir birleşme ve benzeşme sağlar.
     

Sayfayı Paylaş