Film benzerlikleri

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve sehzadecelik tarafından 19 Eylül 2007 başlatılmıştır.

Watchers:
Başlığı izleyen üye sayısı: 2 üye.
  1. sehzadecelik
    Offline

    sehzadecelik Üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    482
    Beğenileri:
    142
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Heryer
    AMERİKAN FİLM BENZERLİKLERİ

    Polis arastirmalari sirasinda en az bir kez bir striptiz salonuna ugramak sarttir.
    Amerika'daki bütün telefon numaralari 555 ile baslar.
    Biri sizi sehirde kovaliyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle St. Patrick Gunu torenlerine rastlarsiniz ve kalabaliigga karisirsiniz.
    Butun yataklarda L seklinde çarsaflar bulunur ve bu çarsaflar kadinin koltuk alti hizasina kadar uzanirken onun yaninda yatan erkegin bel seviyesine kadar uzanir.
    Bütün market alisverisi çantalarinda en az bir somun Fransiz ekmegi bulunur.
    Kontrol kulesinde konusabilecek birini bulan herkes bir uçagi indirebilir.
    Herhangi bir binanin havalandirma sistemi mükemmel bir saklanma yeridir. Sizi orada aramak kimsenin aklina gelmez ve siz de hic bir güçlükle karsilasmadan binanin herhangi bir bölümüne gidebilirsiniz.
    Silahi yeniden doldurmaniz gerekiyorsa, daima muhimmatiniz bulunur... daha önce hiç tasimiyor olsaniz bile.
    sehriniz tabi bir felaket ya da bir canavar tarafindan tehdit ediliyorsa belediye baskaninin ilk endisesi turistler veya yakinda açilacak bir sergidir.
    En tehlikeli yaralarla yaralanan biri gikino bile çikarmaz, ama bir kadin yaralarini temizlerken inler.
    Bir pencere cami bariz gözüküyorsa, az sonra oradan biri disari atilacaktir.
    Taksiye ödeme yapmak icin cüzdaniniza bakmaniza gerek yoktur; elinize gelen ilk parayi çikarip uzatin, tam ücret kadar olacaktir.
    Mutfaklarda elektrik dügmeleri bulunmaz. Geceleyin mutfaga girdiginizde buzdolabinin kapisini açmaniz yeterlidir.
    Kelime islemciler asla cursor ekrani gostermez. Onun yerine hep "sifreyi giriniz" yazar. Bilgisayarlar her tusa basildiginda bip sesi çikarirlar.
    Anneler her sabah yumurta, salam vs den ibaret kahvalti sofrasi hazirlarlar, ancak baba ve çocuklarin kahvalti yapacak zamanlari hiç olmaz.
    Kabustan uyanan biri daima dimdik oturur ve hizli hizli solur.
    Elektronik zamanlama gereçlerine sahip bütün bombalarin üzerinde bombanin ne zaman patlayacagini bildiren büyük ekranlar vardir.
    Ziyaret ettiginiz binanin tam önüne park etmek daima mümkündür.
    Bir detektif bir davayi ancak askiya alindiginda çözebilir.
    Bir çok laptop bilgisayar, istilaci uzayli uygarliklarinin iletisim sistemlerini bozacak kadar güçlüdür.
    Dövüs sanatlari içeren bir kavgada dusmanlariniz sayica ne kadar çok olurlarsa olsunlar etrafinizda dans ederek dönüp dururlar ve öncekiler nakavt oldukca sirayla kavgaya girerler.
    Biri kafasina yedigi darbeyle baygin düsse bile asla bir beyin hasari veya travma geçirmez.
    Polis departmanlari memurlarini kesinlikle zit karakterlileriyle eslestirmek icin onlara kisilik testleri uygularlar.
    Yalniz baslarina kaldiklarinda yabancilar Ingilizce konusmayi tercih ederler.
    Her ihtiyaç duydugunda elektrikli testere bulman mumkundur.
    Bir kagit ataci veya bir kredi kartiyla her kapi açilabilir; tabi, bu kapi içinde bir çocuk bulunan ve yanan bir evin kapisi degilse.
    Hiç bir araba kilitlenmez camlari dahi örtülmez. Dünyanin arabasi calinir ama bunlar hariç.
    FBI, CIA'in bilgi sistemleri birileri bize girse de pat diye cevap versek tarzinda çok misafirperver calismalar içindedirler.

    TÜRK SİNEMASI REPLİKLERİ

    -Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da.

    -Annecigim, ben bu amcayi cok sevdim. Ona baba diyebilirmiyim?

    -Bana annemi tekrar anlatir misin babacigim?
    Senin annen bir melekti yavrum.

    -Neden agliyorsun annecigim?

    -Hayir yavrum aglamiyorum. Gozume toz kacti.

    -Benim de senin yaslarinda bir oglum vardi evladim.

    -Seni sevmiyorum, seninle oyun oynadim, bunu anlamadin mi hala.
    ( Aktor veya aktrist amansiz bir hastaliga_genellikle ince hastaliga tutuldugu zaman sevgilisine soyledigi ilk cumle.)

    -Annen sen dogarken oldu yavrum.

    -N'olur gercegi soyleyin doktor yasayacak miyim?

    -O kizla evlenirsen, seni mirasimdan mahrum, evlatliktan men ederim.

    -Nayir Necla, n'olamaz.

    -Hayir siz kovmuyorsunuz, ben vazifemden istifa ediyorum.

    -Tanrim, bu resim... bu resim...

    -Ben fakir bir gencim, sen ise zengin bir fabrikatorun kizisin.

    -Biz ayri dunyalarin insaniyiz.

    -Aman tanrim, goremiyorum... Goremiyorum.. Kor oldum.

    -Goruyorum... Goruyorum..

    -Evlenince pembe pancurlu bir evimiz olacak.

    -Aman Allahim, ne kadar mesudum.

    -Hayir.. Durun..! Kemal sucsuzdur.. Aradiginiz suclu benim !

    -Bizim bu dunyada yasamaya hakkimiz yok mu be hakim bey abicim. Ha?

    -Bu ses.. Bu ses.. Olamaz, git.. Git buradan..

    -Vucuduma sahip olabilirsin ama ruhuma asla.

    -Ustlendigin vazife cok muhim Kemal, bu gorevi layikiyla yapacagindan eminim.

    -Ben kor bir gencim, hayatimi keman calarak kazanirim. Rica ederim duygularimla oynamayin.

    -Sen arkadasimin askisin.

    -Sizi ebediyete kadar bekleyecegim.

    -Lutfen haddinizi biliniz.

    -Metanetinizi muhafaza ediniz. Tanridan umit kesilmez.

    -Tanrim ne kadar bedbahtim.

    -Bana yillar once cilgincasina sevdigim bir kadini hatirlattiniz...

    -Babanin kanini yerde koma ogul.

    -Iste bana yazmis oldugun ask dolu mektuplar. Meger hepsi yalanmis. Al bunlari.

    -Hayir Tamer... Olaylar sandigin gibi degil.

    -Fakirsin sen.. Fakir.. Fakir..

    -Beni paranla satin alabilecegini mi sandin?

    -Bu resimdeki amca kim anne?

    -Sen kac yigidim, ben onlari oyalarim.

    -Hayir.. Hayir.. Tertemiz hislerimle oynadin benim.

    -Biliyordum.. Olmedigini biliyordum Rifat.

    -Oh ne saadet.

    -Yaa Justinyanus, iste buna Osmanli tokadi derler.

    -Yettim yigidim.

    -Yavrum Istanbul sana neler etmis?

    -Saadet dolu yuvamiza kara bir golge dusurdun.

    -Bizim gibi insanlar serefleri icin yasarlar, namuslari icin olurler. Ama sen bunu anlayamazsin.

    -Ben artik yarim bir insanim.

    -Cocugumun ameliyat parasi icin yaptim herseyi.

    -Aglamak istiyorum.

    -Demek ikimizde ayni kadini sevdik.

    -Olmadi Neriman, yapamadim.. Seni unutamadim.

    -Ben sirtimda tas tasir, yine seni okuturum yavrum.

    -Soyleyemedim anne, babamin simitci oldugunu yine soyleyemedim !

    -Son nefesimde herseyi itiraf etmek istiyorum. Katil benim.

    -Demek askimiz bir yalandi.

    -Parayla saadet olmaz evladim, bunu sakin unutma.

    -Tanrim neden, neden ben!

    -N'allahim...sen sen ...bu ses n'olamaz...


    YABANCI FİLM HATALARI

    VERTICAL LIMIT

    Filmin başında babaları düşerken 3 saniye boyunca ekranın üstünde duruyor. Ama arkada kuşlar ötüp, uçuyorlar.

    ERIN BROKOWICH

    Erin, araştırmaya gittiği yerdeki çocukla konuşurken mikrofon yukarıdan gözüküyor.



    MISSION IMPOSSIBLE 2

    Otomobil ile kovalamaca sahnesinde Tom Cruise'un emniyet kemeri takılıyken bir sonraki görüntüde takılı değil.

    INDEPENDENCE DAY

    Filmde uzaylılar kente saldırıyor ve her yerde yangınlar başlıyor.
    1-Ertesi gün hiçbir yer yanmıyor. Tek bir ateş bile yok. Bütün kentin yangınını kim söndürdü?
    2-Binaların enkazı da aynı günde kaldırılıyor. Ortada hiçbir yıkık bina yok.
    3-Tüneldeki bir odaya saklanan kadın kurtuluyor. Nasıl oluyorsa o oda yanmıyor.
    4-Her yer yanıyor ama ağaçlar sapasağlam.
    5-Uzaylıların saldırısının ardından filmde karı-koca olan çiftten erkeği ABD Başkanı ile birlikte aynı yerde, bayanı ise ABD Başkanı'nın eşi ile aynı yerde kalıyor. Bu kadar rastlantı?

    END OF DAYS

    Filmin başında şeytan bir hava kütlesi olarak dolaşıyor. Restaurant'a giriyor ve kamera restaurantı dışarıdan gösteriyor. Ancak bu hava kütlesi pencerenin arkasından geçerken, pencerenin çerçeveleri de kabarıyor.

    TITANIC


    Geminin ön kısmı batarken yatakta yatan ve beraber ölen 2 ihtiyar daha sonra kayıklara binerken görülüyor.


    Başlangıç sahnesinde çekimlerin yapıldığı kara parçası, üzerindeki film ekibiyle birlikte uzaktan göze çarpıyor. Bu durum, geminin battığı sahnelere kadar sık sık tekrarlanıyor.

    Jack (Leonardo Di Caprio) ve arkadaşı, geminin güvertesinde denizdeki yunusları seyrediyor. Ancak, küçük bir sorun var. İki yanı beyaz olan bu cins yunuslar, Pasifik açıklarında yaşar, Atlantik'te değil.

    Filmdeki "genç Rose"un gözleri yeşil iken, yaşlılığını canlandıran aktris mavi gözlü.

    Jack, Rose'a sarı kağıda yazılı bir not veriyor, Rose, notu açtığında kağıt, bir anda beyaz oluyor.

    İnsanlar, buz dağına çarpan gemide, bir oraya, bir buraya savrulurken, geminin altında bunu sağlayan kaydırak gözüküyor.

    Dikkatli izlendiğinde Jack'in birinci mevki restoranına girdiği cam kapıya karşıda çekim yapan kameramanın görüntüsünün yansıdığı görülüyor.

    Rose filmin sonunda kurtulmak için bir düdük bulup çalıyor ama onca soğuğa rağmen metal düdük hala nasıl çalışıyor ve ağzına yapışmıyor.

    Titanic tamamen battıktan sonra Rose denizin dibinden çıkıyor ve makyajı hala kusursuz.

    Jack, Rose'a resimlerini gösterirken ve Titanic'in önünde el ele tutuşurken, güneşin konumu geminin gidiş yönüne göre yanlış.

    Jack'in büyüdüğüm yer olarak Rose'a bahsettiği göl, yapay ve o tarihlerde bulunmuyor.



    SAVING PRIVATE RYAN

    Savaş sahnesinde vurulan bir asker, sol kolunu kaybediyor. Daha sonra, yerden bir sağ kol alıp gidiyor.

    Filmin başından sonuna kadar Fransızca bilmediğini söyleyen Tom Hanks, filmin sonunda Fransızca bir şarkı dinliyor ve her nasılsa ne dendiğini anlıyor.

    Herkesin Fransızca konuştuğu birliğe bombardımanın başlayacağını bildiren telgraf, Almanca geliyor.

    Çevrede onlarca kum torbası olmasına rağmen, bir asker, bomba yapımı için çorabını veriyor.

    Askerler, bir sahnede keyifle filtreli sigaraları tüttürüyorlar. Hem de bu sigaralar icat edilmeden yıllarca önce...

    BRAVE HEART

    Filmin en can alıcı savaş sahnelerinin birinde dikkatli bakıldığında arkadan beyaz bir kamyonet geçiyor.

    Savaşta kolu kopan bir adamın başka bir sahnede kopan kolu, yerine geliyor.

    Filmde, 2. Edward'ın eşi, Fransız asilzadesi Isabella, kayınpederi 1. Edward tarafından William Wallace ile konuşmaya gönderiliyor. Ama, genç kadın, ona aşık oluyor, pek çok tehlikeye karşı uyarıyor, hatta ondan hamile kalıyor ve 1. Edward, felçli olarak yatarken onunla alay ediyor. Sonunda, Wallace idam ediliyor.

    Ancak, filmdeki tarihi hatalar, yenilir yutulur gibi değil. William Wallace, 1305'te idam ediliyor. 1. Edward, 1307'ye kadar felç gibi bir rahatsızlık geçirmeden gayet sağlıklı yaşıyor. 2. Edward, Isabella ile 1308'de evleniyor ve kraliçe, İngiltere'ye o tarihlerde ilk kez geliyor. Asla Wallace'ı ya da 1. Edward'ı tanımıyor. İlk çocuğu 3. Edward'ı da 1312'de doğuruyor. Yani, Wallace'ın bu çocuğun babası olabilmesi için mezarından çıkması gerekiyor.

    Filmde, baltalar, lastik top gibi zıplıyor.

    Savaş sahnelerinden birinin figüranlar gözlüklü ve saatli olduğu için yeniden çekildiği biliniyor.

    Son olarak, Wallace'ın idam sahnesinde kahramanın başının yanındaki perdenin arkasında içi kırmızı boyayla dolu bir sprey şişesi görülüyor.

    MUMMY

    Mumyaların içine konan siyah böceklerin insanları yavaş yavaş yediği söyleniyor ama ayağı takılıp yere düşen birini bu böcekler anında temizliyor.

    MAVİ KORKU

    Doktor bayan, suya elektrik vermeden önce soyunup elbisesini ayağının altına koyuyor. Ama o kadar tehlike içinde, bir sonraki sahnede giyinik ve üstü gayet düzgün.

    KURTLARLA DANS

    Filmin sonlarına doğru Kevin Costner'ın "yakın dostu" vahşi kurt, Amerikan ordusu tarafından öldürülüyor. Ordu uzaklaşıyor, görüntüde "vahşi" kurdun ölüsü var. Ama, boynunda bir tasmayla...
     
    spidey bunu beğendi.
  2. SCHWARZXXL
    Offline

    SCHWARZXXL Özel Üye

    Katılım:
    15 Mart 2006
    Mesajlar:
    3.591
    Beğenileri:
    4.610
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Böyle alıntılarda kaynak bildirmelisin 4-MANCINIK.
    Ekşi sözlük çıkışlı bir yazı bu.
     
    sehzadecelik ve [Zafer] bunu beğendi.
  3. sehzadecelik
    Offline

    sehzadecelik Üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    482
    Beğenileri:
    142
    Ödül Puanları:
    0
    Yer:
    Heryer
    kusura bakmayın unutmusum gene.

    www.kubidik.com
     
    1 kişi bunu beğeniyor.
  4. SCHWARZXXL
    Offline

    SCHWARZXXL Özel Üye

    Katılım:
    15 Mart 2006
    Mesajlar:
    3.591
    Beğenileri:
    4.610
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    Estağfurullah, bahsettiğin sitede neticede ekşi sözlük'ten aldığını belirtmemiş.

     
  5. Mestano
    Offline

    Mestano Yeni Üye

    Katılım:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.167
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    0
    "Ekşi sözlüğü" bu kadar korumanın alemi ne anlamadım, site ekşi sözlükten aldığını belirtmemiş ama sonuçta 4-Mancınık belirtmiş nereden aldığını...
     
  6. saydam
    Offline

    saydam Özel Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2004
    Mesajlar:
    7.079
    Beğenileri:
    1.905
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    serbest
    Yer:
    Academic Sport Center
    arkadaslar konuyu dagitmayalim lutfen.
     
  7. SCHWARZXXL
    Offline

    SCHWARZXXL Özel Üye

    Katılım:
    15 Mart 2006
    Mesajlar:
    3.591
    Beğenileri:
    4.610
    Ödül Puanları:
    123
    Cinsiyet:
    Bay
    4-mancınık nereden aldığını belirtmemişti mestano.
    Ben hatırlattıktan sonra yazdı. Burada ekşi sözlüğü korumak diye bir şey söz konusu değil. Dikkatli oku atılan mesajları.

     

Sayfayı Paylaş